… t edüp altı günde bir haşeb cisr-i metîn inşâ edüp cümle asâkir-i İslâm diyâr-ı
Ungurus-i
menhûs seferine ubûr etdiler.
Ba‘dehu fermân-ı şehriyârî ile asâkir-i deryâ-misâl kal‘a-i Ösek'e üşüp üç günde tâ esâsına varınca hâke berâber olundu. Andan nehr-i Dırava üzre Serdâr İbrâhîm Paşa sene 932 Zilka‘de'sinde cemî‘i cünûd-ı müslimîni kol kol ta‘yîn edüp ve niçe bin re‘âyâ vü berâyâlar hidmet edüp altı günde bir haşeb cisr-i metîn inşâ edüp cümle asâkir-i İslâm diyâr-ı Ungurus-i menhûs seferine ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 61b ·
metinde göster ·
bî-nâmûs dâr-ı diyâr-ı menhûs olan tarafa ubûr ederler. Hâlâ bu cisir Sultân Sü …
Ba‘dehu Süleymân Hân sene 936 târîhinde Varadin ve Ösek kal‘aların feth edüp Mihaç sahrâsındaki (---) Kral taburu cengine azîmet etdiklerinde Serdâr-ı Mu‘azzam Maktûl İbrâhîm Paşa âdem deryâsın başına cem‘ edüp asâkir-i mansûre mürûr [u] ubûr etmek içün altı günde bu cisr-i dırâzı sene 936 mâh-ı Zilka‘de'sinde hayrile itmâm edüp cemî‘i guzât-ı ecnâd-ı zafer-mu‘tâd bu cisr-i kavîden Ungurus-i bî-nâmûs dâr-ı diyâr-ı menhûs olan tarafa ubûr ederler. Hâlâ bu cisir Sultân Süleymân hayrâtıdır kim rub‘-ı meskûnda böyle bir vâsi‘ ve arîz ve tavîl ve âlî cisr-i haşeb ne görülmüşdür ve ne binâ olunmuşdur. Bir başından bir başına kâmil iki sâ‘at germe yoldur. Beri başı kıblesinde Ösek kal‘asıdır. Öte başı garbîsinde Darda kal‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64a ·
metinde göster ·
menhûs Alman-ı nüfûs keferelerinden intikâm almak içün sene 936 târîhinde bizzâ …
Çünki Süleymân Hân-ı zamân Ungurus-i menhûs Alman-ı nüfûs keferelerinden intikâm almak içün sene 936 târîhinde bizzât Süleymân Hân kal‘a-i Beç'i muhâsara edüp sademât-ı top-ı kûp ile tokuz koldan döğe döğe zebûn yürüyüşler olup içine girilmişken ve bedenler üzre ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunup Çerkez nâm bir bahâdır atıyla tonuyla topların münhedim etdiği yerden tâ kal‘anın ortasına varup atını ve Çerkes yiğidini anda şehîd ederler ve küffâr asker-i İslâmı yürüyüşden gerüye dönderirler. Çûn ceng-i sultânî vakt-i sabâha kalınca hikmet-i Hudâ ertesi gün bir azîm şiddet-i şitâ olup karlar yağup ol kadar dipi ve boran ve selc nâzil olur kim cümle asker-i İslâm selcden helc ü melc olup cümle meterisleri kar basup niçe bin âdem elden ayakdan çıkup niçe bin hayvânâtlar kırılup rûz-ı mahşerden bir gün olur. Cümle asâkir-i İslâm,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51b ·
metinde göster ·
Sene 1075 mâh-ı Zilhiccesinin on beşinci gün bâzârertesi Beç tahtından
Ungurus-i
Alman diyârlarından tâ Bahr-i Muhît kenârlarında vilâyet-i İşpanya ve vilâyet-i …
Sene 1075 mâh-ı Zilhiccesinin on beşinci gün bâzârertesi Beç tahtından Ungurus-i Alman diyârlarından tâ Bahr-i Muhît kenârlarında vilâyet-i İşpanya ve vilâyet-i Donkarkız ve vilâyet-i Danimarka ve vilâyet-i Filimeng'de şehr-i Amıstırdam'a ve vilâyet-i Lonçat'a ve vilâyet-i Kallevine'ye ve vilâyet-i Ruye ve vilâyet-i Holandiye'ye ve vilâyet-i Prandaporosk ve şehr-i Prak'a ve şehr-i İsizinye'ye ve'l-hâsıl yedi krallık yerde tâ nehr-i Vo kenârına varınca gitdiğimiz konakları ayân u beyân eder 73b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73a–73b ·
metinde göster ·
… ve Tâk-i Kisrâ ve Ayasofya kubbesi ve Kızılelma-yı Roma kubbesi ve Kızılelma-yı
Ungurus-i
Budin'in manastırı çanlığı ve İslâmbol'un üç yüz altmış altı aded tılsımâtları …
"İmdi müjde sana! Karındaşın oğlu âhir zamân peygamberi Muhammed olacakdır. Ve cemî‘i dünyâ bunun ümmeti Arab u Acem ve Hind ü Sind ve Tatar ü Türkmân müslümânları altında olacakdır. Bu rûy-ı arza kadem basdıkda ol gece niçe kerre yüz bin alâmetler bu dünyâda zâhir ü bâhir olup Âteşgede-i Nemrûd ve Tâk-i Kisrâ ve Ayasofya kubbesi ve Kızılelma-yı Roma kubbesi ve Kızılelma-yı Ungurus-i Budin'in manastırı çanlığı ve İslâmbol'un üç yüz altmış altı aded tılsımâtları cümle bu oğlan tevellüd etdiği gece münhedim oldu. Yâ Ebû Tâlib! Sen bu oğlanı Mekke düşmanlarından pek hıfz edüp böyle vilâyet vilâyet ticârete gezdirme. İnşâallâh bu ma‘sûm-ı pâk kırkına bâliğ oldukda ben buna îmân getiririm. Ammâ hele şimdi sen ceyran derisi üzre mürekkeble sağ eli pençesin basup pençesi nakşı bende dursun. Eğer dahi mu‘ammer olursam bende durup tekâlîf-i avândan berî olurum. Benden sonra sâ’ir pa[pa]sların her kangısında bu dest-nakş-ı Muhammed bulunursa mu‘âf u müsellem olurlar" dedikde hemân Ebû Tâlib Bahîrâ papasın hâtırıyçün eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 100b ·
metinde göster ·