… dûd kat-ender-kat ravza-i hadîkalı hâne-i zîbâlardır. Ba‘zı bâğlarında limon ve
turunc ve
kübbât hâsıl olur. Ammâ âb [u] hevâsı latîf bir câ-yı sürûr zemînde vâkı‘ olmuş …
Evvelâ bu belîde Hâsköy nâmıyla ma‘rûfdur ammâ bir şehr-i müzeyyen-misâldir. Zîrâ üç bin ma‘dûd kat-ender-kat ravza-i hadîkalı hâne-i zîbâlardır. Ba‘zı bâğlarında limon ve turunc ve kübbât hâsıl olur. Ammâ âb [u] hevâsı latîf bir câ-yı sürûr zemînde vâkı‘ olmuş deryâya nâzır kat-ender-kat evlerdir. Husûsan Yahûdî Küpeli oğulları ve Mürdehây ve Nisîm ve Kemâl Yahûdî nâmân cuhûdların hânelerinin amârı ve bâğ u bâğçelerinin bahârı ve gûnâ-gûn limonu ve lüffân nârı bir bâğda yokdur. Ve bu rabta Galata mevleviyyeti hükmünde niyâbetdir ve başka subaşısı ve yeniçeri çorbacısı kolluğu var hâkimlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124a ·
metinde göster ·
… tmazlar. Bu ehl-i san‘at cümle pür-silâh olup arabalar üzre dükkânların elma ve
turunc ve
nâr ve şeftâlû ve gûnâ-gûn âlûlar ile kârhânelerin zeyn ederler kim ta‘bîr olun …
Dükkân 1007, neferât 3000, bunların pîri dahi bakâlların pîri Azî ibn en-Nebbâş'dır. Lâkin bu tâ’ife yaş meyve satarlar, gayrı şey satmazlar. Bu ehl-i san‘at cümle pür-silâh olup arabalar üzre dükkânların elma ve turunc ve nâr ve şeftâlû ve gûnâ-gûn âlûlar ile kârhânelerin zeyn ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ve turunc ve elma ve kayısı ve zerdâlû ve nâr ağaçları yapup her birin kızaklar üzre ellişer âdem çekerek azîm meyve dırahtların köküyle yerden çıkarup böyle tezyîn ederler. Ve yine kızaklar üzre azîm münakkaş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın limon ve turunc ve kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre limon ve turunc ve kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… şeftâlû ve gûnâ-gûn âlûlar ile kârhânelerin zeyn ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ve
turunc ve
elma ve kayısı ve zerdâlû ve nâr ağaçları yapup her birin kızaklar üzre ellişer …
Dükkân 1007, neferât 3000, bunların pîri dahi bakâlların pîri Azî ibn en-Nebbâş'dır. Lâkin bu tâ’ife yaş meyve satarlar, gayrı şey satmazlar. Bu ehl-i san‘at cümle pür-silâh olup arabalar üzre dükkânların elma ve turunc ve nâr ve şeftâlû ve gûnâ-gûn âlûlar ile kârhânelerin zeyn ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ve turunc ve elma ve kayısı ve zerdâlû ve nâr ağaçları yapup her birin kızaklar üzre ellişer âdem çekerek azîm meyve dırahtların köküyle yerden çıkarup böyle tezyîn ederler. Ve yine kızaklar üzre azîm münakkaş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın limon ve turunc ve kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre limon ve turunc ve kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… aş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın limon ve
turunc ve
kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzâ …
Dükkân 1007, neferât 3000, bunların pîri dahi bakâlların pîri Azî ibn en-Nebbâş'dır. Lâkin bu tâ’ife yaş meyve satarlar, gayrı şey satmazlar. Bu ehl-i san‘at cümle pür-silâh olup arabalar üzre dükkânların elma ve turunc ve nâr ve şeftâlû ve gûnâ-gûn âlûlar ile kârhânelerin zeyn ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ve turunc ve elma ve kayısı ve zerdâlû ve nâr ağaçları yapup her birin kızaklar üzre ellişer âdem çekerek azîm meyve dırahtların köküyle yerden çıkarup böyle tezyîn ederler. Ve yine kızaklar üzre azîm münakkaş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın limon ve turunc ve kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre limon ve turunc ve kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… i müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre limon ve
turunc ve
kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
Dükkân 1007, neferât 3000, bunların pîri dahi bakâlların pîri Azî ibn en-Nebbâş'dır. Lâkin bu tâ’ife yaş meyve satarlar, gayrı şey satmazlar. Bu ehl-i san‘at cümle pür-silâh olup arabalar üzre dükkânların elma ve turunc ve nâr ve şeftâlû ve gûnâ-gûn âlûlar ile kârhânelerin zeyn ederler kim ta‘bîr olunmaz. Ve turunc ve elma ve kayısı ve zerdâlû ve nâr ağaçları yapup her birin kızaklar üzre ellişer âdem çekerek azîm meyve dırahtların köküyle yerden çıkarup böyle tezyîn ederler. Ve yine kızaklar üzre azîm münakkaş köşklerde havz u şâzrevânlar revân olup kasrların cânib-i erba‘asın limon ve turunc ve kübbât ve kestâne ve nârları iplere dizüp köşkleri müzeyyen edüp içlerinde bâzârcılar oğlanlarıyla bâzâr edüp halk üzre limon ve turunc ve kestâne nisâr ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180a ·
metinde göster ·
… t-ı müsmirât: Evvelâ servi ve sanevber ve şimşâd ve ar‘ar ve zeytûn ve incir ve
turunc ve
limon ve nar ve hurma ve bâdem ve ınnâb ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) …
Bu diyârda olmayan nebâtât [u] eşcârât-ı müsmirât: Evvelâ servi ve sanevber ve şimşâd ve ar‘ar ve zeytûn ve incir ve turunc ve limon ve nar ve hurma ve bâdem ve ınnâb ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) Bu gûne şeyler yokdur, ammâ Hersek'de ve Mostar'da ve leb-i deryâlarında hurmadan gayrı meyve var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131a ·
metinde göster ·
… çemenzâr sevâhildir kim bu mahallin bâğ u besâtînlerinde olan gûnâ-gûn limon ve
turunc ve
nar ve nârenc meğer cezîre-i Sakız'da ve İstanköy'de ola. Bunda dahi teberdârân …
Bir sahrâ-yı çemenzâr sevâhildir kim bu mahallin bâğ u besâtînlerinde olan gûnâ-gûn limon ve turunc ve nar ve nârenc meğer cezîre-i Sakız'da ve İstanköy'de ola. Bunda dahi teberdârân ve dilâverânlar cümle bâğları kırup geçirdiler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 138b ·
metinde göster ·
… klîm-i sâlisde âb [u] hevâsı latîf ve mahbûbu ve mahbûbesi meşhûr olup limon ve
turunc ve
servî ve zeytûn ve incir ve nar ve gayri müsmirât-ı gûnâ-gûnun envâ‘ı hâsıl olu …
Ve cümle altı yüz pâre ma‘mûr kurâlardır. Ve cümle (---) aded kal‘alardır. Ve cümle (---) aded soltat askere mâlikdir. Ve cümle yetmiş altı bin re‘âyâya mâlik olup iklîm-i sâlisde âb [u] hevâsı latîf ve mahbûbu ve mahbûbesi meşhûr olup limon ve turunc ve servî ve zeytûn ve incir ve nar ve gayri müsmirât-ı gûnâ-gûnun envâ‘ı hâsıl olur, ammâ elzem-i levâzımdan olan gendümü ve sâ’ir mahsûlâtı gılâlleri kıllet üzre hâsıl olur, zîrâ gâyet sengistân bir dar dâr-ı diyârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 153b ·
metinde göster ·
zeytûn ve nâr ve şeftâli ve kiraz ve vişne [ve] tut ve servî ve kavak ve bîd-i …
Hattâ kûhlarında ve kurâlarında incir ve limon ve turunc ve zeytûn ve nâr ve şeftâli ve kiraz ve vişne [ve] tut ve servî ve kavak ve bîd-i ser-nigûn ve çimşîr ve üvez ve muşmula ve latîf ayva ve kestâne ve gûnâ-gûn âlûları, ya‘nî erikleri ve kaysı ve zerdâlûleri olur kim lâ-nazîr kabîlesindendir. Hattâ Tarabefzûn'da, ya‘nî Tırabzan şehrinde olan gibi karanfîlleri olur kim râyihasından âdemlerin dimâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… i şitâsı şedîd olup seksen günde gûnâ-gûn mahsûlâtları olup dağlarında limon ve
turunc ve
zeytûn incir ve nârdan gayri cümle meyve-i gûnâ-gûnları vardır. Ammâ bu diyâr k …
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Lâkin bâğ u bâğçeleri yokdur. Ve iklîm-i sâdisde olmağın şiddet-i şitâsı şedîd olup seksen günde gûnâ-gûn mahsûlâtları olup dağlarında limon ve turunc ve zeytûn incir ve nârdan gayri cümle meyve-i gûnâ-gûnları vardır. Ammâ bu diyâr kûh-ı Elburz dâmenleri olmak ile kışı mukaddem gelir, ammâ halkı ten-dürüstlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152b ·
metinde göster ·
… . Hemân bir düz vâsi‘ çemenzâr yerde bâğ u bâğçeli ve gül-i gülistânlı limon ve
turunc ve
zeytûn [ve] nâr ve incirli bâğ-ı iremler içre cümle bin aded kiremit örtülü tah …
Bu şehir aslâ kal‘a içinde değildir. Hemân bir düz vâsi‘ çemenzâr yerde bâğ u bâğçeli ve gül-i gülistânlı limon ve turunc ve zeytûn [ve] nâr ve incirli bâğ-ı iremler içre cümle bin aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâlı mükellef ü mükemmel ve müzeyyen ve ma‘mûr evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361b ·
metinde göster ·
… âpâ beyâz taş kaldırım döşelidir ve pâkdir. Ve sevâhil şehir olmak ile limon ve
turunc ve
nâr ve zeytûn [ve] incîr ve servi ve çınâr ve gülnârı çokdur. Ve ancak bir hurm …
Ve bu şehrin cümle şâhrâhları serâpâ beyâz taş kaldırım döşelidir ve pâkdir. Ve sevâhil şehir olmak ile limon ve turunc ve nâr ve zeytûn [ve] incîr ve servi ve çınâr ve gülnârı çokdur. Ve ancak bir hurmâ dırahtı vardır, eflâke ser çekmiş bir nahl-i mevzûndur. Ammâ aşlamasın bilmediklerinden hurmâsı olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47b ·
metinde göster ·
kebbât ve hummâs ve ağaç kavununun envâ‘ları var. Ve türlü türlü P 28b âlû ve …
Ve turunc ve kebbât ve hummâs ve ağaç kavununun envâ‘ları var. Ve türlü türlü P 28b âlû ve şeftâlû ve zerdâlû ve kaysı Q 28b ve Fransa eriği ve Şâm fısdığı ve Frenk incîri ve Rûm incîrinin sekiz gûne incîri olur kim lezzeti demâğı dü şakk eder. Hattâ bir gûne fındık kadar yeşil hurde incîri olur gâyet lezîz ve mümessekdir. Âdemin demâğın misk-i abîrî râyihası mu‘attar eder. Ve bir gûne hurde elma ağaçlarında elması olur, subhâne'l-Hallâk rub‘-ı meskûnda nazîrin görmedim. Ve bu bâğda hâsıl olan âbdar ve dânedâr kiraz vişne ve siyâh dud rub‘-ı meskûnda yokdur, meğer Rûm'da Tekirdağı şehrinde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y54b ·
metinde göster ·
servi ve bîd-i sernigûn dırahtları ile tezyîn olmuş gaytânlardır. Ve her kulled …
Her bâğı limon ve turunc ve servi ve bîd-i sernigûn dırahtları ile tezyîn olmuş gaytânlardır. Ve her kullede kat-ender-kat şâhnişînler ve zîbâ san‘atlar ve gûnâ-gûn tasarruflar ile inşâ olunmuş kullelerdir kim ehl-i vasf anların medhinde âciz ve kâsırdır. El-hâsıl bir tarz-ı acîb ve bir tavr-ı garîb cihân-nümâ kulle-i bâlâlardır. Ve bu bâğ u bâğçeler içre olan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y61b ·
metinde göster ·
… l mukarrerdir. Ve cemî‘i sarâylarda ve gayri büyûtlarda bâğ u bâğçe ve limon ve
turunc ve
enâr ve şeftâlû ve incîr ve kiraz eşcârlarının envâ‘ı mukarrerdir.
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda cümle iki yüz çeşme-i âb-ı hayvândır. Ve cümle hânlarda ve hânedânlarda ve cevâmi‘lerde birer âb-ı zülâl mukarrerdir. Ve cemî‘i sarâylarda ve gayri büyûtlarda bâğ u bâğçe ve limon ve turunc ve enâr ve şeftâlû ve incîr ve kiraz eşcârlarının envâ‘ı mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y77b ·
metinde göster ·
… ânib-i erba‘asında medrese ve dârü'l-hadîs hücreleri vardır. Ve bu harem serâpâ
turunc ve
limon ile müzeyyerı olunmuşdur. Andan,
Ve hareminde âbdest havuzu içre fevvâreleri var kim nûş eden fevrî hayât bulur. Ve eyle şâzrevândır kim zirve-i a‘lâya pertâb edüp bârân-ı rahmet gibi zemîne rahmet nisâr olur. Ve hareminin cânib-i erba‘asında medrese ve dârü'l-hadîs hücreleri vardır. Ve bu harem serâpâ turunc ve limon ile müzeyyerı olunmuşdur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y80b ·
metinde göster ·
… ı mu‘attar olur. Cemî‘i âbdâr meyvesi mevcûddur. Ammâ yaylak olmak ile limon ve
turunc ve
zeytûnu ve rummânı olmaz. Ammâ bunda olan âb-ı hayât mâ-i cârîler Erzurum'da Bi …
Ve aşren fe-aşr havz-ı azîmler içre âdem kemeri kalınlığı fevvâreler şâzvâr revân olmadadır. Bâ-husûs mâh-ı Temmûz'da henüz leb-i dilberân-misâl kirazı ve verd-i ahmeri handân olmadadır kim bu bâğ-ı cinâna dâhil olanın demâğı mu‘attar olur. Cemî‘i âbdâr meyvesi mevcûddur. Ammâ yaylak olmak ile limon ve turunc ve zeytûnu ve rummânı olmaz. Ammâ bunda olan âb-ı hayât mâ-i cârîler Erzurum'da Bingöl yaylasında olmazdır. Ve bu yaylağın şimâlinde bir sâ‘at ba‘îd,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88a ·
metinde göster ·
… dem sâyelenir. Gâyet mesîregâh ve teferrücgâh şehr-i müzeyyendir. Ammâ limon ve
turunc ve
hurmâ olmaz, zîrâ hevâsı yaylakdır. Ve bu şehirde Ermeni ve Yahûdî yokdur ve ge …
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnu serâpâ bâğ u bâğçe ile müzeyyendir. Ve çârsû içinde olan Bâzâr meydânında ve Kurşumlu câmi‘ önünde ale't-tertîb dikilmiş bîd-i sernigûnlar ve çınâr-ı müntehâlar var kim her birinin sâyesinde bin âdem sâyelenir. Gâyet mesîregâh ve teferrücgâh şehr-i müzeyyendir. Ammâ limon ve turunc ve hurmâ olmaz, zîrâ hevâsı yaylakdır. Ve bu şehirde Ermeni ve Yahûdî yokdur ve gelüp kalsa mu‘ammer olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y99a ·
metinde göster ·
… li sâfî kârgîr binâ evli ve üzerleri toprak örtülü bâğlı ve bâğçeli ve limon ve
turunc ve
nâr ve incîrli şehirdir.
Ve şehri, Milâs sahrâsının garb cânibinde Sudre dağından bir top menzili ba‘îd bir taşlıklı bayır üzre bin hâneli sâfî kârgîr binâ evli ve üzerleri toprak örtülü bâğlı ve bâğçeli ve limon ve turunc ve nâr ve incîrli şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101b ·
metinde göster ·
Ve iklîm-i sâlisde vâki‘ olmuşdur. Hevâsı sevâhil limon ve
turunc ve
incîr ve zeytûn ve hurmâ ve servi hâsıl olur. Ve arz-ı beledi (---) ve tûl-i ne …
Ve iklîm-i sâlisde vâki‘ olmuşdur. Hevâsı sevâhil limon ve turunc ve incîr ve zeytûn ve hurmâ ve servi hâsıl olur. Ve arz-ı beledi (---) ve tûl-i nehârı (---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y121b ·
metinde göster ·
… îb (---) kasabasında Abdâl Mûsâ Sultânın bir âsitânesi vardır. Bu dahi limon ve
turunc ve
enâr ve incîr hıyâbânı içinde ürd-i bihiştden nişân verir bir İremezâtü'l-imâdd …
Ve buna karîb (---) kasabasında Abdâl Mûsâ Sultânın bir âsitânesi vardır. Bu dahi limon ve turunc ve enâr ve incîr hıyâbânı içinde ürd-i bihiştden nişân verir bir İremezâtü'l-imâddır. Ammâ evkâfı olmamak ile fukarâsı azdır. Ammâ yine kırk elli fukarâ eksik değildir. Ve bunun bâğçesi içinde Nazar Dede ve Balım Dede medfûnlardur. Andan şarka,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y130b ·
metinde göster ·
… intikâl eden sarây-ı âlîsi bir diyârda yokdur. Hattâ böyle yayla yerde limon ve
turunc ve
kebbât ve İremezât-misâl müzeyyen bir bâğ-ı Istanazdır.
Ve cümle sarâylardan musanna‘ı ve kâr-ı kadîm-i müzeyyeni İslâmbol'da Galata Mevlevîhânesi Şeyhi Âdem Efendi hazretlerinin ebâ ve ecdâdından irsile intikâl eden sarây-ı âlîsi bir diyârda yokdur. Hattâ böyle yayla yerde limon ve turunc ve kebbât ve İremezât-misâl müzeyyen bir bâğ-ı Istanazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y133b ·
metinde göster ·
… a hurmâ ve servi dırahtları sıra sıra tertîb ile müzeyyen olmuşdur. Ve limon ve
turunc ve
sâ’ir fevâkih dırahtları ve gûnâ-gûn havz u selsebîller ile inşâ olunmuş bir ko …
Ve cânib-i selâsisi bâğ-ı İrem-misâl hıyâbân-ı bâğ-ı İremdir Cümle bâğçelerden vâcibü's-seyr Tekeli Paşa bâğçesi kal‘anın kıble tarafından handak kenârında hurmâ ve servi dırahtları sıra sıra tertîb ile müzeyyen olmuşdur. Ve limon ve turunc ve sâ’ir fevâkih dırahtları ve gûnâ-gûn havz u selsebîller ile inşâ olunmuş bir koyahdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136b ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin şimâl cânibine bir sâ‘at ba‘îd Mavuca dağlarına varınca limon ve
turunc ve
enâr ve zeytûn ve incîr ve servi (---)(---) ve hurmâ ile müzeyyen bâğ u bâğçel …
Ve bu şehrin şimâl cânibine bir sâ‘at ba‘îd Mavuca dağlarına varınca limon ve turunc ve enâr ve zeytûn ve incîr ve servi (---)(---) ve hurmâ ile müzeyyen bâğ u bâğçelerdir. Ve âb-ı hayât sulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y140a ·
metinde göster ·
incîr ve enâr ve elma [[(---) (---) (---)]] bir kal‘adır. Ve halkı gâyet fakîrü …
Ve bu şehirde limon ve turunc ve incîr ve enâr ve elma [[(---) (---) (---)]] bir kal‘adır. Ve halkı gâyet fakîrü'l-hâldir. Ve bu şehrin cisri, Takyanus binâsıdır. On yedi gözdür derler [[(---) (---) (---)]] bir cisr-i azîmdir. Meşhûr-ı âfâk cisirlerin biri dahi budur. Ve bu cisrin mahkeme tarafı başında kal‘a kapusu [[(---) (---) (---)]] ederler. Ve cisir başında bir bâcdâr odası var. Anda bâc alınur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y148b ·
metinde göster ·
… îller revân olup gûnâ-gûn serv [u] çınâr ve bîd-i sernigûn ve kavak ve limon ve
turunc ve
sâ’ir eşcâr-ı müsmirât ile müzeyyen olmuş İremezatü'l-imâd-misâl bâğ u bâğçeli …
Ve cümle yetmiş çeşmedir. Ve anlara dahi ihtiyâc yokdur. Zîrâ her hânedândan nehr-i ayn-ı hayât cereyân etmek mukarrerdir. Ve her hânede bâğ u bâğçe ve havz u şâzrevân selsebîller revân olup gûnâ-gûn serv [u] çınâr ve bîd-i sernigûn ve kavak ve limon ve turunc ve sâ’ir eşcâr-ı müsmirât ile müzeyyen olmuş İremezatü'l-imâd-misâl bâğ u bâğçeli ve müşebbek bostân u gülistânlı bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsâtü'l-eş‘âr bir şehr-i şîrîndir. Mâ-tekaddem bin elli sekiz senesinde gördüğümüzden yedi sekiz mahalle ve niçe hân ve câmi‘ ve dekâkîn ziyâde ma‘mûr olmuş ve hamd-i Hudâ dahi ma‘mûr olmadadır. Ammerekallâhu Ta‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y163b ·
metinde göster ·
… t vardır. Hurûf-ı râyı ve kâfı mahâric-i hurûfu ile icrâ edemezler. Ve limon ve
turunc ve
enâr ve incîri ve dud ve şeftâli ve zerdâlû ve kayısısı ve beyâz ekmeği ve yoğu …
Ve bu şehrin me’kûlât [u] meşrûbâtından gayri memdûhâtın beyân eder. Evvelâ cihân-ârâ kırk elvân üzümü ve niçe kerre yüz bin tulum bekmezi ve bâdemli ve Şâm fısdıklı şîrîn köfteri ve basdığı ve bağrı basdısı niçe kerre yüz bin deve yükü Arab ve Acem'e ve Hindustân'a köfterin götürürler. Ve gûnâ-gûn helvâsı bir diyârda yokdur. Ve cümle halkı şîrîn yediklerinden şîrîn söylerler. Ammâ lisânlarında sehel lüknet vardır. Hurûf-ı râyı ve kâfı mahâric-i hurûfu ile icrâ edemezler. Ve limon ve turunc ve enâr ve incîri ve dud ve şeftâli ve zerdâlû ve kayısısı ve beyâz ekmeği ve yoğurdu meşhûr-ı cihândır. Ve elvân boğasısı ve Ayntâb eğeri ve yay ve gedeleci şöhre-i şehir olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y165a ·
metinde göster ·
… nlar vardır. Vasatında aşren fe-aşr bir havz-ı kebîri var. Dahi etrâfı limon ve
turunc ve
dud Yâvedûd sun‘uyla halk olunmuş dırahtlar ile müzeyyendir.
Ve bu âsitânenin kapusundan taşra bir meydân-ı azîm haremdir. Serâpâ beyâz taş döşelidir. Câ-be-câ yerlerinde gûnâ-gûn sâyedâr dıraht-ı mevzûnlar vardır. Vasatında aşren fe-aşr bir havz-ı kebîri var. Dahi etrâfı limon ve turunc ve dud Yâvedûd sun‘uyla halk olunmuş dırahtlar ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y180b ·
metinde göster ·
… de tekye-i hazret-i Mevlânâ ya‘nî Mevlevîhâne, bir bâğ-ı İremin içinde limon ve
turunc ve
gül [ü] gülistân ve bülbül-i destânlı yerde bir hoş-hevâ ve hoş-binâ Mevlevîhân …
Ve yedi Y 186b medrese ve üç dârü'l-hadîs ve on yedi mekteb-i sıbyân ve yedi tekyesi var. Ammâ cümleden ma‘mûr ve hevâdâr ve binâ-yı latîf ve teferrücgâh ve mesîregâh kal‘anın ardı şarkîsinde şehir içinden cereyân eden nehr-i Gumiyyaza'nın kenârında bir mürtefi‘ yerde tekye-i hazret-i Mevlânâ ya‘nî Mevlevîhâne, bir bâğ-ı İremin içinde limon ve turunc ve gül [ü] gülistân ve bülbül-i destânlı yerde bir hoş-hevâ ve hoş-binâ Mevlevîhâne-i ra‘nâdır. Cümle fukarâ hâneleri ve semâ‘hânesi cereyân eden nehre nâzırdır. Ve gûnâ-gûn fıskıyye ve şâzrevânları revân olmadadır. Ve erbâb-ı ma‘rifet fukarâları çokdur, zîrâ evkâfı çokdur. Âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldur. Ve Şeyh (---) Efendi ehl-i tab‘ hoş-meşreb Mesnevîhân (...) lisân kimesnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y186a–Y186b ·
metinde göster ·
… r. Serâpâ ma‘mûr [u] âbâdân bâğ ve gaytândır. Muhtesib hisâbınca cümle limon ve
turunc ve
rummân ve sâ’ir müsmirât Y 187a ve hurmâ dırahtları ile müzeyyen bir şehr-i m …
Ve bu varoş kal‘asından taşra aslâ hâneler yokdur. Cümle dâhil-i sûrda vâki‘ olmuşdur. Ve bu şehir ile liman mâbeyni kumsal yerlerdir. Serâpâ ma‘mûr [u] âbâdân bâğ ve gaytândır. Muhtesib hisâbınca cümle limon ve turunc ve rummân ve sâ’ir müsmirât Y 187a ve hurmâ dırahtları ile müzeyyen bir şehr-i ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y186b–Y187a ·
metinde göster ·
… a Hazret-i Hızır makâmı bir tekye-i ma‘mûr. Bir hayli fukarâsı vardır. Limon ve
turunc ve
hurmâ dırahtları ile müzeyyen bir tekye-i rûşendir. Ve şehrin şarkında şeyh Ebü …
Ve cisir kurbunda Hazret-i Hızır makâmı bir tekye-i ma‘mûr. Bir hayli fukarâsı vardır. Limon ve turunc ve hurmâ dırahtları ile müzeyyen bir tekye-i rûşendir. Ve şehrin şarkında şeyh Ebü'n-Nidâ revvahallâhu rûhahu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y191a ·
metinde göster ·
zeytûn ve incîr ve hurmâlı bâğ-ı İrem içre Tekye-i Mağribî derler bir âsitânesi …
Ve bir limon ve turunc ve zeytûn ve incîr ve hurmâlı bâğ-ı İrem içre Tekye-i Mağribî derler bir âsitânesi var, yüzden mütecâviz fukarâsı ve âyende vü revendeye ni‘meti mebzûl bir tekye-i lâ-nazîrdir. Ve tekyenin sebeb-i ihyâsı bu âsitânede medfûn şeyh imâdeddîn hazretleri Hazret-i şu‘ayb Nebî zürriyyetinden olmak ile bu tekyeye muttasıl beyt-i Hazret-i şu‘ayb vardır. Bir cânibi gârlardır. Bir cânibi bu tekyenin bâğçesidir. Bu azîz ol âsitânede eben-an-ceddîn sâkinler imiş. Bizzât şeyh imâdeddîn perhîz [ve] mücâhede ile iki yüz yıl mu‘ammer olup Mısır sultânı olan Sultân Salâhaddîn Yûsuf bu azîzi ziyârete geldikde azîz hazretleri sultâna ta‘zîm edüp ser-i sa‘âdetlerin sultânın zânûsuna koyup rûh teslîm ederler. Ba‘dehu bu mahalde defn olunup Sultân Salâhaddîn yanında nesl-i Fâtımiyyûn'dan şeyh Mağribîyi bu azîz üzre koyup bu türbeyi inşâ eder. Anıniçün tekye-i Mağribî derler. şeyh Mansûr-ı Mağribî anda âsûdedir. Kaddesallâhu sırrahu'l-azîz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202a ·
metinde göster ·
Ve bu mâ-i tâhirin ayağında serâpâ bâğ u bâğçe ve limon ve
turunc ve
ağaç kavunu hâsıl olur kim her biri ikişer vukıyye gelür ve lezîz incîri olur. …
Ve bu mâ-i tâhirin ayağında serâpâ bâğ u bâğçe ve limon ve turunc ve ağaç kavunu hâsıl olur kim her biri ikişer vukıyye gelür ve lezîz incîri olur. Ve kavunu ve karpuzu gâyet âbdâr ve firâvândır. Huccâcı ganîmet etdi. Ve bâğçelerden aşağı fezâsı serâpâ mahsûldâr alefzâr fezâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y267b ·
metinde göster ·
… uş kim her kuyudan el ile su alınup habl ile çekmeğe ihtiyâc olmazmış. Limon ve
turunc ve
kebbât ve sâ’ir şükûfe ifrât üzredir. Râyiha-i tayyibelerinden âdemin demâğı mu …
Ba‘zı zamân ol kadar leb-ber-leb olurmuş kim her kuyudan el ile su alınup habl ile çekmeğe ihtiyâc olmazmış. Limon ve turunc ve kebbât ve sâ’ir şükûfe ifrât üzredir. Râyiha-i tayyibelerinden âdemin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y278a ·
metinde göster ·
… Ekseriyyâ şürefâlar bu bâğlarda sohbet ederler. Mahsûlâtları hurmâ ve limon ve
turunc ve
kebbât ve rummân ve şeftâlû ve câ-be-câ ineb-i âbdârı dahi olur. Ammâ gâyet ma‘ …
Ve şehir içinde yetmiş yerde hurmâ bâğçeleri vardır. Ve Mu‘allâ'da ve Ebtah'da dahi yetmiş seksen bâğçeler vardır. Ekseriyyâ şürefâlar bu bâğlarda sohbet ederler. Mahsûlâtları hurmâ ve limon ve turunc ve kebbât ve rummân ve şeftâlû ve câ-be-câ ineb-i âbdârı dahi olur. Ammâ gâyet ma‘mûr bâğçelerdir. Cümleden şerîf Zeyd hazretlerinin bâğı müte‘addid hücreler ve kâ‘alar ve gûnâ-gûn maksûreler ile inşâ olunmuş bir bâğ-ı İremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357b ·
metinde göster ·
Ve iç ağaları meydânının iç yüzünde bir bâğçe vardır, gül [ü] gülistân ile müzeyyendir. Ve dıraht-ı Y 82b servi ve nâbıka ve limon ve turunc ve kebbât dırahtları ve gûnâ-gûn engûr fidânları kameriyyeler üzre ziynet vermişdir. Ve bu bâğ-ı İrem içre Sultân Kayıtbay'ın bir havz-ı azîmi var. Tûlü yüz elli ayakdır, arzı seksen ayakdır. Deryâ-misâl bir havz-ı azîmdir, ammâ üstü mestûrdur. Cânib-i erba‘ası sütûn-ı seng-i hârâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y82a–Y82b ·
metinde göster ·
… ül ve mersin ve hınnâ ve gül-i nesrîn ile başların zeyn edüp ellerinde limon ve
turunc ve
hammâslı dallar ile keyyâlbaşı ve bâğbânbaşı atbaşı berâber yine mahbûbları ile …
Esnâf-ı bâğbân: Mısır içinde iki bin altmış bâğ [u] bostân ve gaytân vardır. Pîrleri Hazret-i İsmâ‘îl'dir. Ve cümle tokuz bin üç yüz bâğbândır. Ekinciler ve keyyâl ve gırbâlcı ve bâğbânlar cümle balta ve kazma ve çapa ve kürekleri ve belleri ellerinde ve yâ Hâlık ve yâ Rezzâk, Y 167a yâ Mün‘im, yâ Muğnî ve yâ Ganî esmâları dillerinde ve serâpâ kendülerini gûnâ-gûn şükûfeler ile ve reyhân ü sünbül ve mersin ve hınnâ ve gül-i nesrîn ile başların zeyn edüp ellerinde limon ve turunc ve hammâslı dallar ile keyyâlbaşı ve bâğbânbaşı atbaşı berâber yine mahbûbları ile mehterhânelerin çalarak ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y166b–Y167a ·
metinde göster ·
… rillâh üç günde şifâ bulur. Gerçi bâğ u bâğçelerinde hûrmâ ve incîri ve limon u
turunc ve
rummân ve gayrı sevâhil meyveleri hâsıl olur, ammâ gâyet sovuğu olur ve yağmuru …
Ve havâsının letâfeti meşhûr-ı âfâkdır. Mısır'dan ba‘zı hastayı getirirler, kesb-i havâ edüp bi-emrillâh üç günde şifâ bulur. Gerçi bâğ u bâğçelerinde hûrmâ ve incîri ve limon u turunc ve rummân ve gayrı sevâhil meyveleri hâsıl olur, ammâ gâyet sovuğu olur ve yağmuru çok yağar. İbrâhîm Paşa asrında hakîr anda iken kar yağdı, ammâ tiz mahvoldu. Zîrâ iklîm-i sâlisin evvelidir. Mısır iklîm-i sâlisin âhiridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y326b ·
metinde göster ·
… melik sarâyı Nîl'e nâzır havâdâr sarâydır. Bir hammâmı ve Nîl kenârında limon u
turunc ve
hûrmâlı ve reyhân gülistânlı müzeyyen sarâydır. Bu kal‘a içinde aslâ çârsû-yı b …
Dâyiren-mâdâr tula-binâ kal‘ası üç bin adımdır. Ve üç kapusu. Ve kal‘a içinde tûbdan Kakan İdrîs câmi‘i: Minâresi vardır; ekseriyyâ ubûr etdiğimiz kal‘aların câmi‘lerinde minâreleri yokdur. Ve melik sarâyı ve vezîrleri ve erbâb-ı dîvân ve a‘yân hâneleri tûbdan ve Nîl tîniyle sıvanmış kamış ve çalaşdan müfîd [ü] muhtasar iki bin bâğsız ve bâğçesiz evlerdir. Ammâ cümleden melik sarâyı Nîl'e nâzır havâdâr sarâydır. Bir hammâmı ve Nîl kenârında limon u turunc ve hûrmâlı ve reyhân gülistânlı müzeyyen sarâydır. Bu kal‘a içinde aslâ çârsû-yı bâzâr yokdur. Lâkin kal‘anın garbında olan varoş-ı azîm altı bin aded tûb ve haşeb ve kamış ve çalaş ve hasırdan evlerdir. Cümle tarîk-ı âmları pâk rimâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y414b ·
metinde göster ·