Ve cümle (---) aded dükkândır. Bezzâzistânı yokdur, ammâ her metâ‘ vardır. Bu
varoşun dahi
cümle sokakları tahta döşelidir. şehre yağmur yağsa şehirden taşra batakdan fîl …
Ve cümle (---) aded dükkândır. Bezzâzistânı yokdur, ammâ her metâ‘ vardır. Bu varoşun dahi cümle sokakları tahta döşelidir. şehre yağmur yağsa şehirden taşra batakdan fîl-i Mengerusî gark olur. Bu kal‘a-i metînin bir sarplığı dahi bu batakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 119a ·
metinde göster ·
Ve halkı yine serhadli Boşnak gâzîleri garîb-dost âdemlerdir. Bu
varoşun dahi
ensesindeki bayırlar dağlar serâpâ gülistânlı bâğlar ve bâğçeler ve cârî âb-ı r …
Ve halkı yine serhadli Boşnak gâzîleri garîb-dost âdemlerdir. Bu varoşun dahi ensesindeki bayırlar dağlar serâpâ gülistânlı bâğlar ve bâğçeler ve cârî âb-ı revânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
evsâf-ı imâretinden, orta yol üzre cümle dörd yüz aded dükkânlardır, ammâ ol ka …
Andan yine aşağı varoşun dahi evsâf-ı imâretinden, orta yol üzre cümle dörd yüz aded dükkânlardır, ammâ ol kadar müzeyyen ve musanna‘ dekâkînler değildir, ammâ yine her şey mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
… âb gemileriyle dahi ziyâde tathîr edüp fecc-i amîk etdiler. Topraklık nâm kal‘a
varoşun dahi
metîn ü müstahkem etdiler. Ve cemî‘i Âl-i Osmân devletinin ihtiyârlarıyla yine …
Meks-i hıyâm edüp yedi kralın binâ etdiği taburu münhedim edüp hâk ile yek etdikden sonra Kanije gölüne küffârın doldurduğu hâr [u] hâşâkleri dollâb gemileriyle dahi ziyâde tathîr edüp fecc-i amîk etdiler. Topraklık nâm kal‘a varoşun dahi metîn ü müstahkem etdiler. Ve cemî‘i Âl-i Osmân devletinin ihtiyârlarıyla yine müşâvere edüp cemî‘i kâfiristânı ve Zirinoğlu ve Beganoğlu vilâyetlerin harâb u yebâb etmek içün ol ân Mehemmed Giray Hân'ın ferzend-i ercümendi sipehsâlâr-ı Tatar-ı adû-şikâr olan Ahmed Giray Sultân'ı Sadrıa‘zam dîvân-ı pâdişâhîye kığırup ol dahi "Da‘vete icâbet" deyüp bâd-ı sabâdan müste‘âr otuz yedi bin aded koş atlı Tatar-ı adû-şikâr huzûr-ı Âsaf-ı Berhayâ dîvânına gelüp karâr edüp başına bir otağa-i husrevânî ve eğnine bir semmûr lipâçe-i sultânî geydirilüp Zirinoğlu ve Beganoğlu ve İslovin ve Mekemorya ve Nemse ve Galya ve vilâyet-i Prandaporosk ve vilâyet-i Nadajoğlu ve vilâyet-i Nemse ve Hırvadistân'ı ale'l-umûm nehb ü gâret etmeğe me’mûr olup cümle Bucak Tatarı ve Yalı ağası ve Mansûrlu ve Şîrînli ve Sincivitli cümle sefere me’mûr olup ancak Hânzâde otuz bin asker ile Sadrıa‘zam ordusuna karîb gelüp meks-i hıyâm edüp ordu-yı İslâmı ganîmet etmeğe kaldı, ammâ otuz yedi bin Tatar altı kerre yüz bin at ile âmâde olduklarında hemân hakîr dahi salt [u] sebükbâr Tatar-vârî hâzır olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 188b ·
metinde göster ·
aşağısında bir kayadan bir kayaya varınca bir kat kal‘a dîvârı dahi var, tâ yuk …
Bu çeşmeden aşağı olan varoşun dahi aşağısında bir kayadan bir kayaya varınca bir kat kal‘a dîvârı dahi var, tâ yukaru orta kal‘a kayalarına muttasıl Sedd-i İskender-vâr bir dîvâr-ı üstüvârdır. Mâ-tekaddem kefere zamânı bir azîm varoş-ı bender imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·