… iyyât-ı düvüm oldur kim her giz Âl-i Muhammedîden şerîfe bâkireleri kul kısmına
ve Abdullah
oğluna vermeyüp yine kefinne verirler. Hakîr su‘âl edüp eyitdiler kim "Siz bir …
Hüsniyyât-ı düvüm oldur kim her giz Âl-i Muhammedîden şerîfe bâkireleri kul kısmına ve Abdullah oğluna vermeyüp yine kefinne verirler. Hakîr su‘âl edüp eyitdiler kim "Siz bir Kâfire avreti nikâh ile alup nazar-ı tohmadır, aslı müslimdir, deyü kâfire alırsız, ma‘kûl mezhebdir. Ammâ kızları kefinne vermeyüp kâfirden müslime versek, ihtimâldir nihâni mürted olup, nazar tohma olunca evlâd niçe olur. Belki ol Abdullah oğlu evlâdların bırağup kâfire firâr edüp, "Evlâdları anadan Âl-i Resûl" diyemeniz. Zîrâ sizin mezhebinizce nazar tohmadır deyü kâfir karısını alırsız. Bu kerre ol seyyideden tevellüd eden mürted-i billah evlâdları ne olmış olur" deyü bu mes’ele[y]i su’âl etdiler. Hemân hakîr eyitdim: "Cenâb-ı Bârî cemî‘î milel-i muhtelifenin, isterse Yahûd [ve] Nasâr olsun bellerinden inen evlâdları İslâm ile tevellüd edüp sonra peder u mâder ta‘lîmiyle dalâlete düşer" deyü bu hadîsi tilâvet etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302a ·
metinde göster ·
… şerîfler var kim her biri Yâkût-ı Musta‘sımî ve Abbâs-ı Mürsî ve Şeyh Bâyezîdî
ve Abdullah
Kırımî ve Ahmed Karahisârî ve Hasan Çelebi ve Dede Mehemmed Çelebi Kelâm-ı izze …
Evvelâ şehrin derûnunda cemâ‘at-ı kesîreden ârâm bulunmaz bir mesîregâh, ma‘bedgâh [ve] teferrücgâhdır. Ve taşra haremli fıskiye ve havz-ı şadırvânlı niçe yüz çınar ve serv-i ar‘ar ve kestâne ve şecere-i tayyibeler ile sâyedâr olmuş bir harem-i muhteremdir kim cemî‘i âyende vü revendegân ve cemâ‘at-ı müslimân anda tâ‘at-ı Sübhân edüp hamd-i Yezdân ederler. Sayf [u] şitâda bu harem içre aslâ şems-i âteş-tâbın tâb-ı tüvânı te’sîr etmez. Bu harem-i azîmin cânib-i erba‘ası yan soffalar ve hücreler ve soffalar üzre amûd-ı mûmiyânlar ve dahi fevkında kâse-i nilgûn-vâr kıbâb-ı ser-nigûnların her biri kubbe-i eflâkden nişân verir. Ve derûn-ı câmi‘ eyle müzeyyen ü musanna‘dır kim diyâr-ı Âl-i Osmân'da buna mânend bir vüzerâ câmi‘i yokdur. Meğer İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî'de Zâl Paşa câmi‘i ve Silivrikapusunun iç yüzünde Süleymân Hân'ın Tavâşî İbrâhîm Paşa câmi‘i ola. Ammâ bu Burgaz câmi‘i anlardan musanna‘ ve şîrîn-kâr câmi‘-i pür-envârdır. Kubbe-i âlîsi eflâke ser çekmiş kubbe-i nüh-tâkdır. Kıble tarafında bir nîm kubbe-i eflâkdir. Kubbe-i kebîrinin etrâfında kanâdiller çerâğân edecek tabakalar ile ârâste ve mü’ezzinân mahâfili ve maksûreler ile pîrâste olmuşdur. Ve minber [ü] mihrâbının ve cânib-i erba‘asında olan revzenlerinin midhatinde meddâhân-ı Rûm âciz-mânde olmuşlardır. Ve bunda olan ibret-nümâ-yı nakş-ı bukalemun-ı ibret-nümûn câm, billûr, necef ve moran-ı gûnân derûn-ı câmi‘e ziyâ verdikde Arapça âyeti nûrun alâ nûr tilâvet olunur. Zîrâ bu câmi‘in etrâf-ı cevânibinde ibret-nümâ kelâm-ı şerîfler var kim her biri Yâkût-ı Musta‘sımî ve Abbâs-ı Mürsî ve Şeyh Bâyezîdî ve Abdullah Kırımî ve Ahmed Karahisârî ve Hasan Çelebi ve Dede Mehemmed Çelebi Kelâm-ı izzetleri var kim İslâmbol'da Sultân Ahmed câmi‘i'nde yokdur. Meğer Medîne-i Ravza-i Mutahhara'da ola. Ve hoş-âvâz hamele-i Kur’ân, e’imme-i hutebâsı ve mü’ezzinânları var kim gûyâ her biri birer yegâne-i asrdır. Bu câmi‘in bir tabaka-i mevzûn minâresi var kim sihr-i helâldir. {Süleymân Hân câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân binâ edüp ol} Üstâd-ı bennâ yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. Kıble kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107b ·
metinde göster ·
… başı ve muganiyâtlar bir üstâd-ı hânendegânda yokdur. Meğer Fisagores-i Tevhîdî
ve Abdullah
Faryâbî ve Gulâm Şâdî'de ola idi. Ve gâyet bülend savt-ı hazîne mâlikdir. Dest- …
Ve üstâd-ı kâmil hânendedir kim ilm-i edvârın râst makâmı gibi anası ve dügâh gibi atasıdır. Bunda olan kâr u nakş u savt u zicl u zikr u tasnîfât ve kaviller ve murabba‘ât varsağı ve şarkı ve kayabaşı ve muganiyâtlar bir üstâd-ı hânendegânda yokdur. Meğer Fisagores-i Tevhîdî ve Abdullah Faryâbî ve Gulâm Şâdî'de ola idi. Ve gâyet bülend savt-ı hazîne mâlikdir. Dest-ber-dâ’ire olup Hâfız ebyâtlarıyla taksîm edüp yigirmi dörd usûlün dakîkiyle nutk-ı darb üzre defsâzlık edüp bir kâr-ı savt ve zicl okudukda istimâ‘ eden âdem kârdan kalup bîkâr u hayrân olması mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 228a ·
metinde göster ·
… erlerdi. Hazret-i Resûl ile Hazret-i Hamza ve Ebû Seleme b. Abdullahi'l-Mahzûmî
ve Abdullah
b. Cahşi'l-Esedî ile Hazret-i Muhammed bunlar ile uhuvvet-i rıdâ‘a sû[re]t buld …
Hazret'in dedesi Abdülmuttalib cânı gibi gözedüp anadan babadan yetîm kalup ismine Muhammed-i Yetîm derlerdi. Hazret-i Resûl ile Hazret-i Hamza ve Ebû Seleme b. Abdullahi'l-Mahzûmî ve Abdullah b. Cahşi'l-Esedî ile Hazret-i Muhammed bunlar ile uhuvvet-i rıdâ‘a sû[re]t buldu. Ammâ rıdâ‘an hâherleri Selmâ nâm ferişte-sîmâ kız ile Hazret-i Resûl süd karındaşlar idi. Ve Hazret'in pederinden intikâl eden Birke nâm câriye Hazret'e huddâme idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354a ·
metinde göster ·
… ’ifesinden ibtidâ bî‘at eden Hazret-i Ebâbekri's-sıddîk ve Alî ve Zeyd b. Hâris
ve Abdullah
ibn Mes‘ûd ve Abdurrahmân ibn Avf ve Osmân ve Sa‘d b. Ebî Vakkâs ve Zübeyr ibnü …
Andan ricâl tâ’ifesinden ibtidâ bî‘at eden Hazret-i Ebâbekri's-sıddîk ve Alî ve Zeyd b. Hâris ve Abdullah ibn Mes‘ûd ve Abdurrahmân ibn Avf ve Osmân ve Sa‘d b. Ebî Vakkâs ve Zübeyr ibnü'l-Avvâm ve Bilâl-i Habeşî ve Süheyb-i Rûmî ve niçe yüz sahâbe-i kirâm îmân ile müşerref olup ol mahalde Hazret-i Cibril-i Emîn Hazret-i Risâlet'e şerâ’it-i vudûyı ve tahâreti ve salâtın şerâ’it [ü] kuyûdun ta‘lîm edüp cümle ashâb tecdîd-i vudû edüp Hazret-i Cibril imâm olup iki rek‘at namâz kılup selâm verdikde cânib-i Irâk'dan bir rîh-ı akîm ve bir gürüldü zâhir olup Hazret-i Cibril-i Emîn buyururlar kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 393a ·
metinde göster ·
… isbât-ı vücûd etdikleri da‘vâların istimâ‘ eden Câbir-i Ensârî ve Ka‘bu'l-Ahbâr
ve Abdullah
ibn Mes‘ûd ve niçe sahâbe-i kirâmdan müfessir-i Kur’ân-ı Azîm ve Furkân-ı Mecîd …
Der-beyân-ı hulviyyât-ı kelâm-ı müfessirîn ve muhaddisîn: Evvelâ huzûr-ı Resûl-i Kerîm'de murâfa‘a-i şer‘ olunan cân u cin kavimleri ile İblîs-i aleyhi'l-la‘ne'nin isbât-ı vücûd etdikleri da‘vâların istimâ‘ eden Câbir-i Ensârî ve Ka‘bu'l-Ahbâr ve Abdullah ibn Mes‘ûd ve niçe sahâbe-i kirâmdan müfessir-i Kur’ân-ı Azîm ve Furkân-ı Mecîd olan Keşşâf hazretleri şeytân-ı aleyhi'l-la‘nenin haseb [ü] nesebi ve asl [u] fer‘i ve sebeb-i tulû‘un eyle tahrîr ü terkîm eylemiş kim zikr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394a ·
metinde göster ·
… isîn ü müverrihînler ve bizzât Ashâb-ı güzînden Câbir-i Ensârî ve Ka‘bu'l-Ahbâr
ve Abdullah
ibn Mes‘ûd hazretleri huzûr-ı Resûl-i Kerîm'de İblîs-i pür-telbîs yedi sâ‘at ke …
Ammâ cemî‘i müfessirîn ü muhaddisîn ü müverrihînler ve bizzât Ashâb-ı güzînden Câbir-i Ensârî ve Ka‘bu'l-Ahbâr ve Abdullah ibn Mes‘ûd hazretleri huzûr-ı Resûl-i Kerîm'de İblîs-i pür-telbîs yedi sâ‘at kelimât etdikde İblîs'in cümle esmâların zabt edüp bu yüzden tahrîr eylemişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394b ·
metinde göster ·