bėrür sizke taŋrı iki ögürde birini ol kim sizke arzular siz / sewdüŋüz bütünlü …
7 ançada vaʿde bėrür sizke taŋrı iki ögürde birini ol kim sizke arzular siz / sewdüŋüz bütünlükin tolımsıznı emgeksizin bolsa sizke tileyür taŋrı kim yaraġlıġnı belgürtse sözleri birle kesmek tanıġlılarnıŋ soŋını
… ar erdiler arḳış astınraḳ sizdin eger vaᶜde bėriştiŋizler erse ḫilaf ḳılıştıŋız
vaʿde
içinde ançası bar hükm ḳılur taŋrı bir işni kim erür ḳılġuluḳ / ḳılınmış yoḳ bo …
42 ançada siz yaḳın sıŋar erdiŋiz olar ıraḳ sıŋar erdiler arḳış astınraḳ sizdin eger vaᶜde bėriştiŋizler erse ḫilaf ḳılıştıŋız vaʿde içinde ançası bar hükm ḳılur taŋrı bir işni kim erür ḳılġuluḳ / ḳılınmış yoḳ bolsun tėyü ol kim helak boldı belgülügün tirig ḳalsa ol kim tirig ḳaldı belgülügün ol taŋrı eşitgen bilgen ol
72 vaʿde ḳıldı taŋrı müʾminlerḳa müʾmin uraġutlarḳa bustanlar kim aḳar astınıda arıḳlar cavidaneler anıŋ içinde turġu arıġ ėwler turġu bustanları içinde hem ḫoşnudluḳ taŋrıdın uluġ ol ol ḳurtulmaḳ uluġ
… i içinde ol künke tegi kim körerler anı anın kim ḫilaf ḳıldılar taŋrıḳa anı kim
vaʿde
ḳıldılar anı anı kim yalġanlıḳ ḳılur erdiler
77 soŋlattı olarḳa iki yüzlükni köŋülleri içinde ol künke tegi kim körerler anı anın kim ḫilaf ḳıldılar taŋrıḳa anı kim vaʿde ḳıldılar anı anı kim yalġanlıḳ ḳılur erdiler
… de ḳoḍu bėrgey anı yarlıḳaġan taŋrı yolsuzluḳ ançaḳa tegi ḳaçan körseler ol kim
vaʿde
ḳılnurlar azu ḳın azu ḳıyamet her-ayine bilürler anı kim ol yawuzraḳ orunluġ za …
75 ayġıl kim kim bolsa yolsuzluḳ içinde ḳoḍu bėrgey anı yarlıḳaġan taŋrı yolsuzluḳ ançaḳa tegi ḳaçan körseler ol kim vaʿde ḳılnurlar azu ḳın azu ḳıyamet her-ayine bilürler anı kim ol yawuzraḳ orunluġ zaʿifraḳ sülüg
ḳıldımız körklüg vaʿde ol körügli anı ol kişi teg mü inçründürdimiz anı yaḳın t …
61 ol kişike vaʿde ḳıldımız körklüg vaʿde ol körügli anı ol kişi teg mü inçründürdimiz anı yaḳın tiriglikniŋ inçrütmeki yana ol ḳopmaḳ küninde hazır ḳılınmışlardın
ol körügli anı ol kişi teg mü inçründürdimiz anı yaḳın tiriglikniŋ inçrütmeki y …
61 ol kişike vaʿde ḳıldımız körklüg vaʿde ol körügli anı ol kişi teg mü inçründürdimiz anı yaḳın tiriglikniŋ inçrütmeki yana ol ḳopmaḳ küninde hazır ḳılınmışlardın
8 ey iḍimiz kigürgil olarnı turġu uştmahlar ol kim
vaʿde
ḳıldıŋ olarḳa ol kim eḍgü bolsa atalarındın cüftlerindin hem ʿayallarındın bütü …
8 ey iḍimiz kigürgil olarnı turġu uştmahlar ol kim vaʿde ḳıldıŋ olarḳa ol kim eḍgü bolsa atalarındın cüftlerindin hem ʿayallarındın bütünlükin sen ʿaziz hem bütün işlig
15 Uştmah meseli ol kim vaʿde ḳılındı saḳnuḳlar: anıŋ içinde arıḳlar suwdın yıḍıġ ermez arıḳlar sütdin aḍnamaz anıŋ mezesi arıḳlar ḫamrdın tatlıġ içgenlerke arıḳlar ʿasel-i musaffadın yaʿni arıġdın olarḳa anıŋ içinde ḳamuġ mivelerdin hem yarlıḳamaḳ iḍilerindin ol meŋizlig kim ol cavidane ot içre suwarlur ḳaynar suw kes kes ḳılur baġarsuḳlarını
… p bir cây-ı münâsib isterler. Ol dahi "Bunlar kabâ’il-i Kureyş'dendir. Bunlara "
va‘de
ve vefâ olmaz" deyü ibtidâ Lazki'ye Gönye kal‘asından içeri Çoruğ nehri kenarın …
Ammisî Arab Ummân diyârına melîk olup ammâ Keysû ve birâder-i cân-berâberleri Lazkî ve Abazî bu üç birâderler tevâbi‘ [u] levâhıkıyle Hâlid ibn Velîd elinden firâr edüp diyâr-ı Yunaniyân'da Konya şehrine andan Kostantin'e gelüp birkaç sene karâr ederken Âl-i Emeviyûn'dan Mu‘aviye b. Ebî Süfyân'ın İslâmbol üzre hurûcların istimâ‘ edüp anda dahi karârları kalmayup gemilere süvâr olup Karadeniz sâhilinde Tarabefzûn kralı Tekfur Yanvan'a varup bir cây-ı münâsib isterler. Ol dahi "Bunlar kabâ’il-i Kureyş'dendir. Bunlara "va‘de ve vefâ olmaz" deyü ibtidâ Lazki'ye Gönye kal‘asından içeri Çoruğ nehri kenarın Lazki'ye yurd verüp Laz tâ’ifesi Lazkî'den münteşir olup Laz kavminin aslı Arab'dır. Anın birâder-i vustâsı Keysû'ya Çerâkis dağların verüp anda karâr eder. Anınçün Çerâkise tâ’ifesi kabâ’il-i Kureyş urbânındandır. Ve Abâzi'ye bu Abaza vilâyetin verüp bu Karadeniz kenarında tenâsül bulup ma‘mûr [u] âbâdân etdiler. 257a Anınçün bu Abaza kavminin ecdâdları bu kabâ’il-i Kureyşdendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256b–257a ·
metinde göster ·
… ve siper ve tîr ü kemân ve harbe ve bunduk ve cidâlar tevzî‘ olunup terakkîler
va‘de
olundukda cümle guzât içre bir sürûr ü şâdumân olup birbirlerin savaş-ı perhâşa …
Bu lağım mahallinde cümle guzât-ı muvahhidîni serdâr-ı âkıbet-endîş âgâh edüp cümle guzâta cebehâne-i âmireden niçe bin aded tîğ ve teber ve siper ve tîr ü kemân ve harbe ve bunduk ve cidâlar tevzî‘ olunup terakkîler va‘de olundukda cümle guzât içre bir sürûr ü şâdumân olup birbirlerin savaş-ı perhâşa terğîb edüp rûz-ı rûşenleri rûz-ı ıyd-ı adhâ ve şeb-i zulmânîleri leyle-i Kadr mâh-ı çârdeh olup mâbeynlerinde bir garîb ayş u işret ve zevk u şevk ve sürûr ü şâdumân olup cümle guzât gusüller ile hâcet namâzları kılınup birbirleriyle öpüşüp görüşüp vasiyyetler edince lağım mahalli tamâm olunca ceng tablına turralar urulup cengî harbîler çalınırken hemân bir kerre zemîn ü âsumân lerzân olup Çavuşzâde Mehemmed Paşa kolundan tekrâr bir dahi elli arşın mikdârı kal‘a dîvârı ender havâ mu‘allâkest olup dîvâr üzre ber-karâr olan küffârın karârları dârü'l-bevâr olup gird-i siyâh-ı bârût âfitâb-ı âlem-tâbı şeb-i zulmânî etdikde hemân guzât-ı cüyûş-ı muvahhidîn kol kol kollarında siperlerin yüzlerine alup gülbâng-ı Muhammedîye rehâ buldurup yürüyüş edüp baş almada ve baş verüp savaş-ı perhâş etmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 125a ·
metinde göster ·
Ertesi gün Budin ve Üstürgon ve Ustolni-Belgrad'dan ve gayri yerlerden gelen cümle üstâd mühendis bennâları cem‘ edüp ale'l-acele Uyvar'ın darebât-ı top-ı kal‘a-kûp ile münhedim olan yerlerini ta‘mîr etmeğe Kurd Paşa'yı ve yedi aded mîr-i mîrânları ve Budin vezîri Sarı Abaza Hüseyin Paşa'yı ta‘yîn edüp Kiremitçi Ahmed Ağa, ki Kadızâde İbrâhîm Paşa'nın Ciğerdelen cenginde yarar ve nâmdâr kethudâsı idi, ilm-i hendesede ve ilm-i mi‘mârîde ferîdü'd-dehr bir zû-fünûn kimesne olmağile kal‘anın ta‘mîr [ü] termîmine anı mu‘temed edüp Âsitâne mi‘mârbaşılığı va‘de olunup hil‘at-i şehriyârîyle şeref-yâb olup kal‘ayı amâra cehd-i ihtimâma şürû‘ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120b ·
metinde göster ·
… ârük oldur kim bunarı başından alalım. Bir kaç yarar âdemlerimize mâl-ı firâvân
va‘de
edelim. Ve bunda evlâd [u] iyâllerine bî-hisâb şeyler verelim ve cemî‘i levâzım …
"Gelin sizinle Muhammed'in dîn [ü] devletine rahne verelim. Ceng [ü] cidâl ile anlara mukâvemet etmek olmaz. Berren ve bahren anlar mansûr [u] muzaffer olup bu kadar seneden berü millet-i Mesîhiyye Hıristiyanlarını pâymâl eylediler. İmdi tedârük oldur kim bunarı başından alalım. Bir kaç yarar âdemlerimize mâl-ı firâvân va‘de edelim. Ve bunda evlâd [u] iyâllerine bî-hisâb şeyler verelim ve cemî‘i levâzımâtların görelim, Medîne-i münevvereye gönderelim. Anda varup harem etrâfında bir hücrede mihmân olup halkdan münzevî olup hücrelerinden lağım ile Muhammed'i kabrinden serîka edüp bizim İşpanya şehirlerinden Roma'ya getirsinler. Olmaya illâ hayr" deyü şehrinde cân u başın Papa nâm mel‘ûnun uğuruna fedâ edenlerden yigirmi aded âdem bulup bunlara hayli mâl u mâmelek ve bu kadar kitâb verirler ki bu mel‘ûnların her biri akl-ı Arasto veled-i zinâ mel‘ûnlar kim cemî‘i elsine-i muhtelifeyi fesâhat u belâgat üzre tekellüm eder mel‘ûnlar idi. Papa mel‘ûn bunlara murâdı üzre ta‘lîm edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283b ·
metinde göster ·
… ekdârlarından yâr-ı kadîmleri ve nedîm-i hâsları olmak ile bunlara birer ağalık
va‘de
olunup paşaya karîb semmûr kürkler ile muhteşemâne başlarında perîşânî destârla …
Alay-ı kapucubaşıyân merâtib sâhibleri: Bunlar paşanın emekdârlarından yâr-ı kadîmleri ve nedîm-i hâsları olmak ile bunlara birer ağalık va‘de olunup paşaya karîb semmûr kürkler ile muhteşemâne başlarında perîşânî destârlar ile ikişer ikişer atbaşları berâber ubûr ederler. Lâkin yedekleri ve iç ağaları ileride sâde kapucubaşı ağalar ile pür-silâh giderler. Ancak bunlar onar yigirmişer pâk çukadâr ve sarrâclar ile atbaşı berâber ubûr ederler. Bunlar yigirmi yedi kapucubaşılardır kim mansıbları bunlardır kim zikr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y188a ·
metinde göster ·
… imizin ibret-nümâ olan yerlerin geşt [ü] güzâr ederek sizi gönderegideriz" deyü
va‘de
eyledi.
"Ale'r-re’s, biz sizinle refîkız. Beni Mısır vezîrine götür, kulu kurbânı olayım. Ve senin yanından bir ân münfek olmayam. Zîrâ seninle gâyetü'l-gâye hüsn-i ülfet etdik. Allâh senden râzı ola, hüsn-i hulkun ve hulüvv-i kelâmın bizi size âşık etdi. İnşâallâh bu askeri üç gün alıkoruz, andan sizinle vilâyetimizin ibret-nümâ olan yerlerin geşt [ü] güzâr ederek sizi gönderegideriz" deyü va‘de eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y418a ·
metinde göster ·