… nd nakş-ı Hıtâyîleri kerrûbiyân-ı eflâk bir direfş-i pâk urmağa kâdir değildir.
Ve ancak
bir kıble kapusu var kim bu kapunun yemîn [u] yesârında, tâ tâk-i âlîsine çıkın …
Der-sitâyiş-i Câmi‘-i Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Bâyezîd Hân : Bu câmi‘ Yeşil İmâret nâmiyle meşhûr bir câmi‘-i pür-nûrdur. Bursa'nın cânib-i şarkîsinde Gökdere aşırı bir mürtefi‘ püşte üzre bir câmi‘-i musanna‘dır kim cemî‘î der-i dîvârları ser-â-pâ beyâz mermer-i hamdır ve iki kubbelidir. Tûlen yüz sekiz ayak ve arzan seksen ayakdır. İçinde aslâ sütûnlar yokdur. Mihrâb ve minberin ta‘rîf ve tavsîf edersek acz lâzım gelir. Zîrâ ol mihrâbda olan hayâl-pesend nakş-ı Hıtâyîleri kerrûbiyân-ı eflâk bir direfş-i pâk urmağa kâdir değildir. Ve ancak bir kıble kapusu var kim bu kapunun yemîn [u] yesârında, tâ tâk-i âlîsine çıkınca kat-ender-kat girih girih zîh zîh girişme ve islimî ve rûmîler ve zülf-i niğâr-ı pür-kâr nakşları olunmuşdur kim Behzâd ve Licân-i Hitâyî kâğıd üzre mû kalemle tahrîr etmeğe kâdir [de]gillerdir. Ammâ bu üstâd-ı mermer-bür bu kapuya kâmil üç yıl mermer-i hâm üzre direfş pîşe urup yed-i tûlâsın ayân edüp sâhib-i binâ Mehemmed Hân'dan üç senede kırk bin altun alup "Yeşil İmâret kapusu kırk bin altuna olmuşdur" deyü dâsitân-ı dûstândır. Hakkâ kim seyyâhân-ı berr [u] bihâr mâbeyninde memdûh-ı âlem bir bâb-ı mu‘allâ-yı müsellemdir. Bu câmi‘-i behişt-âsâda ibret-nümâ zîbâ san‘atlar ve gûnâ-gûn tasarruflar etmişlerdir kim ehl-i vasf anın midhatinde âciz ü kâsırdır. Netîce-i kelâm, bu câmi‘ bir tarz-ı acîb ve bir tavr-ı garîb üzre tarh olunmuşdur kim hüsn cihetinde ve letâfeti yüzünde vech-i arzda böyle bir kâr-ı insân binâ olunmamışdır. Hülâsa-i kelâm, hüsn [u] letâfeti ve kâr [u] zerâfeti hadd-i vasfdan hâric ve beyândan âricdir. Yeşil Câmi‘ nâmıyla müsemmâ olmasının aslı, cümle kıbâbları ve bir tabaka minâresi tâcı cümle yeşil Kâşî çîn(i) ile mestûr olup zümrüd-i üstüvân gibi âfitâb şu‘lesinden şa‘şa‘a urur, anınçün Yeşil İmâret derler. Taşra hareminde çınar-ı müntehâlar ile müzeyyen bir câmi‘dir. Manzûrumuz olduğu üzre şehr-i Bursa içre böyle münakkaş câmi‘ yokdur. Seyyâhların takrîrleri üzre, "Gayrı diyârlarda dahi böyle dâr-ı Hudâ görmedik" derler. Vesselâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 224b ·
metinde göster ·
üç medresedir. Bâyezîd Hân'ın gâyet mükellef kurşum örtülüdür. Ve cümle yigirmi …
Bunlardan mâ‘adâ mahalle mesâcidleridir. Ve ancak üç medresedir. Bâyezîd Hân'ın gâyet mükellef kurşum örtülüdür. Ve cümle yigirmi aded mekteb-i sıbyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127a ·
metinde göster ·
… temâşâ etdik. Cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâdan nişân verir. Aslâ handakı yokdur
ve ancak
şimâle nâzır bir kapusu vardır, ammâ kapusunun iç yüzünde derk-i esfelden nişân …
Bitlîs hânı cenginde hâkimi İbrâhîm Beğ ile cengde bulunduğumuzdan kal‘ada hakîre ve refîklerimize ziyâfet edüp {bu kal‘a-i Hoşâb'ı} bir hoş temâşâ etdik. Cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâdan nişân verir. Aslâ handakı yokdur ve ancak şimâle nâzır bir kapusu vardır, ammâ kapusunun iç yüzünde derk-i esfelden nişân verir bir handakı var, üzre, top tahtalarından cisrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 286a ·
metinde göster ·
bir hammâmı var, hammâma muhtâc değillerdir. Zîrâ cümle halkı rûz-merre hammâmd …
Ve müte‘adddid câmi‘leri ve hânları ve ancak bir hammâmı var, hammâma muhtâc değillerdir. Zîrâ cümle halkı rûz-merre hammâmda durur gibi gark-ı arak olup dururlar. Ve iki yüz mikdârı hâr-ı hâşâk-ı haşebden dükkânları vardır. Basra hâkimi tarafından hâkimi sancak beğidir. Kadısı ve dizdârı cümle mîr-i livâsıdır kim andan gayrı hâkim yokdur. Cümle üç bin Urbân u uryân çeyşe mâlikdir. Andan üç menzilde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363b ·
metinde göster ·
… alıçalar ile döşenüp müzeyyen değildir. Ammâ gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir.
Ve ancak
bir minâresi var imiş, zelzeleden münhedim olup nısfı kalmış.
Cümle (---) aded mihrâbdır. Cümleden mükellef ve mükemmel câmi‘-i selef-i selâtîn kal‘a içinde Hân Sarâyı kurbünde Ulucâmi‘, sene (---) târîhinde (---)(---) binâsıdır. Bundan ulu câmi‘ yokdur. Cümle amûdlar üzre kârgîr kemerler ile toloz binâlı câmi‘-i kadîmdir. Lâkin kurşum örtülü değildir. Serâpâ Horasânî kireç binâ ile mestûr mezgitgâh-ı ma‘mûrdur. Mezheb-i Şâfi‘î'de cum‘a namâzı sahîh olsun içün bu câmi‘de salât-ı cum‘a edâ olunur câmi‘-i azîmdir. Ammâ sâ’ir diyârın cevâmi‘leri gibi maslûbât âvîzeler ile ve harîr halıçalar ile döşenüp müzeyyen değildir. Ammâ gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve ancak bir minâresi var imiş, zelzeleden münhedim olup nısfı kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 378a ·
metinde göster ·
… ût olur. Bu kal‘a şekl-i muhammes bir tula binâ beş tabyalı bir sûr-ı ra‘nâdır.
Ve ancak
iki kapusu var ve etrâfı sulu ve bataklı handakdır.
Eşkâl-i kal‘a-i kadîm İşcerez: Evvel ve âhir Leh kralınındır, ammâ Krakov vilâyeti hâkinde vâki‘ olmuş kirmândır. Kal‘ası bir sahrâ-yı lâle-izârda nehr-i İşcerez sâhilindedir. Nehr-i İşçerez Krakov dağlarından gelüp bu mahalden ubûr edüp nehr-i Özü'ye ve bir kolu nehr-i Turla'ya mahlût olur. Bu kal‘a şekl-i muhammes bir tula binâ beş tabyalı bir sûr-ı ra‘nâdır. Ve ancak iki kapusu var ve etrâfı sulu ve bataklı handakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41b ·
metinde göster ·
… ve cümle bin iki yüz aded arabaların ikişer atlarından iki bin dörd yüz at eder
ve ancak
62b guzât-ı müslimînin yağma etdiğinden gayrı cümle üç bin at olup araba atla …
Ve cümle altı bin yetmiş aded Rus-ı menhûs tüfenglerin arabalar üzre {zeyn} etdiler ve cümle bin iki yüz aded arabaların ikişer atlarından iki bin dörd yüz at eder ve ancak 62b guzât-ı müslimînin yağma etdiğinden gayrı cümle üç bin at olup araba atlarıyla cümle beş bin dörd yüz re’s atları mîrî içün kayd-ı pây olunup üzerlerine Akkirmân ve Özü kulları binüp anlara teslîm olundu. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 62a–62b ·
metinde göster ·
çârsû içinde Tuna kenârında (---) paşanın çifte hammâmı var kim cümle kurşum ör …
Ve ancak çârsû içinde Tuna kenârında (---) paşanın çifte hammâmı var kim cümle kurşum örtülü imâretdir kim İsmâ‘îl ve İbrâ’il ve Akkirmân'da böyle binâ-yı âlî bir rûşen-âbâd-ı rûşinâ hammâm-ı dil-küşâ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66b ·
metinde göster ·
… ncuğazları vardır. Ancak yüzer yüz ellişer at ve katır alır hân-ı sağîrelerdir.
Ve ancak
bir küçük kesîfçe hammâmcığı var, halkı hammâma ihtiyâç değillerdir, zîrâ herke …
Cümle üç aded hâncuğazları vardır. Ancak yüzer yüz ellişer at ve katır alır hân-ı sağîrelerdir. Ve ancak bir küçük kesîfçe hammâmcığı var, halkı hammâma ihtiyâç değillerdir, zîrâ herkesin ev hammâmları vardır. Ve kefereleri gâyet çok olduğundan hammâmı ol kadar işlemez. Ve cümle yigirmi aded hurde dükkâncıkları var, gayri kurşumlu imâretden bir âsâr-ı binâ yokdur. Olduğu kadarca kasabacıkdır. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42a ·
metinde göster ·
… mektebi ma‘mûrdur. Ve cümle üç aded hândır ve yine Ayas Paşa hânı mükellefdir.
Ve ancak
bir küçük hammâmı var. Ol kadar hoş-binâ ve hoş-havâ değildir.
Ve cümle beş aded mektebdir. Cümleden Ayas Paşa mektebi ma‘mûrdur. Ve cümle üç aded hândır ve yine Ayas Paşa hânı mükellefdir. Ve ancak bir küçük hammâmı var. Ol kadar hoş-binâ ve hoş-havâ değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
… ûh-ı Elburz gibi eyle yığıldı kim kal‘a içinde gezen mûr [u] mâr nümâyân oldu. "
Ve ancak
yüz bin aded tobra geldi" deyü tobra emîni nakl etdi.
Ba‘dehu bu cem‘ olan torbaları herkes toprak ile doldurup kal‘anın cânib-i garbîsinde Beç kapusu hâricinde Vezîria‘zam koluyla Yûsuf Paşa kolu mâbeynind[e] bir mürtefi‘ mahalle topraklı tobraları yığup kal‘aya toprak sürülmek fermân olunup kal‘ayı toprak gark etmeğe mübâşeret edüp üzerine Yûsuf Paşa cümle Anadolu askeriyle ta‘yîn olunup tobra emîni fermân-ı vezîr olduğu üzre tobraları alup resîd eder, tobra getirmeyenden yine taleb eder. Bu minv[âl] üzre bir günde tobralar kûh-ı Demâvend ve kûh-ı Elburz gibi eyle yığıldı kim kal‘a içinde gezen mûr [u] mâr nümâyân oldu. "Ve ancak yüz bin aded tobra geldi" deyü tobra emîni nakl etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112a ·
metinde göster ·
… r kal‘adır ve etrâfında azîm kızıl tabyaları var kim her biri biner küffâr alır
ve ancak
deryâya nâzır bir kapusunı gördük.
Bir Kotur dahi Âl-i Osmân'ın Van kal‘asından içeri Hoşâb kal‘asının cânib-i şarkîsinde Karnıyarık kal‘asıyla müşâ hâlâ Acem elinde bir seng-i hârâ üzre Kotur kal‘ası vardır, ammâ bu Kotur leb-i deryâda Venedik Pirinc-piriminin hükmünde bir yalçın kızıl kayalar üzre bizim İslâmbol kurbunda Karadeniz akındısı üzre Rûmeli Hisârı gibi eğri büğrü bir kal‘adır ve etrâfında azîm kızıl tabyaları var kim her biri biner küffâr alır ve ancak deryâya nâzır bir kapusunı gördük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 157a ·
metinde göster ·
… ları vardır, ammâ handak olacak yeri yokdur, zîrâ her tarafı uçurum kayalardır.
Ve ancak
cânib-i şimâle bir küçük demir kapusu var ve derûn-ı hisârda sağîr ü kebîr kaya …
Ve cânib-i erba‘asında metîn ebrâcları vardır, ammâ handak olacak yeri yokdur, zîrâ her tarafı uçurum kayalardır. Ve ancak cânib-i şimâle bir küçük demir kapusu var ve derûn-ı hisârda sağîr ü kebîr kayağan örtülü havlısız ve bâğçesiz yüz elli aded küçük evleri ve iki yüz aded gâzî neferâtları var, ammâ dizdârı yokdur. Hâkimi Kör Yûsuf Beğ'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 158a ·
metinde göster ·
bir yolu var, gâyet sarp yol olmağile yolun yemîn ü yesârına Şeddâdî binâ ile k …
Ve kal‘a hâricinde bir su sarnıcı var ve ancak bir yolu var, gâyet sarp yol olmağile yolun yemîn ü yesârına Şeddâdî binâ ile korkuluk binâ etmişler, zîrâ bu yolda niçe kerre atların ve âdemlerin ayakları sıyrılup niçe yüz hayvânâtlar hezâr-pâre olmuşlardır. Ol ecilden yolun tarafeynine korkuluk yapmışlardır. Bu yoldan âdem geçerken aşağı nazar etse zehresi çâk olur. Üç bin adım aşağısı gayyâ ve derk-i esfel deresinden nehr-i Yadra sâ‘ika gibi gürleyüp cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 168b ·
metinde göster ·
… bir kapudan girilir ve bir kapudan çıkılır. Gayri yerden girüp çıkmak muhâldir
ve ancak
bir şâhrâh-ı azîme mâlik kal‘adır. Bu tarîk-i âmmın yemîn ü yesârında cümle tah …
Ve cümle iki aded kapusu var, bir kapudan girilir ve bir kapudan çıkılır. Gayri yerden girüp çıkmak muhâldir ve ancak bir şâhrâh-ı azîme mâlik kal‘adır. Bu tarîk-i âmmın yemîn ü yesârında cümle tahtânî ve fevkânî ve bâğçesiz ve havlıları dar üç yüz aded tahta örtülü ma‘mûr evlerdir kim cümlesi biri biri üzre cânib-i kıbleye ve semt-i şarka nehr-i Drin'e nâzır evlerdir ve Drin kenârı üzre olan kal‘anın dîvârı cümle dolma rıhtım dîvârlar olup üzerlerinde kat-ender-kat Drin nehrine nâzır şâhnişînli ve revzenli evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169a ·
metinde göster ·
… fendli asma zemberekli cisri var ve içinde kenîseden bozma Süleymân Hân câmi‘i
ve ancak
kırk kadar tahta örtülü daracık evleri var.
Eşkâl-i kal‘ası: Bir topraklı bayır üzre şekl-i bâdemî iki kat çit palanka-i metîn dîvârlı ve handakı hayli amîk ve kıbleye nâzır kapusu önünde gâyet musanna‘ kemendli ve fendli asma zemberekli cisri var ve içinde kenîseden bozma Süleymân Hân câmi‘i ve ancak kırk kadar tahta örtülü daracık evleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 11b ·
metinde göster ·
… şehriyârî olup kal‘anın etrâfında yedi aded üstleri tahta örtülü kulleleri var.
Ve ancak
bir kapusu var. Derûn-ı hisârda ancak üç yüz aded şindire tahta örtülü evleri v …
Evc-i âsumâna berâber bir yalçın kırmızı ve sarı ve boz kaya üzre Şeddâdî binâ şekl-i muhammes bir kal‘a-i messdir ve içindeki manastırı câmi‘-i şehriyârî olup kal‘anın etrâfında yedi aded üstleri tahta örtülü kulleleri var. Ve ancak bir kapusu var. Derûn-ı hisârda ancak üç yüz aded şindire tahta örtülü evleri var. Cebehânesi ve gılâl anbârları ve bir çâh-ı mâsı ve bir çâh-ı gayyâ zindânı var. Lâkin topların mukaddem târîh ile küffâr Honot kal‘asına götürmüş. Hatvan'a ve Eğre'ye toplar getirmeğe âdemler gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
… cânib-i selâsı Tuna içinde ada kaldı. Ve cânib-i müsellesi şarampavlı handakdır
ve ancak
cânib-i garba nâzır bir kapusu var varoşa çıkar.
Ve kal‘a bir ada burnunda iken kal‘anın cânib-i garbındaki varoş ile kal‘a mâbeynine bir handak-ı azîm kesüp içinden nehr-i Tuna'yı akıtdı. Hemân kal‘anın vücûdunun cânib-i selâsı Tuna içinde ada kaldı. Ve cânib-i müsellesi şarampavlı handakdır ve ancak cânib-i garba nâzır bir kapusu var varoşa çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46a ·
metinde göster ·
… d pâsbân neferi var, ammâ hîn-i ma‘rekede iki bin güzîde cürd atlı askeri çıkar
ve ancak
iki şâhî topu ve hiç vukıyye bârûdu var, zîrâ iç eldir deyü bârûd-ı siyâhı yokd …
{Ancak bir kurşumlu kârgîr binâ câmi‘i ve kiremit örtülü hânı ve on iki aded pâsbân neferi var, ammâ hîn-i ma‘rekede iki bin güzîde cürd atlı askeri çıkar ve ancak iki şâhî topu ve hiç vukıyye bârûdu var, zîrâ iç eldir deyü bârûd-ı siyâhı yokdur.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79a ·
metinde göster ·
… İlâh ile der-ceng-i evvel bu kadar Kalmık katl olup sekiz yüz adedi esîr oldu.
Ve ancak
üç yüz yiğitlerimiz şehd-i şehâdet şerbetin nûş edüp cümlesin bile serhoşla atl …
El-hâsıl anlar ile bir vecih ile intikâm alınup savaş-ı perhâş olamaz. Îzed [ü] Yezdân'a sad-lek hamd [ü] senâ olsun bism-i İlâh ile der-ceng-i evvel bu kadar Kalmık katl olup sekiz yüz adedi esîr oldu. Ve ancak üç yüz yiğitlerimiz şehd-i şehâdet şerbetin nûş edüp cümlesin bile serhoşla atlarına yükledüp Or kal‘ası dâhilinde defn etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
… Yahûdîler güderi ve kösele işlerler. Kırım diyârında Menkûb köselesi meşhûrdur.
Ve ancak
iki aded kassâb dükkânı ve bir bozahânesi vardır. Ammâ cümle Yahûdîler Karâyî m …
Ve cümle seksen aded tabak dükkânları vardır. Cümle Yahûdîler güderi ve kösele işlerler. Kırım diyârında Menkûb köselesi meşhûrdur. Ve ancak iki aded kassâb dükkânı ve bir bozahânesi vardır. Ammâ cümle Yahûdîler Karâyî mezhebinde çufud-ı cuhûdlardır. Sâ’ir Yahûdîler bu mezhebde olan cuhûdları sevmezler. Ve ta‘âmlarında kaşer ve turfa nedir bilmezler. Her kimin ni‘meti olursa say yağlı da olsa ve siniri çıkmamış her ne gûne et olsa yerler. Meselâ bunlar Yahûdîlerin kızılbaşlarıdır ve rûz-ı mahşer günü bunlar kızılbaşa binmezler, ammâ öbür İsrâ’ilî çufudlar yevm-i mahşerde(ki) kızılbaşa binerler derler. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122a ·
metinde göster ·
bir haber topu var, şeb [ü] rûz ağızlı ve sıkılı durur. Şâhâne bir top-ı kal‘a- …
Ve kız kullesinde leb ber-leb darusu var ve ancak bir haber topu var, şeb [ü] rûz ağızlı ve sıkılı durur. Şâhâne bir top-ı kal‘a-kûb-ı tavîldir. Garâbet bunda kim bu topu bulutlar içre olan kûh-ı bâlânın tâ zirve-i a‘lâsına nice çıkarabildiler, garîb temâşâgâhdır. Bu iç kal‘aya Sudaklılar Kız kal‘ası derler. Andan aşağı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 135b ·
metinde göster ·
… . Ve cümle on aded dükkâncıkları var. Ve cümle elli aded kârgîr mahzenleri var.
Ve ancak
bir kefere kenîsesi var. Mâ-tekaddem Ciniviz keferesi deyri imiş. Cemî‘i tesâvî …
Ve cümle bir hammâm-ı kesîfi var. Ve cümle on aded dükkâncıkları var. Ve cümle elli aded kârgîr mahzenleri var. Ve ancak bir kefere kenîsesi var. Mâ-tekaddem Ciniviz keferesi deyri imiş. Cemî‘i tesâvîrlerinden ma‘lûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 142b ·
metinde göster ·
Ve bunda kaldırım olmamak ile eyle çamur olur kim âdem gark olur
ve ancak
mâh-ı Temmûz'da kurur. Gayri zamân buz donar. Ol mevsimlerde bu kal‘a içi a‘lâ …
Ve bunda kaldırım olmamak ile eyle çamur olur kim âdem gark olur ve ancak mâh-ı Temmûz'da kurur. Gayri zamân buz donar. Ol mevsimlerde bu kal‘a içi a‘lâ olup çamur olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 185a ·
metinde göster ·
… ümâyân bir kûh-ı serbülend üzre misl-i kal‘a-i Demâvend bir hisâr-ı üstüvârdır.
Ve ancak
cânib-i garba nâzır bir kapusu var. Şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî henüz amâr olmu …
Kal‘ası, evc-i âsımâna münkalib olmuş bir yalçın kayalı dağ başında cümle Yenişehir ve Tırhala ve Akdeniz beş konak yer nümâyân bir kûh-ı serbülend üzre misl-i kal‘a-i Demâvend bir hisâr-ı üstüvârdır. Ve ancak cânib-i garba nâzır bir kapusu var. Şekl-i murabba‘ bir Şeddâdî henüz amâr olmuş dürr-i beyz-âsâ bir kirmân-ı ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi bin adımdır. Aslâ bir tarafında handakı yokdur, zîrâ her tarafı çâh-ı cahîm-vâr uçurum olup handak yeri yokdur. Derûn-ı kal‘ada dizdâr hânesiyle on aded neferât hâneleri ve Mehemmed Hân câmi‘i ve cebehâne ve su sarnıçları ve gılâl anbârları vardır, gayri şey yokdur. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 241b ·
metinde göster ·
… cebehâne hazîneleri var, ammâ cebehânesi azdır. Cümle beş aded şâhî topları var
ve ancak
bir küçük câmi‘i var. Gayri imâreti yokdur. Ve kal‘adan taşra câ-be-câ bâğ u bâ …
Gerçi bu kal‘a evc-i âsımâna berâberdir ammâ Mercanos kasabası yoluna gidecek dağlar bu kal‘aya havâledir. Derûn-ı kal‘ada cümle elli kadar fukarâ neferât hâneleri ve gılâl anbârları ve cebehâne hazîneleri var, ammâ cebehânesi azdır. Cümle beş aded şâhî topları var ve ancak bir küçük câmi‘i var. Gayri imâreti yokdur. Ve kal‘adan taşra câ-be-câ bâğ u bâğçeleri var. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 244b ·
metinde göster ·
cânib-i şarka nâzır bir kapusu var. İki kat metîn hadîd kapulardır. Taşra kapu …
Ve cümle yigirmi adım enli dîvâr ve ancak cânib-i şarka nâzır bir kapusu var. İki kat metîn hadîd kapulardır. Taşra kapu üzre bir azîm balık kemiği maslûb olup alâmetdir. Ve bu kapulardan içeri bir vâsi‘ toloz kemer altı yoldur. Üzerleri toprak yığılı tabyalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 286b ·
metinde göster ·
Bâyezîd-i Velî'nin bir küçük câmi‘i var ve bir alçak minâreciği var. Su sarnıçl …
Ve ancak Bâyezîd-i Velî'nin bir küçük câmi‘i var ve bir alçak minâreciği var. Su sarnıçları ve cebehânesi ve darı ile memlû anbârı var. Kal‘a neferâtları şeb [ü] rûz âsî Porgonatlı Arnavudıyla ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl ederler, zîrâ bu kal‘ayı Gedik Ahmed Paşa ceng-i azîm ile feth edüp hâlâ niçe bin şühedâlarımız Eski Depedelen kurbunda medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 356b ·
metinde göster ·
… imon ve turunc ve nâr ve zeytûn [ve] incîr ve servi ve çınâr ve gülnârı çokdur.
Ve ancak
bir hurmâ dırahtı vardır, eflâke ser çekmiş bir nahl-i mevzûndur. Ammâ aşlaması …
Ve bu şehrin cümle şâhrâhları serâpâ beyâz taş kaldırım döşelidir ve pâkdir. Ve sevâhil şehir olmak ile limon ve turunc ve nâr ve zeytûn [ve] incîr ve servi ve çınâr ve gülnârı çokdur. Ve ancak bir hurmâ dırahtı vardır, eflâke ser çekmiş bir nahl-i mevzûndur. Ammâ aşlamasın bilmediklerinden hurmâsı olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y47b ·
metinde göster ·
iki yüz kiremitli ve türâb örtülü hânelerdir. Bir câmi‘i ve mesâcidi ve bir hân …
Ve ancak iki yüz kiremitli ve türâb örtülü hânelerdir. Bir câmi‘i ve mesâcidi ve bir hânı ve on mikdârı dükkânı vardır. Kethudâyeri yokdur, ammâ serdârı vardır. Ve bâğ u bâğçesi cihânı zeyn etmişdir. Ve cümle evlerinin yüzleri kıbleye nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y89b ·
metinde göster ·
… ba‘ bir yed-i kudret kal‘a-i serâmeddir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır.
Ve ancak
cânib-i şarka nâzır bir demir kapusu vardır. Bu kapu önüne çâh-ı gayyâdan nişân …
Ve kal‘ası Davaz sahrâsının cenûbunda ve bir mürtefi‘ yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ bir yed-i kudret kal‘a-i serâmeddir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin adımdır. Ve ancak cânib-i şarka nâzır bir demir kapusu vardır. Bu kapu önüne çâh-ı gayyâdan nişân bir handakı var. Celâlî tahassun etmesin içün kazmışlar, mürûr-ı eyyâm ile rimâl türâb ile pür olmuş. Eğer tathîr olunsa bu kal‘a sedd-i Ye’cûc-misâl olurdu, zîrâ bu kal‘a kayasının cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâ ve derk-i esfelden nişân verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y96b ·
metinde göster ·
… âta eder kal‘a-i şîrînkârdır. Ammâ bâlâda tahrîr olunan adım hisâbına dâhildir.
Ve ancak
cenûb cânibine nâzır bir kapusu var. Ve içinde cânib-i erba‘ası kâr-ı küffâr sa …
Ve bu limanlara havâle Freng hisârıdır. Cümle topları ve burc u bârûları bu limanlara nâzır çâr-kûşe Freng hisârıdır, gâyet sarpdır. Ammâ taşra kal‘anın ana dîvârına muttasıl değildir. Y 117b Ortahisârın yıldız tarafı ucundadır ve dâ’iren-mâdâr cirmi seksen yüz adım ihâta eder kal‘a-i şîrînkârdır. Ammâ bâlâda tahrîr olunan adım hisâbına dâhildir. Ve ancak cenûb cânibine nâzır bir kapusu var. Ve içinde cânib-i erba‘ası kâr-ı küffâr sarây-ı âlîlerdir, cümle revzenleri aşağı şehre ve limanlara nâzır cihân-nümâ sarâylardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y117a–Y117b ·
metinde göster ·
… ûlânî vâki‘ olmuşdur. Ve cânib-i erba‘asından âdem aşağı bakmağa cür’et edemez.
Ve ancak
şark tarafından bir yolu var, bir sâ‘atde çıkılır ve garb tarafında yoldan bir …
Evsâf-ı kal‘a-i Eski Rodos: İbtidâ Süleymân Hân bunu yedi günde feth edüp hazîne ve bâr [u] büngâhın lâzım olmayanın azîm asker ile bunda koyup ba‘dehu Rodos'a teveccüh etti, hâlâ Süleymân Hân evkâfıdır. Kal‘ası leb-i deryâdan bir tüfeng menzili ba‘îd evc-i âsumâna ser-çekmiş bir beyâz sarp kaya üzre sedd-i İskender-misâl bir taş binha kal‘a-i bâlâdır. Şarkdan garba tûlânî vâki‘ olmuşdur. Ve cânib-i erba‘asından âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Ve ancak şark tarafından bir yolu var, bir sâ‘atde çıkılır ve garb tarafında yoldan bir sâ‘atde enilir iki yola münhasırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122a ·
metinde göster ·
… rmi dörd yüz adımdır. Ve üç cânibi çâh-ı gayyâ-misâl olduğundan handakı yokdur.
Ve ancak
garba nâzır bir kapusu var. Ve her evde sarnıçları vardır ve dâ’imâ aşağı bâğla …
Ve bu kal‘anın cirmi dörd yüz adımdır. Ve üç cânibi çâh-ı gayyâ-misâl olduğundan handakı yokdur. Ve ancak garba nâzır bir kapusu var. Ve her evde sarnıçları vardır ve dâ’imâ aşağı bâğlar içre âb-ı hayât suları vardır andan eşekler ile su getirirler. Ve bu kal‘anın garb cânibinde yokuş aşağı bir sâ‘atde enüp Alî Paşa oğlu Abdülkâdir Paşa'nın köyünde ta‘âm tenâvül edüp leb-i deryâya karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122a ·
metinde göster ·
Ve üç hânı ve bir hammâmı var. Altı ay işler altı ay işlemez.
Ve ancak
Alâeddîn Şâh'ın bir çeşmesi var. Emr-i Hudâ ile kayadan çıkar bir ayındır. Ve b …
Ve üç hânı ve bir hammâmı var. Altı ay işler altı ay işlemez. Ve ancak Alâeddîn Şâh'ın bir çeşmesi var. Emr-i Hudâ ile kayadan çıkar bir ayındır. Ve bunda yüz elli dükkândır ammâ bezzâzistânı yokdur. Lâkin cemî‘i zî-kıymet bî-kıymet mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139b ·
metinde göster ·
cenûba nâzır bir kapusu var. Mezkûr handak üzre kemer cisir ile ubûr olunur. [[ …
Ve garb cânibinde kesme kaya handakı var. Gayri cânibleri neûzübillâh [[(---) (---) (---)]]. Handak Yed-i Kudret'dir ve ancak cenûba nâzır bir kapusu var. Mezkûr handak üzre kemer cisir ile ubûr olunur. [[(---) (---) (---)]] Hân oğlu âsî oldukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y181b ·
metinde göster ·
… day anbârı ve bir su sarnıcı var. Ve başka dizdârı ve başka neferâtları vardır.
Ve ancak
kıbleye nâzır bir demir metîn kapusu var. Kapu önünde mecma‘u'l-irfân cihân-nüm …
Ve yine bu limanın sağ tarafında bir yalçın âlî kaya üzre mahsûs liman mendireği olmak üzre Alî Paşa burcu gâyet metîn ü müstahkem sedd-i sedîddir. Dâyiren-mâdâr cirmi iki yüz adımdır. Bir kayalı burun üzre binâ olunmuşdur. Gerçi bir küçük kal‘a görinür, ammâ âteş-feşânlıkda murg-ı semenderdir. İçinde Sultân Murâd-ı Sâlis câmi‘i ve on neferât hânesi ve bir buğday anbârı ve bir su sarnıcı var. Ve başka dizdârı ve başka neferâtları vardır. Ve ancak kıbleye nâzır bir demir metîn kapusu var. Kapu önünde mecma‘u'l-irfân cihân-nümâ bir mesîregâh kasr-ı nüzhet-âbâdı var. Ve kal‘a kapusu üzre târîhi bu ebyâtlardır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y326a ·
metinde göster ·
çârsû içinde bir hammâm-ı rûşenâ-yı hoş-havâ germâsı var, ammâ vâhidün ke-elfdi …
Ve ancak çârsû içinde bir hammâm-ı rûşenâ-yı hoş-havâ germâsı var, ammâ vâhidün ke-elfdir. Osmân Beğ hammâmı derler. Diyâr-ı Mısır'da misli var ise Dimyât Nîl'i üzre şehr-i Mît Gamr hammâmı ola. Vasfında kilk-i cevâhir-nisâr lâl bî-zebândır. Gâyet musanna‘ ve tarh-ı zîbâ ve binâ-yı ra‘nâ ve dilküşâ hammâm-ı rûşenâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y367a ·
metinde göster ·