… tdükden sonra zuhûr-ı tantana-i Kostantîn otuz seneye müntehî olup ba‘dehu taht
[u] raht
[u] bahtı vücûd-ı bî-bahtından tehî olup (---) mahalde gûristânına gömdüler.
Kostantîn İşpanya'da Rim Papa iken yüz sene mu‘ammer kıral olup İslâmbol'a istîlâ etdükden sonra zuhûr-ı tantana-i Kostantîn otuz seneye müntehî olup ba‘dehu taht [u] raht [u] bahtı vücûd-ı bî-bahtından tehî olup (---) mahalde gûristânına gömdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19a ·
metinde göster ·
… muhteşem ankâ bâzargânları ve ulemâları vardır. Bir fırkası zümre-i avândır, at
u raht
u taht u hânedân sahibleridir kim ehl-i hizmetlerdir. Bir fırkası tüccâr-ı berr …
Niçe bin semmûr kürklü muhteşem ankâ bâzargânları ve ulemâları vardır. Bir fırkası zümre-i avândır, at u raht u taht u hânedân sahibleridir kim ehl-i hizmetlerdir. Bir fırkası tüccâr-ı berr [u] bihâr, ankâ-sâhib-i kâr kimesnelerdir. Bir fırkası çârsû-yı bâzârda ehl-i sanâyi‘dir, alâ kadri'l-istitâ‘a gûnâ-gûn libâs-ı fâhire giyerler. Lisânları Anadolu hâki olmağla lehçe-i mahsûsaları Etrâk lehcesine karîb elfâzları vardır. Meselâ "Ahmed Çelebi" yerine "Ehmet Çebü" "Mehemmed Çelebi" yerine "Memet Çebü", "İsmâ‘îl" yerine "İsmîl Çebü", "Ca‘fer" yerine "Câfâr Çebü" derler. Niçe nâ-ma‘lûm elfâzları vardır, ammâ nebtîz (?) şehr oğlanları vardır kim ümmü'l-kelâm, rind-i cihân, ârif, nüktedân çelebîleri vardır. Ve cümle halkı garîb-dost, ehl-i zevk ve ehl-i teferrüc, hoş-sohbet âdemlerdir. Ekseriyyâ kâr [u] kesbleri harîr peydâ etmekdir ve katîfe ve sereng ve Bursa çatma yasdıkları dokumakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 231a ·
metinde göster ·
… büvvetinde Edirne sâhibi İdrivne Kral Zekeriyyâ Nebî'ye imân getirüp terk-i tâc
u raht
u baht edüp bu Çirmen ensesinde bir deyr-i mu‘azzam binâ edüp savâbın Zekeriyyâ …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim Hazret-i Zekeriyyâ nübüvvetinde Edirne sâhibi İdrivne Kral Zekeriyyâ Nebî'ye imân getirüp terk-i tâc u raht u baht edüp bu Çirmen ensesinde bir deyr-i mu‘azzam binâ edüp savâbın Zekeriyyâ Nebî'ye hîbe edüp ol deyr-i kamâmede sâkin idi. Bu İdrivne Kralın bir kızı mu‘ammere olup ismine Çirmene derlerdi. Lisân-ı Latin'de çirmen ve sirmene dünyâyı terk etmişe derler. Bu Sirmene krâle babası İdrivne Kral içün bu mahalde bir kal‘a binâ edüp ismine Çirmene kodular. Andan galat-ı meşhûr evlâ olup sene 767 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr vüzerâlarından Timurtaş Paşa Rûm keferesi elinden feth edüp cümle guzât bu kal‘aya Çirmen dediler. Zirâ niçe bin aded cüyûş-ı muvahhidîn çirmenüp geçdikleri içün Çirmen dediler. Hâlâ Rûmeli eyâletinde sancak beği tahtıdır. Beğinin hâssı (---)(---) akçedir. Ve livâsında cümle (---) adet ze‘âmetdir. Ve cümle (---) aded timardır. Hîn-ı gazâda beğinin livâsı altında kânûn üzre cebelüleri ile (---) asker-i pür-silâh olur. Lâkin ba‘zı zamân bu sancak Özi eyâleti muhâfazasına me’mûr olurlar. Zirâ ol taraflara karîb sancakdır. Kal‘ası nehr-i Meriç'in karşı cânibinde bir bayır başında şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir Şeddâdî seng binâ-yı ferhâdîdir. Ammâ iç il olmağıla cebehânesi ve dizdârı ve neferâtları yokdur. Ve câ-be-câ sûrunun niçe yerleri rahnedâr olmuştur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 148a ·
metinde göster ·
Acem şâhlarında Dârâ Şâh gibi bir pâdişâh yok idi. Ne tâc u taht
u raht
u bahtı kalmayup Arapça nassı üzre ne vücûd-ı Dârâ ve ne şehr-i Nasîbîn-i sen …
Acem şâhlarında Dârâ Şâh gibi bir pâdişâh yok idi. Ne tâc u taht u raht u bahtı kalmayup Arapça nassı üzre ne vücûd-ı Dârâ ve ne şehr-i Nasîbîn-i seng-i hârâ kalup hâlâ cemî‘i imâristân-ı Nasîbîn rimâl-i türâb olup yatır. Müverrihân-ı sâhib-i hey’et üzre bu şehr-i Nasîbîn'e beyne'l-Irâkeyn derler. Zîrâ Bağdâd'a ve Haleb'e ve Diyârbekir'e ve Erdebil'in cümle mâbeynlerine 391b vâki‘ olmağile Nasîbîn-i Irâkeyn derler. Ve cümle müverrihler buna Nasîbîn dedikleri Hazret-i Yûnus aleyhi's-selâmın nutk-ı dürer-bârları te’sîriyle Nasîbîn derler. Zîrâ Hazret-i Yûnus'a kavm-i Nasîbîn îmân getirdiklerinden Yûnus Nebî du‘â edüp "Yâ kavm-i hâmiyet, sizin her mahsûlünüz Nasîbîn ola!" deyü du‘â edüp bir kerre ekdikleri mahsûl iki kerre hubûb verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 391a–391b ·
metinde göster ·
u baht-ı Âl-i Osmânî'yi verirse ahdim olsun kim ibtidâ gazâm Tuna Belgradı ve Y …
"Eğer Allâh 111b bana tâc ü taht u raht u baht-ı Âl-i Osmânî'yi verirse ahdim olsun kim ibtidâ gazâm Tuna Belgradı ve Yayiçse kal‘ası ve Malta Rodos'u üzre sefer edeyim" deyü ahd-i emân edüp, hikmet-i Hudâ kendüye taht-ı Âl-i Osmân nasîb oldukda ibtidâ sefer-i Sultân Süleymân-ı âlîşân bâ-asâkir-i nusret-nişân ile sene 927 târîhinin mâh-ı Cemâziy-i âhirde deryâ-misâl asker ile bilâd-ı Ungurus-ı menhûs olan Belgrad'ın cânib-i erba‘asında olan kılâ‘ları feth [ü] teshîre sa‘y [ü] ihtimâm edüp ibtidâ feth-i kal‘a-i Böğürdelen fî gurre-i şa‘bân sene 927.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 111a–111b ·
metinde göster ·
… Belgrad'a na‘ş-ı Süleymân Hân vardıkda oğlu Selîm Hân ol gece taht-nişîn ve tâc
u raht
u baht olup cümle a‘yân-ı erbâb-ı dîvân âlem-i hayretde "Hay gidi âkıl vezîr" d …
Ammâ cümle guzât cidden ve kat‘an pâdişâhın hayâtına ve memâtına muttali‘ul-hâl değiller idi. Tâ ki Belgrad'a na‘ş-ı Süleymân Hân vardıkda oğlu Selîm Hân ol gece taht-nişîn ve tâc u raht u baht olup cümle a‘yân-ı erbâb-ı dîvân âlem-i hayretde "Hay gidi âkıl vezîr" diyerek cümle Selîm-i Sânî'den bey‘at edüp pederinin na‘şesin İslâmbol'da câmi‘i mihrâbı önünde kubbe-i pür-envâr içinde defn etdiler, rahmetullâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 160b ·
metinde göster ·
"Îsâ ve Meryem Ana şâhid olsun sana varup menkûhan olurum ve tâc u taht
u raht
u baht sâhibi müstakil kral olursun, ammâ Erdel'de olan karındaşım gelinceye de …
"Îsâ ve Meryem Ana şâhid olsun sana varup menkûhan olurum ve tâc u taht u raht u baht sâhibi müstakil kral olursun, ammâ Erdel'de olan karındaşım gelinceye dek kal‘ayı top ile döğmeyüp ve lağımlar etmeyüp kal‘adan alarka durasın" deyü her bir krala pesü perdeden tesellî-i hâtır nâmelerin gönderdikde bu nâmelere krallar i‘timâd edüp kimi temâruz hastalığına yüz dutup kal‘a döğmez, kimisi "Bir vâkı‘a gördüm, kal‘a döğdüğüme İsvet Nikola kâil olmaz", kimisi "Cebehânem azdır" deyü her biri birer gûne özr [ü] bahâne ile kal‘a-i Budin'i döğmeden ferâğat edüp kimi Peşte cânibinde kimi Eski Budin'de ve kimi Gerz İlyâs depesinde ve kimi Muhanad bayırında ve bir kral irşek çayırında karâr-dâde olup kalırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75a ·
metinde göster ·
u bahtdan ferâğat edüp seyyâh-ı âlem oldum" deyü der-i devlete i‘lâm edüp Hân b …
"Ben 145b tâc u taht u raht u bahtdan ferâğat edüp seyyâh-ı âlem oldum" deyü der-i devlete i‘lâm edüp Hân bunda asker cem‘ etmeğe birkaç gün kalup hakîr bu Taman cezîresini seyr ü temâşâ etmeğe azîmet etdik. Evvelâ Taman'dan kalkup cânib-i şarka 5 sâ‘atde cezîre içre gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a–145b ·
metinde göster ·
u baht u ehlinden ayrıldığına mâtem ederken bir oğlu da gidüp Hân ağlayarak kal …
Ne çâre, Hân dahi tâc [u] taht u raht u baht u ehlinden ayrıldığına mâtem ederken bir oğlu da gidüp Hân ağlayarak kaldı, ammâ Çerâkese kavmi şehzâde-i âzâdeyi aldıklarından dünyâ kadar hazz edüp bir yaylım kurşum-ı tüfeng atup şâdımânlar edüp türkîlerinden
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154b ·
metinde göster ·
… ıdır yâhûd vezîr-i a‘zam ağası mıdır, ana ihsân edüp ve on kîse mikdârı dahi at
u raht
ve tavâşîler ve sâ’ir hedâ[yâ]lar verirler. Ve paşa kethudâsı ve Mısır'ın sâ’ir …
Ve ehl-i menâsıbların cümlesinden paşanın küşûfiyye mâlı tahsîl olunup çavuşlar kethudâsından on kîse ve müteferrikabaşıdan on ve tercümânbaşıdan beş ve rûznâmeciden beş, yeniçeri ağasından altı ve azebler ağasından beş ve beş bölük ağalarından dörder kîse ve subaşı ve muhtesib ağasından beşer kîse, ve'l-hâsıl ol mukarrer gelüp cümle menâsıblar tecdîd olup yedi yüz yetmiş hil‘at-ı fâhire geyenlerden cümle üç yüz altmış kîse hâsıl olup yigirmi otuz kîsenin mukarrer getüren ser bevvâbân mıdır yâhûd vezîr-i a‘zam ağası mıdır, ana ihsân edüp ve on kîse mikdârı dahi at u raht ve tavâşîler ve sâ’ir hedâ[yâ]lar verirler. Ve paşa kethudâsı ve Mısır'ın sâ’ir erbâb-ı menâsıbları dahi ziyâfetler edüp hedâyâlar verüp Âsitâne'ye yollarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y193b ·
metinde göster ·