… srden ubûr olunur. Paşa bunda üç gün ikâmet fermân edüp bu hakîri Kemâh kal‘ası
Tuzla
Emîni Emîr-i âhur Hasan Ağa üzre gön[der]diği,
Menzil-i karye-i Kütür: Erzurûm hâkinde bir ma‘mûr [u] âbâdân Yârmeni köyüdür ve ze‘âmetdir. Nehr-i Furât üzre bir haşeb-i çam dırahtlı cisrden ubûr olunur. Paşa bunda üç gün ikâmet fermân edüp bu hakîri Kemâh kal‘ası Tuzla Emîni Emîr-i âhur Hasan Ağa üzre gön[der]diği,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 339a ·
metinde göster ·
Karye-i Kömür: Yedi yüz müselmân ve Ermeni hâneleri vardır.
Tuzla
emîni bunda hâkimdir. (---) yük akçe tahsîl olur iltizâmdır. Kardan beyâz ve Ha …
Karye-i Kömür: Yedi yüz müselmân ve Ermeni hâneleri vardır. Tuzla emîni bunda hâkimdir. (---) yük akçe tahsîl olur iltizâmdır. Kardan beyâz ve Hacı Bektâş-ı Velî tuzundan lezîz tuzdur kim meşhûr-ı âfâkdır. Cemî‘î Kürdistân ve Türkmenistân'dan Bingöl yaylasına çıkan benî Âdemler cümle milhü ücâc-ı sâhib-ihtiyâc bu Kemâh tuzun alırlar, meşhûr-ı âfâk tuzdur. Ve bu şehrin bir memdûhu dahi bunda olan rakîk ve kavî çadır bezi bir diyârda olmak ihtimâli yokdur. Rûmeli'nde Dırama bezinden a‘lâ ve nusîf pembe bezi olur. Hattâ elsine-i nâsda "Kemâh'ın bezi, Erzincân'ın kozu ve Bâyburd'ın kızı" deyü elsine-i nâsda darb-ı mesel olmuşdur. Bu mezkûr karye-i Kömür içindeki bâğlar içre cereyân eden nehr-i Kömür, Cercanis dağlarından gelüp kal‘a-i Kemâh dibinde bir göz cisr dibinde Sultân Melîk Gâzî Efendi tekyesi kurbunda nehr-i Furât'a munsab olur. Ve buna karîb mukâbelesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 339b ·
metinde göster ·
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı Erzincân: Lüğat-i Fârisî'de "câna erici" demekdir. Ya‘nî erzânî ma‘nâsına da gelir. Evvelâ bâğçeler içre Hazret-i Hızır Makâmı, âsitâne-i Bektâşiyân'dır kim ziyâretgâh-ı ünâsdır. Ve ziyâret-i Mevlevîhâne Şeyhi Hâlid Efendi ve ziyâretgâh-ı Vezîr Hemdem Paşa, Sultân Selîm vezîrlerindendir. Çıldır gazâsına giderken Selîm bu vezîri katl edüp bu şehr içre defn etmişdir. Niçe ziyâretler dahi vardır, ammâ ma‘lûmum olan bunlardır. Zîra bu şehrde üç gün paşa ile meks edüp Kemâh tuzla emîninden ve Kuruçay subaşısından tahsîl etdiğimiz malları verüp ahâlî-i vilâyet paşaya azîm ziyâfetler edüp sürûr [u] şâdmânda iken Varvar Alî Paşa tarafından ulaklar gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 342a ·
metinde göster ·
… deliyye hidmetin tahsîlin ihsân edüp elli aded âdemler ile kazâ-i İzvornik'e ve
Tuzla
kazâsına gitdik.
Ba‘dehû ertesi gün Bihke kapudanı gelüp, anınla tekrâr huzûr-ı pâdişâhîye varup, "Evliyâ Çelebi beni Zirinoğlu'ndan halâs etdi" deyü ol dahi ağlaya ağlaya, "Hemân pâdişâhım, Erdel'e sefer lâzımdır" deyü iki sâ‘at sefere müte‘allık kelimâtlar olup, ana dahi sa‘âdetlü pâdişâh üç yüz altun ve bir hil‘at-i fâhire ihsân olunup taşra çıkup Köpürlü Mehemmed Paşa'dan ve cemî‘i erbâb-ı dîvândan cümle yüz yetmiş kıt‘a mektûblar alup, İslâmbol'dan Bosna diyârına on bir günde Hilevne sahrâsında paşa efendimize sıhhat ü selâmetle varup sâhib-i devlet efendimiz bize hidmetimiz mukâbelesinde İzvornik kazâsının bedeliyye hidmetin tahsîlin ihsân edüp elli aded âdemler ile kazâ-i İzvornik'e ve Tuzla kazâsına gitdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164b ·
metinde göster ·
… Sokol ve kal‘a-i Serebreniçse ve kal‘a-i Kolşat ve kal‘a-i İzvornik ve kal‘a-i
Tuzla
ve kal‘a-i Kastel ve kal‘a-i Beline ve kal‘a-i Raça, İzvornik kal‘aları tamâm o …
Kal‘a-i harâb Duna ve kal‘a-i harâb Kelp ve kal‘a-i Akhisâr ve kal‘a-i Vinçaz ve kal‘a-i Yayiçse ve kal‘a-i Gölhisâr ve kal‘a-i Banyaluka ve kal‘a-i Notyak ve kal‘a-i Travnik ve kal‘a-i Voçets ve kal‘a-i Sarây ve kal‘a-i Viseko ve kal‘a-i Vişegrad. Bunlar Sarây sancağı kal‘alarıdır, tamâm. Kal‘a-i Gılana(?) ve kal‘a-i Sokol ve kal‘a-i Serebreniçse ve kal‘a-i Kolşat ve kal‘a-i İzvornik ve kal‘a-i Tuzla ve kal‘a-i Kastel ve kal‘a-i Beline ve kal‘a-i Raça, İzvornik kal‘aları tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 167b ·
metinde göster ·
… ıblan ovasıdır kim mukaddemâ Âl-i Osmân pâdişâhının yetmiş yük akçe tahsîl olur
tuzla
emâneti idi, şimdi kâfir zabt eder.
Ve bu Nova kal‘asından cânib-i şarka on sekiz mîl deryâ ile kâfirin Perast kal‘asıdır ve Perast'dan içeri Kotur kal‘ası üç mîlde Delir boğazının nihâyetindedir. Ve Kotur'un taraf-ı şarkîsinde Karadağlar kim âsî Arnavud kâfirleridir ve Karadağlar dâmeninde Gırıblan ovasıdır kim mukaddemâ Âl-i Osmân pâdişâhının yetmiş yük akçe tahsîl olur tuzla emâneti idi, şimdi kâfir zabt eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154b ·
metinde göster ·
… ler, zîrâ iskele ve liman kapusudur. Hattâ gümrük ve bâchâne ve muhtesibhâne ve
tuzla
emîni bunda sâkin olurlar.
Andan semt-i garba mekşûf Yalı kapusu gâyet işlek ve şâhrâh-ı izdihâm demir kapudur kim cümle yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifân bunda cem‘ olup kesb-i havâ ederler, zîrâ iskele ve liman kapusudur. Hattâ gümrük ve bâchâne ve muhtesibhâne ve tuzla emîni bunda sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155a ·
metinde göster ·
… edik tuzlasından bâc u bâzâr alınmayup yine selef pâdişâhları eyyâmlarında gibi
tuzla
işleye" deyü emrler sicille kayd olup Dobra-Venedik emîninden ve bizim tuzla em …
Biz dahi Loboşka yoluna gitmeden ferâğat edüp cümle Norin gâzîleriyle vedâlaşup andan taraf-ı şimâle avdet edüp iki sâ‘atde yine kasaba-i Gabele'ye gelüp tuz emînine emr-i pâdişâhîleri gösterüp sicill-i şer‘-i Resûle emr-i şerîf kayd olundu kim "Kanûn-ı pâdişâhîden ziyâde Dobra-Venedik tuzlasından bâc u bâzâr alınmayup yine selef pâdişâhları eyyâmlarında gibi tuzla işleye" deyü emrler sicille kayd olup Dobra-Venedik emîninden ve bizim tuzla emîninden üçer yüz guruş ve üçer donluk çukalar ve kumaşlar alup cümle ahâlî-i Gabele ile vedâlaşup andan tekrâr yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
… bi tuzla işleye" deyü emrler sicille kayd olup Dobra-Venedik emîninden ve bizim
tuzla
emîninden üçer yüz guruş ve üçer donluk çukalar ve kumaşlar alup cümle ahâlî-i …
Biz dahi Loboşka yoluna gitmeden ferâğat edüp cümle Norin gâzîleriyle vedâlaşup andan taraf-ı şimâle avdet edüp iki sâ‘atde yine kasaba-i Gabele'ye gelüp tuz emînine emr-i pâdişâhîleri gösterüp sicill-i şer‘-i Resûle emr-i şerîf kayd olundu kim "Kanûn-ı pâdişâhîden ziyâde Dobra-Venedik tuzlasından bâc u bâzâr alınmayup yine selef pâdişâhları eyyâmlarında gibi tuzla işleye" deyü emrler sicille kayd olup Dobra-Venedik emîninden ve bizim tuzla emîninden üçer yüz guruş ve üçer donluk çukalar ve kumaşlar alup cümle ahâlî-i Gabele ile vedâlaşup andan tekrâr yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a ·
metinde göster ·
kal‘asın, andan Girniye kal‘asın ve'l-hâsıl yedi yüz yetmiş mîl cezîre içre yet …
Ve donanma-yı hümâyûn ile yedi yüz pâre kalyon ve kadırga ve sâ’ir sef[î]neler ile asâkir-i İslâm cezîre-i Kıbrıs'a yetişüp ibtidâ Mavosa kal‘asın andan Lagosa kal‘asın, andan Baf kal‘asın, andan Tuzla kal‘asın, andan Girniye kal‘asın ve'l-hâsıl yedi yüz yetmiş mîl cezîre içre yetmiş altı pâre kal‘asıyla ve tokuz yüz pâre köğüyle ve altı kerre yüz bin aded re‘âyâsıyla cezîre-i Kıbrıs üç yılda feth olup hâlâ dest-i Âl-i Osmân'da bir cezîre-i Kıbrıs'dır kim Bahr-i Sefîd içre misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 175b ·
metinde göster ·
: Bir acı göl kenârında üç yüz aded toprak örtülü ve dîvârları sığır tezeği ve d …
Menzil-i karye-i Tuzla: Bir acı göl kenârında üç yüz aded toprak örtülü ve dîvârları sığır tezeği ve deryâ eriştesiyle binâ olunmuş evlerdir. Cümle halkı cabalıkdır kim gölden kaya kaya tuz çıkarup tuz emînine verirler. On bin guruş hâsıl olur emânetdir. Elimizde olan yarlığı emîn görüp vâfir ri‘âyet edüp bir altun ulûfemizi verüp bizimle gelen refîkleri kaytarup gayri sekbânlar hâzırladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
… r olsa Azak boğazından kâfir gemileri Karadeniz'e çıkamazlardı. Ana karîb yerde
Tuzla
burnu nâm mahalde bir kumsal yerde,
Kal‘a-i Anapa: Ciniviz binâsıdır, ammâ Gedik Ahmed Paşa feth edüp "Lâzımlı kal‘a değildir" deyü harâb etmişdir, ammâ içinde âb-ı hayât suyu vardır. Bu kal‘a ma‘mûr olsa Azak boğazından kâfir gemileri Karadeniz'e çıkamazlardı. Ana karîb yerde Tuzla burnu nâm mahalde bir kumsal yerde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146b ·
metinde göster ·
: Bu dahi vîrân oluyor. Bunu Azak Kazağı harâb etmişdir, ammâ hadd-i zâtında lâz …
Kal‘a-i Tuzla: Bu dahi vîrân oluyor. Bunu Azak Kazağı harâb etmişdir, ammâ hadd-i zâtında lâzımlı değildir. Lâkin zamân-ı kadîmde eyle ma‘mûr [u] âbâdân imiş kim Âl-i Osmân askeriyle Özdemiroğlu Osmân Paşa yedi ay bu Çoçka burnundan karşu Kırım vilâyetine şiddet-i şitâdan geçemeyüp bunda oturup aslâ İslâm askeri zarûret çekmemişler. Ve hâlâ bu cezîre-i pâdişâhîde akçe ile müsâfirler bir şey alsalar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146b ·
metinde göster ·
… ezîre-i Şâhî şehrengîzden müberrâ bir mahsûllü dâr-ı diyârdır. Andan hakîr yine
Tuzla
kal‘asından bir günde tekrâr,
Hikmet-i Hudâ bu cezîre içi bir sâ‘at düzlük vâsi‘ sahrâlar ve bir sâ‘at göllükler ve bayırlardır. Ve buhayrelerinde gûnâ-gûn ördekleri ve kazları ve kuğuları ve balıkçılları ve sürhâb ve karabatakları ve sakka kuşları ve niçe gûne sayd [u] şikâr olunur avgâhları var. Ve yetmiş gûne balığı meşhûr ve bî-hisâbdır. El-hâsıl bu Cezîre-i Şâhî şehrengîzden müberrâ bir mahsûllü dâr-ı diyârdır. Andan hakîr yine Tuzla kal‘asından bir günde tekrâr,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146b ·
metinde göster ·
… yürüyüş edüp kal‘a feth olmuşdur. Ve bu cezîrecikden keşişleme rûzgârı cânibine
Tuzla
burnu beş mîldir. Andan Rûmeli tarafına Burgazlı buruna varınca yigirmi beş mîl …
Ve bu liman ağzında Ropoz köyü tarafına nâzır bir küçücük adacık vardır. Kal‘aya gâyet yakındır. İsmine Paşa adası derler. Anda Ebü'l-feth Sultân Mehemmed gemiyle geçüp üstünde çadır kurup oturmuşdur. Hâlâ nişîmen yeri zâhir ü bâhirdir. Bu adacıkdan gemilerle kal‘aya varınca köprü edüp Rûmeli tarafından kal‘aya asâkir-i İslâm dökülüp yürüyüş edüp kal‘a feth olmuşdur. Ve bu cezîrecikden keşişleme rûzgârı cânibine Tuzla burnu beş mîldir. Andan Rûmeli tarafına Burgazlı buruna varınca yigirmi beş mîldir. Ve bu burundan kıbleye üç mîl mikdârı bir dere vardır. İsmine (---) derler, âb-ı hayâtdır. Ve bu mahalden Kızılhisâr kırk beş mîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249b ·
metinde göster ·
burnun gün batısı ve karayel tarafına deniz kenârıyla dolaşdıkdan sonra şehr-i …
Andan bu tuzla burnun gün batısı ve karayel tarafına deniz kenârıyla dolaşdıkdan sonra şehr-i Atina'nın Eski limanı kenârına gelinir. Bu limanın ismine lisân-ı Freng'de Porto-Veko derler. Mezkûr limanın gün batısı tarafına Atina'nın Ejder limanıdır. Bu limanın ismine lisân-ı Efrenc üzre Porto-Liyo derler. Zamân-ı kadîmde bu liman ağzına kâfirler taş dökmüşlerdir. Bu limana girirken gâyet ihtirâz lâzımdır. Mezkûr taşlar limanın gün doğusu tarafındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 256a ·
metinde göster ·
Ve bu adanın kıble tarafında hudâyî bir vâsi‘ limanı vardır,
Tuzla
limanı derler. Ve birine Palike limanı derler. Bî-bedel limanlardan bunlardır. …
Ve bu adanın kıble tarafında hudâyî bir vâsi‘ limanı vardır, Tuzla limanı derler. Ve birine Palike limanı derler. Bî-bedel limanlardan bunlardır. Bu limanda yatup küffâra vere beyâz bayrağın diküp üç gün 264a nazaretede mihmân olup kal‘a cenerali cümle me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız verüp safâlar etdik. Bu mezkûr Palike limanından çıkup karada altı mîl gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 263b–264a ·
metinde göster ·
… limanına mukâbil altı kulaç yerde gemiler yatır, zîrâ kal‘a cânibi sığlıkdır ve
tuzla
yerlerdir. Ve eğer limandan taşra demir bıraksalar on altı kulaçdır.
Ve kal‘ası limanına gemiler varıcak karayel tarafına Palike limanına mukâbil altı kulaç yerde gemiler yatır, zîrâ kal‘a cânibi sığlıkdır ve tuzla yerlerdir. Ve eğer limandan taşra demir bıraksalar on altı kulaçdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 264a ·
metinde göster ·
… ümü ve incir kurusu ve leb-i deryâda tuzlası var. Mora diyârında eyle bir lezîz
tuzla
yokdur. Kal‘a neferâtlarının aklâmlarıdır kim ulûfe-i mu‘ayyenelerin bu memleha …
Memdûhât-ı me’kûlâtından: Üzümü ve incir kurusu ve leb-i deryâda tuzlası var. Mora diyârında eyle bir lezîz tuzla yokdur. Kal‘a neferâtlarının aklâmlarıdır kim ulûfe-i mu‘ayyenelerin bu memlehadan alırlar. Dahi ziyâde mahsûlün Anabolı kuluna verirler, latîf tuzla mukâta‘asıdır. Ve bu kal‘a mukâbelesinde kıble cânibinde deryâ aşırı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a ·
metinde göster ·
… erin bu memlehadan alırlar. Dahi ziyâde mahsûlün Anabolı kuluna verirler, latîf
tuzla
mukâta‘asıdır. Ve bu kal‘a mukâbelesinde kıble cânibinde deryâ aşırı,
Memdûhât-ı me’kûlâtından: Üzümü ve incir kurusu ve leb-i deryâda tuzlası var. Mora diyârında eyle bir lezîz tuzla yokdur. Kal‘a neferâtlarının aklâmlarıdır kim ulûfe-i mu‘ayyenelerin bu memlehadan alırlar. Dahi ziyâde mahsûlün Anabolı kuluna verirler, latîf tuzla mukâta‘asıdır. Ve bu kal‘a mukâbelesinde kıble cânibinde deryâ aşırı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 282a ·
metinde göster ·
limanı: Girid cezîresinde Mısır'dan buraya bir menzil başı yerdir. Niçe kerre y …
Tuzla limanı: Girid cezîresinde Mısır'dan buraya bir menzil başı yerdir. Niçe kerre yüz bin yük tuz çıkar. Gâyet lezîz milhi olup hâlâ mukâta‘a tahrîr olundu. Mîr[î] tarafında başka emânet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 323a ·
metinde göster ·
… nibine teveccüh edüp Badırka boğazın ve Deve kısığın aşup hamd-i Hudâ selâmetle
Tuzla
ovacığın dahi ubûr edüp 6 sâ‘atde,
Ve bunda bir gün meks edüp Serdâr Şişli Mustafâ Beşe serdârdan on tüfeng-endâz refîk alup yine garb cânibine teveccüh edüp Badırka boğazın ve Deve kısığın aşup hamd-i Hudâ selâmetle Tuzla ovacığın dahi ubûr edüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101a ·
metinde göster ·
… k ve cezîre-i Musova ve Harkova ve bender-i Zule ve kal‘a-i Hindiye ve bender-i
Tuzla
ve bender-i Behlûle ve bender-i Zeylâ‘. Bu benderler cümle Habeş hâkinde Bahr-i …
Ve cihet-i cenûbîsi bilâd-ı Sa‘îd-i âlî ve bender-i kal‘a-i Kuseyre kim nehr-i Nîl kenârında Kınâ şehrinden bir günde bu Kuseyre iskelesine gelüp gemi ile bir iki gecede Yenbû‘a gelür, ol benderden bilâd-ı Funcistân hâkinde bender-i Etle, andan yine bu bahr kenârında vilâyet-i Habeş hâkinde cebel-i Aclûle ve bender-i Dunkılab ve bender-i At ve Habeş paşası tahtı cezîre-i Sevâkin ve şehr-i Kîf ve şehr-i Dehlek ve cezîre-i Musova ve Harkova ve bender-i Zule ve kal‘a-i Hindiye ve bender-i Tuzla ve bender-i Behlûle ve bender-i Zeylâ‘. Bu benderler cümle Habeş hâkinde Bahr-i Kulzüm kenârındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y371b ·
metinde göster ·