İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ve aleyk*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
36
isabet
35 cümle/beyitte
13,3
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
6
farklı biçim
82 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi3614,7

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–36 / 36

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ve aleyk*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 7a … a‘ın küşâde kılup "Esselamü aleyk yâ ümmetî" buyurdular. Cümle Huzzâr-ı meclis " Ve aleykümü's-selâm yâ Resûlallâh ve yâ Seyyide'l-ümem" deyü selâm aldılar.
EÇS I 38a " Ve aleykümü's-selâm " deyüp mezkûr yeniçeri Gülâbî Ağa'ya yer gösterüp anda bir hâk-i mezellet üzre …
EÇS I 39a … kim bir âdem kendüye selâm verse kâğıza bir selâm lafzı yazmış, ana nazar edüp " ve aleykümü's-selâm " der imiş. Cümle hükemâ ilâc etmede âciz olup tâ bu mertebe kendüye nisyân müst …
EÇS I 149a " Ve aleykümü's-selâm yâ tâlib-i ma‘rifetillâh ve aleykümü's-selâm yâ ârif-i billâh kâmil-i ayâr" ded …
EÇS I 149a "Ve aleykümü's-selâm yâ tâlib-i ma‘rifetillâh ve aleykümü's-selâm yâ ârif-i billâh kâmil-i ayâr" dediklerinde ol ferzendin sağ tarafında nakîb ve …
EÇS II 238a … Seyyid Emîr "Es-selâmu aleyke yâ Ceddî" der. Hemân Ravza-i Mutahhara içinden {" Ve aleykümü's-selâm} yâ veledî, Muhammed b. Alî" deyü sadâ-yı Resûl-i Kibriyâ gelüp "Yâ veledî, Rûh …
EÇS II 358a–358b … mâ yine vâkı‘amda gördüğüm gibi Er Sultân'ı evvelki eşkâliyle görüp selâm verdi ve aleyk alup eyitdim: "Sultânım! Bana vesîle gönderdiğin âdemi yitirüp bî-vesîle kalıp …
EÇS II 369b–370a … ndâne cümle huzzâra hıtâben "Es-selâmü aleyküm ey âşıkân" dedim. Hemân sadrdan " Ve aleyküm selâm! Hâmid Efendi Medresesi'nde Şeyh-zâde hakîrin şerîki karındaşım, cânım" d …
EÇS III 9a … elâmü aleyküm yâ ehle'l-kubûr!" deyince hemen kabr-i Nasreddîn türbesi içinden " Ve aleykümü's-selâm ey cân-ı hümâm!" deyince altımdan atım "foh" deyü ürküp iki ayak üzre kalkup fı …
EÇS III 35b … e geldikde "Es-selâmü aleyke yâ Cebelü'l-Lübnân" dedikde cemî‘i ervâh-ı enbiyâ " Ve aleykümü's-selâm yâ Muhammed"! deyü aleyk sadâsı geldüğü mahal hâlâ yüz yigirmi yerde, kayalarda …
EÇS III 67b … de maslûb vücûda "es-Selâmü aleyküm yâ Abd-i Hakk!" der. Hemân maslûb cesedden " Ve aleykümü's-selâm yâ Abd-ı sırr-ı Hakk!" dedüğün bu kadar bin âdem istimâ‘ etdikten sonra ale'l-i …
EÇS III 67b–68a … m yâ Abdeyn-i ümmet-i seyyidü'l-kevneyn" deyince hemân maslûbeyn-i mukaddemeyn " Ve aleykümü's-selâm yâ Abdurrahmân Hû! Hû!" deyü aleyke alup yine amân vermeyüp salb edüp üç Abdî D …
EÇS III 128b–129a … a‘rifet!" deyüp huzzâr-ı meclise dörd kapu selâmın verüp cümle huzzâr-ı meclis " Ve aleykümü's-selâm ey âşık-ı billah!" deyüp bir bir selâmımız aldıklarında hakîr eyitdik "Ey sâhib …
EÇS III 175b–176a … verdir, dediler" deyince hemân paşa ayağa kalkup "Yâ Allah! şükür elhamdülillah ve aleykümü's-selâm rahmetullahi ve berekâtihi, gönderen getiren sağ esen olsun. Hamdülillah ki der …
EÇS IV 201a … -selâmü aleyke yâ ehle'l-kubûr" dedikde hemân sin içinde bir ma‘sûm sadâsıyla: " Ve aleykümü's-selâm yâ mücâhidi fî sebîli'llah ebî" der. Cümle huzzâr-ı meclis hayrân olup sinn-i m …
EÇS IV 240b Hakîr vardıkda selâm verdim. Hudâ'ya a‘yândır kim " Ve aleykümü's-selâm ey Hâfız Evliyâ-yı seyyâh-ı âlem." dediler.
EÇS IV 290b … n koynumdan paşanın nâmesin çıkarup hakîr bûs edüp dest-i hâna verdim. Hân dahi ve "aleykümü's-selâm " deyü muhabbetnâmeyi bûs edüp başına koyup ayağa kalkdıkda cümle nüdemâları ve …
EÇS IV 301b … n hâne sâhibi gelen müsâfire selâm verir. Hakîr dahi evvelden kânûnların bilüp " Ve aleykümüsselâm hân-ı âlîşânım!" dedim. Ardı sıra Murtezâ Paşa ağası geldikde selâm verüp ol da …
EÇS IV 393a … m-i ecinneden bir ecinne gelüp "Esselâmü aleyk Yâ Muhammed!" dedi. Hazret dahi " Ve aleykümü's-selâm yâ Melik Sırfeyâîl, hoş geldin!" dedikde Yâ Muhammed bî‘at deyüp Hazret-i Risâl …
EÇS V 61b " Ve aleykümü's-selâm , gönderüp getiren ve duran beğlerimiz ve kethüdâ efendimiz sağ olsun" deyü du‘â …
EÇS VI 173b–174a " Ve aleykümü's-selâm pâdişâhım, yaşın uzun olsun ve devletin dâ’im olsun. Tanrı pâdişâhımıza çok yıl …
EÇS IX Y275a " Ve aleykümü's-selâm yâ Resûlallâh" sadâsı istimâ‘ olunup anıniçün Selâm kayası derler.
EÇS IX Y317b "Allâhümme innî ileyke teveccehtü ve vecheke eredtü ve aleyke tevekkeltü en tubârikelî fî rızkî ve takdiye hâcetî ve tağfire zünûbî" diye.
EÇS IX Y350b " Ve aleyke's-selâm yâ Resûlallâh" deyüp Resûl-i Ekrem'in selâmın aldıkda cümle münkirîn bu seng-i …
EÇS X Y453a … da Emîr Sultân'ın ziyâretine girdikde selâm verince derûn-ı kabr-i münevverden " Ve aleykümü's-selâm yâ fâtihe'l-Mısır Selîm" deyü bir sadâ geldiği ve Selîm şâh Mısır'a giderken Me …
EÇS X Y44a ‘ Ve aleykümü's-selâm , yâ sâhibe Resûlillâh ve yâ hâkime'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn, yâ hakeme'l-Mısır, s …
EÇS X Y46b " Ve aleykümü's-selâm yâ sâhibe's-seyf ve'l-kalem, udhulû Mısra inşâallâhu âminîn" sadâsı kabir-i şer …
EÇS X Y54a–Y54b … ı deve yüğünden destâr-ı şerîfinin iki yerden taylesânları var idi. Selâm verdi ve aleyk aldık.
EÇS X Y136b " Ve aleykümü's-selâm yâ Ahmedî" buyururlar.
EÇS X Y247a–Y247b " Ve aleykümü's-selâm yâ ibne'l-filân" deyü pederi ismiyle ol âdemi bilirdi. Cemî‘i telâmîzlerini evl …
EÇS X Y412b " Ve aleykümü's-selâm , yâ huddâm-ı âl-i Osmân" deyüp destime yapışup el ele olup öpüşerek ve görüşere …
EÇS X Y425a " Ve aleykümü's-selâm yâ huddâmî evlâd-ı Hâm" dedi. Andan Sennâr kadısı varup,
EÇS X Y425a " Ve aleykümü's-selâm yâ kadı-i Sennâr ibn Tâhir ibn Ya‘kûb" dedi. Hemân melik hakîre,
EÇS X Y425a " Ve aleykümü's-selâm yâ zâlim Kakan ibn Sârend Kakan ibn İdrîs Kakan ibn Lâvend Kakan. Adâlet eyle. …
EÇS X Y425b " Ve aleykümü's-selâm yâ seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem, musâhib-i sultânân ve hâfız-ı hamele-i Kur’ân …
EÇS X Y425b " Ve aleykümü's-selâm yâ mahdûm-ı mükerrem-i bilâd-ı Erdelî" dedi.