İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ucunda*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
150
isabet
142 cümle/beyitte
55,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
4
farklı biçim
65 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi15061,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 150

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ucunda*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 121b … yüzünde bir kubbe-i serâmed içinde medfûndur ve gazâ etdüği tîr [u] kemânı başı ucunda maslûbdur.
EÇS I 154a … aftanlar ile ve başlarında Teke ve Hamîd külâhları ve omuzlarında uzun sırıklar ucunda çapa demir kazmalar ve arkalarında müdevver ağaç tekneler ve ellerinde kazmalar …
EÇS I 162a … ma‘ olmuş esbâbları ve başlarında kenevirden destârlar ve demir çengâl harbeler ucunda Kâğızhâne dağlarının süpürge fundasıyla ba‘zı gemileri kalafat karinası edüp fu …
EÇS I 174b Karitya oldur kim bir gemi sereni yalı hânesinden taşra uzayup ucunda çâr-kûşe sırıklarda ağlar gerilüp deryâdan bu fünûn ile balık sayd ederler, hay …
EÇS I 200a … skât(?) içün yeşil balmûmundan tûtîler ve beyâz mûmdan kumrular edüp çubucuklar ucunda "Alıcığım balıcığım" diyerek güzer ederler}.
EÇS I 205a … ler ile mermer kirecinden cüllâb olmuş beyâz badana ile ellerinde uzun sırıklar ucunda domuz fırçalarıyla "Kararmış evleri ve dîvârları ağardarak seksen ahçanı alup a …
EÇS I 217a … gecesi oldu. Bi-emri Hudâ, ol ma‘sûmun tulum gibi derisi tâ depesinden ve burnu ucundan ve sadrından ve göbeğinden tâ zekeri ucundan ve hayâsı aşağısından tâ mak‘adını …
EÇS I 217a … gibi derisi tâ depesinden ve burnu ucundan ve sadrından ve göbeğinden tâ zekeri ucundan ve hayâsı aşağısından tâ mak‘adının bed-râyihalı yerinden gerü arkasından ve ik …
EÇS II 257b–258a … ğaç içine koyup bir azîm dıraht-ı müntehânın çatal dalına mıhlayup korlar. Başı ucundan sandûka bir delik delüp zu‘m-ı fâsîdlerince ol delikden cennete nazar ide. Niçe …
EÇS II 283a Ve şehrin cânib-i garbîsinde tâ şehr ucunda Câmi‘-i Çöreğibüyük: Kâr-ı kadîm kiremitli bir câmi‘-i atîkdir.
EÇS II 289a … âtiha tilâvet edüp piyâdece adımlayup kaddi kâmil seksen adım geldi. Başı ayağı ucunda birer serâmed amûd-ı zenbûrîler dikilmiş, ammâ bunun ziyâret [u] temâşâsına meş …
EÇS II 289b … ‘a-i Revân'da yedi ay mahsûr olan Şehîd Murtazâ Paşa; Ebû İshâk Sultân'ın ayağı ucunda medfûndur.
EÇS II 297a–297b … benî Âdem deryâ-misâl temâşâya çıkup hakîr dahi onları temâşâ ederek şehrin bir ucundan Hân sarâyına kâmil iki sâ‘atde varup Hân-ı âlî-şân Kelp Alî Hân karşu çıkup dîv …
EÇS II 302a–302b … . Kazbikî mangıra derler. Cümle râyic olan bu sikkelerdir. Ve cemî‘î endâzeleri ucunda ve cemî‘î kilelerinde ve sâ’ir duhte olunan akmişe-i fâhirelerinde "Lâ ilâhe il …
EÇS II 316a … hatinde tahrîr olunmuşdur. Ve bir sedd-i metîn dahi mezkûr rasîfin Bahr-i Haraz ucunda bu Demirkapu'yu binâ etmişdir kim hâlâ Demirkapu dağının dâmeninde deryâ içine …
EÇS II 323b … akânî derler, benim makâmım bu mahaldedir ve alâmet [ü] nişânım istersen ayağım ucunda bir çâh-ı amîk vardır, anı kazup tâ ki acâ’ib göresin" deyü haber verdiği vâkı‘ …
EÇS II 359b–360a … lerinde terâzûyu mîzân-vâr berâber tutup gitmekdir ammâ bu Civelek Alî terâzûyu ucundan sağ eline alup bir ucun aşağı sarkıdup bir hâl üzre berk-i hâtif gibi ubûr etdi …
EÇS II 359b–360a … ûr şey değildir" dediler. Menzil başına bu üslûb üzre varup andan terâzûyü yine ucundan sol eline alup yine bir ucun aşağı sarkıdır. Bu kerre avdet ederken gerü gerü g …
EÇS III 30b … ‘şa‘asından benî Âdem'in gözleri hırelenüp her kantar mızrak ve cıda ve sinânın ucunda ve yalmân-ı nîzede olan nakş-ı bukelamun bayrak ve filandıra ve sancaklar rûy-ı …
EÇS III 42a–42b … end-i muhabbetinden bir küçük karpuz kadar var bir kırmızı müdevver top çıkarup ucunda bir kınnap ipi bağlı. Andan meydân-ı muhabbete bir iri at kazığı kakup ol topun …
EÇS III 42a–42b … bir kınnap ipi bağlı. Andan meydân-ı muhabbete bir iri at kazığı kakup ol topun ucundaki ipi kazığa kayd eyledi ve ol topu eline alup kazığa bağlı olan ipden çeke çeke …
EÇS III 46a … fenlerin almağa emîn âdemleri kayıklar ile varup meyyitlerin kefenlerin başları ucundan çözüp kefenlerin alınca avret yerleri kapkara kül olup vücûdları necis kokarmış …
EÇS III 50a … edüp ol gün Murtezâ Paşa efendimiz Şâm'dan kalkup cânib-i şimâle Şâm'ın bâğları ucunda ,
EÇS III 62a … -ı Rûm-ı Cem-şân imiş. Anın zamânında bu Mar‘aş eyle ma‘mûr imiş kim şehrin bir ucundan bir tarafına horos damdan dama sıçrayup bir dâma giriftâr olmazmış. Hâlâ yine b …
EÇS III 121b … r. Bu dollâbın büyük gemi tarafında gemi içre azîm çarhlar vardır. Büyük çarhın ucunda bir azîm değirmân taşı vardır kim üç çift câmûs ancak bârkeş olur. Bu değirmânl …
EÇS III 122b–123a … altun-misâl Horâsân diyârının kârı çerâğdânlar ile ârâste ve ser-i sa‘âdetleri ucunda tuğ u alem ve direfş [ü] kalem ve nefîr ü tabl [u] kudûm u ziller ile pîrâste o …
EÇS III 126b–127a … ân Paşa "sem‘an ve tâ‘aten" deyüp şehr-i Babadağı'nın cânib-i şarkîsinde bâğlar ucunda bir mürtefî‘ püşte-i âlî üzre bir kal‘a-i zîbâya esâs bırağup bu kulle-i azîm i …
EÇS III 128b … yasofya ve Yenicâmi‘ ve Süleymâniyye'de eyle mushaflar yokdur. Ve başı ve ayağı ucunda âdem kaddi müzehheb ve mutallâ şem‘dânlar vardır. Dahi etrâfında kat-ender-kat …
EÇS III 132a … zeyyendir. Hattâ azîz-i merhûm çobanlık etmeğile kaval-ı Mûsâ çalarmış, başları ucunda durur, ulu sultândır. Kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-aziz.
EÇS III 173b … râbı önünde sâ’ir vüzerâ karındaşlarım cenbinde defn edüp kırk bin altuna başım ucunda bir çeşme-i cân-perver edin. Ve kırk bin altun ağalarıma ve kırk bin altun Mekk …
EÇS IV 233a … ve yâ Vâhid ve yâ Mâcid ve yâ Ferd ve yâ Samed!" deyüp devr ederek paşanın başı ucundaki dîvârdan köşke nüzûl edüp yine zânû-be-zânû meks etdükde paşadan vâfir özürler …
EÇS IV 239b … aşa ahâlî-i Ahlad ile meşveret edüp şehr-i Ahlad'ın harâbîsi tarafının cenûbîsi ucunda leb-i deryâda bir düz zemînde bir kal‘aya mübâşeret ederler.
EÇS IV 259a … ı Van haymeler ile zeyn olup âbâdân oldu. Ordu-yı İslâm eyle vâsi‘ oldu kim bir ucundan bir ucuna iki sâ‘atde varılırdı. Hemân üç bin ehl-i sûk haymesi ve aşbâzları va …
EÇS IV 356b … ir. Ammâ bu şehr-i Kûfe Hazret-i Nûh Tûfânı'ndan mukaddem eyle imâr idi kim bir ucundan bir ucuna üç menzil yol idi. Tûfân-ı Nûh'da harâb olup yine ba‘de't-Tûfân Nûh N …
EÇS IV 396a … ir murg-ı zeyrekdir. Kanatları kırlangıç cenâhları gibi sivridir ammâ kanatları ucunda birer karış kadar bükülmüş teller ucunda birer çengel-misâl tırnakları vardır v …
EÇS IV 396a … cenâhları gibi sivridir ammâ kanatları ucunda birer karış kadar bükülmüş teller ucunda birer çengel-misâl tırnakları vardır ve ayaklarında dahi çengelli tırnakları va …
EÇS V 12b … eydir: "Kardaş, Hızır elinden âb-ı hayât yeyüp içmez misin?" dedikde hân hançer ucundan ma‘cûnı alup ağzına atup ale'l-akîb {hân} kendüyi havuza atdı.
EÇS V 13b … n fâ’ide yokdur. Meğer Kâzım da hâzır olmuş ve ol dahi esvâbıyla yatırmış. Başı ucundan kılıcın alup beline çalup ve tüfeğin eline alup atının pâybendlerin çözünce bir …
EÇS V 56a–56b … umsal on iki sâ‘at uzun dil gibi tâ şarkdan garba gelince bu ince burunun garbî ucunda bir kal‘acık olduğundan Kılburun derler ve eyle dil gibi bir Kılburun'dur kim h …
EÇS V 59b "Ol gelen imdâdlara fişengler ucunda mektûblar atup haberdâr edelim kim biz beride ceng ederken üç bin yiğit ve Nige …
EÇS V 78b … âyiha-i tayyibe ile kabr-i münevverinin kubbesi pür-nûr olup hâlâ başı ve ayağı ucunda âdem kaddi altun ile mutallâ şam‘dânları ve gûnâ-gûn musanna‘ ve mücevher kanâd …
EÇS V 112a … ş kim nehr-i Tuna ile nehr-i Sava bir yere cem‘ olduğu mahalde bir kayalı burun ucunda vâki‘dir. Nehr-i Sava cânib-i cenûbunda tâ Bosna ve {Hırvadistân ve Islovin} se …
EÇS V 113b … hr-i Sava'dan nehr-i Tuna'ya varınca bir handak-ı amîk kesüp bu şehir bir burun ucunda kalup emn [u] amân olmuş. Ba‘dehû Süleymân Hân'ın du‘âsı berekâtıyla bu şehir a …
EÇS V 136b Hemân hakîr paşanın yanında bulunup zincirin ucundan nice çekdim ise zincir ile bu kâfir yere zîr u zeber oldu ve cân havliyle bu me …
EÇS V 143a … m bir fedâ’î Uskok kâfiri pür-silâh ve âteş-pâredir. Hemân paşa-yı bahâdır başı ucundan koca Hoş-kadem kılıcın kapup obadan taşra bir kadem-i hoş-kademle pertâb edüp U …
EÇS V 177a Bu şehr-i Manastır'ın cânib-i garbında şehir ucunda ve gayrı yerlerde cümle yigirmi yedi aded teferrücgâh [u] mesîregâhlar vardır, …
EÇS VI 17b–18a … nra kim pâdişâh olup sebeb-i mevtleri ne olacağın her pâdişâhın tahtı üzre başı ucunda birkaç satır hatt-ı küffâr ve birer 18a satır hatt-ı Müslim tahrîr eylemiş.
EÇS VI 21a "Âyâ bu da ne ola?" derken hemân başım ucundaki bir alçacık kayadan bir kâfir kendüyi cân havliyle üstüme atup hakîr larkıdak n …
EÇS VI 21b Anı gördüm başım ucunda kaya üstünden bir yayan yiğit soluyarak eydir:
EÇS VI 73a … amân olurdu, ammâ hakîrin akl-ı kâsırıyla kal‘a bu cezîrenin Budin tarafındaki ucunda olsa nehr-i Tuna'nın iki tarafından dahi hayduk kayıkları geçmezlerdi ve's-selâ …