… asl-ı libâs-ı merd-i meydân: Cemî‘i a‘yânları semmûr ve atlas ve hârâ geyerler.
Vasatü'l-hâl olanlar
sâd[e] çukalar ve tilki nâfesi kürkler geyerler. Fakîrü'l-hâlleri yine çuka lib …
Der-fasl-ı libâs-ı merd-i meydân: Cemî‘i a‘yânları semmûr ve atlas ve hârâ geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar sâd[e] çukalar ve tilki nâfesi kürkler geyerler. Fakîrü'l-hâlleri yine çuka libâs ve bogası haftan geyerler. Cümle re‘âyâsı şayak ve kırmızı ve beyâz abâ ve Boşnak kalpağı geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115a ·
metinde göster ·
… e altunbaş ve hünkârî ve köse destâr-ı Muhammedî sar[ar] eşrâf-ı kibârı vardır.
Vasatu'l-hâl olanlar
ehl-i tüccâr ve ehl-i sanâyi‘i çuka kontoş ve çuka çakşır ve çuka semmûr ve zer …
Evvelâ niçe bin hânedân sâhib-i a‘yân-ı kibârı gûnâ-gûn çuka libâslar geyüp ferhâdhânî ve hezârî ve altunbaş ve hünkârî ve köse destâr-ı Muhammedî sar[ar] eşrâf-ı kibârı vardır. Vasatu'l-hâl olanlar ehl-i tüccâr ve ehl-i sanâyi‘i çuka kontoş ve çuka çakşır ve çuka semmûr ve zerdeva kalpak ve kopçalı çakşır ve bellerinde teybend kuşaklarında kortela bıçak ve varsak taşıyup Rûmeli gâzîleri gibi reftâr eder fetâları vardır. Ammâ ıstılâhât-ı lisânları Rûm lehçelerine yakın, varmısık, gelmısık ve onlar ile görismısık ve şöyle etmısık ve böyle etmısık, el-hâsıl sık lafzını sık sık isti‘mâl ederler. Zenâneleri dahi cümle çuka ferrâceler geyüp yassı başlarına beyâz dülbend ızâr bürünüp yüzlerine kıl nikâb dutuk edinüp mü’eddebâne gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 231a ·
metinde göster ·
… çukalı kürkler ve harîr hil‘at-i fâhireler ve mutallâ destârlar geyerler, ammâ
vasatu'l-hâl olanlar
londura çuka ve elv[â]n boğası kapamalar ve sâde destârlar ve kırmızı çakşırlar …
Der-eşkâl-i câme-i merd-i meydân: Ekseriyyâ a‘yân-ı kibârı semmûr postîn elvân çukalı kürkler ve harîr hil‘at-i fâhireler ve mutallâ destârlar geyerler, ammâ vasatu'l-hâl olanlar londura çuka ve elv[â]n boğası kapamalar ve sâde destârlar ve kırmızı çakşırlar geyüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383a ·
metinde göster ·
muhayyer ve Tire alacası geyerler. Ve askerî tâ’ifesi ve ulemâsı ve ağniyâsı gâ …
Ve cümle ahâlîsi çuka ferrâce ve kontuş geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar muhayyer ve Tire alacası geyerler. Ve askerî tâ’ifesi ve ulemâsı ve ağniyâsı gâyet çokdur. Ve zenâneleri ferrâce ve beyâz car-izâr bürünürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y83a ·
metinde göster ·
… üzre sammûr postin kaplu elvân çuka ferrâceler ve kontuş ve kerekeler geyerler.
Vasatü'l-hâl olanlar
şâde ve helâlî ve hâre-i harâmî geyerler. (---)(---) Ve sâfî kırmızı muhattem …
İşte şâm-ı şerîfde böyle cânlar vardır. Ve a‘yân [u] eşrâfı gâyet çokdur. Erbâb-ı dîvân ve asker-i sultân (---)(---) olanlar hil‘at-i hil‘at-i fâhireler üzre sammûr postin kaplu elvân çuka ferrâceler ve kontuş ve kerekeler geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar şâde ve helâlî ve hâre-i harâmî geyerler. (---)(---) Ve sâfî kırmızı muhattem sarup ayaklarına zarbun geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y250b ·
metinde göster ·
alaca buşt ve mâvî bediyye ve Dimyât alacası geyerler. Her sokağı âdem deryâsıd …
Ve a‘yânı çuka ve atlas semmûr kürk geyerler. Vasatü'l-hâl olanlar alaca buşt ve mâvî bediyye ve Dimyât alacası geyerler. Her sokağı âdem deryâsıdır. Ve zenânesi sivri altun ve gümüş tâs takye geyüp eyinlerine siyâh ve beyâz izâr bürünüp yüzlerine siyâh nikâb ve ayaklarına âsumânî babuc ve âsumânî iç edik geyüp mü’eddebâne reftâr ederler. Rûz-ı rûşende sokağa çıkan avreti ol ân her kim olursa katl ederler, meğer meyyitleri ardınca karîb akrabâ avretleri çıkar, destûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y347b ·
metinde göster ·