… mezkûr Belgrad dibinde nehr-i Sava'ya mahlût olur. şehr-i Belgrad'ın kal‘ası ve
varoşu bu
nehreyn-i azîmeynin burnunda bir püşte-i âlî üzre vâki‘ olmuş kal‘a-i zîbâdır.
Eyle bir arz-ı âlîye vâki‘ olmuş kim nehr-i Tuna ile nehr-i Sava bir yere cem‘ olduğu mahalde bir kayalı burun ucunda vâki‘dir. Nehr-i Sava cânib-i cenûbunda tâ Bosna ve {Hırvadistân ve Islovin} serhadlerinde Kırka sancağı ve Bihke sancağı ve Korpa sancağı ve Kosdaniçse ve Odvina ve Lika ve Çerniçse kal‘aları ve kâfirin Galya ve Dodoşka dağlarından ve Zirinoğlu ve Beganoğlu ve Nadajoğlu kefereleri vilâyetlerinin dağlarından nehr-i Sava cem‘ olup kal‘a-i Raça önünde {nehr-i Drin'e karışır, ammâ nehr-i Drin} yine Bosna serhadlerinde {Hersek sancağı dağlarında Çemerne dağından ve Zagor'dan ve Oluk dağlarından cem‘ olup şehr-i Foça içinde nehr-i Tihotine ile bir olup andan kasaba-i Ustikolona'ya ve Bosna Vişegrad'ı ve kasaba-i Sirebreniçse ve kasaba-i Valiva'ya ve niçe kurâ vü kasabâtlara uğrayup andan} kal‘a-i İzvornik önünden ve şehr-i Beline önünden cereyân eden nehr-i Drin bu nehr-i Sava'ya mahlût olup deryâ olarak kal‘a-i Böğürdelen'den ubûr edüp Belgrad'ın aşağı kal‘ası burnunda Sultân Süleymân kullesin döğerek nehr-i azîm Tuna'ya karışup mecma‘ü'l-bahreyn olup ikisi deryâ olur. Ve nehr-i Tuna dahi kal‘a-i Belgrad'ın cânib-i garbından cereyân edüp ibtidâ tulû‘ı Alman diyârında Alman dağlarından çıkup niçe kılâ‘lardan sonra pây-ı taht Ungurus-ı menhûs olan kal‘a-i Peç'e andan kal‘a-i Pojon ve Yanık ve Komran ve bizim Üstürgon Vişegrad ve Vaç ve Peşte ve Budin ve Ösek ve Varadin ve Islankamin ve Zümon nâmân kal‘aları önünden güzer edüp nehr-i Tuna mezkûr Belgrad dibinde nehr-i Sava'ya mahlût olur. şehr-i Belgrad'ın kal‘ası ve varoşu bu nehreyn-i azîmeynin burnunda bir püşte-i âlî üzre vâki‘ olmuş kal‘a-i zîbâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112a ·
metinde göster ·
… guzât derûn-ı kal‘aya girüp bey‘ u şirâlar olunup teferrüc olundu. Bu kal‘anın
varoşu bu
kadar, ammâ bâğ u bâğçesi çokdur. Bunda dahi mâl-ı pâdişâhî içün krala yetmiş k …
Ve cümle guzât derûn-ı kal‘aya girüp bey‘ u şirâlar olunup teferrüc olundu. Bu kal‘anın varoşu bu kadar, ammâ bâğ u bâğçesi çokdur. Bunda dahi mâl-ı pâdişâhî içün krala yetmiş kîse mâl gelüp günden güne kral yanında kefere askeri çoğalup ordu-yı İslâm içinden alarkaya konulmak fermân olundu. Andan 6 sâ‘at gidüp yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 17a ·
metinde göster ·
kal‘anın dibinde nehr-i Neretva kenârında sâfî bâğ u bâğçeli ve gül [ü] gülistâ …
Aşağı varoşu bu kal‘anın dibinde nehr-i Neretva kenârında sâfî bâğ u bâğçeli ve gül [ü] gülistânlı ve müşebbek bostânlı bir küçük şîrîn kasabacıkdır. Ancak bir mahalle ve cümle nehr-i Neretva kenârında yüz elli aded kârgîr binâ kayağan örtülü metîn evleri vardır. Ve ba‘zı hânedânlarında kulleler vardır. Kâfir havfinden her kullelerde cebehâne ve silâhları hâzırdır. Ve cümle bir hammâmdır. Gayri yokdur. Kıble kapusu üzre târîhi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 161b ·
metinde göster ·
su kullesinden tâ batı tarafında toprak kal‘a köşesine varınca Ten nehri kenârı …
Der-vasf-ı nehr-i Ten kenârı varoşu: Bu su kullesinden tâ batı tarafında toprak kal‘a köşesine varınca Ten nehri kenârınca bir kat balık kayıklarının hâneleri var. Ve cümle üç yüz aded müfîd ü muhtasar evleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·