İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

u gur*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
29
isabet
29 cümle/beyitte
10,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
14
farklı biçim
54 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2911,8

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–29 / 29

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“u gur*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 157a … kabri Hıms'dadır. Bu esnâfın ordu-yı İslâmda kârları şehîd [u] şühedâ ve garîb [u] gurebâları gasl edüp defn ederler.
EÇS I 199a … ların niçe bin kitâb-ı gûnâ-gûn ile zeyn edüp ayak sahhâfları "Mültekâ ve Dürer [u] Gurer'im eydir ammâ Keşşâf'ımı keşf edüp Tarîkat-ı Muhammedî'den ayrılman, ey kitâbdır" …
EÇS II 286a … nüne Hindistân gemileri gelir nehr-i deryâdır. Ammâ deverân [u] cereyânı, tulû‘ [u] gurûbu cümle dörd yüz fersah yerdir ve dörd yüz büleyde ve kasabâtlara uğrar, ammâ Erz …
EÇS III 9a … revzâde Mustafâ Efendi Bursa'da Zeyneddîn Hâfî cebbânesinde te’lîf olunan Dürer [u] Gurer mü’ellifi Molla Husrev'in sıbt-ı reşîdindendir. Diyâr-ı Rûm'da şehr-i mu‘azzam …
EÇS III 76a–76b … ammâ ahâlîsi gâyet garîb-dost olduklarından her gice hânlarla sâkin olan garîb [u] gurebâları hânelerine da‘vet edüp ikrâm edüp üç dörd gün hizmetinde olup du‘â-yı hayr alır …
EÇS III 81a … -i nâsda Divriği hurânı meşhûrdur, ammâ efsâne-i kelâm-ı gaddârdır. Cümle garîb u gurebâları her şeb misâfirsiz olmak ihtimâlleri yokdur. A‘yânı çokdur. Halkı Ervâmdır re‘â …
EÇS III 116a … binde deryâya mahlut olur, nehr-i Tunaç ya‘nî Tuna'nın karındaşıdır, ammâ tulû‘ [u] gurûbu on yedi konakdır ve şarkdan garba cereyân eder. Ammâ nehr-i Tuna garbdan şarka …
EÇS III 116b … er biri mahalliyle râst geldikleri kal‘aları ve şehirleriyle ve her nehir tulû‘ [u] gurûbu ve lezzetiyle tahrîr olunur.
EÇS III 145a … e kilârcılar ve akkâm ve sayis meş‘alcilere ve bin altun şehr-i Sofya'nın garîb u gurebâsına verüp hakîre mahsûs üç yüz altun ve bir semmûr kendünün âbdest kürkün ihsân eyl …
EÇS III 163b Bâlâda üç aded enhâr-ı azîmlerinden Arda ve Meriç ve Tunca nehirlerinin tulû‘ [u] gurûbları mufassal tahrîr olunmuşdur. Ammâ bu şehr-i Edirne içre cemî‘i çeşmesârlara ve s …
EÇS IV 204b … en tulû‘ etmeğile bu hakîr-i pür-taksîr alâ kadri'l-imkân Şattu'l-Arab'ın tulû‘ [u] gurûbun ve ana medhûl ve hâric olan enhârları bir bir ayân edelim, bi-avni Hudâ.
EÇS IV 205a … e Diyârbekir dağlarında başı dörd yerden tulû‘ edüp cânib-i cenûba akarak tulû‘ u gurûbu mâbeyni kâmil (---) (---) menzil yerdir kim Basra'dan aşağıda bahr-i Muhît'e mu …
EÇS IV 207a … Basra ve Kurna ve seyâhatlerini tahrîr etdiğimiz mahalde cümle enhârları tulû‘ [u] gurûbuyla ve lezzet [ü] nef‘iyle ale't-tafsîl tahrîr olunur. Ammâ Şattu'l-Arab'ın ibtidâ …
EÇS IV 226a … z altmış aded kaynak-ı âb-ı hoş-nâb-ı berrâk add olunur. Ammâ her birinin tulû‘ [u] gurûbuyla beyân eylesek bir mücelled kitâb olur. Ancak kaynak ta‘bîr olunan uyûnlar cümle …
EÇS IV 237b–238a … hammül edemez. Yine böyle iken sun‘-ı Hudâ bu bahrin etrâfında sâkin olan garîb u gurebâlar cümle bu bahrde esbâbların gasl etdikde asla sabun sürmeden ol kadar pâk u beyâ …
EÇS IV 319b … olacak zemîndir. Ammâ pek harâb olup kal‘a demeğe müsta‘idd değil bir kân-ı bûm [u] gurâb âşiyânı olmuş bir sûr-ı harâbdır. Derhâl asker-i deryâ-misâle kol kol fermânlar …
EÇS IV 327a … eler urup ilâ hâze'l-ân eyle şehr-i âbâdân eski mısır gibi harâb (---) olup bûm u gurâb u masasaya âşiyân olmadadır.
EÇS IV 345a … âda Bağdâd'dan berü cereyân edüp tahrîr olunan suların adedin ve mahrec-i tulû‘ [u] gurûbların Bağdâd'dan Basra'ya Şatt üzre gemilerle giden kimesneler a‘lâ bilirler ve's-sel …
EÇS IV 362b Kavm-i Âfitâb-perest: Elbette şems-i âteş-tâb merkezinden tulû‘ u gurûb etdikde birer kerre perestiş ederler. Ve,
EÇS IV 368b … Dergezîn ve Şehribân diyârlarından Bağdâd'a gelirken bu nehr-i Diyâle'nin tulû‘ [u] gurûbuyla evsâfı tahrîr olunmuşdur ammâ şimdi bu mahalde sâhil-i nehirde haymelerimizle m …
EÇS IV 399a … Şatt'ın garbında cezîre-i Dicle vü Furât'da vâki‘ olmuş bir harâb mesken-i bûm [u] gurâb olmuş bir şehr-i harâbdır kim Şatt kenârınca kâmil bir günde devr olunur harâbi …
EÇS IV 401b–402a … l'dan bu kal‘a-i Çiğ Ahmed üzre gelüp meks etdikde gördü kim bu kal‘a kân-ı bûm [u] gurâb ve harâb u yebâb olmuş. "Kal‘a-i Bağdâd'ın bu kal‘a, esbâb-ı fethine bâ‘isdir." …
EÇS V 147a … etrâf-ı şehr-i Dirniş'i şemşîr-i nîş ile harâb ve hânelerin yebâb mesken-i bûm u gurâb ederek bu şehr-i Dirniş'e bir iş oldu kim kaht [u] galâdan işleri teşvîş oldu. …
EÇS VI 86b … evân: Cemî‘i ahâlî-i Budin'in nûş etdikleri nehr-i Tuna-yı âb-ı hayâtdır. Tulû‘ [u] gurûbu cild-i (---) de mastûr olup Özü eyâletinde nehr-i Tuna kenârında Rusçuk kal‘ası …
EÇS VI 166b Ammâ garîb u gurebâlar ve cümle kavm-i tüccârlar bu nehr-i Neretva'dan nûş etmeyüp karşu Tabahâne tara …
EÇS VII 24a … nkır fâ’idesi olmayup yine yere berâber münhedim edüp cümle hükkâmlarımız dimâğ u gurûr hâsıl etdiler ve hodbînlik ve hodre’ylik ve hodfürûşluk ve hodpesendlik etdiler …
EÇS VII 121a … unu dahi Leh kralı beğzâdesi Maskov leşkeriyle harâb etmişdir kim içlerinde bûm u gurâb ve yılan ve çıyan âşiyâne ve mesken edinmişlerdir. Ammâ vakt-i şitâda bu harâbi …
EÇS VII 137b … lar bir fersah yere varınca cümle durur. İçlerinde âdem ve âdemîzâd olmayup bûm u gurâblara âşiyân ve mûr-ı mâr çıyanlara mekân olmuş bir şehr-i harâbistândır.
EÇS VII 138a … ühendis elinden çıkmış gibi binâ-yı metîn olduklarından hâlâ dururlar, ammâ bûm u gurâb ve masasa ve yarasa kuşlarına lâne olmuş bir şehr-i azîm-i harâb-âbâddır. Bu si …