… Börekçiler dahi gûnâ-gûn Şâm böreklerin ve tabla ve sini böreklerin başlarında
ve araba
üzre olan dükkânlarında halka börek bezl ederek ubûr ederler. Ve kâhîci ve gevr …
Bu bâlâda tahrîr olunan 12 aded esnâf cümle (---) asker olup pür-silâh cebe ve cevşene müstağrak olup şeyh ve nakîb ve kethudâları muhteşemâne atlar üzre süvâr olup neferâtları arabalar üzre furunlar yapup gûnâ-gûn eşyâlarla dükkânların zeyn edüp çörekciler niçe yüz çörekleri tablalar ve kızaklar üzre koyup ikişer çift câmûs çeker, bâdemli ve yumurtalı çöreklerdir ve dükkânların zîb ü zîver ile zeyn edüp niçe yüz çörekleri ve halkaları sırık hammâllarına yükledüp ve halka çörek bezl ederek ubûr ederler. Börekçiler dahi gûnâ-gûn Şâm böreklerin ve tabla ve sini böreklerin başlarında ve araba üzre olan dükkânlarında halka börek bezl ederek ubûr ederler. Ve kâhîci ve gevrekci ve gurâbiyyeci esnâfları kezâlik dükkânlarında metâ‘ların bezl ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a ·
metinde göster ·
"Eksik satanın hâli budur de" deyü feryâd ederler.
Ve araba
ve tahtırevânlar üzre çardak şekilli kasırlar yaparlar kim her biri biner guruş …
"Eksik satanın hâli budur de" deyü feryâd ederler. Ve araba ve tahtırevânlar üzre çardak şekilli kasırlar yaparlar kim her biri biner guruşa olmaz gâyet müzeyyen kasırlardır kim gûyâ her biri birer kasr-ı İremdir, içinde mahbûb pençe-i âfitâb gulâmlar birbirlerine şerbet ve kahve verüp gûnâ-gûn şîve ile şakalar ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 178a ·
metinde göster ·
… zeyyen ederler kim zer ü zîverlerinden çeşm-i benî âdem hîrelenir. Seyishâneler
ve araba
ve tahtırevânlar üzre bıçaklar ve hançerler ve mücevher kemerler ve mücevher bu …
Ba‘dehu yine ordu-yı hümâyûn alayında dahi bir alay-ı azîm müzeyyen ederler kim zer ü zîverlerinden çeşm-i benî âdem hîrelenir. Seyishâneler ve araba ve tahtırevânlar üzre bıçaklar ve hançerler ve mücevher kemerler ve mücevher buhûrdân ve gülâbdân ve raht ve kılıc ve gaddâre ve topuzlar ve niçe bin tahrîri mümkün olmayan zî-kıymet 186b eşyâlar ile dükkânların zeyn edüp cümlesi eğer Rûm ve Yahûdî ve Ermenî ve müslimler al ve kırmızı ve yeşil serbend ve mukaddemler sarınup pür-silâh ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 186a–186b ·
metinde göster ·
… -i Menkerûsî ve Adana câmusu ve boğası çamurun sökemeyüp beher sene niçe bin at
ve araba
gark olduğundan çamurun karışdırdıklarıyçün "Karışdıran" derler. Andan yine gar …
Karye-i hân-ı Karışdıran: (---) kazâsı hâkinde yüz hâneli ve bir câmi‘li ve bir hânlı ma‘mûr köydür. Ammâ Çorlu ve Burgaz mâbeyninde kış günleri tamâm altı sâ‘at 107b bir menzil-i azîmdir kim vakt-i şitâda çamurun fîl-i Mahmûdî ve pîl-i Menkerûsî ve Adana câmusu ve boğası çamurun sökemeyüp beher sene niçe bin at ve araba gark olduğundan çamurun karışdırdıklarıyçün "Karışdıran" derler. Andan yine garba (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107a–107b ·
metinde göster ·
bâzârı ve At bâzârı ve Koyun bâzârı ve Sığır bâzârı ve Küçük bâzâr ve Çingene b …
Andan Odun bâzârı ve Araba bâzârı ve At bâzârı ve Koyun bâzârı ve Sığır bâzârı ve Küçük bâzâr ve Çingene bâzârı ve Katırhânı bâzârı Âl-i Osmân'ın cemî‘i katar-ı katırları bunda durur bir dâm-ı azîmdir. Ammâ Filyokuşu'nda fil damı harâb olmağıla Hindistân pâdişâhının hedâyâ gönderdiği pîl-i Mahmûdî ve fîl-i Menkerûsî ve bîl-i Semenkânîler Sarrâchâne cisri başında bir vîrân hammâmda dururlar. Ve Eşe Kadın bâzârı ve Kal‘a bâzârı ve Meyhâne bâzârı ve Esir bâzârı ve Avret bâzârı ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163a ·
metinde göster ·
çeken dörder at ki her biri fîle benzer. Alman vilâyetinden ve vilâyet-i Danisk …
Ve araba çeken dörder at ki her biri fîle benzer. Alman vilâyetinden ve vilâyet-i Daniska'dan ve vilâyet-i Danimarka'dan gelme atlar kim cümlesi yüz altmış araba atları idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 52a ·
metinde göster ·
… eyrut ve Akka ve İzmir ve Arab u Acem ve Hind metâ‘ları yılda beş altı bin deve
ve araba
yükleri her diyârdan gelüp bu şehirde yük çözülüp yük bağlanup cemî‘i Macar ve …
Araba ve develer ile Mısır ve şâm ve Trablus ve Sayda ve Beyrut ve Akka ve İzmir ve Arab u Acem ve Hind metâ‘ları yılda beş altı bin deve ve araba yükleri her diyârdan gelüp bu şehirde yük çözülüp yük bağlanup cemî‘i Macar ve Leh ve Çeh ve İsfaç ve Nemse ve Bosna ve Venedik ve İşpanye vilâyetlerine yükler gidüp gelmededir, zîrâ bu şehir Rûmeli'nin Mısrı'dır ve halkı cümle hisâbî bâzergânlardır. Niçe bin aded halkı ganîmet şehir olduğıyçün sâ’ir diyârlardan gelüp kalmışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116a ·
metinde göster ·
… i Tuna donup on karış buz olduğu eyyâmlarda ol buz pâre üzre niçe yüz bin kızak
ve araba
geçüp bâc u bâzâr harcı olmadığından ol mahalde re‘âyâ vü berâyâ ol kadar metâ‘ …
E’imme vü hutebâ şeklinde âdemleri çokdur ve cümlesi ehl-i zevk ve ehl-i şevk garîb-dost sofra-i bî-imtinânları meydânda kapuları küşâde âdemlerdir. Ve dahi kış eyyâmlarında nehr-i Tuna donup on karış buz olduğu eyyâmlarda ol buz pâre üzre niçe yüz bin kızak ve araba geçüp bâc u bâzâr harcı olmadığından ol mahalde re‘âyâ vü berâyâ ol kadar metâ‘ların getirüp bey‘ [ü] şirâ olup şehr-i Belgrad eyle ganîmet olur kim yohsulları bay olup muğtenim olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 116a ·
metinde göster ·
… irinç ve şeker ve kahve ve büber ve darçın ve karanfile varınca her gün bir bir
ve araba
araba ta‘yînâtları getirüp teslîm edüp,
Lisân-ı Saz Macarınca (---)(---) demekdir. "Bânîsi Adom nâm kral-ı Saz binâsıdır" deyü esîrlerim nakl etdi. Erdel krallarının hükmündedir, ammâ Saz Macarı irşeklerinin tahtgâhlarıdır kim cemî‘i 28a zamânda bu kavm-i Saz Macarı'ndan Âl-i Osmân'a isyânları zâhir olmamışdır. Bir alay âkıl ve müdebbir ve munsıf ve ehl-i ırz ve âkıbet-endîş ankâ bâzergân keferelerdir. Bu kal‘a-i Praşo kapudanları ve şagları ve birovları ve jodojları ve birovları cümle pür-silâh atlar üzre ellerinde gümüş asâlarıyla alay edüp bizim askere istikbâle çıkup bizi şehir varoşuna kondurup meks etdik. Gayri asâkirimize şehrin cânib-i garbîsinde yer gösterüp hayme vü hargâhlarıyla anlar dahi konup dörd bin askerimiz der-ân defter edüp âdem başına nîm vukiyye et ve birer vukiyye sipov beyâz ekmek ve buna göre sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbât envâ‘larından bal ve yağ ve pirinç ve şeker ve kahve ve büber ve darçın ve karanfile varınca her gün bir bir ve araba araba ta‘yînâtları getirüp teslîm edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 27b–28a ·
metinde göster ·
… Tuna'ya nâzır şimâlîsi tarafında, Kafesli kapu, bir küçücük dar kapucukdur. At
ve araba
girüp çıkamaz. Bu kapudan aşağı büyük varoş kal‘asına taş nerdübân ile enilir, …
Bu Beç kapusu mâbeyninde niçe yüz temâşâgâhlar var, ammâ tahrîrinden âciz olup tatvîl-i kelâm olur. Ve yine bu orta kal‘anın Tuna'ya nâzır şimâlîsi tarafında, Kafesli kapu, bir küçücük dar kapucukdur. At ve araba girüp çıkamaz. Bu kapudan aşağı büyük varoş kal‘asına taş nerdübân ile enilir, ammâ kaç kad[em]e nerdübân endiği hâtır-nişânım değildir, ammâ gâyet sa‘b kapudur. Buna Kafesli kapu ve Uğrun kapu dahi derler, piyâde âdemlerin tarîkidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80b ·
metinde göster ·
… leri köklerinden kopmuş dıraht-ı azîmler üzre ve küpler ve tekneler ve hasîrlar
ve araba
tekerlekleri ve fırın söykeleri ve niçe bin gûne eşyâlara binüp ber-hevâ uçarak …
Anı gördük, hemân Obur dağı ardından Abaza sehereleri köklerinden kopmuş dıraht-ı azîmler üzre ve küpler ve tekneler ve hasîrlar ve araba tekerlekleri ve fırın söykeleri ve niçe bin gûne eşyâlara binüp ber-hevâ uçarak Obur dağı üzre geldiler. Hemân biri bizim Çerkezin Habeş dağı içinden niçe yüz aded saçların dağıtmış fîl dişleri gibi dişleri taşra çıkmış gözlerinden ve burunlarından ve kulakları ve ağızlarından gemi direkleri gibi âteşler hevâya saçılup her biri birer ağaçdan oyulmuş balık çırnıklarına ve at leşleri ve sığır leşleri ve gemi direklerine deve ölülerine binüp ellerinde yılan ve evrenler ve ipler ve âdem ve at ve deve kelleleri ile hevâda uçarak Abaza seherel[er]i ve bu Çerkez oburları gök yüzünde birbirlerine girüp ol gece bu iki kavmin câdûları ber-hevâ eyle ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâl eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151b ·
metinde göster ·
… eve kelleleri ve leşleri düşmeğe başladı. Andan küp kırıkları ve tekne pâreleri
ve araba
tekerlekleri pâreleri ve furûn silecek sırıklı söykeler ve abâ ve kebe ve pösde …
Niçe bin gûne gıjıldı ve sayha-i elîmlerden kulaklarımız sağır olup cümlemize bir dehşet el verüp kâmil altı sâ‘at germâ-germ ceng-i azîm mütemâdî olup üzerlerimize keçe ve hasîr ve sırık pâreleri düşmeğe başladı, ardı sıra âdem ve at ve deve kelleleri ve leşleri düşmeğe başladı. Andan küp kırıkları ve tekne pâreleri ve araba tekerlekleri pâreleri ve furûn silecek sırıklı söykeler ve abâ ve kebe ve pösdeki ve (...) ve tebeşirler düşmeğe başlayınca taşrada olan atlarımız gıriv ü feryâd ve feza‘ u çeza‘dan ve âteş-i azîm yere yağup saçıldığından niçe atlarımız boşanup güc ile zabt etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151b ·
metinde göster ·
Ve cümle bizi Azak'dan imdâ[d] getiren askerler cümle bâr-ı sakîlleri arabalardan çıkarup niçe arabaları bırağup bizimle kalan kalup giden gitmeğe icâzet alup gitmek sadedinde iken Azak vâlîsi olan Monla Ganî Paşa ân-ı vâhidde buz üstünden nehr-i Kuban'ı beri Heyhât tarafına üç bin askeriyle geçüp yine bizim meks etdiğimiz orman içre konup Ak Mehemmed Paşa'ya buluşup bir semmûr kürk-i vezîr geyüp Mehemmed Paşa'dan Azak a‘yânına ve Süleymân Paşa'ya mektûblar alup ol gece atlar mâhtâbda ve ol şiddet-i şitâda Heyhât sahrâsı içre bizi getiren askerle ve araba ve elli pâre toplarla "Tevekkülen alallâh" deyüp gerüye dönüp azm-i râh-ı Azak deyüp Ak Mehemmed Paşa'dan on aded esîr Kalmıkları avret ve oğlanlarıyla rehin olmak içün ve Azağ'a selâmet varmak içün Kalmıkları alup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 190b ·
metinde göster ·
… r ve evler ve niçe yüz dükkânlar binâ olunup Alî Paşa çârsûsunda zift ve katrân
ve araba
âletleri(?) ve araba tekerlekleri fürûht olunup anda onar akçeye bir dükkânında …
Mukaddemâ bu şehri görüp tahrîr etdiğimizden ziyâde şimdi bu Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ Edirne'de sâkin olaldan berü dörd aded vîrân hammâmlar ve sekiz aded câmi‘ler ve kırk kadar mahalle mesâcidleri ve yedi (...) aded sarây-ı azîmler ve evler ve niçe yüz dükkânlar binâ olunup Alî Paşa çârsûsunda zift ve katrân ve araba âletleri(?) ve araba tekerlekleri fürûht olunup anda onar akçeye bir dükkânında kimesne oturmazken şimdi çârsû içre omuz omuzu sökmeyüp cemî‘i la‘l [u] yâkût cevâhirât bu Alî Paşa çârsûsunda fürûht olup bir dükkânında beher yevm birer ikişer guruşa kirâda oturulup şehr-i Edirne eyle amâristân olmuş kim diller ile ta‘rîf ve tahrîr [ü] tastîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380b ·
metinde göster ·
… z dükkânlar binâ olunup Alî Paşa çârsûsunda zift ve katrân ve araba âletleri(?)
ve araba
tekerlekleri fürûht olunup anda onar akçeye bir dükkânında kimesne oturmazken ş …
Mukaddemâ bu şehri görüp tahrîr etdiğimizden ziyâde şimdi bu Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ Edirne'de sâkin olaldan berü dörd aded vîrân hammâmlar ve sekiz aded câmi‘ler ve kırk kadar mahalle mesâcidleri ve yedi (...) aded sarây-ı azîmler ve evler ve niçe yüz dükkânlar binâ olunup Alî Paşa çârsûsunda zift ve katrân ve araba âletleri(?) ve araba tekerlekleri fürûht olunup anda onar akçeye bir dükkânında kimesne oturmazken şimdi çârsû içre omuz omuzu sökmeyüp cemî‘i la‘l [u] yâkût cevâhirât bu Alî Paşa çârsûsunda fürûht olup bir dükkânında beher yevm birer ikişer guruşa kirâda oturulup şehr-i Edirne eyle amâristân olmuş kim diller ile ta‘rîf ve tahrîr [ü] tastîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 380b ·
metinde göster ·
… şehirde yük çözülüp yük bağlanır bender şehr-i azîmdir. Anatolu eyâletinin deve
ve araba
işler gûyâ iskelesidir. Gerçi küçücük şehirdir, ammâ gâyet ma‘mûr şehirdir. Ve …
Ve bu şehirde yük çözülüp yük bağlanır bender şehr-i azîmdir. Anatolu eyâletinin deve ve araba işler gûyâ iskelesidir. Gerçi küçücük şehirdir, ammâ gâyet ma‘mûr şehirdir. Ve etrâf [u] eknâfı gâyet âbâdân olmak ile benî âdem izdihâmından sûk-ı sultânîlerinde omuz omuzu sökmez bir şehr-i benderdir. Ve sanâyi‘âtının meşhûrundan Uşşâk halısı ancak Acem Isfahân'ında ve Mısır şehrinde işlenir, ammâ hâlîçeleri ekâlim-i seb‘aya müstevlî olur. Yüz [[(---) (---)]] guruşluk dîvânhâne ve câmi‘ halıları işlerler kim nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn halılar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y19b ·
metinde göster ·