… ıŋ oġruḳı ap ḳopurmaḳı ayġıl: bütünlükin anıŋ bilmeki iḍim üskinde ol açmaz anı
vaktiŋe
tegi meger aġır boldı kökler hem yerler içinde ap kelmez sizke meger nagah. sor …
187 sorarlar saŋa ḳıyametdin ḳaçan ol anıŋ oġruḳı ap ḳopurmaḳı ayġıl: bütünlükin anıŋ bilmeki iḍim üskinde ol açmaz anı vaktiŋe tegi meger aġır boldı kökler hem yerler içinde ap kelmez sizke meger nagah. sorarlar saŋa ançaḳlı sen bilgen teg andın ayġıl: bütünlükin anıŋ bilmeki taŋrı üskinde ol ançası bar boḍun--nuŋ üküşi bilmezler
… ncîr çekilüp üzerinde cisr-i azîm binâ olunup âyende ve revende ubûr ederlerdi.
Vakt-i
hâcetde keştîler ubûr etmeğiçün gemiler üzre olan cisri küşâde edüp gemiler geç …
Ve ol asırda Galata'dan Yemiş iskelesine üç kat zencîr çekilüp üzerinde cisr-i azîm binâ olunup âyende ve revende ubûr ederlerdi. Vakt-i hâcetde keştîler ubûr etmeğiçün gemiler üzre olan cisri küşâde edüp gemiler geçdikden sonra yine cisri kurarlardı. Ve deryâ üzre zencîr ile bir cisr dahi Balatkapusu'ndan karşu Tershâne bâğçesine kurulmuş idi. Ve bir cisr dahi Eyyûb'dan karşu Südlüce'ye zencîr üzre kurulmuşdu. Ve Yanko ibn Mâdyân asrında Karadeniz Boğazı'nda Yoroz nâm kal‘a dâmeninde rû-yı deryâ üzre üç kat demir zencîrler çekilüp düşman gemileri geçmezdi. Hâlâ mezkûr cisrlerin zencîr pâreleri İslâmbol'da tershâne mahzenlerinde durur. Hakîr'in manzûru olup her halkası âdem beli kalınlığı vardır, pâymâl-ı rimâl olup yatır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 15a ·
metinde göster ·
On üçüncü mutalsam-ı ibret-nümâ: Zeyrekbaşı nâm mahaldeki Hazret-i Yahyâ nâmıyla binâ olunan deyrin zeylinde bir gâr-ı azîm var idi. Her sene mâh-ı zemherîr şitâsı geceleri oldukda ol gârdan niçe kara koncoloz nâm câdûlar çıkup arabalar üzre {süvâr olup} deverân [u] seyrân ederlerdi. Vakt-i seher karîb oldukda yine cümle koncolozlar mezkûr gâra girüp gâ’ib olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 17a ·
metinde göster ·
Rıhlet-i Resûl-i Hudâ be-civâr-ı Celle ve Alâ altmış üç yaşında mâh-ı Rebi‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi vakı‘ olup Medîne-i Münevvere'de medfûndur. Andan mesned-nişîn-i hilâfet Hazret-i Ebâbekir, andan Hazret-i Ömer, andan Hazret-i Osmân andan Hazret-i Alî, andan Hazret-i imâm Hasan hüsn-i rızâları ile hilâfeti ferâğat etdi. Andan imâm Hüseyin eş-şehîd be-dest-i Yezîd ibn Mu‘âviye. Andan hilâfet Âl-i Emeviyyûn'dan halîfe-i rû-yı zemîn Mu‘âviye oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20a ·
metinde göster ·
Andan cümle guzât-ı müslimîn bî-feth mâl-ı hazâyin ile Yedikulle'den keştîlere süvâr olup muvâfık eyyâm ile Kızıl Adalar'a lenger-endâz olup ol şeb asâkir-i İslâm hâb-ı râhatda yatırken İslâmbol tekrurunun bir oğlu iki yüz pâre gemi ile vakt-i seherde ale'l-gafle şebhûn edüp ceng-i azîm içinde bi-emr-i Hayy-ı Kadîr cümle küffâr-ı hîlekâr münhedim olup yetmiş pâre gemileri ile on bin küffârları giriftâr-ı bend-i hicrân olup bizzât serdâr olan kıral-ı dâllin veled-i pelîd-i nâ-pâki esîr olup sekiz bin küffâr dahi cânın dâr-ı cahîme salup cümle guzât mansûr [u] muzaffer ve şâd [u] handân azm-i Arabistân deyüp bâdbânların küşâde edüp giderken İslâmbol Silivrisin ve kal‘a-i Florunya ve kal‘a-i Kumburgos'ı ve niçe kurâ ve kasabâtları nehb ü gâret ederek Şâm Tarabulusu'na, andan Şâm'a dâhil oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 20b ·
metinde göster ·
azîme ve âlâm-ı şedâyid-i gamîmeyi beyân eder: Ol zamân kim Ömer ibn Abdül‘azîz …
Vakâyi‘ât-ı azîme ve âlâm-ı şedâyid-i gamîmeyi beyân eder: Ol zamân kim Ömer ibn Abdül‘azîz asrında Galata kal‘ası ve İslâmbol'un nısfı bâ-sulh feth olup Sahâbe-i güzînden ve Erbâb-ı Soffa ve Muhâcirîn [ü] Ensârdan ve Tebe‘-i tâbi‘în-i müctehidînden Mesleme hazretleri ile yigirmi bin mikdârı âdem kalup bi-emrillâhi Ta‘âlâ evlâd-ı evlâdları ol kadar tenâsül bulup mu‘ammer oldular kim Kostantîn keferesine galebe eder oldular. Hârûnu'r-Reşîd muhâsarasına gelince bu Ashâb-ı güzînin {İslâmbol içre} devletleri yüz elli beş sene oldu. Âhir Hârûnu'r-Reşîd ba‘de'l-muhâsara Bağdâd'a varup sâkin olunca beri tarafda İslâmbol kıral-ı dâlli cemî‘i bıtrîk ve kıssîs ruhbânların bir yere cem‘ edüp {eydir}:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21b ·
metinde göster ·
… nâyim ile kabz edüp ba‘de'l-feth bir câmi‘ ve yüz dekâkîn inşâ etdirüp câmi‘ine
vakf
etmişdir. Bu hakîrin İslâmbol içre mütevellid olduğu hânemizi gazâ mâlında[n] d …
Ol asırda büyük dedemiz Yavuz Er Beğ Ebü'l-feth'in mîrialemliği hizmetinde olup İslâmbol fethinde dedemiz ma‘an bulunup Unkapanı'nın iç yüzünde Sağrıcılar câmi‘i zemîninde olan binâları dedemiz mâl-ı ganâyim ile kabz edüp ba‘de'l-feth bir câmi‘ ve yüz dekâkîn inşâ etdirüp câmi‘ine vakf etmişdir. Bu hakîrin İslâmbol içre mütevellid olduğu hânemizi gazâ mâlında[n] dedemiz binâ edüp sâkin olurlar. Ve binâ etdüği câmi‘in ve dekâkîn ü büyûtların berâtları Ebü'l-feth'in tuğra-yı garrâsıyla ve hüccet-i şer‘iyyelerin imzâları Emîr Buhârî hazretleri imzâsıyla mümzâ olup hâlâ zürriyetinden olmamız cihetiyle tevliyet-i mezbûr elimizde olup keyfe mâ-yeşâ mutasarrıfız. Ol takrîb ile dâ’imâ evkâfnâmelerimize nazar edüp Ebü'l-feth'in hilâfeti târîhleri ve tulû‘-ı zuhûru mazbûtumuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25a ·
metinde göster ·
… â elli günden merhûm olur" deyü kal‘anın fethini sâ‘at ve derîce ve dakîkasıyla
vakit
ta‘yîn eyleyüp bilâhire keşf-i râz eyleyüp hemân;
"Beğim sen elem çekme; bu kal‘anın fâtihi sen olasın deyü âlem-i şehzâdeliğinde sana tebşîr etmişdik, lâkin bi-emri Hudâ Cenâb-ı İzzet'in bu gazâda müstetir işleri vardır. Derûn-ı kal‘ada Şeyh Maksûd halîfelerinden Yâvedûd ismine mazhar 26a düşmüş mecâzibûndan bir cân vardır. Tâ ol merhûm olmayınca bu kal‘a feth olmak ihtimâli yokdur. Ammâ elli günden merhûm olur" deyü kal‘anın fethini sâ‘at ve derîce ve dakîkasıyla vakit ta‘yîn eyleyüp bilâhire keşf-i râz eyleyüp hemân;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25b–26a ·
metinde göster ·
seherde manzûru olmuşdur kim eczâhânlar türbesinde eczâ-yı şerîfler kırâ’at etd …
Hakîrin niçe kerre vakt-i seherde manzûru olmuşdur kim eczâhânlar türbesinde eczâ-yı şerîfler kırâ’at etdüklerinde sâ’ir kubâblarda medfûnlara müteveccih olup tilâvet-i Kur’ân ederler. Ammâ bunun İslâm ile rıhlet etdüğine şekk [ü] şübhe olmağile cümle eczâhânlar sandûkasına arkaların 29a çevirüp tilâvet-i Kur’ân ederler. Ve niçe kerre hakîr'in manzûru oldu kim Fransa Fireng'i tâ’ifesi nihânîce gelüp türbedârlara bir kaç akçe verüp ziyâret ederler. Zîrâ dâ’imâ kapusu mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 28b–29a ·
metinde göster ·
… lüp andan Fransa diyârında büyük vâlidesine gelüp mu‘azzez ü mükerrem pâdişâh-ı
vakt
olup üç yüz müselmân tevâbi‘iyle ayş [u] nûşda ve sayd [u] şikârda henüz şehzâd …
Ve bu şâhid-i âdildir kim kaçan kim Bâyezîd-i Velî hilâfetde iken karındaşı Cem Şâh ile Karaman Sahrâsı'nda iki şehzâde-i âzâde birbirleriyle çirkâb-ı dünyâ içün bir ceng-i azîm edüp âhir Cem Şâh münhedim olup Mısır'da Sultân Kalavan'a firâr edüp andan gemi ile hacca giderken telattum-ı deryâ ile diyâr-ı Yemen ve Aden'e düşüp andan Veys el-Karanî hazretlerin ziyâret edüp andan Yemen huccâcıyla hacc edüp andan yine Mısır'a gelüp andan keştî ile Rodos'da Malta'ya gelüp andan Fransa diyârında büyük vâlidesine gelüp mu‘azzez ü mükerrem pâdişâh-ı vakt olup üç yüz müselmân tevâbi‘iyle ayş [u] nûşda ve sayd [u] şikârda henüz şehzâde-i âzâde oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29a ·
metinde göster ·
… ânî türbesi kurbünde Sultân Şehinşâh türbesine na‘ş-ı Cem Şâh deyü defn edüp bu
vakâyi‘âtı
Âsitâne'ye arz etdiler. Târîh-i fevt-i Şehzâde Cem Şâh:
Pâdişâh na‘ş-ı Cem'i Bursa'da Murâd-ı Sânî ki Ebü'l-feth'in pederi, Bâyezîd-i Velî'nin dedesidir, anda defn olunmağı emr edüp na‘ş-ı Cem'i Bursa'ya götürüp Murâd-ı Sânî cenbinde defn etmeğe mezâr kazarken kubbe-i pür-envâr içinden bir sâ‘ika ve bir kıyâmet kopdu kim cümle huddâmlar firâr edüp üç gün ol âsitâneye bir ferd-i âferîde girmek muhâl oldu. Âhirü'l-emr yine Murâd-ı Sânî türbesi kurbünde Sultân Şehinşâh türbesine na‘ş-ı Cem Şâh deyü defn edüp bu vakâyi‘âtı Âsitâne'ye arz etdiler. Târîh-i fevt-i Şehzâde Cem Şâh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29a ·
metinde göster ·
… e Sultân-ı mûmâ-ileyh hazretleri Akşemseddîn hazretlerinin mukaddemâ fethini ve
vakt
[u] sâ‘ati ve derîcesiyle fethin ta‘yîn etdüği günlerde bi-emrillâh feth oldu k …
Hamd-i bî-hadd [ü] bî-pâyân ol Hâlık-ı kevn [ü] mekâna olsun kim her emrin tedbîrinde birer hükm-i ezelîsi vardır kim selâtîn-i İslâm-ı Âl-i Osmâniyân es-sultân ibn ü's-sultân es-sultân Ebü'l-feth Gâzî Mehemmed Hân tâbe serâhüm ve ce‘alallâhu el-firdevse mesvâhüm hazretleri İslâmbol'u feth edince Arapça sıfat-ı kâşifesinin hurûfu târîh-i fethine mutâbık olan dârü's-saltanati 30b 'l-aliyye Kostantıniyetü'l-mahmiyye hamâhallâhu an ru‘bu'l-beliyye Sultân-ı mûmâ-ileyh hazretleri Akşemseddîn hazretlerinin mukaddemâ fethini ve vakt [u] sâ‘ati ve derîcesiyle fethin ta‘yîn etdüği günlerde bi-emrillâh feth oldu kim hicret-i nebeviyyenin sene 857 târîhi mâh-ı Cemâzilâhiresinin yigirminci günü kim yevm-i erba‘ada feth olunduğu mâh-ı Temmûz'un on ikinci günü idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30a–30b ·
metinde göster ·
… n kavm-i Kabâbıta-i nâbıta destinden Mısır'a istîlâ edüp bu Ayasofya'ya Mısır'ı
vakf
etdiler. Tâ bu mertebe ma‘mûr oldu kim millet-i nasârânın bilâ-teşbîh ka‘beleri …
Ve'l-hâsıl Ayasofya kâmil kırk senede 34b tamâm edüp enderûn [u] bîrûnunda on iki bin ruhbân huddâmânı var idi. Hattâ vilâdet-i Resûl-i Kibriyâ'dan 882 sene (sene) mukaddem İskender-i Kübrâ asrında tâ’ife-i Yûnâniyân kavm-i Kabâbıta-i nâbıta destinden Mısır'a istîlâ edüp bu Ayasofya'ya Mısır'ı vakf etdiler. Tâ bu mertebe ma‘mûr oldu kim millet-i nasârânın bilâ-teşbîh ka‘beleri idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 34a–34b ·
metinde göster ·
… ğızlarından kelimât edüp Cebrâ’îl tasvîri cânib-i şarkda olup olacak alâ’imât ü
vakâyi‘âtları
ayân edermiş. Ve Mîkâ’îl sûreti cânib-i garbdan düşmen zuhûr eder ve kaht [u] g …
Bu eşkâllerden mâ‘adâ kubbe-i azîmin dörd pâye-i azîmlerinin tabaka-i âlîsi nihâyetinde dörd köşede birer melek sûreti vardır. Bilâ-teşbîh biri Cebrâ’îl ve biri Mîkâ’îl ve biri İsrâfîl ve biri Azrâ’îl sûretleridir kim hâlâ kanatların küşâde edüp dururlar kim kadd [ü] kâmetleri perr ü bâlleri ile ellişer zirâ‘ timsâl-i acîbelerdir, tâ Hazret-i Risâlet vücûda gelince bu ferişte sûretleri göbeğinde olan ağızlarından kelimât edüp Cebrâ’îl tasvîri cânib-i şarkda olup olacak alâ’imât ü vakâyi‘âtları ayân edermiş. Ve Mîkâ’îl sûreti cânib-i garbdan düşmen zuhûr eder ve kaht [u] galâ olur deyü haber verirmiş. Ve İsrâfîl sûreti cânib-i şimâlde olacak vakâyi‘âtdan haber verirmiş. Ve Azrâ’îl timsâli cemî‘i dünyâda müte‘ad[did] pâdişâhların mevti haberin verirmiş. Hâlâ ol zikr olunan dörd sûret-i mehîb râyegândır. Ammâ Hazret'den berü tılısmâtları bâtıl olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
… aht [u] galâ olur deyü haber verirmiş. Ve İsrâfîl sûreti cânib-i şimâlde olacak
vakâyi‘âtdan
haber verirmiş. Ve Azrâ’îl timsâli cemî‘i dünyâda müte‘ad[did] pâdişâhların mev …
Bu eşkâllerden mâ‘adâ kubbe-i azîmin dörd pâye-i azîmlerinin tabaka-i âlîsi nihâyetinde dörd köşede birer melek sûreti vardır. Bilâ-teşbîh biri Cebrâ’îl ve biri Mîkâ’îl ve biri İsrâfîl ve biri Azrâ’îl sûretleridir kim hâlâ kanatların küşâde edüp dururlar kim kadd [ü] kâmetleri perr ü bâlleri ile ellişer zirâ‘ timsâl-i acîbelerdir, tâ Hazret-i Risâlet vücûda gelince bu ferişte sûretleri göbeğinde olan ağızlarından kelimât edüp Cebrâ’îl tasvîri cânib-i şarkda olup olacak alâ’imât ü vakâyi‘âtları ayân edermiş. Ve Mîkâ’îl sûreti cânib-i garbdan düşmen zuhûr eder ve kaht [u] galâ olur deyü haber verirmiş. Ve İsrâfîl sûreti cânib-i şimâlde olacak vakâyi‘âtdan haber verirmiş. Ve Azrâ’îl timsâli cemî‘i dünyâda müte‘ad[did] pâdişâhların mevti haberin verirmiş. Hâlâ ol zikr olunan dörd sûret-i mehîb râyegândır. Ammâ Hazret'den berü tılısmâtları bâtıl olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 35a ·
metinde göster ·
… âmi‘-i murassa‘ u mülemma‘ olup nazîre-i beyt-i ma‘mûr semâ’-ı sâbi‘ ve envâ‘-ı
vakâyı
‘ râyi‘ ile müreffa‘ ve müvessa‘ kılınup numûne-i kubbe-i felek-i nuh-pâdır.
Ve bu tahrîr olunan hayrâtlardan mâ‘adâ Âl-i Osmâniyândan mülûk-i selâtîn-i selefin her biri birer hayrât zamîme edüp Sultân Ahmed Hân pâdişâhlara mahsûs mihrâbın sol tarafında bir maksûre-i secdegâh-ı şehinşâh inşâ edüp esnâf-ı sanâyi‘ [u] bedâyi‘ kârıyla bir câmi‘-i murassa‘ u mülemma‘ olup nazîre-i beyt-i ma‘mûr semâ’-ı sâbi‘ ve envâ‘-ı vakâyı‘ râyi‘ ile müreffa‘ ve müvessa‘ kılınup numûne-i kubbe-i felek-i nuh-pâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
… yine bu harâbâtî erenlerine hüsn-i zan edüp bunlardan istimdâd taleb eder. Âhir
vakt-i
gurûb karîb olup Galata'dan bir kayığa süvâr olup Unkapanı cânibine ubûr edüp G …
Fakîr Gülâbî bunları dahi ana kıyâs edüp üç gün[den] berü aç âdem meyhâne ta‘âmına girüp def‘-i cû‘ eder. Ammâ yine bu harâbâtî erenlerine hüsn-i zan edüp bunlardan istimdâd taleb eder. Âhir vakt-i gurûb karîb olup Galata'dan bir kayığa süvâr olup Unkapanı cânibine ubûr edüp Gülâbî Ağa'ya bir desti şarâb verüp yükledirler. Bu dahi beni imtihândır deyü i‘tikâd ile bir desti şarâb ile vakt-i gurûbdan sonra bir tenhâ sokakda Gülâbî Ağa'nın başından destârın, eyninden semmûr lepâçesin alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38b ·
metinde göster ·
… verüp yükledirler. Bu dahi beni imtihândır deyü i‘tikâd ile bir desti şarâb ile
vakt-i
gurûbdan sonra bir tenhâ sokakda Gülâbî Ağa'nın başından destârın, eyninden sem …
Fakîr Gülâbî bunları dahi ana kıyâs edüp üç gün[den] berü aç âdem meyhâne ta‘âmına girüp def‘-i cû‘ eder. Ammâ yine bu harâbâtî erenlerine hüsn-i zan edüp bunlardan istimdâd taleb eder. Âhir vakt-i gurûb karîb olup Galata'dan bir kayığa süvâr olup Unkapanı cânibine ubûr edüp Gülâbî Ağa'ya bir desti şarâb verüp yükledirler. Bu dahi beni imtihândır deyü i‘tikâd ile bir desti şarâb ile vakt-i gurûbdan sonra bir tenhâ sokakda Gülâbî Ağa'nın başından destârın, eyninden semmûr lepâçesin alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 38b ·
metinde göster ·
… e: "Allâhümme yâ kâşife'l-müşkilât ve yâ âlime's-sırrı ve'l-hafiyyât" deyüp her
vakitde
yedişer siyâh üzüm tenâvül etse bi-emrillâh zekiyyü't-tab‘ necîb ü reşîd ola ki …
Hâssa-i Altun top: Bir kimesne nisyâna uğrayup işitdiği hâtırında kalmasa gerekdir kim tâ Ayasofya kubbesinin ortasında maslûb olan altun top altında yedi kerre sabâh namâzın kılup üç kerre: "Allâhümme yâ kâşife'l-müşkilât ve yâ âlime's-sırrı ve'l-hafiyyât" deyüp her vakitde yedişer siyâh üzüm tenâvül etse bi-emrillâh zekiyyü't-tab‘ necîb ü reşîd ola kim bir istimâ‘ etdiği elfâz derûnunda en-nakşı ke'l-hacer ola. Zîrâ bu kubbe Hazret-i Risâlet'in ağzı yarıyla ta‘mîr olunmuşdur. Altında bir kerre ibâdet edenin dünyevî ve uhrevî hayr murâdâtı bi-emrillâh hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39a ·
metinde göster ·
… arhoş İbrâhîm'in kârıdır kim bunun dahi medhinde za‘îf insân âcizdir. Kaçan kim
vakt-i
zuhurda bu câmlar âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi urdukda derûn-ı câmi‘ münevver ol …
Ve mihrâb ü minber üzre olan câm-ı gûnâ-gûn Sarhoş İbrâhîm'in kârıdır kim bunun dahi medhinde za‘îf insân âcizdir. Kaçan kim vakt-i zuhurda bu câmlar âfitâb-ı âlem-tâbın şu‘lesi urdukda derûn-ı câmi‘ münevver olup cemî‘i cemâ‘atin merdüm-i dîdeleri hîrelenir. Her kıt‘a-yı câmda niçe kerre yüz bin pâre gûnâ-gûn hurde câmlar ile şükûfeler ve Esmâ’ü'l-hüsnâ hatları ile müzeyyen câmlardır kim seyyâhân-ı berr [ü] bihâr içre memdûh-ı âlemdir kim felekde misli görülmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43b ·
metinde göster ·
… sîlerinde tuç bilâzikler vardır. Evkâf tarafından hakkâk müverrih vardır. Cümle
vakâyi‘at-ı
azîmeleri meselâ ihrâk bi'n-nâr ve cülûs ve zelzele ve gulû-yı velvele misilli …
Ve bu haremin cânib-i erba‘asında olan amûdların aşağı kürsîlerinde tuç bilâzikler vardır. Evkâf tarafından hakkâk müverrih vardır. Cümle vakâyi‘at-ı azîmeleri meselâ ihrâk bi'n-nâr ve cülûs ve zelzele ve gulû-yı velvele misilli şeyler yazılmışdır kim acâyib târîhli sütûn pâyeleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44b ·
metinde göster ·
Vezîr Hâdım İbrâhîm Paşa: Hayâ ve âdâbı gâlib sâhib-i
vakâr
bir ihtiyâr vezîr-i dilîr idi. Silivrikapusu'nun iç yüzündeki câmi‘-i rûşen-bin …
Vezîr Hâdım İbrâhîm Paşa: Hayâ ve âdâbı gâlib sâhib-i vakâr bir ihtiyâr vezîr-i dilîr idi. Silivrikapusu'nun iç yüzündeki câmi‘-i rûşen-binâ anın hayrâtındandır. Andan yine
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47b ·
metinde göster ·
… sâle idi. Cülûs-ı hümâyûnları sene 1012 Recebü'l-müreccebinin on sekizinci günü
vakı
‘ olmuşdur.
Sene 998 târîhinde şehr-i Ma‘nisa'da mütevellid olup esnâ-yı cülûsda ma‘sûm [u] pâk çâr-sâle idi. Cülûs-ı hümâyûnları sene 1012 Recebü'l-müreccebinin on sekizinci günü vakı‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 58b ·
metinde göster ·
Osmân'da ol gece iç ağaları kapu ağasın pâreleyüp sabâhın leşin taşra atdılar v …
Ve yine vak‘a‘-i Osmân'da ol gece iç ağaları kapu ağasın pâreleyüp sabâhın leşin taşra atdılar ve Atmeydanı'nda leşini tuç ejdere asdılar, ayaklarından. Abaza Mehemmed Paşa Erzurûm'da isyân etdi ve} hatt-ı şerîf yazup 61b sadrıa‘zamlık Dâvûd Paşa'da karâr etdi ve ol gün aşkıyâ ve zorbalar niçe bin hânedânları yağmâ etdiler. Bir kaç günden vezâret Mısır'dan ma‘zûl Merre Hüseyin Paşa'ya verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61a–61b ·
metinde göster ·
… nâlân u giryân ve mâlları yağmâ olup uryân kaldukları cümle sene 1039 târîhinde
vakı
‘ olup.
Ve Husrev Paşa'nın Bağdâd'a azîmeti ve Şehrezûl haddinde Erkek Ahmed kal‘asın binâ etdüği ve Mihribân kal‘ası fethi ve Zeynel Hân'ın inhizâmı ve Acem diyârının nehb [ü] gâret olunduğu ve Bâğ-ı Cinân kal‘ası etrâflarında yigirmi pâre kal‘alar harâb olduğu andan Şehr-i Hemedân ve kal‘a-i Dergezîn cânibleri alan u tâlân ve ahâlîsi nâlân u giryân ve mâlları yağmâ olup uryân kaldukları cümle sene 1039 târîhinde vakı‘ olup.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61b ·
metinde göster ·
… n Murâd Hân'ın ibtidâ-i cülûsundan nihâyet-i saltanatına varınca rûz-merre olan
vakâyi‘ât
[u] ihtilâlleri ve cümle gelen vüzerâlarının hükûmâtları ve azl [u] nasbların b …
Merhûm u mağfûrun-leh Sultân Murâd Hân'ın ibtidâ-i cülûsundan nihâyet-i saltanatına varınca rûz-merre olan vakâyi‘ât [u] ihtilâlleri ve cümle gelen vüzerâlarının hükûmâtları ve azl [u] nasbların beyân eder 63a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 62b–63a ·
metinde göster ·
… Sultân Murâd Hân asrına dek musâhib-i şehriyârî ve tarîk-i Gülşenî'nin sâhib-i
vakârı
bir azîz nedîm-i hâssu'l-hâs ve ilm-i edvârda gavvâs idi.
Dervîş Ömer yetmiş nefer fukarâ ile Rûm'a gelüp azîzin nutk-ı dürer-bârları üzre Süleymân Hân ile Seğitvar gazâsında bulunup cenâze-i Süleymân Hân'da hâzır olup ol asırdan tâ efendimiz Sultân Murâd Hân asrına dek musâhib-i şehriyârî ve tarîk-i Gülşenî'nin sâhib-i vakârı bir azîz nedîm-i hâssu'l-hâs ve ilm-i edvârda gavvâs idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 70a ·
metinde göster ·
İbtidâ sene (---) târîhinde Maskov küffârı Karadeniz sâhilinde Azak kal‘asına Tatar Hân'ın batîü'l-hareke olması sebebiyle kal‘a-i Azağ'a Kazak istîlâ edüp deryâ-misâl asker ile yedi yüz pâre yelken gemilere bu kadar bin asker mâl-â-mâl olup kal‘a-i Azağ'ı kâmil (---) ay muhâsara edüp darabât-ı top-ı kûpdan kal‘anın der [ü] dîvârında bir alâmet kalmayup cümle küffâr-ı sakar-karâr hâl-i hayâtlarında ka‘r-ı zemîne girüp bir ay dahi zîr-i zemînde ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kitâl edüp âhir vakt-i şitâ erüp cümle guzât-ı müslimîn keştîlere mâl-â-mâl olup bî-feth rucû‘ edüp Âsitâne-i sa‘âdete geldiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a ·
metinde göster ·
Sebeb-i feth-i Hanya oldur kim ibtidâ Sultân Ahmed Hân'ın mübârek nefeslerinin te’sîridir kim feth-i Girid evlâdı İbrâhîm Hân'a müyesser oldu. İnşâ’allâh Ahmed Hân'ın Venedik'den Girid cezîresin Yeni Câmi‘e vakf olmağiçün ricâ etdiği tahrîr olunur. Ammâ mezkûr senede İbrâhîm Hân'ın Dârü's-sa‘âde Ağası Sünbül Ağa âzâd 77b olup ve Esîrî Mehemmed Efendi ma‘an Sünbül Ağa ile Mısır'a müteveccih olmağiçün İbrâhîm Çelebi nâm {re’îsin} bir azîm karavana kalyonununa üç bin kadar huccâc ü züvvâr ve tüccâr girüp Mısır'a giderken Değirmenlik nâm cezîre önünde altı pâre Malta gemisi bu İbrâhîm Çelebi kalyonun ihâta edüp bî-eyyâm mahalde döğe döğe iki günde kalyon içre ibâdullâh az kalup ol mahalde Kızlar Ağası ve kalyon sâhibi İbrâhîm Çelebi dahi şehîd olup küffâr gemiye zafer bulup yedek ile cezîre-i Girid'de kal‘a-i Hanya limanına varup lenger-endâht olup yatdı. Ahidnâme-i Hayreddîn Paşa'da eyle der kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a–77b ·
metinde göster ·
… b-i erba‘asın niçe kerre yüz bin haç bayraklı küffâr, asker-i İslâmı ihâta edüp
vakt-i
zuhurda bir ceng-i azîm olup yigirmi iki bin ibâd-ı müslimîn şehîd ve on sekiz …
Âhir-i kâr kal‘ayı derûn-ı dilden döğmeyüp cümle asker âlet-i mülâhaza taht-ı kal‘ada oturup kırkıncı gün semâdan bir matar nâzil olup cümle asâkir-i İslâm pâymâl-i rimâl tîn-i belâya müsteğrak olup bi'z-zarûrî cümle asker metrisden çıkup selâmete avdet edüp kal‘a-i Şibenik kurbünde Danilova nâm bir sahrâ-yı azîme meks edüp ale's-sabâh anı gördük, mezkûr sahrânın cânib-i erba‘asın niçe kerre yüz bin haç bayraklı küffâr, asker-i İslâmı ihâta edüp vakt-i zuhurda bir ceng-i azîm olup yigirmi iki bin ibâd-ı müslimîn şehîd ve on sekiz bin âdem esîr olup niçe bin hayme ve hargâh ile ve bu kadar mâl-ı ganâyim ile küffâr ganîme 78a olup hakîr ol menhûs cengde yeniçeri ocağıyla idim, hemân var kuvveti bâzûya getirüp at boynuna düşüp Gılamuc kal‘ası dağlarına firâr edüp atımı dahi bisâtıyla bırağup bir sık çengelistân içre girüp yedi gece dağlarda pinhân olup nebâtât [ü] giyâhât tenâvül edüp def‘-i cû‘ eylerdim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77b–78a ·
metinde göster ·
… cülûsu bin elli sekiz Recebü'l-müreccebinin on sekizinci günü yevm-i sebt idi.
Vakt-i
asırda sa‘âdetle mesned-nişîn-i pâdişâh oldukda sinn-i sâlleri henüz yedi yaşın …
Yevm-i cülûsu bin elli sekiz Recebü'l-müreccebinin on sekizinci günü yevm-i sebt idi. Vakt-i asırda sa‘âdetle mesned-nişîn-i pâdişâh oldukda sinn-i sâlleri henüz yedi yaşına bâliğ idi. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78b ·
metinde göster ·
Ve (---) sene ayında Hüsâmoğlu Alî Paşa'yı kapudan paşa edüp üç yüz pâre kalyon kadırga ile bir donanma-yı hümâyûn dahi çıkarmışdır kim gûyâ donanma-yı Kılıç Alî Paşa idi. Akdeniz'de küffâr ile bir kerre elleşüp küffâr münhedim olup vakt-i gurûb oldukda küffâr firâr edüp donanma-yı hümâyûn Kara Foçalar limanında lenger-endâz olup cümle asker taşra bâğ u bâğçelerde zevk u safâda iken vakt-i seherde küffâr ale'l-gafle donanmayı basup cümle asker taşrada ve kimi hâb-ı istirâhatde iken küffâr âteşbâzlık ederek cümle gemileri ihrâk bi'n-nâr edüp bâkî asker karaya çıkup kırk pâre kadırga ve on bir aded kalyonları yedeğe alup sâ’ir kalyonlarımız ceng ede ede yigirmi pâre kâfir gemilerin helâk edüp her biri bir cânibe firâr edüp donanmanın inhidâmı haberi geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79b ·
metinde göster ·
… manında lenger-endâz olup cümle asker taşra bâğ u bâğçelerde zevk u safâda iken
vakt-i
seherde küffâr ale'l-gafle donanmayı basup cümle asker taşrada ve kimi hâb-ı is …
Ve (---) sene ayında Hüsâmoğlu Alî Paşa'yı kapudan paşa edüp üç yüz pâre kalyon kadırga ile bir donanma-yı hümâyûn dahi çıkarmışdır kim gûyâ donanma-yı Kılıç Alî Paşa idi. Akdeniz'de küffâr ile bir kerre elleşüp küffâr münhedim olup vakt-i gurûb oldukda küffâr firâr edüp donanma-yı hümâyûn Kara Foçalar limanında lenger-endâz olup cümle asker taşra bâğ u bâğçelerde zevk u safâda iken vakt-i seherde küffâr ale'l-gafle donanmayı basup cümle asker taşrada ve kimi hâb-ı istirâhatde iken küffâr âteşbâzlık ederek cümle gemileri ihrâk bi'n-nâr edüp bâkî asker karaya çıkup kırk pâre kadırga ve on bir aded kalyonları yedeğe alup sâ’ir kalyonlarımız ceng ede ede yigirmi pâre kâfir gemilerin helâk edüp her biri bir cânibe firâr edüp donanmanın inhidâmı haberi geldi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 79b ·
metinde göster ·
… ri ağası Kara Çavuş ve Kul kethudâsı Çelebi Mustafâ Ağa 83b askerleri yetişüp
vakt-i
seherde âlem ağyâr-ı gayrdan bî-haber iken bu ağyârlara Allâh deyüp kılıç uruld …
İnhizâm-ı Dasnik Emirzâ ve ma‘an Celâlî Hanefî Halîfe nâmân celâlîlere Türkmen ağalıkları ihsân olunmaduğundan Vezîr-i a‘zam Melek Ahmed Paşa'ya dilgîr olup Üsküdar'dan hayli asker cem‘ edüp Anatolu'yu nehb [ü] gârete azîmet eyleyüp Hersek Dili'nden deryâyı ubûr edüp râst geldikleri kârbânı gâret edüp Lefke ile Söğüd nâm kasabaların mâbeyninde hayme ve hargâhların kurup meks etmişler. Fi'l-hâl Melek Ahmed Paşa ve Bektaş Ağa ve Yeniçeri ağası Kara Çavuş ve Kul kethudâsı Çelebi Mustafâ Ağa 83b askerleri yetişüp vakt-i seherde âlem ağyâr-ı gayrdan bî-haber iken bu ağyârlara Allâh deyüp kılıç uruldukda hakkâ ki âmedâne basılup dilîrâne ceng edüp şebhûn eden vezîr askerinden hayli benâm yiğitleri hâke saldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 83a–83b ·
metinde göster ·