… Âdetullah bunun üstüne eyle cârîdir kim cemî‘i kevâkibler ve seb‘a-i seyyâreler
ve şems
ü kemer ve bulutlar deverân u seyerân etmek üzre halk olunmuşdur. On ay bulut n …
Mu‘âraza-i hakîr, eyitdim: "Bre cânım, bir âdem Erzurûm'un şiddet-i şitâsında merhûm olsa ibtîdâ ol merhûmu defn edecekleri yire onbeş yigirmi yük odun yığup âteş-i Nemrûdlar yakup rûy-ı zemîn mülâyim oldukdan sonra lahdi güç ile Ferhâdî külünkler ile kazup bu minvâl üzre beş altı sâ‘atde bir mezâr gücile kazılır ve ba‘dehû meyyiti tâbutiyle getirüp defn ederken lahde lütfile korlar kim meyyitin aslâ bir uzvu hareket etmeye. Zîrâ meyyitin bir a‘zâsı hareket ederse pâre pâre olur. Zîrâ cümle vücûdu buz olup donmuşdur. Ol ecilden meyyiti belinden ve boynundan ve uyluklarından ve kollarından pâre pâre olmasın deyü pek sarup vârisleri mürde-şûylara ve kabr-kenlere mâllar verüp bir hoşça defn edin, deyü ricâ ederler. Böyle şiddet-i kavî olunca hançer ile zemîni kazup kemer ile altunu yire gömmek niçe olur ve buludu nişân etmeğile niçe mâl bulınur. Âdetullah bunun üstüne eyle cârîdir kim cemî‘i kevâkibler ve seb‘a-i seyyâreler ve şems ü kemer ve bulutlar deverân u seyerân etmek üzre halk olunmuşdur. On ay bulut niçe bir yerde ber-karâr olur. Bir ân durmaz, gâ’ib olur" dedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 52b ·
metinde göster ·
Efendi câmi‘i: Ya‘nî Sinoğlu câmi‘i nâmiyle meşhûr bir câmi‘-i ma‘mûrdur. Bu nâ …
Ve Şems Efendi câmi‘i: Ya‘nî Sinoğlu câmi‘i nâmiyle meşhûr bir câmi‘-i ma‘mûrdur. Bu nâm ile şöhre-i şehr olmasının sebeb-i tesmiyesi oldur kim bu sâhibü'l-hayrât merhûm Şems efendi rahm-ı mâderde iken peder-i büzürgvârı gazâya giderken "İlâhî bu hâmile ehlimin karnındaki evlâdımı sana emânet eyledim", deyüp gazâya müteveccih olur. Ba‘de'l-feth cihâd-ı asgardan gelüp görse kim ehli âhirete intikâl eylemiş. Ahâlî-i mahalleden ehlinün gûrun su’âl edüp eydür: "Biz gazâya müteveccih oldukda ehlimün batnındaki evlâdım i‘tikâd-ı tâm ile ol Hayyu'l-Kayyûm'a emânet verdim. Elbette ol evlâd âfât-ı semâvîden ve âfât-ı arzîden masûn [u] mahfûzdur", deyüp mezâristâna varup ehlinün güruna varup eydür: "Es-selâmü aleyke yâ ehle'l-kubûr" dedikde hemân sin içinde bir ma‘sûm sadâsıyla: "Ve aleykümü's-selâm yâ mücâhidi fî sebîli'llah ebî" der. Cümle huzzâr-ı meclis hayrân olup sinn-i meşhedin kapusun küşâde edüp görseler üç seneye bâliğ olmuş yüzü bedr olmuş bir şems-i münevver gulâm-ı pür-enver vâlidesinin sağ tarafında yatar. Vâlidesinin sağ tarafı memesi aslâ çürümeyüp ma‘sûm-ı pâk vâlidesinin emceğin şupur şupur emmeğe başlar. Perverdigâr Rabbü'l-izze kâdirdir kim "Karanu gecede kara karıncaya kara taş içinde kadarınca nafakasın verir." Ol ki evlâdın derûn-ı dilden Rabbullah'a emânet vere ol fenâ bulur mu? Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 201a ·
metinde göster ·
Hân ve Hûrî Cân ve Mihribân Hanım ve Âsûde Hanım ve Erba‘a Hanım ve Ârbişe Hanı …
Meselâ Semâ Hân ve Gül-cenân ve Şems Hân ve Hûrî Cân ve Mihribân Hanım ve Âsûde Hanım ve Erba‘a Hanım ve Ârbişe Hanım ve Adevî Hanım ve Cân-ı cân Kadın ve Afife Hanım ve Zühre Hanım ve Râbi‘a Hanım ve Vâtime Hanım ve Şeh-hûbân Hanım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 203b ·
metinde göster ·
… ri ve seb‘a-i seyyâre ve sitâre-i mirrîh ve zühre ve utarid ve müşterî ve zühal
ve şems
ü kamer ve ferkadân ve necm-i sâbite ve süheyl-i Yemenî misilli encümânlar {gûy …
Bu ceng [ü] cidâl tamâm olduğu gece aslâ Sadrıa‘zam tarafından fermân ile tenbîh ü te’kîd olunmadan bi-emrillâhi Ta‘âlâ mukaddemâ Kadızâde İbrâhîm Paşa'nın ibtidâ ale's-seher ceng etdiği yerde şühedâlarımız üzre büklüm büklüm ve burma burma nûr yağdığın niçe bin sulehâ-yı ümmetden kimesneler ve niçe bin gâziyân-ı sâdıkânlar bu mehbit-ı pür-envârı müşâhede edince Sadrıa‘zam tarafından fermân ile çerâğân donanması oldu zann edüp el-azametullâh ol leyle-i muzlimde nehr-i Tuna'nın karşu tarafında ve beri bizim semtimizde olan niçe kerre yüz bin hayme vü hargâhların cemî‘i tınâblarına ve niçe kerre yüz bin aded kargı mızraklar üzre niçe kerre yüz bin fânûslar ve kanâdîller ve şem‘-i rîhler ve şem‘-i rîhler ve lâ-yu‘ad ve lâ-yuhsâ meş‘aller ile eyle çerâğân olup zîb ü ziynet oldu kim ol şeb-i muzlim rûz-ı rûşen-misâl leyle-i Kadr olup cümle şühedâlarımızın ervâhları inşâallâh pür-nûr olmuş alâmetleri olup gûyâ eflâk-i seb‘anın kevâkibleri ve seb‘a-i seyyâre ve sitâre-i mirrîh ve zühre ve utarid ve müşterî ve zühal ve şems ü kamer ve ferkadân ve necm-i sâbite ve süheyl-i Yemenî misilli encümânlar {gûyâ} bir yere müctemi‘ olup sahrâ-yı Üstürgon'u ol karanu gecede rûz-ı nevrûz-ı Hârzemşâhî gibi küşâde olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 107a ·
metinde göster ·
… e Sancakburnu kal‘asına nakl olunmuşdur. Ve ahibbâ ve yârândan Mustafâ Paşazâde
ve Şems
Paşazâde ve Boyacızâde Efendi ve Serdâr Hasan Ağa ve Mûmcu Hüseyin Ağa ve şâ‘ir …
Şeyhülislâmı ve nakîbüleşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ve sulehâsı ve e’imme ve hutebâsı ve meşâyihi gâyet çokdur. Ve kethudâyeri ve Dergâh-ı âlî yeniçeriyânının serdârı ve kal‘a dizdârı vardır. Ve kırk neferâtının nısfı İzmirde Sancakburnu kal‘asına nakl olunmuşdur. Ve ahibbâ ve yârândan Mustafâ Paşazâde ve Şems Paşazâde ve Boyacızâde Efendi ve Serdâr Hasan Ağa ve Mûmcu Hüseyin Ağa ve şâ‘ir Sâlihî Çelebi ve Zamîrî Çelebi ve Mevlevîhâne şeyhi Çelebi Efendi, âyân-ı eşbeh-i vilâyet bunlardır. Ve bu kal‘a zamân-ı kadîmde gâyet küçük imiş. Ba‘dehu tevsî‘ etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y74a ·
metinde göster ·
… âsara ile yâhûd hîle ve emân ile feth olmuşdur. Zîrâ kendüye havâle ebr-i kebûd
ve şems
ü kamerden gayri havâlesi yokdur. Meğer ilm-i kâfe mâlik bir pâdişâh feth ede, …
El-hâsıl Şâm-ı Tarabulus eyâletinde değil, belki kal‘a-i Van ve kal‘a-i Mardin ve kal‘a-i Şebin Karahisâr ve Acem'de Kahkahâ ve Kırım'da kal‘a-i Menkûb böyle sa‘b değildir. Gerçi anlar da Yed-i Kudret kal‘asıdır, ammâ herbirinin birer kubhu vardır. Bunun misli meğer kal‘a-i Moton ve kal‘a-i Koron ve kal‘a-i Yanık ve kal‘a-i Beç ve kal‘a-i Kandiye'dir. Yine anların herbirine Âl-i Osmân zafer bulup feth etmişdir. Ammâ bu Hüsnâbâd kal‘ası yâ muhâsara ile yâhûd hîle ve emân ile feth olmuşdur. Zîrâ kendüye havâle ebr-i kebûd ve şems ü kamerden gayri havâlesi yokdur. Meğer ilm-i kâfe mâlik bir pâdişâh feth ede, deyü yazmışlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y183b ·
metinde göster ·
vakt-i tulû‘da bu cebelin ardından hurûc etdükde sâyesi ta Eski Mısır ki Nîl ke …
Ve şems vakt-i tulû‘da bu cebelin ardından hurûc etdükde sâyesi ta Eski Mısır ki Nîl kenârında vâki‘ olmuşdur, ol mahalle dek bu cebelin zıllı memdûd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y16b ·
metinde göster ·