… aded pençe-i âfitâbe kızlar ve yedi Macar keferesi ve on tüfeng ve on yedi aded
ufak
gümüş tepsi ve bir gümüş haç ve iki gümüş Macar tarzı üzengi ve bir gümüş kadeh …
Hamd-i Hudâ, bu hakîr-i pür-taksîre dahi bu cengde elime yedi gulâm ve üç aded pençe-i âfitâbe kızlar ve yedi Macar keferesi ve on tüfeng ve on yedi aded ufak gümüş tepsi ve bir gümüş haç ve iki gümüş Macar tarzı üzengi ve bir gümüş kadeh ve niçe gûne kelepür makûlesi eşyâlar elime girüp selâmetle hamd-i Hudâ koşumuza geldik. Hâlâ Kırım Tatarı içinde bu sefer-i meserrete Erkek Macar seferi derler. Hattâ bir Tatar baylık satup mâlın mîrâsyedi çelebi gibi sefâhat edüp akçe sarf eylese "Kişi sen Erkek Macar seferinde bay olmuşsun gibi" deyü darb-ı mesel olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 44a ·
metinde göster ·
… nastırı var kim her birinde yüzer ikişer üçer yüz papasları vardır. Ve yüz aded
ufak
kenîseleri vardır. Ve cümle kırk aded mükellef ü mükemmel hânları var ve altı a …
Ve cümle kırk aded çanlı manastırı var kim her birinde yüzer ikişer üçer yüz papasları vardır. Ve yüz aded ufak kenîseleri vardır. Ve cümle kırk aded mükellef ü mükemmel hânları var ve altı aded sobalı hammâmları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45b ·
metinde göster ·
… nesi ve hazînesi ve gılâl anbârı ve su sarnıçları ve gâyet metîn ebrâcları üzre
ufak
şâhî topları var, gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur, zîrâ bu kal‘aya bir kerr …
Ve bu iç kal‘anın taraf-ı maşrıka nâzır iki kat demir kapusu var ve derûn-ı kal‘ada bir mahalle kırk kadar dar ve daracık merdüm-i hisâr evleri var ve bir Ebü'l-feth câmi‘i ve bir cebehânesi ve hazînesi ve gılâl anbârı ve su sarnıçları ve gâyet metîn ebrâcları üzre ufak şâhî topları var, gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur, zîrâ bu kal‘aya bir kerre çıkan 169a âdem yine aşağı enmeğe bî-tâb u bî-mecâl olduğundan yukaru kal‘a ol kadar amâr değildir, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b–169a ·
metinde göster ·
Ve bu girdâb mahallinde Tuna'nın feryâd [u] figân sâ‘ika-veş gürüldüsüne benî âdem tâkat getiremeyüp gürlemesi bir konak yerden istimâ‘ olunur. Bu mahalden aşağı gemiler giderken berk-i hâtif gibi giderler. Yukaru giden gemiler bu akabe mahallinden aşağıda cümle yüklerinin nısfların boşaldup cümle esbâbları arabalara ve ufak kayıklara tahmîl edüp Demirkapu'dan yukaruda yükleri dağlar gibi andan gemileri Demirkapu'dan yukaru her gemi kalın palamarlar ile biner bin beşer yüz âdemler boş gemileri derd-i belâ ile Allâh Allâh deyerek çeküp Demirkapu'dan yukaruda yine beş altı günde yüklerin gemilere doldurup herkes murâd [u] merâmları olan vilâyetlere giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96b ·
metinde göster ·
… inde Çul kal‘ası kurbunda ümmü'n-nehirân olan Tuna'ya mahlût olur. İçinde ba‘zı
ufak
gemiler ve kayıklar ve çırnıklar işleyüp Eflak vilâyetinden Osmânlı vilâyetleri …
Bu nehr-i âb-ı zülâl tâ Erdel diyârı yaylalarından bu Eflak vilâyetine gelince üç yüz aded enhâr-ı sağîreler karışup nehr-i Tuna'ya Nigebolı kal‘ası mukâbelesinde Çul kal‘ası kurbunda ümmü'n-nehirân olan Tuna'ya mahlût olur. İçinde ba‘zı ufak gemiler ve kayıklar ve çırnıklar işleyüp Eflak vilâyetinden Osmânlı vilâyetlerine metâ‘ götürüp getirirler. Bu nehri gemiyle ubûr etdiğimizden sonra yine cânib-i şarka nîm sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99a ·
metinde göster ·
… arşın bâlâ yalçın kayalardır kim gûyâ kûh-ı Bî-sütûn'dur. Kayalar altına ba‘zı
ufak
gemiler direkleriyle girüp yatırlar. Tâ bu mertebe şâhîn ve zağanos ve miskî ka …
Sitâyiş-i aşağı orta kal‘a: Buna iç kal‘a derler. Bu dahi bir kat tolma kârgîr dîvârlı kal‘adır kim kâmil bin adım cirimli dîvârdır. Ve cümle şimâle nâzır bir kapusu var, ammâ iki kat dolamaç demir kapulardır. Ve cümle altı kullesi vardır. Bu bir kat kal‘a içinde on mikdârı kiremit örtülü neferât evleri var, ammâ bunda dahi kimesne sâkin değillerdir. Bu dahi gâyet kal‘a-i bâlâ olmak ile enüp çıkmak müşkil olduğundan derûn-ı hisârda bir âdem olmaz, ammâ bunda dahi nigâhbânlar vardır. Ammâ bu ikinci kat kal‘anın deryâ tarafında aslâ kal‘a dîvârı yokdur, zîrâ ol tarafı deryâya enince kâmil üç yüz arşın bâlâ yalçın kayalardır kim gûyâ kûh-ı Bî-sütûn'dur. Kayalar altına ba‘zı ufak gemiler direkleriyle girüp yatırlar. Tâ bu mertebe şâhîn ve zağanos ve miskî kartal kuşu âşiyânlı kayalardır kim kuş tırnakları ilinmez mavî yalçın mehîb kayalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135b ·
metinde göster ·
… olan kirmânlardır kim tahrîr olundu, ammâ yine bu kal‘aların mâbeynlerinde dahi
ufak
kirmenler çok gezüp ubûr etmişdik. Tatvîl-i kelâm ve kesret-i kitâbet olur deyü …
Bu nehr-i Ten'in iki tarafında irili ve ufaklı yüz yedi aded kirmânları iki ayda seyr ü temâşâ edüp niçe âlâm-ı şedâyidler çeküp gelirdik, ammâ bu tahrîr olunan (---) aded kılâ‘-ı mu‘azzamalar Azak tarafı hâkinde olan kirmânlardır kim tahrîr olundu, ammâ yine bu kal‘aların mâbeynlerinde dahi ufak kirmenler çok gezüp ubûr etmişdik. Tatvîl-i kelâm ve kesret-i kitâbet olur deyü ol küçük kirmenleri terkîm eylemedik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 183a ·
metinde göster ·
… r gûne küçük gemileri vardır. Azak deryâsı sığacık deryâcık olmak ile bir dürlü
ufak
gemileri gelir. Rûm gemileri Azak'dan elli mîl ba‘îd gelüp metâ‘ taşırlar, anda …
Ve bu şehrin balığından ve kara havyarından gayri çok me’kûlâtı yokdur. Bu varışımızda seksen dirhem ekmek bir akçeye ve bir koyun sekiz guruşa ve bir at yemi on akçeye ve bir sığır yigirmi guruşa ve bir tavuk bir guruşa ve altı dâne fındık bir akçeye ve gayri metâ‘ buna göre kıyâs oluna, zîrâ deryâsı sekiz ay donup Kefe'den ve gayri yerlerden gemiler gelmez olurlar. Eğer gemiler gelse sehel ganîmet olur. Başka bir gûne küçük gemileri vardır. Azak deryâsı sığacık deryâcık olmak ile bir dürlü ufak gemileri gelir. Rûm gemileri Azak'dan elli mîl ba‘îd gelüp metâ‘ taşırlar, andan ufak kayıklar ile metâ‘lar taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186a ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin balığından ve kara havyarından gayri çok me’kûlâtı yokdur. Bu varışımızda seksen dirhem ekmek bir akçeye ve bir koyun sekiz guruşa ve bir at yemi on akçeye ve bir sığır yigirmi guruşa ve bir tavuk bir guruşa ve altı dâne fındık bir akçeye ve gayri metâ‘ buna göre kıyâs oluna, zîrâ deryâsı sekiz ay donup Kefe'den ve gayri yerlerden gemiler gelmez olurlar. Eğer gemiler gelse sehel ganîmet olur. Başka bir gûne küçük gemileri vardır. Azak deryâsı sığacık deryâcık olmak ile bir dürlü ufak gemileri gelir. Rûm gemileri Azak'dan elli mîl ba‘îd gelüp metâ‘ taşırlar, andan ufak kayıklar ile metâ‘lar taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 186a ·
metinde göster ·
… a kaddi elli arşın bâlâ ve beş adım enli kalın ve metîn dîvâr-ı Kahkahâ'dır. Ve
ufak
şâhî topları bu kulle-i bâlânın kurşum örtülüce karavulhânelerinde kirpi tüğü g …
Ve bu kal‘a-i Kelemerye kullesinin zemînden tâ kurşum örtülü bacasına varınca kaddi elli arşın bâlâ ve beş adım enli kalın ve metîn dîvâr-ı Kahkahâ'dır. Ve ufak şâhî topları bu kulle-i bâlânın kurşum örtülüce karavulhânelerinde kirpi tüğü gibi zeyn olmuşdur. Ve şehrin mahpûshâne zindânı bu Kelemerye kullesindedir kim ne‘ûzü billâh cemî‘i mücrimler anda mahpûslardır. Ve cânib-i kıbleye nâzır bâb-ı mu‘allâsının atebe-i ulyâsı üzre tahrîr olunan târîh budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 225a ·
metinde göster ·
… işân verir ebrâc-ı azîmlerdir. Ve her bir kullede kırkar ve ellişer aded iri ve
ufak
dendân-ı bedenlerdir. Ve her bir kullede onar ve on beşer aded sağîr ü kebîr ba …
Ve cümlesi yüz on bir kulle-i azîmlerdir kim her biri birer gûne burc-ı eflâkden nişân verir ebrâc-ı azîmlerdir. Ve her bir kullede kırkar ve ellişer aded iri ve ufak dendân-ı bedenlerdir. Ve her bir kullede onar ve on beşer aded sağîr ü kebîr balyemez topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247b ·
metinde göster ·
… budur, ammâ sığ ve kumsal deryâ olmak ile iri kalyonlar limanına gelemez, ammâ
ufak
gemilere latîf yatak yeri limandır.
Ve halkı gâyet garîb ve garîb-dost Arnavudlardır. Balık sayd edüp kifâflanırlar. Ve Freng ile bey‘ [u] şirâ ederler, zîrâ Elbasan'ın bir iskelesi dahi budur, ammâ sığ ve kumsal deryâ olmak ile iri kalyonlar limanına gelemez, ammâ ufak gemilere latîf yatak yeri limandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362b ·
metinde göster ·
… arı var. Hâlâ iç eldir kim gâyet emn-i emândır. Derûn-ı kal‘ada cümle otuz aded
ufak
daracık kiremit örtülü dârları vardır. Ve kapusu üzre bir küçük câmi‘i var, amm …
Kal‘ası bir bayır altında bir vâsi‘ düz yerde ve Elbasan nehri kenârında şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘adır. Cirmi kâmil dâ’iren-mâdâr beş yüz aded hatvedir, ammâ handakı yokdur, ammâ çâr-kûşesinde Çâryâr aşkına çâr aded sa‘b kulleleri var. Ve kıble tarafına bu kal‘a sehel yokuşdur. Cümle temelleri kayalar üzre vâki‘ olmuşdur. Ancak bir kapusu şimâl tarafında taşra varoşa açılır. Dîvârının kaddi on iki arşın bâlâdır. Dizdârı ve yetmiş aded neferâtları ve beş aded şâhî topları var. Hâlâ iç eldir kim gâyet emn-i emândır. Derûn-ı kal‘ada cümle otuz aded ufak daracık kiremit örtülü dârları vardır. Ve kapusu üzre bir küçük câmi‘i var, ammâ minâresi yokdur. Ve kal‘anın solunda dîvâra muttasıl bir çemenzâr yerde namâzgâhı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 363b ·
metinde göster ·
taşlı kayalar mâbeyninde şekl-i muhammes bir metîn ü müstahkem kara taş ile meb …
Ve kal‘ası çöl ü çölistânda kara kayalı ve kara ufak taşlı kayalar mâbeyninde şekl-i muhammes bir metîn ü müstahkem kara taş ile mebnî bir kal‘a-i kâvîdir. Ammâ bu binâ üzre beyâz kireç badana urup gûyâ bir dürr-i yektâ gibi mücellâ kal‘a-i rûşen binâ-yı şîrîndir ve cümle (---) kapudur. Âheste reviş ile elde devât ve kalem,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y279b ·
metinde göster ·
… yıldız ve karayel te’sîr eder. Ammâ yıldız rûzgârı üzre limandan bir mîl ba‘îd
ufak
ufak kayalar ve dökündüler vardır, rûzgâr te’sîr etmez. Sekiz rûzgârdan emîn bi …
Ve kal‘anın kıble ve cenûbuna vâki‘ olmuş bir liman-ı azîmi var. Bin pâre gemi alur, latîf demir dutar limandır. Garbdan ve lodosdan ve kıbleden ve gündoğ(r)usundan emîn ârâmgâhdır, ammâ sehl poyraz ve yıldız ve karayel te’sîr eder. Ammâ yıldız rûzgârı üzre limandan bir mîl ba‘îd ufak ufak kayalar ve dökündüler vardır, rûzgâr te’sîr etmez. Sekiz rûzgârdan emîn bir liman-ı azîmdir. Ammâ gemiler lenger endaht olduğu zamân demiri yıldız rûzgârı üzre bırağup yatalar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y330a ·
metinde göster ·
… ız ve karayel te’sîr eder. Ammâ yıldız rûzgârı üzre limandan bir mîl ba‘îd ufak
ufak
kayalar ve dökündüler vardır, rûzgâr te’sîr etmez. Sekiz rûzgârdan emîn bir lim …
Ve kal‘anın kıble ve cenûbuna vâki‘ olmuş bir liman-ı azîmi var. Bin pâre gemi alur, latîf demir dutar limandır. Garbdan ve lodosdan ve kıbleden ve gündoğ(r)usundan emîn ârâmgâhdır, ammâ sehl poyraz ve yıldız ve karayel te’sîr eder. Ammâ yıldız rûzgârı üzre limandan bir mîl ba‘îd ufak ufak kayalar ve dökündüler vardır, rûzgâr te’sîr etmez. Sekiz rûzgârdan emîn bir liman-ı azîmdir. Ammâ gemiler lenger endaht olduğu zamân demiri yıldız rûzgârı üzre bırağup yatalar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y330a ·
metinde göster ·