… üzre nümâyândır kim temâşâ etdiğimiz belde-i azîmlerin birine müşâbeheti yokdur
ve üzerinde
nûr şa‘şa‘a verir bir rûhâniyyetli şehr-i kadîmdir. Zirâ bunda olan kibâr-ı evl …
Eğer bu hânedânların cümlesin tarz-ı tarhıla ilmimiz lâhık olduğu mertebe tahrîr etsek başka bir sa‘âdetnâme olur. Ammâ bu şehr cümle yüz yetmiş altı mahalle-i müslimîndir ve yedi mahalle Ermeni'dir ve tokuz mahalle Rûm keferesidir ve altı cemâ‘at Yahûdîlerdir ve bir mahalle Kıptîlerdir ve bir mahalle miskînler başka semtdir, Murâdiyye râhı üzredir. Bu aşağı şehr bir düz yerde vâkı‘ olup kal‘a-i bâlâ dâmenine vâkı‘ olan hâneler ve imâretler ve Ulu Câmi‘ semtleri mürtefi‘ yere vâkı‘ olmağıla bir sâ‘at ba‘îd şimâl tarafında Filedâr sahrâsından bu şehre nazar olunsa dâmen-i Cebel-i Ruhbân'da rasâs-ı nîl-gûn ile zeyn olmuş şems-i âteş-tâbın şu‘lesi bu şehre pertev urdukda hân ve hammâm ve mesâcid ve câmi‘-i selâtînlerin ve gayrı hayrat [u] hasenâtların ve yine kurşum örtülü sûk-ı sultânîlerin kat-ender-kat zeyn olduğun âdem görünce hayrân kalır. Zirâ bu şehr, Filedâr sahrâsından acâ’ib mehâbet üzre nümâyândır kim temâşâ etdiğimiz belde-i azîmlerin birine müşâbeheti yokdur ve üzerinde nûr şa‘şa‘a verir bir rûhâniyyetli şehr-i kadîmdir. Zirâ bunda olan kibâr-ı evliyâullah, müfessirîn ve muhaddisîn ve musannifîn gayrı diyâ[r]larda yokdur, illâ meğer Bağdâd-ı behişt-âbâd ola. Ve bu şehrin cânib-i cenûbunda cebel-i Ruhbân[da] kân-ı ma‘den-i âb-ı hayvân vâkı‘ olmağıla ol cebel-i âlîden bin altmış aded ism [u] resmiyle ma‘lûm âb-ı hayât, uyûn-ı câriyeler cereyân ederek bâlâda tahrîr olunan sarây-ı âlîlere kehrîz ve kana (?) ve kanavâtlar ile hâneden hâneye cereyân edüp cemî‘î imâretleri saky edüp uyûn-ı enhârları cârî ve revân bir şehrdir. Vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûre ve hadâyık [u] bostânı meşhûre nümûne-i behişt-i câvidânîdir. Ve eşcâr-ı müsmirrâtı ve gayrı müsmirresi ve ezhâr-ı bî-pâyânı, bâ-husus dıraht-ı şükûfe-i erguvânı firâvân olur kim senede bir kerre Emîr Sultân hazretlerinin "Erguvan Cem‘iyyeti" faslı olup cemî‘î diyârdan deryâ-misâl âdem cem‘ olup bir cem‘iyyet-i kübrâ olur kim meşhûr-ı âfâkdır, ta‘rîf ve tavsîfi mümkün değildir. Ancak ol cem‘iyyet-i azîm, rûhâniyyet-i Emîr Sultan ile olur. Böyle bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr, buk‘aları hûb ve halkı mahbûb u merğûb mezra‘aları vâfir ve berekâtları mütekâsir ve ni‘metleri firâvân ve mâ-i nâbları revân olmuş, hâneden hâneye suları cereyân etmiş şehr-i müzeyyendir kim Anadolu arzında bilâd-ı seb‘anın biri dahi bu Bursa şehridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223b ·
metinde göster ·
… tekyede hâlâ bir turfe elvân-gûn hacer vardır. Bir tarafı oluk gibi kazılmışdır
ve üzerinde
hatt-ı İberî yazılmışdır. Zamân-ı kadîmde hükemâ-yı selef mi yâhûd kehene-i kud …
İbret-i mutalsam-ı mu‘attal: Bâlâda zikri sebkat eden Sünbüllü Baba tekyesi kurbunda bâğlar içre Taşoluk tekyesi nâm tekyede hâlâ bir turfe elvân-gûn hacer vardır. Bir tarafı oluk gibi kazılmışdır ve üzerinde hatt-ı İberî yazılmışdır. Zamân-ı kadîmde hükemâ-yı selef mi yâhûd kehene-i kudemâ mı bu taşa üç satır hatt ile bir tılsım harfleri tahrîr etmiş, günde birer kerre bu seng-i hârâdan süd akarmış ve bir sâ‘atden yine münkatı‘ olurmuş. Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda niçe kerre yüz bin mutalsamâtlar mu‘attal oldukda bu dahi harâb olur. Hattâ bu diyâr, kefere destinde iken Hacı Bektaş Velî, kefereden bu kal‘ayı Osmâncığa taleb etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
Ve gece menzil yerine varmadan bir şeyden dahi havf ederler. Gerçi Mısır'ın yollarında celâlîsi ve cemâlîsi ve havf şebhûn eder harâmîsi yokdur. Ammâ huccâc içinde olan deveciler ve akkâm ve kavvâs ve sakkâ ve mehterân ve meş‘alciyân hırsızları derdinden bâhusûs bârekallâh (---)(---)(---) Ezlem askeri ile gelen neşşâl u nassâb [u] vettâh harâmîleri eyledir kim her gece develeri yüküyle ve üzerinde hâb-âlud âdemiyle deveyi katârından kesüp alarga çeküp askerden taşra çıkarup deve sâhibin uykudan uyarup uryân edüp deveyi Y 377a yüküyle yudar. Ekseriyyâ gece karanlıklarında niçe niçe hasâretler olup niçe vâveylâ feryâd u figân vâveylâlar yükler soyarlar ve tarakalar kopar. Mısır yolunda bu ev hırsızlarından gayri havf yokdur. Gâyet ihtirâz lâzımdır el-ıyâzü billâh. Anıniçün Mısırlı gece konağa varmazlar. (---)(---)(---) yup (---) namâzından sonra ba‘zı bu menzilde kuşluk vaktinde konarlar. Eğer ileride menzil ba‘îd ise vakt-i zuhurda nefîrler çalınup azm-i râh eder. Eğer menzil Q 153a karîb ise vakt-i asırda nefîr-i rıhletler çalınır çalınarak çalalar bu minvâl-i meşrûh üzre kat‘-ı menâzil ve tayy-i merâhil ederek Mısır'a dâhil olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y376b–Y377a ·
metinde göster ·