… bay [u] gedâ ve pîr [u] cüvândır. Ve cevâmi‘ huddâmları sekiz yüz âdem ta‘yîn-i
vazîfe
alırlar, evkâf-ı azîmdir.
İkinci imâret-i it‘âm Orta Vâlide'dir. Bu dahi ol tertîb üzre cum‘a geceleri pilâvı, zerdesi dahi mebzûl-ı bay [u] gedâ ve pîr [u] cüvândır. Ve cevâmi‘ huddâmları sekiz yüz âdem ta‘yîn-i vazîfe alırlar, evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142b ·
metinde göster ·
… ı üzre celî hat ile müzehheb târîhler terkîm etdirüp bir zâviye ve türbedârlara
vazîfe
ta‘yîn etdiler. Hakîrin manzûru olduğu kabr-i Mâlik Eşter Bâğçesarâyı'ndadır. V …
Ba‘dehu Mehemmed Geray Hân kendüye türbe binâ etmeden ferâgat edüp üzerlerine bir kubbe-i âlî ve atebe-i ulyâsı üzre celî hat ile müzehheb târîhler terkîm etdirüp bir zâviye ve türbedârlara vazîfe ta‘yîn etdiler. Hakîrin manzûru olduğu kabr-i Mâlik Eşter Bâğçesarâyı'ndadır. Ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153b ·
metinde göster ·
… p âlem-i hayrette kalup ol ma‘sûma ve pederine gümrükten beher yevm kırkar akçe
vazîfe
ta‘yîn edüp ve niçe ihsân [ü] in‘âmlar edüp yine tulum derisin alup ser ber-zem …
"Ben Abaza âsîyi dutar mıyım ve Revân'ı alır mıyım ve Bağdâd'ı alır mıyım?" deyü yedi şey su’âl eder, yine "Kabru kabru hafru" deyü önüne bakup lisân-ı hâlile cümlesin feth edersin, deyü anladır. Ve bu gulâmın pederi Koca Hacı Envâr, oğlunun çiçek çıkardığı tulum deriyi Murâd Hân'a gösterüp temâşâ edüp "Sübhâne'l-Hallâk" deyüp âlem-i hayrette kalup ol ma‘sûma ve pederine gümrükten beher yevm kırkar akçe vazîfe ta‘yîn edüp ve niçe ihsân [ü] in‘âmlar edüp yine tulum derisin alup ser ber-zemîn-bûs edüp semtine gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 217b ·
metinde göster ·
nassı nâzil olmuştur. Ammâ bu Selîmiyye'de olan Karahisârî Hasan Çelebi'sinin hatları meğer İslâmbol'da Süleymâniyye câmi‘inde de ola. Ammâ fakîr Hattât Hasan Çelebi bu câmi‘in kubbesinin tâ ayne'l-fi‘line âyet (---)(---) takrîr ederken çeşm-i nergisinin birine kireç gubârı düşüp "âh gözüm" deyü cân havliyle yanında âmâde olan sifâl içinde kalemleri gasl edecek kireçli su ile çeşm-i gazâlin gasl edince bir gözü dahi pişüp bî-basar olmasına sebeb Selîmiyye kubbesinde arz-ı mahâre etdiğidür kim kemâl-i ma‘rifeti anda itmâm bulmuşdur. Ammâ hakkâ ki Koca Hasan Çelebi ilm-i resmde yed-i tûlâsın ayân u beyân edüp cümle hatları âyetün min âyâtillahdır. Ba‘dehû Selîm Hân adâlet edüp Hasan Çelebi'ye bâb-ı hümâyûn vazîfelerinden beher yevm ikişer aded sikke-i mümessek şerîfi vazîfe edüp bakıyye-i ömrün anınla âhir edüp İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî mukâbelesinde Südlüce nâm rabtada Çavuşbaşı câmi‘i sâhasında üstâdı Ahmed Karahisârî cenbinde hâlâ âsûdedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 155a ·
metinde göster ·
… a hemân sefer eşer kırk sekiz bin asker-i güzîdedir. Bunlar cümle Âl-i Osmân'ın
vazîfe
ve timâr ve ze‘âmetin yeyen kullarıdır. Kırk elli bin asker dahi bunların huddâ …
Evvelâ Muş beği ve Âdilcevâz beği ve Ercîş beği ve Bârgîrî beği ve Bâyezîd beği ve Akçakal‘a beği ve Şureger beği ve Karacakal‘a beği ve Ekrâd-ı Mekü beği ve Ziyâeddîn beği ve Abagay beği ve Şatak beğleri. Bu zikr olunan on beş sancakda olan güzîde asker beğlerinin livâları altında tabılhânelerin döğerek Âl-i Osmân askerinin sol tarafında yürürler. Ammâ kal‘a neferâtlarının nısfı kal‘ada kalup nısfı sefere gitmek şartdır. Ammâ cem‘an yekûn asâkir-i Van altı bin aded Van kal‘ası kuludur ve altı bin asker sâ’ir kılâ‘ kullarıdır kim cümle on iki bin asker kılâ‘ kullarıdır. Kânûn üzre altı bini sefere me’mûrlardır ve üç bin asker dahi cebelüleriyle Van paşası askeri olur ve on iki bin asker-i Hakkarî'dir ve altı bin asker-i kavm-i Mahmûdî'dir ve altı bin asker-i Gâzîkıran-ı Pinyanişî'dir ve beş bin asker-i Bitlîs hânıdır. Ammâ eyâlet-i Van'ın 256a eğer Osmânlı sancaklarında ve eğer Kürdistân beğleri sancakları ki bâlâda tahrîr olunduğu üzre cümle otuz yedi aded sancaklardır kim kânûn-ı Süleymân Hân üzre mezkûr sancakları erbâb-ı ze‘âmetleri ve erbâb-ı timârlarının hîn-i gazâda cümle cebelüleri ile on iki bin kılıç erbâb-ı zu‘amâ askeridir. Ve nısıf kal‘a kulları ve üç bin paşa askeri ve Bitlîs hânı ve Hakkarî ve Mahmûdî ve Pinyanişî hâkimleri askeriyle cümle erbâb-ı zu‘amâ askeriyle cümle eyâlet-i Van'da hemân sefer eşer kırk sekiz bin asker-i güzîdedir. Bunlar cümle Âl-i Osmân'ın vazîfe ve timâr ve ze‘âmetin yeyen kullarıdır. Kırk elli bin asker dahi bunların huddâmân-ı pür-silâhları olur. Hakkâ ki bir asker-i güzîdedirler kim memâlik-i Âl-i Osmân'da kırk bir sene geşt ü güzâr etmediğimiz serhad kalmamışdır. Ammâ bu abd-i kemter Rûm'da Egre ve Budin ve Bosna gâzîleri kadar mücâhidîn-i fî sebîlillah bî-hîle ü bî-hud‘a asker görmedim. Ve diyâr-ı Anadolu'da Acem serhadlerinde Kars kulu ve bu Van kulu gibi serbâz ve şehbâz u güzîde müsellah bî-emân asker görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 255b–256a ·
metinde göster ·
Bu gûrgâhlar gerçi bu çölistânın ortasında evc-i âsumâna ser çekmiş kubbe-i pür-envârdır, ammâ mürûr-ı eyyâm ile kubbesi câ-be-câ rahnedâr olup sene 1059 târîhinde efendimiz Melek Ahmed Paşa vâlî-i Bağdâd iken kubbesin ve câmi‘i ve hücrelerin ta‘mîr ü termîm etmişdi. Türbedârları ve e’imme vü hutebâsına vazîfe ta‘yîn etmişdi, ammâ bu hayrât-ı kadîmin bânîsi hulefâ-yı Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd'in hatunu Zübeyde Hatun inşâ etdirmişdir ve kendi merhûme dahi derûn-ı kubbede medfûndur, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 1b ·
metinde göster ·
… r. Gelen geçen kârbândan ve usârâdan bâc u bâzâr hakkı alup kal‘a neferâtlarına
vazîfe
verüp yolları muhâfaza ederler. Andan,
Hâkimi Ken‘ân Paşa merhûm tarafından Dergâh-ı âlî kapucubaşılarından Abdüllatîf Beğ'in bir âdemi vakıf tarafından hâkimdir. Gelen geçen kârbândan ve usârâdan bâc u bâzâr hakkı alup kal‘a neferâtlarına vazîfe verüp yolları muhâfaza ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 35a ·
metinde göster ·
… eng mahalde mebnî olmuşdur. Ve kulle-misâl bir minâresi vardır. Ammâ imâmı aslâ
vazîfe
kabûl etmeyüp her şeyden ma‘sûm ve hâfız-ı Kelâmullâh şeyh Nâsır Efendi'dir. Ki …
Ve Câmi‘ü'l-bahr. Bunun dahi cemâ‘ati çokdur, zîrâ leb-i deryâda ve sûk-ı sultânîde mecma‘ü'n-nâs mahallinde vâki‘ olmağla âşıkân-ı ehl-i salât cem‘ olurlar. Ammâ haremi yokdur, zîrâ teng mahalde mebnî olmuşdur. Ve kulle-misâl bir minâresi vardır. Ammâ imâmı aslâ vazîfe kabûl etmeyüp her şeyden ma‘sûm ve hâfız-ı Kelâmullâh şeyh Nâsır Efendi'dir. Kibâr-ı evliyâdan olduğuna şübhe yokdur. Halkdan münzevî bir kimesnedir. Hamd-i Hudâ dest-i şerîfin bûs edüp du‘â-yı hayırları ile behredâr olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y194a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı kal‘a-i Yenbû‘ü'l-bahr: şerîf hazretleri hükmünde mîrlivâ pâyesiyle bir şerîf kâ’immakâmdır. Beş yüz asker ile hükm-i hükûmât eder. Ve Cidde beği tarafından dahi bir kâ’immakâm gümrüğü zabt edüp nısfın şerîf hazretleri, nısfın Cidde hâkimi alup müretteblere vazîfe verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y369b ·
metinde göster ·
… ve nohud ve on hamle odun ve iki vukiyye şem‘-i asel ve imâm ve mü’ezzinlerine
vazîfe
etdi. İlâ hâze'l-ân [[(---) (---) (---)]] okurlar.
Ve dîvân çavuşlarının âsitânesine beher yevm beşer koyun ve birer erdeb pirinç ve iki kîle ades ve nohud ve on hamle odun ve iki vukiyye şem‘-i asel ve imâm ve mü’ezzinlerine vazîfe etdi. İlâ hâze'l-ân [[(---) (---) (---)]] okurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y57a ·
metinde göster ·
… ddânlarından ve gayrı akârâtlarından iki Mısır hazînesi tahsîl olup mürtezikaya
vazîfe
verirler.
Ve on tokuzuncu hazîne Gazâlî defteri üzre Kemâl Paşazâde Mısır'ı ibtidâ tahrîr etdüği üzre yetmiş yedi bin evkâf idi, hâlâ on iki bini ma‘mûr u mevcûddur. Her gelen Mısır mollâları evkâf başına birer altun alır. Kırk elli ve yüz altun aldığı evkâf vardır. Bu evkâfların rızka ve feddânlarından ve gayrı akârâtlarından iki Mısır hazînesi tahsîl olup mürtezikaya vazîfe verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y63a ·
metinde göster ·
… âmi‘in e’imme ve hutebâsı ve meşâyihânı cümle sekiz yüz âdem evkâf-ı Bedevî'den
vazîfe
ve cirâye alurlar. Ve imâretinde yevmiyye üç erdeb buğday ve bir erdeb mercimek …
Ve Bedevî câmi‘inin bir imâreti var, âyende ve revendeye ve cümle fukarâya merreteyn buğday ve mercimek şorbası ve birer nân pâresi mebzûldür. Câmi‘in e’imme ve hutebâsı ve meşâyihânı cümle sekiz yüz âdem evkâf-ı Bedevî'den vazîfe ve cirâye alurlar. Ve imâretinde yevmiyye üç erdeb buğday ve bir erdeb mercimek ve bir sığır ve beş koyun tabh olup mevlûd günleri fukarâya bezl olunur. Ammâ sâ’ir zamânda kifâyet mikdârı tabh olup sofra-i bî-imtinânı fukarâ ve mesâkîn ve zu‘afâya mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y288a ·
metinde göster ·
… Hikmet-i Hudâ gümrük ziyâde işler ve ağaya hizmeti tahtında yevmiyye onar guruş
vazîfe
ihsân olunur. Ve paşa üzre bu gümrük mîrîden seksen kîseye hisâb olunup kula me …
Ammâ ba‘zı vüzerâ iltizâm ile bu gümrüğü vermeyüp âdemlerinden mu‘temedün-aleyh âdemine emâneten verir. Hikmet-i Hudâ gümrük ziyâde işler ve ağaya hizmeti tahtında yevmiyye onar guruş vazîfe ihsân olunur. Ve paşa üzre bu gümrük mîrîden seksen kîseye hisâb olunup kula mevâcib verir. Zarar u nef‘ cümle paşanındır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y319a ·
metinde göster ·
ve cirâyelerin kâşifden alup dâ’imâ mehterhâne çalarlar, zîrâ taht-ı sânîdir.
İbtidâ bânîsi bi-kavli Tevârîh-i Hıtat-ı Makrîzî Tûfân-ı Nûh'dan sonra kehene Mısrâyim binâsıdır kim iklîm-i Mısır'ı devr edüp ilm-i nücûm üzre bu zemînin âb [u] havâsın beğenüp bu şehri inşâ etdi. Mürûr-ı eyyâm ile niçe bin mülûklerin tasarrufuna girüp sene (---) târîhinde Mısır pâdişâhlarından Tâhir Baybars evâyil-i hâlinde bu şehirde kâşif iken ol dahi âb [u] havâsından haz edüp zamân-ı hilâfetinde bu şehri taht-ı sânî edinüp sâkin olurdu. İle'l-ân şehrin tâ vasatında kâşifler sarâyı kurbunda şehir içinden cereyân eden tur‘a üzre üç göz bir cisr vardır, her vakt-i işâda ol cisr üzre sekizer kat mehterhâne üç nevbet çalınur, Tâhir Baybars hazretlerinin asrından berü kânûn-ı selâtîndir, çalınup vazîfe ve cirâyelerin kâşifden alup dâ’imâ mehterhâne çalarlar, zîrâ taht-ı sânîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y356a ·
metinde göster ·
Eyâlet-i Circe'de cümle (---) pâre âbâdân kurâdır. Lâkin bin yetmiş beş pâre kurâsı mîrî gılâle bağlıdır. Senevî bu kurâlar seksen sekiz bin erdeb gılâl verirler. Lâkin vilâyet-i Circe'yi dörd kerre yüz bin ve otuz altı bin erdeb gılâle yürüdürler. Yüz seksen bin erdebi Mısır paşasına fâ’iz kalır, mâ‘adâsı Circe hâkimine kalır. Ammâ eyâletindeki kurâlardan yüz kırk pâre belde-i azîmlerin gılâlleri bi'l-cümle vakfullâh tarafından hâkim zâbitleri tahsîl edüp câmi‘-i Ezher'e ve gayrı câmi‘-i selâtînlerin mürtezikalarına vazîfe verirler. Mezkûr kurâlara mîrimîrân-ı Circe vaz‘-ı yed edüp dahl [ü] ta‘arruz etmeğe kâdir değildir. Eğer zulmen bir şey etse, üçüncü gün Mısır'da yetmiş bin alem ile ulemâ-yı Mısır gulû edüp zulmü men‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y373a ·
metinde göster ·