… ümle hânelerin ikişer kapusu vardır. Elbette küçük kapuları küşâdedir. Doğrulup
varana
sıladır. Bu gûne hâne-i bî-minnet sarâylar vardır.
Ve cümle iki hândır. Biri çârsû içre Melek Ahmed Paşa'nın kiremit ile mestûr binâ-yı metîn ve ma‘mûr hân-ı sağîrdir. Biri dahi Emîn hânıdır. Bu iki hândan mâ‘adâsı na‘lband dükkânları hân-misâli dekâkînler olmağıla çokluk bu şehir halkı hâna muhtâc değillerdir. Zîrâ ganîmet şehir olmağıla cümle hânelerin ikişer kapusu vardır. Elbette küçük kapuları küşâdedir. Doğrulup varana sıladır. Bu gûne hâne-i bî-minnet sarâylar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119b ·
metinde göster ·
… Melek bu dereçeye gelende men anı ihsân [u] in‘âm ile utandurup tâ Diyârbekir'e
varana
dek zahîresin verüp evlâdlarımı ve hân etdiği oğlum Ziyâeddîn'i bilesince koşup …
Hân eyitdi: "Âferim Evliyâ! Hakkâ ki nân u nemek hakkın bilir merd-i meydânsın. Ol Allâh hakkı derûnum âteşinden şöyle böyle edem dedim, ammâ eğer Melek bu dereçeye gelende men anı ihsân [u] in‘âm ile utandurup tâ Diyârbekir'e varana dek zahîresin verüp evlâdlarımı ve hân etdiği oğlum Ziyâeddîn'i bilesince koşup ‘Tâ Diyârbekir'e varana dek hidmetinde olalar’ deyü fermân eylesem gerek idi" deyü niçe bin lâf u güzâflar urdu, ammâ gün-be-gün Bitlis şehri içre niçe bî-günâh mazlûmları iftirâ-yı mahz edüp "Sen Melek Ahmed Paşa'yı bu diyâra getirmeğe bâ‘is u bâdî olduğuz" ve "Haydar Kethüdâ çerâğısınız" deyü niçe ibâdullâhları Bitlis kal‘ası burcundan aşağı âdemleri atup pâre pâre olup niçesin kılıç üşürüp rîze rîze ederlerdi. Ve kimin Bâğ kayalarından ve Dehdîvân ve Âvih kayalarından dest ber-kafâ bağlı âdemleri endâht edüp garîb-i benî Âdem tayr-ı ebâbîl gibi tayerân edüp zemîne nüzûl etdikde sad pâre olup herîse olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11a ·
metinde göster ·
dek hidmetinde olalar’ deyü fermân eylesem gerek idi" deyü niçe bin lâf u güzâf …
Hân eyitdi: "Âferim Evliyâ! Hakkâ ki nân u nemek hakkın bilir merd-i meydânsın. Ol Allâh hakkı derûnum âteşinden şöyle böyle edem dedim, ammâ eğer Melek bu dereçeye gelende men anı ihsân [u] in‘âm ile utandurup tâ Diyârbekir'e varana dek zahîresin verüp evlâdlarımı ve hân etdiği oğlum Ziyâeddîn'i bilesince koşup ‘Tâ Diyârbekir'e varana dek hidmetinde olalar’ deyü fermân eylesem gerek idi" deyü niçe bin lâf u güzâflar urdu, ammâ gün-be-gün Bitlis şehri içre niçe bî-günâh mazlûmları iftirâ-yı mahz edüp "Sen Melek Ahmed Paşa'yı bu diyâra getirmeğe bâ‘is u bâdî olduğuz" ve "Haydar Kethüdâ çerâğısınız" deyü niçe ibâdullâhları Bitlis kal‘ası burcundan aşağı âdemleri atup pâre pâre olup niçesin kılıç üşürüp rîze rîze ederlerdi. Ve kimin Bâğ kayalarından ve Dehdîvân ve Âvih kayalarından dest ber-kafâ bağlı âdemleri endâht edüp garîb-i benî Âdem tayr-ı ebâbîl gibi tayerân edüp zemîne nüzûl etdikde sad pâre olup herîse olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11a ·
metinde göster ·
tîmâr u ze‘âmetler ihsân ederim" dedikde cümle guzât-ı müslimîn kal‘aya bir baş …
Buyurdular kim "şu kal‘aya varana tîmâr u ze‘âmetler ihsân ederim" dedikde cümle guzât-ı müslimîn kal‘aya bir baş yürüyüş edüp feth eylediklerinde ismine "Kal‘a-i Varana"dan galat kal‘a-i Varna derler, ammâ bânîsi İsâ Nebî asrında Batlîmûs Ağıstaş binâsıdır. Ba‘dehû Ciniviz istîlâ edüp dahi tevsî‘ edüp niçe divelden divele kalmış bir âşiyândır kim kal‘ası Karadeniz kenârında şekl-i murabba‘ bir şeddadî binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır. Hemân bir tarafı karadır. Cümle etrâfı handak içi deryâdır ve cânib-i garba nâzır şehre açılır bir demir kapusu önünde şehre cisir ile ubûr olunup çâr-kûşesinde çâr kulle-i metînleri var ve cümle burc [u] bârûlarında ve dendân-ı bedenlerinde mazgal delikleri ile ârâste ve limana nâzır şâhâne top-ı kûplar ile pîrâste bir hisâr-ı 30b üstüvârdır kim derûn-ı hisâr cümle müstahfızân hâneleri ve gılâl anbârları ve bir câmi‘i var, ammâ çârsû-yı hammâmı yokdur, lâkin mükemmel cebehânesi ve topları çokdur. Cümle (---) yetmiş aded neferâtları her şeb "Allâh yeğdir yeğ" deyüp nigehbânlık ederler. Ulûfeleri iskele gümrüğünden mu‘ayyendir, ammâ limanı kıble ve şark cânibine küşâde olmağile gemiler lenger-endâz olup huzûr ile yatamazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30a–30b ·
metinde göster ·
Buyurdular kim "şu kal‘aya varana tîmâr u ze‘âmetler ihsân ederim" dedikde cümle guzât-ı müslimîn kal‘aya bir baş yürüyüş edüp feth eylediklerinde ismine "Kal‘a-i Varana"dan galat kal‘a-i Varna derler, ammâ bânîsi İsâ Nebî asrında Batlîmûs Ağıstaş binâsıdır. Ba‘dehû Ciniviz istîlâ edüp dahi tevsî‘ edüp niçe divelden divele kalmış bir âşiyândır kim kal‘ası Karadeniz kenârında şekl-i murabba‘ bir şeddadî binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır. Hemân bir tarafı karadır. Cümle etrâfı handak içi deryâdır ve cânib-i garba nâzır şehre açılır bir demir kapusu önünde şehre cisir ile ubûr olunup çâr-kûşesinde çâr kulle-i metînleri var ve cümle burc [u] bârûlarında ve dendân-ı bedenlerinde mazgal delikleri ile ârâste ve limana nâzır şâhâne top-ı kûplar ile pîrâste bir hisâr-ı 30b üstüvârdır kim derûn-ı hisâr cümle müstahfızân hâneleri ve gılâl anbârları ve bir câmi‘i var, ammâ çârsû-yı hammâmı yokdur, lâkin mükemmel cebehânesi ve topları çokdur. Cümle (---) yetmiş aded neferâtları her şeb "Allâh yeğdir yeğ" deyüp nigehbânlık ederler. Ulûfeleri iskele gümrüğünden mu‘ayyendir, ammâ limanı kıble ve şark cânibine küşâde olmağile gemiler lenger-endâz olup huzûr ile yatamazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30a–30b ·
metinde göster ·