… 00, seyishâneler üzre dükkânların ma‘denivâz ve kerefis ve hıyâr ve patlıcan ve
turp
ve şargam, kabak ve keşür ile tez[y]în edüp halk üzre tâze hıyâr ve kızılağac v …
Esnâf-ı sebzevâtcı: Dükkân 500, neferât 500, seyishâneler üzre dükkânların ma‘denivâz ve kerefis ve hıyâr ve patlıcan ve turp ve şargam, kabak ve keşür ile tez[y]în edüp halk üzre tâze hıyâr ve kızılağac ve tere ve pırasa ve şargam nisâr ederek ubûr ederler. Bunların pîri yine Baba Reten'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159a ·
metinde göster ·
… ve necâset gerdelleri içinde tohumlanmış çekirdeği içinde öter sarı hıyârlar ve
turp
ve şalgamları tekne ve gerdellerinden çıkarup yiyerek ubûr ederler. Gerçi mezmû …
"Şurada bir kâriz vardır, açup ayırdlasah, çoh kâriz bâdâmı çıhardı, harnımız acdur bâdâm yisah" deyü Ermenî elfâzıyla kelimât ederek ayaklarında şapşal siyâh çizmeler ile ve hırka-i mülevvesleriyle omuzlarında Ferhâdî hazmalar ve lopatayî palalı Bartın kürekleriyle ve necâset gerdelleri içinde tohumlanmış çekirdeği içinde öter sarı hıyârlar ve turp ve şalgamları tekne ve gerdellerinden çıkarup yiyerek ubûr ederler. Gerçi mezmûm ü mülevves kavmdir, ammâ Mısır ile İslâmbol'da lâzımlı kavmdir. Bu mülevves kavmin hizmetiyle İslâmbol pâk olur. Ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 205b ·
metinde göster ·
Ma‘rifet-i ûlâ: Niçe yüz âdemlere kavun ve karpuz ve kabak ve hıyar ve
turp
ve havuç-misâli yüz sebzevât, nebâtât tohumları verüp her âdem ellerindeki tohu …
Ma‘rifet-i ûlâ: Niçe yüz âdemlere kavun ve karpuz ve kabak ve hıyar ve turp ve havuç-misâli yüz sebzevât, nebâtât tohumları verüp her âdem ellerindeki tohumları yire sokup temâşâya durdular. Hemân ol pehlivân tohumlar üzre bir yeşil tulum içre bir gûne su serpüp ol ân cemî‘i çekirdeklerden sebzegûn çemenzâr olup ân-ı vâhidde cümle mahsûli kemâlin bulup herkes ekdiği yerden beşer onar kavun ve karpuz ve hıyar alup birbirlerine bezl edüp tenâvül etdiklerinde cümle halk, âlem-i hayretde kalup engüşt ber-dehân etdi. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 42a ·
metinde göster ·
… makûlesin cümle bunda gasl ederler. Ispanak ve salata ve mülûhiyye ve bamya ve
turp
ve'l-hâsıl cümle sebzevât bunda yaykandığından eyle ter ü tâze ve sebzgûn olur …
Hâssa: Nebâtât makûlesin cümle bunda gasl ederler. Ispanak ve salata ve mülûhiyye ve bamya ve turp ve'l-hâsıl cümle sebzevât bunda yaykandığından eyle ter ü tâze ve sebzgûn olur kim zemînden henüz kal‘ olmuş zann olunur. İki üç gün pejmürde olmuş nebâtâtları dahi gasl ederler, tâzelenir. Aceb te’sîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y133b ·
metinde göster ·
… ta ve ıspanak ve mülûhiyye ve bamya ve bâdyâm ve kurkas ve karnebît ve zâter ve
turp
ve tere ve acûr ve kıssâ ve hıyâr satarlar. Dükkân iki yüz, nefer iki yüz elli …
Esnâf-ı sebzevâtcıyân: Bunlar salata ve ıspanak ve mülûhiyye ve bamya ve bâdyâm ve kurkas ve karnebît ve zâter ve turp ve tere ve acûr ve kıssâ ve hıyâr satarlar. Dükkân iki yüz, nefer iki yüz elli âdemdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y170b ·
metinde göster ·