… ile ve sarı za‘ferânlar ile koyunların vücûdların münakkaş edüp ve boynuzların
varak-ı
sîm ve varak-ı zeheb-i hâlis ile mutallâ edüp ve niçe yüz koyunları şerha şerha …
Bu tâ’ife cümle ekseriyyâ yeniçerilerdir. Cümle pür-silâh olup arabalar ve tahtırevânlar üzre niçe yüz dükkânları akmişe-i fâhire ve gûnâ-gûn şükûfeler ile zeyn edüp kırkar ellişer vukıyye gelir Karaman ve Türkmân koyunların ve Mihalıç ve Bursa'da Osmâncık koyunlarından ve Karadeniz'de Kili koyunlarından semîn ü acîb koyunları kelle paçaları ile yüzüp vücûdunda beyâz yağ üzre la‘l-gûn mutabbak güller ile ve sarı za‘ferânlar ile koyunların vücûdların münakkaş edüp ve boynuzların varak-ı sîm ve varak-ı zeheb-i hâlis ile mutallâ edüp ve niçe yüz koyunları şerha şerha edüp Kassâb Cömerd köçekleri ellerinde sâtûrları ile nîme nîme ve çeyrek çeyrek edüp sarı pirinc kefeli terâzûlarda vezn edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166b ·
metinde göster ·
… ‘ferânlar ile koyunların vücûdların münakkaş edüp ve boynuzların varak-ı sîm ve
varak-ı
zeheb-i hâlis ile mutallâ edüp ve niçe yüz koyunları şerha şerha edüp Kassâb Cö …
Bu tâ’ife cümle ekseriyyâ yeniçerilerdir. Cümle pür-silâh olup arabalar ve tahtırevânlar üzre niçe yüz dükkânları akmişe-i fâhire ve gûnâ-gûn şükûfeler ile zeyn edüp kırkar ellişer vukıyye gelir Karaman ve Türkmân koyunların ve Mihalıç ve Bursa'da Osmâncık koyunlarından ve Karadeniz'de Kili koyunlarından semîn ü acîb koyunları kelle paçaları ile yüzüp vücûdunda beyâz yağ üzre la‘l-gûn mutabbak güller ile ve sarı za‘ferânlar ile koyunların vücûdların münakkaş edüp ve boynuzların varak-ı sîm ve varak-ı zeheb-i hâlis ile mutallâ edüp ve niçe yüz koyunları şerha şerha edüp Kassâb Cömerd köçekleri ellerinde sâtûrları ile nîme nîme ve çeyrek çeyrek edüp sarı pirinc kefeli terâzûlarda vezn edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166b ·
metinde göster ·
… olup âhirete intikâl etdikden sonra Emîr Sultân bir tezkire tahrîr edüp "Var şu
varakı
Timur ordusunda bir Koca Eskici vardır, ana teslîm eyle. Bu menzilden hareket b …
Menâkıb-ı Emîr Sultân : Timur Acem diyârından hurûc 238b{idüp} Bursa üzre gelirken Hazret-i Emîr'e derler kim: "Sultânım, Bursa üzre bâğî geliyor. Ahvâl-i fukarâ neye müncer olur" derler. Emîrde eydür: "Tahta'l-kal‘a sâhibi işini bilir. Eskici Koca'ya ve Hazret-i Hızır'a ısmarlamışdır. Anlar ser-i kârda me’mûrlardır. Anlar bilür" derler. Âhir-i kâr Yıldırım Bâyezîd Hân münhezim olup âhirete intikâl etdikden sonra Emîr Sultân bir tezkire tahrîr edüp "Var şu varakı Timur ordusunda bir Koca Eskici vardır, ana teslîm eyle. Bu menzilden hareket buyursunlar" deyü bu tezkîreyi bir fukarâsına verüp der-akab dervîş tezkireyi Eskici Koca'ya teslîm edince "Azîz hazretleri eyle mi buyurdular. Nola bu mekândan kalkalım" deyü iğnesin başına sokup gayrı âletlerin tobrasına koyup kalkınca azametullah Timur ordusunda bir kurulmuş hayme ve hargâh kalmayup cümle asker-i Timur ol mahalden nakl edüp gürûh gürûh giderler. Meğer ol eskici kutbu'l-aktâb imiş. Niçe bunun gibi menâkıbları var. Bir mücelled kitâb Menâkıb-ı Emîr Sultândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 238a–238b ·
metinde göster ·
… lled kütüb-i nefîse ve tefâsîr-i latîfeler kim her biri âharlı Hıtâî ve Dımışkî
varak-ı
semerkandîler ve âbâdî kâğızlar üzre tahrîr olunmuş hüsn-i hat Kelâm-ı izzetler …
Ve cümle bin üç yüz aded mücelled kütüb-i nefîse ve tefâsîr-i latîfeler kim her biri âharlı Hıtâî ve Dımışkî varak-ı semerkandîler ve âbâdî kâğızlar üzre tahrîr olunmuş hüsn-i hat Kelâm-ı izzetler ve kütüb-i mu‘tebereler ve tevârîh-i kesîreler dahi cümle yedi yüz mücelled envâ‘ından kitâb-ı müstetâblar idi ve yetmiş aded mücelled tefâsîr-i şerîfelerden evvelâ Tefsîr-i Cerîr-i Taberî ve Tefsîr-i Deylemî ve Tefsîr-i Feyzullah-ı Hindî-i bî-nukat tefsîrdir kim Kur’ân-ı azîmden gayrı hâldâr hurûfu yokdur. Cümle bî-nukât hurûflar ile te’lîf olunmuşdur. Ve Tefsîr-i Ebü'l-Leys-i Semerkandî ve Tefsîr-i Şeyh ve Tefsîr-i Bağavî ve Tefsîr-i Kadı ve Tefsîr-i Ebussu‘ûd-ı Süleymânî. Böyle yetmiş aded tefâsîrlerdir kim her biri bin şeyhülislâmda bulunmaz zî-kıymet tefsîr-i şerîfler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 275a ·
metinde göster ·
… den ağamıza ve Tebrîz hânına i‘lâm etmişdim ki güzelce {şâha} bildireler", deyü
varak-ı
muhabbetler yazdım." dedikde,
Hakîr eyitdim: "Bre cânım, kurbân olayım sana yahşı akam. Ya ben kırk gündür munda kırk bin koyunu tahsîl edüp Pinyanişî kavmiyle akd-i sulh olup bu hân ve kavm-i Pinyanişî Ekrâdı ellerine kat‘-ı ibrâ ve iskâ huccetleri alup kırk min gûsfendi men bizim vezîr-i âlîşânımıza gönderdim. İşte bu şehir monlâsının mahkeme-i şer‘-i resûl-i mübîninde mastûrdur. Ana bir kerre nazar oluna." dedim ve "Koyunların tahsîl olunduğu güzelce şâh eşiğine giden ağamıza ve Tebrîz hânına i‘lâm etmişdim ki güzelce {şâha} bildireler", deyü varak-ı muhabbetler yazdım." dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 299a ·
metinde göster ·
… i pür-taksîr âsitâne-i sa‘âdetinde niçe kerre ol kitâbı tilâvet edüp ıhrâk olan
varakı
görmek müyesser olmuşdur. Rahmetullâhi aleyh.
Ba‘dehû fukarâ-yı Mehemmed Efendi niçe hedâyâlar ile Takiyyüddîn hazretlerinden nüsha-i Muhammediyye kitâbıyla gelüp Mehemmed Efendi'ye vâsıl olduklarında hâlâ ol Muhammediyye kitâbı Mehemmed Efendi'nin kendü hatt-ı dürer-bârları ile kabr-i münevverinin ser-i sa‘âdeti tarafında durur ve âh-ı ciğer-sûzuyla ıhrâk olan evrâk-ı münharik (---)(---) faslında zâhir ve bâhirdir. Bu hakîr-i pür-taksîr âsitâne-i sa‘âdetinde niçe kerre ol kitâbı tilâvet edüp ıhrâk olan varakı görmek müyesser olmuşdur. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b ·
metinde göster ·
pân gibi mücellâ ve musaykal ve nakş-ı bukalemûndur. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı R …
Andan şehr-i Yaş içinde Lipul Beğ Manastırı görmeğe muhtâcdır kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Karîbü'l-ahd binâ olunmağın gûyâ her seng-i hârâsı berk-i varak-ı pân gibi mücellâ ve musaykal ve nakş-ı bukalemûndur. Hattâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘e yüz bin altun hidmet edüp bu deyri yedi yılda inşâ etdikde Sultân Murâd'a gamz ederler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
… puska ta‘bîr etdikleri lahanası kazan kadar kelle olup cemî‘i yaprakları güllâç
varakı
gibi terdir. Hattâ Boşnak kavmi bu lahana içün, "Âh dinum ve îmânum kapuska" de …
Ve memdûhât-ı meyvelerinden eyle ter ve lezîz ve âbdâr ve hoş-güvâr kirazı olur kim Rûm ve Arab u Acem'de nazîri yokdur. Hattâ Melek Ahmed Paşa efendimize bir sepet kiraz getirdiler. Her biri Anadolu'da terzi iğnesi peydâ olan Mudurnu şehri cevizi kadar {kirazı} vardır. Cümlemiz bu kiraz-ı âbdârlara ta‘accüb edüp birkaç dâne kirazı cümleden intihâb edüp terâzûnun bir keffine bir dâne kiraz ve bir keffine bir esedî koyup berâber geldi kim bir esedî sekiz dirhemden ağır gelir. Andan ma‘lûm ola kim Banyaluka kirazı ne kadar iri ve sakîl olur, ammâ lezzetde hoşhor ve âbdâr-ı terdir ve hâzımü'l-ifrâtdır ve ayvası ve hayevânî elması dahi memdûhdur. Ve kapuska ta‘bîr etdikleri lahanası kazan kadar kelle olup cemî‘i yaprakları güllâç varakı gibi terdir. Hattâ Boşnak kavmi bu lahana içün, "Âh dinum ve îmânum kapuska" deyü şehîd olunca lahana yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 153b ·
metinde göster ·