… etmiş. Câmi‘ olması tarîhi budur sene 985. (---) Kapusu ve bir minâre-i mevzûnu
var, gâyet
musanna‘dır.
Ve Erdoğdu Beğ Câmi‘i: Bu câmi‘ Hâtûniyye câmi‘inin cenûbında vâkı‘ olmuşdur. Bu iki câmi‘ mâbeyni nısf mildir ve bu câmi‘ Tekfur Sarâyı mahallesindedir. Kadîm-i eyyâmda mescid binâ olunmuş, ba‘dehu Durgud Beğ emr-i pâdişâhiyle câmi‘ etmiş. Câmi‘ olması tarîhi budur sene 985. (---) Kapusu ve bir minâre-i mevzûnu var, gâyet musanna‘dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251a ·
metinde göster ·
… adım şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i yekpâredir (---) nâzır ancak bir demir kapusu
var. Gâyet
bâlâ olmağıla içine girüp manzûrumuz olmamışdır, ammâ taşra varoşu bin mikdârı …
Evsâf-ı kal‘a-i musanna Osmâncık: Bir tevârîhde Osmâncık bunda doğdu ve kal‘a-i Osmâncık hilâfetinde binâ etdi, derler. Ba‘dehû Etrâk-i nâ-pâk elinden sene 795 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethi olduğu muhakkakdır. Çorum sancağı hâkinde ve voyvodalıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ma‘mûr nevâhîleri vardır. Serdârı ve kethüdâyeri vardır, nakîbi ve müftîsi yokdur, a‘yânı azdır, bâğ u bâğçesi çokdur. Kal‘ası Kızılırmak kenarının karşu cânib-i şarkında cisr-i azîm ile ubûr olunur. Nehre karîb bir alçak sivri yalçın kaya üzre bir küçük Şeddâdî binâ-yı metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir. Dâiren-mâdâr cirmi sekiz yüz adım şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i yekpâredir (---) nâzır ancak bir demir kapusu var. Gâyet bâlâ olmağıla içine girüp manzûrumuz olmamışdır, ammâ taşra varoşu bin mikdârı bâğ u bâğçeli tarz-ı kâr-ı kadîm Etrâk evleridir. Cümle tahta ve toprak örtülü imâr olmuş evlerdir. Yedi mahalle ve yedi mihrâbdır. Ve dükkânları azdır, ammâ yine her eşyâ mevcûddur. Üç hânı ve ırmak kenarında bir küçük hammâmı var, suyu dollâb ile Kızılırmakdan çekilir. Ve şehrin üç tarafı kumsaldır, aslâ çamur olmaz. Ve hevâsı şiddet-i hâr üzre olduğundan leziz âbdâr üzüm olur. Ve kumsallığında kebere nâmında bir gûne meyve hâsıl olup sirke ile turşu ederler, gâyet nâfi‘dir ve bu şehirde ol turşu meşhûr-ı âfâk olmuşdur. Ve cümle evleri fukarâyânedir. Ve halkı dahi fukarâ-yı Bektâşiyândır. Zîrâ bu şehrin cânib-i garbında bir mürtefi‘ yerde Sultân-ı Bektâşiyân medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 279b ·
metinde göster ·
… ammâ Kürd kavmi çarığı kadarlar. Ve gözleri; uğu kuşu gibi müdevver elâ gözleri
var, gâyet
büyükdür. Ve kirpikleri, tîr-i müjgân gibi siyâh kirpikleri var. Ve burnu, asma …
Diğer ve-mine'l-acâ’ib-i sun‘-ı Hudâ: Bu şehr-i Karahisâr'ın bir berber dükkânı önünde bir ma‘sûm-ı pâk gördüm. Babası yanında durup âyende vü revendeye arz-ı hâcât edüp ol ma‘sûm-ı nâ-resîde içün sadaka ricâ eder. Ammâ ol ma‘sûm tahmînen sekizinde ve tokuzuna bâliğ idi. Sâni‘-i Ezel hikmet-i kudretin izhâr içün bu gulâma bir baş halk etmiş kim Âd [u] Semûd kavminden berü eyle bir baş meğer Akkirmân'da Salsal'in başı halk olmuş ola. Ol kadar büyük başdır kim gûyâ Adana kabağı ve Van lahanası ve husrevânî küp kadar var ve gerdeni ol kadar rakîkdir kim gûyâ kol kalınlığıdır. Bu nahîf gerden bu kellem seri dutmağa iktidârı olmaduğundan iki aded çatal çubuğun çatallarına keçeler sarup ma‘sûmun kellesinin iki cânibine çatal ağaçları destek edüp dayamışlar. Ağaçların uçları demir temrenli yire sancmışlar, durup gulâmın kellesin ol çatal ağaçlar zabt eder. Yohsa bir vech ile ol devletlü başı ol gerden-i nahîf dutmak mümkün değildir. Ol gulâm ensesin berber dükkânına dayayup geleni geçeni temâşâ edüp tebessüm etmededir. Bu kelleye kelle-pûş ve kalpak ve gulpûş ve sarık ve kavuk-ı terpûş olamadığından mutâflarda dokunmuş bir gûne at çulundan kâr-ı gazâlî bir gûne at tobrası gibi çuldan başına bir arakıyye etmişler. Tâ bu mertebe kazan kadar kellesi var. Kaşları iki parmak enli ördek zülüfü gibi büklüm büklüm siyâh kaşı tâ kulaklarına dek varmış ve kulakları yine benî Âdem gûşu gibi ammâ Kürd kavmi çarığı kadarlar. Ve gözleri; uğu kuşu gibi müdevver elâ gözleri var, gâyet büyükdür. Ve kirpikleri, tîr-i müjgân gibi siyâh kirpikleri var. Ve burnu, asma bir gûne minkârı var kim gûyâ Mora patlıcanı kadar var. Nefes alup verdikçe sakağı olmuş bârgîr burnu gibi burnunun kılâğları varup gelirdi. Ve ağzı ol kadar vâsi‘dir kim dehânın küşâde etse bir karış açılup bir hûrde karpuzu hora geçirüp tenâvül ederdi. Ammâ hikmet-i Hudâ yine otuz iki dişi vardır. Lâkin iki dişi dudaklarından aşağı üst çenesinden sarkmış, iki dişi aşağı çenesinden yukaru dudağından taşra çıkmış dişleri var. Dördü dahi sivri, keskin dişlerdir. Ve dudakları la‘l-gûndır ammâ gâyet şütürlüdür. Dâ’imâ ağzından salyârı akar ve dâ’imâ halka güle güle bakar. Tatarî ve Kalmağî çehre-i kebîri var. Saçı kıvrak Arab geysuları gibi kıvırcık saçlıdır. Kolları ve sînesi yine sekiz yaşında ma‘sûm gövdesi gibidir. Ammâ parmakları incecik ve ayakları nâne çöpü gibi bir ma‘sûm idi. Âyet:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 343b ·
metinde göster ·
… e elli zirâ‘ kaddi bir kulle-i âlî binâ etmişlerdir. Ortasında bir havz-ı azîmi
var, gâyet
berrâk âb-ı rahîk ile memlû bir havz-ı kebîrdir. Bu havzın ka‘rından niçe zî-kı …
Menzil-i tılsımât-ı re’sü'l-uyûn, acîbe-i ibret-nümûn: Bu diyâr kavm-i Yunaniyân destinde iken hukemâlar hikmet ile sâhil-i deryâdan yüz adım ba‘îd deryâ içinde elli zirâ‘ kaddi bir kulle-i âlî binâ etmişlerdir. Ortasında bir havz-ı azîmi var, gâyet berrâk âb-ı rahîk ile memlû bir havz-ı kebîrdir. Bu havzın ka‘rından niçe zî-kıymet eşyâlar nümâyândır. Niçe serdengeçti yiğitler bâr-ı sakîl hacerleri derâğûş edüp ka‘rına inmeden katı yaydan ok çıkar gibi rûy-ı mâya çıkar. Ammâ aslâ zarar isâbet etmeyüp nihâyet-i mâya ermek muhâldir. Her çend kim bu havza zî-rûh kısmı girse tarfetü'l-ayn içre taşra çıkar ammâ gusl etmeğe girüp çıksa aslâ zarar yokdur. Ve hacer ü şecer makûlesi ilkâ eyleseler aslâ zarar etmez. Hâssa-i re’s-i ayn kırk gün bu cüzâm âbından nûş etse halâs olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 38b ·
metinde göster ·
… en galat Nigebolı derler. 113b Rûy-ı dîvârlarında çok Urûm hattıyla târîhleri
var. Gâyet
kal‘a-i kadîm imiş. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Hân feth edüp Nîkbolı …
Bânîsi Rûm krallarından İslâmbol bânîsi Kostantin-i sânî karındâşı Nigepoli kraldır. Ya‘nî "Cennet kuşu kral" demek olur. Lisân-ı Yunan'da poli kuşdur. Nige bir uçmağın ismidir. Ol kralın ismiyle müsemmâ Nigepoli'den galat Nigebolı derler. 113b Rûy-ı dîvârlarında çok Urûm hattıyla târîhleri var. Gâyet kal‘a-i kadîm imiş. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Yıldırım Hân feth edüp Nîkbolı demiş. Ya‘nî eyisi çok dimek ola. Ba‘dehû Süleymân Hân kânunu üzre Özü eyâletinde başka sancak beği tahtıdır. Paşasının taraf-ı pâdişâhîden hâsı 400.000 akçedir. Erbâb-ı zâ‘imi 19 ve erbâb-ı timarı 344 ve alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı vardır. Kânûn üzre cümle erbâb-ı timarı cebelüleriyle iki bin asker olup paşası askeriyle üç bin müsellah ve mükemmel ve müretteb asker olur. Ve üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır. Ve cümle (---) aded kurâdır. Bu nevâhîlerden kadıya beş bin guruş, paşasına kırk elli bin guruş hâsıl olur. Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve bir yerde şehir nâ’ibi ve muhtesibi ve sîpâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve mîrî bâcdârı ve şehir kethüdâsı ve kal‘a dizdârı ve kal‘a neferâtları ve liman kapudanı ve neferâtları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 113a–113b ·
metinde göster ·
… üsn ü cemâl ve hüsn ü hulk ve hüsn ü ülfet hüsn-i kelâm ile muttasıf mahbûbları
var. Gâyet
mümtâz ve ser-firâz ve ser-bülend ve dilârâm mahbûbları olur kim herbesa(?) ta‘ …
Der-fasl-ı sitâyiş-i mahbûb [ü] mahbûbân: Cemî‘i sıbyânları on yaşına girdikde tâ otuz yaşına girince pençe-i âfitâb ve mehtâb mahbûbları olur, zîrâ âb-ı hoş-güvârının hükmü oldur kim âdemin etini şahme-misâl yumuşak edüp ser-i mûdan eser geç hâsıl olup sıbyânları genç olurlar. Ve cümlesi hüsn ü cemâl ve hüsn ü hulk ve hüsn ü ülfet hüsn-i kelâm ile muttasıf mahbûbları var. Gâyet mümtâz ve ser-firâz ve ser-bülend ve dilârâm mahbûbları olur kim herbesa(?) ta‘bîr etdikleri gılmân-ı cüvânânları birer Yûsuf-ı Sânî olduklarından gayrı nehr-i Milaçka'nın te’sîriyle cümle gulâmları huddâmân olup garîb-dost olurlar. Cemî‘i büldânların evsâfından bunun dilberânı evsâfı meşhûrdur, zîrâ hâlâ bu asrın avâm-ı nâsı ve ehl-i irfân-ı rind-i kallâşânı bu şehre dilber kânı derler. Hattâ Fâtih Sultân Mehemmed Hân Bosna diyârın feth etdikde latîfe-âmîz olmak içün Hersekzâde Ahmed Paşa'ya hitâben buyururlar kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
… dır erleri ve bir câmi‘i ve yahşı cebehâneleri ve şâhâne Macar-ı füccâr topları
var, gâyet
mükellef ve metîn kal‘adır kim bir yayla dibine vâkı‘ olmuş sehel havâlesi var. …
Bazı yiğitler "Vallâhi ma‘kûl" deyüp on aded yiğit bizimle âmâde olmağa gitdiler, ammâ bu Şolomkovar kal‘ası ağaç palanka-i rıhtım-ı Şeddâdîdir, ammâ gâyet metîn ü müstahkemdir. İçinde bin aded güzîde bahâdır erleri ve bir câmi‘i ve yahşı cebehâneleri ve şâhâne Macar-ı füccâr topları var, gâyet mükellef ve metîn kal‘adır kim bir yayla dibine vâkı‘ olmuş sehel havâlesi var. Ol dağda bâğları var çârsû-yı bâzârı ve gayri imâretleri henüz ma‘mûr olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 5b ·
metinde göster ·
… şindire tahta örtülü hâneleri ve bir kenîseden tebdîl olmuş Süleymân Hân câmi‘i
var, gâyet
ma‘bedgâh-ı kadîm ve kârgîr binâdır. Hattâ bu câmi‘e muttasıl evc-i âsumâna ser …
Derûn-ı hisârda cümle yetmiş aded şindire tahta örtülü hâneleri ve bir kenîseden tebdîl olmuş Süleymân Hân câmi‘i var, gâyet ma‘bedgâh-ı kadîm ve kârgîr binâdır. Hattâ bu câmi‘e muttasıl evc-i âsumâna ser çekmiş çâr-kûşe Şeddâdî binâ bir kulle-i ra‘nâsı var kim cihân-nümâ olup cemî‘i Keçkemet sahrâları ve Şarkez yakaları üç konak yerdir, bu kulle-i bâlâdan nümâyân olup tahta örtülü ayyûka kad-keşân olmuş bir kulle-i bâlâdır kim tâ zirve-i a‘lâsında dörd aded serâmed topları vardır. Dahi mâ-fevkinde bu kulle üzre Süleymân Hân câmi‘inin bir musanna‘ serâmed tahta menâresi vardır. Ve bu kullede dizdârın ve iki yüz aded kal‘a neferâtlar[ının] zî-kıymet metâ‘ları mahfûzdur, zîr[â] sa‘b 71b ve metîn kulle-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71a–71b ·
metinde göster ·
… n mâ‘adâ kara tarafı iki kat hisâr-ı üstüvâr olup bir kat kesme kaya handakları
var. Gâyet
metîn ü müstahkem kal‘a-i zîbâdır, ammâ kara tarafında beş yerden havâlesi var, …
Ve niçe bunun gibi balyemez toplu sedd-i İskender-vâr kırk yedi aded burc-ı kavîleri var. Ve bu kal‘anın cirmi kâmil iki mîl ihâta eder, ammâ adımlamak müyesser olmadı. Ve deryâ tarafından mâ‘adâ kara tarafı iki kat hisâr-ı üstüvâr olup bir kat kesme kaya handakları var. Gâyet metîn ü müstahkem kal‘a-i zîbâdır, ammâ kara tarafında beş yerden havâlesi var, ammâ ol havâle tarafı üçer kat tabyalı ve yigirmişer arşın iki dîvârlı ve kat-ender-kat dolaşık handaklı kal‘adır, ammâ deryâ tarafı yalın kat dîvârlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151b ·
metinde göster ·
metîn kulledir. Cânib-i şimâle bir kapusu ve dizdârı ve seksen aded merdüm-i hi …
Ve nehr-i Neretva'ya nâzır şâhâne topları var, gâyet metîn kulledir. Cânib-i şimâle bir kapusu ve dizdârı ve seksen aded merdüm-i hisârları vardır. (---)(---)(---)(---)(---)163b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163a–163b ·
metinde göster ·
Ve kal‘a hâricinde bir su sarnıcı var ve ancak bir yolu
var, gâyet
sarp yol olmağile yolun yemîn ü yesârına Şeddâdî binâ ile korkuluk binâ etmişle …
Ve kal‘a hâricinde bir su sarnıcı var ve ancak bir yolu var, gâyet sarp yol olmağile yolun yemîn ü yesârına Şeddâdî binâ ile korkuluk binâ etmişler, zîrâ bu yolda niçe kerre atların ve âdemlerin ayakları sıyrılup niçe yüz hayvânâtlar hezâr-pâre olmuşlardır. Ol ecilden yolun tarafeynine korkuluk yapmışlardır. Bu yoldan âdem geçerken aşağı nazar etse zehresi çâk olur. Üç bin adım aşağısı gayyâ ve derk-i esfel deresinden nehr-i Yadra sâ‘ika gibi gürleyüp cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
… al‘a kayalarıdır. Ve bu kal‘anın arzı yigirmi adım ve otuz ve kırk adım yerleri
var, gâyet
ensiz kal‘acıkdır, zîrâ kıble tarafı nehr-i Drin'dir ve gâyet derindir. Ve garb …
Eşkâl-i Aşağı kal‘a: Nehr-i Drin kenârında olup beş aded metîn kulleleri ve kal‘a dîvârların cümle nehr-i Drin döğer. Ve bu kal‘a cenûbdan şimâle şekl-i tûlânî kâmil bir kapudan bir kapuya beş yüz adım tûlî bir kal‘adır kim yukaru kal‘a kayasının hemân cânib-i şarkîsi ve kıblesi tarafın ihâta etmişdir. Ensesi iç kal‘a kayalarıdır. Ve bu kal‘anın arzı yigirmi adım ve otuz ve kırk adım yerleri var, gâyet ensiz kal‘acıkdır, zîrâ kıble tarafı nehr-i Drin'dir ve gâyet derindir. Ve garb tarafı iç kal‘a kayasıdır. Anıniçün bir ensiz dar kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169a ·
metinde göster ·
… mse çâsârı hükmünde olup Nedajoğlu keferesi tarafından içinde cünûd-ı cünübleri
var gâyet
metîn palankadır. Hattâ ileri giden gâzîlerimiz iki yüz aded küffâra râst gelüp …
Sene 939 gurresinde Süleymân Hân kabza-i teshîre alup yine küffâr-ı Zirin istîlâ etmişdir, ammâ hâlâ Nemse çâsârı hükmünde olup Nedajoğlu keferesi tarafından içinde cünûd-ı cünübleri var gâyet metîn palankadır. Hattâ ileri giden gâzîlerimiz iki yüz aded küffâra râst gelüp yüz elli kadar ümmet-i Muhammed esîrlerini kal‘adan çıkarup nehr-i Tise'den bir ark kazup kal‘anın handakına akıtmak isterlerken hemân guzât-ı müslimînimiz hemân fakîr esîr bizim asker-i İslâmı görüp Allâh deyü feryâd edince bizim asker dahi dal-sâtûr-ı Muhammedî olup esîrler üzre müvekkil olan keferelere bizim çarhacılar kılıç bâzârına girüp biz dahi ileriye varup gördük kim bir meydân-ı ma‘reke kurulmuş, hemân bizim yüğrük atlılarımız ileri yetişüp derhâl cenge girişüp bin altmış kadar küffârı kal‘alarına firâr etmeğe komayup cümle kılıçdan geçirüp ancak kapudanlarıyla üç yüz kâfir esîr olup yüz elli aded ümmet-i Muhammed'i cümle esîrlikden halâs edüp hamd ü senâ etdiler, ammâ her birinin ayaklarında yigirmişer ve otuzar vukıyye gelir demir neybeleri var, balta ve keser ve eğelerimiz yok. Âhır-ı kâr bu yüz elli aded esîr müslimînin bindikleri arabalara yine bindirüp iki yüz kadar atları za‘îf yiğitlerimizle bu ümmet-i Muhammed esîrlerin Kopan kal‘amıza gönderdik. Andan kal‘a-i Kapornak'ı ubûr edüp bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2b ·
metinde göster ·
… âlesi yokdur ve içinde bir mu‘azzam kilisesi var, eflâke ser çekmiş bir çanlığı
var, gâyet
musanna‘ nümâyân idi, ammâ bizi iç kal‘aya komayup aşağı kal‘a kurbunda kapudan …
Aslâ havâlesi yokdur ve içinde bir mu‘azzam kilisesi var, eflâke ser çekmiş bir çanlığı var, gâyet musanna‘ nümâyân idi, ammâ bizi iç kal‘aya komayup aşağı kal‘a kurbunda kapudanı hakîre ziyâfet edüp aşağı kal‘ayı temâşâ eder şeklinde olduk, hayli büyük varoşdur. Birkaç kenîseleri ve çârsû-yı bâzârları ve iki bin mikdârı tahta örtülü evleri ve üç aded varoş kapuları ve etrâfı şarampav handaklı metîn varoşdur, ammâ Bakvan dağlarına doğru bâğları bî-hadd [ü] bî-pâyândır. Lâkin katanası gâyet eşkıyâ dilâver küffârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
… dar evleri ve bir câmi‘i ve gılâl anbârı ve cebehâne hücreleri ve dizdâr hânesi
var, gâyet
metîn ve müstahkem hisâr-ı üstüvârdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---) (--- …
Bu kal‘anın etrâfı yalçın kayalar olmak ile handakı yokdur ve handak olmak da muhâldır. Ancak Freng hisârına açılır bir kapusu var. Ve kırk elli kadar evleri ve bir câmi‘i ve gılâl anbârı ve cebehâne hücreleri ve dizdâr hânesi var, gâyet metîn ve müstahkem hisâr-ı üstüvârdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 140a ·
metinde göster ·
… ın birbirlerine geçmeğe iki kapusu ve cânib-i şimâle nâzır bir bölme hisâr dahi
var, gâyet
metîn dîvârlıdır.
Ve yukaru kal‘anın iç kal‘ası iki katdır ve iki bölükdür. Birine 205b Kız kullesi derler. Birine Cebehâne kullesi derler. Ve bu iki bölük hisârın birbirlerine geçmeğe iki kapusu ve cânib-i şimâle nâzır bir bölme hisâr dahi var, gâyet metîn dîvârlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a–205b ·
metinde göster ·
… i ve cebehânesi ve zahîre anbârları ve su sarnıçları ve şâhâne balyemez topları
var, gâyet
sarp kal‘adır, zîrâ bu iç kal‘a tarafında sehel havâleli bayırlar vardır.
İçinde ancak dizdâr evi ve cebehânesi ve zahîre anbârları ve su sarnıçları ve şâhâne balyemez topları var, gâyet sarp kal‘adır, zîrâ bu iç kal‘a tarafında sehel havâleli bayırlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261a ·
metinde göster ·
Ve bu mahalde yigirmi aded dükkâncıkları var ve Sultân Bâyezîd-i velî câmi‘i
var, gâyet
musanna‘ câmi‘-i rûhânîdir kim yigirmi altı aded sütûn-ı müntehâları iki katdır …
Ve bu mahalde yigirmi aded dükkâncıkları var ve Sultân Bâyezîd-i velî câmi‘i var, gâyet musanna‘ câmi‘-i rûhânîdir kim yigirmi altı aded sütûn-ı müntehâları iki katdır. Zamân-ı kadîmde kenîseden velî olunmuş bir minâreli câmi‘-i mahbûbdur ammâ ol kadar vâsi‘ değildir. Bu kal‘a içre gayri imâretler yokdur, zîrâ dar diyârdır. Âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûbu ve mahbûbeleri gâyet meşhûrdur ammâ cüvânlarına aşk olsun.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 271b ·
metinde göster ·
… ır, ammâ tâ zirve-i a‘lâsı ortasında bir minâre külâhı binâ olunup bir şerîfesi
var, gâyet
musanna‘dır. 314b
Ve sağ tarafında bir âb-ı hayât su sarnıcı var. Ve câmi‘ içre mü’ezzinânların mahfili altın[d]a bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve minâresi yine eski çanlıkdır, ammâ tâ zirve-i a‘lâsı ortasında bir minâre külâhı binâ olunup bir şerîfesi var, gâyet musanna‘dır. 314b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314a–314b ·
metinde göster ·
… d aded tershâne gözlerine üçer ve ikişer aded kadırgalar sığar tershâne gözleri
var gâyet
uzundur. Ve bir tershâne gözünde bir kefere Freng karısının hayrâtıdır, bir acâ …
Bu liman-ı amelînin dâ’iren-mâdâr etrâfı bin adımdır. Ve cümle on dörd aded göz kârgîr binâ tersâhâne kemerleri var kim cümlesinin üstleri serâpâ horasânî kireç örtülüdür. Anlardan dahi cereyân eden âb-ı rahmet cümle su sarnıçlarına nâzil olur. Ammâ dörd aded tershâne gözlerine üçer ve ikişer aded kadırgalar sığar tershâne gözleri var gâyet uzundur. Ve bir tershâne gözünde bir kefere Freng karısının hayrâtıdır, bir acâ’ib şarâb çeşmesi vardır. Bir mermer dîv kellesinden hamr-ı ahmer-gûnu cereyân edüp altı ay kâmil şîre-i engûr zamânı her bâzâr günleri cemî‘i kefere levendâtlarına şarâb-ı hamr tevzî‘ olurmuş. Hâlâ bir büyük şîre sarnıcı vardır, ammâ şarâbı değil suyu kalmamış, tershânenin orta gözlerinde mu‘attal durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316b ·
metinde göster ·
Büyük Değirmenlik adası: Dâ’iren-mâdâr seksen mîl ihâta eder. Birkaç pâre Urûm köğleri var, gâyet ma‘mûr kurâlardır lâkin cümle Urûm re‘âyâları Freng şapkası gibi siyâh Eflâtûniyye geyer ankâ bâzergân kefereleri vardır. Kal‘ası evc-i semâya kehkeşân-âsâ ser çekmiş bir yalçın kaya üzre bir sarp küçük kal‘acıkdır. Ammâ cümle neferât kulları keferelerdir, ammâ top u tüfeng ve cebehâneleri yokdur. Şimâle nâzır bir hudâyî limanı ve âb-ı hayât suları ve lezîz kuyuları ve iki yüz pâre gemi alur limanı vardır. Her zamân yaz u kış bu limanda Venedik donanması yatup etrâf adaları urup harâb u yebâb edüp harâc alırdı. Gâyet mahsûllü mahbûb adadır kim lodos cânibleri beyâz yarlı yerlerdir. Dağları cümle kırmızı yalçın kayalardır ve kâfirleri gâyet mel‘ûndan eşedd mel‘ûnlardır. Andan ana muttasıl,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 331a ·
metinde göster ·
… müntehâlar ile ârâste olup aslâ güneş te’sîr etmeyüp bir âb-ı hayât çâh-ı mâsı
var, gâyet
lezîz âb-ı hayâtdır. Hareminin etrâfında Halvetî tarîki tekyesi hücreleri var.
Ve Tekye câmi‘i cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir ammâ minâresi yokdur ve câmi‘e altı kademe taş nerdübân ile urûc olunur bir kâr-ı kadîm bâbâyâne ma‘bedgâhdır. Bu câmi‘in hareminde gûnâ-gûn dıraht-ı müntehâlar ile ârâste olup aslâ güneş te’sîr etmeyüp bir âb-ı hayât çâh-ı mâsı var, gâyet lezîz âb-ı hayâtdır. Hareminin etrâfında Halvetî tarîki tekyesi hücreleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 354b ·
metinde göster ·
Bu kayalar altında su kenârında aşağıda bir kat kal‘a dîvârları dahi
var, gâyet
metîn dîvâr-ı sedd-i hasîndir. Aşağı büyük köprü başındaki kal‘a kapusundan tâ …
Bu kayalar altında su kenârında aşağıda bir kat kal‘a dîvârları dahi var, gâyet metîn dîvâr-ı sedd-i hasîndir. Aşağı büyük köprü başındaki kal‘a kapusundan tâ Kazancılar çârsûsu kapusuna dek cümle sekiz yüz adım uzun çârsûdur kim nehr-i (---) kenârına vâki‘ olmuş sûk-ı sultânîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358a ·
metinde göster ·
cihânnümâdır kim cümle Avlonya sahrâsı ve Körfez deryâsı ve yüz elli mîl ba‘îd …
Ana karîb Gâzî Sinân Paşa sarâyı var, gâyet cihânnümâdır kim cümle Avlonya sahrâsı ve Körfez deryâsı ve yüz elli mîl ba‘îd Körfez deryâsı içre Körfez cezîresi ve Avlonya körfezi içi ve Dukat ve Porgonat körfezi içi ve kenârlarında (---)(---) kal‘ası (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) kal‘ası cümle bu Kanye kal‘asından nümâyândır, tâ bu mertebe zirve-i âlîde binâ olunmuş kal‘a-i Kanye'dir kim cihân ayak altında nümâyândır. 361a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360b–361a ·
metinde göster ·
… tli bir kâr-ı kadîm câmi‘-i kerîmdir. Bu câmi‘e karîb bir serâmed sâ‘at kullesi
var. Gâyet
musanna‘ ve dürüst sâ‘ati var kim aslâ dakîka ve derîce fevt etmez. Cümle cevâm …
Ve bu kapu üzre üç aded çâr-kûşe beyâz mermer-i hâs üzre ok ve kurşum darbları urulmuş alâmetleri zencîr ile asmışlar. Cümle âyende vü revendegânlar temâşâ ederler. Ve bu kapu üzre bir fevkânî Hunkâr câmi‘i var, kiremitli bir kâr-ı kadîm câmi‘-i kerîmdir. Bu câmi‘e karîb bir serâmed sâ‘at kullesi var. Gâyet musanna‘ ve dürüst sâ‘ati var kim aslâ dakîka ve derîce fevt etmez. Cümle cevâmi‘lerin mü’ezzinân-ı Bilâlîleri ana nâzırlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 365a ·
metinde göster ·
… ümle bir aded hânkâh-ı ehl-i tevhîdi var. Ve cümle bir aded hammâm-ı hoş-hevâsı
var, gâyet
şîrîn binâdır.
Ve cümle bir aded mektebi var ammâ sıbyânları azdır. Ve cümle bir aded hânkâh-ı ehl-i tevhîdi var. Ve cümle bir aded hammâm-ı hoş-hevâsı var, gâyet şîrîn binâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373a ·
metinde göster ·
küçükdür. Ve câmi‘in yol aşrısına bir hân-ı azîmi var. Cümle yetmiş ocakdır. Üz …
Ve leb-i deryâda kurşum kubbeli bir küçük câmi‘i var, gâyet küçükdür. Ve câmi‘in yol aşrısına bir hân-ı azîmi var. Cümle yetmiş ocakdır. Üzerinden kurşumun küffâr almışdır. Ve bir imâreti var, ni‘meti mebzûldür. Bu imâretler cümle Süleymân Hân'ın vezîri Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa'nın hayrâtındandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y53a ·
metinde göster ·
Câmi‘-i Yeşil İmâret mâ-tekaddem mevlevîhâne imiş. Mahallesinde câmi‘ olmamak ile câmi‘e münkalib etmişler. Ammâ yine yan soffaları ve mihrâb tarafı tabakaları yine P 41b mevlevîhâne tarzı Q 41b üzre durur ve biri biri içinde hurde kubbeli gâyet musanna‘ câmi‘dir. Ve serâpâ rusâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. Ve bir yeşil kâşîden yeşil zümürrüd serv-misâl minâre-i bâng-ı salâ-hânesi var. Gâyet ilm-i musîkîde üstâd-ı kâmil Dâvûdî savt-ı hazînli mü’ezzinânları var. Beyt: Y 81a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y80b–Y81a ·
metinde göster ·
… cak on dükkânı var ve âb-ı revânı çok olmak ile kırk elli tabbâğhâne dükkânları
var. Gâyet
latîf gönü olur, zîrâ dağlarında mazısı çokdur.
Ve bu şehir iki dağ miyânında bir vâsi‘ öz içinde bâğ u bâğçeli ve âb-ı hayât sulu üç mahalle ve iki yüz seksen hâneli ve cümle toprak örtülü evlerdir. Hân u hammâmsız bir garîb kasabadır. Ancak on dükkânı var ve âb-ı revânı çok olmak ile kırk elli tabbâğhâne dükkânları var. Gâyet latîf gönü olur, zîrâ dağlarında mazısı çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y101a ·
metinde göster ·
Ammâ Süleymân Hân'ın küçük câmi‘i hareminin solunda bir âb-ı hayât kuyusu
var, gâyet
sovukdur. Cümle şehirli andan kifâflanırlar. Ve umku bir kulaçdır. Hikmet-i Hud …
Ammâ Süleymân Hân'ın küçük câmi‘i hareminin solunda bir âb-ı hayât kuyusu var, gâyet sovukdur. Cümle şehirli andan kifâflanırlar. Ve umku bir kulaçdır. Hikmet-i Hudâ bu kuyu deryâ içindedir, yine âb-ı zülâldir. Arapça Ve bu câmi‘ minâresizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104b ·
metinde göster ·
… r-i ilâhîye imtisâl eden tecdîd-i vuzû‘ ederler. Ve her köşesinde birer çeşmesi
var, gâyet
lezîz âb-ı hayâtdır. Cümle şehir halkı andan def‘-i atşân ederler.
Ve yine bu dıraht-ı Perverdigâr'ın altında Hüsâm oğlu Kapudan Alî Paşa kurşum örtülü bir ağaç kubbe ile binâ etmiş bir nakş-ı bûkalemûn bir âbdesthâne Y 106a havuzu var, on iki köşe bir havz-ı azîmdir. Ve ortasında bir şâzrevânı şeb [u] rûz revân olup emr-i ilâhîye imtisâl eden tecdîd-i vuzû‘ ederler. Ve her köşesinde birer çeşmesi var, gâyet lezîz âb-ı hayâtdır. Cümle şehir halkı andan def‘-i atşân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y105b–Y106a ·
metinde göster ·
… imonu olur. Ve hikmet-i Hudâ bir gûne limonu olur, içinde bir küçük limonu dahi
var, gâyet
lezîzdir. Aceb sun‘-ı Hudâ'dır ki taşrası ekşi içindeki tatlı
Ve bu şehrin me’kûlât [u] meşrûbâtının memdûhâtından limonu ve turuncu ve kebbâtı ve ağaç kavunu çokdur. Ve on bir gûne limonu olur. Ve hikmet-i Hudâ bir gûne limonu olur, içinde bir küçük limonu dahi var, gâyet lezîzdir. Aceb sun‘-ı Hudâ'dır ki taşrası ekşi içindeki tatlı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107a ·
metinde göster ·
… kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve (---) tarafına nâzır bir kapusu
var. Gâyet
sa‘b u metîn bir kal‘a-i müzeyyendir. Ammâ etrâfında handakı yokdur.
Ve bu kal‘a İstanköy cezîresinin Q 55aP 55a lodos cânibinde bir burunda vâki‘ bir yalçın kaya üzre bir küçük kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve (---) tarafına nâzır bir kapusu var. Gâyet sa‘b u metîn bir kal‘a-i müzeyyendir. Ammâ etrâfında handakı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109a ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘anın şimâl cânibi köşesinde bir küçük iç kal‘acığı
var, gâyet
ma‘mûrdur. Ve garba nâzır bir kapusu var ve çepçevre handakdır. Ve cirmi beş yü …
Ve bu kal‘anın şimâl cânibi köşesinde bir küçük iç kal‘acığı var, gâyet ma‘mûrdur. Ve garba nâzır bir kapusu var ve çepçevre handakdır. Ve cirmi beş yüz adımdır. Ve yedi kulledir. Dizdârı ve neferâtı yaylağa gidemeyüp reng-i rûyları za‘ferân misâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y153a ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘i üstâd üç sıra sütûnları ale't-tertîb eyle tezyîn eylemiş kim bir amûd bir amûddan ser-i mû kadar hâric değildir. Bu hisâb üzre câmi‘ içi üç sıra tûlânî yoldur. Sâfî mermer-i hâm üzre gûnâ-gûn münakkaş hâlîçeler ile müzeyyendir. Ve cümle yetmiş safdır. Ve derûn-ı câmi‘de bir kasr-ı musanna‘ mü’ezzinler maksûresi var. Gâyet musanna‘dır. Ve mihrâb-ı Hanefîsinin sihr-i i‘câz san‘atı meğer Kudüs-i şerîfde Sahratullâh'da ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y243a ·
metinde göster ·
… n mübârek dest-i şerîfleri ile dikdikleri hurmâ nahilleri ve bir nabıka dırahtı
var, gâyet
büyükdür. Ve bu dıraht-ı nabıka dibinde bir âb-ı hayât kuyu vardır. Âb-ı Zemzem …
Ve harem içre Hazret-i Risâlet'in mübârek dest-i şerîfleri ile dikdikleri hurmâ nahilleri ve bir nabıka dırahtı var, gâyet büyükdür. Ve bu dıraht-ı nabıka dibinde bir âb-ı hayât kuyu vardır. Âb-ı Zemzemden nişân verir, gâyet lezîzdir. Hazret-i Risâlet-penâh cümle Sahâbe-i kirâmlara kazdırmışlardır. Bu haremden câmi‘e girüp Hazret-i Resûl mihrâbında iki rek‘at hâcet namâzı kılup du‘â ede, cemî‘i hayr murâdâtı hâsıl olur. Böyle bir du‘â müstecâb olacak câmi‘-i atîkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300b ·
metinde göster ·
… ve huddâmları yokdur. Ammâ hareminde gül [ü] gülistân ve bir kaç nahlistânları
var. Gâyet
lezîz dânedâr hurmâsı olur. Ekseriyyâ Acem huccâcı Hazret-i Alî pederidir deyü …
Hikmet-i Hudâ bu şakku'l-kamer gecesi Hazretin ammisi Ebî Tâlib merhûm oldu ki nübüvvetin onuncu senesi idi. Hazret-i Risâlet cenâzelerine hâzır olup cehâletde kaldı deyü Hazret-i Alî namâzın kılmağa rızâ vermeyüp Mu‘allâ'da defn etdiler. Hâlâ bir kubbe-i âlî içinde medfûndur. Ammâ sâ’ir kubâblar gibi müzeyyen ve huddâmları yokdur. Ammâ hareminde gül [ü] gülistân ve bir kaç nahlistânları var. Gâyet lezîz dânedâr hurmâsı olur. Ekseriyyâ Acem huccâcı Hazret-i Alî pederidir deyü ziyâret ederler ve huddâm-ı Ebû Tâlib'im diyen tâlib-i mâla ihsân [u] in‘âm ederler ve ziyâret edüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y361b ·
metinde göster ·
… -ı kadîmdir. Ve iki yan kapusu ve bir kıble kapusu var. Ve bir minâre-i mevzûnu
var, gâyet
musanna‘dır ve üç tabakadır. Ve Derbü'l-Ahmer'de,
Âl-i (---)dendir. Altı kademe fevkânîdir. Tûlen ve arzan yüzer ayakdır. Ve cümle otuz sekiz mermer sütûn üzre nîlgûn münakkaş tavandır. Minberi ve mihrâbı tarz-ı kadîmdir. Ve iki yan kapusu ve bir kıble kapusu var. Ve bir minâre-i mevzûnu var, gâyet musanna‘dır ve üç tabakadır. Ve Derbü'l-Ahmer'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y99b ·
metinde göster ·
Fevkânîdir kim yol üzre olan kapusundan câmi‘e sekiz kademe taş nerdübân ile çıkılır. Ve dörd tabaka bir minâre-i mevzûn-ı musanna‘ı var. Gâyet musanna‘ câmi‘dir, ammâ haremsizdir. Revzenleri tarîk-ı âmma nâzırdır. İçinde amûdları yokdur, serâpâ kemerler üzre münakkaş tavandır. P 194a Mihrâbı ve minberi sâdedir. Andan yine bu tarîk üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y99b ·
metinde göster ·
… e enderûn [u] bîrûnunda on altı sütûn üzre tavandır. Hareminde nahl-i hûrmâları
var. Gâyet
musanna‘ câmi‘dir. Ve bir minâre-i mevzûnu üç tabakadır. Andan,
Çerâkizedendir. Sene 813'de Şâm'da Timurleng'e firâr etdi. Tarîk-ı âm üzre tahtânî bir latîf ü şîrîn ü müzeyyen câmi‘-i kadîmdir. Cümle enderûn [u] bîrûnunda on altı sütûn üzre tavandır. Hareminde nahl-i hûrmâları var. Gâyet musanna‘ câmi‘dir. Ve bir minâre-i mevzûnu üç tabakadır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y105a ·
metinde göster ·
… ekmiş bir kapusu vardır. Ve hastalar kesb-i hevâ etmeğiçün gûnâ-gûn maksûreleri
var, gâyet
musanna‘ binâdır. Lâkin bunun dahi evkâfı yokdur, Q 203a ol ecilden huddâmlar …
Bimârhâne-i Sultân Mü’eyyed: Bir havâdâr yerde bir binâ-yı âlîdir ve cümle kârgîr binâ-yı sultânîdir. Müte‘addid kâ‘aları ve hücreleri vardır. Özbekîler tekyesi içinde eflâke ser çekmiş bir kapusu vardır. Ve hastalar kesb-i hevâ etmeğiçün gûnâ-gûn maksûreleri var, gâyet musanna‘ binâdır. Lâkin bunun dahi evkâfı yokdur, Q 203a ol ecilden huddâmları Özbekî tekyesinin fukarâlarıdır ve dervîşân-ı Özbekiyân sâkinlerdir. Andan şehr-i Mısır'ın tâ ayne'l-fi‘ilinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119b ·
metinde göster ·
Bir musanna‘ türbe ve bir câmi‘-i münevverdir, ammâ haremi yokdur. Ve üç tabaka bir serâmed minâresi vardır. Ve bir sebîli ve bir mekteb-i sıbyânı ve medrese ve dârü'l-kurrâsı ve bir imâret-i it‘âm-ı hâss [u] âmı vardır. Ve bir hân-ı müsâfirîn ve bir hân-ı mücâvirîni vardır, kal‘a-misâl bir hân-ı âlîdir, cümle iki yüz hücrelerdir, ammâ mansar havfinden bu hânelerde ehl-i ırz duramaz, cümle fukarâ sâkinlerdir. Ve kırk mikdârı dükkânları var, gâyet ma‘mûr evkâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y137b ·
metinde göster ·