… rnında üçer ve beşer ve onar kantar havyarı çıkar, bal fıçıları içre bu havyarı
tuzlarlar
. Bu mertebe mâhîleri emînden bâzergânlar birer ikişer kîseye alup havyarın ve b …
Bu müteferrika ta‘bîr olunan morina mâhîleri eyle mefret balıklardır kim her biri sekizer dokuz arşın gelir pereme kalınlığı ve Üsküdar kayığı cüssesi kadar balıklardır kim bi-emrillahi Te‘âlâ her birinin karnında üçer ve beşer ve onar kantar havyarı çıkar, bal fıçıları içre bu havyarı tuzlarlar. Bu mertebe mâhîleri emînden bâzergânlar birer ikişer kîseye alup havyarın ve balık dutkalı dedikleri beyâz dutkalın balık kassâbları çıkarup balığın kassâblar dilim dilim çilim, çilim edüp tuzlayup diyâr-ı Leh'e ve Moskov'a ve Donkarkız'a ve Danimarka ve Dip Frengistân'a ve'l-hâsıl cemî‘i kâfiristâna arabalar ile ve keştîler ile havyar ve mersin ve morina balığın götürürler. Tuna ile Azak'da nehr-i Ten'e mahsûs balıklardır. Gayri sularda olmak ihtimâli yokdur. Gûyâ her biri birer ejdehâdır. Bi-emrillahi Te‘âlâ karnında cîfe ve muzahrafâtdan bir şey çıkmaz ve vücûduna göre bağırsakları ve dendânları azdır. Ammâ mersinin arkasına yapışmış dutkalı çokdur. Tuna nehrinin ejdehâsı bu morina müteferrikasıdır. Mısır diyârında nehr-i Nîl'in ej[de]hâsı nehenk timsâhıdır. Ammâ timsah muzır mel‘ûndur. Cebrîler ve Kenuzîler yerler. Gayri âdem timsahı yemezler. Ammâ bu Tuna morinası bir zararsız mâhîdir. Cenâb-ı Bârî'nin hikmet-i ezeliyyesi oldur kim balık balığı yiyüp kût edinirler kim eyle halk olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 121a ·
metinde göster ·
… hpus kalan mâhîleri niçe yüz re‘âyâ vü berâyâ huddâmlarıyla balıkları sayd edüp
tuzlar
. Anda niçe bin Acem bâzergânları ve Gökdolak Ermenîleri bu mâhîleri mîrîden alu …
Nehr-i Bend-i Mâhî: Bârgîrî kal‘ası kurbünde Van deryâsı girer bir boğaz içre cereyân eder. Aşağıda şorcadır, ammâ yukaruda âb-ı zülâldir. İbtidâ hurûcu yine Bârgîrî dağlarından gelüp Bârgîrî altında Bend-i Mâhî mahallinde Van deryâsına mahlût olur. Bend-i Mâhî ol mahaldir kim yılda bir kerre mâh-ı (---)(---) Van deryâsında bir şîrînkârlık nâbûd-nâpeydâ iken ol gün bi-emrillahi Ta‘âlâ Van deryâsının balıkları râygân olup bu Bend-i Mâhî deresinden yukaruya kâmil bir ay niçe kerre yüz bin sağîr ü kebîr gûnâ-gûn mâhîler geçüp andan Bend-i Mâhî Sultân derler, bir ziyâretgâh vardır. Cümle semekeler ol ziyârete varup ol tarafın {su} otlarından ve eğir köklerinden otlayup ve ol sultânı ziyâret edüp bir ândan sonra cümle balıklar gerüye dönecek mahalde Bend-i Mâhî nâm mahalli Van defterdârı tarafından bir ağa bend edüp cümle balıklar yukaru derelerde mahpus kalup aşağı Van deryâsına geçmediklerinden Bend-i Mâhî derler. Ba‘dehû defterdâr ağası bâlâda mahpus kalan mâhîleri niçe yüz re‘âyâ vü berâyâ huddâmlarıyla balıkları sayd edüp tuzlar. Anda niçe bin Acem bâzergânları ve Gökdolak Ermenîleri bu mâhîleri mîrîden alup niçe yüz bin deve yükü tuzlu balığı diyâr-ı Acem'e ve Lahîcân ve Bakü ve Âzerbaycân'a götürürler. Gâyet lezîz ve semîn mâhîleri vardır. Bu semekelerden mîrîye dokuz yük akçe hâsıl olup Van kuluna ve Van deryâsı etrâfında olan kılâ‘ kullarına bu balık mâlından ulûfe verilir. Ammâ bu Bend-i Mâhî mahalli yılda bir ay bir temâşâgâhdır kim bir kimesne geçen balıkları sayd [u] şikâr etmeğe kâdir değillerdir. Emn olmağile cümle mâhîlere ma‘lûm olup rûy-ı mâda şinâverlik edüp reftâr ederek kadd [ü] kâmet gösterek asla âdemden kaçmayup gûnâ-gûn şîvekârlık ederek ubûr etdiklerinde el-azametullah ol günlerde niçe kerre yüz bin elvân mâhîlerin eşkâlleri ve elvânları temâşâ olunur. Sübhânu'l-Hallâku'l-Bâkî.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 237b ·
metinde göster ·
… om ve lom ve sazan balıkları ve gayrı isimli niçe bin elvân balıkları sayd edüp
tuzlar
.
Silisre eyâletinde hâkimi yetmiş yük akçe iltizâm sâhibi emîndir kim cümle salb [u] siyâset ve cürm [u] cinâyet anın kabza-i tasarrufundadır. Gâyet büyük emânetdir. Bu kal‘a önünde nehr-i Tuna üzre emîn ağa azîm balık dalyanları yapup morina ve mersin ve çığa ve uştuka ve liçse ve kefal ve som ve lom ve sazan balıkları ve gayrı isimli niçe bin elvân balıkları sayd edüp tuzlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 65b ·
metinde göster ·
… va'ya, andan nehr-i Tisa ile nehr-i Tuna'ya girüp vilâyet vilâyet Erdel'in kaya
tuzların
getürürler, zîrâ gâyet lezîz Erdel tuzu olur.
Ve bu şehr-i azîm iskeledir, zîrâ tâ Tuna Belgradı'ndan ve Sirem ve Semendire ve tâ Budin'den beher sene niçe bin aded gemiler gelüp bu Deve kal‘ası halkından niçe kerre yüz bin kaya tuz alup Aşağı Lipova'ya, andan nehr-i Tisa ile nehr-i Tuna'ya girüp vilâyet vilâyet Erdel'in kaya tuzların getürürler, zîrâ gâyet lezîz Erdel tuzu olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121b ·
metinde göster ·
… ığılmış idi. Cümle askerin atları ve katır ve develeri ve sığır ve koyunları bu
tuzları
yeyüp yalayup safâlar etdiler.
Erdel kralına tâbi‘dir, ammâ başka emânetdir kim bir Mısır hazînesi hâsıl olur. Cümle serhadlere ve gayrı vilâyetlere tuz bu şehirden gider. Cümle kefereleri tuzculardır. Ve bunda tuz çıkan mağâraları görmeyen dünyâda bir şey-i ibret-nümâ görmüş değildir, zîrâ gâyet mahûf u muhâtara ka‘r-ı zemîne varmış her bir ma‘deni derk-i esfele ermiş çâh-ı gayyâdan nişân verir gâr-ı yetîmânlardır kim Allâh saklaya. Esîr olan ümmet-i Muhammed'i bu tuz ma‘denine korlar, aslâ halâs olmak yokdur. Ve bu mahalde tuz kayaları dağlar gibi yığılmış idi. Cümle askerin atları ve katır ve develeri ve sığır ve koyunları bu tuzları yeyüp yalayup safâlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5b ·
metinde göster ·
… -ı Velî tuzu kerâmet ile hâsıl olmuş billûr taş gibidir, ammâ bu Eflak ve Erdel
tuzları
fîl cüssesi kadar kayalardır, ammâ bu Erdel'in Tuzda ma‘deni kurbunda bir şehr- …
Bu dâr-ı dünyâda böylece tuz ma‘deni iki yerdedir. Biri bu Erdel Tuzda'sıdır biri Eflak diyârı o kıyâsıdır. Mâ‘adâ diyârlarda göllerde ve deryâ kenârlarında tuz hâsıl olur, ammâ Hacı Bektaş-ı Velî tuzu kerâmet ile hâsıl olmuş billûr taş gibidir, ammâ bu Eflak ve Erdel tuzları fîl cüssesi kadar kayalardır, ammâ bu Erdel'in Tuzda ma‘deni kurbunda bir şehr-i azîm var idi. Bâğ u bâğçesi ve imâret [ü] âbâdânı gûyâ bâğ-ı İrem idi. Bunda bir gün meks olmağile bu şehir dahi âteş-i Nemrûd ile berbâd oldu kim zemîninde imârât [ü] âbâ[dân]dan ancak hâkister-i efkendesi kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5b ·
metinde göster ·
… hzenlere hazn olup andan cemî‘i vilâyete nehr-i Tuna ile Erdel vilâyetinin kaya
tuzları
gidüp ganîmet olur. Anıniçün bu Titel kal‘asının ahâlîleri tuz bâzergânlarıdır. …
Gâyet ma‘mûr iskele olmak ile cümle üç yüz aded tuz mahzenleri ve gayri hâsıl-ı hâneleri var, zîrâ Erdel diyârında tuz ma‘deni olan Tuzda şehrinden kaya tuzu gelüp Erdel'de Deve kal‘asına andan Lipova kal‘asına Moroş şehri gemileriyle gelüp andan nehr-i Tise'ye gemiler girüp andan cümle tuz gemileri bu kal‘a-i Titel şehrinde mahzenlere hazn olup andan cemî‘i vilâyete nehr-i Tuna ile Erdel vilâyetinin kaya tuzları gidüp ganîmet olur. Anıniçün bu Titel kal‘asının ahâlîleri tuz bâzergânlarıdır. Gâyetü'l-gâye ankâ tüccâr hacı keştîleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 80a ·
metinde göster ·
… üyük tuzladır kim milhi milh-i Ücâc gibi lezîzdir kim dağlar gibi kesile kesile
tuzlar
yığılıdır. Andan,
Evvelâ Gözlev'den maşrık tarafına 4 sâ‘at leb-i deryâ ile gidüp ve Gözlev emîni tuzlasın geçüp bu dahi bir buhayre-i azîmde hânlık büyük tuzladır kim milhi milh-i Ücâc gibi lezîzdir kim dağlar gibi kesile kesile tuzlar yığılıdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119b ·
metinde göster ·
… uz bundan gider, zîrâ gâyet lezîz tuzlası vardır kim iskele başında dağlar gibi
tuzlar
yığılıdır.
Ve nâhiyesi (---) aded kurâ olup hâlâ hükûmeti hâss-ı hümâyûndur kim maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem otuz yük akçe iltizâm ile başka emîni var, iki yüz âdemiyle hükûmet eder, zîrâ Elbasan'ın ve gayri vilâyetlerin azîm iskelesidir. Zîrâ Venedik körfezi içidir ve Elbasan'ın şâhrâh emn-i emân yoludur kim dâ’imâ araba işlediğinden cümle bâzergânların gemileri bunda yanaşırlar. Ve azîm tuz ma‘deni vardır kim başka mukâta‘adır. Cümle Rûmeli'ye ve cemî‘i Frengistân'a arabalar ve gemilerle tuz bundan gider, zîrâ gâyet lezîz tuzlası vardır kim iskele başında dağlar gibi tuzlar yığılıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363a ·
metinde göster ·
… atü'l-hâl Ayasuluk kavmi müflis mendebûr ve gılâlleri anbârlarında bûr olur. Ve
tuzları
sulanup erir ve cî‘ân-ı cuğaymân fakr [u] fâkada insânları vardır. Ammâ yine bu …
Hakîkatü'l-hâl Ayasuluk kavmi müflis mendebûr ve gılâlleri anbârlarında bûr olur. Ve tuzları sulanup erir ve cî‘ân-ı cuğaymân fakr [u] fâkada insânları vardır. Ammâ yine bu şehir içre âsûde olan kibâr-ı evliyâullâhın rûhâniyyetleri sebebiyle aşağı varoşda yüz mikdârı toprak örtülü evleri ve yigirmi aded dükkânı ve bir mescidi ve bir kesîf küçük hammâmı ve bir hânı var. Ve çârsû meydânı ortasında bir azîm çınâr-ı müntehâ sâyesinde bir âb-ı hayât kuyusu var, Temmûz'da buz pâresidir. Ve câ-be-câ hânelerinde bâğçecikleri vardır. Ammâ çârsûdan alarka kal‘a altına karîb eski şehirde bâkî kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y68a ·
metinde göster ·