İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

varoşun

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
124
isabet
113 cümle/beyitte
46,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
28 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi12450,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–50 / 124

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“varoşun” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 259a–259b … u yebâb etdükde Kırım diyârında Tohtamış Hân üzre gelirken bu Anapa kal‘asının varoşun harâb u yebâb edüp ancak kal‘ası kaldı. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Bây …
EÇS II 321b … unsab olur. Bu kal‘adan taşra varoşa handak üzre cisr ile ubûr olunur. Ve taşra varoşun cânib-i erba‘asında sûru yokdur. Cümle çârsû-yı bâzâr bu varoşdadır kim üçyüz m …
EÇS II 323b … lundan bir çâr-kûşe beyâz mermer üzre Arabî celî hattıyla bir târîh çıkup aşağı varoşun kıbleye nâzır kapunun cenbine komışlardır kim ol târîh budur:
EÇS III 55b … iren-mâdâr cirmi (---) (---) adımdır. Bunun dahi burc [u] bârûları metîndir. Bu varoşun üç kapusu vardır. Beğ kapusu Bağdâd tarafına cânib-i şarka ve bâb-ı Samsad garb …
EÇS III 64a … îmler ve kâr-ı kadîm fevkânî ve tahtânî hâne-i ma‘mûrlardır ve dâ’iren-mâdâr bu varoşun etrâfı sûr-ı atîkdir.
EÇS III 119a … usu. Hâlâ bu mezkûr kapuların yerleri ma‘lûm olup memer-gâh-ı hâs [u] âmdır. Bu varoşun cümle etrâfı dâ’iren-mâdâr on bin altmış hatve-i bî-aceledir. Bu mezkûr handakd …
EÇS V 36b Hattâ sene (---) târîhinde Kazak-ı Ak yetmiş pâre şaykalar ile Akkirmân'ın varoşun urmak kasdına bu Kamerü'l-kum içre girüp cümle gâ’ib olurlar. Sonra kayıkların …
EÇS V 46a … ya Kardaş Kazak istîlâ edüp mâl [u] menâlin nehb u gâret edüp Tatar-ı adû-şikâr varoşun ıhrâk bi'n-nâr etmişdi. Hâlâ ol kadar imâristânı yokdur ve kal‘ası küçük şeddad …
EÇS V 57b … ve nârdenk fıçıları yuvarlayarak ve topları sürüyerek getirirlerken hemân taşra varoşun mâl-ı mâmelekin ve at değirmen bârgîrin toplara koşup varoşu âteşe der-ceng-i e …
EÇS V 119a Ve cümle (---) aded dükkândır. Bezzâzistânı yokdur, ammâ her metâ‘ vardır. Bu varoşun dahi cümle sokakları tahta döşelidir. şehre yağmur yağsa şehirden taşra batakda …
EÇS V 123a … gele kaldıkda hemân derûn-ı hisârda mahsûr olan küffârın dahi derûnlarına taşra varoşun ateşleri te’sîr edüp derûn-ı dilden cenge âhenk etmeğe cidd ü ihtimâm edüp ol g …
EÇS V 138b … üp kal‘a meydân-ı mahabbetde kaldı. Hikmet-i Bârî Cenâb-ı Kibriyâ yârî kılup bu varoşu(n) âteşin rûzgâr-ı zorkâr Küçük Kamin kal‘ası içine girüp ol dahi âteş-i sûzân ile …
EÇS V 149a … ssek şerbetler nûş edüp andan yine alayımızla taşra konağımıza gidüp kal‘ayı ve varoşun nezâketle seyr [ü] temâşâya başladık.
EÇS VI 15b … ralzâdeler çokdur. Anlardan birin bulun!" deyü cevâb-ı nâ-savâb verüp yine Kaşa varoşun seyr [ü] temâşâ ederek taşra çıkup Hüseyin Paşamıza gelüp yine ahvâl-i pür-melâ …
EÇS VI 19b–20a … p cümle firâr eden küffârları kral yenilendiğin istimâ‘ edüp kal‘a içi ve taşra varoşun amâr etmeğe başlamışlar. 20a
EÇS VI 21b–22a … kefereler ve fertûte pîrezenler kalmış. Anlara şikence edüp söyletdiklerinde bu varoşun zîr-i zemînlerinde 22a ol kadar mâl-ı firâvân çıkdı kim hisâb-ı kitâbın Cenâb …
EÇS VI 27a–27b … âr ordusuna nakl edüp anda meks etdik. Ertesi gün cümle asker me’mûr olup kal‘a varoşun ıhrâk etmeğe bin aded güzîde bahâdır serdengeçdi yazup cümlesi uryân kılıçları …
EÇS VI 64b Ve bu cisr-i azîm başındaki kapudan girilüp bu varoşun garb kapusundan çıkılup nehr-i Dırava cisrinden ubûr olunur kim hemân bu Darda …
EÇS VI 65a … rese ve bir tekye ve iki mekteb-i sıbyânı var, gayri imâretleri yokdur, ammâ bu varoşun etrâfı yalın kat dolama çit palanka dîvârlı olup iki kapusu ve handakı içinde n …
EÇS VI 70b Ve halkı yine serhadli Boşnak gâzîleri garîb-dost âdemlerdir. Bu varoşun dahi ensesindeki bayırlar dağlar serâpâ gülistânlı bâğlar ve bâğçeler ve cârî â …
EÇS VI 71b Bu imâretlerden mâ‘adâ bu varoşun niçe arz-ı hâliye yerleri var. Hattâ ol kadar vâsi‘ varoşdur kim cümle mezârist …
EÇS VI 73a … . Ve bir yeni hân-ı zîbâ ve kırk aded dekâkîn-i ra‘nâ binâ olunmuş. Ve bu harâb varoşun handakından taşrası serâpâ müşebbek bostânlardır. Ve bâğ u bâğçesi bî-hisâbdır …
EÇS VI 84a … lıca-i germâbân; biri Tabahâne ılıcası ve biri Yeşil Direkli ılıcası ve biri bu varoşun kıblesinde Tuna kenârında Gerz İlyâs dağı dâmeninde üstü açık ılıca. Bu üç germ …
EÇS VI 84a Bu tabahâne varoşun dahi seyr [ü] temâşâ edüp cânib-i garba İskele kapusundan girüp
EÇS VI 84a … pusundan bu dörd aded bölme hisâr dîvârların geçüp tâ Horos kapusuna varınca bu varoşun tûlu kâmil iki bin germe adımdır. Bu hisâb üzre bu varoş-ı kebîr Tuna kenârıyla …
EÇS VI 84b … n adımdır, ammâ Tuna kenârıyla ve Ortahisâr bedenleriyle ve'l-hâsıl hemân aşağı varoşun cümle amâristân olan evleri etrâfından kal‘a dîvârları dibinden adımlayup cümle …
EÇS VI 85b Andan yine aşağı varoşun dahi evsâf-ı imâretinden, orta yol üzre cümle dörd yüz aded dükkânlardır, ammâ …
EÇS VI 85b … kâfir zamânından beri iri taşlar ile pâk kaldırım döşeli şâhrâhlardır, ammâ bu varoşun İskele kapusu ve Âhûr kapusu tarafları gâyet zîk ve ma‘mûr ve izdihâm yeridir.
EÇS VI 94a … n münhedim olup müfîd ü muhtasar bir sarây-ı vâlîdir, ammâ aşağı varoş ve taşra varoşun imâreti irşek ban, ya‘nî ser-çeşme-i ruhbânânın binâsıdır. Ve mezkûr paşa sarây …
EÇS VI 96a Ve bu meydânda on aded dükkânlar var. Ve bu küçük varoşun kapusu dibinde handak kenârında tahtadan bir lonca köşkü var, cümle âyende vü r …
EÇS VI 96a Ve bu taşra küçük varoşun bir kapusu dahi hemân cânib-i cenûba açılır. İskele kapusu bir kat balvan direk …
EÇS VI 96a Ez-în-cânib yine sadede rücû‘ edelim. Bu aşağı büyük varoşun bir kapusu dahi Öziçeli el-Hacı İbrâhîm câmi‘i altında küçük kapudur kim cânib- …
EÇS VI 97a İmdi azîz-i men bu varoşun üç aded kapusu bu çarh değirmeni kapusunda tamâm olup bu üç aded kapulu varoş-ı …
EÇS VI 97a … ra sokaklarda gusl ederler, gâyet zîk hâneleri vardır, ammâ hîn-i muhâsarada bu varoşun evleri masûn u mahfûz ve tahta örtülü evlerdir.
EÇS VI 97b … ûr olmağile şehrin her cânibi ve kal‘aları ve handakları cümle pâkdir. Bu aşağı varoşun imâretleri dahi bu yüzden tahrîr ve tavsîf olundu, ammâ bu varoşun dizdârı başk …
EÇS VI 97b … ir. Bu aşağı varoşun imâretleri dahi bu yüzden tahrîr ve tavsîf olundu, ammâ bu varoşun dizdârı başkadır, zîrâ hîn-i muhâsarada her biri askeriyle cenge âmâde olurlar.
EÇS VI 97b Ammâ bu aşağı varoşun Budin kapusu ile yukaru kal‘a mâbeyninde Depedelen palankasına havâle dörd aded …
EÇS VI 123b Ve bu varoşun cümle üç aded büyük şâhrâh kapuları var ve cânib [ü] etrâfı sarp handakdır kim …
EÇS VI 134a … hânelerinden çıkup kal‘ayı hâli üzre mu‘attal bırağup firâr etmişler. Ve aşağı varoşun Tatar-ı adû-şikâr mâl-ı ganâ’imlerin alup ıhrâk bi'n-nâr etmişler. Ancak bu var …
EÇS VI 135b … İpol'a varınca bir varoş-ı azîmi var imiş, Kaplan Paşa câ-be-câ harâb etmiş. Bu varoşun beş bin kadar re‘âyâsı gelüp mutî‘ u münkâd olup bir hafta içinde asâkir-i Âl-i …
EÇS VI 136b Ve bu varoşun iki aded kapusu var. Biri cânib-i şarka Hatvan kapusudur, biri mağribe nâzır Tu …
EÇS VI 157a … lâh Allâh deyüp kal‘anın suyu altına girüp varoşa vardıklarında gördüler kim bu varoşun cânib-i erba‘ası kat-ender-kat gemi direklerinden hiyel ü şeytanat ile binâ olu …
EÇS VI 169a Sitâyiş-i Sağ varoş: Bu aşağı varoşun cânib-i cenûbîsinde olan kapudan taşra Tabahâne varoşu nehr-i Drin kenârında az …
EÇS VI 169a Bu varoşun cümle yüz elli aded tabahânesi dükkânları var, gayri çârsû-yı bâzârı yokdur, am …
EÇS VI 169a Bu varoşun cenûb tarafı nihâyetinden aşağı kal‘a içinden geçüp tâ Sol varoş içinden ubûr e …
EÇS VI 169a … ı kal‘a içinden geçüp tâ Sol varoş içinden ubûr edüp tâ Yenihâna varınca bu iki varoşun ve aşağı hisârın tûlu bir başdan bir başa varınca beş bin beş yüz adımdır. Ve b …
EÇS VI 171a Âb [u] hevâsı latîf yerdir, ammâ gâyet cezîre yerdir, ammâ bu varoşun dahi etrâfı sarp handakdır ve düşman havfinden şarampavlı paçarızlardır.
EÇS VI 172a Ve bu varoşun hepsi üç aded dervezesi var, biri cânib-i kıbleye Ösek kapusu ve biri taraf-ı ş …
EÇS VI 172a Ve bu varoşun umûmısı yedi mahalledir, ikisi keferelerdir, beşi müslim mahallâtlarıdır. Ve ol …
EÇS VI 175b … Seğitvar: Sene (---) târîhinde Sührâb Mehemmed Paşa Kanije vâlîsi iken bu taşra varoşun etrâfına bir sa‘b hisâr-ı metîn dolma ve rıhtım palanka kal‘a inşâ edüp bir han …