… pusundan taşra varoş-ı azîme Eskişehir derler. Hân ve câmi‘ ve çârsû-yı bâzârlı
varoşdur
. Ve cisr başında hân bâğı vardır ve cisr başında câmi‘ ve hân ve hammâmlı ve çâ …
Evvelâ cânib-i cenûba bâb-ı Tebrîz ve cânib-i şimâle Meydân kapusu ve Yayla kapusu derler, Çevgân Meydânı bu taraftadır ve garb tarafına Cisr kapusu, Acemle derveze-i pul derler, ya‘nî köprü kapusu demekdir. (---)(---)(---)(---) Cümle yedi yüz pâre Osmânlıdan kalmış sâğîr ve kebîr top-ı kûbleri var. Sâ’ir âlât [u] cebehânelerine hadd [u] hasîr yokdur. Zîrâ İrân-zemîn-i Azerbaycân'ın intihâ-yı serhaddidir kim güc ile sürhserân destine girmişdir. Cümle üç bin kal‘a neferâtı ve üç bin hân askeri ve yedi bin eyâleti askeri vardır. Birkaç kerre hânlar hânlığı olmuşdur. Kadı ve molla ve şeyh-i şerîfi ve kelenteri ve darûgası ve münşîsi ve yasavul ağası ve korucubaşısı ve eşik ağası ve dizçöken ağası ve yedi aded mihmândârları ve şâhbenderleri vardır. Cümle serhadd-i İrân-zemînin güzîdesidir. Derûn-ı şehr içre cümle iki bin altmış hâk-ı pâk ile mestûr hâne-i zîbâlardır. Cümleden Hân sarâyı ma‘mûr [u] âbâdandır kim Emîr Gûne Hân ziyâdesiyle imâr etmişdir. Bu sarây kurbunda şâh darbhânesidir kim Abbâsî ve bisitî kesilir kim hân sarâyının solundadır. Ve Yayla kapusundan taşra varoş-ı azîme Eskişehir derler. Hân ve câmi‘ ve çârsû-yı bâzârlı varoşdur. Ve cisr başında hân bâğı vardır ve cisr başında câmi‘ ve hân ve hammâmlı ve çârsû-yı bâzârlı şehri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 309b ·
metinde göster ·
… si ve a‘lâ latîf şâhî topları vardır. Bu kal‘anın kıblesi tarafında şehr-i azîm
varoşdur
. Ve kal‘a kapusu önünde yol aşırı bir mescidi var, üç vakit namâz edâ olunur ve …
Eşkâl-i kal‘a-i Gazze: Kadîm-i evvelde binâ olunan kal‘asının Buhtunnasr harâb etmeğile sene (---) târîhinde kal‘asının bânîsi (---) Leb-i deryâdan cânib-i şarka bir sâ‘at ba‘îd kumistân içre şekl-i murabba‘ bir küçücük taş bina bir kal‘a-i ra‘nâdır. Dîvârının kaddi yigirmi zirâ‘-i bennâdır. Ve cümle (---) burcdur. Ve cümle (---) bedendir. Ve cânib-i kıbleye mekşûf bir demir kapusu var ammâ etrâfında handak (---) ve dâ’iren mâdar cirmi (---) adımdır. Bu kal‘anın dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları dâ’ima mevcûd olup nigehbânlık ederler. Zîrâ gâyet muhâtara Urbân serhaddi olmağıla düşmanı çokdur. Ve derûn-ı kal‘ada cümle Gazze a‘yânının ve sâ’ir kurâ halkının zî-kıymet eşyâları bu kal‘ada mahfûzdur. Derûn-ı kal‘ada cümle hâk-i pâk ile mestûr bâğsız ve bâğçesiz müfîd ü muhtasar neferât hâneleri vardır. Bir câmi‘i ve buğday anbarları ve 48a cebehâne mahzenleri ve müstevfâ cebehânesi ve a‘lâ latîf şâhî topları vardır. Bu kal‘anın kıblesi tarafında şehr-i azîm varoşdur. Ve kal‘a kapusu önünde yol aşırı bir mescidi var, üç vakit namâz edâ olunur ve cemâ‘at-i kesîreli mesciddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 47b–48a ·
metinde göster ·
kim cümle bâğ u bâğçeli hânelerdir. Ammâ çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdu …
Der-vasf-ı Rabât-ı Zîr: Etrâfı kal‘asız bir varoşdur kim cümle bâğ u bâğçeli hânelerdir. Ammâ çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdur, ammâ bir câmi‘i var. Andan bu kerre cânib-i cenûba gitmek 289b iktizâ edince Isfahân-ı nısf-ı cihânda şâh-ı İrân-zemîne gitmeğe me’mûr olan Sarı Alî Ağa iki yüz aded atlılarıyla bizden ayrılup anlar cânib-i Isfahân'a bizler taraf-ı Âzerbaycân'a müteveccih olup taraf-ı cenûba 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 289a–289b ·
metinde göster ·
… ağı palankası etrâfı sarp taşlık yerde etrâfı sarp handaklı ve yedi kapulu sarp
varoşdur
. Ve bâğçelerinin hadd [ü] hasrı olmayup elması ve kirazı ve emrûdu ve eriği fir …
Evsâf-ı kal‘a-i Zingü: Lisân-ı Leh ile (---)(---) demekdir. Bânîsi Krakov Kral'ınındır. Nehr-i (---) kenârında iç kal‘ası evc-i âsumâna berâber bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes metîn ve müstahkem taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır. Cebehânesi ve mükellef topları ve üç bin askeri vardır, ammâ Kamaniçse hükmündedir, ammâ aşağı varoşı gâyet büyükdür. Cümle üç bin tahta ve saz örtülü ma‘mûr evlerdir ve deyr-i kebîrleri gâyet çokdur. Ve çârsû-yı bâzârı ve aşağı palankası etrâfı sarp taşlık yerde etrâfı sarp handaklı ve yedi kapulu sarp varoşdur. Ve bâğçelerinin hadd [ü] hasrı olmayup elması ve kirazı ve emrûdu ve eriği firâvân olduğundan bu şehir halkı cümle meyvelerin arabalar ile Kamaniçse'ye götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40a ·
metinde göster ·
… etdir, ammâ taşra varoşu sekiz yüz aded kiremitli ve tahta ve saz örtülü ma‘mûr
varoşdur
. Bir câmi‘i ve altı aded mescidi ve bir azîm kârbânsarây hânı ve bir küçücük ha …
Mütevellîsi salb [u] siyâset sâhibi hâkimdir kim yüz elli âdem ile iner ve biner, maktû‘ü'l-kalem ve mefrûzü'l-kadem hükûmetdir, ammâ taşra varoşu sekiz yüz aded kiremitli ve tahta ve saz örtülü ma‘mûr varoşdur. Bir câmi‘i ve altı aded mescidi ve bir azîm kârbânsarây hânı ve bir küçücük hammâmı ve âyende vü revendeye ni‘meti mebzûl imâreti var. Her gece hânın her ocak başına birer bakır sini ta‘âmı ve âdem başına birer nânı ve at başına birer tobra at yemi cânib-i vakfdan cemî‘i kefere ve müslimîne ni‘meti mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173b ·
metinde göster ·
… aroşu kal‘anın mağrib cânibine nâzır cümle evleri biri biri üzre gâyet müzeyyen
varoşdur
kim cemî‘i sarâylarının sütûhları elvân kiremitler ile mestûr ve cümle kenîsele …
Ve aşağıda varoşu kal‘anın mağrib cânibine nâzır cümle evleri biri biri üzre gâyet müzeyyen varoşdur kim cemî‘i sarâylarının sütûhları elvân kiremitler ile mestûr ve cümle kenîseleri rusâs ile ve kalaylı teneke ile ma‘mûr düyûrların haçları zeheb-i hâlis ile mutallâ olduğundan âdemin çeşm-i nergisleri hîrelenir. Ve bâğ u bâğçesinin hadd [ü] nihâyeti yokdur ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 12b ·
metinde göster ·
kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adım ihâta eder. Metîn kulle [ve] tabyalar ile …
Çâr-kûşe bir yalın kat dolma palanka dîvârlı azîm varoşdur kim dâ’iren-mâdâr cirmi dörd bin adım ihâta eder. Metîn kulle [ve] tabyalar ile ârâste ve gâyet sarp handak-ı amîk ile pîrâste olmuş iki aded kapusu ve ikişer kat tahta kanatlı kavî kapulardır. Her kapu üzre tahta tabyalı ve âmâde toplu kulleleri var kim bu kapuların birinden girilüp birinden çıkılır, ortası şâhrâh bir varoş-ı menzilgâh palankadır. Cümle iki yüz aded tahta sutûhlu tahtânî evleri ve bâğçeleri ve âb-ı hayât kuyuları [ve] bir câmi‘i var, mâ-tekaddem bu da bir deyr-i musanna‘ imiş, hâlâ bir câmi‘-i müreffa‘dır. Ve bir mescidi ve bir hânı ve elli aded dükkânı ve hân cenbinde bir sebîlhâne-i {erbâb-ı} atşânı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… retlerden mâ‘adâ bu varoşun niçe arz-ı hâliye yerleri var. Hattâ ol kadar vâsi‘
varoşdur
kim cümle mezâristânı bu kal‘a içredir. Ve bu kal‘ada yılda bir kerre beş on bi …
Bu imâretlerden mâ‘adâ bu varoşun niçe arz-ı hâliye yerleri var. Hattâ ol kadar vâsi‘ varoşdur kim cümle mezâristânı bu kal‘a içredir. Ve bu kal‘ada yılda bir kerre beş on bin âdem cem‘ olup panayur-ı azîm, ya‘nî bâzâr durup bu kal‘a içre iki üç yüz kadar külbe-i ahzândan dükkânlar yaparlar. Tâ bu mertebe vâsi‘ varoşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… içre iki üç yüz kadar külbe-i ahzândan dükkânlar yaparlar. Tâ bu mertebe vâsi‘
varoşdur
.
Bu imâretlerden mâ‘adâ bu varoşun niçe arz-ı hâliye yerleri var. Hattâ ol kadar vâsi‘ varoşdur kim cümle mezâristânı bu kal‘a içredir. Ve bu kal‘ada yılda bir kerre beş on bin âdem cem‘ olup panayur-ı azîm, ya‘nî bâzâr durup bu kal‘a içre iki üç yüz kadar külbe-i ahzândan dükkânlar yaparlar. Tâ bu mertebe vâsi‘ varoşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 71b ·
metinde göster ·
… ve Gerz İlyâs dağı kayaları deresinde bir vâsi‘ öz içre kâmil bin hâneli ma‘mûr
varoşdur
kim 84a cümle şindire tahtası örtülü ikişer kat kârgîr binâ evlerdir, ammâ yu …
Sitâyiş-i varoş-ı ma‘mûr Tabahâne-i müzeyyen: Nehr-i Tuna kenârında Budin kal‘ası kayaları ve Gerz İlyâs dağı kayaları deresinde bir vâsi‘ öz içre kâmil bin hâneli ma‘mûr varoşdur kim 84a cümle şindire tahtası örtülü ikişer kat kârgîr binâ evlerdir, ammâ yukaru hisâr evleri gibi dörder ve beşer kat evler değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b–84a ·
metinde göster ·
… u kal‘aya muttasıl bir kat Macar re‘âyâsı varoşu var, ammâ bu yalın kat palanka
varoşdur
. Dolma rıhtım tabya-i metîn varoş değildir, lâkin yine her tarafında dirsekleri …
Ve bu varoşdan taşra yine bu kal‘aya muttasıl bir kat Macar re‘âyâsı varoşu var, ammâ bu yalın kat palanka varoşdur. Dolma rıhtım tabya-i metîn varoş değildir, lâkin yine her tarafında dirsekleri ve mazgal delikleri ile âmâde iki ağaç kapulu ve dâ[’iren]-mâdâr handaklı ve handakı içi Tuna sulu Macar varoşudur. Birkaç müselmân hâneleri de vardır. Mâ‘adâ keferelerin dâr-ı menhûsları ve üç aded kenîseleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 136b ·
metinde göster ·
Eşkâl-i varoş-ı Valpova: Kal‘adan handak aşırı cânib-i kıbleye meyyâl bir küçük
varoşdur
, ammâ ma‘mûrdur. Cümle üç mahalle ve cümle iki yüz aded şindire tahta örtülü ev …
Eşkâl-i varoş-ı Valpova: Kal‘adan handak aşırı cânib-i kıbleye meyyâl bir küçük varoşdur, ammâ ma‘mûrdur. Cümle üç mahalle ve cümle iki yüz aded şindire tahta örtülü evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171a ·
metinde göster ·
… öl içinde başka bir cezîre-i vâsi‘de başka bir palanka-i hisâr-ı üstüvâr-ı azîm
varoşdur
kim hemân kal‘asının eşkâli gûyâ bir kurulmuş yay gibidir, ammâ Kanije'den tara …
Bu Topraklık varoşu dahi mezkûr göl içinde başka bir cezîre-i vâsi‘de başka bir palanka-i hisâr-ı üstüvâr-ı azîm varoşdur kim hemân kal‘asının eşkâli gûyâ bir kurulmuş yay gibidir, ammâ Kanije'den tarafa meselâ yay çilesi olacak yerinde kal‘a dîvârı yokdur. Hemân Kanije'ye nâzır göl kenârında evlerdir. Anıniçün bu tarafda kal‘a dîvârı yokdur kim Allâhümme âfinâ kâfir geldikde her zamân bu Topraklık kal‘asın almağa çalışır. Eğer ol tarafda kal‘a dîvârı olsa ol yay çilesi ta‘bîr etdiğimiz mahallin dîvârı ardlarına kâfir siperlenüp "Kanije kal‘asını döğe döğe berbâd etmesin deyü(p)" bu Topraklık kal‘asının Kanije'ye karşu anıniçün hisâr dîvârı yokdur. Ve her kaçan küffâr gelse yedi kral ibtidâ Kanije'ye bu mahalden pek sarılır, Hudâ hıfz eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181b ·
metinde göster ·
… a bir batak içinde cümle (---) mahalle ve cümle (---) aded şindire tahta örtülü
varoşdur
, ammâ kârgîr binâ hânedânları nâdirdir. Bu dahi dâ’iren-mâdâr palanka dîvârdır, …
Ammâ varoşu nehr-i Şarviz batağı kenârında yine ağaç palanka-i azîm ve metîn ve kavî hisâr-ı üstüvârdır. Nehr-i Şarviz mezkûr Balatin gölünün ayağıdır. Bu kal‘a-i Şemetorna altından geçüp Segsar kal‘ası önünde Yeni Palanka nâm cisrinin altından ubûr edüp hemân ol mahalde nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Anıniçün Şemetorna bir batak içinde cümle (---) mahalle ve cümle (---) aded şindire tahta örtülü varoşdur, ammâ kârgîr binâ hânedânları nâdirdir. Bu dahi dâ’iren-mâdâr palanka dîvârdır, ammâ tabyaları ve dirsekleri ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 12a ·
metinde göster ·
… zîmdir kim bu dahi cumbul batak fecc-i amîk içinde ma‘mûr u âbâdân bir müzeyyen
varoşdur
, ammâ yalın kat şarampav dîvârlı etrâfı kazıklar ile mebnî serâpâ çit palanka h …
Der-hakk-ı varoş-ı kebîr-i Surut: Ustolni-Belgrad'ın cânib-i cenûbunda Polata tarafında Began kal‘asına gidecek cisr üzre bir varoş-ı azîmdir kim bu dahi cumbul batak fecc-i amîk içinde ma‘mûr u âbâdân bir müzeyyen varoşdur, ammâ yalın kat şarampav dîvârlı etrâfı kazıklar ile mebnî serâpâ çit palanka hisârdır, dolma dîvâr değildir, zîrâ dolma dîvâr bataklık içinde durmaz, amîk göldür ve cânib-i etrâfında yine şarampav mazgallı dirsek köşebendleri ve şâhî topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15b ·
metinde göster ·
Bir ma‘mûr Macar keferesi varoşudur. Cümle Hatvan re‘âyâsı bu varoşa doldular ve kal‘aya martolos kul oldular. Cümle beş yüz aded mükellef ve ma‘mû[r] tahtalar ile mestûr ve dahi ziyâde ma‘mûr olmada bir varoşdur, zîrâ Hatvan'a varınca gâyet mahsûllü vâsi‘atü'l-aktâr sahrâlardır. Bu kal‘a-i Buyak kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i Hatvan mâbeynlerine düşmüşdür. Hakkâ ki henüz eyi kal‘a-i metîn ve bâlâ feth olmuşdur, zîrâ bu kal‘a Hatvan ovası ortasında bir yumurta gibi bir yumru ve sivri kaya üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
… udanı hakîre ziyâfet edüp aşağı kal‘ayı temâşâ eder şeklinde olduk, hayli büyük
varoşdur
. Birkaç kenîseleri ve çârsû-yı bâzârları ve iki bin mikdârı tahta örtülü evleri …
Aslâ havâlesi yokdur ve içinde bir mu‘azzam kilisesi var, eflâke ser çekmiş bir çanlığı var, gâyet musanna‘ nümâyân idi, ammâ bizi iç kal‘aya komayup aşağı kal‘a kurbunda kapudanı hakîre ziyâfet edüp aşağı kal‘ayı temâşâ eder şeklinde olduk, hayli büyük varoşdur. Birkaç kenîseleri ve çârsû-yı bâzârları ve iki bin mikdârı tahta örtülü evleri ve üç aded varoş kapuları ve etrâfı şarampav handaklı metîn varoşdur, ammâ Bakvan dağlarına doğru bâğları bî-hadd [ü] bî-pâyândır. Lâkin katanası gâyet eşkıyâ dilâver küffârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
Aslâ havâlesi yokdur ve içinde bir mu‘azzam kilisesi var, eflâke ser çekmiş bir çanlığı var, gâyet musanna‘ nümâyân idi, ammâ bizi iç kal‘aya komayup aşağı kal‘a kurbunda kapudanı hakîre ziyâfet edüp aşağı kal‘ayı temâşâ eder şeklinde olduk, hayli büyük varoşdur. Birkaç kenîseleri ve çârsû-yı bâzârları ve iki bin mikdârı tahta örtülü evleri ve üç aded varoş kapuları ve etrâfı şarampav handaklı metîn varoşdur, ammâ Bakvan dağlarına doğru bâğları bî-hadd [ü] bî-pâyândır. Lâkin katanası gâyet eşkıyâ dilâver küffârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43b ·
metinde göster ·
… ve çârsû-yı bâzârı müzeyyen bâğ u bâğçesi ma‘mûr ve keferesi mesrûr bir âbâdân
varoşdur
. Ve bu mahalde nehr-i Rabçe Senmartin ve Rabçe dağlarından gelüp Yanık handakı …
Beç kal‘ası içinde İstifani manastırının vakfı sâfî Macar varoşudur kim üç bin hâneli ve yedi manastırlı ve çârsû-yı bâzârı müzeyyen bâğ u bâğçesi ma‘mûr ve keferesi mesrûr bir âbâdân varoşdur. Ve bu mahalde nehr-i Rabçe Senmartin ve Rabçe dağlarından gelüp Yanık handakı içinde nehr-i Raba ile bir olup nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu Kastel varoşundan kalkup ma‘mûr kurâlar içre âbâdân mezra‘aları 2 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49a ·
metinde göster ·
… li ve tokuz aded kal‘a-misâl manastırlı ve çârsû-yı bâzârlı âb [u] hevâsı latîf
varoşdur
. Andan bir sâ‘at gidüp,
Nemse çâsârı karısı olan May Firav nâm avretinin hâssıdır, ammâ bir vâsi‘ mahsûldâr yerde bâğ-ı Merâm'dan nişân verir şehr-i mu‘azzamdır kim iki varoş yan yanadır. Mâbeynlerinden nehr-i Rabçe'yi geçüp dağ tarafındaki varoş çâsârın başkomsarının hâssıdır. Bu iki varoş cümle yedi bin aded tahta örtülü bâğ u bâğçeli ve tokuz aded kal‘a-misâl manastırlı ve çârsû-yı bâzârlı âb [u] hevâsı latîf varoşdur. Andan bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49a ·
metinde göster ·
… altı varoş idi, birini henüz yıkup beş kaldı. Bizim oturduğumuz varoş ile altı
varoşdur
. Lâkin Beç kal‘asının cânib-i şarkîsinde Beç suyu aşırı Tabahâne varoşu cümle d …
Bu varoşdan mâ‘adâ Beç kal‘asının etrâfında beş aded varoş-ı azîmi dahi var, altı varoş idi, birini henüz yıkup beş kaldı. Bizim oturduğumuz varoş ile altı varoşdur. Lâkin Beç kal‘asının cânib-i şarkîsinde Beç suyu aşırı Tabahâne varoşu cümle debbâğlar ve güdericiler ve kirişçiler ve boyacılar ve koyun ve sığır ve hınzîr kassâbları cümle bu varoşda sâkin olup şehirde aslâ zî-rûh kısmı boğazlanmayup kan dökülmez pâk şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 57a ·
metinde göster ·
… e birkaç dükkânlı ve bî-hisâb bâğ u bâğçeli ve Macar mahbûblu ma‘mûr u müzeyyen
varoşdur
kim Göle kal‘ası kulunun aklâmıdır.
Sitâyiş-i varoş-ı Salanta: Cümle iki bin hâneli Eflakân ve Macar re‘âyâlı ve iki birov kâfiri hâkimli ve üç kiliseli ve birkaç dükkânlı ve bî-hisâb bâğ u bâğçeli ve Macar mahbûblu ma‘mûr u müzeyyen varoşdur kim Göle kal‘ası kulunun aklâmıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 85a ·
metinde göster ·
. Bunun dahi etrâf-ı erba‘ası handak-ı azîmdir. Ve gird-â-gird cirmi kâmil iki b …
Der-manzara-i varoş-ı Şark Karatayakı: Bu varoş kal‘anın şarkîsi tarafında olmak ile Şark Karatayağı, ya‘nî Şark Varoşu derler. Freng hisârının handakından alarka varoşdur. Bunun dahi etrâf-ı erba‘ası handak-ı azîmdir. Ve gird-â-gird cirmi kâmil iki bin hatvedir. Ve cümle beş yüz aded kamış ve saz evlerdir kim üzerleri yine toprak örtülüdür. Bunda dahi cümle Noğay tâ’ifeleri sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185b ·
metinde göster ·
… kenârından tâ kal‘aya varınca bir mürtefî‘ zemînde biri biri üzre kat-ender-kat
varoşdur
kim cümle altı yüz aded kârgîr binâ-yı 272b âlîler olup serâpâ kırmızı kiremi …
Mezkûr Koron limanı kenârından tâ kal‘aya varınca bir mürtefî‘ zemînde biri biri üzre kat-ender-kat varoşdur kim cümle altı yüz aded kârgîr binâ-yı 272b âlîler olup serâpâ kırmızı kiremitler ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrları bâğ u hadîka-i cinînli hâne-i ra‘nâların cümle pençereleri (...) yıldız cânibine nâzırlardır kim ol tarafı limandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 272a–272b ·
metinde göster ·
… dîvârlı ve serâpâ kiremit örtülü bâğlı ve ravzalı ve müşebbek bostânlı müzeyyen
varoşdur
. Ve şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuş bir uzun kaldırımsız sokak içre cümle iki …
Der-vasf-ı binâ-yı taşra varoş: Bu rabât-ı müzeyyene kal‘anın cânib-i garbîsinde cümle sekiz yüz aded tahtânî ve fevkânî kerpiç ve taş dîvârlı ve serâpâ kiremit örtülü bâğlı ve ravzalı ve müşebbek bostânlı müzeyyen varoşdur. Ve şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuş bir uzun kaldırımsız sokak içre cümle iki yüz aded dükkânçelerdir. Cümle metâ‘-ı akmişe vâlây-ı kâlây kâmhây dârâyî nâm metâ‘lar firâvândır. Ammâ hânları ve hammâmları çokdur. Ancak aşağı mahkeme önünde bir kiremit örtülü bir kârgîr minâreli kâr-ı kadîm bir küçük câmi‘-i mahbûbu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 273a ·
metinde göster ·
… ince dil gibi bir kumsal yerde iki yüz elli adım tavîl bir burunda vâki‘ olmuş
varoşdur
kim cümle dörd aded çeşmeleri ve yedi aded kenîsecikleri ve yedi aded Rûm porto …
Bu varoş hemân bir ince dil gibi bir kumsal yerde iki yüz elli adım tavîl bir burunda vâki‘ olmuş varoşdur kim cümle dörd aded çeşmeleri ve yedi aded kenîsecikleri ve yedi aded Rûm portoyorozları ya‘nî şehir kethudâları vardır. Ammâ meyhâneleri gâyet çokdur kim cümle kal‘a levendâtları şeb u rûz davul ve zurna ile meyhânelerde ayş u işretler edüp bir sâz [u] söz ve hây hûy hengâmedir kim gûyâ Cezâyir vilâyetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343b ·
metinde göster ·
. Biri cereyân eden nehrin kal‘a tarafında vîrân kal‘a dibine dek varmışdır. Cüm …
Ammâ bu şehir iki aded varoşdur. Biri cereyân eden nehrin kal‘a tarafında vîrân kal‘a dibine dek varmışdır. Cümle üç yüz aded bâğlı ve cinînli ve serâpâ kiremit örtülü vâsi‘ havlılı serâpâ kefereler sâkin olur, aslâ müselmân yok bir büyük kasaba-i ra‘nâdır. Cümle yüz mikdârı dükkânları var, her gûne esnâf bulunur. Ve ba‘zı berber ve na‘lbend ve derzî gibi müslim ehl-i hırefler vardır, ammâ bu varoşda sâkin olmayup kuyunun karşu tarafında olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 377b ·
metinde göster ·
… ra varoşu kayalar mâbeyninde elli dâne kiremitli ve bir câmi‘li ve bir hammâmlı
varoşdur
. Ve iskele başında bir kârgîr binâ hânı var ve kapusu üzre çâr-kûşe bir beyâz m …
Ve taşra varoşu kayalar mâbeyninde elli dâne kiremitli ve bir câmi‘li ve bir hammâmlı varoşdur. Ve iskele başında bir kârgîr binâ hânı var ve kapusu üzre çâr-kûşe bir beyâz mermer üzre târîhi böyle tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y111a ·
metinde göster ·
… k yokdur. Cümlesi kal‘anın garb cânibinde altı bin adım ba‘îd leb-i deryâda bir
varoşdur
. Cümle esnâf-ı tabbâğân tarîk-i Âh-i Evran anda sâkinlerdir ve Eski Rodos yolud …
Ve bu şehir içre aslâ tabak yokdur. Cümlesi kal‘anın garb cânibinde altı bin adım ba‘îd leb-i deryâda bir varoşdur. Cümle esnâf-ı tabbâğân tarîk-i Âh-i Evran anda sâkinlerdir ve Eski Rodos yoludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y121b ·
metinde göster ·
… efşe ve erguvân ve limon ve turunc rummân fâkihe eşcârı ile müzeyyen bir ma‘mûr
varoşdur
. Cümle yüz hânedir. P 68b Ve bir câmi‘i ve bir mescidi vardır.
Ve bu nehrin kal‘a altından Y 147b nehir aşırı (---)(---)(---)(---) bir vâsi‘ varoşu var kim bir bostân Q 68b gül [ü] gülistân sünbül [ü] benefşe ve erguvân ve limon ve turunc rummân fâkihe eşcârı ile müzeyyen bir ma‘mûr varoşdur. Cümle yüz hânedir. P 68b Ve bir câmi‘i ve bir mescidi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y147a–Y147b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘anın cenûbî tarafında leb-i deryâya dek bir
varoşdur
. Cümle üç yüz kârgîr ve metîn binâ evlerdir. Aslâ ağaç binâ yokdur, üzerleri se …
Ve bu kal‘anın cenûbî tarafında leb-i deryâya dek bir varoşdur. Cümle üç yüz kârgîr ve metîn binâ evlerdir. Aslâ ağaç binâ yokdur, üzerleri serâpâ kireç sıvalı evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y179b ·
metinde göster ·
… rleri münhedim olup yine ta‘mîr olarak hırka-i peşmîneye dönmüş. Ammâ yine azîm
varoşdur
. Ve garb tarafı hâlâ metîndir.
Ve bu liman kal‘alarından mâ‘adâ şehr-i azîm-i Beyrût varoşu bir kal‘a-i azîmdir. Bir düz yerde vâki‘ olmuş. Kadîm a‘sârda gâyet metîn imiş, lâkin mürûr-ı eyyâm ile niçe kerre muhâsara göre göre ba‘zı yerleri münhedim olup yine ta‘mîr olarak hırka-i peşmîneye dönmüş. Ammâ yine azîm varoşdur. Ve garb tarafı hâlâ metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y190b ·
metinde göster ·
… . Y 320b Burc-ı Ahzar derler. Bundan öte karayel cânibine kal‘a yokdur, cümle
varoşdur
. Kadırga limanıdır ve kalyon limanıdır, bu iki limanın ortasına varoş-ı İskende …
Andan yine leb-i deryâ ile kumsal üzre karayel cânibine beş yüz adım gidüp leb-i deryâ tarafı tamâm olup Sa‘d Vakkâs burnuna gelir. Bu dahi kal‘anın bir köşesidir. Y 320b Burc-ı Ahzar derler. Bundan öte karayel cânibine kal‘a yokdur, cümle varoşdur. Kadırga limanıdır ve kalyon limanıdır, bu iki limanın ortasına varoş-ı İskenderiyye vâki‘ olmuşdur. Günden güne ma‘mûr âbâdân olmadadır. Ammâ kal‘a-i kadîm içi harâb olup ahâlîsi taşra varoşda binâ-yı cedîd sarây-ı âlîler ve sûk-ı sultânîler binâ etmededirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y320a–Y320b ·
metinde göster ·
Ve bu varoşun Kadırga limanı kenârı cânibi kâmil bin yedi yüz adım
varoşdur
. Ve Tershâne dibinden Galyon limanı önüne varınca iki bin adım varoşdur. Bu his …
Ve bu varoşun Kadırga limanı kenârı cânibi kâmil bin yedi yüz adım varoşdur. Ve Tershâne dibinden Galyon limanı önüne varınca iki bin adım varoşdur. Bu hisâb üzre bu varoş üç bin yedi yüz adımdır. Ve bu varoşda leb-i deryâda gümrük ve mahzenler ve Mendilzâde Mustafâ Ağa hânı ve Sinân Paşa hânı ve Mustafâ Paşa hânı ve Hüseyin Paşa hânı ve Vîs Paşa hânı ve Hâce Mehemmed hânı vardır, gâyet ma‘mûr u metîn hânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y324a ·
metinde göster ·
… üz adım varoşdur. Ve Tershâne dibinden Galyon limanı önüne varınca iki bin adım
varoşdur
. Bu hisâb üzre bu varoş üç bin yedi yüz adımdır. Ve bu varoşda leb-i deryâda gü …
Ve bu varoşun Kadırga limanı kenârı cânibi kâmil bin yedi yüz adım varoşdur. Ve Tershâne dibinden Galyon limanı önüne varınca iki bin adım varoşdur. Bu hisâb üzre bu varoş üç bin yedi yüz adımdır. Ve bu varoşda leb-i deryâda gümrük ve mahzenler ve Mendilzâde Mustafâ Ağa hânı ve Sinân Paşa hânı ve Mustafâ Paşa hânı ve Hüseyin Paşa hânı ve Vîs Paşa hânı ve Hâce Mehemmed hânı vardır, gâyet ma‘mûr u metîn hânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y324a ·
metinde göster ·
… ı şâhrâhları kumsal arz-ı şûre olmağın kaldırımı yokdur. Hâlâ ma‘mûr olmada bir
varoşdur
, ammâ bâğsız ve bâğçesiz ve susuz ve hammâmsız bir varoşdur, suyu deve ve katır …
Ve bu varoş içre cümle yedi yüz dükkândır ve üç yüz mahzenlerdir. Zîrâ derbend iskele olmağile cemî‘i diyârın gemileri geldikde tüccârlar metâ‘ların mahzenlere korlar. Anıniçün mahâzinler gâyet çokdur. Ve on iki mükellef kahvehânesi var kim herbiri beşer yüz âdem alır, hânende ve sâzendegân mutrıbân şeb [ü] rûz fasl-ı Hüseyin Baykara ederler. Ve ekseriyyâ sûk-ı sultânîsi serâpâ taş kaldırım döşelidir, gayrı şâhrâhları kumsal arz-ı şûre olmağın kaldırımı yokdur. Hâlâ ma‘mûr olmada bir varoşdur, ammâ bâğsız ve bâğçesiz ve susuz ve hammâmsız bir varoşdur, suyu deve ve katırlar ile kal‘adaki sarnıclardan gelmeğe muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y324b ·
metinde göster ·
… â ma‘mûr olmada bir varoşdur, ammâ bâğsız ve bâğçesiz ve susuz ve hammâmsız bir
varoşdur
, suyu deve ve katırlar ile kal‘adaki sarnıclardan gelmeğe muhtâcdır.
Ve bu varoş içre cümle yedi yüz dükkândır ve üç yüz mahzenlerdir. Zîrâ derbend iskele olmağile cemî‘i diyârın gemileri geldikde tüccârlar metâ‘ların mahzenlere korlar. Anıniçün mahâzinler gâyet çokdur. Ve on iki mükellef kahvehânesi var kim herbiri beşer yüz âdem alır, hânende ve sâzendegân mutrıbân şeb [ü] rûz fasl-ı Hüseyin Baykara ederler. Ve ekseriyyâ sûk-ı sultânîsi serâpâ taş kaldırım döşelidir, gayrı şâhrâhları kumsal arz-ı şûre olmağın kaldırımı yokdur. Hâlâ ma‘mûr olmada bir varoşdur, ammâ bâğsız ve bâğçesiz ve susuz ve hammâmsız bir varoşdur, suyu deve ve katırlar ile kal‘adaki sarnıclardan gelmeğe muhtâcdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y324b ·
metinde göster ·