İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ukâb

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
31
isabet
21 cümle/beyitte
11,5
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
29 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3112,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–31 / 31

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ukâb” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 230a … iş yalçın kayalar vardır kim kimi ejderhâ gibi kimi fil-sıfat, kimi keştî, kimi ukâb gibi gûnâ-gûn eşkâl-i garîbe ve acîbeli muhavvif ve mehîb kayalar vardır. Andan …
EÇS II 372a–372b … e Kars gibi bî-hâsıl yire varup başım vereyim" deyince hemân Koca Mevlevî Vezîr ukâb gibi haykırup "Bre Kars'a git! Yohsa seni şimdi katl ederim" deyince hemân Deft …
EÇS IV 232b … ârı alup berk yapışup kendüyi sarây damından aşağı iki minâre kaddi yere inince ukâb kuşu gibi tayerân ederken "Ya Allah!" deyü feryâd ederek zemîne bir âdem kaddi …
EÇS IV 246a–246b … bu câmûs kellesin kapup kanat kakup âşiyânına çıkarup beççelerine fedâ eder. Ol ukâb murgda ne kuvvet olmak gerekdir kim yüz vukıyye gelir câmûs kellesin ber-hevâ s …
EÇS IV 247a … kemhâ gömlekli ve her birinin arkasında miskî kartal ve karakuş ve devlengeç ve ukâb kuşlarının kanatları bâğlı ve cümle ellerinde altun halliyle münakkaş altun yal …
EÇS IV 251a … heng-i evreng gibi nümâyândır ve ba‘zı hacerler gemi gibi zâhirdir ve çok sengi ukâb kuşu gibi oturmış kayalardır ve bî-kıyâs kayaları gemi yelkeni gibi çâr-kûşe ve …
EÇS IV 265a … düp bizzât müctemi‘ olan çarha-i hâna şahin süzülür gibi süzülüp gürûh-ı murg-ı ukâb gurâba sunar gibi sunardı ve meymene vü meyserede olan hasma murâd-ı merâm-ı ma …
EÇS IV 312a … ânibi teng ü târ yalçın kaya-yı kûhsârdır kim mîl minâre-vâr kayalarında cemî‘i ukâb u şahin ve zağanos ve balaban ve kerkes kuşları âşiyân etmişdir. Ve bu kayalard …
EÇS IV 378b … ol âdem murg-ı zeyrek gibi ber-hevâ tayerân ederken bi-emri Hâfızullah on aded ukâb kuşları İmâdiyye kayalarındaki âşiyânelerinden pervâz urup mezkûr mücrim herîfi …
EÇS IV 396a Ve yine ber-hevâ mahlûk-ı Hudâ kavm-i ukâb dahi kavm-i kadîmdir. Hâlâ kûh-ı Elburz dağında ukâb kuşları var kim Heyhât sah …
EÇS IV 396a … -hevâ mahlûk-ı Hudâ kavm-i ukâb dahi kavm-i kadîmdir. Hâlâ kûh-ı Elburz dağında ukâb kuşları var kim Heyhât sahrâsına şikâra nüzûl edüp tırnaklarına birer yaban atl …
EÇS IV 396a … orkarlar. Hakîr Moskov diyârında Dağıstân Pâdişâhı Şamhal Şâh'a gelirken birkaç ukâb görüp zehrelerimiz çâk olup ba‘zı yerde bıldırdan kalmış otları yaka yaka ubûr …
EÇS V 106a … lutîleri birbirlerine çatışmış tasvirlerin gösterüp yılan ve çıyan ve akreb ve ukâb sıfatlı zebânîler zift ve katrân içinde mezkûr âsîlere nobûtlar urup azâb-ı elî …
EÇS VII 123a … ûs Aşlama bâğının ağaçları dalları üzre murğ-ı zeyrek ma‘sûmun kundağın bırağup ukâb kuşu âşiyânına pervâz edüp gider.
EÇS VII 123a İmdi azîzim, Feyyâz-ı Mutlak-ı Bârî yârî kıldıkda kulların böyle ukâb kuşları pençesiyle halâs eder, ve’s-selâm.
EÇS VII 177a … t ve kuru balık yeyerek altı ay dahi yine ılgar ile aydınlık dünyâda gidüp kara ukâb kuşları ve sarı ukâb kuşları ile ceng ede ede giderler.
EÇS VII 177a … ek altı ay dahi yine ılgar ile aydınlık dünyâda gidüp kara ukâb kuşları ve sarı ukâb kuşları ile ceng ede ede giderler.
EÇS VII 177a Ammâ ukâb kuşları bu bu Kalmık tâ’ifesin atlarıyla kapup hevâya çıkarup minkârlarından bu …
EÇS VII 177a … p minkârlarından bunları yere bırağup atları kendüleri pâre pâre oldukdan sonra ukâb kuşları bunları yer imiş. Bunlar dahi ukâb kuşlarında[n] halâs olmak içün ol ay …
EÇS VII 177a … ı kendüleri pâre pâre oldukdan sonra ukâb kuşları bunları yer imiş. Bunlar dahi ukâb kuşlarında[n] halâs olmak içün ol aydınlık dünyâda kırk elli gün gündüz gitmeyü …
EÇS VII 177a … rde âteşler yakup ve geçen yıldan kalmış ölen nâm otlukları yakup gündüz oturup ukâb kuşlarından âteşle halâs olurlarmış.
EÇS VII 177a Yine anların nakilleri üzre, mezkûr ukâb kuşlarının cüsseleri iki fîl ve iki deve vücûdları kadar olup kanatları birer f …
EÇS VII 178a … z kuvvetli olup mâlınız doğurkan olur. Ve cümleniz sağ esen yurdunuza gidersiz. Ukâb kuşlarından korkman. Buz deryâsın buzlap(?) geçersiz" deyü ol gün bunlara niçe …
EÇS VII 178a … up niçe kerre yüz bin haberler almak içün karanlık vilâyeti ve buz deryâsını ve ukâb kuşları derdlerin çeküp ka‘be safâsına nâ’il olmak içün gideriz" dediler.
EÇS VII 178b … âfeden gidüp (---) günde buz deryâsının arı yakaya varup aydınlık dünyâya çıkup ukâb kuşlarının havfine düşüp cümle atlarımızın kuyru[k]larına ölen otlar, ya‘nî geç …
EÇS VII 178b … lerimizin atları kuyruklarında otları bulup kibrîtlerle yakup yorta yorta gidüp ukâb kuşlarından emîn olup âhır ukâb kuşlarının kesreti mahallerine varup gündüzün g …
EÇS VII 178b … tları bulup kibrîtlerle yakup yorta yorta gidüp ukâb kuşlarından emîn olup âhır ukâb kuşlarının kesreti mahallerine varup gündüzün gitmek muhâl olup gündüz âteş yak …
EÇS X Y311a … kemerli kubâbların ve gayrı âsârların hisâbın Üstâd-ı Ezel bilir. Meğer şehr-i Ukâb imiş. Hakkâ kim bûm ve gurâb u ukâb âşiyânı olmuş bir harâb-âbâddır. Şiddet-i ş …
EÇS X Y311a … ın hisâbın Üstâd-ı Ezel bilir. Meğer şehr-i Ukâb imiş. Hakkâ kim bûm ve gurâb u ukâb âşiyânı olmuş bir harâb-âbâddır. Şiddet-i şitâda içinde kavm-i mecâzib ve kavm- …
EÇS X Y311a … içe bin zî-kıymet taşlar bulunur. Hattâ altun tibri çıkan Evcile şehri bu harâb Ukâb şehrine beş konak ba‘îddir. Ammâ hakîr varmadım, zîrâ Hınâdî Urbânı'n münhezim …
EÇS X Y393b … fîl [ü] gergerdân ve zurnapâ ve ceyrân ve kepçe kuyruğ ve kûsfend-i beyâbân ve ukâb ve su‘bân ve elvân elvân hımârân-ı berrîler ve mahûf u vahşî canavarlar ile mâl …