… ehr-i Moroş'e nâzır birbiri üzre hâ’il evlerdir ve nehr-i Moroş kenârında aşağı
varoşu dahi
gâyet müzeyyen ve ma‘mûr ve şîrîn rabtadır. Niçe aded kenîselerle zîb ü fer bul …
Ve cümle evleri kal‘a-misâl elvân sırça kiremitli sarâylar ile ârâste dâr-ı menhûs hânelerdir kim cümle pençereleri nehr-i Moroş'e nâzır birbiri üzre hâ’il evlerdir ve nehr-i Moroş kenârında aşağı varoşu dahi gâyet müzeyyen ve ma‘mûr ve şîrîn rabtadır. Niçe aded kenîselerle zîb ü fer bulmuş bin aded bed-âyîn kefere evleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 121b ·
metinde göster ·
ma‘mûrdur. Cümle elli aded tahta örtülü tahtânî fukarâ evleridir. Hâlâ henüz bi …
Varoşu dahi ma‘mûrdur. Cümle elli aded tahta örtülü tahtânî fukarâ evleridir. Hâlâ henüz binâ olunur bir nâ-tamâm hânı ve birkaç dükkânı var, ammâ hammâmı yokdur. Ve bu palanka ol kadar ma‘mûr değildir. Câ-be-câ bâğları vardır. Cümle evleri dardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
… ri yatırdı. Bizim askere kırk elli pâre balyemez toplar atup bu kal‘a altındaki
varoşu dahi
bir rabât-ı hısn-ı hasîn olmağile bundan bir şikâr alamayup hemân sağ cânibimiz …
Dibine varup gördük, bir kal‘a-i sedd-i İskender'dir kim cemî‘i ebrâcları eflâke ser çekmiş ve limanında yedi pâre Hindistân gemileri ve niçe Filimenk ve İngilis ve Portakal gemileri yatırdı. Bizim askere kırk elli pâre balyemez toplar atup bu kal‘a altındaki varoşu dahi bir rabât-ı hısn-ı hasîn olmağile bundan bir şikâr alamayup hemân sağ cânibimiz ki maşrık tarafıdır, ol semte kaytup kâmil bir gece mâh-ı tâbda kulağızlarla gidüp vakt-i sabâhda bir sahrâ-yı azîme içre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 126b ·
metinde göster ·
mezkûr göl içinde başka bir cezîre-i vâsi‘de başka bir palanka-i hisâr-ı üstüvâ …
Bu Topraklık varoşu dahi mezkûr göl içinde başka bir cezîre-i vâsi‘de başka bir palanka-i hisâr-ı üstüvâr-ı azîm varoşdur kim hemân kal‘asının eşkâli gûyâ bir kurulmuş yay gibidir, ammâ Kanije'den tarafa meselâ yay çilesi olacak yerinde kal‘a dîvârı yokdur. Hemân Kanije'ye nâzır göl kenârında evlerdir. Anıniçün bu tarafda kal‘a dîvârı yokdur kim Allâhümme âfinâ kâfir geldikde her zamân bu Topraklık kal‘asın almağa çalışır. Eğer ol tarafda kal‘a dîvârı olsa ol yay çilesi ta‘bîr etdiğimiz mahallin dîvârı ardlarına kâfir siperlenüp "Kanije kal‘asını döğe döğe berbâd etmesin deyü(p)" bu Topraklık kal‘asının Kanije'ye karşu anıniçün hisâr dîvârı yokdur. Ve her kaçan küffâr gelse yedi kral ibtidâ Kanije'ye bu mahalden pek sarılır, Hudâ hıfz eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181b ·
metinde göster ·
kezâlik amâr olmada idi, ammâ cânib-i erba‘asında bâğ u bâğçeleri ve âsiyâbları …
Eşkâl-i kal‘ası: Bir düzlükde şekl-i murabba‘ bir cânibi tula binâ ve gayri tarafları palanka imiş, ihrâk bi'n-nâr olup berbâd olmuş, ammâ niçe bin re‘âyâ üşüp evvelkiden metîn etmeğe mübâşeret etdiler. Ve içinde aslâ evlerden nâm [u] nişân yok idi. Ancak bir deyr-i musanna‘ı kalup Mehemmed Hân-ı Râbi‘ içün câmi‘ etmeğe mübâşeret olundu. Varoşu dahi kezâlik amâr olmada idi, ammâ cânib-i erba‘asında bâğ u bâğçeleri ve âsiyâbları ve müşebbek bostânları cümle ma‘mûr idi. Ve cânib-i erba‘ası iki top menzili Seçan yaylaklarıdır. Âb [u] hevâsı gâyet latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41b ·
metinde göster ·
temâşâ edüp yine bir kayığa süvâr olup beri tarafda konağımız olan köye gelüp a …
Bu Eski Beç'i ve taşra varoşu dahi temâşâ edüp yine bir kayığa süvâr olup beri tarafda konağımız olan köye gelüp andan ale's-sabâh yine kâfir İşpanya vezîrinin luturyan boruları çalınup andan kalkup nehr-i Tuna'yı dörd yerden çam direkleri üzre cisr-i azîmlerden geçüp her cisr beşer gözdür, ammâ Tuna'nın bir büyük iki kolu üzre olan cisir on bir göz cisr-i azîmdir. Ve bundan aşağı tâ Üstürgon'a ve Budin'e varınca Tuna üzre ağaçdan böyle cisirler olmak muhaldir. Hep gemi üzre cisir yapılır, zîrâ bu mahallerde Tuna'nın çıkduğu Alman dağı karîb olmak ile Tuna az olup direkler üzre köprüler yapmak mümkindir. Ve bu cisrlerin karşu cânibinde Uyvar hâkinde nev binâ oluyor:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73b ·
metinde göster ·
{Sitâyiş-i eşkâl-i varoş-ı Sonlok}: Ve dahi kal‘anın garb tarafında cisr aşırı
varoşu dahi
çâr-kûşeden tûlânî bir varoş-ı mahbûbdur. Şimâl cânibi ve maşrık tarafı derin h …
{Sitâyiş-i eşkâl-i varoş-ı Sonlok}: Ve dahi kal‘anın garb tarafında cisr aşırı varoşu dahi çâr-kûşeden tûlânî bir varoş-ı mahbûbdur. Şimâl cânibi ve maşrık tarafı derin handakdır kim içinden nehr-i Zakova cereyân eder. Lâkin nehr-i Tise tarafında ve kal‘aya gidecek semtinde bu varoşun dîvârı yokdur. Ve bu varoşun cümle beş aded tabyaları vardır. Kal‘a-i Hatvan tarafına bir büyük kapusu ve bir uğrın kapusu dahi var. Ve cümle (---) aded dükkândır ve cümle (---) aded medresedir ve cümle (---) aded tekye-i dervîşândır ve cümle (---) aded câmi‘-i mü’minândır. Evvelâ (---) câmi‘i (---)(---) ve cümle (---) aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle (---) aded hammâm-ı dil-sitân. Ve cümle (---) aded hân-ı tüccârândır. Lâkin çeşmeleri yokdur. Cümle nehr-i Tise'den ve nehr-i Zakova'dan nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a ·
metinde göster ·
… je kal‘asına benzerse bu dahi Varat'a müşâbeheti olup gûyâ Varat'ın oğludur. Ve
varoşu dahi
henüz ma‘mûr olmamışdır. Andan yine şimâl cânibine ma‘mûr u âbâdân kurâlar ve m …
Ve gird-â-gird cirmi bin yedi yüz adımdır. Ve şarka nâzır bir demir kapusu var. İçinde Sinân Paşa câmi‘i ve bir mescidi ve cebehânesi ve gılâl anbârı ve on aded dükkâncıkları var, gayri imâret ve hammâmı yokdur. Ve bu kal‘anın evsâfın tahrîr etmek lâzım değildir. Varat kal‘asın gören hemân bunu görmüş olur. Nice kal‘a-i Kapoşvar, Kanije kal‘asına benzerse bu dahi Varat'a müşâbeheti olup gûyâ Varat'ın oğludur. Ve varoşu dahi henüz ma‘mûr olmamışdır. Andan yine şimâl cânibine ma‘mûr u âbâdân kurâlar ve mişeyistân ve dırahtistân ulu dağları geçüp 5 sâ‘atde gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88a ·
metinde göster ·
… r sûr-ı üstüvârda yokdur. Lâkin bu kal‘a içre âdem âdemî-zâd yokdur, ammâ aşağı
varoşu dahi
ol kadar ma‘mûr olmayup bir köy kadar yetmiş seksen aded kayağan örtülü hâneler …
Bu kal‘a-i Filibecik'de olan üstâd-ı mühendisin ilm-i mi‘mârîsi tasarrufları bir sûr-ı üstüvârda yokdur. Lâkin bu kal‘a içre âdem âdemî-zâd yokdur, ammâ aşağı varoşu dahi ol kadar ma‘mûr olmayup bir köy kadar yetmiş seksen aded kayağan örtülü hâneler kalmış. Lâkin bunda ağreb ü garâ’ibden ibret-nümâ-yı âsâr-ı garîbe ve acîbeler çokdur. Cümle âsâr-ı binâları somâkî mermer imâretlerdir kim gören âdemler vâlih ü hayrân olurlar. Böyle temâşâgâh meğer Anatolu'daki Aydıncık şehri ve Milas şehri ve Ayasuluğ şehri ve Balat şehri ve Van deryâsı kenârında Ahlât şehri harâbistânlarında ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217a ·
metinde göster ·
… İşpanya kralıdır. Ba‘dehu Venedik eline girüp dahi vüs‘at üzre binâ edüp taşra
varoşu dahi
derûn-ı hisâra alup ba‘dehu yetmiş sene Sultân Mansûr'un kabza-i tasarrufunda o …
Ol asırda Kandiye-i evvel Su kullesi olup ibtidâ bânîsi İşpanya kralıdır. Ba‘dehu Venedik eline girüp dahi vüs‘at üzre binâ edüp taşra varoşu dahi derûn-ı hisâra alup ba‘dehu yetmiş sene Sultân Mansûr'un kabza-i tasarrufunda olup taşrasında Afrika kavmi sâkin olmağiçün bir varoş-ı azîm binâ edüp hâlâ Defterdâr Ahmed Paşa ve Mehemmed Kethudâ câmi‘i olan kenîselerin mihrâbları doğru kıbleye râst olmasına sebeb Sultân Mansûr binâlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 308b ·
metinde göster ·