İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ve ûd

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
20
isabet
20 cümle/beyitte
7,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
47 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi208,2

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–20 / 20

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ve ûd” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 207a … eşhâneciyân: Neferât 70, mü’ellifi Rızâeddîn-i Şîrvânî'dir. Bu dahi tel sâzıdır ve ûd gibi burku yerleri eğridir ve kolu ûddan uzuncadır ve gevdesinde balık kursağı …
EÇS III 47a … cü çıkartmak ve şehirden şehire yol açmak ve kerpiç ve kireç ve üstübeç ve müşk ve ûd u anber ü kaliye misk ve gûnâ-gûn itrıyyât bulmak ve çadır u hammâm ve nefîr u …
EÇS IV 291b–292a … irdebâlişler ve gûnâ-gûn esbâb-ı âvânîler ve üç boğça câme ve hil‘at-i gûnâ-gûn ve ûd u amber ve altı nefer üstâd-ı aşbâzlarıyla altı araba yükü zahîre ve on araba b …
EÇS IV 343b … ederken bir taş-ı kebîr çıkar ve ol taşı kaldırırlar. Bir râyiha-i amber ü hâm ve ûd u aselbend ve ıtr-ı Şâm râyihası çıkar kim cümle halkın dimâğları mu‘attar olur …
EÇS IV 361b–362a … yyâ halkı Hindistân'a ve Çin'e ve Hıtây-ı Hoten'e varup cevâhir ve müşk-i Hoten ve ûd ve amber ve niçe bin ıtriyyât makûlesi hoş-bû metâ‘ ve gayrı kâlâlar getirüp çâ …
EÇS V 12b Andan Ziyâeddîn Hân'ın kendü halvethânesine varup gülâb ve ûd ve amberler dütünüp cân sohbetleri edüp gâh saz ve gâh sûz ederek tâ nısfu'l-le …
EÇS V 87a … l pâdişâh olup mübâhese-i ilm etmek ve silâh düzmek ve kirec ve üstübec ve misk ve ûd ve reyhân ve kalya misk ve envâ‘-ı ıtriyât ve çadır ve hammâm ve nefîr ve sûrnâ …
EÇS VI 142a … musanna‘ zî-kıymet âvîzeler ile tezyîn olmuş bir deyrdir kim müşk-i amber-i hâm ve ûd ve günlük râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur. Hattâ bir çelîpâ-yı sepây ü …
EÇS VII 51a … e bin küffârlar dahi papaslar ile ellerinde altun ve gümüş mecmereler ile buhûr ve ûd u amber ve günlükler yakarak sokaklarda torompete çalarak gezüp yine manastırla …
EÇS VIII 307b … âr cîfelerin cümle bu mürde leşlerin kamu deryâya döküp pâk ü tathîr edüp buhûr ve ûd u amber ve kâfûrî ve aselbend râyihalarıyla cemî‘i câmi‘leri mu‘attar edüp ma‘b …
EÇS IX Y243b … nda üç kapudur. Cânib-i garbîsinde bâb-ı (---) bu kapu hâricinde müşk [ü] amber ve ûd u gülâb ve za‘ferân müşk ü kâfûr ve zebât bey‘ olunur. şimâle nâzır bâb-ı Kellâ …
EÇS IX Y310b … beşî mahbûb gulâmlar ve zî-kıymet cevâhir makûlesi eşyâ ve sâ’ir akmişe-i kâlây ve ûd u amber ve hıtâyî münebbed kâse ve fenâcînler ve elli deve yükü me’kûlât [u] me …
EÇS IX Y362a–Y362b … â’ifesi ziyâret edüp sandûka-i Hadîce'yi gûnâ-gûn şükûfeler ile tezyîn ederler. Ve ûd u amber Y 362b ve kâfûr yakup râyihadan züvvârın demâğı mu‘attar olur. Ve bu …
EÇS X Y63a … her sene Mekke'nin ve Medîne'nin ta‘mîr ü termîmine ve zeyte ve şem‘-i kâfûruna ve ûd [u] anberine ve sâ’ir masârıflarına gider.
EÇS X Y213b Fasıl yigirmi sekizinci alay / Mekke ve Medîne'nin şem‘-i aseli ve buhûr ve ûd [ü] anberi masârıfı hazînesin beyân eder
EÇS X Y278a Yine ba‘de't-tevhîd du‘â [ve] senâ olunup ihsân olunan seccâde ve hâlîçe ve ûd u amberi ve destâr-ı Muhammedî['yi] birer huddâma tahmîl edüp sarây meydânında …
EÇS X Y339b–Y340a … deff ü kudüm ve sancaklar ile leşlerinin üzerlerine semâ‘ edüp raks edüp rebâb ve ûd çalup bükâ ederlerdi. Sıbyânları lakkâ oynarlardı.
EÇS X Y373b … âhireler ile müzeyyen olup herbirinin destinde birer boğça veyâhûd müşk ü gülâb ve ûd u amber ve kâfûr u zebâd ve dendân-ı fîl ve şâha-i fîl ve siper-i pîl ve kîmuht …
EÇS X Y425a … rahnedâr olmuş bir yarık kaya yeri var, andan bir savt-ı hazîn ile ibtidâ sûrnâ ve ûd ve kânûn ve santûr ve tanbûr ve rebâb sadâları ile bir zemzeme-i sûznâk nağemât …
EÇS X Y450b … dü'n-nebî etdirüp ol gece cemî‘i şehri tezyîn eylemeği îcâd edüp buhûr u gülâbı ve ûd u amberi ve şem‘a-i kâfûrî ve sükkerî eşribe-i mümessekinden mâ‘adâ yigirmi bin …