dahi gâyet küçükdür. Ammâ hammâm içre bir kurnası üzre üstâd-ı mermer-bür arz-ı …
Ancak bir hammâmı var, ol dahi gâyet küçükdür. Ammâ hammâm içre bir kurnası üzre üstâd-ı mermer-bür arz-ı kemâl eyleyüp bir beyâz mermerde bir fîl tasvîri etmişdir kim her gören üstâd-ı kâmil engüşt ber-dehen eder. Bir acîb ü garîb fîl sûretidir kim gûyâ zî-rûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 140a ·
metinde göster ·
… ---) (---)(---)(---)(---)(---). Hammâmı ve hânları ve (---) aded dükkânları
var. Ol
kadar kasaba ma‘mûr değildir. Ancak Koca-ili iskelesidir. {Kevkenden yüz mil gi …
Evsâf-ı kasaba-i Kefken: (---) var. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---). Hammâmı ve hânları ve (---) aded dükkânları var. Ol kadar kasaba ma‘mûr değildir. Ancak Koca-ili iskelesidir. {Kevkenden yüz mil gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 245a ·
metinde göster ·
… ı Tershâne-i âmire var ve Anadolu'da Celâlî ve Cemâlî haşerâtının zulm-i sarîhi
var. Ol
taraflardan bir filûs-i ahmer gelmemesi var.
Cevâb-ı Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘: Pâdişâh-ı Cem-kişver eydür: "Bak a lala! Bu dergâhda niçe Celâlî ve Cemâlî ve zorba ve aşkıyâların kelleleri galtan-ı por-potur olmuşdur. İnşâallah an-karîbi‘z-zamân anların da haklarından gelinüp murâd [u] merâmın üzre cemî‘i ibâdullah anların şûr [u] şerlerinden halâs olur" deyüp sa‘âdetlü pâdişâh derhâl gazab-âlûd olup ayak üzre kalkıp bizzât kendü mübârek dest-i şerîfiyle mühr-i şerîfi bizim Melek Ahmed Paşa'ya verüp bir hil‘at-i semmûr giydirüp eydür: "Yürü Allahu Te‘âlâ her umûrunda Bârî [vü] yârî ola. Ve her işinde cenâb-ı Bârî mu‘în u zahîrin ola. Ve her kârında Rabbü'l-izzet tevfîkin mukadder refîk etmiş ola. Göreyim seni her umûr-ı dîn-i mübîn içün niçe sa‘y-i himmet edersin. Ve uğur-ı hümâyûnuma niçe bezl-i kudret edersin. Hazîne cem‘ine takayyüd edüp cemî‘i birden bine, binden yüz bine varınca vazîfe-hârân kullarıma mevâciblerin niçe verirsin, göreyim seni!" deyü du‘â vü senâ-yı firâvân edince her taraafdan "Allah mübârek eyleye!" deyü cümle a‘yân mübârek-bâd deyüp derhâl sa‘âdetlü pâdişâh, efendimize bir semmûr lipâçe dahi giydirüp ol gün iki kürk oldu. Ammâ paşa koynuna mührü kodu ammâ gûyâ bir akreb-i Kâşiyân koynuna girüp aslâ hazz etmeyüp muğber-hâtır oldu. Zîrâ mâl ü hazîne tedâhülün fikr edüp "Mevâcibe on gün var. Bâb-ı hümâyûnda ancak on yedi kîse var ve bahr-i Sefîd'de cümle cezîrelere küffâr-ı bed-kirdârın istilâsı var. Beri tarafda mühimmât [u] levâzımât-ı Tershâne-i âmire var ve Anadolu'da Celâlî ve Cemâlî haşerâtının zulm-i sarîhi var. Ol taraflardan bir filûs-i ahmer gelmemesi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 174a ·
metinde göster ·
kadar kesîf hammâmdır kim giren peşîmân olur ve cümle sekiz yüz dükkândır, ammâ …
Ve cümle yedi aded hânları var ve bir hammâmı var. Ol kadar kesîf hammâmdır kim giren peşîmân olur ve cümle sekiz yüz dükkândır, ammâ bezzâzistânı yokdur. Ekseriyyâ dekâkînleri tahta şindire örtülüdür. şehrinde aslâ kaldırım yokdur. Limanında beş yüz pâre gemi elbette mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34b ·
metinde göster ·
… nı var ve cümle on aded müfîd ü muhtasar hânları var ve cümle ancak bir hammâmı
var. Ol
dahi mükellef hammâm değildir.
Ve cümle yedi aded mekteb-i sıbyân-ı tıflân-ı ebcedhânı var ve cümle (---) aded tekye-i dervîşân-ı dilrîşânı var ve cümle on aded müfîd ü muhtasar hânları var ve cümle ancak bir hammâmı var. Ol dahi mükellef hammâm değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 86a ·
metinde göster ·
… vvelâ çârsû içinde (---)(---)(---)(---)(---) mesâcidlerdir ve (---) hammâmı
var. Ol
kadar hûb ve dil-küşâ hammâm-ı hoş havâ değildir. (---)(---) Bunlardan mâ‘adâs …
Ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ çârsû içinde (---)(---)(---)(---)(---) mesâcidlerdir ve (---) hammâmı var. Ol kadar hûb ve dil-küşâ hammâm-ı hoş havâ değildir. (---)(---) Bunlardan mâ‘adâsı ev hammâmlarıdır, zîrâ halkı gâyetü'l-gâyet mestûrü'l-hâl ve sâhib-i ıyâl ve her şey’den fâriğü'l-bâl kimesnelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 94a ·
metinde göster ·
… lesi sırasında bir çâr-kûşe kurşum ile mestûr bir hayli ma‘mûr bir kulle-i azîm
var. Ol
tarafdan bu kal‘aya aslâ lağım etmek kabil değildir, zîrâ yalçın kesme kayalard …
Ammâ taşra kat kal‘anın At bâzârı köşesinde Tophâne kullesi sırasında bir çâr-kûşe kurşum ile mestûr bir hayli ma‘mûr bir kulle-i azîm var. Ol tarafdan bu kal‘aya aslâ lağım etmek kabil değildir, zîrâ yalçın kesme kayalardır. Ve ol tarafın handakı da gâyet vâsi‘ ve amîk ve sarpdır, ammâ aşağı kal‘anın handakı yokdur. Zemîne bir kazma ursan Tuna suyu çıkar ve ba‘zı mahal dîvârları Sava ve Tuna nehirlerine gark olup durur. Bu taraflardan bir vech ile meteris mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 113a ·
metinde göster ·
… er. Ve bu uyûn-ı pâkın tulû‘ etdiği mağârâ önünde aşren-fe-aşr bir havz-ı azîmi
var. Ol
dahi bir mecma‘ü'l-irfân-ı ârifân-ı uşşâkânların yeridir kim bu şehrin cemî‘i m …
Andan aşağı sular cereyân edüp aşağı düzlük ve topraklı olan yerlerdeki bâğ u bâğçelere mezkûr sular taksîm olup cümle cinîn ü gaytânları ve müşebbek bostân-ı gûnâ-gûnları reyy eder. Ve bu uyûn-ı pâkın tulû‘ etdiği mağârâ önünde aşren-fe-aşr bir havz-ı azîmi var. Ol dahi bir mecma‘ü'l-irfân-ı ârifân-ı uşşâkânların yeridir kim bu şehrin cemî‘i mahbûbları bu havz-ı pâka uşşâklarıyla girüp gümüş balığı ve deryâ mâliki gibi bu âb-ı nâbda şinâverlik edüp uşşâklarıyla bilâ-vâsıta kuç-kucağ olup birbirlerin der-âgûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 135a ·
metinde göster ·
… yük kullede Sultân Mehemmed câmi‘i var, ammâ küçükdür ve Sultân Süleymân câmi‘i
var. Ol
dahi küçük câmi‘dir ve kal‘adan taşra Kadı câmi‘i ve üst yanında Namâzgâh. Bunl …
Ve kal‘anın kapusu dibindeki büyük kullede Sultân Mehemmed câmi‘i var, ammâ küçükdür ve Sultân Süleymân câmi‘i var. Ol dahi küçük câmi‘dir ve kal‘adan taşra Kadı câmi‘i ve üst yanında Namâzgâh. Bunlardan mâ‘adâ mahalle mesâcidleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 178a ·
metinde göster ·
… âyet mükellef ve metîn kal‘adır kim bir yayla dibine vâkı‘ olmuş sehel havâlesi
var. Ol
dağda bâğları var çârsû-yı bâzârı ve gayri imâretleri henüz ma‘mûr olmada idi.
Bazı yiğitler "Vallâhi ma‘kûl" deyüp on aded yiğit bizimle âmâde olmağa gitdiler, ammâ bu Şolomkovar kal‘ası ağaç palanka-i rıhtım-ı Şeddâdîdir, ammâ gâyet metîn ü müstahkemdir. İçinde bin aded güzîde bahâdır erleri ve bir câmi‘i ve yahşı cebehâneleri ve şâhâne Macar-ı füccâr topları var, gâyet mükellef ve metîn kal‘adır kim bir yayla dibine vâkı‘ olmuş sehel havâlesi var. Ol dağda bâğları var çârsû-yı bâzârı ve gayri imâretleri henüz ma‘mûr olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5b ·
metinde göster ·
… en bilâ-teşbîh kırk kademe âlî bir minber-i bâlâ ve taht-misâl bir kürsî-i vâlâ
var. Ol
kürsî dahi Alman mermerinden inşâ olunmuşdur. Eğer bu minber ü kürsîyi ta‘rîf ü …
Menzil-i sahrâ-yı Turvin: Bir sahrâ-yı azîmdir kim gûyâ hâmûn-ı Deşt-i Kıpçak'dır. Bu sahrâ-yı lâlezârın etrâfına kol kol asâkir-i nusret-me’ser hayme [vü] hargâhıyla meks edüp bu vâ[di]nin tâ vasatına kral askeri hepini(?) meks edüp etrâfına kral ile me’mûr olan mezkûr paşalar ve Tatar askerleri çet-a-çet konup kral içün azîm otaklar ve çetr-i mülammâ‘ sokaklar kurulup kral-ı dâl bî-şân u bî-nişân muzlım şöhretiyle karâr-dâde olup tâ vakt-i zuhur oldukda bu sahrânın bir mürtefi‘ yerinde bir beyâz mermerden bilâ-teşbîh kırk kademe âlî bir minber-i bâlâ ve taht-misâl bir kürsî-i vâlâ var. Ol kürsî dahi Alman mermerinden inşâ olunmuşdur. Eğer bu minber ü kürsîyi ta‘rîf ü tavsîf etsek me’âl-i kelâm tahrîrinden kalırız. Hemân şundan ma‘lûm ola kim bir nâ-ehil ve bir bî-ma‘rifet sâde-dil ebleh âdem, bu taht ve minberi görse "Yed-i kudret ile yaradılmış" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30a ·
metinde göster ·
cânibde bir kesme kaya sehel handakı çâh-ı gayyâ-misâl bir hafr-i amîkdir. Gâzî …
Ancak garb tarafında bir küçük varoşu var, ol cânibde bir kesme kaya sehel handakı çâh-ı gayyâ-misâl bir hafr-i amîkdir. Gâzî Porça zamânında böyle küçük kal‘adan bin aded güzîde bahâdır gâzîler pür-silâh ve cürd atlı çıkup ol vilâyetlere ve Belgrad'a "El-amân" dedirüp Tuna kenârında esbâb yaykayan kızları alup şâhin yuvasına gelir gibi Havâle'ye gelirlermiş ve hâlâ ol gâzîlerin odaları kal‘a içre kat-ender-kat küçük küçük daracık odacıklardır kim cümle mücerredler imiş, aslâ evliler değillermiş, ammâ cümlesi yetmiş tasdan geçmiş semm-i helâhiller imiş, lâkin hâlâ odaları günden güne vîrân olmadadır, zîrâ bu kal‘a şimdi iç elde olmak ile amâr etmeğe muhtâc değildir, ammâ yine dizdârı ve elli aded müsellah neferâtları ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve birkaç şâhî topları ve bir câmi‘i ve zîbâ su sarnıçları ve beş aded hânesi var, havlısı gâyet daracıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32a ·
metinde göster ·
… e üç aded hândır ve yine Ayas Paşa hânı mükellefdir. Ve ancak bir küçük hammâmı
var. Ol
kadar hoş-binâ ve hoş-havâ değildir.
Ve cümle beş aded mektebdir. Cümleden Ayas Paşa mektebi ma‘mûrdur. Ve cümle üç aded hândır ve yine Ayas Paşa hânı mükellefdir. Ve ancak bir küçük hammâmı var. Ol kadar hoş-binâ ve hoş-havâ değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
Ve cümle yüz aded dükkânları var, ol kadar müzeyyen sûk-ı sultânîsi yokdur, ammâ bâğları gâyet çokdur, lâkin halkında berekât yokdur. Ol ecilden fukarâları çokdur. Hattâ Melek Ahmed Paşa efendimizi bir gece altı bin askeriyle müsâfirliğe alamadılar, ammâ Süleymân Hân asrında gâyet ma‘mûr imiş. Hattâ Süleymân Hân vüzerâlarından Ayas Paşa Gâzî Hudâvendigâr sarâyın amâr edüp ürd-i behişt-misâl bir bâğ-ı cinân edüp İslâmbol'dan her çehârşenbe gelüp zevk u safâdan sonra Cum‘aertesi dîvânına yine erermiş. Niçe kerre bir günde gelüp yine ol gün der-i devlete gidermiş. Tâ bu mertebe serî‘u's-seyr vezîr-i dilîr imiş. Aslında bu şehrin cümle hayrât [u] hasenâtları Ayas Paşa'nındır, rahmetullâhi aleyh. (---)(---)43a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b–43a ·
metinde göster ·
… yiş-i buheyre-i Terkoz: Dâ’iren-mâdâr cirmi on bir mîl sehel şorca âb-ı berrâkı
var. Ol
kadar amîk değildir. Buheyre-i mâlih olmasına sebeb vakt-i şitâda Karadeniz'in …
Sitâyiş-i buheyre-i Terkoz: Dâ’iren-mâdâr cirmi on bir mîl sehel şorca âb-ı berrâkı var. Ol kadar amîk değildir. Buheyre-i mâlih olmasına sebeb vakt-i şitâda Karadeniz'in talattumu bu halîce girüp acı eder. Bu gölde kış günleri gökde uçan ve yerde gezen ve deryâda yüzen hûş u tuyûr bu gölde kışlar. Bâ-husûs kaz ve ördek ve angıt ve karabatak ve sürhâb ve vezneboşaldan ve kuğu ve saka kuşu ve balıkçıl ve martı ve yelve ve yelkovan ve niçe bunun emsâli su kuşları bu halîcin yüzünü zeyn edüp bu buheyre etrâfında olan kurâ vü kasabât ahâlîleri tüfeng-i pür-reng ile ve doğan ve şâhin ve balaban ve zağanos ve çakır ve taştülek bâzlar ile niçe kerre yüz bin kazları sayd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 50a ·
metinde göster ·
… arâyı ve bir hân ve bir câmi‘, bunlar kiremit örtülüdür. Ve bir hammâm-ı latîfi
var, ol
dahi kiremitlidir, ammâ yüz mikdârı dükkânları serâpâ tahta örtülüdür.
Der-alâmet-i varoş-ı Mihaç: Cümle üç yüz mikdârı şindire tahta ve saz örtülü vasatu'l-hâl evlerdir. Ancak Paşa sarâyı ve bir hân ve bir câmi‘, bunlar kiremit örtülüdür. Ve bir hammâm-ı latîfi var, ol dahi kiremitlidir, ammâ yüz mikdârı dükkânları serâpâ tahta örtülüdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65a ·
metinde göster ·
… kindir. Ol kadar mükellef hâneleri yokdur. Bu varoşcuk içre bir küçük meydâncık
var, ol
meydânda bir âb-ı hayât havz-ı Şâfi‘î var, musluklarından cümle ehl-i salât âbd …
Ve bu cisirden taşra bir şarampavlı küçük varoş dahi var, fukarâlar sâkindir. Ol kadar mükellef hâneleri yokdur. Bu varoşcuk içre bir küçük meydâncık var, ol meydânda bir âb-ı hayât havz-ı Şâfi‘î var, musluklarından cümle ehl-i salât âbdest alup ibâdet-i Yezdân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
… ve bir tekyesi ve bir hammâmı ve bir hânı ve on dükkânları ve bî-hisâb bâğları
var, ol
kadar ma‘mûr u müzeyyen değildir.
Ve kasaba-i ma‘mûru nehr-i Drin kenârında cümle yüz yetmiş beş aded kayağan örtülü evlerdir. Ve bir câmi‘i ve bir mescidi ve bir mektebi ve bir tekyesi ve bir hammâmı ve bir hânı ve on dükkânları ve bî-hisâb bâğları var, ol kadar ma‘mûr u müzeyyen değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 147b ·
metinde göster ·
… dahi Tuna kenârında Semendire ile Belgrad kal‘ası mâbeyninde Köylüç-i Semendire
var, ol
dahi sarp kal‘adır, ammâ bu Köylüç-i Hersek'dir.
Lisân-ı Latin'de (---)(---) demekdir, ammâ kavm-i Boşnakân Köylüc derler. Bir Köylüç kal‘ası dahi Tuna kenârında Semendire ile Belgrad kal‘ası mâbeyninde Köylüç-i Semendire var, ol dahi sarp kal‘adır, ammâ bu Köylüç-i Hersek'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159a ·
metinde göster ·
… miz şehîd oldu, ammâ yine azîm askeriz ve bu kadar karaltı mâl-ı ganâ’imlerimiz
var. Ol
görünen asker cümle kâfir kıyâfetli ve kalpaklı kefereler idi, ammâ anlar bizim …
Ba‘dehu bir sâ‘at cânib-i şarka gidüp bir azîm sahrâ içre bir küme askere râst gelüp cümle hâzır-bâş olup üzerlerine varmada idik. Anlar bizi görüp gerü gerü gitmede. Meğer bizden pek havf etmişler, zîrâ biz otuz bin askerden yedi yüz aded yiğitlerimiz şehîd oldu, ammâ yine azîm askeriz ve bu kadar karaltı mâl-ı ganâ’imlerimiz var. Ol görünen asker cümle kâfir kıyâfetli ve kalpaklı kefereler idi, ammâ anlar bizim askerimizin yanlarında bir tufeyl gibi idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 185b ·
metinde göster ·
… ir medrese ve bir mekteb ve bir hân ve bir hammâm ve kifâyet mikdârı dükkânları
var. Ol
kadar ma‘mûr ve müzeyyen çârsû-yı bâzârı ve hânedânları yokdur.
Bir câmi‘i ve iki mescidi ve bir medrese ve bir mekteb ve bir hân ve bir hammâm ve kifâyet mikdârı dükkânları var. Ol kadar ma‘mûr ve müzeyyen çârsû-yı bâzârı ve hânedânları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9b ·
metinde göster ·
… ım derken görse kim taburları içre Tatar girüp anda dahi başka bir kılıç bâzârı
var. Ol
ân küffâr taburdan dahi me’yûs olup Süd suyu üzre binâ etdikleri cisre cümle kü …
Hemân küffâr bu meydân-ı veğâda kılıç bâzârın görünce gerüye dönüp 115b taburlarına kaçup kamanayım derken görse kim taburları içre Tatar girüp anda dahi başka bir kılıç bâzârı var. Ol ân küffâr taburdan dahi me’yûs olup Süd suyu üzre binâ etdikleri cisre cümle küffâr cân havliyle uğrayup karşu cânibe ubûr edeyim derken cümle cisr arabaları kırılup niçe bin küffârlar atlarıyla {suya} gark-ı âb olup Tatar ve Çerkes askerleri atları değşirmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115a–115b ·
metinde göster ·
… kim aslâ taklîd kabûl etmez. Ve ağacın bir yanında âteşde kızmış demir tamgası
var. Ol
dahi bir turfe şeydir kim aslâ ana benzer bir nakış yokdur.
Ve bu kal‘ada rehin olup dostumuz olan Kabartay beğinin hatları olmamak ile Taysı Şâh ve Moyinçak Şâh olan Kalmık pâdişâhlarına ve Maskov vezîrleri ve Maskov kralına Kabarti Çerkezi beğinin hattı yerine bir ağaca kertilmiş bir gûne çetele nişânların alup destimâllar içre pinhân etdim. Ammâ garîb temâşâ çeteledir kim aslâ taklîd kabûl etmez. Ve ağacın bir yanında âteşde kızmış demir tamgası var. Ol dahi bir turfe şeydir kim aslâ ana benzer bir nakış yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167b ·
metinde göster ·
… c ile sığar. Ve bu Freng hisârının aşağı hammâm dibinde bir küçücük kapusu dahi
var. Ol
dahi toprak kal‘aya açılır ve hammâm bu Freng hisârı içre düşer. Mükellef hammâ …
Ve yeniçeri ağası sarâyı kurbunda mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn var. Ve ana karîb (---)(---) mescidi var, ammâ minâresi yokdur. Ve bu Freng hisârının yukaru baş kullesi dibinde nerdübân ile çıkılır bir uğrın kapusu var. Bedenler üzre çıkup toprak kal‘aya gider piyâde âdem bu kapudan güc ile sığar. Ve bu Freng hisârının aşağı hammâm dibinde bir küçücük kapusu dahi var. Ol dahi toprak kal‘aya açılır ve hammâm bu Freng hisârı içre düşer. Mükellef hammâm değildir. Hattâ bu hakîr girüp ku[r]na [ba]şında gasl ederken mermer üzre ayağım sivişdi. Meğer ku[r]na başında buz donmuş idi. İşde Azağ'ın kışının şiddeti bundan ma‘lûm ola. Ve bu hammâmın kapusu karşusunda yol aşırı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184b ·
metinde göster ·
Ve cümle bir aded kârbânsarây-ı mihmân revân-ı hasbîsi
var. Ol
dahi Gâzî Evrenos Beğ'in hayrâtındandır kim şeb [ü] rûz beşer yüz altışar yüz k …
Ve cümle bir aded kârbânsarây-ı mihmân revân-ı hasbîsi var. Ol dahi Gâzî Evrenos Beğ'in hayrâtındandır kim şeb [ü] rûz beşer yüz altışar yüz kadar atlılar konup her ocak başına birer bakır sini ta‘âm ve âdem başına birer nân ve birer şem‘-i revgan ile birer şem‘dân ve her at başına birer tobra alîk-ı esbân gelüp cemî‘i âyende vü revendegâna ta‘âm-ı bî-minneti tenâvül edüp def‘-i cî‘ân etdikde sâhibü'l-hayrâta her âdem birer Fâtiha tilâvet edüp rûh-ı hayrâtı şâd ederler. Hakkâ ki hayrât-ı azîmedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230b ·
metinde göster ·
… mkin olmayup şekl-i murabba‘ vâki‘ olup şimâle nâzır bir küçücük demir kapucığı
var. Ol
tarafı gâyet metîn ve yigirmi arşın yüksek Şeddâdî dolma rıhtım dîvârdır. Ammâ …
El-hâsıl cemî‘i seyyâhân-ı berr [ü] bihârân tevârîh-şinâsân bu kal‘a hakkında kal‘a-i Kahkahâ-yı Rûm deyü tesmiye etmişler. Aslâ bir tarafından bu kal‘aya zafer mümkin olmayup şekl-i murabba‘ vâki‘ olup şimâle nâzır bir küçücük demir kapucığı var. Ol tarafı gâyet metîn ve yigirmi arşın yüksek Şeddâdî dolma rıhtım dîvârdır. Ammâ cânib-i cenûba ve taraf-ı kıbleye nâzır olan yerlerinde aslâ ve kat‘â kal‘a dîvârı yokdur. Bu taraflardan âdem aşağı baksa ödü sıdar. Ne‘ûzü billâh uçurum derk-i esfel kayalardır kim gûnâ-gûn hûş [u] tuyûrlar âşiyân etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 281b ·
metinde göster ·
dahi Hüseyin Şah'ın hayrâtıdır. Gâyetü'l-gâye âb [u] hevâsı ve binâsı latîf müf …
Ve cümle bir aded hammâm-ı hoş-hevâsı var. Ol dahi Hüseyin Şah'ın hayrâtıdır. Gâyetü'l-gâye âb [u] hevâsı ve binâsı latîf müferrih hammâmdır. Bir hammâm dahi Beğko Paşa sarâyı hammâmı var. Ana dahi berây-ı maslahat şehir a‘yânları girirler. Gâyet şîrîn ve müzeyyen ve beyâz 350b mermer-i hâm döşeli mahbûb u rûşen-binâ bir hammâm-ı hoş-hevâ-yı rûşenâdır kim altun lüleli ve havz u fıskiyye [ve] şâzrevânlı ve müte‘addid halvetli ve billûr ve necef ve moran câmlı suyu âb-ı hayâtlı hammâm-ı latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 350a–350b ·
metinde göster ·
… mle iki aded hânı ve cümle bir aded kesîf hammâmı ve cümle elli mikdârı dükkânı
var. Ol
kadar ma‘mûr kasaba değildir, zîrâ kûhistân ve dağıstân içinde vâki‘ olmağile c …
Cümle iki mahalledir. Bir mahallesi paşa hâssıdır ve bir mahallesi Sofyalı Şeyhzâde Mustafâ Ağa'nın serbest ze‘âmetidir. Cümle bir câmi‘i ve cümle bir mescidi ve cümle bir sûhtevât hücreleri ve cümle bir mektebi ve cümle bir aded fukarâ tekyesi ve cümle iki aded hânı ve cümle bir aded kesîf hammâmı ve cümle elli mikdârı dükkânı var. Ol kadar ma‘mûr kasaba değildir, zîrâ kûhistân ve dağıstân içinde vâki‘ olmağile cânib-i erba‘asında dağları evc-i âsımâna ser çekmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376a ·
metinde göster ·
… medrese ve imâret ve çârsû-yı bâzârdan bir şey yokdur. Ancak bir küçük hammâmı
var. Ol
dahi şiddet-i şitâda işler. Gayri zamânda mesdûd durur
Ve hân ve mekteb ve medrese ve imâret ve çârsû-yı bâzârdan bir şey yokdur. Ancak bir küçük hammâmı var. Ol dahi şiddet-i şitâda işler. Gayri zamânda mesdûd durur
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y28b ·
metinde göster ·
… l cânibinde Lonca kapusundan taşra Lonca mescidi dibinde bir âb-ı hayât çeşmesi
var. Ol
kemerlerden ana su gelür azîm hayrâtdır.
Ve bâğlar içre Kapudan Memi Paşa Q 53aP 53a su kemerlerinden kal‘anın şimâl cânibinde Lonca kapusundan taşra Lonca mescidi dibinde bir âb-ı hayât çeşmesi var. Ol kemerlerden ana su gelür azîm hayrâtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103b ·
metinde göster ·
dahi çâr-kûşe bir kal‘adır. Mâ-tekaddem kal‘a bu imiş. Ba‘dehu Süleymân Hân hav …
Ve kal‘anın tâ ortasında bir kat iç kal‘ası var. Ol dahi çâr-kûşe bir kal‘adır. Mâ-tekaddem kal‘a bu imiş. Ba‘dehu Süleymân Hân havfinden taşra kal‘ayı binâ etmişler, ammâ yine fethi Süleymân Hân'a müyesser oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104b ·
metinde göster ·
… r Çerkezistân memleketinde Âdemî kabîlesi içinde bir gûne Q 53b kavak dırahtı
var. Ol
kavim ol ağacı hâşâ ve kellâ ma‘bûd ittihâz edinüp ana taparlar. Bu dahi sun‘-ı …
Sitayiş-i çınâr-ı azîm-i kal‘a-i İstanköy: Ve bu kapudan taşra kal‘a ile varoş mâbeyninde Lonca meydânında bir çınâr-ı sun‘-ı Hudâ var kim Cenâb-ı Bârî yed-i kudreti ile bir dıraht-ı azîm halk etrniş kim atlas-ı felekde bu hakîr kırk bir sene on sekiz pâdişâhlık yer seyâhat edüp cihânbânlık eyledim ve rûy-i arzda sun‘-ı Hudâ'ları im‘ân-ı nazar ile nazar etdim, bu dıraht-ı P 53b müntehânın misli meğer Çerkezistân memleketinde Âdemî kabîlesi içinde bir gûne Q 53b kavak dırahtı var. Ol kavim ol ağacı hâşâ ve kellâ ma‘bûd ittihâz edinüp ana taparlar. Bu dahi sun‘-ı Girdigâr'dır. Anı gören zî-rûh sanır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105a ·
metinde göster ·
… rler kaplıdır. Ve bu câmi‘in mukâbilinde Halîl câmi‘i kapusuna nâzır bir kapusu
var, ol
dahi şebekedir. Kemeri üzre bu târîh kitâbet olunmuşdur. Târîh:
Ve bu câmi‘ tûlen ve arzen yüz ellişer ayakdır. Ve altı sütûn üzre mebnî toloz kemer binâlardır, kubbeler değildir ve ortası açıkdır. Ve derûn-ı câmi‘in cânib-i erba‘ası dîvârları birer âdem kaddi bâlâ gûnâ-gûn sun‘-ı Hudâ mevvâc ebrî mermerler kaplıdır. Ve bu câmi‘in mukâbilinde Halîl câmi‘i kapusuna nâzır bir kapusu var, ol dahi şebekedir. Kemeri üzre bu târîh kitâbet olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y231a ·
metinde göster ·
… eryâd ederek ve develerine "îdek" diyerek sahrânın sol tarafında bir hân-ı atik
var, ol
hânda sehel çamur ve su olmayup cümle huccâc ol tarafa müteveccih oldular. Ol h …
Âhir nefîrler çalınup paşa hazretleri cânı başında olan yiğitlere kırkar ellişer altun ihsân edüp pâ-bürehne bu deryâ içre develeri çekerek Balka sahrâsının çamurlu oynak olmayan yerlerden herkes aklına mülâyim yollar ile niçe bin benî-âdem piyâde bu hâmûn içre Allâh deyüp feryâd ederek ve develerine "îdek" diyerek sahrânın sol tarafında bir hân-ı atik var, ol hânda sehel çamur ve su olmayup cümle huccâc ol tarafa müteveccih oldular. Ol hâna,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y263b ·
metinde göster ·
bana hizmet eder. Ben dahi ana hizmet edüp kendüyi ve inkırâzu'd-devrân oğullar …
‘Ben Hazret-i Peygamberim, Selîm ile ahdimiz var. Ol bana hizmet eder. Ben dahi ana hizmet edüp kendüyi ve inkırâzu'd-devrân oğulları benim himâyemdedir. Siz huzûrunuzda olun, safâ-yı hâtır ile istirâhat eylen. Eyle bir şey olursa, ben Selîm'im menâmında uyarırım, siz elem çekmen’ deyüp nerdübândan aşağı enüp gitdikde ardı sıra endik. Ne âdem ne âdemîzâd var. Bu ne acâ’ib hikmetdir, deyü âlem-i hayretde kalup bu refîklerimiz ile meşveret ederken cümlemiz Ashâb-ı Kehf hâbına varmışız. Bir zamândan sonra gördük, pâdişâhım dal kılıc kapudan feryâd etdiler. Anı gördük, bir uryân Urbân kendüyi deryâya atup gâ’ib oldu. İşte mâ-vaka‘ budur. Fermân pâdişâhımındır" deyince derhâl Selîm Hân eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y54b ·
metinde göster ·
havz-ı azîm üzre on iki sütûn-ı mevzûn üzre münakkaş tavanlı bir kubbesi var. V …
Ve bu havuz kenârında bir musallâsı var. Ol havz-ı azîm üzre on iki sütûn-ı mevzûn üzre münakkaş tavanlı bir kubbesi var. Ve bu haremin cânib-i erba‘asında birer kâ‘a-ı azîm vardır kim her birine biner âdem sığar iki cânibi soffalardır. Ve kârgîr kemerler üzre münakkaş tavanlardır. Ve bu kâ‘aların ferşi serâpâ gûnâ-gûn ruhâm ile döşenmişdir kim gûyâ nakş-ı Erjeng'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119b ·
metinde göster ·
… sumâna urûc edüp necm-i sagîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi
var ol
âteş alup evvelki zemîne düşüp ol dahi eflâke çıkar, bu dahi tamâm olacak mahal …
Ve bir gûne sürâhîler var kim üçer kamışlı üçer kerre hevâya çıkar. Evvelâ bir fişeng iki vukiyye bârût ile âsumâna urûc edüp necm-i sagîre gibi nümâyân olurken ana muttasıl bir fişek dahi var ol âteş alup evvelki zemîne düşüp ol dahi eflâke çıkar, bu dahi tamâm olacak mahalde buna muttasıl üçüncü fişeng alup öbür yanan yere düşüp bu dahi verâ-yı ebre girüp içinde keskin bârûtdan demir ile sarılmış bir badaluçka tarakı vardır, ol âteş alup gûyâ bulutlar pâre pâre olup cemî‘i kerrûbiyân Allâhümme ihfaznâ min âfâti'l-ins deyü ta‘vîz ederler, evc-i semâya biri biri üzre üçer kerre çıkmış olur. Ammâ garîb ü acîb san‘atdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154a ·
metinde göster ·
ḳocalar almasunlar var möhürle didi basaṭ künbed içine girdi gördi kim altun aḳ …
taŋrım ḳurtardı depegöz aydur oġlan şol künbedi gördüŋ-mi aydur gördüm depegöz aydur menüm ḫāzinem var ol ḳocalar almasunlar var möhürle didi basaṭ künbed içine girdi gördi kim altun aḳça yıġılmış