… cümle uşşâkân kayıklar ile bu nehirden 140b teferrücgâh kurâları çemenzârına
varup her
şecere-i tayyibenin sâyesinde taraf taraf uşşâkân zevk [u] safâ ederler bir vâc …
Ve bu nehir üzre bir haşeb cisri var, cümle uşşâkân kayıklar ile bu nehirden 140b teferrücgâh kurâları çemenzârına varup her şecere-i tayyibenin sâyesinde taraf taraf uşşâkân zevk [u] safâ ederler bir vâcibü's-seyr Göksu'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 140a–140b ·
metinde göster ·
Bu meşrûbâtların her biri İslâmbol'un birer köşesinde mahfîdir, erbâbları
varup her
birinde def‘-i gam edüp cân sohbeti ederler, ammâ mâlların berbâd ederler ve me …
Bu meşrûbâtların her biri İslâmbol'un birer köşesinde mahfîdir, erbâbları varup her birinde def‘-i gam edüp cân sohbeti ederler, ammâ mâlların berbâd ederler ve meyhâneciler ey kâr ederler. Ammâ cümle bâde-fürûşânın pâdişâha ve sadrıa‘zama ve yeniçeri ağasına ve asesbaşı ve subaşıya ve ağa kapu kahyalarına ve Galata mollâsına ve Galata voyvadasına ve hamr emînine ve Galata çorbacısına ve'l-hâsıl otuz hâkime bilâ-kazâ sandıklarından mâlların çıkarup cerîme verirler. Azîm mâl hâsıl olacak bir dollâbhâne-i şeytândır kim değme zî-aklın ferâseti ermez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 214b ·
metinde göster ·
… meşreb ol kim hem celîs, hem enîs olduğun vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibârlara
varup her
bâr cihet-i dünyâ içün bir şey ricâsında olma kim senden nefret edüp istiskâl e …
Ve oğul dünyâ cihetinde nasîhatim oldur ki, dâ’imâ sebük-rûh olup ankâ-meşreb ol kim hem celîs, hem enîs olduğun vüzerâ ve vükelâ ve a‘yân-ı kibârlara varup her bâr cihet-i dünyâ içün bir şey ricâsında olma kim senden nefret edüp istiskâl etmeyeler. Rızâ lokmasına kanâ‘at eyle, eline giren mâlı dahi isrâf etme, kanâ‘atle geçin, "el-Kanâ‘atü kenzün lâ yüfnâ" demişler. Sağlık ve sayrılıkda {lâzım olur}, dünyâlık akçeyi lokma ve hırka içün hıfz edüp nâmerde muhtac olma. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 241b ·
metinde göster ·
… yarar Kazak hatmanısız. On hatman karadan on hatman şayka ve kayıklarla Özü'den
varup her
kangınız Özü kal‘asın alırsa baş hatman ol kavim hotmandan olsun. Cümlemiz ana …
"Dünyâ ciheti içün birbirinizi kırmağa aceb pehlivânsız, ammâ dîn-i Mesîh içün gayret-i Hıristiyânî gözedüp ma‘bedhâne-i kadîmimiz olan Özü kal‘asın Türk elinden almağa kâdir değilsiz. Ey imdi eğer benim rızâm isterseniz ve Hazret-i İsâ ve Meryem Ana ve İsvet Nikola ve Sarı Saltık ve Hızır-Ellez ve Avustos ve Aya Nikol ve Ayanta sizlere şefâ‘at etsin derseniz yigirmi aded boybeği yarar Kazak hatmanısız. On hatman karadan on hatman şayka ve kayıklarla Özü'den varup her kangınız Özü kal‘asın alırsa baş hatman ol kavim hotmandan olsun. Cümlemiz ana tâbi‘ olalım, zîrâ şimden gerü fursat u ganîmet bizim Hıristiyânlarındır. Görmez misiz Türk'ün kuvveti kalmayup Venedik penc-pirimi Türk'ün elinden Bozcaada'sın ve İlimni adasın alup Boğazhisâr'da donanmasın birkaç kerre almışdır. Hemân gayret sizindir. Ve Özü vezîri Melek Paşa Mankalya'da ölmüşdür. Hâlâ Özü {kal‘ası} boşdur. Hemân fursat sizindir" deyü kırk elli bin kâfiri Özü kal‘ası üzre cenge terğîb etdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57a ·
metinde göster ·
… gâfil iken iki bin mikdârı bahâdır Tatar yiğitleri vakt-i şâfi‘îde kal‘a altına
varup her
küffâr varoş içinde hâne-i nühûsetlerinde yatırken ol kadar esîr ve mâl-ı ganâ’ …
Bu kal‘a dahi Erdel kralı hükmündedir, ammâ bunun 11a dahi içinde Nemse kâfirinden beş bin fecere-i müşrikîn var idi, ammâ cümle küffâr gâfil iken iki bin mikdârı bahâdır Tatar yiğitleri vakt-i şâfi‘îde kal‘a altına varup her küffâr varoş içinde hâne-i nühûsetlerinde yatırken ol kadar esîr ve mâl-ı ganâ’imler alınup varoşu âteş-i Nemrûd'a uruldukda Karol kal‘asındaki küffârlar dahi âgâh olup cânib-i erba‘asından top atmağa başladı ve bizden hayli âdem haşladı, ammâ çi fâ’ide. Bir dahi sâlimîn ü gânimîn ve mansûr u muzaffer yigirmi bin asker ile yine bu kal‘a-i Karol kurbunda olan kurâları berbâd etmek içün zîr-i kal‘ada meks olundu. Mezkûr kal‘a bir sahrâda havâlesiz bir küçük Şeddâdî taş kal‘adır, ammâ gâyet ma‘mûr ve handakı gâyet amîk ve metîn kal‘adır. Andan kalkup 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10b–11a ·
metinde göster ·
Ve niçe bin küffâr dahi Eski Budin'de olan gemilerine varup her gemiye tahammülünden ziyâde girüp alarka olunca asâkir-i İslâm'ın salt atlıları gelüp keferelerin karada kalan atların ve yat u yarakların ve hayme misilli durakların ve bî-hisâb mâl-ı ganâ’imlerin alup Tuna içinde yokuş yukaru gitmeğe iktidârları olmayan gemiler içre sepişmiş kâfirlere nehr-i Tuna'nın karşu Peşte kal‘ası ve karşu Vaç kal‘ası taraflarından ve beri Eski Budin tarafından cümle guzât-ı müslimîn dalyan boylu uzun tüfenglerle Tuna içre olan kayıklı ve şaykalı kâfirlere eyle kurşum yağdırırlar kim küffâr kürek çekmeğe baş gösteremeyüp cümle gemileri Tuna kenârlarına geldikde cümle yigirmi altı bin küffârı dest ber-kafâ bağlayup esîr der-zincîr edüp cümle bin pâre gemileriyle Budin kal‘ası dibine yanaşup cemî‘i esîrleri Süleymân Hân'a arz edüp Süleymân Hân dahi kendü kemâl-i keremlerinden cümle üsârâları mâl u menâlleriyle getiren gâzîlere ihsân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 77a ·
metinde göster ·
… s-ı nâdire geydirüp Edirne şehrinde kâmil bir haftada üç kerre huzûr-ı pâdişâha
varup her
gece sadrıa‘zam ile sohbet-i hâslar edüp Manya'dan sonra seyâhat etdiğim yerler …
El-hâsıl vakt-i gurûba 380b varınca kâmil üç sâ‘at lâübâlî kelimâtlar edüp her su’âllerine cevâblar verüp hakîre üç yüz altun ihsân edüp sadrıa‘zam ile sarâyına gelüp ol gece sarâyda yatup ale's-sabâh bir semmûr hil‘at-i fâhire ve bir kat libâs-ı nâdire geydirüp Edirne şehrinde kâmil bir haftada üç kerre huzûr-ı pâdişâha varup her gece sadrıa‘zam ile sohbet-i hâslar edüp Manya'dan sonra seyâhat etdiğim yerleri su’âl ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380a–380b ·
metinde göster ·