… ibi sancar bir bî-muzır akrepdir ammâ bu Sincâr akrebi soksa ol âdem akrep yere
varmadan
akrep zehrinden merhûm olur. Ta bu mertebe şumûmiyyetli gejdümleri vardır kim n …
Anda bir mesîregâh mastaba vardır. Kürd bapırları teferrüc [ü] istirâhat içün ol soffada işret ederler. Ammâ Sincâr'ın bu mahallinden gayrı olan yerlerdeki akrep bir âdemi sançsa yedi sâ‘atde amân vermeyüp helâk eder. Diyâr-ı Acem'de Kâşân akrebi bu Sincâr akrebinin yanında pire-i Sincâr gibi sancar bir bî-muzır akrepdir ammâ bu Sincâr akrebi soksa ol âdem akrep yere varmadan akrep zehrinden merhûm olur. Ta bu mertebe şumûmiyyetli gejdümleri vardır kim ne‘ûzü-billah min zâlike.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 213a ·
metinde göster ·
"Ömrüm, sana dahi çok şey virirem. Hemân ağanız henüz şâh eşiğine
varmadan
nâmeler ana vâsıl ola. Hemân tahrîr-i varak idegör. Men dahi bugün sana bi-eyyi …
"Ömrüm, sana dahi çok şey virirem. Hemân ağanız henüz şâh eşiğine varmadan nâmeler ana vâsıl ola. Hemân tahrîr-i varak idegör. Men dahi bugün sana bi-eyyi vechin kân on beş bin koyun teslîm ederem" deyüp sarâyına gitdi ve dîvân edüp cümle eyâleti a‘yânından ve cümle sultânlardan iki günde otuz bin koyun tahsîl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 292b ·
metinde göster ·
… de gemiden çıkılmayup nehr-i Furât ile cereyân edüp güzer itse kal‘a-i Kurna'ya
varmadan
kal‘a-i Basra'ya üç günde eğer berren ve eğer bahren varılır.
Evsâf-ı cezîre-i Mansûriye-i cezîre: Bu dahi Mansûr-ı Devânıkî binâsıdır kim iki Mansûre kal‘ası bir boğazda birbirine mukâbeleten binâ olunmuş kal‘alardır kim zamân-ı kadîmde nehr-i Furât üzre bu kal‘adan kal‘aya hadîd zencîr çeküp nehr-i Furât ile bu kal‘alardan aşağı şehr-i Basra'ya bir gemi ve bir kelek ubûr idemezmiş. Hâlâ bu cezîre-i Kurna Mansûresi dahi hâk-i pâk ile mebnî şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i kavîdir. Dizdârı ve neferâtları ve müstevfâ cebehânesi ve hâkimi ve Kurna nâ’ibi ve bender emîni vardır. Andan câmi‘ ve hânı var ammâ hammâmı yokdur. Lâkin kifâyet mikdârı dekâkînleri vardır. Bu kal‘a-i cezîre-i Mansûresinde gemiden çıkılmayup nehr-i Furât ile cereyân edüp güzer itse kal‘a-i Kurna'ya varmadan kal‘a-i Basra'ya üç günde eğer berren ve eğer bahren varılır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 358b ·
metinde göster ·
kal‘aya dahi amân vermeyüp feth olup girildi ve el kaldıran kâfirlere kılıçlar …
Ve'l-hâsıl iki sâ‘at-i nücûmîye varmadan kal‘aya dahi amân vermeyüp feth olup girildi ve el kaldıran kâfirlere kılıçlar uruldu ve kâmil üç bin yedi yüz aded güzîde esîrler alındı ve mâl-ı ganâ’imleri cümle guzât-ı muvahhidîne nasîb olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23a ·
metinde göster ·
… ndedir, ammâ bunun katanası ibtidâ serhadli gâzîleri çarkamıza rast [gelüp] biz
varmadan
ân-ı vâhidde iki yüz küffârı dendân-ı tîğdan bî-dirîğ geçirüp atların yedeğe al …
Bu dahi Süleymân Hânî'de feth olup hâlâ Beganoğlu hükmündedir, ammâ bunun katanası ibtidâ serhadli gâzîleri çarkamıza rast [gelüp] biz varmadan ân-ı vâhidde iki yüz küffârı dendân-ı tîğdan bî-dirîğ geçirüp atların yedeğe alup yine gâzîlerimiz elleri kolları kan bize karşu gelüp atları cümle bize verüp yine gitdiler. Bizler dahi ileri varup küffâr leşleri dıraht-ı müntehâların sâyelerinde ber-hâk olup yatırlar. Andan üç sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 2a ·
metinde göster ·
iki sâ‘at beri bir sahrâda gâ’ib olur sulardır. Ve bu Kabarti vilâyetine gelinc …
Nehr-i Zeluk: Bu dahi kûh-ı Elburz'un kıble cânibinden çıkup bu Kabarti ülkesi içinden ubûr edüp Büyük Kümü ve Küçük Kümü ve nehr-i Zeluk bu üç nehir şimâl tarafına üç konak gidüp vilâyet-i Bebirdikaç kurbundan geçüp Maskov'un Ejderhân kal‘asıyla Terek kal‘ası mâbeyninde bahr-i azîm Harez'e varmadan iki sâ‘at beri bir sahrâda gâ’ib olur sulardır. Ve bu Kabarti vilâyetine gelince tâ Karadeniz sâhilinde Şağake vilâyetinden bu Kabarti'ye kâmil kırk konak hep baş yukaru şark cânibine giderken cümle suları atlayup geçersin. Cümlesi nehr-i Kuban'a karışup nehr-i Kuban deryâ olur, ammâ bu Kabarti'nin Beş Tavından tâ vilâyet-i Ejderhân'a ve Dağıstân ve Terek kal‘asına varınca cânib-i şimâle cümle sular baş aşağı gidüp cümle sular kûh-ı Elburz'dan gelüp şimâle cereyân ederek kimi Maskov'un Terek kal‘asında ve kimi yakın ve ırağında bahr-i Harez'e mahlût olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 158b ·
metinde göster ·
… a‘reke eyleyüp bürâderim size vardıkda niçün diri bana getirmediniz. Siz fermân
varmadan
benim karındaşım niçün katl etdiniz" deyüp bu köy ahâlîsin cümle katl-i âm etdi …
Hemân âdil Mehemmed Hân "Bire gidiler, biz devlet-i dünyâ içün bir ma‘reke eyleyüp bürâderim size vardıkda niçün diri bana getirmediniz. Siz fermân varmadan benim karındaşım niçün katl etdiniz" deyüp bu köy ahâlîsin cümle katl-i âm etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 208a ·
metinde göster ·
bir şeyden dahi havf ederler. Gerçi Mısır'ın yollarında celâlîsi ve cemâlîsi ve …
Ve gece menzil yerine varmadan bir şeyden dahi havf ederler. Gerçi Mısır'ın yollarında celâlîsi ve cemâlîsi ve havf şebhûn eder harâmîsi yokdur. Ammâ huccâc içinde olan deveciler ve akkâm ve kavvâs ve sakkâ ve mehterân ve meş‘alciyân hırsızları derdinden bâhusûs bârekallâh (---)(---)(---) Ezlem askeri ile gelen neşşâl u nassâb [u] vettâh harâmîleri eyledir kim her gece develeri yüküyle ve üzerinde hâb-âlud âdemiyle deveyi katârından kesüp alarga çeküp askerden taşra çıkarup deve sâhibin uykudan uyarup uryân edüp deveyi Y 377a yüküyle yudar. Ekseriyyâ gece karanlıklarında niçe niçe hasâretler olup niçe vâveylâ feryâd u figân vâveylâlar yükler soyarlar ve tarakalar kopar. Mısır yolunda bu ev hırsızlarından gayri havf yokdur. Gâyet ihtirâz lâzımdır el-ıyâzü billâh. Anıniçün Mısırlı gece konağa varmazlar. (---)(---)(---) yup (---) namâzından sonra ba‘zı bu menzilde kuşluk vaktinde konarlar. Eğer ileride menzil ba‘îd ise vakt-i zuhurda nefîrler çalınup azm-i râh eder. Eğer menzil Q 153a karîb ise vakt-i asırda nefîr-i rıhletler çalınır çalınarak çalalar bu minvâl-i meşrûh üzre kat‘-ı menâzil ve tayy-i merâhil ederek Mısır'a dâhil olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376b–Y377a ·
metinde göster ·
Hattâ seksen üç târîhinde yedi gün yedi gece karlı yağmur yağup âdem âdeme varmadan kalup namâzgâha du‘â-i istiskâya gitmeğe kâdir olamadılar. Yigirmi iki aded hazerî fellâhı evleri münhedim olup bir kaht-ı mâ oldu kim hâlâ dâsitândır. Ve kar yağup damlar üzre ve halk üzre beyâz beyâz yağdıkca evlâd-ı Arab,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y128a ·
metinde göster ·
bilâd-ı Tercân'a mürûr edüp Bahr-i Mağrib'de nihâyet bulur. Ve Kostantıniyye ve …
İklîm-i sâdis bilâd-ı Harez'den Bahr-i Taberistân'a varmadan bilâd-ı Tercân'a mürûr edüp Bahr-i Mağrib'de nihâyet bulur. Ve Kostantıniyye ve evâhir-i bilâd-ı Efrenc bu iklîmde tamâm olur. Hukemâ-yı kudemâ İslâmbol'u altıncı iklîmde tahrîr etmişler. Ammâ irtifâ‘da arz-ı beledi ve tûl-i nehârı beşinci iklîmin evâhirindedir. Zîrâ arz-ı Kostantıniyye kırk bir derecedir ve on beş dakîka ve sâ‘ât-ı atvel-i nehârı inde'l-imtihân on beş sâ‘at olduğu azharun mine'ş-şemsdir. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y254b ·
metinde göster ·