… up nevbet bekledim. Gâyet mahûf u muhâtara yerdir. Ammâ kal‘adan aşağı deredeki
varoşda bir
küçük câmi‘i minâresiyle ve bir hânı ve bir küçük hammâmı var, ammâ hânının önü …
Hudâ âlimdir kim bu hakîr dahi yedi aded memlûkümle ve beş aded yanaşma hüddâmımla sabâha dak bîdâr olup nevbet bekledim. Gâyet mahûf u muhâtara yerdir. Ammâ kal‘adan aşağı deredeki varoşda bir küçük câmi‘i minâresiyle ve bir hânı ve bir küçük hammâmı var, ammâ hânının önündeki taş cisirden geçüp kal‘aya giderken on aded dükkâncıkları vardır. Cisrin altından cereyân eden mezkûr nehr-i Bistiriçe akar ve birkaç küçük uyûnlar dahi cereyân edüp ol kadar alabalığı olur kim hisâbını Cenâb-ı Kibriyâ bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148a ·
metinde göster ·
vâcibü's-seyr bâğçesi vardır kim eğer bunu dahi başka ta‘rîf ü tavsîf etsek fel …
Ve kral-ı dâllın bu varoşda bir vâcibü's-seyr bâğçesi vardır kim eğer bunu dahi başka ta‘rîf ü tavsîf etsek felâhatnâme-misâl bir kitâb olur. Ancak ma‘mûr ve müzeyyenliği şundan ma‘lûm ola kim üç bin bâğbân keferesi ve yetmiş yedi bin ma‘dûd şeceresi ve yetmiş yerde her biri bir kral âsârları kasr-ı âlîleri var kim gören âdem vâlih ü hayrân olup cemî‘i nahlistân-ı gül-i gülistânın sâyesinden zemîne âfitâb-ı âlemtâbın şu‘lesi te’sîr etmez, gûyâ bir çârbâğ-ı hıyâbân-ı Acem'dir. Ve her â‘yân-ı kefere bâğlarının etrâfı kal‘a dîvârı gibi sûr çekilmiş bâğçeleri var kim her biri birer gûne tarh olunmuşdur. Ve cümle câme-şûy, ya‘nî esbâb yaykayıcı kefereler bu varoşda olurlar. Başka beş yüz hâneli mahalle-i ma‘mûredir. Şehr-i Beç içinde aslâ bir evde esbâb yaykanup çerkâb dökülmez. Cümle keferelerin esbâbları bunda gasl olur üstâd gassâllar vardır ve mahbûbe gassâl kızları meşhûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 57a ·
metinde göster ·
… r. Ve kapu cisri önünde bir câmi‘i ve üç dükkânı ve bir küçük hânı var ve taşra
varoşda bir
vîrân kenîsesi var, anda olan mermerler üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnlar …
Hakkâ ki metîn kullelerdir kim bir kavî kapuları var ve taşra varoş kal‘asının cânib-i kıbyele nâzır bir kapusu önünde asma makaralı haşeb cisri var. Her şeb dîdebânlar cisri ref‘ edüp kal‘a kapusuna siper ederler kim cisir altı sâfî sudur, handak içinde mâhîler şinâverlik ederler. Ve kapu cisri önünde bir câmi‘i ve üç dükkânı ve bir küçük hânı var ve taşra varoşda bir vîrân kenîsesi var, anda olan mermerler üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnlar meğer kal‘a-i Üstürgon'da yâhûd Alman diyârında Nemse çâsârının taht-ı kadîmi olan Prak kal‘asında ola. Lâkin bu kal‘a ahâlîleri fukarâlar ve garîblerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
… r zamânı gâyet ma‘mûr imiş. Hâlâ beş aded topları ve kapusu önünde handak aşırı
varoşda bir
tahta minâreli ve tahta örtülü câmi‘i var. Bu varoşda yüz mikdârı bâğ u bâğçeli …
Osmânlı binâsıdır. Nehr-i Tuna kenârında Tımışvar eyâletinde Modava beğinin hâssı olup subaşısı hâkimdir ve niyâbetdir. Dizdârı ve altmış neferi var, ammâ kethudâyeri ve yeniçeri serdârı yokdur. Kal‘ası nehr-i Tuna'dan iki yüz 95a adım ba‘îdce bir düz vâsi‘ çemenzâr ve hıyâbân-ı Acem-misâl bir ağaçlık içinde şekl-i murabba‘ bir küçücük palankacıkdır. İçinde beş hânesi var. Dizdâr ve kal‘a mehteri ve kethudâsı olur, gayri âsâr-ı binâdan bir şey yokdur. Ve iki kat handakı var. Küffâr zamânı gâyet ma‘mûr imiş. Hâlâ beş aded topları ve kapusu önünde handak aşırı varoşda bir tahta minâreli ve tahta örtülü câmi‘i var. Bu varoşda yüz mikdârı bâğ u bâğçeli müselmân evleri ve yüz kadar kefere evleri cümle şindire tahta örtülü ve tahta havlılı fukarâ hâneleridir. Hammâmı ve hânı ve çârsû-yı bâzârı aslâ yokdur, ammâ bâğ u bâğçeleri gâyet çokdur. Ve bu kal‘anın karşusuna seyr [ü] temâşâ içün gemiyle geçüp ân-ı vâhidde karşu geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 94b–95a ·
metinde göster ·
Andan poyraz rûzgârı tarafına açılır toprak kapu taşrasında ikinci
varoşda bir
müselmân mahallesi ve bir mahalle mescidi ve yigirmi beş aded büyük ve vâsi‘ bo …
Andan poyraz rûzgârı tarafına açılır toprak kapu taşrasında ikinci varoşda bir müselmân mahallesi ve bir mahalle mescidi ve yigirmi beş aded büyük ve vâsi‘ bozahâne kârhâneleri var kim her birinde şeb [ü] rûz beşer altışar yüz boza Bekrîsi Tatarlar leb ber-lebdir, zîrâ pâk ü pâkîze sıfâtlı ince elekden geçmiş koyu ve lezîz ilik gibi boza işleyüp üç vukıyye bozayı bir Kırım akçesine verirler. Hattâ bir Tatar hemân at üzre beş akçelik bozayı nûş edüp esrik olup gider. Beş akçe boza on beş vukıyye eder. Hemân iki nefesde on beş vukıyye bozayı nûş edüp sarhoş olup gider. Bahs ile bir günde yüz vukıyye boza ve bir koyun yemiş Tatar bî-hisâbdır. Bozayı 118b hem içer ve bir tarafdan işer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 118a–118b ·
metinde göster ·
Hakîr bu şehirde zevk 167b u safâlar ederken bir gece taşra
varoşda bir
gırîv ü feryâd kopup "Ayâ bu ne ola?" derken bir âteş-i Nemrûd zâhir olup taşra …
Hakîr bu şehirde zevk 167b u safâlar ederken bir gece taşra varoşda bir gırîv ü feryâd kopup "Ayâ bu ne ola?" derken bir âteş-i Nemrûd zâhir olup taşradaki varoş-ı mu‘azzam âteş-i Nemrûd içinde kaldı. Meğer Kalmık Tatarı ol şeb-i muzlimde şehri basup âteş edüp hemân sâ‘at kal‘adan tâ vakt-i sehere varınca bin pâre balyemez toplar atıldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 167a–167b ·
metinde göster ·
… pâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve a‘yân-ı eşrâfı taşra varoşda olurlar. Bu
varoşda bir
câmi‘ ve bir mahalle mescidi ve [bir] tekye mescidi var.
Ve cümle beş aded mihrâbdır. Cümleden kal‘ada Yıldırım Hân câmi‘ tarz-ı kadîmdir. Dizdârı ve kal‘a neferâtları bu kal‘ada sâkinlerdir. Sipâh kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve a‘yân-ı eşrâfı taşra varoşda olurlar. Bu varoşda bir câmi‘ ve bir mahalle mescidi ve [bir] tekye mescidi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 207b ·
metinde göster ·
Freng kuyusu var, Korteni nâmıyla meşhûr bir mâ-i şarâb-ı tahûrdur. Cânib-i vak …
Ammâ cümleden bu varoşda bir Freng kuyusu var, Korteni nâmıyla meşhûr bir mâ-i şarâb-ı tahûrdur. Cânib-i vakıfdan su sığırları kuyudan dollâblar ile su çeküp varoşda ve kal‘a içinde olan çeşme-sârlara cümle sular bu Korteni kuyusundan gidüp her çeşmeye taksîm olur hayrât-ı azîmedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 249a ·
metinde göster ·
… ib-i erba‘ası kal‘a-i azîm imiş. Hâlâ burc [u] bârûları zâhir ü bâhirdir. Ve bu
varoşda bir
ulu câmi‘ vardır. Kıble kapusu üzre târîhi böyle tahrîr olunmuşdur. Târîh:
Bu şehrin cânib-i erba‘ası kal‘a-i azîm imiş. Hâlâ burc [u] bârûları zâhir ü bâhirdir. Ve bu varoşda bir ulu câmi‘ vardır. Kıble kapusu üzre târîhi böyle tahrîr olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y102a ·
metinde göster ·
hammâmdır. Biri Hazret-i Risâlet câmi‘inin kurbu mukâbelesinde yol aşırı Dâvûd …
Ve bu varoşda bir hammâmdır. Biri Hazret-i Risâlet câmi‘inin kurbu mukâbelesinde yol aşırı Dâvûd Paşa hammâmı, gâyet latîf pâk hammâmdır. Ve âb [u] hevâsı hûb ve huddâmları mahbûb hammâm-ı musanna‘dır. Ve (---)(---) ammâ her bâr küşâde değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y294a ·
metinde göster ·
… r. Ve minâre dahi yokdur. Ve cum‘a günleri niçe ecnâs-ı haşerât cem‘ olup taşra
varoşda bir
meydân-ı azîm vardır, anda bâzâr olup herkes metâ‘ın bey‘ [ü] şirâ eder. Ve câ- …
Ve bâğ u bâğçe yokdur. Maymun çokdur ve meyve yokdur. Besâtînlerinde kavunu ve karpuzu çokdur. Ve minâre dahi yokdur. Ve cum‘a günleri niçe ecnâs-ı haşerât cem‘ olup taşra varoşda bir meydân-ı azîm vardır, anda bâzâr olup herkes metâ‘ın bey‘ [ü] şirâ eder. Ve câ-be-câ hûrmâ ağacları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405a ·
metinde göster ·