İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

u şev*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
46
isabet
46 cümle/beyitte
17,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
17
farklı biçim
78 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4618,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–46 / 46

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“u şev*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 103b Ve evlâd-ı emcâdları zikr olunur. Gâyetü'l-gâye cemmâ‘-kâr, sâhib-i zevk [u] şevk hünkâr olmağile vücûda gelen zükûr [u] ünâs hadden bî-kıyâsdır derler. Ammâ cüm …
EÇS II 220b–221a … yibe içre seyâhat u ziyâret ve temâşâ etmeğe arzumuz def‘ olup şeb [u] rûz, ışk [u] şevkimiz arz-ı mukaddese ve Bağdâd-ı behişt-âbâd [ve] Mekke ve Medîne ve Mısr u Şâm câni …
EÇS II 221a Bu zevk [u] şevk üzre cezîre-i Heybeli önüne vardık. İslâmbol'a on sekiz mildir ve dâiren-mâdâr …
EÇS II 312b … Süleymân Hân'ı seyr [u] temâşâ edüp "Hey Âl-i Osmân hey! Sen bu şân [u] şöhret u şevket ve dârât [u] azametle niçe İrân [u] Tûrân şâhı olmayup kızılbaş-ı bed-ma‘âşı mi …
EÇS II 314b … emâşâsın ederken bir tarafdan Acem diyârının sûrların ve a‘yân-ı kibârının zevk u şevklerin görüp seyr [u] temâşâ ederdik. Eğer bu Revân Hân'ı Takî Alî Hân'ın hemşîresinin …
EÇS II 333a–333b … hsân edüp Erzurûm eyâletinin bî-namâz hizmetin dahi ihsân edüp şeb [u] rûz zevk u şevke meşgûl olduk. Hikmet-i Hudâ her izzet [u] sürûrun sonu nâ-kâmlık imiş ve her gü …
EÇS II 349b … ır Nebî gibi yetişüp, mihmândarlık etdiler. Cenâb-ı Bârî ol şehr halkının izzet [u] şevketin ve vakârların ziyâd-ber-ziyâd edüp gümüşleri gibi sa‘âdet-i dâreynde yüzleri ak …
EÇS III 31a … n bâzârına düşmüşler, bunlar bir yire üşmüşler. Bir hây-hû şaka ile vâdî-i zevk u şevke yetmişler.
EÇS III 88b … göl: Bir ma‘sûm-ı nâ-bâliğ iken üç kerre girüp gasl etse kıllı olup sâhib-i rîş [u] şevârib ola. Ve,
EÇS IV 303b … şehri temâşâ edüp şehr-i Tebrîz'e (---) (---) Hân asrında gelüp (---) gün zevk u şevkler etdiğimizde şehr-i Tebrîz'in evsâfı gâyet tafsîl üzre cild-i sânî-i Seyâhatnâme …
EÇS V 17b–18a … hâne gâret olunmadı ve tevâbi‘ine gâyet zâbit w râbit olup herkes ırzıyle zevk u şevkinde olup pâk u pâkîze ve musallî tevâbi‘lere mâ’il idi, zîrâ kendü nefsinde dahi pâ …
EÇS V 53b … bin kanâdiller ile şehir çırâğân olup herkes köşe köşe cavk cavk gûnâ-gûn zevk u şevk edüp devâm-ı devlet-i pâdişâhî ed‘iyesine müdâvemet ederlerdi.
EÇS V 100a … kim yine ta‘rîf ü tavsîfe hâcet yokdur deyü tahrîre cür’et olunmayup kendü zevk [u] şevkimizde on beş gün gece sohbetlerde iken,
EÇS V 122b … bâğda nağamât-ı bülbül-i gûyânın asvât-ı hazînlerinden rûhları gıdâ bulup zevk u şevk ederler ve her bâğda olan nahlistân [u] gülistân ve sünbül [ü] reyhân ve gûnâ-g …
EÇS V 125a … leri leyle-i Kadr mâh-ı çârdeh olup mâbeynlerinde bir garîb ayş u işret ve zevk u şevk ve sürûr ü şâdumân olup cümle guzât gusüller ile hâcet namâzları kılınup birbir …
EÇS V 149b Andan bizimle ceneral vedâ[‘]laşup sarâyına gitdi. Biz yine kendü zevk [u] şevklerimizde olup Türkçe fasîh bilir tercümânlarından lisân-ı Fireng'in niçe lugatlerinden t …
EÇS V 157b … ‘a kapusu arasında ve cisir başındaki ağaç kasırda oturup herkes cavk cavk zevk u şevk edüp pür-silâh âmâde durup dağlarda karavulları ve avcıları gûnâ-gûn alabalıkla …
EÇS V 175a … ğa ve Ya‘kûb Çavuş ve Durganlı Mehemmed Ağa ve niçe a‘yân [u] kibârlar ile zevk u şevkler ederken efendimiz Melek Ahmed Paşa'ya Âsitâne-i sa‘âdet tarafından bir kapucuba …
EÇS V 180b … re zemzeme ve demler urup dem-be-dem demler urup Hak Te‘âlâ fakr [u] fahrı zevk u şevkinden ırmayup zevk-i derûnumuz ziyâd-ber-ziyâd ola. Dem-i Alî ve Sultân Hacı Bektaş V …
EÇS VI 63b … katır fürûht olunup her çadırda gûnâ-gûn ayş ü işret ve bir hây hûy ve bir zevk u şevkler olur kim gûyâ geceleri Kadr ve gündüzleri îd-i adhâ olur.
EÇS VI 65a … ir. Bu kasırlarda cümle ecnâd ve âyende vü revendegânlar gelüp mihmân olup zevk u şevk ederler.
EÇS VI 68a … ile hemân evkât-ı hamseyi edâ eden cümle ahbâb [u] dostân bu tekyeye gelüp zevk u şevkler edüp mağz-ı Kur’ân olan Mesnevî-i Şerîf kitâbın tilâvet ederler, zîrâ bu şehrin …
EÇS VI 90b … izdihâmında çok ni‘metlerin yeyüp ve niçe ihsânların görüp bir hafta kâmil zevk u şevkler etdik, ammâ garâbet bunda kim bu şehrin bâğ u bâğçeleri olmak ile cümle bâğları …
EÇS VI 93b … der-kat bir mecma‘u'l-irfân kasr-ı ahşâb var kim cümle a‘yân-ı kibâr bunda zevk u şevk edüp tavla ve şatranc oynayup bu bahâne ile kal‘ayı muhâfaza edüp dururlar.
EÇS VI 100b … ahi oldukda edâ-yı salât olup herkes küme küme cavk cavk olup yârânlarıyla zevk u şevke meşgûl oldular.
EÇS VI 141b Bu şehirde üç gün zevk u şevkler edüp cümle ahibbâ vü dostân ve âşıkânlar ile ve Şeyh Efendi hazretleriyle ve hâ …
EÇS VII 38b–39a … ürûr [u] şâdım[ân]lar olup taraf taraf üç gün mehterhâne fasılları çalınup zevk u şevkler olup paşaya her ağadan avâ’id [ü] fevâ’idleri gelüp hakîre üç kîse ve üç at ve …
EÇS VII 141b … c-ı sevrde beyt-i zühre türâbî hânesinde bulunup anıniçün halkı zühre gibi zevk [u] şevkde olup türâbî oldukları cihetden hâkiyle yek halûk ve halîm ve selîm âdemleri var …
EÇS VIII 232a–232b … ehl-i zevk olup seyr [u] seyrâna mâ’illerdir. Her gün birer mesîregâhlarda zevk u şevk ederler.
EÇS VIII 239a … rların (...) larındaki çemenzâr yerlerde oturup cavk cavk olup cümle ahbâb zevk u şevk ederler, zîrâ şehrin bir teferrücgâh yeri budur kim bir müferrih ve hevâdâr ve …
EÇS VIII 242a … ezmşâhî olup bu tertîb üzre kırk gün kırk gece taraf taraf ve köşe be-köşe zevk [u] şevkler olur.
EÇS VIII 259a … bin gûne ahvâlât-ı nizâm [u] intizâmları var ammâ aşk olsun cümle halkının zevk u şevklerine ve birbirlerinin kesret-i mahabbetlerine aşk olsun. Ve Hak Te‘âlâ cümlesinden r …
EÇS VIII 264b … arak izakilse limanına cümle girüp lenger-endâht olup yatup ayş [u] nûş ve zevk u şevke başlayup erganon ve torompete ve luturyan boruları çalarak yatdıkların hakîr ka …
EÇS VIII 270a Netîce-i kelâm kal‘ada ve keştîlerde üç gün üç gece zevk u şevk u şâdımânlar etdiler, zîrâ feth etdikleri gemilerin her biri kal‘a-misâl idi. M …
EÇS VIII 271a … âr bulup cümle şehrin erbâb-ı ma‘ârifân yârânları anda cem‘ olup cavk cavk zevk [u] şevkler edüp rûy-ı deryâda cezîre-i Çukaları ve Manya vilâyetini ve Zarnata kal‘ası ve …
EÇS VIII 282b … argâh ve bârgâhlarıyla gelüp bu mâ-i müshilden nûş edüp ayş [u] ışret edüp zevk u şevk ederler. Ba‘dehu bundan cânib-i şimâle 6 sâ‘at gidüp,
EÇS VIII 282b … -ı Hudâları temâşâ edüp kâmil üç ayda devr edüp niçe yüz aded çiftliklerde zevk u şevkler edüp bu Gördüs mahallinde seyâhat-i Mora'nın itmâmı oldu. Hâzâ min fazlı Rabbî.
EÇS VIII 371b … ve bir kılıç ihsân edüp hüddâmlara dahi onar altun ihsân etd[i]. Biz yine zevk [u] şevkimize mukayyed olup anlar dahi asker cem‘ine cidd [ü] ihtimâm etdiler. (---) (---) (- …
EÇS VIII 382a … hevâyî olmağın halkı mîzân-ı vezn ile i‘tidâl-i hisâbî geçinüp zühre-misâl zevk u şevk ve ayş [u] ışrete dahi mâ’illerdir ve ekseriyyâ hevâyîlerdir.
EÇS IX Y27a … sâyelenüp ayş [u] işret edüp Hüseyin Bınarı'nda Hüseyin Baykara zevki gibi zevk [u] şevk edüp gûnâ-gûn fasıllar ederler. Böyle bir vâcibü's-seyr dıraht-ı azîm ve bir me …
EÇS IX Y315b … ında reftâr ederek delîlin ne okursa sen dahi anı tilâvet ederek şavt şavt zevk [u] şevk ile tavâf ve Safâ ve Merve edüp safâ ile haccın tamâm olur.
EÇS IX Y327b … î-i Mekke bu Mîne bâzârına gelüp sûr-ı hıtân ederler. Bunlar dahi bir gûne zevk u şevk , sürûr [u] safâ ederler kim bu safâ Merve ve Safâ'da olmaz. Zîrâ bunların gûnâ- …
EÇS X Y192b … senevî bin kîse hedâyâ gelir, ammâ şart vardır, ol âdeme gelir kim unvân u şân [u] şevket sâhibi ve nân u tîğ sâhibi ve sâdıku'l-kavil vakâr sâhibi olanlara ri‘âyet edüp …
EÇS X Y244a … erhâneler çalınup niçe bin kanâdîller ile ol fezâ zeyn olup herkes çok çok zevk [u] şevk ederler. Ve her cânibde bülend-âvâz ile kasâyidler ve mevâller okunurken yine b …
EÇS X Y420a … ş-i hâr içinde ol kadar semâ‘ ve lu‘bedebâzlıklar ve kârsâzlıklar eyleyüp zakan [u] şevâribinden ve kaş u kirpiğinden bir şey kalmayup tâ vasat-ı nârda oturup vasla vasla akîk- …
EÇS X Y421b "Tîz öbür pehlivânı çağırın, zevk [u] şevka müte‘allık ba‘zı ibret-nümâ şakalar etsin" dedi. Pehlivân meydân-ı hengâmeye ge …