… âsına çıkmadım. Âsî Arablar ve Yemen Zeydîleri ol cebel-i Mehîb'de ve dâmeninde
vakfeye
dururlar. Hakkâ ki cebel-i mehîbdir ve cebel-i Arafât'ın şimâline muttasıldır.
Cebel-i Mehîb cümleden âlîdir. Bu cebel üzre makâm-ı Hazret-i Âdem ve makâm-ı Hazret-i Cibrîl vardır. Ammâ tâ zirve-i a‘lâsına çıkmadım. Âsî Arablar ve Yemen Zeydîleri ol cebel-i Mehîb'de ve dâmeninde vakfeye dururlar. Hakkâ ki cebel-i mehîbdir ve cebel-i Arafât'ın şimâline muttasıldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y318a ·
metinde göster ·
… olup cemî‘i ibâdullâh [[(---) (---) (---)]] herkes kendü ibâdetinde olup yevm-i
vakfeye
muntazır olurlar. Ve bu sadâ-yı [[(---) (---) (---)]] üştür ve esb ve hımâr ve …
Kudüm sadâsı evc-i âsumâna peyveste olup cemî‘i ibâdullâh [[(---) (---) (---)]] herkes kendü ibâdetinde olup yevm-i vakfeye muntazır olurlar. Ve bu sadâ-yı [[(---) (---) (---)]] üştür ve esb ve hımâr ve bakar ve ganem feryâdları dahi dağı ve taşı velveleye verirler. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y319a ·
metinde göster ·
… i erba‘adaki hudûd-ı Arafât mîlleri içinde bulunsa dürüst hacc etmiş olur. Eğer
vakfeye
dahi durmasa haccı tamâm olur. Ammâ ba‘de'l-gurûb varsa edâ-yı farz nâkıs olup …
Cebel-i Arafât'dan bu cânib-i erba‘a mîllerine varınca dörder bin adımdır. Bu mîller içinde yevm-i arefede vakfe mahallinde bulunsa edâ-yı farz edüp dürüst hacc etmiş olur. Tâ ol mahalle dek kim arefe günü hatîb Arafât dağından enüp salât-ı mağrib mahallinde gurûb oldu olmadı deyü vakt-i mekrûhda iken bir âdem cânib-i erba‘adaki hudûd-ı Arafât mîlleri içinde bulunsa dürüst hacc etmiş olur. Eğer vakfeye dahi durmasa haccı tamâm olur. Ammâ ba‘de'l-gurûb varsa edâ-yı farz nâkıs olup haccı tamâm olmaz. Sene-i âtiyeye mücâvir kalup hacc etmek gerekdir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y320a ·
metinde göster ·
… i ile yanyana dutarlar. Tâ ki cânib-i erba‘ada olan huccâclar yükleri ile gelüp
vakfeye
durunca karâr ederler. Ve bin bir ayak bir ayak üzre kat-ender-kat cümle huccâc …
Andan Mısır huccâcı üç nevbet nefîr-i rıhletlerin çalup ol dahi deryâ-misâl huccâc ve asker ile Mahmil-i şerîfi getirüp mezkûr soffa üzre Şâm mahmili ile yanyana dutarlar. Tâ ki cânib-i erba‘ada olan huccâclar yükleri ile gelüp vakfeye durunca karâr ederler. Ve bin bir ayak bir ayak üzre kat-ender-kat cümle huccâc at ve cemel ve âdem bir yere cem‘ olup cebel-i Arafât'ı Y 321b ortaya alırlar. Bu huccâc-ı uryânı dahi cemî‘i Şâm ve Mısır, Arâk, Hicâz askeri pür-silâh olup beş yerden mehterhâneler ve yetmiş yerden kûs-i hâkânîlere turralar urulup bir yerden tekbîr-i Muhammedî sadâsı evce peyveste olup cemî‘i huccâc-ı müslimîn at ve deve ve bagal ve çemender üzre yâhûd piyâde hâzır-bâş olup cebel-i Arafât'ın cânib-i cenûbunda ve garbında ve şarkında âdem deryâsı olup dururlar. Ammâ Arafât'ın garb tarafında durmak a‘lâdır. Zîrâ hatîb cânib-i garbda Kâ‘be'ye müteveccih olup hutbe okuyup yakın isen nasîhat etdüği istimâ‘ olunur. Eğer ba‘îd isen eliyle işâret etdüği ve infidâd mahallinde makra[ma] saldığı görünür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321a–Y321b ·
metinde göster ·
… if ve Hicâz ve Abbâs ve gayri huccâc-ı nâs cânib-i şarkda ve cenûbda ve şimâlde
vakfeye
dururlar. Ve cebel-i Arafât dahi benî âdem ile zeyn olup omuz omuzu sökmez, âde …
Ve cümle huccâc-ı Ervâm cânib-i garbdadır. Ve Habeş ve Yemen ve Irâk ve Tâ’if ve Hicâz ve Abbâs ve gayri huccâc-ı nâs cânib-i şarkda ve cenûbda ve şimâlde vakfeye dururlar. Ve cebel-i Arafât dahi benî âdem ile zeyn olup omuz omuzu sökmez, âdemden Arafât dağı dahi görünmez. Tâ zirve-i a‘lâ-yı cebele varınca âdemden ibâret bir nakîl(?) Arafât olup cümle huccâcdan Lebbeyk sadâsı ayyûka sadâ verir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321b ·
metinde göster ·
… ve kırk beş mecrûhları ve yigirmi altı kelleleri ile mîleyn-i Irâk içre bulunup
vakfeye
şehîdlerin dahi getirüp durdular. Hamd-i Hudâ hacları tamâm oldu. Eğer bir derî …
Derhâl şerîf hazretleri tarafından asker seçilüp ceng mahalline vardıklarında meğer Basra huccâcı ile Tâ’if Urbânı ceng ederek bu mahalle gelirler. İmdâd vardıkda Arab firâr edüp vakt-i gurûbda Basra huccâcı dahi on iki şehîdleri ve kırk beş mecrûhları ve yigirmi altı kelleleri ile mîleyn-i Irâk içre bulunup vakfeye şehîdlerin dahi getirüp durdular. Hamd-i Hudâ hacları tamâm oldu. Eğer bir derîce sonra gelseler hacları tamâm olmazdı. Yine cümle huccâc gırî vü feryâd ederek "Allâhümme lebbeyk" diyerek vakt-i mekrûh olup infidâd mahalli olunca derhâl Şâm emîr-i haccı cümle tevâbi‘iyle Mısır'ın Mahmil-i şerîfinin licâmın eline alup zabt eder. Mısır emîr-i haccı dahi Şâm-ı Şerîf Mahmil-i şerîfinin licâmın eline alup zabt ederler. Kânûn-ı kadîm böyledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322a ·
metinde göster ·
… i bu câmi‘e cem‘ olurlar. Zîrâ salât-ı îd yerine bu câmi‘de ba‘de salâtu's-subh
vakfeye
durmak vâcibdir. Durmayup gitseler haccın nâkıs olup fidye-i dem lâzım olur. Cü …
Ve bu mahalde câ-be-câ bostân kuyuları vardır. Ve câmi‘ huddâmlarının bir kaç hâneleri vardır. Q 133a Lâkin cemâ‘ati azdır. Ancak mevsim-i hacda ve bu Arafât dönüşünde leyle-i îdın vakt-i şâfi‘îde Mîne bâzârında olan huccâc-ı müslimîn dahi bu câmi‘e cem‘ olurlar. Zîrâ salât-ı îd yerine bu câmi‘de ba‘de salâtu's-subh vakfeye durmak vâcibdir. Durmayup gitseler haccın nâkıs olup fidye-i dem lâzım olur. Cümle huccâc kâ’ide-i emr-i Hak üzre sabâh namâzın kılup tâ sabâh yeri sararup gün tulû‘ edeceği mahalle varınca bu Meş‘ari'l-Harâm câmi‘inde vakfeye duralar. Arafât'da bunda bayram namâzı yokdur. Îd-ı adhâ dedikleri yevm-i arefedir kim ol gün Arafât'a çıkılup mescid-i İbrâhîm'de salât-ı kasr-ı cem‘ ve cebel-i Arafât'da hutbe okunur. Bayram namâzı kılınmaz, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y323a ·
metinde göster ·
… bâh yeri sararup gün tulû‘ edeceği mahalle varınca bu Meş‘ari'l-Harâm câmi‘inde
vakfeye
duralar. Arafât'da bunda bayram namâzı yokdur. Îd-ı adhâ dedikleri yevm-i arefe …
Ve bu mahalde câ-be-câ bostân kuyuları vardır. Ve câmi‘ huddâmlarının bir kaç hâneleri vardır. Q 133a Lâkin cemâ‘ati azdır. Ancak mevsim-i hacda ve bu Arafât dönüşünde leyle-i îdın vakt-i şâfi‘îde Mîne bâzârında olan huccâc-ı müslimîn dahi bu câmi‘e cem‘ olurlar. Zîrâ salât-ı îd yerine bu câmi‘de ba‘de salâtu's-subh vakfeye durmak vâcibdir. Durmayup gitseler haccın nâkıs olup fidye-i dem lâzım olur. Cümle huccâc kâ’ide-i emr-i Hak üzre sabâh namâzın kılup tâ sabâh yeri sararup gün tulû‘ edeceği mahalle varınca bu Meş‘ari'l-Harâm câmi‘inde vakfeye duralar. Arafât'da bunda bayram namâzı yokdur. Îd-ı adhâ dedikleri yevm-i arefedir kim ol gün Arafât'a çıkılup mescid-i İbrâhîm'de salât-ı kasr-ı cem‘ ve cebel-i Arafât'da hutbe okunur. Bayram namâzı kılınmaz, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y323a ·
metinde göster ·
… hat içün Mısır'dan neccâblığile on dörd günde gidüp şerîf hazretlerin Arafât'da
vakfeye
durmuş bulunup huccâc ile hac edüp yine şerîfden mektûblar alup bir gün Mekke'd …
İbrâhîm Paşa'nın bir ağası bir mühim müsta‘cel maslahat içün Mısır'dan neccâblığile on dörd günde gidüp şerîf hazretlerin Arafât'da vakfeye durmuş bulunup huccâc ile hac edüp yine şerîfden mektûblar alup bir gün Mekke'de sa‘y [u] tavâf edüp ertesi azm-i râh-ı Mısır deyüp on beşinci günde Mısır'a dâhil olup otuz günde kâmil Mekke'ye varup gelüp hac etdi. Ya‘nî Mısır'dan hac etmek pek yakın ve emn tarîkdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y209a ·
metinde göster ·