hakîrin ma‘lûmı olan bu tahrîr olunan makâm-ı latîflerdir kim tahrîr olundu.
Hâsıl-ı kelâm fukarâlar ka‘besi olan Ayasofya-i Kebîr'in enderûn [u] bîrûnunda niçe bin ziyâretgâh makâm-ı âliyeler var, ammâ hakîrin ma‘lûmı olan bu tahrîr olunan makâm-ı latîflerdir kim tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39b ·
metinde göster ·
… -i it‘âmı ve bir dârü'z-ziyafe-i ulemâ ve sûhtevât me’keli ve bir mihmân-sarâyı
var. Ammâ
hammâm bu dâ’ireden üç yüz adım ba‘îddir, ve's-selâm. Gayrı medâris ve tîmârhân …
Çârsûkapusu dibinde Çukurbostân'a nâzır bir kubbe-i azîm mekteb-i sıbyân-ı ebcedhânı ve bir imâret-i it‘âmı ve bir dârü'z-ziyafe-i ulemâ ve sûhtevât me’keli ve bir mihmân-sarâyı var. Ammâ hammâm bu dâ’ireden üç yüz adım ba‘îddir, ve's-selâm. Gayrı medâris ve tîmârhâne misilli imâretler yokdur. Andan beşinci câmi‘-i selâtîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
bu menâkıb-ı Bâyezîd Hân garîbdir. Zamân-ı saltanatlarında intikâlinden yedi se …
Bu Bâyezîd Hân'ın çok menâkıbı var ammâ bu menâkıb-ı Bâyezîd Hân garîbdir. Zamân-ı saltanatlarında intikâlinden yedi sene mukaddem cânlı ve kanlı ve zî-rûh kısmı tenâvül etmemişlerdi. Bir gün tekâzâ-yı nefs edüp tabî‘atı paça istedi. Nefsi ol kadar ibrâm [ü] ilhâh edüp mümkün olup paça yemeyüp nefsi ile cihâd-ı ekber eder. Âhir huzûruna bir sahan sirkeli ve sarımsaklı paça getirdüp nefsine hitâb edüp buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99a ·
metinde göster ·
… up sâyesinde cemî‘i cemâ‘at-i kesîre ibâdet ederler. Bu haremin dahi iki kapusu
var. Ammâ
cânib-i garb kapusundan taşra bir harem-i azîm dahi vardır. Şecere-i dud ile me …
Bu nüzhetgâh ile Ebâ Eyyûb kabri mâbeyninde evc-i âsumâna ser çekmiş iki çınâr-ı müntehâlar var kim her şu‘besi kâkül-i dilberân gibi perîşân olup sâyesinde cemî‘i cemâ‘at-i kesîre ibâdet ederler. Bu haremin dahi iki kapusu var. Ammâ cânib-i garb kapusundan taşra bir harem-i azîm dahi vardır. Şecere-i dud ile memdûd dırahtlar ile ârâste ve yedi aded çınâr-ı azîmler ile pîrâste olmuş bir haremdir. İki tarafında âbdest muslukları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… r mahalle-i müslimîni var. Mâ‘adâ on bir cemâ‘at ta‘bîr ederler Yahûd mahallesi
var. Ammâ
hâlâ İslâmbol'da ihrâk bi'n-nâr olup Şuhûdkapusu'ndan içeri sâkin olan Yahûdîle …
Ancak bir hammâmı ve bir mahalle-i müslimîni var. Mâ‘adâ on bir cemâ‘at ta‘bîr ederler Yahûd mahallesi var. Ammâ hâlâ İslâmbol'da ihrâk bi'n-nâr olup Şuhûdkapusu'ndan içeri sâkin olan Yahûdîlerin hâne-i telvîsleri berbâd olup ihrâk bi'n-nâr ile tâhir oldukda zemînine Vâlide Sultân câmi‘i bünyâd olup ol mahalle-i Yahûdîler serâpâ dekâkînler olup Yahûdîleri bu Hâsköy'e nefy olaldan beri Hâsköy'de yigirmi cemâ‘at Yahûdî ziyâde olup cümle on bir bin Yahûdî oldu, derler. Gûyâ bu şehr-i Selânik'dir yâhûd Arabistân'da Sıfet şehri gibi tâ’ife-i Yahûd ile mâl-â-mâldır. Yedi kenîseleri ve on iki sınago hahamları vardır. Ve iki mahalle Urumlar ve üç deyr-i telvîsleri var ve bir mahalle Ermenîler var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124a ·
metinde göster ·
… kıymet firâvân bulunur. Ve elli dükkân tabbâğhâne ve yüz meyhâne ve üç bozahâne
var. Ammâ
Küpeli Yahûdî'nin mümessek elma suyu ve tiryandafila Rûm'un misket şarâbı, harâ …
Ve cümle altı yüz dekâkînlerdir. Gerçi bezzâzistânı yokdur ammâ cemî‘i zî-kıymet bî-kıymet firâvân bulunur. Ve elli dükkân tabbâğhâne ve yüz meyhâne ve üç bozahâne var. Ammâ Küpeli Yahûdî'nin mümessek elma suyu ve tiryandafila Rûm'un misket şarâbı, harâbâtî erenleri içre meşhûrdur. Zîrâ bâğlarında olan misket üzümü meğer Akdeniz Boğazı'nda Bozcaada'da ola. Ve Yahûdî pîçelerinin terbiye etdikleri şeftâlûları hoş-hordur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124a ·
metinde göster ·
… ---) aded mahalle-i müslimîn ve on mahalle-i kefere-i Rûm ve bir mahalle Ermenî
var ammâ
Yahûdî yokdur, dükkânlarda sâkin olup giderler.
Bu gûne amâr olmuş şehr-i müzeyyende hâlâ (---) aded mahalle-i müslimîn ve on mahalle-i kefere-i Rûm ve bir mahalle Ermenî var ammâ Yahûdî yokdur, dükkânlarda sâkin olup giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a ·
metinde göster ·
… fâ Paşa câmi‘inde dârü'l-kurrâlar vardır. Ve cümle yetmiş sekiz mekteb-i sıbyân
var ammâ
imâret-i it‘âm yokdur.
Bunlardan mâ‘adâ (---) mihrâba varınca mesâcidlerdir. Medrese ve dârü'l-hadîs yokdur. Ammâ Arab câmi‘inde ve Mehemmed Paşa câmi‘inde ve Kara Mustafâ Paşa câmi‘inde dârü'l-kurrâlar vardır. Ve cümle yetmiş sekiz mekteb-i sıbyân var ammâ imâret-i it‘âm yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129a ·
metinde göster ·
Yahûd tâ’ifesi bu keferelerden dâ’imâ havf [u] haşyet üzredirler. Ammâ bu kefer …
Ve Yahûdîlerin iki sınagoları var. {Ammâ} Yahûd tâ’ifesi bu keferelerden dâ’imâ havf [u] haşyet üzredirler. Ammâ bu kefere mahallelerinde şeb [u] rûz pâsbânlar [ve] nigehbânlık ederler. Zîrâ bir kaç kerre isyâna bel bağladılar ammâ yine niçesin dendân-ı tîğdan geçirdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129b ·
metinde göster ·
… iri demir pençereli Sel kapusudur, dâ’imâ mesdûddur. Cümle yüz beş pâre topları
var ammâ
leb-i deryâda Boğaz'a nâzır âdem girir şayka ve balyemez topları var.
Ve cümle üç kapusu var; biri Dağkapusu şimâle nâzırdır, biri aşağı şehre nâzırdır, biri hisâr-pîçe kapusudur, biri demir pençereli Sel kapusudur, dâ’imâ mesdûddur. Cümle yüz beş pâre topları var ammâ leb-i deryâda Boğaz'a nâzır âdem girir şayka ve balyemez topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
kefere zamânı bunda kâğız işleyecek bir azîm kârgîr kubbeler ile mebnî kâğızhân …
Bir latîf hammâmı ve yigirmi aded dükkânı var. Ammâ kefere zamânı bunda kâğız işleyecek bir azîm kârgîr kubbeler ile mebnî kâğızhânesi var, su dollâbları yeri var kim Dâye Hâtûn câmi‘i altından suyu ubûr edermiş. Ammâ hâlâ bu kâğızhâne harâbdır. Lâkin sehel bahâne ile amâr olup bârûdhâne olmak mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… 000, neferât 2000. Bu nefs-i İslâmbol kal‘ası içre müte‘addid niçe bin bâğçeler
var ammâ
bini pâdişâh ma‘lûmu olmuş her biri ravza-i Rıdvân'dan nişân verir iremezâtlard …
Esnâf-ı bâğçevân: Dâhil-i hisâr-ı İslâmbol, bâğçe 1000, neferât 2000. Bu nefs-i İslâmbol kal‘ası içre müte‘addid niçe bin bâğçeler var ammâ bini pâdişâh ma‘lûmu olmuş her biri ravza-i Rıdvân'dan nişân verir iremezâtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 180b ·
metinde göster ·
… ç hânı ve bir hammâmı ve iki mekteb-i sıbyânı ve iki yüz aded esvâk-ı muhtasarı
var. Ammâ
medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsleri yokdur. Zirâ ekseriyyâ cümle halkı …
Kostantin Tekürün kızı 221b Mudına binâsıdır. Mudına'dan galat-ı meşhûr Mudanya derler. Hamd-i Hudâ selâmetle bu şehre dâhil olup ibtidâ diyâr-ı gurbetde cum‘a namâzı kılmak bu şehirde müyesser olup hâk-i pâkine rû-mâlîde edüp yüz bin tazarru [u] nâliş ile Cenâb-ı İzzet'e hamd [u] senâ edüp şehr[i] temâşâya mübâşeret etdik. Leb-i deryâda bir bender iskele-i Bursa'dır. Âyende vü revende keştîler içün emîn-i emân bir limân-ı kudretdir. Zîrâ bu Mudanya, İslâmbol halîcinin cânib-i kıblesinde bir köşe-bucağa vâkı‘ olmağıla yedi rûzgâr-ı zûrkârdan emîn [u] mahfûzdur. Ammâ yıldız rîhından sehl mahfûz değildir. Ammâ a‘lâ demir tutar yatak limândır. İskele başında gümrükhânesi vardır. Âyende vü revende keştîleri ve kara tarafından gelen tüccârlardan öşr-i sultânî alur, on yük akçe iltizâm emânetdir. Şehri, kenar-ı bahrde bir vâsi‘-fezâda vâkı‘ olup kal‘ası bir alçak kayalı yerde şeddâdî taş binâ bir rıbât-ı kavîdir. Sene 721 târîhinde Orhân Gâzî şehzâdeliği asrında pederi Osmân Gâzî'nin izniyle ve Sultân Hacı Bektâş-ı Velî'nin du‘âsıyla ibtidâ Orhân Bey bu kal‘ayı feth edüp bir dahi küffâra cây-i menâs ol[ma]ması içün câ-be-câ kal‘âyı münhedim etdi. Ammâ sehl şey ile ta‘mîri ve termîmi mümkindür. Ve bu şehr, Anadolu eyâletinde Gâzî Hudâvendigâr sancağı ki, taht-ı evvel Bursa'dır, anın voyvadalığıdır ve yüz elli akçe kazâdır. Kadıya senevî iki bin guruş hâsıl olur. Ba‘zı zamân Bursa müvellâsına paşmaklık-bahâ ihsân olunur, latîf kazâdır. Şehri cümle (---) hânesi serâpâ kiremit örtülüdür. Üç câmi‘i var (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve yedi mihrâb mesâcidleri ve üç hânı ve bir hammâmı ve iki mekteb-i sıbyânı ve iki yüz aded esvâk-ı muhtasarı var. Ammâ medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsleri yokdur. Zirâ ekseriyyâ cümle halkı Urum'lardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 221a–221b ·
metinde göster ·
… tülü ma‘mûr Urum kasabasıdır. Bir zâviyesi ve esvâk-ı muhtasarı ve iki kenîsesi
var. Ammâ
hevâsı gâyet latîfdir. Bunda cümle refîklerimiz ile gemiden çıkup bir gice mihm …
Yanko ibn Madyan İslâmbol'u binâ ederken bu şehri anın oğlu Aya İstefan binâ etdiğiyçün galat-ı meşhûru Ayasdifanaz derler. Leb-i deryâda bostâncıbaşı hükmünde (---)yi subaşılığıdır ve bir yasakcı kolluğu vardır. Eyyûb mollası nâhiyesi hükmündedir. Kefere asrında şehr-i azîm imiş. Âl-i Emeviyyûn'dan Süleymân b. Abdullah halîfe asrında Hicret-i Nebevî'nin sene 92 târîhinde İslâmbol'u muhâsara edüp bî-feth avdet etdiklerinde Ömer b. Abdül‘azîz hazretleri bu şehri harâb edüp hâlâ leb-i deryâda beş yüz kiremit örtülü ma‘mûr Urum kasabasıdır. Bir zâviyesi ve esvâk-ı muhtasarı ve iki kenîsesi var. Ammâ hevâsı gâyet latîfdir. Bunda cümle refîklerimiz ile gemiden çıkup bir gice mihmân olup ale's-sabâh bundan piyâdece cânib-i şimâle leb-i deryâ ile 3 sâ‘atde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 241a ·
metinde göster ·
… tasarı var. Canik sancağı hâkinde ze‘âmetdir. Bâğ u bâğçesi ve gûnâ-gûn meyvesi
var. Ammâ
halkı ekseriyyâ Rûm keferesidir. Bundan kalkup (---) mîl gidüp,
Evsâf-ı kasaba-i Faça : Leb-i deryâda üç yüz hâneli bir câmi‘i ve hân ve hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı var. Canik sancağı hâkinde ze‘âmetdir. Bâğ u bâğçesi ve gûnâ-gûn meyvesi var. Ammâ halkı ekseriyyâ Rûm keferesidir. Bundan kalkup (---) mîl gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247b ·
metinde göster ·
Menzil-i Popoli : Bir körfez-i azîme vâkı‘ olmuş câ-be-câ harâb kal‘aları
var ammâ
Popoli nâhiyesi nâmıyla ma‘mûr kurâları vardır. Başka subaşılıkdır ve niyâbetdi …
Menzil-i Popoli : Bir körfez-i azîme vâkı‘ olmuş câ-be-câ harâb kal‘aları var ammâ Popoli nâhiyesi nâmıyla ma‘mûr kurâları vardır. Başka subaşılıkdır ve niyâbetdir. Gâyet ma‘mûr ildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248a ·
metinde göster ·
… apusu var, taşra şehre çıkar kapu budur, gayrı yokdur. Ve bir Uğrun Kapusu dahı
var, ammâ
dâ’ima mesdûd durur. Hîn-i hâcetde açılır. Ve Orta Hısâr bir tûlânî sûr-ı metîn …
Ve şimâl cânibi dîvârında Orta Hisâr'a açılır bir kapusu var, taşra şehre çıkar kapu budur, gayrı yokdur. Ve bir Uğrun Kapusu dahı var, ammâ dâ’ima mesdûd durur. Hîn-i hâcetde açılır. Ve Orta Hısâr bir tûlânî sûr-ı metîn ve müstahkemdir. İbtidâ bu kal‘anın şark tarafı dîvârında Kulle demekle ma‘rûf kal‘anın Orta Hisâr'a meftûh olan kapusu kurbunda Yeni Cum‘a Kapusu derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250a ·
metinde göster ·
Gekbize, "gel bize"den galatdır. Ammâ imâret-i sâlisi Ebü'l-feth Meğâzî, ya‘nî Sultân Mehemmed Gâzî, İslâmbol'u feth etdikden sonra imâr olmuşdu. Kocaili sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâdır ve Süleymân Hân asrında köprü sâhibi Koca Mustafâ Paşa bir câmi‘-i azîm binâ etmeğile anın evkâfıdır. Mütevellîsi hâkimdir. Bir kûh-ı bâlânın zirvesinde olmak ile deryâdan bir sâ‘at ba‘îd bir susuz dağ başındadır. Cümle bin mikdârı âbâdân bâğlı ve bâğçeli tarz-ı kadîm büyûtlardır. Cümle üç câmi‘i var, ammâ cümleden mükellef selâtîn-misâl kurşum örtülü kubbe-i nîlgûn Câmi‘-i Mu‘azzam'dır kim İslâmbol'da vüzerâ câmi‘lerinde böyle bir câmi‘-i azîm yokdur. Edirne kurbunda Süleymân Hân'ın
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b ·
metinde göster ·
… ye-i Tekye: İskefsir kazâsında yüz evli ve bir câmi‘li ze‘âmet köydür. Ziyâreti
var ammâ
ma‘lûmumuz değildir. Andan 5 sâ‘at mahsûldâr mezra‘alar geçüp,
Karye-i Tekye: İskefsir kazâsında yüz evli ve bir câmi‘li ze‘âmet köydür. Ziyâreti var ammâ ma‘lûmumuz değildir. Andan 5 sâ‘at mahsûldâr mezra‘alar geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 283b ·
metinde göster ·
bu kal‘anın cânib-i kıblesinde Tebrîz kapusundan tâ Erzincân kapusuna varınca b …
Evsâf-ı külliyât-ı Erzurûm: Üç aded kal‘a kapusundan taşra şarkında ve garbında ve şimâlinde üç binden mütecâviz re‘âyâ ve berâya varoş evleri vardır. Cânib-i erba‘alarında aslâ sûru yokdur. Lâkin her şâhrâhı üzre türbe kapuları var, ammâ bu kal‘anın cânib-i kıblesinde Tebrîz kapusundan tâ Erzincân kapusuna varınca bir kat kal‘a esâsına mübâşeret olunup ba‘zı yerleri birer âdem kaddi rûy-ı zemîne çıkmış, eğer anın itmâmı müyesser olmuş olsa Erzurûm kal‘a-yı Kahkahâ olurdu. Hâlâ bu temeller ile kal‘a mâbeyninde {varoş-ı cenûb} yedi mahalle hâne-i azîmler vardır. Bâzârbaşı mahallesi su değirmânları gâyet çokdur.,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 288a ·
metinde göster ·
… a dâiren-mâdâr bin adımdır ve aslâ handakı yokdur. Garba nâzır bir demir kapusu
var ammâ
bu iç kal‘anın şimâli tarafında havâlisi var.
Eşkâl [u] ecrâm-ı Hasankal‘ası: Pasin sahrâsının şimâl cânibinde (---)(---) dağının dâmeninde başka bir evc-i âsumâna ser çekmiş yalçın kaya üzre iç kal‘ası vardır kim cânib-i şarkîsinde Ilıcalar tarafından aşağı bakmaya âdemin zehresi çâk olur. Cümle sahrâya göğüs vermiş bir mehâbetli kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş kal‘a-i hasen-i hüsündâr, sengîn-bünyâd-ı üstüvârdır. İçinde dizdâr ve imâm ve mü’ezzinden gayrı kimesne olmaz ve bunda at ve hımâr çıkamaz. Fâtih-i Revân Murâd Hân-ı Râbi‘ içün müfîd [u] muhtasar bir cihân-nümâ kasrı var. Melek Ahmed Paşa efendimiz bu kasrda Revân'a giderken silâhdâr olup silâhdar nişâncı oldu kim Koca Nişâncı nâmıyle şöhret bulmış idi. Silâhdârlıkdan sebeb-i azli, Murâd Hân'ın gice, üzerindeki yorganı şerâre-i şem‘den ihrâk olup azl olundu. Bu iç kal‘a dâiren-mâdâr bin adımdır ve aslâ handakı yokdur. Garba nâzır bir demir kapusu var ammâ bu iç kal‘anın şimâli tarafında havâlisi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 290b ·
metinde göster ·
… r alay Hâmisîlerdir. Ammâ ezân kırâ’at olanda evkât-ı hamselerine müdâvemetleri
var, ammâ
cemâ‘atle aslâ namâz kılmazlar. Cemâ‘at-i kesîrden garîb câmi‘ler vardır kim gû …
Ebyâtı mazmûnunca hemîşe hâl-i dünyâ gâh imâr ve gâh harâb olmadadır kim Arapça nassına mazhar olmuşdur. Ammâ Murâd-ı Râbi‘ harâbından sonra imârı cümle on bin iki yüz toprak örtülü hânedân-ı azîmler ile ârâste ve yetmiş aded cevâmi‘ ibâdethâne ile pîrâste ve kırk mesâcid ve yigirmi hân-ı sarây-ı mihmân ve yedi hammâm-ı dilsitân ve bin mikdâr esvâk-ı dükkân ile tezyîn olmada bir şehr-i müzeyyendir. İmârâtının ekseri hayr ve ecr ile mebnîdir. Dördüncü iklîm-i hakîkîde ve on sekizinci iklîm-i örfiyye vasatında olmak ile âb [u] hevâsı sehl şiddet üzre halk olunup bâğı ve bâğçesi azacık olmağıla eşcâr-ı müsmirrâtı dahi kalîldir. Ammâ mahsûlât [u] menbûtâtının memdûhâtından yedi elvân pembesi olur. Meselâ pembe-i zâgî ve monlâyî ve za‘afrânî ve la‘lî ve hâs ve beyâz pembesi ve galle ve hıntası memdûh-ı âlemdir. Ve ehl-i sanâyi‘den her esnâfı mevcûddur, ammâ kalemkârî Behrâmpûrı ve destehân çitleri meşhûr-ı cihân-ı nakş-vândır. Ve cümle sahrâsı vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-iş‘ârdır kim dörd vukıyye kara arpasın bir at yise kifâyet eder. Ol mertebe yağlı arpası ve besâtînlerinde mahzen-i mâ kavunu ve karpuzu olur. Ve âb [u] hevâsının letâfetinden mahbûb ve mahbûbesinin reng-i rûyları ebyazu'l-levndir. Merdânesi zurzuvileli tâc üzre serbend sarup kalemkârî peşk-püş câme giyerler. Ve ayaklarına elvân keçe çakşır ve yeşil ve kırmızı ve nârencî ve turuncî pây-pûş giyerler. Zenâneleri sivri takye giyüp üzerlerine beyâz [câr-ı] ızâr bürünüp pâylarına elvân çizme giyerler. Mahbûbları gûnâ-gûn kebûtî kürkden börk-i Isfahânî giyüp Mirzâ-yı dilâr-emsâl hırâmânî-reftar ve zerafet ve nezaket üzre güftâr edüp halka hüsn-i ülfet ederler. Lâkin mahbûblarına rağbetleri yokdur. İbtizâle düşmüş bir alay zen-dost arasında kalmış mahbûbânlar ve civânânlardır. Ve cümle halkı Şâfi‘îlerdir, ammâ kızıl kızılbaşlardır. "Şâfi‘î mezhebindeniz" deyü da‘vâ-yı merd ederler. Ammâ kizb edüp mezheb-i Ca‘feriyye'de bir alay Hâmisîlerdir. Ammâ ezân kırâ’at olanda evkât-ı hamselerine müdâvemetleri var, ammâ cemâ‘atle aslâ namâz kılmazlar. Cemâ‘at-i kesîrden garîb câmi‘ler vardır kim gûyâ her biri birer cennet-i firdevs-i huld-ı berrîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 295a ·
metinde göster ·
bu kadarla iktifâ etdik. Ve nevâhîlerinde olan Terekeme ve Gökdolak ve Moğol ka …
Niçe gûne ıstılâhât [u] ibârâtları var, ammâ bu kadarla iktifâ etdik. Ve nevâhîlerinde olan Terekeme ve Gökdolak ve Moğol kavminin başka lehçe-i mahsûsaları vardır. İnşâallah anların dahi lisânları mahalliyle tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 296a ·
metinde göster ·
… e zât"ı ve yedi câmi‘i ve üç hânı ve beş hammâmı ve altı yüz ma‘dûd dekâkînleri
var, ammâ
bezzazistânı ve medâris [ü] mekteb-i tıflân-ı ebced-hânı yokdur.
Evsâf-ı bâğ-ı İrem'e mânend şehr-i Merend Taht-ı Hân-ı Elvend : Azerbaycân şehirlerinden başka sultânlıkdır kim biri nöker-i şerefgere mâlikdir. Kadısı, kelenteri, münşîsi ve darûgası ve dizçöken ağası vardır. Tebrîz'e on dörd fersah karîbdir. Mâbeynehümâsında aslâ arz-ı hâliyesi yokdur. Serâpa gül-i gülistân [ve] bâğ [u] bostân ile müzeyyendir. Bu şehr-i Merend, şehr-i Tebrîz'in cânib-i şarkîsinde vâki‘ olmuşdur. Kadîm-i eyyâmda Azerbaycân pâdişâhlarından Şahruh ibn Tîmur'un saydgâhı olmağıla gâyet ma‘mûr u âbâdân şehr-i Merend, mânend-i gülistân imiş. Lâkin bunu dahi Gâzî Murâd Hân, kızılbaşa rağmen harâb u yebâb, hânelerin türâb idelden berü henüz imâr olup üç bin kadar hâne-i "İreme zât"ı ve yedi câmi‘i ve üç hânı ve beş hammâmı ve altı yüz ma‘dûd dekâkînleri var, ammâ bezzazistânı ve medâris [ü] mekteb-i tıflân-ı ebced-hânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 297a ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı me’kûlât u müsmirrât: Niçe bin elvân fevâkihesi
var ammâ
necm-i halef emrûdu, peygamber emrûdı ve sibet mîlânîsi ve zerdâlu-yi hulvîni v …
Der-vasf-ı me’kûlât u müsmirrât: Niçe bin elvân fevâkihesi var ammâ necm-i halef emrûdu, peygamber emrûdı ve sibet mîlânîsi ve zerdâlu-yi hulvîni ve necm-i Ahmedi ve engûr-i hurdesi ve razakîsi ve melikîsi ve tabarzesi ve cezîre-i Mecdeddîni ve bakrânı ve âlû-yı zerdî ve emrûd-ı zenânesi, bu envâ‘-ı meyveler Şam'da dahi olmaz, meğer İslâmbol'da ola, meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300b ·
metinde göster ·
Bunun emsâli niçe âsâr-ı binâ ve niçe ibret-nümâlar
var ammâ
gayrı meşhûrun zikrinde fâ’ide ve beyânında i‘tibârı olmayan şeylerin kitâbet-i …
Bunun emsâli niçe âsâr-ı binâ ve niçe ibret-nümâlar var ammâ gayrı meşhûrun zikrinde fâ’ide ve beyânında i‘tibârı olmayan şeylerin kitâbet-i midhatinde tatvîl-i kelâm olup melâlet vardır. Anınçün bu mertebe ile iktifâ olundu. Hamd-i Hudâ kâmil iki ay zevk [u] safâlar edüp seyr [u] temâşâ-yı civân-ı Azerbaycân-ı nısf-ı cihân etdik. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 301a ·
metinde göster ·
… d-ı Sâlis câmi‘i ve Ferhâd Paşa câmi‘i ve Kara Sinân Paşa câmi‘i, niçe câmi‘ler
var ammâ
ma‘lûmum değildir ve cemâ‘atden garîb olmuş câmi‘lerdir. Bu şehrin ismi elifin, …
Evsâf-ı menzil-i kal‘a-i şehr-i azîm Aras: Diyâr-ı Acem'de eyâlet-i Şirvân'dır. Zamân-ı kadîmde Keyümers Şâh binâsıdır. Sene 985 târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis vüzerâlarından Lala Kara Mustafâ Paşa feth edüp andan üzerine kırk bin kızılbaş-ı bed-âyîni adüvv-i bî-dîn ile Emîr Hân Aras imdâdına gelince gördüler kim Âl-i Osmân'ın kabza-i tasarrufuna girmiş, hemân-dem şehri muhâsara edüp vakt-i zuhra dek ceng [ü] cidâl ideler. Hemân Lala Paşa nâm dilâver [u] server cümle guzât-ı müslimîn ile Acem üzre hücûm edüp otuz bin mikdârı Acem'i hâk-i mezellete düşürüp serdârları Emîr Hân giriftâr-ı bend-i hicrân olup bakıyyetü's-seyf olan Terekeme ve Gökdolağ ve Gürcî Âznâvûrları firâr ederken bunlara Şirvân askeriyle Özdemiroğlu Kethüdâsı râst gelüp nehr-i Kür kenarında kırup zemîn-i gûra salarlar. Niçe bini kılıç-ı Osmânlı havfinden nehr-i Kür üzre cisre izdihâm ile uğrayup hikmet-i Hudâ cisr münkesir olup cümle kızılbaş-ı nâ-tırâş [u] bed-ma‘âş başlarıyla nehr-i Kür'e gark olurlar. Hâlâ üstühânları püşte püşte yığılıdır ve meksûr olan Pul hâlâ harâbdır. Çam direkleri koyup üzerinden ubûr ederler. Ba‘dehû guzât-ı müslimîn bu kadar lipâçe-i Acem ile ve bu kadar mâl-ı ganâ’im ile muğtenim olup şâdmânlar ederler. Ba‘dehû serdâr-ı zafer-şi‘âr gördü kim bu şehr-i Aras, Gence ve Şirvân mâbeyninde elzem-i levâzimînden bir şehr-i azîmdir. Hemân cümle guzât-ı müslimîni ve bennâ ve ummâlları etrâf-ı vilâyetden cem‘ edüp Aras'ın hâricinde Şâh Hıyâbânı nâm bir İreme zâtü'l-imâd-ı be-nâm mahalli ortaya alup cânib-i erba‘asına sûr çeküp etrâfına handak-ı vâsi‘ [u] amîk inşâ edüp üç kapulu ve on yedi tabyalı çım ve rıhtım binâ-yı sedd-i metîn [ve] kal‘a-i hısn-ı hasîndir, dâiren-mâdâr cirmi tokuz bin altı yüz adımdır, kırk günde tamâm edüp Murâd Hân hareminde neşv ü nemâ bulmuş Kaytas Beğ'e mîr-i mîrânlık ile ihsân edüp Lala Paşa Âsitâne tarafına revâne olur. Hâlâ bu şehr-i zîbâ-yı ra‘nâ Şâh kûhu zeylinde Bursa şehrine mânend, âb [u] hevâsı lâtîf, bâğ u bâğçeli ve gül-i gülistânlı ve müşebbek bostânlı şehr-i şîrîndir kim cümle on bin hâk-i pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır ve kırk câmi‘dir. Kal‘a içre Murâd-ı Sâlis câmi‘i ve Ferhâd Paşa câmi‘i ve Kara Sinân Paşa câmi‘i, niçe câmi‘ler var ammâ ma‘lûmum değildir ve cemâ‘atden garîb olmuş câmi‘lerdir. Bu şehrin ismi elifin, rânın fethasıyla ve sîn-i meczûm ile Aras'dır, ammâ Acem Terekemeleri ve Dağıstân Kumuğu lisânında Araş derler. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Mustafâ'nın ibtidâ cülûsunda Acem bu diyâra istîlâ edüp hâlâ dest-i Acem'de mânend-i şehr-i Merend âvâdân olmuşdur. Hâlâ kırk mahalle ve kırk mîhrâb add olunur. Medrese ve tekye ve mekteb-i dârü's-sıbyân [u] tıflân-ı ebced-hân ve on altı hammâm-ı dilsitân ve sekiz yüz dükkân ve yedi kahvehâne ve hân-ı tüccârân ile ârâste ve bâğ-ı gülistân ile pîrâste olmuş şehr-i müzeyyendir. Cümle mahbûb ve mahbûbeleri marâlî ve gazâlî-çeşm-i Hotenli pençe-i âfitâb dilberleri vardır. Zîrâ zenâneleri Gürcî ve Dâdyân ve Açıkbaş ve Şavşad kabâyillerinin duhterlerinden mütevellid olmuş civânlardır. Zirâ âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Şâh kûhundan niçe bin uyûn-ı câriyeleri, şehrin hadîka ve gülistânlarına uğrayup bu şehri atşândan müstağnî eder. Cânib-i etrâfında yedi aded nâhîye-i kübrâları vardır kim her birinde yüzer pâre âbâdân kendleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 310b ·
metinde göster ·
iki günde ihtılât etdiğimizde ancak bu kadar tahrîr olundu. Bu Kaytak kavminin …
Niçe gûne ıstılâhâtları var ammâ iki günde ihtılât etdiğimizde ancak bu kadar tahrîr olundu. Bu Kaytak kavminin aslı Mâğân diyârından gelme Moğol Etrâkı olmağıla lisân-ı Moğolca kelimât ederler. Bir elsine-i nâsa müşâbeheti yok lisân-ı kadîmdir. Bu tâ’ifeleri Mahmûd-âbâd ülkesinde seyr [u] temâşâ edüp yine cânib-i şimâle sâ‘at (---) gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 311b ·
metinde göster ·
Mirza Hân hammâmı gâyet rûşenâ hammâm-ı hoş-hevâdır. Çârsû-yı bâzârı ol kadar m …
Ve üç hammâmı var, ammâ Mirza Hân hammâmı gâyet rûşenâ hammâm-ı hoş-hevâdır. Çârsû-yı bâzârı ol kadar müzeyyen değildir. Lâkin sâhil-i bahrde Moskov serhaddi olmağıla güzîde şâhseven ve dizçöken askerleri vardır. Şirvân eyâletinde başka hânlıkdır kim üç bin askere ve on iki hâkime mâlikdir. Başka kazâsı ve yedi nâhiyesi vardır. Bir kaç kerre Moskov Kazağı karşu Edil nehrinden şaykalar ile gelüp Gîlân'ı ve bu Bakü nâhiyelerini nehb ü gâret etmişdir. Zîrâ karşu tarafı üç yüz mil Moskov diyârıdır. Hattâ ol sene bu kal‘ayı Özdemiroğlu Osmân Paşa feth edüp Devlet-i Âl-i Osmân'da Kubâd Paşa hâkim iken Acem'in tahrîkiyle Moskov Kazağı gelüp bu Bakü kal‘asın muhâsara edüp cümle küffâr dendân-ı tîğdan geçüp hâlâ cümle üstühânları sâhil-i bahrde bir püşte-i âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 314a ·
metinde göster ·
… aşa Kethüdâsı Rıdvân Ağa ve Cem Alî Efendi, bahr-i me‘ânî imiş. Niçe ziyâretler
var ammâ
ma‘lûmumuz olan bunlardır.
Ziyâretgâh-ı Tiflis: İmâm Hüsâm Efendi ve Ferhâd Paşa Kethüdâsı Rıdvân Ağa ve Cem Alî Efendi, bahr-i me‘ânî imiş. Niçe ziyâretler var ammâ ma‘lûmumuz olan bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 320a ·
metinde göster ·
… üz elli akçe kazâdır. Cümle (---) mikdârı hânelerdir. Câmi‘i ve hân [u] hammâmı
var ammâ
çârsû-yı müzeyyenesi yokdur.
Evsâf-ı kal‘a-i Göle : Ahıska hâkinde Gürcîstân meliklerinden Levend Hân binâsıdır. Hâlâ Selîm Hân tahrîrinden beri eyâlet-i Çıldır'da sancak beği tahtıdır. Beğinin hâss-ı hümâyûnı kânûn üzre 300.000 akçedir. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve kal‘a dizdârı ve neferâtı vardır. Kal‘ası Selîm Hân fethidir. Bir yalçın püşte üzre taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâcıkdır. Ammâ ne cirmde idiği ma‘lûmum değildir. Ve yüz elli akçe kazâdır. Cümle (---) mikdârı hânelerdir. Câmi‘i ve hân [u] hammâmı var ammâ çârsû-yı müzeyyenesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 322b ·
metinde göster ·
Nâhiye-i Pernâk ve nâhiye-i Selsel ve nâhiye-i Perkân ve nâhiye-i Penâk ve nâhiye-i Kümle ve nâhiye-i Samarga ve kal‘a-i Ahâr altında meks olunup üç gün üç gicede cümle âsî olan Gürcî ve Mikrilistân nevâhîleri nehb u gâret olup kal‘a-i Ahâr itâ‘at etdi, be-dest-i Sefer Paşa. Bir püşte üzre bir küçük kal‘a-i müdevverdir. Enûşirvân oğlu Hürmüz-i tâcdâr binâsı imiş. Hûrde topları var ammâ ahâlîsi cengâver değildir. Lâkin hırsızlıkda semâ meleğinden per, felekden nücûm-ı fer serîka etmeğe kâdir Gürcî kavmidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 332a ·
metinde göster ·
… e yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve kapan emîni ve buhayre emîni
var. Ammâ
kal‘ası şehrin cânib-i 345a cenûbunda evc-i semâya ser çekmiş şekl-i murabba‘ …
Bir hâkimi dahi hâkim-i şer‘-i mübîn üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Bu nevâhîlerden kadıya senevî ber-vech-i adâlet altı kîse-i Rûmî hâsıl olur. Cümle ahâlîsi şer‘-i şerîfe mutî‘ [u] münkâd âdemlerdir. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve ulemâ ve sulehâ ve a‘yân [u] eşrâfı dahi vardır. Sipâh [u] kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve kapan emîni ve buhayre emîni var. Ammâ kal‘ası şehrin cânib-i 345a cenûbunda evc-i semâya ser çekmiş şekl-i murabba‘ bir seng-binâ bir küçük kal‘a-i bâlâ ve köhne-binâ-yı ulyâ olmağıla içinde âsâr-ı binâdan bir imâret olmamağıla dizdârı ve kal‘a neferâtı yokdur. Ancak hünkâr bâğçesi üstâdı vardır. Bostâncı neferleriyle kal‘a dağların ve sâ’ir koru ormanların korudup hıfz [u] hırâset edüp hükûmet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344b–345a ·
metinde göster ·
… li ve esvâk-ı muhtasarlı şîrîn kasabadır. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı
var, ammâ
nakîbü'l-eşrâfı ve şeyhülislâmı yokdur. Lâkin ulemâ ü sulehâ ve a‘yân [u] eşrâf …
Kavm-i Etrâk Levke derler. Bursa hâkinde yine Bursa kralları binâsıdır. Sene 707 târîhinde Âl-i Osmâniyân'ın ibtidâsı Osmân Gâzî Rûm keferesi destinden feth etmişdir. Kal‘ası şekl-i murabba‘ seng binâ bir küçük kal‘a-i harâbedir. Yüz elli akçe kazâ-yı şîrîndir. Cümle yetmiş pâre nâhiye kurâları var. Kadıya senevî üç kîse hâsıl olur. (---) Hâkimi vardır. Şehri nehr-i Sakarya kenarında bâğlı ve bâğçeli altı yüz hâneli ve beş câmi‘li ve dört hânlı ve hammâmlı ve mektebli ve esvâk-ı muhtasarlı şîrîn kasabadır. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı var, ammâ nakîbü'l-eşrâfı ve şeyhülislâmı yokdur. Lâkin ulemâ ü sulehâ ve a‘yân [u] eşrâfı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 6b ·
metinde göster ·
… kînlerde mevcûddur. Ve yedi aded kahvehâne ve bir hammâm-ı hoş binâ-yı rûşenâsı
var ammâ
bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Ve Mercân Ağa kuyusu demekle ma‘rûf âb-ı hayâtdan ni …
Ve bu şehrin ancak Mehemmed Paşa câmi‘i hatabiyyesidir, mâ‘ada zâviyelerdir. Halîl Ağa zâviyesi ve İskele zâviyesi var, ma‘lûmum olan bunlardır. Ve cümle üç yüz dükkândır ammâ cemî‘i eşyâ bu dekâkînlerde mevcûddur. Ve yedi aded kahvehâne ve bir hammâm-ı hoş binâ-yı rûşenâsı var ammâ bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır. Ve Mercân Ağa kuyusu demekle ma‘rûf âb-ı hayâtdan nişân verir bir bî’r-i zemzem câh-ı mâsı var kim mâh-ı temmûzda buz pâresidir. Cümle şehir halkı ona muhtâclar, gayri câh-ı mâları dahi yokdur, ammâ bu meşhûr-ı âfâkdır. Ve bu şehir sevâhil olmağile hevâsı sehel sakîldir ammâ altı ay kışı gâyt latîfdir ve altı ayı cümle şehir halkı mâh-ı temmûzda şehir içre kalmayup cümle a‘yân [u] eşrâfı ve sağîr u kibârı şehrin cânib-i şarkında olan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 20b ·
metinde göster ·
… ardır, ba‘de'z-zuhr nisvân-ı sâhib-isyânlar girer. Ve (---) mikdârı dekâkinleri
var ammâ
her şey bulunur. Lâkin bezzâzistânı yokdur.
Ve üç hânı var ve bir hammâmı var, suyu Âsî nehrinden dollâb ile cereyân eder bir hammâm-ı müfîd ü muhtasardır, ba‘de'z-zuhr nisvân-ı sâhib-isyânlar girer. Ve (---) mikdârı dekâkinleri var ammâ her şey bulunur. Lâkin bezzâzistânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 27a ·
metinde göster ·
… kinde bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayâtlı (---) evkâfı ma‘mûr karyedir. Bir câmi‘i
var ammâ
bir sâhibü'l-hayr bir hân-ı azîm binâ etse dahi ziyâde imâr olurdu. Âb [u] hevâ …
Menzil-i karye-i Nebik: Şâm hâkinde bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayâtlı (---) evkâfı ma‘mûr karyedir. Bir câmi‘i var ammâ bir sâhibü'l-hayr bir hân-ı azîm binâ etse dahi ziyâde imâr olurdu. Âb [u] hevâsı gâyet latîf yerdir. Andan 6 sâ‘atde.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28a ·
metinde göster ·
oklarının yeleklerin kırk elli yıldan berü güve yemiş ammâ yine fonta kelâmı ye …
Niçesi elinde oku yayı var ammâ oklarının yeleklerin kırk elli yıldan berü güve yemiş ammâ yine fonta kelâmı yerinde "Bre vur kahbe Celâlîyi bre kralım Celâlîyi" deyü kendüye takviyet verir. Kimisi bir yire cem‘ olup eydürler "Bre cânım! Bu Üsküdar, Eskidâr'dan galat üstü açık bir zindân-ı dârdır. Kal‘ası ve dervezeleri yok. Levendât makûlesi haşerâtı çok. Celâlî mel‘ûnları bir kerre şu Bulgurlu dağlarından nümâyân olup aşağı asker-i İslâm üzre at bıraksa cümle Üsküdar halkın Kızkullesi'nde deryâya döker.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 31b ·
metinde göster ·
… -) burcdur. Ve cümle (---) bedendir. Ve cânib-i kıbleye mekşûf bir demir kapusu
var ammâ
etrâfında handak (---) ve dâ’iren mâdar cirmi (---) adımdır. Bu kal‘anın dizdâr …
Eşkâl-i kal‘a-i Gazze: Kadîm-i evvelde binâ olunan kal‘asının Buhtunnasr harâb etmeğile sene (---) târîhinde kal‘asının bânîsi (---) Leb-i deryâdan cânib-i şarka bir sâ‘at ba‘îd kumistân içre şekl-i murabba‘ bir küçücük taş bina bir kal‘a-i ra‘nâdır. Dîvârının kaddi yigirmi zirâ‘-i bennâdır. Ve cümle (---) burcdur. Ve cümle (---) bedendir. Ve cânib-i kıbleye mekşûf bir demir kapusu var ammâ etrâfında handak (---) ve dâ’iren mâdar cirmi (---) adımdır. Bu kal‘anın dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları dâ’ima mevcûd olup nigehbânlık ederler. Zîrâ gâyet muhâtara Urbân serhaddi olmağıla düşmanı çokdur. Ve derûn-ı kal‘ada cümle Gazze a‘yânının ve sâ’ir kurâ halkının zî-kıymet eşyâları bu kal‘ada mahfûzdur. Derûn-ı kal‘ada cümle hâk-i pâk ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz müfîd ü muhtasar neferât hâneleri vardır. Bir câmi‘i ve buğday anbarları ve 48a cebehâne mahzenleri ve müstevfâ cebehânesi ve a‘lâ latîf şâhî topları vardır. Bu kal‘anın kıblesi tarafında şehr-i azîm varoşdur. Ve kal‘a kapusu önünde yol aşırı bir mescidi var, üç vakit namâz edâ olunur ve cemâ‘at-i kesîreli mesciddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 47b–48a ·
metinde göster ·
… adıya altı kîse hâsıl olur. Mezâhib-i erba‘adan şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı
var ammâ
a‘yân-ı eşrâfı ve kal‘a dizdârı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı yokdur …
(---)(---) binâsıdır. Niçe mülûk destine girüp âhir sene (---) târîhinde Selîm Hân-ı Evvel'e itâ‘at etdiler. Haleb eyâletinde başka paşa sancağı tahtıdır. Hezârpâre Ahmed Paşa'nın karındâşı Defterdâr İbrâhîm Paşa üç tuğlu vezîr iken ber-vech-i arpalık ihsân olunmuş kırk bin guruş hâsıl olur livâ-yı ma‘mûrdur. Kânûn-ı pâdişâhî üzre paşasının hâssı 230.000 akçedir. Erbâb-ı ze‘âmeti 7, erbâb-ı timarı 870, alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Kânûn üzre cebelüleri ve paşa askeriyle cümle bin beş yüz altmış aded müsellah asker olur. Ve şehr-i kadîm olmağıla üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. 51a Nâhiyesi cümle (---) aded ma‘mûr kurâdır. Bir müddeti kadıya altı kîse hâsıl olur. Mezâhib-i erba‘adan şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı var ammâ a‘yân-ı eşrâfı ve kal‘a dizdârı ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı yokdur. Zîrâ ahâlîsi fukarâlardır. Muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve gayri hâkimleri yokdur ve kal‘ası harâbdır. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50b–51a ·
metinde göster ·
… Kızıl Câmi‘, medrese-i Firûz Beğ, medrese-i Sultân Hasan her câmi‘de medreseler
var, ammâ
bunların mahsûs ders-i âmları ve evkâfları vardır.
Der-beyân-ı medâris ü dârü't-tedrîs: Cümle (---) aded medreselerdir. Evvelâ medrese-i Kızıl Câmi‘, medrese-i Firûz Beğ, medrese-i Sultân Hasan her câmi‘de medreseler var, ammâ bunların mahsûs ders-i âmları ve evkâfları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 55b ·
metinde göster ·
… ûn-ı kal‘ada kırk aded hâne ve bir câmi‘ ve cebehâne ve kifâyet mikdârı topları
var, ammâ
aşağı rıbâtı ma‘mûr u müzeyyen,
Eşkâl-i kal‘a-i Hasîn-i Mansûr: 61b Bir (---) üzre şekl-i müdevver seng-binâ bir kal‘a-i bî-hemtâdır. Ve siyâh ve beyâz mücellâ ve musaykal taşları vardır. Ve cânib-i (---) nâzır bir cedîd kavî kal‘a kapusu vardır. Derûn-ı kal‘ada kırk aded hâne ve bir câmi‘ ve cebehâne ve kifâyet mikdârı topları var, ammâ aşağı rıbâtı ma‘mûr u müzeyyen,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 61a–61b ·
metinde göster ·
… ‘dan tûlânîce bir seng-binâ kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde cümle (---) hâne ve câmi‘i
var, ammâ
çârsû-yı bâzârı yokdur. (---) nâzır bir kapusu var. Ve aşağı varoş cümle (---) …
Mîr-i livâsının hâssı (---) akçedir. Zu‘amâsı (---) ve erbâb-ı timarı (---) ve alaybeği ve çeribaşısı vardır. Hîn-i gazâda paşası asker ile cümle sekiz yüz asker olup sefer eşerler. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâlarıdır. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır. Kal‘ası (---) üzre şekl-i murabba‘dan tûlânîce bir seng-binâ kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde cümle (---) hâne ve câmi‘i var, ammâ çârsû-yı bâzârı yokdur. (---) nâzır bir kapusu var. Ve aşağı varoş cümle (---) aded toprak örtüli bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât sulı ma‘mûr kasabadır. Şehr (---) den nehr-i sagîr-i (---) cereyân edüp iner. Nehr-i (---) mahlût olur. Bu şehrin ekseriyyâ ahâlîsi Mamalı Türkmânı'dır (---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 62b ·
metinde göster ·
… binâsıdır kim Sultân Süleymân fermâniyle mebnîdir} ve hânı ve birkaç dükkânları
var. Ammâ
73b hammâmı ve gayri imâreti ve bâğ u bâğçesi yokdur.
Kasaba-i Ulaş: Sivas hâkinde Türkmân ağası ulus göçümü zamân bunda sâkin olup Türkmân'dan yayla hakkı alır kadısı var. Cümle beş yüz mikdârı hâne-i Müslim ve Ermenîlerdir. Câmi‘i {Memî Kethüdâ'nındır ve Mi‘mâr Sinân binâsıdır kim Sultân Süleymân fermâniyle mebnîdir} ve hânı ve birkaç dükkânları var. Ammâ 73b hammâmı ve gayri imâreti ve bâğ u bâğçesi yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 73a–73b ·
metinde göster ·
… sütûn-ı müntehâlardır ve cümle üç aded kapusu var ve bir minâre-i ibret-nümâsı
var, ammâ
bu câmi‘in bânîsi Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâ’eddîn'dir. "Bu câmi‘e yedi Rûm …
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı Divriği: Cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ cümleden ma‘bed-i kadîm Ulucâmi‘ bu varoşdadır. Bu şehr içre bundan büyük câmi‘ yokdur. Tûlen ve arzen (---) ayakdır ve derûn-ı câmi‘de cümle (---) aded sütûn-ı müntehâlardır ve cümle üç aded kapusu var ve bir minâre-i ibret-nümâsı var, ammâ bu câmi‘in bânîsi Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâ’eddîn'dir. "Bu câmi‘e yedi Rûm harâcı masrûf etmişdir" deyü der-i dîvârında târîhi ve cümle evkâfları tahrîr olunmuşdur. Üstâd-ı mermer-bür bu câmi‘e eyle emek sarf edüp cemî‘i der-i dîvârın eyle bûkalemûn etmişdir kim ne Ayasulug'da Sultân Ya‘kûb câmi‘i ne Bursa'da Yıldırım Hân'ın Ulu câmi‘i ve ne Sinop şehrindeki minber nakşı ve ne diyâr-ı Rûm'da Âtin'de Ebü'l-feth câmi‘i ve ne Budin serhaddinde Kal‘a-i Üstorgon câmi‘i bu Divriği câmi‘inin icrâ-yı ma‘rifetine hemtâ olamazlar. El-hâsıl midhatinde diller kâsırdır. Ve icâbet-i du‘â mahalli olmağıla şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. (---)(---)(---)(---)81a Ve Kızıl Medrese câmi‘i. Çârsûbaşında (---)(---) câmi‘-i Hatîb. Şems-i Bezmgâh câmi‘i.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 80b–81a ·
metinde göster ·