İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

vâhide*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
20
isabet
20 cümle/beyitte
7,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
3
farklı biçim
97 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi208,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–20 / 20

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“vâhide*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 103b … Murâd Hân'ın hîn-i vefâtında kânûn-ı hünkârlık üzre on tokuz şehzâdeyi def‘a-i vâhidede şehîd etdiler. Hattâ biri ol mertebe sabî imiş kim kestâne meyvesi tenâvül eder …
EÇS IV 266b Hulâsa-i kelâm ân-ı vâhide kalmayup iki yüz Ekrâd'dan cân kurtulup hâna cânlarıyla varamadılar. Bir kaçın …
EÇS IV 335a … hilâfetinde ve Merre Hüseyin Paşa sadâretinde sû-i tedbîr-i Merre ile merreten vâhide Bekir Subaşı nâm mel‘ûnun destinden dest-i Acem'e girüp Şâh Abbâs-ı Evvel hâkim …
EÇS V 43a … kin Hân hazretleri gâyet basîret üzre hareket ederlerdi, zîrâ El-küfrü milletün vâhidedir . Belki küffârın mâbeynleri müttehid olup Tatar'ı ortaya alup uralar deyü kâfird …
EÇS V 58a … kurşum yağdırırlardı, ammâ bizim kal‘amız mazgalların gözetmeyüp hemân def‘aten vâhide tüfeng şâdumânı ederlerdi ve zemîn [u] âsumânı bir dûd-ı bârûd-ı siyâh ederlerd …
EÇS V 123b … havâleden döğüp battâl ederdi, ammâ yine küffâr gayreti elden komayup def‘aten vâhide bin aded tüfengleri ber-havâ olsun atarlardı. Bu minvâl üzre ceng-i azîm günden …
EÇS V 124b … p Fâtiha-i Ümmü'l-kitâb tilâvet olundukda herkes kollu kollarına gidüp def‘aten vâhide yigirmi yedi aded balyemez ve kâfire amân vermez topları ve bu kadar kolumburun …
EÇS VI 65b … ağınca Rûmeli askeri ve Anatolu askeri ve Sirem ve Semendire askerleri merreten vâhide aç kurd koyuna ve aç koyun tuza ve susuz deve suya seğirdir gibi cümle kanıkmış …
EÇS VI 184a Hikmet bu kim bu on aded âdemin def‘a-i vâhidede bir top darbından emr-i ittifâkı cümlenin sol ayakları şikeste olduğu acâ’ib ü …
EÇS VI 187b … ltında fertûte avretler gibi nâbekî [nâbekâr(?)] oturup kırılırız" deyü def‘a-i vâhidede cümle guzât sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup gülbâng-ı Muhammedî sadâsından …
EÇS VII 49b … be ucıyla söyleşirler ve yine birbirlerinden geçmezler, zîrâ "El-küfrü milletün vâhide "dir. Lâkin Nemse'nin devleti kalındır. Macar'ın devleti Süleymân Hân zamânından …
EÇS VII 61b … âhengi tamâm olmadan Beç kal‘ası içre cemî‘i sâ‘at kullelerinde çanları darb-ı vâhidede çala düşer aceb irtibât buldurmuşlardır, ammâ Rûm'da bir âdemin iki sâ‘ati olsa …
EÇS VII 88a–88b … yâ ve on iki bin askerî kefereler Varat re‘âyâlığından ayrılup gitdiler ve ân-ı vâhidede târumâr oldular. Mel‘ûn Nemse kralı aceb nezâketle azîm re‘âyâ sâhibi oldu, amm …
EÇS IX Y67a … klerimiz sekizin alup tüccârların şühedâları kanları üzre cümlesin çökerüp ân-ı vâhidede kellelerin tenlerinden cüdâ ve baş-ı nâ-tırâşları çevgân top misâl galtân edüp …
EÇS IX Y214b … fa ma‘cûn-ı ekber mutalsam bir mir’âtdır kim gûyâ mir’ât-ı kâ'inâtdır. Merreten vâhide bin âdem nazar etse firâdâ firâdâ nümâyândır. Bir acîbe-i ibret-nümûndur. Âyîne …
EÇS IX Y328a … -i İslâmda ve huccâcda iki üç kerre yüz bin dalyan ve kol tüfenglerine def‘aten vâhide âteş edince el-azametüllâh zemîn [ü] âsumân dir dir ditreyüp Mîne vâdîsi ve ceb …
EÇS IX Y338a … zînler ile vakt-i salâtı i‘lân ederler. Hudâ alîmdir, cümle mü’ezzinân kerreten vâhide ale'l-umûm "Allâhu ekber Allâhu ekber" âgâzesine rehâ buldurduklarında cemî‘i h …
EÇS X Y71b … hazretlerinin zamân-ı şerîflerinde bâliğ oldukdan sonra masârîf sene-i kâmile-i vâhidede ibtidâ-i Tût'dan âhirine değin ümerâ-yı Mısrıyyenin senevî sâlyâneleri ve mevâc …
EÇS X Y73a Minhâ / El-masraf fî sene-i vâhide
EÇS X Y181b … aşağı yollayup dağlar gibi yığarlar. Ve dîvânhâne ferrâşları ve arrâfları ân-ı vâhidede tathîr ederler. Ve paşa yine summât-ı hâs başında herkesi ta‘zîm ederek summâta …