… iki hânlar ile ve hâne-i ma‘mûrlar ile ve câmi‘ ve imâretli ve kurşumlu ma‘mûr
var, anları
ve hânları bizim cânlar geçüp Semizce mukâbelesinde
Andan karye-i Kayalı'yı geçüp karye-i Semizce'yi geçüp bu iki hânlar ile ve hâne-i ma‘mûrlar ile ve câmi‘ ve imâretli ve kurşumlu ma‘mûr var, anları ve hânları bizim cânlar geçüp Semizce mukâbelesinde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 147b ·
metinde göster ·
… sâhibi bî-dîn âdemler vardır. Cümleden seyr-i garîb oldur kim kavm-i âteşperest
var. Anlardan
biri mürd oldukda paşaya niçe bin guruş verüp akrabâları ol mel‘ûnları Mühennâv …
Evvelâ şehr-i Basra'da niçe bin temâşâ-yı garîbe ve mezâhib-i kesîre sâhibi bî-dîn âdemler vardır. Cümleden seyr-i garîb oldur kim kavm-i âteşperest var. Anlardan biri mürd oldukda paşaya niçe bin guruş verüp akrabâları ol mel‘ûnları Mühennâvî kal‘asında alâ melei'n-nâs âteşe yakarlar. Eğer avretinin muhabbeti var ise erinin ardı sıra kendüyi âteşe atar. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362b ·
metinde göster ·
… ldular, ammâ kal‘anın meremmât olacak yerlerinde altı yerde dahi karaçav iskele
var. Anlardan
kal‘aya çıkmak kâfire âsândır.
Yûsuf Kethüdâ, div belâsı gibi bülend-âvâz ile, "Bire asker-i İslâm, Kerbelâ günüdür, hâzır olun" dedikde el-azametullâh kal‘anın derûn [u] bîrûnunda bir velvele ve bir gulgule ve kaynaşma olup herkes helâlleşüp ve cümle öpüşüp ve kucuşup silâhlarıyla âmâde olup cümle toplar ve kumbara ve neft ve katrânlar ve sâ’ir mühimmât [u] levâzımâtlar meydân-ı mahabbete gelüp cümle dendân-ı bedenler üzre asker-i İslâm hâzır-bâş u müheyyâ oldular, ammâ kal‘anın meremmât olacak yerlerinde altı yerde dahi karaçav iskele var. Anlardan kal‘aya çıkmak kâfire âsândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57a ·
metinde göster ·
… kal‘a-kûplar lâzım. Bizde ise Seykel'e gelen (---) pâre şâhî hurde topcuğazlar
var. Anların
dahi yüzer 23a aded güllesi var. Ve Seykel taburundan alınan on iki şâhî topl …
Bu kerre hemân İsmâ‘îl Paşa zîr-i kal‘ada top menzilinden ba‘îd asker-i kerrâr ile meks edüp kal‘a-i Seykel'e amân u zamân vermeyüp muhâsara etdi, ammâ kal‘a-kûpluk etmeğe me’mûr olmayup kal‘a muhâsara edem derken muhâtara edeyazdı, zîrâ kal‘a-kûpluk etmeğe niçe bin elvân mühimmât [u] levâzımât ve balyemez top-ı kal‘a-kûplar lâzım. Bizde ise Seykel'e gelen (---) pâre şâhî hurde topcuğazlar var. Anların dahi yüzer 23a aded güllesi var. Ve Seykel taburundan alınan on iki şâhî toplar var, ammâ anlar ilen dahi maslahat bitmez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 22b–23a ·
metinde göster ·
su’âl etdim. Bu şehr-i mu‘azzam kâmil yetmiş aded papaslıkdır, ya‘nî yetmiş mah …
Gümüş deyenekli on aded birov hâkimleri var. Anlardan su’âl etdim. Bu şehr-i mu‘azzam kâmil yetmiş aded papaslıkdır, ya‘nî yetmiş mahalledir ve cümle yetmiş aded kenîselerdir ve cümle on yedi aded manastırlardır kim her biri hisâr-ı kavîlere mânend düyûrlardır. Ve her birinde kırkar ve ellişer bıtrîk ve kıssîsleri var ve her birinin yedişer sekizer kat eflâke ser çekmiş çanlık kulleleri var kim nâkûslarının sadâları birer merhale yerde istimâ‘ olunup her kullenin zirve-i a‘lâsında âdem kaddi altun yaldızlı haçları var ve her kenîselerin dam u bâmları üzre sarı ve yeşil ve kırmızı ve mâvî fağ[f]ûr-ı çînî kiremitler ile bir gûne hemvâr kiremitler örtmüşler kim gûyâ sihr-i mübîn etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29b ·
metinde göster ·
… hoş-hor râyiha-i tayyibeli emrûdlar yedik ve her birinin beyne'l-irfân esmâları
var. Anları
da tahrîr etsek mecmû‘amız bir filâhatnâme-i bâğbâna döner. (---)(---)(---) ( …
Der-medh-i sun‘-ı Hudâ güzîde-i müsmirât: "Bu şehrin memdûhâtından kamerî kaysısı ve siyâh âbdâr dudu ve yüz yetmiş elvân emrûdu sicillâtlarımızda mastûrdur" deyü mu‘temed ve müsin ve ihtiyâr âdemler nakl etdiler. Hakkâ ki tahkîkdir, zîrâ bu hakîr Seget kapusu kurbunda (---) alaybeğ hânesinde birkaç gece mihmân olduğumuzda her yârân hânesinde bulunan emrûd-ı gûnâ-gûnlardan getirüp bir gece kırk yedi gûne emrûd yedik. Her biri birer gûne çâşnide ve âbdâr ve hoş-hor râyiha-i tayyibeli emrûdlar yedik ve her birinin beyne'l-irfân esmâları var. Anları da tahrîr etsek mecmû‘amız bir filâhatnâme-i bâğbâna döner. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68b ·
metinde göster ·
… uhûr eder. Dahi ileride beş on yerde birer ikişer sâ‘atlik yerde karavullarımız
var, anlardan
dahi feryâdcılar gelmedi ve bizler hâlâ düşman yüzleri görmedik, nice feryâd ed …
Hakîr eyitdim "Sultânım, bu âdemlerin ikisin üçün Sadrıa‘zama gönderelim, dördün dahi bunda alıkoyalım, görelim sabâha dek ne zuhûr eder. Dahi ileride beş on yerde birer ikişer sâ‘atlik yerde karavullarımız var, anlardan dahi feryâdcılar gelmedi ve bizler hâlâ düşman yüzleri görmedik, nice feryâd edüp Allâh Allâh çağıralım. Hemân cümlemiz pür-silâh âmâde duralım ve Üstürgon gâzîlerinden ileride olan karavullarımıza âdemler gönderelim ki gâfil olmayalar" dediğimde taraf taraf cümle ağavâtlar,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 101a ·
metinde göster ·
… ricâl-i gayb gibi küffârın inhizâmına sebeb olan niçe kerre yüz bin develer kim
var anların
hakkında Cenâb-ı Kibriyâ hadîs-i kudsîsinde Arapça buyurdukları şütürlerin ha …
Hattâ ricâl-i gayb gibi küffârın inhizâmına sebeb olan niçe kerre yüz bin develer kim var anların hakkında Cenâb-ı Kibriyâ hadîs-i kudsîsinde Arapça buyurdukları şütürlerin hatab u havudları üzre sârbânlar ve şütürbânlar balmûmları ve her şütürün kec gerdânlarına fânûslar asup katâr katâr develeri ve katâr katâr katırları dahi cümle semerleri üzre mûmlar yakup ve ardala ve bin burc nâm çanların takup ordu içr[e] hüddâmları bu hayvânlar deverân ve seyerân etdirdiklerinde gûyâ ordu-yı bâzâr içre bir âteş deryâsı gezüp semâvâtda olan kevâkibân-ı nücûmânların şu‘leleri muzmahil oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107b ·
metinde göster ·
"Kal‘ada bir havân topu var, anı alalım ve iki bin Macar re‘âyâlarımız
var, anları
götürelim ve cümle arabalarımız sancağ u bayraklarımızla donadalım ve erganon v …
"Kal‘ada bir havân topu var, anı alalım ve iki bin Macar re‘âyâlarımız var, anları götürelim ve cümle arabalarımız sancağ u bayraklarımızla donadalım ve erganon ve torompete ve luturyan boruları ve mehterhânelerimiz çalarak gidelim" deyü vezîria‘zamdan destûr istediklerinde vezîr-i dilîr buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 119a ·
metinde göster ·
… nâm memlûkum eydir "Ağa şunda vâfir beyâz elenmiş un var ve fıçılarda beyâz bal
var. Anlardan
dahi alalım, orduya götürüp yeyelim. Anlardan dahi alalım, orduya götürüp yeyel …
Seyfî nâm memlûkum eydir "Ağa şunda vâfir beyâz elenmiş un var ve fıçılarda beyâz bal var. Anlardan dahi alalım, orduya götürüp yeyelim. Anlardan dahi alalım, orduya götürüp yeyelim" deyü derhâl oğlan bir hânenin çitden örülmüş havlısından içeri girüp balı ve yağı tahsîl ederken Komaran kal‘ası içinden bir bârûd-ı siyâh alevi nümâyân olup evce peyveste oldukda hakîr eyitdim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 123b ·
metinde göster ·
… e kayalar üzre mendirek-misâl birer kulle-i metîn gibi mûr-dâne(?) manastırları
var, anlarda
dahi topları ve tüfengleri var.
Bu denizin intihâsında Kotur kal‘asıdır. Ve bu deniz içre iki ade[d] sivri sivri vâsi‘ce kayalar üzre mendirek-misâl birer kulle-i metîn gibi mûr-dâne(?) manastırları var, anlarda dahi topları ve tüfengleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157b ·
metinde göster ·
… i yanına varup çâsârın ellerin öpmeğe bir alay-ı ümmet-i Muhammed'in ne hadleri
var. Anlar
da benimle kral yanında bir mi olsunlar ve ırz-ı İslâm-ı Muhammedî 64b yok mu …
"Hedâyâları götürürken mehterhâne çalmak kânûnımız değildir ve dahi hedâyâ götüren ağalar benim anlar hidmetkârlarımdır. Çâsâr hazretleri yanına varup çâsârın ellerin öpmeğe bir alay-ı ümmet-i Muhammed'in ne hadleri var. Anlar da benimle kral yanında bir mi olsunlar ve ırz-ı İslâm-ı Muhammedî 64b yok mudur kim ağalarım beni koyup kral önünde el kavşurup duralar. Bu dahi âdet-i Âl-i Osmân'a muhâlif hâm teklîfdir. Bize bu asıl gûne kânûndan hâric teklîfler etmen" deyüp aceb metânetli cevâblar söyledi kim cümlemiz gışş olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 64a–64b ·
metinde göster ·
Ve çâr-kûşe şibih İslâmbol'un Galata Kullesi gibi dörd aded kulleleri
var. Anlar
dahi kat-ender-kat pençereleri câmlar ile pîrâste olup çâr kulleleri dahi çâr-k …
Ve çâr-kûşe şibih İslâmbol'un Galata Kullesi gibi dörd aded kulleleri var. Anlar dahi kat-ender-kat pençereleri câmlar ile pîrâste olup çâr kulleleri dahi çâr-kûşe rusâs-ı hâs ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 75b ·
metinde göster ·
Der-kelâm-ı Kara Badrak lehçe-i mahsûs-ı ıstılâhât: Nefs-i Kırım cezîresi içinde hâsıl olmuş kavm-i Badrak derler bir turfe kabîledir. Gerçi Tatar'dır, ammâ şehirlerde hâsıl olduklarından bir gûne lisân-ı ıstılâhları var. Anların kelâmların taşra Noğay kavmi anlayamazlar, zîrâ lisân-ı Noğay Tatarı altı gûne lisândır. Ammâ bu Badrak kavminin ıstılâhâtlarının lugâtları bunlardır kim bu mahalle tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128b ·
metinde göster ·
… gibi harâc verirler, ammâ içlerinde zâ‘im ve zu‘amâ ve ümerâ ve pâdişâhzâdeleri
var. Anlar
harâc vermeyüp (...) yüz elli bin askerle Maskov kralıyla bile cenge giderler. …
Ve bu kavm-i Heşdek Maskov vilâyetinde bizim re‘âyâmız gibi harâc verirler, ammâ içlerinde zâ‘im ve zu‘amâ ve ümerâ ve pâdişâhzâdeleri var. Anlar harâc vermeyüp (...) yüz elli bin askerle Maskov kralıyla bile cenge giderler. Bu Ejderhân'daki Heşdek kavimleri dahi anlardan bir alay mü’min ve muvahhid âdemlerdir kim Ejderhân'daki mesâcidler anlarındır, ammâ Cum‘a namâzı kılmazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 168a ·
metinde göster ·
Hâsıl-i kelâm bu şehr-i Selânik küçük İslâmbol'dur kim yüz bin kadar Yahûdîleri
var. Anlar
dahi Selânik'e "Bizim İslâmbol" derler. (---)(---)(---)(---)
Hâsıl-i kelâm bu şehr-i Selânik küçük İslâmbol'dur kim yüz bin kadar Yahûdîleri var. Anlar dahi Selânik'e "Bizim İslâmbol" derler. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228a ·
metinde göster ·
… arın bâğ u bâğçeleridir. Ve çiftlikleri ve ma‘mûr ü müzeyyen mahsûldâr kurâları
var, anları
seyr ederek nısf sâ‘at dahi (dahi) leb-i deryâ ile kaldırımlı ve iki tarafları …
Ve kara cânibleri serâpâ Aya Mavralıların bâğ u bâğçeleridir. Ve çiftlikleri ve ma‘mûr ü müzeyyen mahsûldâr kurâları var, anları seyr ederek nısf sâ‘at dahi (dahi) leb-i deryâ ile kaldırımlı ve iki tarafları kocayemiş ağaçları ve defne ağaçlarının misk [ü] amber-i hâm-misâl râyiha-i tayyibelerin şemm ederek sol tarafımızda bir pes-pâye püştecik üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342b ·
metinde göster ·
… z yer olmak ile bâğçeleri çokdur ammâ bî-hâsıldır. Ancak dörd beş yerde bâğları
var. Anlar
dahi beşer ve altışar aded dölüm bâğlardır. Lâkin cânib-i erba‘ası yakınındaki …
Der-tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı Yanya: Evvelâ bu şehir bir kumsal ve susuz yer olmak ile bâğçeleri çokdur ammâ bî-hâsıldır. Ancak dörd beş yerde bâğları var. Anlar dahi beşer ve altışar aded dölüm bâğlardır. Lâkin cânib-i erba‘ası yakınındaki kurâlarında bâğ u bâğçeleri çok olup cümle âbdâr meyveleri etrâf kurâlarından ve şehr-i Narda'dan nârları bârgîrler ile gelir, zîrâ şehr-i Yanya yaylak olduğundan meyvesi kıtdır, ammâ hevâsı latîfdir, ammâ âbı nazîf değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349a ·
metinde göster ·
… rmâ ve sermâ âb-ı revânlar revân olmadadır. Ve çâr-kûşesinde çâr halvethâneleri
var. Anlar
dahi ikişer kurnalıdır.
Ve cânib-i erba‘asında çâr nîm kubbeler altında yine nîm Q 39aP 39a soffalar üzre ikişer kadeh-misâl kurnalar var kim her biri birer tarz üzre münakkaş havîzalardır. Ve zeheb-i mutallâ lülelerinden germâ ve sermâ âb-ı revânlar revân olmadadır. Ve çâr-kûşesinde çâr halvethâneleri var. Anlar dahi ikişer kurnalıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y76a ·
metinde göster ·
dahi celî hatlar ile târîhleri var. Her birin birer pâdişâh inşâ eylemiş. Tahrî …
Ve handak içine nâzır dörd kulle-i azîmler var. Anların dahi celî hatlar ile târîhleri var. Her birin birer pâdişâh inşâ eylemiş. Tahrîrinde tatvîl-i kelâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y164b ·
metinde göster ·
… h Y 284a altı zirâ‘ kalmış. Ammâ ol Hazret-i Sabûr [u] gayûr Allâh'ın hikmeti
var. Anlar
bu işe mübâşeret etdikleri gibi helâk etse, olur, ammâ hikmeti var. İhmâl etmez …
Beri tarafda mel‘ûnlar kâmil üç yıl hücrelerinde sâkin olup tedrîc ile lağım yollarından hâk-i amber-pâki mezkûr hımârları ile ve gâhîce kendüler tobralar ile türâb taşıyarak ol mahalle varırlar kim kabr-i Resûlullâh Y 284a altı zirâ‘ kalmış. Ammâ ol Hazret-i Sabûr [u] gayûr Allâh'ın hikmeti var. Anlar bu işe mübâşeret etdikleri gibi helâk etse, olur, ammâ hikmeti var. İhmâl etmez, imhâl eder. Me’âl-i kelâm hemân ol mahalde bir gece bizzât Hazret-i Risâlet-penâh şâm-ı şerîfde Nûreddîn eş-şehîd pâdişâh iken Nûreddîn'in vâkı‘asına girüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283b–Y284a ·
metinde göster ·
… Yâ Muhammed! Beni bunlar sayd edüp yeseler gerek. Benim hod iki körpe kuzucağım
var, anlar
bana muntazırlardır. Hâlâ aç kalmışlardır. Aman yâ Resûlallâh! Sen Rahmeten li' …
"Yâ Muhammed! Beni bunlar sayd edüp yeseler gerek. Benim hod iki körpe kuzucağım var, anlar bana muntazırlardır. Hâlâ aç kalmışlardır. Aman yâ Resûlallâh! Sen Rahmeten li'l-âlemînsin. Bu avcılardan beni halâs eyle, Y 305b varup yavrularımı doylayup yine geleyim. Andan beni boğazlayup kifâf-ı nefs etsinler" deyü ceyrân tazarru‘ [u] nâliş ü ricâlar etdi. Derhâl sâhib-i kerem kânı keremkârâlık edüp sayyâdlara buyurdılar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y305a–Y305b ·
metinde göster ·
âlem-i seyâhatde çok mihmân olmuşuz. Urbân tâ’ifesi anlara dahi sultânü'l-berr …
Ve çöl Urbânlarında ba‘zı ocak beğleri var, anlara âlem-i seyâhatde çok mihmân olmuşuz. Urbân tâ’ifesi anlara dahi sultânü'l-berr derler. Amma şâm çölü Urbânı şeyhlerine âl-i Benî Reşîd ve âl-i Benî Umûr ve âl-i Benî Ribâh ve âl-i Benî Zühd derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y29a ·
metinde göster ·
… câmi‘leri vardır, cümlesinin birer medresesi hâlâ ma‘mûrdur ve başka minâreleri
var, anları
gören câmi‘ zan eder, ammâ değildir, cümle medresedir.
Lâkin hâlâ amârlardan Sultân Hasan ve Sultân Kalavân ve Sultân Sâlih ve Sultân Berkûk ve Sultân Ferec ve Sultân Kayıtbay ve Sultân Çakmak ve Sultân İnal ve Sultân Eşref ve Sultân Seyfeddîn ve Sultân Aybeğ et-Türkmânî ve'l-hâsıl Mısır içinde yüz elli altı selâtîn ve ibnü's-sultân câmi‘leri vardır, cümlesinin birer medresesi hâlâ ma‘mûrdur ve başka minâreleri var, anları gören câmi‘ zan eder, ammâ değildir, cümle medresedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y106a ·
metinde göster ·
… ‘âcin edviyeler verirler. Ve hukemâların cür’et sâhibi cellâd-meşreb huddâmları
var, anlar
deli bürâderlerin ba‘zısına kızılcık deyeneği hoşâbı yedirirler, aklı başına ge …
Ammâ bu Mısır'ın âb [u] havâsı yübûset üzre olduğundan cümle halkı Y 120a sevdâyîdir. Ve mekr-i zenânı çok olmağile ekseriyyâ halkı meshûr ve memkûrdur. Hemân ol âdemi ahâlî-i mahalle paşaya arz edüp buyurdı-yı şerîf ile bîmârhâneye koyup tîmâr ederler. Buyurdı olmasa bîmârhâneye komazlar. Zîrâ rûz-merre bir guruş masrafı vardır. Ol ecilden asrımızda Kalavân bîmârhânesinde üç yüz altı bîmâr u mecnûn kimesneler var idi. İmâretden ta‘am çıkacak mahalde cümle on iki etibbâ telâmîzleri ile herkesin tabî‘atine göre ta‘âmlar ve me‘âcin edviyeler verirler. Ve hukemâların cür’et sâhibi cellâd-meşreb huddâmları var, anlar deli bürâderlerin ba‘zısına kızılcık deyeneği hoşâbı yedirirler, aklı başına gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119b–Y120a ·
metinde göster ·