Evsâf-ı kal‘a-i Amasra : Kayser-ı Rûm binâsıdır. Sene (---) târîhinde Kastamonu sahibi (---) feth edüp anın destinden sene (---) târîhinde (---)(---) fethidir, be-dest-i (---)(---) Bolu sancağı hâkinde voyvodalıkdır. Kal‘ası, leb-i deryâda bir püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî metîn kal‘a-i hısn-ı hasîndir. (---) nâzır (---) kapusu var. Kal‘a içre cümle (---) hâne-i zîbâlardır kim (---) mestûrdur. Bu kal‘ayı bir kaç kerre Rus-ı menhûs urup bir zafer edemeyüp hâ’ib ü hâsır gitdiler. Handakı yokdur, ammâ dizdârı ve neferâtı ve yüz elli akçe kadısı ve yeniçeri serdârı vardır ve kal‘a içre câmi‘ ve mesâcidi (---)(---)(---)(---)(---) vardır, ammâ medrese ve imâret-i it‘âmı ve kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur. Lâkin mükellef çârsûsu vardır. Ve bu Amasra'nın, Sinap kal‘ası cânib-i şarkîsindedir. İkisinin mâbeyni karadan beş konakdır, denizden mâbeynleri yüz mildir. Ve bu Amasra, Karadeniz Ereğlisi'nin şarkî tarafındadır ve ikisi mâbeyni karadan dört menzildir ve Amasra ile Ereğli mâbeyni deryâdan elli mildir. Ve bu şehrin bâğ u bâğçesi ve gûnâ-gûn meyvesi ve âb [u] hevâsı ve mahbûb ve mahbûbesi gâyet memdûh-ı âlemdir. Ve bu şehrin iki cânibinde biri şarkî ve biri garbî azîm limanları vardır kim sekiz rûzgârdan emîn a‘lâ yatak cây-ı menâs limân-ı hâsdır ve şark tarafındaki limânın sâhasında âb [u] hevâsı ve binâsı latîf hammâm-ı dil-küşâsı vardır ve dahi varoşı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---). İskele başında mahzenleri ma‘mûrdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---). Me’kûlât ü meşrûbâtının memdûhı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)Ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 245b ·
metinde göster ·
… giyerler. Ve erbâb-ı ma‘rifetler bu şehri 17 iklîm-i örfiyyede bulmuşlar. Kıble
ve şark
cânibi dağları serâpâ bâğlardır. Cânib-i şarkîsinde şehr-i Kastamonu üç günlük …
{Hicretin sene 92 târîhinde Âl-i Emeviyyûn'dan Süleymân b. Abdullah fermânıyla kız karındaşı oğlu Ömer b. Abdül‘azîz İslâmbol'u muhâsara edüp bî-feth avdet edüp bu Sinop kal‘asın dahi muhâsara edüp bî-feth rücû‘ etdiler} Sinop (---) galatdır, (---) binâsıdır. Kastamonu hâkimi Ulu Beğ (---) fethidir. Andan sene 796 târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân fethidir. Gâyet sa‘b u metîn u kavî kal‘a olmağıla Rûm keferesi elinden üçüncü muhâsarada usret ile feth olup Kastamonu eyâletinde serbest ve mu‘âf ve müsellem mefrûzu'l-kalem ve maktû‘u'l-kadem ze‘âmetdir. Dizdârı ve serdârı ve kal‘a neferâtları ve üç yüz akçe pâyesiyle kadısı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı vardır. Ekseriyyâ halkı tüccâr ve neccâr ve sevdâger-i berr u bihârdır. Bir fırkası avân ve bir zümresi ulemâ ve meşâyihândır. Halkı ekseriyyâ çuka ferâce ve bogasi hil‘at giyerler. Ve erbâb-ı ma‘rifetler bu şehri 17 iklîm-i örfiyyede bulmuşlar. Kıble ve şark cânibi dağları serâpâ bâğlardır. Cânib-i şarkîsinde şehr-i Kastamonu üç günlük yoldur. Bu şehr Karadeniz'in Anadolu tarafı sâhilinde Sinap Burnu demekle ma‘rûf bir burunda vâkı‘ olmuşdur kim Karadeniz'in garb tarafında (---) mil Rûmeli cânibinde bu Sinop'a mukâbil Keliğra Sultan kayaları vâkı‘ olmuşdur. Sinap ile ol Keliğra burnu mâbeyni gûyâ bir boğazdır. İslâmbol tarafı ve Tarabozan tarafı yine vâsi‘ deryâlardır. {Sinop İslâmbol'a beş yüz mildir}. Ve bu kal‘a-i Sinop, şehr-i Samsun'un garb tarafındadır. Sinop ile Samsun'un arası dört merhale yerdir. Ve kal‘ası bir püşte-i âlî üzre üç kat Şeddâdî rıhtım Kayser-ı Rûm oğlu Sinopa nâm kralın binâsıdır. Ammâ gâyet sedd-i metîn kal‘a-i sengîndir. Dâiren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve cümle (---) kulle ve altı bin altı yüz bedendir ve cümle (---) kapudur. Evvelâ Kum kapusu ve Meydân kapusu ve Tershâne kapusu ve Yenicekapu ve Tabahâne kapusu ve İçhisarın Lonca kapusu cihânnümâdır. Ve Uğrunkapu ve aşağı kal‘ada Deniz kapusu. Bu merkûm kapuların cümlesi ikişer kanatlı demir kapulardır kim her biri birer bâb-ı Kahkaha'dır ve bu kal‘a bir düz yirde vâkı‘ olup iki cânibin deryâ döğer ve bu kal‘anın eşkâli şekl-i murabba‘dan tûlânîce vâki olmuşdur. Ammâ Bozdepe dağından nazar etsen gemi alboratası kesiminde üç kat bir gûne kal‘a-i metîndir. Dizdârı kal‘anın top menzilinden ba‘îd giderse şehirlilerin ellerinde olan hatt-ı şerîfleri mûcebince dizdârı katl etmeğe me’mûrlardır. Ol havfden fakîr-İ dizdâr bir top menzilinden ba‘îd gitmeğe kâdir değildir. Cümle altı yüz müsellah ve şecî‘ ve bahâdır neferâtları vardır. Sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında bu kal‘ayı Kazak-ı Ak ale'l-gafle bir şeb-i muzlimde nerdübânlar ile serîka edüp Vezîria‘zâm Nasıf Paşa bu Sinop kal‘asın küffâr alduğun Ahmed Hân'a i‘lâm etmeyüp ketm etdiğiyçün katl olundu. Ba‘dehû bu kal‘ayı küffârdan halâs edüp elli kul dahi aşağı kal‘aya koyup bin kantar barud-ı siyâh ve sagîr ü kebîr bin pâre top koyup cümle âlât-ı cebehânesi ve gûnâ-gûn âlât-ı silâh-ı gûnâ-gûnlar ile müzeyyen etdiler. Ol asrdan berü her şeb ikişer yüz âdem bölükbaşıları ve çavuşlarıyla tâ sabâha dek dîdebân ve nigehbân ve gafîrlik edüp ba‘de't-tabl ve nefîr nevbetciler feryâd ederler. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 246a ·
metinde göster ·
251a tarafında olan rabtasında iki câmi‘ vardır. Ve garb cânibinde olan rabtd …
Anda olan rabtda dört câmi‘ vardır ve şark 251a tarafında olan rabtasında iki câmi‘ vardır. Ve garb cânibinde olan rabtda dörd câmi‘ vardır. Ammâ Orta Kulle Câmi‘i gâyet ma‘mûr ve müzeyyen bir minâreli câmi‘-i şîrîndir. (---)(---) binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 250b–251a ·
metinde göster ·
… igehbânlık ederler. Ulûfeleri iskele gümrüğünden mu‘ayyendir, ammâ limanı kıble
ve şark
cânibine küşâde olmağile gemiler lenger-endâz olup huzûr ile yatamazlar.
Buyurdular kim "şu kal‘aya varana tîmâr u ze‘âmetler ihsân ederim" dedikde cümle guzât-ı müslimîn kal‘aya bir baş yürüyüş edüp feth eylediklerinde ismine "Kal‘a-i Varana"dan galat kal‘a-i Varna derler, ammâ bânîsi İsâ Nebî asrında Batlîmûs Ağıstaş binâsıdır. Ba‘dehû Ciniviz istîlâ edüp dahi tevsî‘ edüp niçe divelden divele kalmış bir âşiyândır kim kal‘ası Karadeniz kenârında şekl-i murabba‘ bir şeddadî binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır. Hemân bir tarafı karadır. Cümle etrâfı handak içi deryâdır ve cânib-i garba nâzır şehre açılır bir demir kapusu önünde şehre cisir ile ubûr olunup çâr-kûşesinde çâr kulle-i metînleri var ve cümle burc [u] bârûlarında ve dendân-ı bedenlerinde mazgal delikleri ile ârâste ve limana nâzır şâhâne top-ı kûplar ile pîrâste bir hisâr-ı 30b üstüvârdır kim derûn-ı hisâr cümle müstahfızân hâneleri ve gılâl anbârları ve bir câmi‘i var, ammâ çârsû-yı hammâmı yokdur, lâkin mükemmel cebehânesi ve topları çokdur. Cümle (---) yetmiş aded neferâtları her şeb "Allâh yeğdir yeğ" deyüp nigehbânlık ederler. Ulûfeleri iskele gümrüğünden mu‘ayyendir, ammâ limanı kıble ve şark cânibine küşâde olmağile gemiler lenger-endâz olup huzûr ile yatamazlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30a–30b ·
metinde göster ·
… garb tarafı cümle Kazağistân'dır. Her bâr Kazak horoslarının sadâları işidilir
ve şark
tarafı nehr-i Özü aşrı Heyhat sahrâsıdır. Tâ kal‘a-i Azağ'a ve andan doksan yed …
Sene (---) târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan Sultân (---) binâsıdır, be-dest-i Macar Alî Paşa. Üç tuğlu vezîr eyâleti tahtıdır, lâkin bî-amân yer olmak ile vezîri Silisre ve Babadağı ve Akkirmân şehirlerinde oturup on bin asker ile muhâfaza edüp hâlâ bu kal‘a-i Özü Silisre eyâletinde başka sancakbeği tahtıdır, ammâ bunun beği kanûn üzre Özü suyunun karşu Kırım tarafında Kılburun nâm kal‘ada oturup muhâfaza edüp tâ Kırım cezîresinin Orağzı nâm mahalle dörd konak çöl ile Kırım'a varınca Özü beğinin hükmündedir. Tatar hânların Kanûn-ı Bâyezîd Hân üzre alâkaları yokdur. Özü beğinin taraf-ı pâdişâhîden hâss-ı hümâyûnu 240.000 akçedir, lâkin ze‘âmet u tîmâr ve alaybeğisi ve çeribaşısı yokdur, zîrâ kıble tarafı Karadeniz ve garb tarafı cümle Kazağistân'dır. Her bâr Kazak horoslarının sadâları işidilir ve şark tarafı nehr-i Özü aşrı Heyhat sahrâsıdır. Tâ kal‘a-i Azağ'a ve andan doksan yedi konak tâ Bahr-i Harez'e varınca sahrâ-yı Heyhat Deşt-i Kıpçak'dır ve cenûb tarafı kezâlik Akkirmân'a varınca cây-ı bî-amân yerlerdir kim niçe kerre ubûr itmişih. Anıniçün tîmâr ve ze‘âmetleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54b ·
metinde göster ·
Bu kal‘adan taşra garb tarafında elli ve altmış mikdârı saz örtülü ahurları var
ve şark
tarafında mahsûldâr bostânları var kim Kırım vilâyetine bu bostânlar içinden gi …
Bu kal‘adan taşra garb tarafında elli ve altmış mikdârı saz örtülü ahurları var ve şark tarafında mahsûldâr bostânları var kim Kırım vilâyetine bu bostânlar içinden gidilir ve buna Kılburun kal‘ası denmesinin aslı oldur kim bu 56b kal‘anın lodos cânibi Karadeniz'dir ve poyraz cânibi Özü suyudur. Bu ikisi mâbeyninde kıl gibi bir incecik kumsal on iki sâ‘at uzun dil gibi tâ şarkdan garba gelince bu ince burunun garbî ucunda bir kal‘acık olduğundan Kılburun derler ve eyle dil gibi bir Kılburun'dur kim her bâr Karadeniz fırtınası ince burnu atlayup nehr-i Özü'ye Özü dahi gâhice Karadeniz'e atlar bir ince kıl gibi burun nihâyetinde olmağile Kılburun derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56a–56b ·
metinde göster ·
… ohşan şehrinde tâ kıble tarafında şehr-i İsmâ‘îl'e varınca tûlu on iki konakdır
ve şark
tarafı Özü eyâletinde kal‘a-i Bender hâkiyle müşâdır. Andan nehr-i Turla kenârı …
Bu vilâyet-i vâsi‘in tûlu cânib-i garbda Fohşan şehrinde tâ kıble tarafında şehr-i İsmâ‘îl'e varınca tûlu on iki konakdır ve şark tarafı Özü eyâletinde kal‘a-i Bender hâkiyle müşâdır. Andan nehr-i Turla kenârınca Kardaş Kazak ile hem-çetdir ve şimâl cânibinde kal‘a-i Hotin ve kal‘a-i Secova bu Boğdan'ındır kim nehr-i Turla kenârında Leh vilâyetiyle müşâdır ve batı tarafına meyilli Erdel vilâyetinin Seykel vilâyetinde Sahan Samur dağlarıyla müşâdır. Ve garb cânibine Eflâk vilâyetiyle müşâdır. Nehr-i Tuna kenârında Âl-i Osmân ile müşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 107b ·
metinde göster ·
tarafında tarîk-i Vo[ra]niçse kapusu kullesi gûyâ sedd-i Kahkahâdır.
Ve bu handaka nâzır metîn cümle (---) aded kullelerdir. Evvelâ {büyük kapunun üst yanında Kanlı kulle yukaru Voraniçse bâğlarına ve dahi yukaruya iç hisâra nâzır kulle-i azîmdir} kıble tarafına nâzır beğ kullesi gâyet metîndir. Ve şark tarafında tarîk-i Vo[ra]niçse kapusu kullesi gûyâ sedd-i Kahkahâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155a ·
metinde göster ·
… emileri gark olup öldüklerinden Ölü deniz derler. Ve kıble cânibi Karadeniz'dir
ve şark
tarafı 109a Azak denizidir, Balısıra denizi dahi derler.
Ve bu kal‘a Or kal‘ası demeden murâd oldur ki bu Kırım vilâyeti Karadeniz kenârında yedi yüz yetmiş mîl bir cezîre-i şekl-i müselles vâki‘ olup sağ cânibi taraf-ı garba Ölü denizdir kim Karadenizden girmiş bir sığ deryâdır. Ölü deniz demeden murâd bir gemi yâhûd bir kayık Karadeniz fırtınasıyla bu deryâya düşerlerse aslâ halâs mümkin değildir. Cümle âdemleriyle gemileri gark olup öldüklerinden Ölü deniz derler. Ve kıble cânibi Karadeniz'dir ve şark tarafı 109a Azak denizidir, Balısıra denizi dahi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 108b–109a ·
metinde göster ·
… toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i Kuban'dır.
Ve şark
tarafı Kuban nehrinden azmış bir azîm sığlık göldür, ammâ lezîzdir.
Kal‘ası bir kumsal zemînde şekl-i murabba‘ kârgîr ve yalın kat dîvârlı sarp kal‘adır kim cirmi dörd yüz adımcıkdır. Her köşesinde birer kullesi var. Her burcları üstlerinde tahta örtülü kubbesi var, ammâ etrâfında handakı yokdur, zîrâ alçak ve kumsaldır. Bir karış kazsan su çıkar. Handak olmak mümkin değildir. Ve içinde cümle yüz aded toprak ile mestûr hâne-i ma‘mûrları vardır. Ve kıblesi tarafı nehr-i Kuban'dır. Ve şark tarafı Kuban nehrinden azmış bir azîm sığlık göldür, ammâ lezîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145b ·
metinde göster ·
… â demir dutar yatak ve sığınacak bir cây-ı menâs limandır. Lâkin kıble ve cenûb
ve şark
rûzgârlarından emîn değildir, ammâ şimâl ve yıldız ve batı ve karayelden emîn l …
Ve limanı bin pâre gemi alır bir vâsi‘ liman-ı azîmdir kim a‘lâ demir dutar yatak ve sığınacak bir cây-ı menâs limandır. Lâkin kıble ve cenûb ve şark rûzgârlarından emîn değildir, ammâ şimâl ve yıldız ve batı ve karayelden emîn liman-ı emândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 216a ·
metinde göster ·
… vilâyetinde Şehribân şehrinin nârına gâlib âbdâr nârı olur. Ve bu şehrin şimâli
ve şark
tarafı sahrâsında pirinç ve pembe ve yedi gûne gendüm ve yetmiş yedi elvân mahs …
Ve me’kûlât [u] meşrûbâtının meşhûru: Cemî‘i bâğ-ı iremlerinde bir vukıyye ve nîm vukıyye gelir bir gûne kaysı nârı olup bir acâ’ib dânedâr fâkihe-i rummânı olur kim her dânesi içinde çekirdeği dâne-i haşhâş kadar ancak olur ve gâyet âbdâr ve hoş-hor nârdır. El-hâsıl Bağdâd-ı behişt-âbâda iki merhale yer Acem vilâyetinde Şehribân şehrinin nârına gâlib âbdâr nârı olur. Ve bu şehrin şimâli ve şark tarafı sahrâsında pirinç ve pembe ve yedi gûne gendüm ve yetmiş yedi elvân mahsûlâtlar olur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233b ·
metinde göster ·
… u kal‘anın kıble tarafı sahrâ ve dahi mâverâsı Akdeniz bir mîl kadar mesâfedir.
Ve şark
tarafı havâleli bayırlardır. Ve etrâfında aslâ handakı yokdur, zîrâ sa‘b ve yal …
Bu kal‘anın suyu eşeklerle aşağıdan gelir, su sarnıçları mu‘attaldır. Ve bu kal‘anın kıble tarafı sahrâ ve dahi mâverâsı Akdeniz bir mîl kadar mesâfedir. Ve şark tarafı havâleli bayırlardır. Ve etrâfında aslâ handakı yokdur, zîrâ sa‘b ve yalçın kayalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 243a ·
metinde göster ·
ve cenûb ve garb ve şimâl taraflarını deryâ döğer dîvârlardır. Ancak karayel ve …
Ve şark ve cenûb ve garb ve şimâl taraflarını deryâ döğer dîvârlardır. Ancak karayel ve yıldız cânibleri karadır, ammâ bu kara câniblerinin dîvârları seksen adım enli sedd-i Kahkahâ-vâr kesme kaya handakdır. Ve ol taraflarının dîvârları kırkar arşın yüksekdir. Ve handak kenârınca kara tarafının dîvârı bir denizden bir denize varınca bin beş yüz adım kara tarafı dîvârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247b ·
metinde göster ·
… i kenârında Aya Mavra kal‘ası ve Narda şehri ve Yanya şehri dağları nümâyândır.
Ve şark
cânibinde Akdeniz içre yigirmi üç aded cezîreler cümle nümâyândır. Tâ bu merteb …
Der-temdîhât-ı sıfat-ı iç hisâr: Mevsûf olan büyük kal‘anın cânib-i cenûbu köşesinde bir yalçın kaya püşte-i âlî üzre çâr-kûşe bir küçük iç kal‘adır. İçinde ancak dizdâr evi ve kethudâ evi ve cebehâne hazînesi var. Ve birkaç şâhî topları var, gayri şeyler yokdur. Ammâ bu kal‘a-i enderûnun burc-ı bârûlarından tâ Venedik körfezi kenârında Aya Mavra kal‘ası ve Narda şehri ve Yanya şehri dağları nümâyândır. Ve şark cânibinde Akdeniz içre yigirmi üç aded cezîreler cümle nümâyândır. Tâ bu mertebe eflâke kad-keşân olmuş hümâ âşiyânlı sûr-ı üstüvârdır. Bu kal‘acığın şark tarafında bir kat kal‘a dîvârı dahi sonradan binâ olmuş. Ana Yeni hisâr derler, zîrâ bir kerre bu kal‘ayı küffâr ol mahalden almış. Ol sebeb ile bu mahalle bir kat kal‘a dahi binâ etmişler. Ol hisâb üzre bu kal‘a-i Gördüs beş kat bölme hisârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 258b ·
metinde göster ·
… rkı ve garbı tarafın ihâta etmiş tâ leb-i deryâya karîb varınca bâğ u bâğçeleri
ve şark
tarafında iki sâ‘at ba‘îd dağlara varınca hadîka-i cinânlı bir düz vâsi‘ fezâ-y …
Şehr-i izdin kurbunda Badracık nâm bir kasaba-i benâm vardır, ammâ bu Ballıbadra'dır kim kal‘anın cenûbu ve şarkı ve garbı tarafın ihâta etmiş tâ leb-i deryâya karîb varınca bâğ u bâğçeleri ve şark tarafında iki sâ‘at ba‘îd dağlara varınca hadîka-i cinânlı bir düz vâsi‘ fezâ-yı mahsûldârda bender şehr-i azîmdir kim cümle üç bin (...) yüz aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ büyût-ı ra‘nâlardır kim gâyet mükellef ü mükemmel ma‘mûr ve halkı mesrûr hânedânlardır. Elbette her evde bâğ u bâğçe mukarrerdir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261a ·
metinde göster ·
… bölme hisârdır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi bedenleri üzre iki bin yüz aded adımdır.
Ve şark
ve garb tarafları cümle yalçın uçurum kayalar olmak ile aslâ bir tarafında hand …
El-hâsıl bu kal‘a-i Arhoz üç kat bölme hisârdır. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi bedenleri üzre iki bin yüz aded adımdır. Ve şark ve garb tarafları cümle yalçın uçurum kayalar olmak ile aslâ bir tarafında handakı yok bir metîn kal‘adır. Bu kal‘anın kapusu önünde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 279a ·
metinde göster ·
… ded âlî ve musanna‘ karavulhâne köşkleri vardır. Garb tarafındaki altun tabyası
ve şark
tarafındaki gümüş tabyası ve (---) tabyası
Ve her tabyalar üzre iç yüzde kal‘adan yüksek yigirmişer arşın kaddi tabyalar vardır. Beş aded tabyaların cümlesi birbirlerin korudurlar. Ve her tabya birer sedd-i İskender'e mânend olup her birinin üzerlerinde birer aded âlî ve musanna‘ karavulhâne köşkleri vardır. Garb tarafındaki altun tabyası ve şark tarafındaki gümüş tabyası ve (---) tabyası
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284b ·
metinde göster ·
tarafı bâğ-ı İrem-misâl bir cinîn-i gaytândır. Ve cümle iki kapusu var, küçük k …
Ve şark tarafı bâğ-ı İrem-misâl bir cinîn-i gaytândır. Ve cümle iki kapusu var, küçük kapu ve orta kapusu gâyet büyükdür kim üç aded kapulardır. Üçü dahi maşrıka nâzır kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313b ·
metinde göster ·
… e kadîmî meterislerden leb-i deryâya varınca meterisler ve medd ü tertîb olunup
ve şark
cânibinde Aktabya kurbunda Göllük ta‘bîr olunduğu mahalde leb-i deryâ ile tersh …
Evvelâ hamd ol Hâlık-ı Bîçûn'a kim bu sene-i mübârekde Kandiye kal‘asının fethi müyesser olup der-i devlet-masîre bu yüzden fetihnâme-i küstâhâne tahrîr olundu kim hâliyâ cezîre-i Girid ahvâl-i hasret-me’âli istihbâr olunur ise zîr-i nîlgûn tâk-ı lem-yekün mislühâ fi'l-âfâk olan Kandiye kal‘asının ibtidâ muhâsarasından 326b kemend-i feth-i teshîre gelince vâki‘ olan cidâl ü harb [ü] kıtâl ve darb ma‘lûm-ı cümle-i âlem ve mefhûm-ı kâffe-i ümem olup lâkin ol kal‘a-i metîne Deryâ-yı Sefîd'in sedd-i sedîdi ve umûmen Frengistân'ın âhenîn kilîd-i mekîni olmağla vâki‘ olan gazâ-yı kebîreyn ve cihâd-ı azîmeyn nakl-i takdîr-i bedîde gelüp muvahhidîn tahsîl-i sürûr-ı lâ-yuhsâ ve cünûd-ı zafer-karîn tekmîl-i hubûr-ı gayr-i ihsâ etmek muhakkak olmağla bir ay ceng-âşûbdan mıkatta-ı husûmet ü adâvete değin sûret-pezîr olan harb ü darbdan mümkinü't-takrîr olan vech üzre ihtisâr-ı ahbâr olunup ve'l-hâsıl kal‘a-i mezbûre bin yetmiş yedi senesinde vâki‘ olan mâh-ı Zilhicce'nin gurresinde cevânib-i erba‘asında muhâsara ve ma‘rûf olan Yüksek tabyadan garb (garb) tarafında leb-i deryâda vâki‘ olan metânet ile iştihâr bulan Kızıl tabyaya varınca meterislere mübâşeret ve mevâzı‘ adî(?) sekiz yerden mütecâviz kal‘a-kûb ra‘d-âşûb balyemez toplar tabya dîvârlarına havâle olup yevmen fe-yevmen meterisler handaklara doğru sürülüp ejder-dem ve âteş-fem top-ı serâmedler ile leylen ve nehâr kal‘a dîvârı ve tabyaları döğülüp lâkin kal‘a-i üstüvârın cânib-i berrîsi husûsan meterisler önünde nakş-ı dîvâr-ı kal‘anın esâs-ı ibret-nümâsı ekseriyyâ kemerler üzre mebnî olunup âlât-ı harb ile müştemil sanâyi‘-i garîbeler ile memlû olduğundan mâ‘adâ handakı iki yüz zirâ‘-ı Mekkî'den mütecâviz âriz ve kemâl mertebe amîk olup ale'l-ittisâl parmaklık cengleri vefret üzre olup kal‘adan munfasıl ve handak-ı kebîrden hâric tabya-i azîmeler dahi birbirlerine mukârin olup her birisi birer kal‘a-i metîn ve kûh-ı Demâvend-vâr temkîn mânendi olup cehâresin ve ka‘r-ı zemînlerin feth [u] teshîre her dirsek tabyaları mâni‘ olup ale'l-husûs sa‘âdetlü sadr-ı âlî-mikdâr hazretlerinin kolunda vâki‘ metânet ve istihkâm ile meşhûr [u] müte‘ârif olan Kanlı tabyanın etrâf [u] cevânibi kat-ender-kat parmaklıklar ve şaranpavlar ve domuz damları ve zîr-i hâkde cengci tabyaları ve ka‘r-ı zemînde beşer altışar kat lağımları âteş-i harbile memlû ve mâ-fevki top ve kumbaralar ile meşhûn olup vech-i meşrûh üzre mevâni‘-i garîbelerin ta‘tîl ü teshîr ve zîr-i hâkde olan düşmen-i dînin lağımları ibtâl ve mânend-i kal‘a-i metîn olan Kanlı tabya lağımlarıyla ma‘dûmu'l-eser ve zemîni zabt [u] rabta girüp handaklarına duhûl müyesser olunca vâki‘ olan ceng [ü] cidâl ve tarafeynden atılan lağım ve kazan kumbaraların tahrîr [ü] tavsîfi kalem-i serî‘u'l-beyân kendü lâl ve kemâ yenbağî takrîri emr-i muhâl olup bu esnâda vakt-i şitâ ve şiddet-i sermâ erişmeğile alâ tarîkı'l-muhâfaza kalmak müşâvere olunup meterisler handak kenârlarında karâr-dâde olup cemî‘i meterislerde i‘tidâl-i hevâ olunca meks ü ârâm ve ikdâm [u] ihtimâm ile meterislerde kıyâm olunup cünûd-ı muvahhidîn hiddet-i sermâda ve şiddet-i bürûdetde bilâ-hâ’il nâzil olan berf ü bârân leyl [ü] nehâr meterisler içre revân-ı seyl-i bî-pâyân meşakkatlerin uğur-ı dîn-i mübînde mahz rahmet bilmek[l]e ale'd-devâm peykâr olup bu hâl-i pür-melâl üzre mürûr-ı sermâ ubûr edüp sürûr-ı i‘tidâl-i hevâ mukârin olmağile asâkir-i deryâ-mevc fevc fevc ikdâm-ı cenge kıyâm ve ahz-ı intikâm ve kal‘anın feth [ü] teshîrine bezl-i ikdâm olunup cânib-i bahrden leb-i deryâ ile iki koldan meterislere girilmesin savâb-dîd-i cumhûr-ı asâkir-i zafer-mezâhir olmağla Kızıl tabya mukâbelesinde kadîmî meterislerden leb-i deryâya varınca meterisler ve medd ü tertîb olunup ve şark cânibinde Aktabya kurbunda Göllük ta‘bîr olunduğu mahalde leb-i deryâ ile tershâneye doğru ve ma‘rûf olan Kumlu tabyaya varılmak üzre meterisler mübâşeret olunup lâkin Kızıl tabya câniblerinde vâki‘ olup sa‘âdetlü sadrıa‘zam hazretlerinin kolunda vâki‘ olan meterisler önünde leb-i deryâ ile Taşlık ve Göllük tarafında kumluk olmağile iki koldan gayri dahi leb-i deryâ ile meterisler mübâşereti emr-i muhâl iken mücâhidân-ı gâziyân-ı dîn-i mübîn ve mübârizân-ı zafer-karîn uğur-ı dîn-i mübînde gayret ü hamiyyeti devlet-i uzmâ ve meşakkat ü zahmeti sa‘âdet-i ukbâ müşâhedesiyle cümle huzûr-ı râhatı vücûdlarına harâm mesâbesinde edüp cümle guzât hâb u râhat-ı istirâhati terk ü bî-ârâm edüp iki koldan meterisler içün mesâfe-i ba‘îdelerden zahrlıklarıyla toprak nakliyle meterisler i‘mâl olunup mavâzi‘-i gayriden ra‘d-gerdân-ı su‘bân-demâr balyemez top-ı kal‘a-kûblar getirüp tabya siperlerine vaz‘ edüp kal‘anın rû-yı dîvârlarına ve cümle tabyalarına topları havâle edüp kal‘anın dîvâr-ı tabyaları günden güne vîrân ve ser-nigûn olup limana gemilerinin hurûc [u] duhûlüne toplar mâni‘ olup lâkin a‘dây-ı dîn-i dûzah-karîn dahi zikr olunan iki koldan asıl dîvârdan gayri handaklardan hâric ve leb-i deryâda vâki‘ olan zîr-i hâkde ceng tabyaların püskürme lağımlar ile memlû ve mükemmel edüp bâ-husûs Kızıl tabyayı sanâyi‘-i ebniye ile metânet üzre edüp sedd-i râh olacak hiyel-i harbi müştemil mevâni‘-i acîbeler ile müretteb etmeğile cânibeyn-i mezkûreynde bir mertebe sanâyi‘-i acîbe ve garîbeler ihdâs ve bir derece mevâni‘-i takrîbe 327a îcâd eylemişdir kim zu‘m-ı fâsid ve hayâl-i kâsidleri üzre humâre dîn ve kumâre nusret-i karîn olup guzât-ı dîn yanına varmak ve karîb yanaşmak değil ejder-dehân âteş-feşân topların kesretinden ve lağım ve kumbaraların vefretinden nerre-i dîv-i Süleymânî yanına varmak değil bir hayli mesâfe-i ba‘îdeden mürûr etmek emr-i muhâl olup zi-dehşet-nişân lağımlar ve kumbaralar vefretinden ankâ-yı lâ-mekân evc-i a‘lâda tayerân-ı adem muhâl tasavvur ile kasd-ı guzât-ı islâmîden bî-bâk ve âheng-i kümât-ı Rahmâniyyeden bî-pervâ olup lâkin cünûd-ı müslimîn-i sâhib-kırân ve asâkir-i gîtî-sitân
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 326a–327a ·
metinde göster ·
… â bu Belgrad'dır. Ve şimâl tarafında Müzakiyye kazâsıdır kim otuz pâre kurâdır.
Ve şark
tarafında Tomoriliçse kazâsıdır. Ve buna karîb kıble ile maşrık mâbeyninde kazâ …
Ve Avlonya sancağında cümle tokuz kazâ yerdir. Taht-ı kazâ bu Belgrad'dır. Ve şimâl tarafında Müzakiyye kazâsıdır kim otuz pâre kurâdır. Ve şark tarafında Tomoriliçse kazâsıdır. Ve buna karîb kıble ile maşrık mâbeyninde kazâ-yı Iskırapar'dır. Ve ana muttasıl kıble tarafında kazâ-yı Piremedi'dir. Bu kazâya muttasıl kıblesi tarafında kazâ-yı Pogonya'dır. Ve bu kazânın garbında kazâ-yı Ergiri ile müşâdır, ammâ bu Ergiri kazâsı Delvinye sancağı hâkidir. Ve bu kazânın şimâlinde kazâ-yı Depedelen'dir. Ve anın cenûbunda kazâ-yı Avlonya'dır, ammâ bu mezkûr tokuz aded kazâlar gâyet mahsûllü yerlerdir, ammâ ba‘zı re‘âyâları âsîlerdir kim ne‘ûzü billâh. Ve bu Belgrad kal‘ası Rûm Kostantin ile Arnavud elinden feth olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 357b ·
metinde göster ·
… dîm-i arz tâ Altuntaş sahrâsına varınca ve iki merhale yer Seyyid Gâzî cânibine
ve şark
tarafına iki menzil yer Konya yollarına nazar Y 15b etdim. Deşt-i sahrâsı hâm …
Ammâ bu iç kal‘ada Kuşlu Sarınc(?) nâm mahal kûh-ı Bîsütûn-vâr şehre havâle şâhnişîn-vâr taşra çıkmış bir kayadır. Hakîr anda oturup rûy-i zemîne nazar edüp sun‘-ı Hudâ'yı im‘ân-ı nazar ile temâşâ etdim. El-azametullâh edîm-i arz tâ Altuntaş sahrâsına varınca ve iki merhale yer Seyyid Gâzî cânibine ve şark tarafına iki menzil yer Konya yollarına nazar Y 15b etdim. Deşt-i sahrâsı hâmûn fezâsı kurâ ve kasabâtlar ile tezyîn olup vech-i arz sebzgûn çemenzâr mezâri‘ler ve bâğ u besâtînler ile cümle vâdîler nakş-ı bûkalemûn-vâr ibret-nümûn nümâyân idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y15a–Y15b ·
metinde göster ·
… ke dağının burnundan ba‘îd bir burun ucunda vâki‘ olup şehri Menderes kenârında
ve şark
tarafı Eyne Ovası'ndan tâ Güzelhisâr'a varınca bir sahrâ-yı bî-pâyânın ucuna vâ …
Kethudâyeri ve serdârı ve a‘yânı vardır, ammâ müftîsi ve nakîbi yokdur. Ve şehri Söke dağının burnundan ba‘îd bir burun ucunda vâki‘ olup şehri Menderes kenârında ve şark tarafı Eyne Ovası'ndan tâ Güzelhisâr'a varınca bir sahrâ-yı bî-pâyânın ucuna vâki‘ olmuş bir şîrîn kasabadır. Ve şark tarafı Eyneâbâd kazâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73a ·
metinde göster ·
… lhisâr'a varınca bir sahrâ-yı bî-pâyânın ucuna vâki‘ olmuş bir şîrîn kasabadır.
Ve şark
tarafı Eyneâbâd kazâsıdır.
Kethudâyeri ve serdârı ve a‘yânı vardır, ammâ müftîsi ve nakîbi yokdur. Ve şehri Söke dağının burnundan ba‘îd bir burun ucunda vâki‘ olup şehri Menderes kenârında ve şark tarafı Eyne Ovası'ndan tâ Güzelhisâr'a varınca bir sahrâ-yı bî-pâyânın ucuna vâki‘ olmuş bir şîrîn kasabadır. Ve şark tarafı Eyneâbâd kazâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y73a ·
metinde göster ·
… e cezîre-i Hereke ve İliki ve cezîre-i İncirli 15 mîldir. Cümle evleri görünür.
Ve şark
tarafında yigirmi mîl Menteşe kıyıları cânibinde Tekir Burnu Dacca ve Dârâhiyye …
Ve bu kal‘a eyle âlîdir kim küşâde hevâda yüz otuz mîl cenûb cânibine Girid adası görünür. Ve yüz mîl kıbleye Rodos cezîresi nümâyândır. Ve yine cenûb üstüne cezîre-i Hereke ve İliki ve cezîre-i İncirli 15 mîldir. Cümle evleri görünür. Ve şark tarafında yigirmi mîl Menteşe kıyıları cânibinde Tekir Burnu Dacca ve Dârâhiyye(?) dağları ayak altında-misâl zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y108b ·
metinde göster ·
… nibi Aydın sancağı ile müşâdır. Ve yıldız tarafı Sığla sancağı ile muttasıldır.
Ve şark
tarafı Teke sancağı ile mülâhıkdır. Vallâhu a‘lemü bi's-savâb.
Ve Anatolu eyâletinde bu Menteşe sancağından büyük sancak yokdur. Ve âdemi anka ve çokdur. Ve şimâl cânibi Aydın sancağı ile müşâdır. Ve yıldız tarafı Sığla sancağı ile muttasıldır. Ve şark tarafı Teke sancağı ile mülâhıkdır. Vallâhu a‘lemü bi's-savâb.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y129a ·
metinde göster ·
… hresi çâk olur. (---)(---) Ve kıble cânibi dahi eyle yalçın kanara kayalardır.
Ve şark
cânibi liman-ı azîmdir ki iki bin pâre gemi alur.
Ve kal‘ası leb-i deryâda evc-i âsumâna ser çekmiş yalçın kırmızı kaya üzre şekl-i muhammes sedd-i İskender-misâl bir kal‘a-i azîmdir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) on bir bin yüz niçe bin adımdır. Ve garb cânibi yüksek kayalar üzredir ki evce ser çekmişdir. Şark cânibi liman cânibine ilhâkdır. Cümle evleri biribiri üzerlerine (---)(---) biri biri üzre kat-ender-kat şarka nâzırdır ve birbiri üzerine yapılmışdır. Ancak şimâl cânibinde handak vardır. Mâ‘adâ gayri taraf el-iyâzenbillâh evc-i âsumâna berâber ser çekmiş yalçın kûh-ı Bîsütûn-vâr kırmızı kayalardır. Aşağı bakanın zehresi çâk olur. (---)(---) Ve kıble cânibi dahi eyle yalçın kanara kayalardır. Ve şark cânibi liman-ı azîmdir ki iki bin pâre gemi alur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139a ·
metinde göster ·
… azînesin bu kapuda mutalsam edüp kenz etmiş ola. Ve garb cânibine İskele kapusu
ve şark
cânibine Adana kapusu.
Ve yine bu kapunun iki cânibinde beyâz mermer kitâbeler içinde gûnâ-gûn kûfî hatlar ile Arabî ve Süryânî hatlar ile vâcibü's-seyr yazular var kim âdem hayrân olur. Cümle seyyâhân-ı cihân anı kırâ’at edüp tılısımât çıkarmağa çalışırlar. Ve cümle halk ol zu‘mdadırlar kim Me’mûn Halîfe Mısır'dan defîne getirüp bu kal‘ayı inşâ edüp cümle hazînesin bu kapuda mutalsam edüp kenz etmiş ola. Ve garb cânibine İskele kapusu ve şark cânibine Adana kapusu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y152b ·
metinde göster ·
… n garba tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Ve cümle yedi kulledir ve üç cânibi handakdır.
Ve şark
tarafı dîvârın nehr-i Cihân döğer, âdem geçemez. Ve iki kapusu var, biri kıble …
Kal‘ası nehr-i Cihân kenârında bir alçak püşte üzre şekl-i murabba‘ bir metîn ü müstahkem kal‘a-i âlîdir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi beş yüz adım küçük kal‘acıkdır. Ve şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olmuşdur. Ve cümle yedi kulledir ve üç cânibi handakdır. Ve şark tarafı dîvârın nehr-i Cihân döğer, âdem geçemez. Ve iki kapusu var, biri kıble cânibine çârsûya nâzır biri şarka açılır su kapusudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y154a ·
metinde göster ·
… dan sonra binâ olunan ibtidâ rû-yı edîmde Mısır hâkinde arz-ı Hâsân'da Arîş'dir
ve Şark
Ahmîm'dir, ve Mısır'dır ve Şâm Haleb'dir. Benî İsrâ’îli memleketlerinin atîkidi …
Cemî‘i kütüb-i tevârîhânda bu Haleb hakkında niçe kîl ü kâl etmişlerdir. Ammâ Tûfân-ı Nûh'dan sonra binâ olunan ibtidâ rû-yı edîmde Mısır hâkinde arz-ı Hâsân'da Arîş'dir ve Şark Ahmîm'dir, ve Mısır'dır ve Şâm Haleb'dir. Benî İsrâ’îli memleketlerinin atîkidir. Tevârîh-i Arab'da ismi Zâtü'l-avâmîd'dir, zîrâ cümle iç kal‘ası temelleri amûdlar üzre binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y168b ·
metinde göster ·
… arb cânibinde Bahr-i Ebyaz'ı ve kal‘a-i Akke'yi ve Nâkûra boğazın temâşâ etdik.
Ve şark
cânibinde Ba‘albek sahrâları ve Cebelü'l-Lübnân ve kal‘a-i şıkıf ve kal‘a-i Züb …
Bir şeb mihmân olup andan evce ser çekmiş bir cebel-i müntehâya çıkup garb cânibinde Bahr-i Ebyaz'ı ve kal‘a-i Akke'yi ve Nâkûra boğazın temâşâ etdik. Ve şark cânibinde Ba‘albek sahrâları ve Cebelü'l-Lübnân ve kal‘a-i şıkıf ve kal‘a-i Zübdâniyye bi'l-külliye nümâyân idi. Sahîfe-i rûy-ı zemîn nakş-ı bûkalemûn-vâr zâhir idi. Ve bu kûh-ı bâlâya ol mertebe urûc etdik ki gûyâ kerrûbiyânın sadâsı istimâ‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y196a ·
metinde göster ·
… d yüz adımdır. Ve şimâl tarafında Bâb-ı Hıtta sırası ile dahi dörd yüz adımdır.
Ve şark
tarafında kal‘a dîvârı sırası ile dahi altı yüz adımdır. Ve garb tarafında Mahk …
Sahra-i şerîfin haremini ihâta etmiş bir sahra-yı azîmdir kim bir tarafdan bir tarafa ricâl ve nisvân idüği fark olunmaz bir çemenzâr vâdîdir. Dâ’iren-mâdârı kıble tarafında Mescid-i Aksâ sırası ile dörd yüz adımdır. Ve şimâl tarafında Bâb-ı Hıtta sırası ile dahi dörd yüz adımdır. Ve şark tarafında kal‘a dîvârı sırası ile dahi altı yüz adımdır. Ve garb tarafında Mahkeme kapusu sırası ile dahi altı yüz adımdır. Bu hisâb üzre bu harem cümle iki bin adım gül [ü] gülistân ve sünbül ü reyhân ve mül bülbül-i destân âşiyânlı dırahtistândır kim gûnâ-gûn şecere-i tayyibe olan Cennet-i Me’vâ ağaçlarından Y 216a çınâr ve kavak ve bîd-i sernigûn ve niçe bin zeytûn ve incîr ve serv-i ibret-nümûn dıraht-ı mevzûnlar ile müzeyyen bir mesîregâh ve teferrücgâh yerdir. Ve seksen üç yerde ulu dırahtların sâyelerinde seksen üç yerde ibâdetgâh soffacıkları var. Ve her birinde birer mihrâbı var kim her biri birer kibâr-ı evliyâullâhın savma‘asıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y215b–Y216a ·
metinde göster ·
… u mahalle gelince altı kapudur ve garba nâzırlardır. Ve mescid-i Aksâ sırasında
ve şark
tarafınca kal‘a dîvârları olup uçurum yer olmak ile bu iki yerde kapular yokdur …
Andan Bâb-ı Meğâribe bir küçük kapudur ve demirli kanadı vardır. Paşa sarâyı dibinden bu mahalle gelince altı kapudur ve garba nâzırlardır. Ve mescid-i Aksâ sırasında ve şark tarafınca kal‘a dîvârları olup uçurum yer olmak ile bu iki yerde kapular yokdur. Ancak bu tahrîr olunan on kapu ulu harem kapusudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216a ·
metinde göster ·
… t sandalîlerdir kim herbiri birer kralın ve birer kefere-i kibârın yâdigârıdır.
Ve şark
cânibinde bir tâk altında Meryem Ana timsâli var, gûyâ Hazret-i Îsâ'yı âlem-i s …
Ve bu deyrin cânib-i erba‘ası niçe yüz zî-kıymet sandalîlerdir kim herbiri birer kralın ve birer kefere-i kibârın yâdigârıdır. Ve şark cânibinde bir tâk altında Meryem Ana timsâli var, gûyâ Hazret-i Îsâ'yı âlem-i sabâvetinde dirâgûş eylemiş. Bu dahi gûyâ zî-rûh olup ümm-i rûhullâhdır. Ve gerdeninde olan incü-yi dürr-i yetîm ve la‘l yâkût ve elmâs beş Mısır hazînesi mâl var. Ve gûnâ-gûn heyâkiller var kim her biri birer kâfirelerin teberrüküdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y223a ·
metinde göster ·
Şimâl cânibi kırk merhale ba‘îd Habeş ile müşâdır.
Ve şark
cânibi on merhale yer Dumbiyye sultâniyle müşâdır. Ve cenûb tarafına iki aylık …
Şimâl cânibi kırk merhale ba‘îd Habeş ile müşâdır. Ve şark cânibi on merhale yer Dumbiyye sultâniyle müşâdır. Ve cenûb tarafına iki aylık yol Kırmanka meliki ile müşâdır kim Nîl-i mübârekin re’si tulû‘u bu Kırmanka diyârında Cebelü'l-kamer'den çıkar. Ve garb tarafı üç aylık râh Bağanıskı meliki ile müşâdır. Yıldız tarafı altı merhale yer. Berberistân meliki ile hem-hudûd, ve cemî‘i re‘âyâları ile Berâbire re‘âyâsı mahlûtdur. Ve Nîl'in cânib-i şarkî tarafında yıldız rûzgârı üzre Alevî meliki ile hem-hudûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y414a ·
metinde göster ·