İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

varın

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
30
isabet
29 cümle/beyitte
11,1
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
24 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3012,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–30 / 30

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“varın” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 34b … ‘in kubbesin meremmât edelim derseniz, şimdi zuhûr eden âhir zamân Muhammed'ine varın ağzı yarından yar alup âb-ı zemzem ile mahlût edüp bunda kirece ağzı yarın halt …
EÇS I 195a " Varın herkes yine kâr [u] kesbinizde olun, gene lâzım oldukda hâzır-bâş olun" deyü me …
EÇS I 212a … p beni halâs edün, dörd kişiye bir mankır, dörd kişiye bir mankır ihsân edeyim, varın paylaşup Revân seferine silâh düzüp hâzır olun" dedükde kimse yanına gelmeyüp,
EÇS II 353b–355b … ez, ev sâhibi ikisini sevmez" derken taşrada olan yigirmi aded refîklerime "Bre varın , dediğim yire konun" dedim. Hemân hâne sâhibi pîr, yalın ayak, dal kılıç atları …
EÇS III 103a–104a … nû‘dur, deyü kahvehâneleri men‘ etdirmedi mi? Ya siz ne cem‘ olmuşsuz, dağılın, varın yerlü yerinize. Yohsa şimdi Bâb-ı hümâyûn kullelerindeki toplara âteş edüp vezî …
EÇS III 142b … ihtiyâr Yürük eydür: "Bunda bir kayada çeşme vardır, ana tâli‘ çeşmesi derler. Varın anda tâli‘ dutun" deyü bizi ol dere içine götürdü.
EÇS IV 267b … ryâ-misâl askerle renc [ü] anâ çekerek geldik. Bugünkü gün ya taht ola ya baht, varın söylen vaktine hâzır olsun." deyü cümle ahâlî-i Bitlîs'i tehî-şuğl giru döndürd …
EÇS IV 268a … akti değildir, du‘â mahallidir. Tiz alây çavuşları gelsin" dedikde cümle gelüp " Varın , cemî‘i asâkir-i İslâm Feth-i şerîf okusunlar. Bilmeyenler İzâ câ’e sûresin ve …
EÇS IV 272b … şladı. Görmez misiz, şu meydân hûn-ı insân ile üç günden beri halîce döndü. Bre varın âdemler ricâ edin. Paşanın gözünde ricâcılar uçar!" deyince,
EÇS IV 285a … mmedî ile olup Evliyâ'mın sözünden taşra taş koparırsanız sizden baş koparırım. Varın Allah işiniz âsân ide." deyü hayr du‘âlar etdi.
EÇS V 27a Haydar Ağazâde eydir: "Ya kahpe oğulları, ben menzilci miyim? Varın Silivri şehrinde menzilciden beygirler alup cehenneme dek gidin" deyü çekişmeğe …
EÇS V 59a "Bizden taşra şimdiki hâlde çıkar yokdur. Siz dahi varın Hasan Paşa {kal‘ası} altında mütehassın olun" dedikde, anlar {dahi} bu kadar mâ …
EÇS V 79a Hakîr eyitdim, "Bire varın hey âdemler, korkman. Ben sizin mansıbınıza tâlib [ü] râgıb değilim. Ben bir se …
EÇS V 79a … tâlib [ü] râgıb değilim. Ben bir seyyâh-ı âlem ve nedîm-i benî Âdem bir âdemim. Varın , benden ırzınız satın alın" dediğimde,
EÇS V 96a … ahîfe âh-ı enîninden yanınca bir niçe fukarâlarına Muhammediyye kitâbın verüp, " Varın , bu bizim te’lîfimiz Horasan ve Belh u Buhârâ erenlerine hediyye götürünüz kim …
EÇS VI 15b … Kemen Yanoş kralımızdan hoşnûduz ve size bir âdem vermeğe kraldan havf ederiz. Varın Erdel'de dahi kralzâdeler çokdur. Anlardan birin bulun!" deyü cevâb-ı nâ-savâb …
EÇS VI 105b–106a … on bin âdemle geçdi ve köprüyü yapamayup Tuna taşdı ve Türk şaşdı. Hemân Türk'ü varın kırın, köprü başların alın Uyvar'ın kal‘asın kurtarın’ dediniz. Size aldanup yi …
EÇS VI 123b … tânda atından enüp kethudâsı (---) Ağaya sancağ u bayrağ u mehterhânesin verüp " Varın siz gidin" deyüp kendüsi ol mezkûr mesîregâhda kaldı.
EÇS VII 30a … elâ kal‘a-i Uyvar altından cemî‘i asâkir-i İslâm ile kalkıldıkda Uğvar kal‘ası " Varın sıhhatle" deyü ol kadar top şâdımânları edüp kâfirin elçisi âlem-i hayretde kal …
EÇS VII 65a " Varın görün kral tahtından enüp kapunun iç yüzünde durur mu?" dedikde varup gördük, m …
EÇS VII 106b … ermek avretler hayz bir şey göstermek gibidir ve âhirete intikâl etmek görinür. Varın kuzular bende bir kerâmet yokdur" deyü ricâlar eder. Âhır-ı kâr ellerinden kurt …
EÇS VII 137a " Varın murâd edindiğiniz yerde bir kal‘a ve şehir yapup sâkin olun" deyü izin alup gâr …
EÇS VIII 264a " Varın selâmetle gidin, şimdi bu ân Venedik donanmamız gelüp buradan geçüp Girid'e imd …
EÇS VIII 293b–294a … na varınca cümle taşlık olup ol tarafda aslâ lağım yokdur. Hemân deryâ kenârına varın , eğer bu kal‘ayı oradan feth etmezseniz beni kebâb edin. Ve Göllük tarafında de …
EÇS VIII 329a … klerinde bir top menzili alarka olduklarında hemân Kandiye'nin Su kullesi dahi " Varın tâli‘le" işâreti olmak üzre Su kullesi tekrâr bir yaylım top u tüfeng şâdımânla …
EÇS VIII 337a " Varın sağlıcaklar ile" dedikde hemân hâtıra hutûr etdi ki şu mel‘ûneyi katl edüp geçü …
EÇS IX Y6a–Y6b … trâkler "Yollar emînlikdir ve bu şâhrâhdan gayri sağa ve sola sapar yol yokdur, varın sıhhat ile" deyüp ormanlık içine girüp gâyib oldular.
EÇS IX Y7a … ar. Kütâhiyye'ye gidüp harâc cem‘ etsek gerek. Eğer kapuya yapışmak muradınızsa varın , ağaya intisâb edin ve anlara haber edin. Biz şurada bınar başında kahve pişiri …
EÇS IX Y328b "Tîz varın bu Mîne'de ve Mekke'de sarâyın mühürleyüp zabt eylen" deyü ikişer bayrak asker …
EÇS X Y258b " Varın imdi emânetleriniz teslîm edün" dediklerinde ol ân iki şehzâde-i cihân rûh tesl …