… üzre dükkânların gûnâ-gûn fağfûrî ve kâr-ı çini hokka ve kavanozlar içre reybâs
ve amber-i
bâris ve gül-limon ve avşıla ve hummâs ve sandal ve temir-hindî ve dud şarâbı v …
Esnâf-ı eşribe-i mümessek: Dükkân 55, neferât 100, pîrleri Helvâî Ömer'dir. Bunlar dahi tahtırevânlar üzre dükkânların gûnâ-gûn fağfûrî ve kâr-ı çini hokka ve kavanozlar içre reybâs ve amber-i bâris ve gül-limon ve avşıla ve hummâs ve sandal ve temir-hindî ve dud şarâbı ve (---)(---)(---)(---)(---) misilli elvân elvân mümessek ü mu‘amberîn eşribeler ile dükkânların zeyn edüp piyâdeleri halka şeker şerbetleri bezl ederek ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 166a ·
metinde göster ·
… ik çinileri ve fağ[f]ûr çini kâseler ile kârhânelerin zeyn edüp gûnâ-gûn reybâs
ve amber-i
bâris ve gül-limon ve hummâs ve nîlûfer ve zûfâ ve temir-hindî ve vişnâb ve gûn …
medfûndur. Bunlar dahi arabalar üzre dükkânların zeyn eyleyüp niçe bin kâseler ve kulplu İznik çinileri ve fağ[f]ûr çini kâseler ile kârhânelerin zeyn edüp gûnâ-gûn reybâs ve amber-i bâris ve gül-limon ve hummâs ve nîlûfer ve zûfâ ve temir-hindî ve vişnâb ve gûnâ-gûn engûrden eşribeleri küplerinde ve badyalarında kepçeler ile halka karşu savu[ra]rak ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172a ·
metinde göster ·
hâmlar yanup râyiha-i tayyibe ile kabr-i münevverinin kubbesi pür-nûr olup hâlâ …
Bu hakîre Melek Ahmed Paşa türbe-i pür-envârında müsebbih ve eczâhânlık ve türbedârlık içün yevmiyye yigirmişer akçe vazîfe-i mu‘ayyene edüp mâh ve sâl ve bi'l-guduvvi ve'l-âsâl mütevellîden alırdım. Bir mansıba gitsek yerime vekîl nasb ederdim. Hâlâ kabr-i şerîfi üzre evkât-ı hamsede hatm-i şerîfler tilâvet olurken buhûr ve amber-i hâmlar yanup râyiha-i tayyibe ile kabr-i münevverinin kubbesi pür-nûr olup hâlâ başı ve ayağı ucunda âdem kaddi altun ile mutallâ şam‘dânları ve gûnâ-gûn musanna‘ ve mücevher kanâdiller ile ârâste ve sandukası Ka‘be örtüsüyle pîrâste olmuş bir kabr-i münevveredir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 78b ·
metinde göster ·
… ından yarup kazurât [u] muzahrafâtın obası içinde defn edüp cesed-i şerîfin tuz
ve amber-i
hâm ve misk ve gülâb ve za‘ferân ve zımrân ile perverde edüp mestûr etdiler. Hâ …
Ba‘dehû sene 984 târîhinde Gâzî Süleymân Hân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân zahîr marazından kal‘a-i Sigetvâr döğülürken kal‘a altında Arapça emrine itâ‘at edüp Süleymân'ın mevtinden yedi gün sonra kal‘a-i Sigetvâr ve merhûm olduğu gün vilâyet-i Erdel'de kal‘a-i Göle ve kal‘a-i Yanova ve kal‘a-i Vilagoş ve niçe kal‘aları hâlî Pertev Paşa feth etdiği haber-i meserreti Sigetvâr altında gelüp pâdişâhın na‘şesin karnından yarup kazurât [u] muzahrafâtın obası içinde defn edüp cesed-i şerîfin tuz ve amber-i hâm ve misk ve gülâb ve za‘ferân ve zımrân ile perverde edüp mestûr etdiler. Hâlbuki pâdişâh-ı mağfûru ba‘de'l-feth-i kal‘a kırk üç gün pinhân edüp Sokollu âkıl Mehemmed Paşa'nın re’y [ü] tedbîriyle eyle ihfâ etdiler kim Harem-i Hümâyûn'un huddâmları bile vâkıf-ı esrâr olamadılar. İllâ Silihdâr Ca‘fer Ağa ve Moravî Alî Ağa ve pederimiz De[r]viş Mehemmed Ağa vâkıf-ı hâl idiler. Sonra bu esrârı Silihdâr Ca‘fer Ağa'yı Sokollu meyti hıfz etdiğiyçün na‘şe-i merhûm pâdişâh ile taht-ı revâna Ca‘fer Ağa bile girdi ve Rikâbdâr Mor[avî] Alî Ağa piyâde gidüp "Pâdişâhım suyu istediler" deyü içerde suyu silihdâr içerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 160b ·
metinde göster ·
… bâr müsâfirîne buhûr yakup gülâb nisâr eder. Bunda dahi misk ve ribâb ve anber
ve amber-i
ham ve kâzî ve kâfûr ve sünbül-i Hindî ve sünbül-i Hıtâyî râyihasından âdemin d …
Ve şiddet-i hârda cümle bâzârı gûyâ serdâb-ı Bağdâd'dır, zîrâ cümle sûkları Bursa ve Haleb gibi serâpâ kab kemerler eylemişdir ve bir bezzâzistânı var kim binâsının vasfında diller kâsır ve kalemler kâsirdir. Hemân gûyâ iki başı demir kapulu kubâblar ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Cümle hâcegîleri her bâr müsâfirîne buhûr yakup gülâb nisâr eder. Bunda dahi misk ve ribâb ve anber ve amber-i ham ve kâzî ve kâfûr ve sünbül-i Hindî ve sünbül-i Hıtâyî râyihasından âdemin demâğı şıkka olur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171a ·
metinde göster ·
… dırahşân derûn-ı hammâmdan ayân olur ve cemî‘i rûy-ı dîvârların şemm etsen misk
ve amber-i
hâm ve lâdin ile tahmîr olunmuş dîvârların râyihası gâsilin ve gassâlın demâğın …
Ve her kubbe-i nîlgûnunda ve cümle der-ı dîvâr-ı pâkları kubâblarında umk-ı mütecevvifler ve kubâblarında tertîb üzre zeyn olmuş billûr ve necef ve moran camlar ile münevver olup gûyâ hurşîd-i dırahşân derûn-ı hammâmdan ayân olur ve cemî‘i rûy-ı dîvârların şemm etsen misk ve amber-i hâm ve lâdin ile tahmîr olunmuş dîvârların râyihası gâsilin ve gassâlın demâğın mu‘attar etdiğinden mâ‘adâ cümle kubâb-ı ser-nigûnlerinden pür-çekîde arak-yâb damlamaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173a ·
metinde göster ·
… nden bir mikdâr pembe ve bir mikdâr iğne ve iplik ve buhûr ve aselbend ve kâfûr
ve amber-i
hâm vasleleri paşaya verüp,
"Vallâhi pâdişâhım, hâlâ İşpanya kâfiristânı erenlerinden size selâm getiririm. Cenâb-ı şerîfinize Balorna(?) irşek size selâm gönderüp bu mektûbu ve bu kitâbı size gönderüp buyurdular kim şimden gerü Melek Dede, Tarîkat-ı Muhammediyye kitâbın okuyup Budin mansıbıyla amel edüp mekr-i zenândan halâs olup şimden gerü pamuk bezi esbâblar geysin" deyü cilbendinden bir mikdâr pembe ve bir mikdâr iğne ve iplik ve buhûr ve aselbend ve kâfûr ve amber-i hâm vasleleri paşaya verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 44b ·
metinde göster ·
… h'a havâle eyledim" deyü yedi sâ‘at kâmil vasiyyetler edüp mecmereler ile buhûr
ve amber-i
hâm ve ûdlar yanup cümle iç ağalarıyla kendüler bile Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp …
"Allâh emâneti olsun, bu teslîm-i mütevellî etdiğim altunlarla Allâh içün her gece her odada hatm-i şerîfler okuyup sevâbın rûhuma hibe edeler. Ve her Cum‘a geceleri Risâlet-penâh rûhiyçün kırk bin salavât-ı şerîfe tilâvet oluna. Ve benim vücûdum bir kubbeli yerine komayup Ebâ Eyyûb-ı Ensârî civârında velî-ni‘am üstâdım Kiçi Mehemmed Efendi hazretlerinin pây-ı sa‘âdetleri cenbinde beni defn edün ve üzerime bir kubbe ve âsâr-ı binâlar etmen. Ancak sebeb(?) üzre başım ve ayağım uçlarına hice taşları alâmet dikin ve oğlum İbrâhîm'ime on bin altun ve ker[î]mem (---) Fâtım'a on bin altun verüp anları Allâh'a ısmarladım ve edenleri(?) de ol Kâdir ü Kayyûm ve Kahhâr Allâh'a havâle eyledim" deyü yedi sâ‘at kâmil vasiyyetler edüp mecmereler ile buhûr ve amber-i hâm ve ûdlar yanup cümle iç ağalarıyla kendüler bile Yâsîn-i şerîf tilâvet edüp bir vakit namâzın cemâ‘atsiz kılmayup ve bir vaktin kazâya komayup edâ-yı salât ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45a ·
metinde göster ·
… ve papas u ladika ve şagların ellerinde gûnâ-gûn micmereler içre ûd u mülebbes
ve amber-i
zenbûres ve kara günlük ve sünbül-i Hıtâyî râyihası cihânı mu‘attar eyledi.
Andan niçe bin aded ruhbân u bıtrîk u kıssîs ve papas u ladika ve şagların ellerinde gûnâ-gûn micmereler içre ûd u mülebbes ve amber-i zenbûres ve kara günlük ve sünbül-i Hıtâyî râyihası cihânı mu‘attar eyledi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152a ·
metinde göster ·
… e kârbân mâliki vâfir lecden sonra derhâl câmi‘ sâhibi on katâr deve yükü miski
ve amber-i
hâmı yıkdırup sâhibinin gözü önünde câmi‘in çamuru içine bu kadar yük miski ve …
El-hâsıl câmi‘ sâhibiyle kârbân mâliki vâfir lecden sonra derhâl câmi‘ sâhibi on katâr deve yükü miski ve amber-i hâmı yıkdırup sâhibinin gözü önünde câmi‘in çamuru içine bu kadar yük miski ve amberi ummâllar çamur içine karup katup halt ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138a ·
metinde göster ·
… r-i hâmı yıkdırup sâhibinin gözü önünde câmi‘in çamuru içine bu kadar yük miski
ve amberi
ummâllar çamur içine karup katup halt ederler.
El-hâsıl câmi‘ sâhibiyle kârbân mâliki vâfir lecden sonra derhâl câmi‘ sâhibi on katâr deve yükü miski ve amber-i hâmı yıkdırup sâhibinin gözü önünde câmi‘in çamuru içine bu kadar yük miski ve amberi ummâllar çamur içine karup katup halt ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138a ·
metinde göster ·
… balık yumurtası memdûhdur. Bunda olan tez ü tâze ve za‘ferân gibi sarı ve lezîz
ve amber-i
hâm râyihalı balık yumurtaları bir diyârda yokdur kim pâdişâhlar ve krallara he …
Ve bunun dahi balık yumurtası memdûhdur. Bunda olan tez ü tâze ve za‘ferân gibi sarı ve lezîz ve amber-i hâm râyihalı balık yumurtaları bir diyârda yokdur kim pâdişâhlar ve krallara hedâyâ gider gâyet mukavvî nukl-i tarabdır ya‘nî şarâb-ı bî-hicâb mezesidir. Bunun dahi balık yumurtasın sarı balmûmuna sokup cemî‘i Frengistân'da miskâlin birer altuna satarlar. Her bir yumurtası ellişer dirhem ancak gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 341a ·
metinde göster ·
hâm yakup micmeri eline alup hidmet ederek câmi‘-i Ümeyye'nin ortasındaki mağâr …
"Hayfâ dirîğ! Ne‘aceb hatâ etdim. Yâ ol sultânın ser-i sa‘âdeti bunda medfûn idüği ma‘lûmum olmayup böyle bir ibâdetgâhı ihrâk bi'n-nâr etdik" deyü te’essüf çeküp cümle âteşi söndürüp fî'l-hâl kabr-i şerîfinin demir kapusun açup bizzât kendüleri ûd ve amber-i hâm yakup micmeri eline alup hidmet ederek câmi‘-i Ümeyye'nin ortasındaki mağâra içre mezkûr kırk ayak taş nerdübândan nüzûl edüp görür kim bir büyük altun kandîl san‘at ile mi yohsa mu‘cize-i Yahyâ aleyhisselâm ile mi berk urup nûr-ı mahz gibi şu‘le verir. Ve bir âdem kaddi bir sommâkî amûd üzre bir mücevher altun sini içre ser-i sa‘âdet-i Hazret-i Yahyâ salavâtullâhi aleyh ve selâma durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118b ·
metinde göster ·
… -kıymet âvîze-i musanna‘lar maslûbdur. Ve her züvvâra türbedârân gülâb ve buhûr
ve amber-i
hâm yakup i‘zâz u ikrâm ederler, zîrâ bu türbedârlar zürriyyet-i şu‘aybîlerdir.
Bu mahalde a‘yân-ı vilâyetden ba‘zı sulehâ-yı kibâr evliyâlar medfûnlardır. Andan yukaru mehbit-i nûr olan merkad-i münevverlerine yedi kademe taş nerdübân ile çıkılır. şarka nâzır Y 203a bir bâb-ı sa‘âdeti vardır. Ve mübârek kabr-i şerîfleri bu kapudan içre ol kubbe-i pür-envârın kıble solunda bir gâr-ı pür-nûr içinde âsûdedirler. Sandûkaları zer-ender-zer atlas-ı sebzgûn ile pûşîdedir. Ve Mısır ve şâm halîfeleri ve a‘yân [u] eşrâflar hedâyâlar getirüp gûnâ-gûn hâlîçeler ile mefrûşdur. Ve zî-kıymet âvîze-i musanna‘lar maslûbdur. Ve her züvvâra türbedârân gülâb ve buhûr ve amber-i hâm yakup i‘zâz u ikrâm ederler, zîrâ bu türbedârlar zürriyyet-i şu‘aybîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y202b–Y203a ·
metinde göster ·
… -ı câmi‘i mülevvesâtdan tathîr edüp niçe bin şîşe gülâblar nisâr edüp müşk ü ûd
ve amber-i
hâm ihrâk edüp Hazret-i Yahyâ'nın kabr-i şerîfin açup on yedi kademe taş nerdüb …
"Pâdişâhım Y 242b bu mel‘ûn Yezîdîler'in sebebiyle câmi‘-i Ümeyye içinde Hazret-i Yahyâ bile yandı. Amân pâdişâhım şu âteşi teskîn edelim. Amân cığı" deyince deryâ-misâl cünûd-ı Tatar der-akab lâşe-i murdâr-ı Yezîdî'den derûn-ı câmi‘i mülevvesâtdan tathîr edüp niçe bin şîşe gülâblar nisâr edüp müşk ü ûd ve amber-i hâm ihrâk edüp Hazret-i Yahyâ'nın kabr-i şerîfin açup on yedi kademe taş nerdübân ile zîr-i zemîne enüp bir kubbe-i pür-envâr içinde bir âdem kaddi sommâkî amûd üzre bir mücevher altun tepsi içinde Hazret-i Yahyâ'nın ser-i sa‘âdetleri âsûde durur ve müvâcehe-i şerîflerinde bir mücevher kandîl şu‘ledâr var. Bunları gördükde Timur şâh yüzün yere sürüp ibâdet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y242a–Y242b ·
metinde göster ·
hâm ve ûd-i mülebbes ve kâfûrî ve müşk-i Hıtâ ve nâfe-i Hoten ve sünbül-i Hindî …
Ve sûk-ı Attârîn'de âdem ubûr etdükde ûd-i mâverd ve amber-i hâm ve ûd-i mülebbes ve kâfûrî ve müşk-i Hıtâ ve nâfe-i Hoten ve sünbül-i Hindî ve sünbül-i hıtâyî râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y331b ·
metinde göster ·
… e gûnâ-gûn eşribe-i mu‘amberîn ve mümessek sandal ve benefşe Y 183a ve reybâs
ve amber-i
bâris ve gül-i limon ve nîlüfer ve hummâs ve dud ve temirhindî ve koruk ve gayr …
Akîblerince bir remmâ dahi iç ağalarının sağ ellerinde gûnâ-gûn mücevher zî-kıymet fağfûrî tabaklar içre girân-bahâ çârgül ve armudî ve zıhlı ve şeşhâne ve dehen-i gül ve hıtâyî ve panî(?) kâseler içre gûnâ-gûn eşribe-i mu‘amberîn ve mümessek sandal ve benefşe Y 183a ve reybâs ve amber-i bâris ve gül-i limon ve nîlüfer ve hummâs ve dud ve temirhindî ve koruk ve gayrı niçe gûne meşrûbât makûlesi eşribe-i ergavânlar ile memlû kâseler ile birer ellerinde münakkaş Kaya Sultân yağlıkları ile iç ağaları her a‘yânın önüne ber-zânû durup kâseler ile şerbetleri verüp destmâl dutarlar. Anlar dahi ağızların silüp iç ağaları avdet ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y182b–Y183a ·
metinde göster ·
Akîblerince bir remmâ ve bir gûne libâs-ı fâhireye müstağrak olmuş iç ağaları dahi gûnâ-gûn buhûrdânlar içre ûd-i mâverdî ve ûd-i mülebbes ve amber-i hâm ihrâk edüp cümle a‘yân râyiha-i tayyibeye müstağrak olup demâğları mu‘attar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y183a ·
metinde göster ·
… e ve hummâs ve temirhindî ve nîlûfer, Mısır'da bu makûle eşribeler olur, reybâs
ve amber-i
bâris makûlesi olmaz;
Ve meşrûbât kısmından mümessek gül limon ve benefşe ve hummâs ve temirhindî ve nîlûfer, Mısır'da bu makûle eşribeler olur, reybâs ve amber-i bâris makûlesi olmaz;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y214a ·
metinde göster ·
… i aseli yerden taşra çıkup re‘âyâ cem‘ edüp bey‘ ederler. Şem‘-i kâfûrdan beyâz
ve amber-i
hâm gibi bir râyihası vardır. Bu balmûmunun kırk hâssası vardır. Cümleden muşem …
Şem‘-i asel ise şiddet-i hârdan yerler yarılup zenbûrlar anda bal yaparlar, bârân-ı rahmet yağdıkda zemînde olan arıların âşiyânı sed olup balı matardan mahv olup şem‘-i aseli yerden taşra çıkup re‘âyâ cem‘ edüp bey‘ ederler. Şem‘-i kâfûrdan beyâz ve amber-i hâm gibi bir râyihası vardır. Bu balmûmunun kırk hâssası vardır. Cümleden muşemmâsı bel ağrısına ve kulunca ve sudâ‘a gâyet nâfi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y387b ·
metinde göster ·
… ûş ve minkâr-ı koknos ve lâşe-i tuyûr-ı hümâ ve dehnec-i a‘mâ ve kakule-i kebîr
ve amber-i
hâm anîr [abîr?] ve pânzehr-i sagîr ve kalkan-ı fîl ve kırbac-ı pîl, el-hâsıl b …
Elçi kâmil cenûb cânibine bizim geldiğimiz yollar ile bir ayda varırlar, hedâyâları sultâna teslîm edüp elçilere ve Bânyân'lara i‘zâz u ikrâm edüp ol dahi paşaya kırk elli Habeşî nevreste gulâmlar ve kırk elli Habeşe mahbûbe-i cihâne duhterler ve zebât ve fîl dişi ve gergerdân boynuzları ve zebât kedisi ve keler derisi ve âbinûş ve minkâr-ı koknos ve lâşe-i tuyûr-ı hümâ ve dehnec-i a‘mâ ve kakule-i kebîr ve amber-i hâm anîr [abîr?] ve pânzehr-i sagîr ve kalkan-ı fîl ve kırbac-ı pîl, el-hâsıl bu makûle hedâyâlar ile paşaya ve nısfı kadar hedâyâ ile gelen elçi ağaya verüp paşaya gönderir. Andan sonra vilâyetinde ne kadar bâzergân var ise cümlesin metâ‘ları ile paşaya gönderüp paşa dahi gümrüğün alup Habeş diyârı ganîmet olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439a ·
metinde göster ·