İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

un

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
96
isabet
84 cümle/beyitte
35,6
milyonda
tüm derleme göre
8
eserde geçiyor
1
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi8534,7
Şine Usu Yazıtı21.682,1
Maitrisimit Nom Bitig (Hami)292,4
Uigurische Sukhāvatīvyūha-Fragmente (Zieme)24.739,3
Dede Korkut Kitabı261,7
Uigurica I-IV1158,4
Kutadgu Bilig113,6
St. Petersburg'taki Uygurca metinler (Shogaito)198,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 96

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“un” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
ŞU K 10 … tım türük bodun anta ıŋaru yoḳ boḳı anta kėsre taḳıġu yıl[ḳa] (...) bodun (...) [-un] tuyup
ŞU B 3 … ..) -miş labġaç ḳanı ḳaġan ... ö/üt . I barmış o/u .. ı/i . si bir [ḳı]z sek[iz un] oglın tutdım ı/i . k [yaḳlaşıḳ hart] yana ... d .... k .. ėki bodunıg alıp toḳu …
U II, T. III M. 225.-24-5 … rmn ezrua tŋri-ke yükünürmn ḫurmuzta tŋri-ke .. yükünürmn edgülüg uma ḫat . . . [un] begi makisvari birle bėrgerü-ke T. III M.225. . . . . . . . . . . . . . . . v …
Mait Mai.Tek.085.30–34 anın bilge ... et-özinteki / - ... ... - un işzün ... / / arka yizün saŋram sanlıg edin tavarın aşın içgüsin yėmezün yuŋ …
Mait 5a-24–26 … . . g-ilerinde [ol]urup adru[ḳ] . . . . . . tŋridem aş a[şayu]rlar . . . . . . - un küseyürler . .
KB 757 bu ni‘met iḍisi un ıtur özin / munıŋ şükri ḳılsa ewürmez yüzin
Sukh T II S-33–38 … atımın ėşdip arıġ : siz:ksiz kürtgünç köŋülin burḫan ḳutıŋa köŋül turġu-–rup uz: un turḳaru öyü saḳınur
Sukh T II S-39–49 … [tn]grim kün yaruḳın ay yaruḳın kölitz:ün tŋrim ot yaruḳın tŋri yaruḳın ḳarartz: un
ShoR Sho.Rosia 7.2 /236 öz uvut ıyat köŋülüg uz [un] tin [ḳılıp ::
EÇS I 3a 160. Esnâf-ı dükkân-ı uncıyân ve kavm-i un elekciyân ve esnâf-ı buğday çalkacıyân ve garbulciyân.
EÇS I 120a "Eydincik şehrinde un alır yakında size gelir" deyü haber verdi.
EÇS I 120a "Eydincik'de un alırdım" deyü yemîn eyledi. Hulâsa-i kelâm bir acîb cân kuyusudur. Ve,
EÇS I 159b Ba‘dehu Cibrîl-i Emîn ta‘lîmiyle Âdem Nebî buğdayı un edüp hamîr edüp ekmek edüp dahi ıssı iken tenâvül edüp def‘-i cî‘ân etdi. Anıni …
EÇS I 159b … bölükbaşıları vardır. Bunlar dahi arabalar üzre dükkânlarında ekmek yaparak ve un eleyerek azîm ekmekleri sırık hammâllarına tahta-pûşlar üzre götürdüp iki taraf …
EÇS I 160b … îf edüp araba tekerlekleri döndükçe değirmen çarhları tekerleğe dokunup dönerek un öğüdür. Niçe yüz değirmen dönerek ubûr ederken ba‘zı halkın üstlerine un serper …
EÇS I 160b … önerek un öğüdür. Niçe yüz değirmen dönerek ubûr ederken ba‘zı halkın üstlerine un serperek şakalar edüp "Allâh yüz aklığı vere" deyü ubûr ederler. Andan,
EÇS I 160b … z'ü şapkasıdır. Ammâ müstakîm keferelerdir. Bunlar dahi arabalar üzre hâs beyâz un satarak ve halk üzre un serperek pür-silâh ubûr ederler.
EÇS I 160b … takîm keferelerdir. Bunlar dahi arabalar üzre hâs beyâz un satarak ve halk üzre un serperek pür-silâh ubûr ederler.
EÇS I 160b Esnâf-ı un elekciyân: Kârhâneleri değirmenler ve furunlardır, neferât cümle 3000, bunlar e …
EÇS I 160b … yâ Mısır fellâhıdır. Pür-silâh olup yüzleri ve gözleri ve esvâbları cümle beyâz un olup arabalar üzre ellerinde un elekleri, dillerinde "illâ yansuru's-sultân yâ …
EÇS I 160b … lup yüzleri ve gözleri ve esvâbları cümle beyâz un olup arabalar üzre ellerinde un elekleri, dillerinde "illâ yansuru's-sultân yâ sultân" diyerek ubûr ederler. {P …
EÇS I 172a … mân tilki hayâsı gibi bir sarımsak dişine benzer bir otdur, anı kurudup havânda un gibi edüp sükkerle pâlûde gibi pişirüp bakır ibrîklerin altında âteşler ile mus …
EÇS I 205b … tekerleklerin perleri isâbet edüp yağ değirmeni tahîne çıkarır, at değirmenleri un öğüdür, su dollâbları küplerden su çıkarup araba ve kızaklar üzre olan havz u ş …
EÇS III 2b 120. Tuna üzre un değirmânlarının eşkâl [u] tarzın beyân eder.
EÇS III 37b–38a … üz üstâd-ı mi‘mâr elinden çıkmışdır. Ammâ bu kal‘ada sâ‘at gibi kurulu bir gûne un değirmeni vardır, diller ile ta‘bîr olunmaz san‘at-ı acîbdir. Bu kal‘a imâr olu …
EÇS III 44b un dûs
EÇS III 56b … ır kim bu diyârda misli yokdur. Evvelâ Bâzâr değirmânı, beher yevm ellişer kîle un öğüdür. Mesîregâh değirmândır. Anın dîvârına celî hüsn-i hatt ile bu ebyâtı tah …
EÇS III 65a … yyendir, ammâ t bâzârı yanında şâfî Kapamacılar çârsûsudur. Bunun sağ tarafında un kapanı vardır. Cümle dakîk-i rakîk-i hâss [u] beyâz bu mahalde fürûht olunur. A …
EÇS III 65a … rakîk-i hâss [u] beyâz bu mahalde fürûht olunur. Aceb hikmetdir kim bu şehirde un çuvalı içre yovanca otu kosalar unı on sene dursa aslâ çürümeyüp yine hâs ve be …
EÇS III 118a … Tuna'nın girdâbı mahallidir kim bu mahalde azîm gümiler üzre yetmiş seksen aded un değirmânları var kim ibret-nümâ-yı vâcibü's-seyrdir. İnşâallah mahalliyle tahrî …
EÇS III 121b … t câmûs ancak bârkeş olur. Bu değirmânlarda şeb [u] rûz ellişer Silistre kilesi un hâsıl olur. Tâ bu mertebe serî‘ deverân eder çarhlardır kim âdemin nazarı ireme …
EÇS IV 251a … ı azîmde tuz mâl-â-mâldır. Ve kırk aded gârda pişmiş darı ekmeği ve peksimat ve un ve bulkur var kim hisâbın Rabbü'l-ibâd bilür.
EÇS IV 403a … âsiyâb-ı dakîk-i tahhân: Nehr-i Şatt üzre gemilerle niçe değirmânları gezdirüp un öğüdüp menâfi‘-i kesîre ederler turfa nevâ‘îrlerdir kim vâcibü's-seyrdir.
EÇS V 20a … n-ı Arab'da Dokat, ya‘nî Arabistân'da bakla gibi türmüs nâm bir habbe olur. Anı un edüp sabun gibi el yıkarlar. Elde olan ta‘âmın zifirin izâle eder, ana dokat de …
EÇS V 59a … n'dan yigirmi pâre gemiyle üç bin pür-silâh yiğit ve yigirmi bin kile buğday ve un ve nohud ve sâ’ir zehâyirler geldi, ammâ ne çâre {gelen zahîreyi Özü kal‘asına …
EÇS V 59a–59b … irmi pâre gemiyle üç bin serdengeçdi yiğit ile yigirmi bin kile buğday 59b ve un ve sâ’ir zahîre göndermişim. Eğer mümkün ise bir ceng arasında kâfire bir velve …
EÇS V 87b–88a Eşkâl-i kal‘a-i şehr-i Aydıncık: Evvelâ leb-i deryâda mükellef ü mükemmel un ve buğday ve gayrı metâ‘ mahzenleri var, ammâ şehri ve kal‘ası leb-i deryâdan n …
EÇS V 88a … ların eliyle İslâmbol'a kırk elli bin seklem, ya‘nî çuval beyâz ve hâs ve rakîk un gelir kim dakîk-i gendümü şâm'ın Havran buğdayından memdûh özlü ve lezîz unu ol …
EÇS V 115b … kim sûr-ı azîm ziyâfetlerinde kanlı araba tekerleği kadar bin kat güllâc ve hâs un yuf[k]asından tereyağı ve bâdem ile bir gûne baklavadır kim yerde tennûr içinde …
EÇS V 150a un çikinno tidonero
EÇS VI 9a un
EÇS VI 20a … ylasından akan uyûnlar üzre bu köy etrâfında gûnâ-gûn musanna‘ Macar şeytanatlı un değirmenleri var idi kim görmeğe muhtâc idi. Ve niçe yüz aded ibret-nümâ tahta …
EÇS VI 40a … ve arslan kapanları ve demirden sandûkacık içre kahve değirmeni hîn-i zarûretde un dahi (dahi) öğüdüp a‘lâ dakîk-i rakîk eder.
EÇS VI 42a … Sâf ve beyâz billûr-misâl bir âb-ı sâfîdir mâh-ı Temmûz'da gûyâ buz pâresidir. Un değirmen[i] yürüdür bir gür sudur. Havz-ı kebîrden taşup şehirden aşağı bâğ u b …
EÇS VI 60a … -ı acâ’ib-i san‘at-ı garîbe: Bu şehrin Sava nehri üzre ikişer aded gemiler üzre un değirmenleri var. Gerçi nehr-i Tuna üzre Silisre ve Urusçuk ve Nigebolı kal‘ala …
EÇS VI 62a … bir serâmed Süleymân Hân topu var, altmış vukiyye demir (demir) gülleleri var. Un kapanında güllelerinden niçesin kantara koyup anınla bal ve yağ ve dakîk vezn e …
EÇS VI 65a … nda Tuna'ya nâzır küçük Su kapusudur ve bu kapu önünde nehr-i Tuna üzre on aded un değirmenlerin gemiler üzre üstâd-ı Macar-ı füccâr bir gûne musanna‘ değirmenler …
EÇS VI 86b … r-âsiyâb-ı dakîk-i tahhân-ı ma‘dûdân: Ümmeten yüz elli aded at ve sığır çevirir un değirmenleri vardır. Eyyâm-ı şitâda Tuna değirmenleri battâl olur, zîrâ gemiler …
EÇS VI 86b … irmenleridir kim nehr-i Tuna ne cânibde tek cereyân ederse gemilerle anda varup un öğür, musahhar ve kâr-ı sehare seyr [ü] temâşâdır.
EÇS VI 123b Seyfî nâm memlûkum eydir "Ağa şunda vâfir beyâz elenmiş un var ve fıçılarda beyâz bal var. Anlardan dahi alalım, orduya götürüp yeyelim. A …