İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

vak

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
33
isabet
27 cümle/beyitte
12,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
23 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3313,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–33 / 33

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“vak” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS IV 346a … an maslûb imiş. Bi-emri Hudâ bu şecerenin âdem-misâl meyveleri kemâlin buldukda vak vak deyü feryâd ederek kırk günden zemîne düşüp bir gûne mahlûklar ol vakvakı t …
EÇS IV 346a … aslûb imiş. Bi-emri Hudâ bu şecerenin âdem-misâl meyveleri kemâlin buldukda vak vak deyü feryâd ederek kırk günden zemîne düşüp bir gûne mahlûklar ol vakvakı tenâv …
EÇS V 6b … içeri ağası oldu. Kâsım Ağazâde sekbânbaşı oldu, ammâ yeniçeri ağasından ziyâde vak ‘ [u] vakârı var idi.
EÇS V 81b … -ı ağavât-ı vâcibü'r-ri‘âyâ: Bu hakîr Evliyâ bu zümreden idik, ammâ hamd-i Hudâ vak ‘ u vakârımız kapucubaşılardan âlî-kadr idik. Bu cavk asker cümle bin aded müsel …
EÇS V 103b … elebi ve Cüvân Çelebi nâmıyla meşhûr-ı âfâk olup erbâb-ı dîvân mâbeyninde hayli vak ‘ u vakârı var idi. Ana Eflâk beğliği sadaka olunup tuğ ve tabl [u] alem verildi …
EÇS V 128b … dır, ammâ şerî‘at tarafından huddâm olmağile cümle ahâlî-i şehrin mâbeynlerinde vak ‘ u vakârı vardır ve şehr emîni ve şehir kethüdâsı dahi cümle esnâfâta ve cümle …
EÇS V 184b … âki‘ olunca hammâmda zarta çalmış tiryâkiye dönüp halk içinde âb-ı rûyu dökülüp vak ‘ u vakârı gitdi. Hattâ İsmâ‘îl Paşa birkaç günden Serdâr Alî Paşa huzûruna vard …
EÇS VI 115a–115b Ba‘dehu mâh-ı Safer'in altıncı gün kal‘a-i Uyvar'ın mağrib tarafında nehr-i Vak kenârında kal‘a-i Galgofça fethine Kıbleli Mustafâ Paşa me’mûr oldu. Cümle Şâm- …
EÇS VI 120a … Nemse çâsârının Âl-i Osmân tarafında sedd-i sedîdidir ve nehr-i Litre ve nehr-i Vak , Uyvar'dan berü gelüp bu Komaran önünde nehr-i Tuna'ya munsabb olur.
EÇS VI 121b … kal‘a-i Sente ve kal‘a-i Şelele ve kal‘a-i Galgofça, bu üç aded kal‘alar nehr-i Vak kenârındadır. Kıbleli Paşa eliyle itâ‘at edüp akd-i sulh olundu.
EÇS VI 123b Ve nehr-i Litre varoşu yanından cereyân edüp kal‘a-i Uyvar'dan geçüp nehr-i Vak ile Komaran kal‘ası önünde Tuna'ya mahlût olduğu mektûbdur.
EÇS VI 125b–126a … r edüp andan nehr-i Vak'ı atlar ile ayakdan geçüp ol gün ılgarup giderek nehr-i Vak başında meks etdik.
EÇS VII 29b "Evvelâ bizim Vak suyu kenârında Pojon toprağımızda Geceb-Uğvar nâmında bir geçit kal‘ası yapalım …
EÇS VII 45a … rı Tuna aşırı Uyvar kal‘ası handakı içinden cereyân eden nehr-i Litre ve nehr-i Vak nehr-i Tuna'ya mahlût olduğu mahaldır.
EÇS VII 65b Sizin ricânız üzre Uyvar'a bir merhale yer kendü toprağınızda nehr-i Vak kenârında geçüp Uğvar nâmında bir geçit palankası binâ olunmak fermân-ı hümâyûn …
EÇS VII 65b Ve sizin Komaran kal‘ası dibinde Vak suyu ve Litre suyu Uyvar kal‘ama hudûd ola.
EÇS VII 74a … etîn edüp içine üç bin güzîde Nemse katanası koyup Uyvar'dan bu kal‘aya gelince Vak nehrinden berü böyle bir metîn kal‘a-i cedîd yokdur.
EÇS VII 75b Menzil-i sâhil-i nehr-i Vak
EÇS VII 75b–76a El-hâsıl bir gece haymemizle nehr-i Vak sâhilinde bir çemenzâr yerde yatup 76a andan ertesi ale's-sabâh nehr-i Vak'ın …
EÇS VII 75b–76a … sögeli kalmışlar idi, zîrâ bu mahalleri tâ Komaran ve Uyvar ve Litre ve nehr-i Vak aşırı tâ henüz geçdiğimiz Pojon kal‘ası ve Akyaylalar ve Sucever kal‘ası ve Ban …
EÇS VII 76a … l‘a yapalım" dedüği nev binâ bu kal‘a-i nâ-tamâmdır kim nehr-i Pojon ile nehr-i Vak mâbeynindeki cezîre içre nehr-i Vak kenârında ve nehr-i Vak ile nehr-i Pojon bi …
EÇS VII 76a … a-i nâ-tamâmdır kim nehr-i Pojon ile nehr-i Vak mâbeynindeki cezîre içre nehr-i Vak kenârında ve nehr-i Vak ile nehr-i Pojon bir yere mahlût olduğu mahalde hâlâ kı …
EÇS VII 76a … -i Pojon ile nehr-i Vak mâbeynindeki cezîre içre nehr-i Vak kenârında ve nehr-i Vak ile nehr-i Pojon bir yere mahlût olduğu mahalde hâlâ kırk elli bin kadar küffâr …
EÇS VII 76a … rdi. Tâ ol kadar metîn ve derin handakı içre deryâ-misâl nehr-i Pojon ve nehr-i Vak cereyân ederdi. Ve temeli serâpâ sâfî hurde hurde kemerler olup dîvârı kâmil el …
EÇS VII 76b … îlâ edüp hâlâ kral inpirator tarafından Pojon hâkimi kapudanı zabt eder. Nehr-i Vak kenârında bir küçücük kârgîr tula binâ bir kal‘a-i zîbâ idi. Uyvar'ı Fâzıl Ahme …
EÇS VII 76b Nehr-i Vak kenârında bir çemenzâr düz sahrâda şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘a idi. Hâlâ et …
EÇS VII 76b … nzâr düz sahrâda şekl-i murabba‘ bir küçük kal‘a idi. Hâlâ etrâfına yine nehr-i Vak kenârında sekiz köşe bir Şeddâdî tula binâ bir metîn ve kavî kal‘a-i ra‘nâ ediy …
EÇS VIII 253b … â hemân Malta şehridir. Müselmânları aslâ sevilmeyüp müslimînlerin bu şehir[d]e vak ‘ u vakâr i‘tibârları yokdur, zîrâ kefereleri gâyet ankâ bâzergânlardır. Tâ dip …
EÇS VIII 379a … eccâde fukarâları sâkindir. Ve sâhib-i tarîk-i pîşvâ Şeyh Alî Baba ocak başında vak ‘ [u] vakâr ile oturup bu âsitâne-i câriyesiyle(?) zabt [u] rabt edüp evrâd [u] …
EÇS IX Y347b … ltânî ile hatîb hazretlerini Kademü'n-Nebî kubbesinden çıkarup örf-i izâfetiyle vak ‘ [u] vakârıyla boğazında ridâ-yı Muhammedî ile ve destinde şemşîr-i ateştâb ile …
EÇS X Y12b … )]] Amr ibnü'l-Âs zamân-ı cehâletde idi, ammâ kavm-i Kureyş'in mâldâr ve mün‘im vak ‘ [u] vakârlı bir kimesnesi idi. Her sene şâm'a ve şehr-i Busra'ya ve Kudüs-i şe …
EÇS X Y73a … deyü satılup her biri birer hânedâna düşüp ilm-i kemâl [ü] ma‘rifet tahsîl edüp vak ‘ [u] vakâr sâhibi olarak ihtiyâr olup azîz-i Mısır olurlar. Ammâ diyâr-ı Mısır …
EÇS X Y450b … 'a hayli i‘zâz etdi. Gerçi Reyyân hilâfetinden fâriğ idi, ammâ yine beyne'n-nâs vak ‘ u vakârı yerinde bir mün‘im âlî-şân kimesne idi.