kal‘ası fethinde bulunup yetmiş dördde sulh içün elçi Mehemmed Paşa ile Alaman …
Hattâ hakîr yetmiş üç târîhinde Uyvar kal‘ası fethinde bulunup yetmiş dördde sulh içün elçi Mehemmed Paşa ile Alaman diyârında Nemse çâsârına varup anın papinta hattıyla kâfiristânın yedi kırallık yerin üç yılda geşt [ü] güzâr ederken Dış Fransa ta‘bîr etdükleri ki yeni dünyânın cânib-i şarkîsinde bahr-i Okyûnûs kenârında Donkarkız vilâyetine kadem basup yetmiş beş Ramazân-ı şerîfinin sıyâmın anda edâ ederken ba‘zı söz anlar tevârîh-şinâs papaslar ile ülfet ederken esnâ-yı kelâmda Âl-i Osmân devletin söyleşerek Fransa Cem Şâh'ın ahvâlâtların su’âl etdim, anlar eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29b ·
metinde göster ·
… a-i Beç tarafların gâret etdikleri ve yine Boçkay ile Âl-i Osmân askeri kal‘a-i
Uyvar
etrâfların nehb [ü] tâlân etdikleri sene 1014.
Feth-i kal‘a-i Üstürgon-ı ibret-nümûn 59b ve Erdel kıralı Boçkay ile Serhoş İbrâhîm Paşa ile taht-ı Nemse çâsârı olan kal‘a-i Beç tarafların gâret etdikleri ve yine Boçkay ile Âl-i Osmân askeri kal‘a-i Uyvar etrâfların nehb [ü] tâlân etdikleri sene 1014.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 59a–59b ·
metinde göster ·
be-dest-i Köpürlüzâde Ahmed Paşa: Feth-i kal‘a-i Litre ve kal‘a-i Leve ve kal‘a …
Feth-i kal‘a-i Uyvar be-dest-i Köpürlüzâde Ahmed Paşa: Feth-i kal‘a-i Litre ve kal‘a-i Leve ve kal‘a-i Novigrad ve kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i Diregel ve kal‘a-i Hollok ve kal‘a-i Buyak bu kal‘alar feth olup niçe yüz şehirleri ve niçe bin belîdeleri ve niçe bin esîrleri alınup kal‘a-i Uyvar'a Budin vezîri Hüseyin Paşa'yı serdâr ta‘yîn edüp Kurd Paşa'yı eyâlet sâhibi etdiler. Ammâ bu kal‘alar feth olmazdan kırk yedi gün mukaddem gazâ-yı Üstürgon-ı ibret-nümûnda olan ceng-i azîm meğer Eğri'de ve Mihaç gazâlarında ola. İnşâ’allâh mahallinde ale't-tafsîl tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86a ·
metinde göster ·
… bu kasaba hâricinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ kim fâtih-i Yanova ve Varat ve
Uyvar
ve cezîre-i Girid'de fâtih-i Kandiye'dir, bunda bir bâğ içre bir âb-ı nâb bulup …
Ve bu kasaba hâricinde Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ kim fâtih-i Yanova ve Varat ve Uyvar ve cezîre-i Girid'de fâtih-i Kandiye'dir, bunda bir bâğ içre bir âb-ı nâb bulup bir günde bir çeşme-i aynü'l-hayât binâ edüp Selsebîl-âsâ cereyân etdüğine çeşme üzre beyâz mermerde Teknecizâde Mustafâ Çelebi hattıyla müzehheb ve lâciverdli zîbâ târîh-i ra‘nâdır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124a ·
metinde göster ·
… ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-yı Pirespirim ve kal‘a-i Çobaniçe ve kal‘a-i Ni‘met-i
Uyvar
ve kal‘a-i Senmartin ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Komran nevâhîlerden aslâ bir k …
deyüp Müveylih nâm bir kal‘aya düşüp anda bir kaç gün ikâmet bulup bir beddîyeye gömlek ile elinde bir nobut ile azm-i Mısır deyüp bir refîk dahi kendi tabî‘atine münâsib "Evvelü'r-refîk sümme't-tarîk" fehvâsınca bir refîk-ı yâr-ı sâdık bulup iki kişi deşt-i hâmûn çölistân budur deyü kat‘-ı menâzil ederken bir gün bunlara üç Arab at bırağup "Işlâh yâ arsate Karamânî" deyüp arkalarında olan kamîsların almak ister. Seydî eydür "Rûh annî yâ arsa hayyâl" dedikde Arabın biri Seydî'ye sinân havâle edince hemân Seydî cüst ü çâpük ve çâlâklık edüp bir san‘at ile Arabın elindeki cıdası zerkinden rehâ bulup Arabın kellesine eyle bir nobut-ı kavvâsî urur kim Arabın kellesi Adana kabağı gibi hor olup tarfetü'l-ayn içre Arabın kısrağına Seydî süvâr olup Arabın cıdasıyla ol ân o bir iki Araba amân vermeyüp elindeki nîze ile iki Arabı dahi atlarından akdarup üçünün dahi kellele- 335a -rin bedenlerinden cüdâ edüp üç aded urbânın esbâbların Seydî ve refîki olan Seydî Alî giyüp at sâhibi ve silâh sâhibleri olup bir atı dahi yedeklerine alup yigirmi yedi gün Urbân ile ceng [ü] cidâl ve harb [u] kitâl ederek iki yiğit on bir re’s Arab küheylânı kısraklar ile Mısır'a geldiği hâlâ dâstân-ı dûstândır. Kaçan kim bu Seydî Paşa bu çöl-i çölistânda Urbânlar ile ceng [ü] cidâlin ve Bahr-i Kulzüm'de gark olup çekdiği âlâm-ı şedâ’idin ve Kasîre kal‘ası altında Abâbide Arabıyla cengin ve Elvâhât altında Za‘ğâ‘ Urbânıyla harb [u] kıtalin nakl etdükde âdemin aklı giderdi. Ba‘dehû Mısır'da (---)(---) hizmetinde olup Sultân İbrâhîm Hân'a Mısır cündîleri lâzım oldukda emr-i şerîf ile (---) Paşa on iki aded cündîler ile der-i devlete bu Seydî Paşa'yı İbrâhîm Hân'a gönderüp ibtidâ Harem-i hâsda seferliye, andan haftân altı ta‘bîr etdükleri mertebeye kadem basup andan nâm [u] şânıyla Hâsodaya girüp niçe kerre cirîdinin darbından ba‘zı cündîler hasm olup helâk oldular. Bir gün İbrâhîm Hân: "A Seydî! Benim musâhiblerime sakın cirid vurma" buyururlar. Seydî eydür: "Valaha pâdişâham! Onlar beni vururdur. Beni de onları hap vururdur. Cilîde horta yokıdır. Onlar beni baş vurursa, ben onları diş vurur" deyü Abazaca lehce-i mahsûsiyle kelimât etdiğinden İbrâhîm Hân bin altun ve bir semmûr hil‘at-i fâhire ihsân edüp masıtcıbaşı mertebesinde bıçaklı olur. Hikmet-i Hudâ bir gün Çemensofa nâm meydân-ı ma‘rekede cirît oynarken musâhib-i şehriyârîlerden bir kaçı cirîd hamlesi teklîfinde Seydî ile azğaşup Seydî dahi birin avlayup cirîd ile atından yıkup ol sâ‘at musâhib cân verir. Ana kafadâr olan, Seydî'ye atamadan cirîd urunca hemân Seydî ana dahi at yıkup dizgin aşrı bir cirîd-i haşeb-meşe-i pür-endîşe tarb ederse ol dahi atının tırnağına ser-nigûn [ve] ser ber-zemîn olup âbdestsiz secde edüp hele ânî çehresinde ansız meyyit-i müteharrik kaldırup Sarây-ı hâssa timarhânesine götürdüklerinde hemân Sultân İbrâhîm Hân gazab-âlûd olup "Tiz Seydî'yi dahi bu meydânda atından yıkup katl edin" deyü fermân edince huzzâr-ı meclisde olan musâhib-i munsıflar eydür "Pâdişâhım! Hâlâ Seydî at üzre, başı kaba gözleri kızarmış ve ejder-i heft-sere dönmüş, el gaddâreye urmuş ve uyluğunda on iki nîze-i Dahhak'dan nişân verir hıştları dizmiş. Şimdi bir ânî katl edin deyince anı bu mahalde atından bin âdem indiremez. Çok âdem helâk edüp huzûr-ı pâdişâhîde çok bednâmlık olur. Pâdişâhımdan ricâ ederiz, bir damla kanın afv edüp ba‘de zamân hakkından gelesiz" deyü ricâ ederler. Ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olmayup yine Sultân İbrâhîm Hân dibelik âteş-pâre olup "Benim huzûrumda musâhiblerim öldürdü. Ben anı sağ kor muyum? Husûsan tenbîh etmişim kim benim musâhiblerimi vurma demişim", "Pâdişâhım! Bu meydân-ı ma‘reke(d)e musâhib yüsâhib yeri değildir. Âr meydânı değildir, er meydânıdır. Bunda vuran, vurulan, ölen öldürülen birdir, kânûn-ı Âl-i Osmân budur ve bu cirîd cenginden bir şu’bedir" deyü niçe gûne hüsn-i ta‘bîr ve tevcîhler etdiklerince hünkâr musırr olup "Elbette katl edin" deyince beri tarafda Seydî'nin muhibb-i sâdıkları dilsiz işâreti edüp hemân Seydî at boynuna düşüp Çemensofa'dan firâr edüp Hâsâhûr kapusundan taşra çıkup andan Bâb-ı Hümâyûn'u çıkup şehr-i azîm İslâmbol içre güm-nâm olup bir köşede karâr edüp niçe musâhibler ricâ edüp bir kaç günden sonra Sarây-ı hâsdan Çâşnigîrbaşı pâyesiyle Sarây-ı hâsdan çıkmış oldu. Andan Budin'de Siyâvuş Paşa'ya gidüp Sametorna sancâğın ihsân edüp Kopan sancağı nevâhîlerinde ve Balatın gölü kenarında kal‘a-i Fok ve kal‘a-i Kemînvar ve kal‘a-i Ekrivar küffârının Zerrinoğlu ve Yeganoğlu küffârlarıyla şeb [u] rûz ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl edüp Orta Macar diyârına vâveylâ salup şebhûnlar ile dâr-ı diyârlar ve dârü'l-bevârların harâb u yebâb edüp güzîde Macar dilîrleri ve kapudanların esîr edüp kâfiristân Hıristiyânlarına mâtem salardı. Ba‘dehû Üstolni-Belgrad sancağına mutasarrıf olup tâ nehr-i Raba ve nehr-i Rayçe kenarlarına varınca çapgunlar salup mâl-ı ganâ’imler alup kal‘a-i Tata ve kal‘a-i Papa ve kal‘a-yı Pirespirim ve kal‘a-i Çobaniçe ve kal‘a-i Ni‘met-i Uyvar ve kal‘a-i Senmartin ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Komran nevâhîlerden aslâ bir küffâr baş çıkarmağa kâdir olmayup Nemse Çasarı bir kaç kerre "Sulha muğâyir Seydî Paşa iş eder" deyü der-i devlete arz etdi. Âhir kâfirin Pirespirim kal‘asının kapudanıyla hasm olup Üstolni-Belgrad'ın ale'l-gafle yetmiş aded "Benim dîger 335b nist" diyen müşvârı belli çete ve söz sâhibi başı telli yiğit ile nısfu'l-leylde çatal atlar ile çıkup doğru kal‘a-i Pirestpirim kurbuna vardıkda altmış beş yiğidi bir hıyâbân içre pusuya koyup Seydî ile beş yiğit-i yekke-süvâr kal‘a-i Pirespirim kapusu şems-i âteş-tâb kulle-i felekden baş gösterdikde kal‘a kapusu, küşâde olunca kal‘a kapudanı kal‘a kapusunun iç yüzünde elinde asâsıyla niçe yüz kâfir karşusunda el kavşurup sabâh dîvânında hükm-i hükûmet ederken hemândem Seydî Paşa handak üzre cisrden at koparup kapudana bir hışt-ı pehlivânî ile urur kim terzi iğnesi atlâsdan güzer eder gibi kâfirin sîne-i pür-kînesinden geçüp sâ’ir küffârlar derûn-ı kal‘aya firâr edüp beş atlı kal‘a içre meymene ve meysere küffârları kırarak kapudanın başın Seydî kesüp ve on yedi kelle dahi kesüp bî-bâk ü bî-pervâ kal‘adan taşra çıkup giderken kal‘adan toplar atılup cümle küffâr atlanup üç yüz mikdârı küffâr Seydî Paşa'yı kovarak Seydî pusuyu geçince kemîngâhda olan altmış beş nefer gâzîler bir ağızdan "Allah Allah" deyüp üç yüz kâfire kılıç korken Seydî dahi gerü dönüp "Koma kurdum" deyü üç yüz kâfirden yüz ellisini dendân-ı tîğdan geçirüp ellisi firâr edüp yüz aded kâfirleri üç aded kapudanlarıyla kayd-bend esîr edüp mürdelerin âlât-ı silâhlarıyla ve küheylân katana Sene Martin atlarıyla ertesi ale's-sabâh kal‘a-i İstolni'ye dâhil olup ertesi Siyâvuş Paşa'dan bir semmûr hil‘at-i fâhire ve bir çeleng ve bir murassa‘ zeynli at ve üç kîse nakd-i murâd ihsân geldi. Günden güne Seydî Paşa serhadd-i Kanije'de ve Budin ve Egre'de iştihâr bulup nâmdâr oldu. Bu Pirespirim kapudanın ve bu kadar küffârı kırdığın Nemse Çasarı pâdişâha bildirüp gördüler kim sulha mugâyir Seydî işler ediyor. Ammâ ne çâre, âhir sene (---) târîhinde Revân tarafında kızılbaşın isyân [u] tuğyâna müte‘allık işleri şâyi‘ olup Sadrıa‘zam Sâlih Paşa, Defterdârzâde'ye eyâlet-i Erzurûm'u ve Seydî Ahmed Paşa'ya İspir-Tortum sancağın ihsân edüp Acem serhaddinde ne işlerlerse işlesinler deyü istimâletler verilüp sa‘âdetlü pâdişâh-ı Cem-azamet Sultân İbrâhîm Hân, Seydî Ahmed Paşa'nın defter-i cerâyimine nazar etmeyüp huzûrunda musâhiblerin katl etdüğünü afv edüp bir kîse altun ve bir otâk-ı nüh-tâk ve on katar-ı katır ve on katar şütür bariyle ihsân edüp tuğ ve tabl [u] alemlerin mücedded hazîneden cümle levâzımâtın ve yedi küheyl at bisâtlarıyla yedek atların ihsân edüp "Beni sevenler Seydî Paşa'ma ri‘âyet eylesiz" deyüp Seydî Paşa'ya hayr-du‘â edüp arkasın İbrâhîm Hân yepeleyüp "Yürü Allah işin onara, göreyim seni. Acem serhaddinde niçe gazâlar edersin" deyü Tortum sancâğına gönderüp Üsküdar'a çıkdıkda cümle vezîr ü vüzerâ ve a‘yân [u] kibâr-ı İslâmbol'dan ol kadar bisât u mal [u] menâl geldi kim Seydî Paşa bir vezîr dârâtı kadar azamet [u] dârâta mâlik olup mükemmel kapusuyla kat‘-ı menâzil Tortum sancâğına gidüp kal‘a-i Şuşik gazâsında ve Gönye ve Mikrilistân fütûhâtlarında cihân cihân görüşüp rûz-merre cemî‘î ahvâline vakıf-ı esrâr idim. Zîrâ Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimiz kendüyi gâyetü'l-gâye sevip Tortum sancağına göndermeyüp ekser evkâtda Seydî Paşa ile sohbet-i hâs edüp mâh-be-mâh birer kîse ceyb harcı ihsân edüp Erzurûm'da sâkin olup bu hakîr de ol takrîb ile âşnâlık kesb edüp niçe zamân hakîr ile hüsn-i ülfet ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 334b–335b ·
metinde göster ·
… r. Ve makbût-ı havakîn-i enîndir. Cümle asâkir-i nusret-me’ser bu kal‘a-i Şamos
Uyvar
altına varup meks etdikde azharun mine'ş-şems cümle asker mûr [u] zenbûr gibi k …
Lisân-ı Macar'da (---) demekdir, ammâ sahîhi Uyvar'dır. Erdel krallarına tâbi‘dir. Lâkin Süleymân Hân asrından evvel cümle küffârların şikâyetgâhları ve kralların tahtgâhları bu idi. Kal‘ası bir buheyre-i azîmin kenârında şekl-i müseddes Şeddâdî taş binâ bir kal‘a-i mu‘azzamdır kim sedd-i sedîd ve dîvâr-ı medîd yedi aded mîl-i cedîd tabyaları vardır. Ve cebehânesi ve cümle topları ârâste ve altı bin aded cengâver Nemse askeriyle pîrâste olmuş bir kal‘adır kim mahsûd-ı çâsârân-ı bî-dîndir. Ve makbût-ı havakîn-i enîndir. Cümle asâkir-i nusret-me’ser bu kal‘a-i Şamos Uyvar altına varup meks etdikde azharun mine'ş-şems cümle asker mûr [u] zenbûr gibi kal‘anın cânib-i erba‘asına üşüp derûn-ı kal‘adan ancak küffâr bir yaylım top endâht edüp ve bir yaylım kurşum atmağa güc ile iktidârları olup gayra mecâlleri muhâl olup cümle papasları bedenler üzre amân bayrakların ser-nigûn diküp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 6a ·
metinde göster ·
Erdel krallarının bir tahtı Erdel Belgrad'ı ve bir tahtı Şamos
Uyvar
ve bir tahtı bu Nagban Ejder'dir kim cümleden şehr-i kadîm-i Macar bu dâr-ı diy …
Erdel krallarının bir tahtı Erdel Belgrad'ı ve bir tahtı Şamos Uyvar ve bir tahtı bu Nagban Ejder'dir kim cümleden şehr-i kadîm-i Macar bu dâr-ı diyârdır. Hâlâ Erdel krallarının tahtgâh-ı mahsusu budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 8b ·
metinde göster ·
… an fâtih-i Varat olup ba‘dehu bu Erdel'e serdâr ve Uyvar'a gidüp ba‘de'l-feth-i
Uyvar
Budin'de min mahabbetillâhi Ta‘âlâ merhûm oldu rahmetullâhi aleyh, ammâ bir sâh …
Ba‘dehu Kapudan Hasan Paşa hidmetinde neşv [ü] nemâ bulup andan Tabanıyassı vezîre intisâb edüp andan Dervîş Mehemmed Paşa kethudâsı ve defterdâr ve Vâlide-i Mehemmed Hân kethudâsı ve kapudan paşa olup Bahr-i Sefîd boğazında kal‘ateyn binâ edüp andan fâtih-i Varat olup ba‘dehu bu Erdel'e serdâr ve Uyvar'a gidüp ba‘de'l-feth-i Uyvar Budin'de min mahabbetillâhi Ta‘âlâ merhûm oldu rahmetullâhi aleyh, ammâ bir sâhib-i kerem ve erbâb-ı ma‘ârif muhibbi, pâk suhandân ve dâ’imâ şâd [u] handân ve müverrih-i ebü'l-kelâm ve her vech ile ahvâline nizâm u intizâm vermiş bir vezîr-i hümâm müşârün bi'l-yetâm idi. Niçe bin gûne re’y [ü] tedbîri ve müşâvereleriyle diyâr-ı Erdel dâr-ı erzel olup umûmen asâkir-i mansûre izdihâm-ı kesret [ü] vefretinden diyâr-ı düyûr-ı Erdel pâymâl-i rimâl olup şeb-beledi muzlimlerde şu‘le-i yârânla gûyâ rûz-ı rûşen olurdu. Ve her gün eflâke su‘ûd eden duhânın delâleti ile kırak belîdelere gidüp gelinüp mâl-ı ganîmetler alınurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a ·
metinde göster ·
ve vilâyet-i Mekemorya ve vilâyet-i İslovin ve tahrîb-i vilâyet-i Zirin ve Bega …
Der-beyân-ı sebeb-i gazâ-yı Yanık ve Uyvar ve vilâyet-i Mekemorya ve vilâyet-i İslovin ve tahrîb-i vilâyet-i Zirin ve Beganoğulları ve vilâyet-i Dodoşka ve vilâyet-i Alaman-ı Ungurus
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 52a ·
metinde göster ·
… ir müşâvere-i azîm dahi oldukda diyâr-ı Alaman'a sefer kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i
Uyvar
üzre olması mukarrer olduğunun sebebi bu tahrîr olunan gibi ibtidâ sulha mugâyi …
"Biz de sizin vilâyetlerinize sizin gibi belki dahi artık gûşmâller etdik" deyü elçi-i la‘în bî-bâk bu gûne cevâb edince hemân Serdâr Ali-i Kerrâr gazab-âlûd olup dîvândan elçiyi redd edüp getirdiği nâmeleri ulaklar ile ol ân der-i devlete gönderüp nâmeler vâsıl olunca aliyye dîvânı olup nâme-i kral-ı dâll kırâ’at olundukda müşâvere olup cümle ale'l-ittifâk Nemse çâsârından intikâm almak içün Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet olunup ol ân Gâzî Sultân Mehemmed Hân "Niyyetü'l-gazâ" deyüp Ebâ Eyyûb-ı Ensârî'de kemerine iki yerden gayret kılıcın kuşanup ertesi alay-ı azîm ile sa‘d sâ‘at-i tâli‘-i meymûnda cenâb-ı izzet-me’âbları sa‘âdetle mahmiyye-i Kostantiniyye'den âyîn-i kadîmeleri ve kâ‘ide-i amîmeleri üzre deryâ-misâl asâkir-i kerrâr ile Dâvûdpaşa fezâsında serâperde-i hümâyûnunda ber-karâr olup cemî‘i ocak halkına ihsân u in‘âmlar edüp sekizinci günde mahmiyye-i taht-ı sânî Edirne'ye dâhil olup bir müşâvere-i azîm dahi oldukda diyâr-ı Alaman'a sefer kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Uyvar üzre olması mukarrer olduğunun sebebi bu tahrîr olunan gibi ibtidâ sulha mugâyir iş Nemse çâsârından olmuşdur kim sebeb-i gazâ-yı Yanık ve Uyvar ale't-tahkîk böyle olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 52b ·
metinde göster ·
… ibtidâ sulha mugâyir iş Nemse çâsârından olmuşdur kim sebeb-i gazâ-yı Yanık ve
Uyvar
ale't-tahkîk böyle olmuşdur.
"Biz de sizin vilâyetlerinize sizin gibi belki dahi artık gûşmâller etdik" deyü elçi-i la‘în bî-bâk bu gûne cevâb edince hemân Serdâr Ali-i Kerrâr gazab-âlûd olup dîvândan elçiyi redd edüp getirdiği nâmeleri ulaklar ile ol ân der-i devlete gönderüp nâmeler vâsıl olunca aliyye dîvânı olup nâme-i kral-ı dâll kırâ’at olundukda müşâvere olup cümle ale'l-ittifâk Nemse çâsârından intikâm almak içün Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet olunup ol ân Gâzî Sultân Mehemmed Hân "Niyyetü'l-gazâ" deyüp Ebâ Eyyûb-ı Ensârî'de kemerine iki yerden gayret kılıcın kuşanup ertesi alay-ı azîm ile sa‘d sâ‘at-i tâli‘-i meymûnda cenâb-ı izzet-me’âbları sa‘âdetle mahmiyye-i Kostantiniyye'den âyîn-i kadîmeleri ve kâ‘ide-i amîmeleri üzre deryâ-misâl asâkir-i kerrâr ile Dâvûdpaşa fezâsında serâperde-i hümâyûnunda ber-karâr olup cemî‘i ocak halkına ihsân u in‘âmlar edüp sekizinci günde mahmiyye-i taht-ı sânî Edirne'ye dâhil olup bir müşâvere-i azîm dahi oldukda diyâr-ı Alaman'a sefer kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Uyvar üzre olması mukarrer olduğunun sebebi bu tahrîr olunan gibi ibtidâ sulha mugâyir iş Nemse çâsârından olmuşdur kim sebeb-i gazâ-yı Yanık ve Uyvar ale't-tahkîk böyle olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 52b ·
metinde göster ·
… le girüp taşra çıkdım. Hâtemim sîm-i hâlis iken zer-i hâlis rengin bağlamış. Tâ
Uyvar
fethine gidüp Belgrad'da bir sene meştâ edüp hâtemimim reng-i zerdine aslâ taga …
Tahrîr-i Tabahâne ılıcası: Bu mezkûr Yeşil Direkli germâbı kurbunda varoş-ı Tabahâne mahallâtı içre kurşum örtülü bir ma‘mûr ılıca-i azîmdir. Bunun dahi suyu mu‘tedilü's-sühûndur. Gâyet kükürd râyihalı âb-ı kibrîtdir. Hattâ kuyumcular bu mâ-i germâdan şişelerle alup âteşde kaynadup altun âvânî şeyler üzre dökse eyle mücellâ ve musaykal zer-i hâlis olup bir yıl kâmil rengi mütegayyir olmaz. İki kerre kaynadup altun ile mutallâ olmuş gümüş bıçak ve hançer gılâflarına sürse iki sene reng-i zerdi gidüp fenâ bulmaz. Hattâ bu hakîrin parmağında Ferîd Çelebi hattıyla zümürrûd üzre kazılmış "Seyyâh-ı âlem Evliyâ" deyü kazılmış bir gümüş hâtemim var idi. Bu Tabahâne ılıcasına ol hâtemle girüp taşra çıkdım. Hâtemim sîm-i hâlis iken zer-i hâlis rengin bağlamış. Tâ Uyvar fethine gidüp Belgrad'da bir sene meştâ edüp hâtemimim reng-i zerdine aslâ tagayyür gelmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85a ·
metinde göster ·
… nda binâ olunmuş bir Şeddâdî rıhtım seng binâ bir sûr-ı ra‘nâdır kim Komaran ve
Uyvar
sahrâsından bu rabât-ı azîmeyi görenler,
Evvelâ kal‘a-i Üstürgon kal‘a-i Budun'un cânib-i şimâlîsinde bir müşvâr merhale ba‘îde yerdir. Nehr-i Tuna kenârında evc-i âsumâna ser çekmiş bir kırmızı şekil bir tell-i sun‘-ı Hudâ-yı refî‘a üzre Van kayası ve Mardin kayası ve Amâdiyye kayaları gibi kehkeşân-âsâ semâya kad-keşân olmuş bir püşte-i yalçın üzre şekl-i bâdemî, ya‘nî akçe tahtası gibi kıbleden şimâle tûlânîce vâkı‘ olmuş binâ-yı Koca Mihadi Laslo Risâlet-penâh zuhûrundan altı yüz yıl mukaddem Rûhullâh-ı Emîn Îsâ Nebî zamânında binâ olunmuş bir Şeddâdî rıhtım seng binâ bir sûr-ı ra‘nâdır kim Komaran ve Uyvar sahrâsından bu rabât-ı azîmeyi görenler,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
… kim Nemse çâsârının ibtidâ kal‘asıdır, Paşa sarâyı köşkünden Komaran kal‘ası ve
Uyvar
boğazında Patka gölü cümle âşikâre görünür.
Bu tabyayı ve bu paşa sarâyı sene 859 târîhinde Matyaş Kral-ı dâl binâsıdır kim Ebü'l-feth Sultân Mehemmed ile Belgrad kal‘asında ceng edüp Belgrad'ı Ebü'l-feth'e vermeyen kral-ı dâllin veled-i nâ-pâki Matyaş Kral binâsı bir sarây-ı zîbâ imiş kim hâlâ eser-i binâlarından ne mertebe ma‘mûr u müzeyyen idiği ma‘lûmdur, lâkin niçe kerre sademât-ı topdan münhedim olup müfîd ü muhtasar bir sarây-ı vâlîdir, ammâ aşağı varoş ve taşra varoşun imâreti irşek ban, ya‘nî ser-çeşme-i ruhbânânın binâsıdır. Ve mezkûr paşa sarâyının cihân-nümâ köşklerinden tâ Komaran kal‘ası kim Nemse çâsârının ibtidâ kal‘asıdır, Paşa sarâyı köşkünden Komaran kal‘ası ve Uyvar boğazında Patka gölü cümle âşikâre görünür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a ·
metinde göster ·
… rleriyle Tuna'dan gemiler ile mezkûr vüzerâları ve mîr-i mîrânları karşu tarafa
Uyvar
hâkine geçirüp karşu tarafda gemiler üzre cisir yapmağa başladılar. Üstürgon ta …
Hemân ol ân Sadrıa‘zam bir ân durmayup nehr-i Tuna kenârına gelüp ibtidâ altı oda yeniçeriler ile Zağarcıbaşı İbrâhîm Ağa'yı ve Kadızâde İbrâhîm Paşa'yı ve Sührâb Mehemmed Paşa'yı ve Kaplan Paşa'yı ve Hısım Mehemmed Paşa'yı cümle eyâleti askerleriyle Tuna'dan gemiler ile mezkûr vüzerâları ve mîr-i mîrânları karşu tarafa Uyvar hâkine geçirüp karşu tarafda gemiler üzre cisir yapmağa başladılar. Üstürgon tarafında dahi Sadrıa‘zam deryâ-misâl asker ile cisir yapmağa mübâşeret edüp bir gecede on aded gemi Sadrıa‘zam tarafından ve yedi gemi karşu tarafda yapıldı. Ve gece gündüz ale'l-umûm 98b cisr-i azîm itmâmına cidd ü cehd, sa‘y ü ihtimâm olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 98a–98b ·
metinde göster ·
… üzre bir cisr-i azîm inşâ edüp cisrin karşu tarafın zabt [u] rabt etmek içün ve
Uyvar
hâkinde olan yedi yüz pâre kurâları itâ‘at etdirmek içün bu kal‘ayı inşâ edüp i …
İbtidâ bânîsi Âl-i Osmân'a tâbi‘ olan Erdel-i erzel krallarından Betlen Gabor Kral binâsıdır. Andan sene 950 {mâh-ı Muharrem fî 18} târîhinde Süleymân Hân Üstürgon kal‘asın feth {edüp} Üstürgon kal‘ası altında yetmiş pâre gemi üzre bir cisr-i azîm inşâ edüp cisrin karşu tarafın zabt [u] rabt etmek içün ve Uyvar hâkinde olan yedi yüz pâre kurâları itâ‘at etdirmek içün bu kal‘ayı inşâ edüp ismine Ciğerdelen korlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99a ·
metinde göster ·
kal‘ası hâkinde bir düz sahrâ-yı çemenzâ[r]da çâr-kûşe bir sa‘b ü metîn çit pal …
Der-beyân-ı eşkâl-i zemîn-i palanka-i Ciğerdelen: Nehr-i Tuna'nın cânib-i garbında kal‘a-i Üstürgon karşusunda Uyvar kal‘ası hâkinde bir düz sahrâ-yı çemenzâ[r]da çâr-kûşe bir sa‘b ü metîn çit palanka-i hasîn rıhtım dolma dîvârlı hisâr-ı üstüvârdır. Üç tarafı karadır, maşrık tarafı nehr-i Tuna'dır, lâkin üç tarafında metîn ve arîz toprakdan kesme sarp handakı vardır kim içinde nehr-i Tuna gemileri cereyân eder. Bu handak üzre kara tarafında cânib-i garba mekşûf bir kapusu var, ammâ iki kat metîn ağaç kapusu üzre mehterhâne kullesinde şâhî zarbuzan serâmed topları var. Ve bu kal‘anın çâr-kûşesinde Çâryâr aşkına çâr-rükn tabyaları üzre balyemez topları var. Derûn-ı hisârda başka dizdârı ve iki yüz elli aded neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve gılâl anbârı ve seksen aded tahta örtülü hâneleri ve bir tahta minâreli ve tahta şindire örtülü câmi‘-i muhtasarı ve on aded küçük dükkânları var, ammâ hânı ve hammâmı yokdur, lâkin top menzilinden alarka bâğları çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99b ·
metinde göster ·
… inde top menzilinden alarka bâğlar başında bir tarafı nehr-i Tuna ve bir tarafı
Uyvar
hâkinde Ciğerdelen sahrâsında cirmi yigirmi bin adım bir tabur-ı azîmdir kim ik …
Sitâyiş-i tabur-ı Süleymân Hân: Bu kal‘anın cânib-i garbîsinde top menzilinden alarka bâğlar başında bir tarafı nehr-i Tuna ve bir tarafı Uyvar hâkinde Ciğerdelen sahrâsında cirmi yigirmi bin adım bir tabur-ı azîmdir kim iki kat handakdır. Toprağı dağlar gibi iç yüze yığılmış handak-ı azîmdir, aslâ dîvârı yokdur. Gayyâ gibi kazılmış handaka tabur derler, kal‘adan sa‘bdır. İçine yetmiş seksen bin âdem girüp kapanup ceng etdiklerinde tabur cengi derler. Bu taburun ancak kara tarafında iki kapu yeri vardır. Kapu yerleri önünde toprakdan yığma tabya yerleri var kim kapuları pinhân edüp tabyalar hıfz eder. Ve bu tabur handakları ve toprak yığınları eğri büğrü köşe köşe olup her köşede tabur handakların muhâfaza edecek azîm dağlar gibi tabya yerleri var. Hîn-i muhâsarada ol tabyalar üzre balyemez toplar koyup handaka gelen düşmanı uğratmaz. Ve bu dirsek tabyaların dahi çâh-ı gayyâ-misâl handakları var. Böyle tabur cengleri kal‘a cenglerinden sarpdır. Hemân tabur fethine çâre toprak sürüp lağım edüp sıçan yollarıyla kol kol hücûm-ı mehcûm etmeden gayri ilâc yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99b ·
metinde göster ·
… } Üstürgon'a geçüp karâr ederler. Ba‘dehu Serdâr İbrâhîm Paşa, taburu zabt edüp
Uyvar
kal‘asına ve Komaran kal‘asına asker-i İslâm gönderüp şeb-hûn eder.
Ammâ sene 1008 târîhinde Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında Serdâr-ı mu‘azzam İbrâhîm Paşa ve Tatar Hân bu tabura iki kerre yüz bin küffârı kapadup ale't-tevâlî bir ay ceng-i azîm edüp kırk bin kadar küffârı sademât-ı top ile helâk edüp âhir küffâr taburda karâr edemeyüp ol asırda küffâr Üstürgon'a istîlâ etmiş. Hemân Tuna nehri üzre cisr-i azîm inşâ edüp cümle {küffâr} Üstürgon'a geçüp karâr ederler. Ba‘dehu Serdâr İbrâhîm Paşa, taburu zabt edüp Uyvar kal‘asına ve Komaran kal‘asına asker-i İslâm gönderüp şeb-hûn eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99b ·
metinde göster ·
… lar koyup her gece muhâfaza edüp âmâde dururduk, zîrâ bu tabur mahalli küffârın
Uyvar
kal‘ası ve Komaran cezîresi tarafıdır. Hemân bu küffâr tarafında fakîr Ciğerdel …
Bu Ciğerdelen taburu hakkâ ki sarp taburdur. Hattâ efendimiz Kadızâde İbrâhîm Paşa ile ve Sührâb Mehemmed Paşa ve Kaplan Paşa ve Hısım Mehemmed Paşa ve'l-hâsıl yedi aded mîr-i mîrânlar ve birkaç ümerâlar cümle askerleriyle bu tabur içine hayme vü hargâhlarımızla meks edüp cânib-i erba‘amıza karavullar koyup her gece muhâfaza edüp âmâde dururduk, zîrâ bu tabur mahalli küffârın Uyvar kal‘ası ve Komaran cezîresi tarafıdır. Hemân bu küffâr tarafında fakîr Ciğerdelen kal‘ası var, gayri kal‘a yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99b ·
metinde göster ·
… e ana âşık bir Türk yiğidi Macar gulâmına uyup ol gün atlarına süvâr olup ol ân
Uyvar
kal‘ası kapudanı ve hâkimi olan Fargaçi la‘îne varup destâr-ı Muhammedîler yere …
Beri cânibde bizim Kadızâde İbrâhîm Paşa'nın sekbân bölükbaşılarından bir Macar oğlanı ve ana âşık bir Türk yiğidi Macar gulâmına uyup ol gün atlarına süvâr olup ol ân Uyvar kal‘ası kapudanı ve hâkimi olan Fargaçi la‘îne varup destâr-ı Muhammedîler yere urup mürted [ü] kâfir-i bî-dîn olup eydirler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100a ·
metinde göster ·
"Bire kapudanım, Îsâ size yardımcıdır. Bire ne durursız. İşte bu
Uyvar
kal‘asın almak içün on bin asker gemilerle beri geçüp köprü yapmağa başladılar, …
"Bire kapudanım, Îsâ size yardımcıdır. Bire ne durursız. İşte bu Uyvar kal‘asın almak içün on bin asker gemilerle beri geçüp köprü yapmağa başladılar, ammâ Tuna suyu taşmış, köprü ve yapdıkları gemiler kırılmış, Türk şaşmış, açlıkdan niçe bin Türk kaçmış. Biz de kaçup kralıma habere geldik. Hemân Türk'e bir çâre edün. Köprü bitmeden beri tarafa dahi Türk geçmeden berideki on bin {kadar} Türkleri kırun, köprü başına taburlar kurun, köprü gemilerin yapdırmamak içün Türklere ve gemilere topları vurun" deyü niçe nasîhat-âmîz sözler söylediklerinde bu mel‘ûn mürted gulâmlara Fargaçi la‘în niçe ihsân [u] in‘âmlar edüp birkaç belli başlı kâfirleri ılgar ile Nemse çâsârına feryâdnâmeler yazup haber gönderir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100a ·
metinde göster ·
etrâfında olan yüz elli yedi pâre kal‘alardan Uyvar imdâdına elli bin aded muhâ …
Meğer Uyvar etrâfında olan yüz elli yedi pâre kal‘alardan Uyvar imdâdına elli bin aded muhâfazacı küffâr âmâde idi. Ve karşu tarafda Sadrıa‘zamı basmağa Nemse çâsârının fermânıyla Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Kepanoğlu ve Nadajoğlu ve Vaşvaroğlu ve çâsârın vezîrleri makâmında olan Zoze ve Mantikukule ve Rudolfos nâmân kâfirler cümle seksen bin leşker-i küffâr-ı füccâr-ı Macar-ı nâçâr kâfirler cem‘ olup Sadrıa‘zamı Üstürgon altında basmak sevdâsında idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100a ·
metinde göster ·
Meğer Uyvar etrâfında olan yüz elli yedi pâre kal‘alardan
Uyvar
imdâdına elli bin aded muhâfazacı küffâr âmâde idi. Ve karşu tarafda Sadrıa‘zam …
Meğer Uyvar etrâfında olan yüz elli yedi pâre kal‘alardan Uyvar imdâdına elli bin aded muhâfazacı küffâr âmâde idi. Ve karşu tarafda Sadrıa‘zamı basmağa Nemse çâsârının fermânıyla Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Kepanoğlu ve Nadajoğlu ve Vaşvaroğlu ve çâsârın vezîrleri makâmında olan Zoze ve Mantikukule ve Rudolfos nâmân kâfirler cümle seksen bin leşker-i küffâr-ı füccâr-ı Macar-ı nâçâr kâfirler cem‘ olup Sadrıa‘zamı Üstürgon altında basmak sevdâsında idiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100a ·
metinde göster ·
… b iş bu 1074 mâh-ı Muharremü'l-harâmın bâzârertesi gecesi Ciğerdelen sahrâsının
Uyvar
tarafına Murâdovası üzre murâd [u] merâmımız olan Lara dağına ve Lak bayırları …
Çûnki Gâzî İbrâhîm Paşa Nigebolı askeriyle Ciğerdelen sahrâsından ba‘de'l-gurûb iş bu 1074 mâh-ı Muharremü'l-harâmın bâzârertesi gecesi Ciğerdelen sahrâsının Uyvar tarafına Murâdovası üzre murâd [u] merâmımız olan Lara dağına ve Lak bayırları bâğına bir sâ‘atde varup Üstürgon kulağızlarının dedikleri mahalle cümle asâkir-i Nigebolı ve leşker-i İbrâhîm Paşa ile vakt-i ışâda enüp nîm sâ‘at ileri cânib-i erba‘amıza mükellef ü mükemmel iş görmüş sefer eşmiş ağavâtları ve Üstürgon gâzîlerinden ahvâl bilir âdemleri mezkûr ağalar ile cümle etrâf [u] eknâfa karavullar ta‘yîn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
Çünkim biz bu tarafdaki karavulda böyle âmâde durmadayız, ammâ küffâr-ı hâksâr-ı dûzah-karâr dahi Uyvar kal‘ası altında mukaddemâ cem‘ etdiği cünûd-ı cünübiyle müşâvere-i nâ-savâb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b ·
metinde göster ·
… ın gidelim. Marya Kot ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola bizlere yardımcıdır" deyüp
Uyvar
altından otuz yedi bin kâfir-i hâsir-i fâcir domuz topu olup bizim üzerimize ge …
"Bire meded Tatar askeri gelmeden ve Tuna üzre Türk'ün köprüsü bitmeden ve büyük vezîrleri beri geçmeden ve elçimiz vezîr yanında bir akd-i sulh etmeden, Türk askeri gâfiller iken, Türk'ün beri tarafında olan askerin kıralım ve cümle vezîrlerin esîr edelim ve ka‘bemiz olan Ustolni-Belgradımız ve Kızılelma-yı Orta Macar olan kal‘a-i Üstürgonumuz ve Ungurus tahtı olan Budinimizi bu dînimiz gayretiyle ve Îsâ kuvvetiyle 101a ve Meryem Ana yardımıyla bu kal‘alarımız alalım ve cümle Türkleri kıralım, kalkın gidelim. Marya Kot ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola bizlere yardımcıdır" deyüp Uyvar altından otuz yedi bin kâfir-i hâsir-i fâcir domuz topu olup bizim üzerimize gelmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b–101a ·
metinde göster ·
… üp karavullarımız dahi merkezlerine varup kemîngâhlarda yatmadan mezkûr Türkler
Uyvar
tarafına ol gece karanlığında çekilüp ota ve otluğa ve ba‘zı şikâr-i kelepüre g …
Hikmet-i Hudâ bizim ordu-yı İslâm'dan birkaç öte yaka Türkleri bizim ile gelüp karavullarımız dahi merkezlerine varup kemîngâhlarda yatmadan mezkûr Türkler Uyvar tarafına ol gece karanlığında çekilüp ota ve otluğa ve ba‘zı şikâr-i kelepüre giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101a ·
metinde göster ·
… ta otluğa gidelim ve birez kelepür şikârı bulalım, deyüp üç sâ‘at kadar gitdik.
Uyvar
cânibinden berü dağlar içinden kara nahır gibi kara şapkalı ve kara bayraklı kâ …
"Vallâhi sultânım, biz Karaman sipâhîlerindeniz. Ota otluğa gidelim ve birez kelepür şikârı bulalım, deyüp üç sâ‘at kadar gitdik. Uyvar cânibinden berü dağlar içinden kara nahır gibi kara şapkalı ve kara bayraklı kâfirler karanlık gecede kara ormanlar içre gelirlerken görüp gerüye kaçarkan bu yiğitler bizi bağlayup size getirdiler, emir sultânımındır. İşte vâkı‘-i hâl budur" deyü cevâb etdikleri mahalde sabâha kâmil üç sâ‘at kalmış idi. Çünki paşa-yı acûl bu Etrâklerden bu haber-i mûhişi istimâ‘ edince,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101a ·
metinde göster ·
kapusuna dek kovdular ve kovduklarına yetdiler. Tâ Uyvar'ın handakı kenârında n …
Ve dendân-ı tîğdan halâs olanları tâ kal‘a-i Uyvar kapusuna dek kovdular ve kovduklarına yetdiler. Tâ Uyvar'ın handakı kenârında niçe yüz kâfirleri gözetdiler ve fi'l-hâl niçesin kelle paça etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b ·
metinde göster ·
Fa[r]gaçi eydir: "Bire çufudlar, siz bana dediniz ki ‘Türk bu kal‘ayı almağa beri tarafa on bin âdemle geçdi ve köprüyü yapamayup Tuna taşdı ve Türk şaşdı. Hemân Türk'ü varın kırın, köprü başların alın Uyvar'ın kal‘asın kurtarın’ dediniz. Size aldanup yigirmi otuz bin Hıristiyan askerimden ve bu kadar cebehâne ve hazînemden ayırup Uyvar kal‘asın askersiz kodurdunuz. Tîz şunları kazığa {urun}" deyüp iki aded mel‘ûn mürtedleri dahi kal‘a handakı kenârında 106a kazığa urdukların Fargaçi kapudanı akîbince tâ Uyvar'a varınca kovanlar nakl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105b–106a ·
metinde göster ·
… ed serdârımız var idi; biri Mantikukule ve biri Roza ve biri Fargaçi kapudan ki
Uyvar
kal‘ası anın dedelerinden berü anın mülküdür. Şimdi cümle askeri kırılup Uyvar' …
"Vallâhi bizimle Çeh ve Leh ve Korol ve İsfaç ve Tot ve İslovin ve Nemse tüfenglilerinden cümle on yedi bin aded tüfengli hıristiyan idik ve on bin Nemse atlısı ve on bin (bin) Macar katanası, cümlemiz otuz yedi bin Hıristiyan idik, cümle kırıldık. Ve cümle üç aded serdârımız var idi; biri Mantikukule ve biri Roza ve biri Fargaçi kapudan ki Uyvar kal‘ası anın dedelerinden berü anın mülküdür. Şimdi cümle askeri kırılup Uyvar'ı tîz alırsız" deyü şâfî haberler verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107a ·
metinde göster ·
… niçe gâzîler Sadrıa‘zama böyle du‘â etdiler ve herkes haymelerine gitdiler. Ve
Uyvar
gazâsına gitmeğe niçe bin gûne tedârikler gördüler. Hudâ âsân ede.
"Koca vezîr çünki asâkir-i İslâm'ın şühedâların kâfiristânda hâk-i mezelletde bırakmayup böyle rağbet etdin. İmdi şimden gerü senin uğuruna cân u dil ile kurbân olup dîn-i mübîn yoluna şehîd olduğumuza gam yemeziz. Şimden gerü kalk ne cânibe teveccüh edersen gidelim. Hudâ dest-gîrin ola" deyü niçe gâzîler Sadrıa‘zama böyle du‘â etdiler ve herkes haymelerine gitdiler. Ve Uyvar gazâsına gitmeğe niçe bin gûne tedârikler gördüler. Hudâ âsân ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107b ·
metinde göster ·
sahrâsın mahsûlün derelim ve çadırlarımıza yığalım" deyü asâkir-i deryâ-misâl b …
"Bire meded bu Uyvar sahrâsın mahsûlün derelim ve çadırlarımıza yığalım" deyü asâkir-i deryâ-misâl bu Uyvar fezâsına dökülüp babaları mahsûlâtları gibi bir gün bir gecede cânib-i erba‘ayı birer konak yer pîr-i pâk zemînin kara hâk edüp herkes hayme vü hargâhları önünde dağlar gibi mahsûlâtlar yığdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108a ·
metinde göster ·
… ahrâsın mahsûlün derelim ve çadırlarımıza yığalım" deyü asâkir-i deryâ-misâl bu
Uyvar
fezâsına dökülüp babaları mahsûlâtları gibi bir gün bir gecede cânib-i erba‘ayı …
"Bire meded bu Uyvar sahrâsın mahsûlün derelim ve çadırlarımıza yığalım" deyü asâkir-i deryâ-misâl bu Uyvar fezâsına dökülüp babaları mahsûlâtları gibi bir gün bir gecede cânib-i erba‘ayı birer konak yer pîr-i pâk zemînin kara hâk edüp herkes hayme vü hargâhları önünde dağlar gibi mahsûlâtlar yığdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108a ·
metinde göster ·
sahrâsında niçe yüz ma‘mûr u âbâdân kurâları rey edüp kal‘a-i Uyvar handakı içi …
Bu nehr-i Litre cânib-i şimâlde tâ Ma‘den dağlarından cem‘ olup Nitre kal‘ası zeylinden ubûr edüp Uyvar sahrâsında niçe yüz ma‘mûr u âbâdân kurâları rey edüp kal‘a-i Uyvar handakı içinden cereyân edüp andan sehel aşağı nehr-i Vak'a mahlût olup ikisi kal‘a-i Komaran kurbunda nehr-i Tuna'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108a ·
metinde göster ·
… n ubûr edüp Uyvar sahrâsında niçe yüz ma‘mûr u âbâdân kurâları rey edüp kal‘a-i
Uyvar
handakı içinden cereyân edüp andan sehel aşağı nehr-i Vak'a mahlût olup ikisi k …
Bu nehr-i Litre cânib-i şimâlde tâ Ma‘den dağlarından cem‘ olup Nitre kal‘ası zeylinden ubûr edüp Uyvar sahrâsında niçe yüz ma‘mûr u âbâdân kurâları rey edüp kal‘a-i Uyvar handakı içinden cereyân edüp andan sehel aşağı nehr-i Vak'a mahlût olup ikisi kal‘a-i Komaran kurbunda nehr-i Tuna'ya mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 108a ·
metinde göster ·