… âlîli Ebü'l-feth Gâzî bezzâzistânı var, cân otu dahi bulunur. Dörd demir kapusu
var, ekserî
sâhib-i dükkânları kefere-i Urum ve Freng'dir. Kız dimisi çokdur}.
Evsâf-ı dekâkîn-i şehr-i Galata: Cümle üç bin seksen dükkândır. Haffâfhânesi ve sükker çârsûsu ve yağbâzârı ve attârları müzeyyen çârsûlardır. {Ve on iki kurşum örtülü kubbe-i âlîli Ebü'l-feth Gâzî bezzâzistânı var, cân otu dahi bulunur. Dörd demir kapusu var, ekserî sâhib-i dükkânları kefere-i Urum ve Freng'dir. Kız dimisi çokdur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129b ·
metinde göster ·
… e kırk tekye-i dervîşânı ve on bir hammâm-ı dilküşâsı ve üç bin aded dükkânları
var. Ekseriyyâ
halkı bezzâz ve cüllâh ve pây-bâfdır kim elvân lekeffûrî bogasıları memdûh-ı dû …
Azerbaycân hâkinde Tebrîz hudûdunda başka sultânlıkdır. Bin mikdârı askere mâlikdir. Kadısı ve kelenteri ve darûgası ve münşîsi vardır. Zamân-ı kadîmde Hûşenk Şâh binâ edüp Azerbaycân'ın ibtidâ taht-ı kadîmi bu idi. Meşhûr-ı âfâk şehr-i nüh-tâk ve kasr-ı revâk-ı Havernâk ve kâhlar ile ârâste ve bâğ u besâtîn ve selsebîller ile pîrâste bir şehr-i müte‘âref-i mahbûb ve müzeyyendir. Ve müşebbek hadîka-i ravza-i cinânlarında fevâkihe-i tayyibesi hadden efzûndur. Ve ulemâ-yı zû-fünûnu kıyâsdan bîrûndur. Bu şehr ile Tebrîz'in beynehümâsı on bir fersahdır. Cümle yedi bin altmış toprak örtülü hânesi ve on bir câmi‘i ve kırk hânı ve altmış aded mesâcidi ve kırk tekye-i dervîşânı ve on bir hammâm-ı dilküşâsı ve üç bin aded dükkânları var. Ekseriyyâ halkı bezzâz ve cüllâh ve pây-bâfdır kim elvân lekeffûrî bogasıları memdûh-ı dûhdır. Ve Merâğa'nın mahbûb ve mahbûbesi memdûh-ı âlem-i İrân-zemîndir. Hâlâ bu şehr, Sultân Murâd-ı Râbi‘ askeri harâb idelden berü imâr olmadadır. Ammâ imâr [u] bânîsi sene (---) târîhinde Mervân ibn Muhammedü'l-hımârıdir kim anların zamân-ı devletinde tâ cebel-i Sehend'e varınca yetmiş bin hâne imiş. Hâlâ ol tarafda âsâr-ı imâretleri nümâyândır. Lâkin Cengiziyândan Moğol ve Boğol tâ’ifesiyle Hülâgû, Bağdâd'da Halîfe el-Müstansır-billah üzre hurûc edüp giderken bu şehri harâb edüp niçe kerre dahi harâb olup kûh-ı Sehend'den ba‘îd imâristân olmuşdur. Zîrâ mezkûr kûh-ı Sehend, bâd-ı şimâle mâni‘ olmağıla hevâsı sakîl idi. Anınçün vâdî içre imâret olunmuşdur. Ammâ yine cümle âb-ı hayevânları kûh-ı Sehend yaylasından gelüp niçe bin bâğ u besâtînleri reyy edüp şehr içre niçe bin hânedânlara fıskıyye ve havz ve şâzirvânlarda revân olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 304b ·
metinde göster ·
… erredân: Cümle yetmiş aded bekârhâne hânları var, başka bevvâbları ve zâbıtları
var. Ekseriyyâ
pâypûşçu bekârları ve sâ’ir gurebâ-yı ehl-i sûk sâkin olup birbirlerine mütekef …
Sitâyiş-i vekâle-i gurebâ-yı mücerredân: Cümle yetmiş aded bekârhâne hânları var, başka bevvâbları ve zâbıtları var. Ekseriyyâ pâypûşçu bekârları ve sâ’ir gurebâ-yı ehl-i sûk sâkin olup birbirlerine mütekeffillerdir. Ammâ bu hân-ı mücerredlerde her gice sâ’ir kârbânsarâyları gibi tabl çalınmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 162a ·
metinde göster ·
… Cümle üç yüz aded mahalde şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ aşkına sebîlhâne-i atşânlar
var. Ekseriyyâ
çârsû-yı bâzâr içinde Ferhâd Paşa ve Hüsrev Paşa ve Murâd Paşa ve Gâzî İsâ Beğ' …
Sitâyiş-i sebîlhâne-i cân-sitân: Cümle üç yüz aded mahalde şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ aşkına sebîlhâne-i atşânlar var. Ekseriyyâ çârsû-yı bâzâr içinde Ferhâd Paşa ve Hüsrev Paşa ve Murâd Paşa ve Gâzî İsâ Beğ'in ve gayrı a‘yân [u] kibârın mükellef sebîlleri var. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
balık kurusu ve bakkal ve zenânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur ve cemî‘i şâhrâ …
Ve cümle yüz aded dükkânları var. Ekseriyyâ balık kurusu ve bakkal ve zenânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur ve cemî‘i şâhrâhları zâtî kesme kayalı pâk ve mücellâ kaldırımdır ve kal‘ası dahi göl içinde bir burun kaya üzre gûyâ ada-misâldir, ammâ karaya ittisâli vardır. Bunun dahi kaldırımları hemçünân kesme kayalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 178a ·
metinde göster ·
… ıplakdır, hattâ donları bile yokdur, hemân bellerin[d]e birer dimi bol paçaları
var. Ekseriyyâ
gömlek nedir bilmezler, eğinlerinde birer mashara daracık ve kısacık kebe geyer …
Ayaklarında cümle sıkma çarıkdır ve "Baldır duruda" dedikleri gibi baldırları çıplakdır, hattâ donları bile yokdur, hemân bellerin[d]e birer dimi bol paçaları var. Ekseriyyâ gömlek nedir bilmezler, eğinlerinde birer mashara daracık ve kısacık kebe geyerler, göğüsleri ve omuz başları cümle açıkdır. 35b Ve kelem serleri ne kadar kazan kadar ise ol kadar küçücük tâkıyyeleri var kim ancak bir fincan kadarca tâkıyyeyi iplik ile iki yanından bağlayup boğazına ipliği geçirüp tâkıyyeyi başına geyer, ammâ Hudâ âlimdir eyle kelle-i kebîr üzre ol tâkıyye gûyâ âriyetî durur, geyilecek hâli yok bir arakiyye-i siyâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 35a–35b ·
metinde göster ·
… ıyla muhâfaza beklerler. Bunun dahi yarar u bahâdır şecî‘ [ü] dilâver yiğitleri
var. Ekseriyyâ
şehbâzları firkatecilerdir. Bu kal‘a leb-i deryâda vâkı‘ olmak ile yigirmi aded …
Kal‘a kapusu önünde dizdâr ağa lonca yerinde oturup yedi yüz aded Arnavud gâzîleri kal‘a neferâtlarıyla muhâfaza beklerler. Bunun dahi yarar u bahâdır şecî‘ [ü] dilâver yiğitleri var. Ekseriyyâ şehbâzları firkatecilerdir. Bu kal‘a leb-i deryâda vâkı‘ olmak ile yigirmi aded firkateleri kal‘a limanında mevcûddur. Sâ’ir kasabalardan dahi şehbâz Arnavud yiğitleri gelüp firkatelere girüp kâfiristân yakaların yaka yıka harâb u yebâb ede bî-hisâb mâl-ı firâvânlar ve esîr-i mümtâzânlar alup mansûr [u] muzaffer Ülgün'e gelirler ve mîr-i livâya öşür verirler. Hattâ bu hakîr bu kal‘ayı temâşâsında iken yedi aded firkate Pulya kâfiristânında[n] mâl-ı ganâ’imle gelüp yedi firkateden Yûsuf Beğoğlu'na yigirmi bir bin guruş öşr-i sultânî ve on yedi esîr düşüp ol dahi Melek Ahmed Paşa deynine bu gazâ mâlından verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 36a ·
metinde göster ·
… rîn sözlü ve münevver yüzlü fasîhu'l-lisân ve bedî‘u'l-beyân bintân, nisvânları
var. Ekseriyyâ
halkı Çeh'dir ve câ-be-câ Leh'dir ve cümle re‘âyâsı kavm-i Tot'durlar. Bu kavim …
Bu vilâyetden ol kadar müzeyyen esîrler alındı ve ol kadar mâl-ı firâvân alındı kim hisâbın Hudâ-yı Lem-yezel bilür. Hattâ hakîrin hissesine yedi aded kız ve üç aded gulâm düşdü. 127b Ammâ erkekleri abûsu'l-vechlerdir, ammâ zenâneleri marâlî ve gazâlî gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü fasîhu'l-lisân ve bedî‘u'l-beyân bintân, nisvânları var. Ekseriyyâ halkı Çeh'dir ve câ-be-câ Leh'dir ve cümle re‘âyâsı kavm-i Tot'durlar. Bu kavim gâh Çeh'e ve gâh İsfaç'a tâbi‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 127a–127b ·
metinde göster ·
Ve bu mahalde kal‘a neferâtlarıyçün bir küçük kahvehânesi
var. Ekseriyyâ
kal‘a dizdârı ve şehrin a‘yânı bunda otururlar. Ve cümle kal‘a neferâtlarının â …
Ve bu mahalde kal‘a neferâtlarıyçün bir küçük kahvehânesi var. Ekseriyyâ kal‘a dizdârı ve şehrin a‘yânı bunda otururlar. Ve cümle kal‘a neferâtlarının âlât-ı silâhları bu mahallin rûy-ı dîvârlarında tezyîn olmuşdur (---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164b ·
metinde göster ·
… le iki hânı var, bir hânı dahi karşudadır. Ve cümle yetmiş beş kadar dükkânları
var. Ekseriyyâ
demirci kârhâneleridir, zîrâ bunda yapılan demir âleti Çaniçse kasabası haddâdl …
Ve cümle iki hânı var, bir hânı dahi karşudadır. Ve cümle yetmiş beş kadar dükkânları var. Ekseriyyâ demirci kârhâneleridir, zîrâ bunda yapılan demir âleti Çaniçse kasabası haddâdları yapamaz. Hattâ Foniçse kılıcı derler bir seyf-i zülyezeni var kim diz ursan iki kat olup yine dosdoğru olur bir şemşîr-i miczemi olur kim misli meğer Alaman'da ola. Ve pala kılıç ve kassâb sâtûru ve niçe gûne âlât-ı harbe müte‘allık musanna‘ demir şeyler inşâ ederler, zîrâ dağlarında ma‘den-i hadîdi ve cibâllerinde kömürü dahi çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·
… arca bilmezler. Ve aslâ sakal yülütmezler. Ve mâbeynlerinde müteşerri‘ kadıları
var. Ekseriyyâ
İmâdü'l-İslâm kitâbın ve Bezzâziyye ve Kadıhân ve Tatarhâniyye ve Fıkh-ı Ferâ’i …
"Osmânlı kulları töresi şolaydır" dedim, ya‘nî tâ bu mertebe muta‘assıb müselmânlardır kim kendileri bir iş işlese sakallarını ikişer çatal edüp bellerinde kuşaklarına sokarlar. Her birinin sakalı onar dâne Rûm âdemlerine sakal olur. Ve aslâ lisân-ı Türk ve lisân-ı Tatarca bilmezler. Ve aslâ sakal yülütmezler. Ve mâbeynlerinde müteşerri‘ kadıları var. Ekseriyyâ İmâdü'l-İslâm kitâbın ve Bezzâziyye ve Kadıhân ve Tatarhâniyye ve Fıkh-ı Ferâ’iz ve Muhammediyye kitâbın yine manzûm lisân-ı Maskov üzre tercüme edüp Maskovca ve Urusca kelimât ederler. Ammâ avretlerinin yüzleri yine Noğay kavmi avretleri yüzü gibi açıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 168a ·
metinde göster ·
… i sahrâdan cereyân edüp niçe bin pirinç tarlası ve niçe bin müşebbek bostânları
var. Ekseriyyâ
bu şehr-i Belgrad halkı bu sudan isti‘mâl ederler. Gâyet latîf ve nazîf âb-ı ha …
Der-binâ-yı cüsûr-ı memerr-i nâs-ı acâ’ibât: Evvelâ şehr-i Belgrad'ın aşağıca Kazgancılar çârsûsu başında nehr-i Osum üzre karşu Koru varoşa ubûr edecek tokuz göz ağaç kantara-i azîmdir, ammâ bu cisrin cümle pâyeleri su içinde kârgîr binâ ibret-nümâ taşlardır. Lâkin üstleri mezkûr Koru dağdan kesme iri meşe ve pelid ağacı direkleri döşelidir. Bir acâ’ib ve garâ’ib pül-i âsâr-ı acîbe ve garîbedir kim gûyâ Hersek vilâyetinde Foça şehrinde nehr-i Dirin üzre Sultân Süleymân'ın bir göz ağaç cisridir, ammâ bu Belgrad cisri tokuz gözdür. Hudâ hıfz eyleye, âmîn. Bu cisr-i azîmin altından cereyân eden nehr-i Osum Belgrad şehrinin karşu tarafındaki sahrâdan cereyân edüp niçe bin pirinç tarlası ve niçe bin müşebbek bostânları var. Ekseriyyâ bu şehr-i Belgrad halkı bu sudan isti‘mâl ederler. Gâyet latîf ve nazîf âb-ı hayâtdır. Ve gâyet lezîz pirinci hâsıl olup cümle Arnavudistân'a gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359b ·
metinde göster ·
… ok ihtilât etdik. Beyâzü'l-beden, çeşm [ü] ebrû yerinde, semîn ü cesîm âdemleri
var. Ekseri
neccârdır bahhârdır tüccârdır. Andan,
Pâdişâhlarına sultân yerine Sûdân Muhammed, Sûdân Abdullâh, Sûdân Alî derler. Bunlar dahi Mâlikî mezheb âdem deryâsı kavimdir. Birinden birine hilâfet intikâl etse cümlenin ittifâkı olmayınca halîfe olamaz. Yedi yüz yıldan berü devletleri mü’ebbeddir. Ve asker-i bî-pâyâna mâlikdir. Ve hâlâ yedi yüz pâre hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘aları vardır. Harb [u] kıtâlleri dâ’imâ Portakal iledir, gâyet şecî‘ kavimdir. Hakîr bu kavim ile Fûncistân'da Y 32a çok ihtilât etdik. Beyâzü'l-beden, çeşm [ü] ebrû yerinde, semîn ü cesîm âdemleri var. Ekseri neccârdır bahhârdır tüccârdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y31b–Y32a ·
metinde göster ·
havâtînler ziyâret ederler. Ve yine cebel-i Cûşî dâmeninde Hazret-i Yûsuf birâd …
Kabr-i Sitti Âsiye Ana: Fir‘avn'un hâtûnu idi. Lâkin bi-emrillâh bâkire idi. Hazret-i Mûsâ'ya îmân getürüp Fir‘avn anı şehîde etmişdi. Ba‘zı tefâsîrde Hazret-i Mûsâ Âsiye'yi cennetde nikâh ile alsa gerek derler, zîrâ bâkire merhûme olmuşdur. Üzerine Kabâbıta pâdişâhlarından Melik Tavtîs kubbe binâ etmişdir. Lisân-ı Kıbtî üzre târîhi var. Ekseriyyâ havâtînler ziyâret ederler. Ve yine cebel-i Cûşî dâmeninde Hazret-i Yûsuf birâderi cenbinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y272b ·
metinde göster ·