… neferâtlarıyla çıkup her kurâ ve kasabâtlarda mahbûb ve yarar ve tüvânâ Bulkar
ve Arnavud
ve Sırf ve Urum muğ-pîçeleri ve araya yedi sekiz bin değşirme oğlanı, kânûn-ı O …
Evsâf-ı tâ’ife-i değşirme-i gulâmân: Yedi senede bir yeniçeri ocağından yayabaşı cemâ‘atlerinden bir çorbacı Rûmeli diyârına beş altı yüz neferâtlarıyla çıkup her kurâ ve kasabâtlarda mahbûb ve yarar ve tüvânâ Bulkar ve Arnavud ve Sırf ve Urum muğ-pîçeleri ve araya yedi sekiz bin değşirme oğlanı, kânûn-ı Orhân Gâzî ve ta‘lîm-i Hacı Bektaş-ı Velî ile bu kadar bin gulâmları cem‘ edüp Üsküb şehrinde cümlesine kırmızı abâdan omuzu yırtmaçlı muvahhidî abâ ve başına kırmızı keçeden hayâl-i zıl Karagöz'ü şep-külâhı gibi külâhlar ile İslâmbol'a gelüp cümlesin birer ocağa defter ile tevzî‘ edüp her ocakda ve hânedânlarda ilm-i kemâl [u] ma‘rifet tahsîl edüp ba‘dehu Türk üstüne yarımşar akçe ve yarım çuka yıllık ile acemî oğlanları yazup güzîdesin tophâne ve cebehâne ve bostâncı ocağına verirler, zîrâ ağır pâdişâh hidmetleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195b ·
metinde göster ·
… zılda cüvân-nigâr taklîdi ve hoppa taklîdi ve dilsizler taklîdi ve dilenci Arab
ve Arnavud
taklîdi ve Bekrî Mustafâ ile dilenci kör Arab taklîdi, mîrasyedi çelebi ve devr …
Şeyh Şâzilî'den sonra hayâl-i zılla şöhret veren oldur. Hayâl-i zıl perdesi içinde bir küçük perde dahi kurup gâyet hurde tasvîrler ile hayâl-i zıl oynatmak anın te’lîfi idi. Ve gâyet zen-dost olmağile hayâl-i zılda cüvân-nigâr taklîdi ve hoppa taklîdi ve dilsizler taklîdi ve dilenci Arab ve Arnavud taklîdi ve Bekrî Mustafâ ile dilenci kör Arab taklîdi, mîrasyedi çelebi ve devrânî çelebiler ve üç aşkıyâ çelebiler ve cüvân-nigâr ve cüvân ile nigâr hammâma girüp Gâzî Boşnak hammâmda cüvân-nigârı basup Karagöz'ü kîrinden uryân bağlayup hammâmdan çıkarmasın ve Hacı ivad babası Şerbetcizâde taklîdin, ve'l-hâsıl hayâl-i zılde üç yüz pâre taklîdleri vardır kim bir mukallid ana nazîre bir taklîd etmek mümkün değildir. Bir kere dinleyen mahabbet edüp elbette irşâd olması mukarrer idi. Zîrâ cemî‘i taklîdi tahkîk-i hakîkî olmak üzre netîce-i kelâmları cümle tasavvuf idi, yine böyle iken âdem gülmeden bayılırdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 211a ·
metinde göster ·
… âmbol bozasının ayakdan alır hümüllü ve salatalı Süleymâniyye'de Yâsemen bozası
ve Arnavud
Kâsım bozası ve Ayasofya'da Taşaklı bozası ve Unkapanı'nda Sinân bozası ve Momo …
Ammâ bu İslâmbol bozasının ayakdan alır hümüllü ve salatalı Süleymâniyye'de Yâsemen bozası ve Arnavud Kâsım bozası ve Ayasofya'da Taşaklı bozası ve Unkapanı'nda Sinân bozası ve Momo bozası ve'l-hâsıl ayakdan alır bozalar var kim Unkapanı'nın zelehor hammâlları bahis ile bozaları içüp arka hammâlıyken evine sırık hammâlları yükledüp götürürler, tâ bu mertebe keskin bozalar vardır. Ve Unkapanı'nda hammâl u cemmâller çok olmağile on üç bozahâne vardır, her birinde kırkar ve ellişer huddâmları, her birinde beşer altışar yüz boza bekrîsi cânlar vardır kim sabâhdan tâ gurûba dek bozahânede oturup caba boza içer hammâllar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 213a ·
metinde göster ·
ve Arab-ı Ummân ve Urbân-ı Tayy ve Urban-ı Keys cümle karındaş evlâdları ve Kur …
Çerkes ve Abaza ve Laz ve Arnavud ve Arab-ı Ummân ve Urbân-ı Tayy ve Urban-ı Keys cümle karındaş evlâdları ve Kureyşîlerdir kim Cenâb-ı Bârî'nin hikmet-i ezelîsinde rûy-ı arzı bu kavmler ile müzeyyen etmek imiş. Edîm-i arzı böyle imâr etdi. Arapça Ammâ vilâyet-i Abaz'da ibtidâ ma‘mûr olan aşîret-i Çaçlardır: Mikrilce dahi kelîmât ederler. Zîrâ nehr-i Faşa'nın karşu tarafı sâfî Mikrilistândır. Câc beğzâdeleri vardır. İsmi (---) on bin Aznavu askere mâliklerdir. Bir mezhebde değil, harâmî bahâdır kavmdir. Gâyet mahsûldâr dağları vardır. Cevizleri ve fındıkları ve zerdavaları çokdur. Silâhları, Arab gibi ok-yay ve harbedir. Atlısı azdır, piyâdeleri şehbâzdır, mahbûb u mahbûbeleri şehnâzdır. İskeleleri cânib-i garba iki konak gidüp Lakba derler, azîm iskeledir. Tarabefzûn'a üç yüz mildir. Ammâ gemiler kışlayamaz. Kıble ve gün doğusu gâyet şiddet üzre eser. Andan bir konak yine canib-i garba leb-i deryâ ile
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 257a ·
metinde göster ·
… unmuşdur, ammâ ma‘mûr u rûşen binâ bir câmi‘-i zibâdır ve Küçük Mâ (---) câmi‘i
ve Arnavud
câmi‘i ve Alaca Mescid câmi‘i ve 91b Zincirli Kuyu câmi‘i ve Kadı mahallesi c …
Der-sitâyiş-i cevâmi‘hâ-yı Zile: Cümle yetmiş beş aded ma‘bedgâh-ı kadîmlerdir. Evvelâ yukaru Kal‘a câmi‘i ve Ulucâmi‘i minârelidir. Ve Tabahâne câmi‘i ve Dudlu Bınar câmi‘i ve Kuyumcu Ömer Ağa câmi‘i ve Boyacı Hasan Ağa câmi‘i karîbü'l-âhd binâ olunmuşdur, ammâ ma‘mûr u rûşen binâ bir câmi‘-i zibâdır ve Küçük Mâ (---) câmi‘i ve Arnavud câmi‘i ve Alaca Mescid câmi‘i ve 91b Zincirli Kuyu câmi‘i ve Kadı mahallesi câmi‘i ve Yeni Mahalle câmi‘i ma‘lûmumuz olan mezgitgâh-ı kadîmler bunlardır. Bunlardan mâ‘adâ 64 aded mahalle mesâcidleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 91a–91b ·
metinde göster ·
… dığımız cengleri görmüş üç bin ceng eri 103a Abaza ve Çerkez ve Gürcî ve Kürd
ve Arnavud
yiğitlerimiz var. Ve yüz elli baltacı tüfeng-endâz var ve kâmil câna başa kalma …
Bu hâlde iken paşa buyurdular kim "Ayâ bizden bir âkıl u hamûl u halûk kimesne kim var kim bu tâ’ife-i mütemerridîn huzûrumuzda sizden râzı olduk, deyü tesellî-i hâtırla gitdiler. Ayâ aslı ne ola, bundan kim haber getirebilir" dedikde cânib-i erba‘asına bir hayli nigerân edüp aslâ bir merd-i meydân gelüp, sultânım fermânınız olursa ben giderim, demediler. Hemân Kudde Mehemmed Kethüdâ eydür "Sultânım, bu eşirrâ-yı ecnâs def‘ine çâre budur kim bunlar bir alay çakkal u bakkal ve muhtekir sarraç ve gazzâz ve bezzâz ve cemmâl u hammâl kavimlerdir. Bunlar ölüm erleri değillerdir. Her biri İsmihân ü Ümmühân ve Gülistân u Bostân ve Râbi‘a vü Fâtıma'sından geçmezler. Bu bizim sarâyda hâlâ bin yedi yüz harc alır ağavât ve karakollukçu vardır ve karşu hânımızda Daşnık Mirza ve Hanifi Halîfe cengin görmüş ve Diyârbekir'de Sincâr dağında Saçlı Kürdü kırdığımız cengleri görmüş üç bin ceng eri 103a Abaza ve Çerkez ve Gürcî ve Kürd ve Arnavud yiğitlerimiz var. Ve yüz elli baltacı tüfeng-endâz var ve kâmil câna başa kalmaz dörd yüz iç ağaları var. Cümle altı bin aded asker olur. İbtidâ tenbîh edelim. Ayasofya kapusun sedd etsinler. Andan bostâncıbaşıya haber edelim, Servikapusu içre bostâncılar silâhlarıyla hâzır-bâş olsunlar. Hemân biz sarây kapusun açup üç bin atlı ve piyâde Bâb-ı hümâyûna doğru üç bin yiğit dahi Cebehâne yoluna çıkup bu halkın ardın alup Ayasofya kapusu kapanmış üç askerin ortasında kalan bakkâl ve çakkal gidilerini ortaya alup eyle kılıç uralım kim Tabanıyassı Mehemmed Paşa Haleb'de askere urmamış ola. Bu tarafa kaçanları muhzır ağa yoldaşları ve hânda olan âdemlerimiz kurşuma dutsunlar. Bir zamân dâsitân-ı dûstân söylene. Hemân sultânım, cümle tevâbi‘ât [u] levâhıkâta cebehâne verelim. Cebel-i Sincâr'dan ganâyim aldığımız bin mikdârı mükemmel tüfengimiz vardır. Ve tîr [ü] kemân hadden efzûndur" deyü bu gûne cenge tergîb edecek yollar gösterüp herkes cenge âmâde iken ayâ görelim dahi ne zuhûr eder, deyü müterakkıb iken Koskafurûnlu Muhzır Ağa tebdîl-i câme olup aşağı baltacıların Harem kapusundan taşra firâr etdiği haberi paşaya gelüp paşa hayli müte’ellim olup bed-du‘â edüp "iflâh olmasın" buyurdular. Yine Bâb-ı hümâyûn önünde dahi ziyâde sadâ-yı Allah Allah evce peyveste oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 102b–103a ·
metinde göster ·
… an Bosna diyârında Çimirne yaylası ve Hersek'de Morina yaylası ve İllok yaylası
ve Arnavud
Belgradı kurbunda (---)(---) yaylası hemân yalnız bir kûh-ı bâlâdır. Ve Elbasa …
Evvelâ Leh ile Erdel sekeli mâbeyninde kûh-ı Sahan samur nehr-i Tise ile nehr-i Turla başıdır. Nehr-i Turla, Leh içinden Kamaniçse kal‘ası ve Bender-i Çalındır kal‘ası altından cereyân edüp Kamerü'l-kam'da Akkirmân kal‘ası kurbunda Bahr-i siyâha munsab olur. Ammâ nehr-i Tise yine kûh-ı Samur'dan çıkup Erdel diyârının Husvar kal‘ası ve Kaşa sahrâsı ve Budin serhaddinde Soluk kal‘ası ve Segedin kal‘ası altından ubûr edüp cânib-i kıbleye cereyân ederek kal‘a-i Tetil altında Belgrad Tuna mukâbelesinden yukaru nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Kûh-ı Şahansamur ulu dağdır. Andan diyâr-ı Alaman'da Tuna ve nehr-i Tunaç başında Alaman dağı meşhûrdur. Andan Leh ile İsfaç mâbeyninde Korol dağı, ammâ küffârı yaylaya çıkmazlar. Aslında şehir arzları yayladır. Ol dağ yaylalık ile meşhûr değildir. Andan Bosna diyârında Çimirne yaylası ve Hersek'de Morina yaylası ve İllok yaylası ve Arnavud Belgradı kurbunda (---)(---) yaylası hemân yalnız bir kûh-ı bâlâdır. Ve Elbasan kurbunda Yanya yaylası ve Ohri ensesinde (---) yaylası ve Serez yaylası azîm temâşâgâhdır. Her sene yetmiş seksen bin âdem ve on kerre yüz bin ganem yaylağa çıkar ve Samakov yaylası ana karib Rila yaylası ve ana karib Despot yaylası Köstence ve Tatarbâzârcığı üzre vâki‘ olmuş yaylağ-ı azîmdir. Ve Bosna'da Köprez yaylası ve Poruluk yaylası
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 143a ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘anın cümle ahâlîsi Süleymân Hân asrından berü Boşnak
ve Arnavud
ve Rûm kavmi evlâdları olmağile cümle Sünnî vü şecî‘ ve mü’min ü muvahhidlerdir …
Ve bu kal‘anın cümle ahâlîsi Süleymân Hân asrından berü Boşnak ve Arnavud ve Rûm kavmi evlâdları olmağile cümle Sünnî vü şecî‘ ve mü’min ü muvahhidlerdir. Câ-be-câ ulemâları ve dârü't-tedrîsleri vardır. Ve kal‘aya bilmedikleri dönük ve mönük Kürd tâ’ifesin komazlar. Cümle birbirlerine akrabâ-yı muhibb-i sâdık olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 245a ·
metinde göster ·
… mân Rûm Hasan Ağa ve Boşnak Mehemmed Ağa ve Kayıkçı Hüsâm Ağa ve şâmlı Mehemmed
ve Arnavud
şa‘bân Ağa ve niçe söz sâhibi eşkıyâlar eyitdiler:
"Kul Allâh'ındır. Sen bir mütevellîsin. Hemân bize vazîfemizi ver. Dîn uğruna ceng edelim" deyü her kafâdan bir sadâ zâhir olunca hemân Rûm Hasan Ağa ve Boşnak Mehemmed Ağa ve Kayıkçı Hüsâm Ağa ve şâmlı Mehemmed ve Arnavud şa‘bân Ağa ve niçe söz sâhibi eşkıyâlar eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 6a ·
metinde göster ·
… ânım, asesbaşı ve subaşıya tenbîh buyurun. On bin meyhâneci ve bakkal ve çakkal
ve Arnavud
bozahâneci kefereleri ve yüz aded Sirem arabaları dahi gelüp cümle bin üç yüz a …
{Hakîr eyitdim}: "Sultânım, asesbaşı ve subaşıya tenbîh buyurun. On bin meyhâneci ve bakkal ve çakkal ve Arnavud bozahâneci kefereleri ve yüz aded Sirem arabaları dahi gelüp cümle bin üç yüz arabalar olup cebecibaşı ve topçubaşıdan dahi birkaç çorbacılar neferâtlarıyla alaya çıkup cebehâne ve topları alaydan sonra anlara teslîm edelim. Ve Kapudan paşa tarafından birkaç kapudanlar ile elleri kırbaçlı ve Silisreli vardiyânları bile gelüp kâfirler keşân ber-keşân çeküp ba‘de alay Tershâne-i âmireye götüreler" dediğimde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64a ·
metinde göster ·
köyü. Bu kurâlar beşer altışar yüz hâneli ve bâzârlı ve bâğlı ve bâğçeli ve lat …
Başka bir vâsi‘ kazâdır kim (---) pâre nâhiye kurâlarının cümlesi İslâmbol'da Galata mollasına muzâf kazâdır. Ma‘mûr kurâlarından karye-i Pereme ve karye-i Muhanya ve Arnavud köyü. Bu kurâlar beşer altışar yüz hâneli ve bâzârlı ve bâğlı ve bâğçeli ve latîf pirinçleri hâsıl olur İslâmbol'da şehzâde câmi‘i vakfı köyleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 86b ·
metinde göster ·
Fasl-ı lehce-i mahsûs-ı ahâlî-i ıstılâhât: Halkının ekseriyyâ kelimâtları Rûm
ve Arnavud
lisânı arasında bir gûne lehce-i mahsûsaları var. Meselâ "Ya biz size demişmiz …
Fasl-ı lehce-i mahsûs-ı ahâlî-i ıstılâhât: Halkının ekseriyyâ kelimâtları Rûm ve Arnavud lisânı arasında bir gûne lehce-i mahsûsaları var. Meselâ "Ya biz size demişmiz çelepi efendimize varamız ve anlar pizim efentimizdir". Bunun emsâli îhâm-ı imâleli kelimâtları var, ammâ başka letâfetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171b ·
metinde göster ·
… e üç yüz aded tüfeng-endâz atlı sarıca ve yedi yüz yetmiş aded Hırvad ve Boşnak
ve Arnavud
ve Aznavur sekbânları var idi kim her biri birer kağan arslana benzer serâpâ kı …
Hemân yüz yigirmi kapucubaşı pür-silâh ve mülebbes ve iki yüz vâcibü'r-ri‘âyâ ve üç yüz müteferrika ve iki yüz deli ve iki yüz gönüllü ve iki yüz Tatar ve yüz aded çâşnigîr ve yüz aded taşra kilarcıyân ve iki yüz aded iç ağaları sarrâcları ve üç yüz aded tüfeng-endâz atlı sarıca ve yedi yüz yetmiş aded Hırvad ve Boşnak ve Arnavud ve Aznavur sekbânları var idi kim her biri birer kağan arslana benzer serâpâ kırmızı bağır yelekli ve bol arakiyyeleri cümle kırmızı saya çukadır sırma püsküllü arakiyyelerin kec kılup cümle piyâde kırkar ellişer dirhem Nova ve Gabele tüfengleriyle ceyrân gibi sekerek tertîb üzre çifte çifte ubûr edüp andan yedekler zer-ender-zere müstağrak olmuş küheyl atlar ubûr edüp andan Kadızâde İbrâhîm Paşa gûyâ vezîria‘zam gibi esbâb-ı ihtişâmıyla cümle âlât-ı silâhı cevher ve murassa‘ ve kendüleri zer-ender-zer murassa‘ tîrkeş ve şemşîr ile ârâste olup Âsaf-ı Berhayâ-misâl ubûr etdükde umûr-dîde âdemler görünce,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64a ·
metinde göster ·
Ammâ kalb-i askerde hemân Sadrıa‘zamın on bin aded güzîde Hırvad
ve Arnavud
ve Boşnak yiğitlerinden sekbân ve sarıca arı ve gayri bahâdırânları var idi ve …
Ammâ kalb-i askerde hemân Sadrıa‘zamın on bin aded güzîde Hırvad ve Arnavud ve Boşnak yiğitlerinden sekbân ve sarıca arı ve gayri bahâdırânları var idi ve yigirmi bin kadar dahi gayri tüfengli ve yeniçeriler var idi, ammâ Vezîr-i a‘zam henüz Raba suyun geçmeyüp dahi dip alay ile karşu tarafda dururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 20a ·
metinde göster ·
Ve halkı Rûmyordur,(?) cümle Rûmca kellim edüp cümle re‘âyâları Urûm keferesi
ve Arnavud
kefereleridir, zîrâ Mora cezîresi yedi yüz yetmiş mîl bir adadır, ammâ beş gûne …
Ve halkı Rûmyordur,(?) cümle Rûmca kellim edüp cümle re‘âyâları Urûm keferesi ve Arnavud kefereleridir, zîrâ Mora cezîresi yedi yüz yetmiş mîl bir adadır, ammâ beş gûne benî âdem vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 261b ·
metinde göster ·
kefereleri olup başlarında bir sivri 349b siyâh takye geyerler. Anın sivri uc …
Der-câme-i eşkâl-i aceblü-yi re‘âyâ vü berâyâ: Cümle re‘âyâsı Rûm ve Arnavud kefereleri olup başlarında bir sivri 349b siyâh takye geyerler. Anın sivri ucuna bir karış yüksek Arnavud kalabağı geyerler, ammâ başlarına aslâ fâ’ideleri olmayup hemân geymemiş gibi durur. Ol kalaba[k] bir pirincli zencîr-i musanna‘lar ile başlarına boğazlarından bağlarlar. Başları Adana kabağı kadar büyük olup üzerlerinde kalabakları küçük olup tepelerinde durduğiyçün gûyâ kîr-i hara kelebek kuşu konmuş gibi durur. El-hâsıl bir turfe-hey’et mecmû‘a-i aceblü keferelerdir. Libâsları cümle koyun yapağısından şâllardır, ammâ gâyet dîv tüvânâ zeber-dest ve rencber Ferhâd-vâr çalışır re‘âyâları vardır ve gâyet ankâlardır. Ve cümle (---) aded kenîseleri vardır. (---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 349a–349b ·
metinde göster ·
… yüz aded evli bâğ u bâğçeli ve cümle kiremitli vâsi‘ evlerdir. Ekseriyyâ Rûmlar
ve Arnavud
kefereleri sâkinlerdir. Bu varoşun ensesindeki dağa Koru dağ dediklerinde bu ka …
Der-vasf-ı imâret-i Koru varoş: Bu Belgrad şehrinin bu Osum nehri karşusunda cenûb tarafında su aşırı bir varoş-ı müzeyyen vardır. İsmine Koru varoş derler. Cümle iki yüz aded evli bâğ u bâğçeli ve cümle kiremitli vâsi‘ evlerdir. Ekseriyyâ Rûmlar ve Arnavud kefereleri sâkinlerdir. Bu varoşun ensesindeki dağa Koru dağ dediklerinde bu kasaba anın ismiyle müsemmâ olup Koru varoş derler. Bir azîm kûh-ı serbülenddir kim dıraht-ı müntehâ-yı azîmler ile müzeyyen olup nehr-i Osum üzre olan cisrin ta‘mîr [ü] termîmine dırahtlarının kerastelerin sarf ederler. Her kim bu dağdan bir çubuk kesse hâkim tecrîm edüp hakkından gelirler. Ve şehirde bir âdem kan edüp bu Koru dağa firâr edüp dahl düşse hâkim elinden halâs olup artık hâkim ana vaz‘-ı yed edemez, ammâ ol kâtil şehre dahi gelemez. Gelse ol ân katl ederler. El-hâsıl halâs olursa celâ-yı vatan eyler. (---)(---)(---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359b ·
metinde göster ·
… İrem cümle on sekiz aded mahalle-i müslimîndir. Ve cümle on aded mahalle-i Rûm
ve Arnavud
ve Latin keferesi mahallâtları vardır. Ammâ aslâ Yahûdî ve Freng ve Ermenî ve S …
Der-aded-i esmâ-i müzeyyenât-ı mahallât: Bu varoş-ı İrem cümle on sekiz aded mahalle-i müslimîndir. Ve cümle on aded mahalle-i Rûm ve Arnavud ve Latin keferesi mahallâtları vardır. Ammâ aslâ Yahûdî ve Freng ve Ermenî ve Sırf ve Bulgar ve Voynuk kefereleri yokdur. Lâkin ticâret tarîkıyla gelüp hânlarda meks edüp yine giderler. Yohsa "Tavattun edelim" deyü kalırlar ise o ân amân u zamân vermeyüp katl ederler, tâ kadîmden böyle göre gelmişlerdir. Evvelâ (---) mahallesi ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 365a ·
metinde göster ·
Ba‘de İskenderiyye ve Leş ve Ülgün ve Bar ve Leş ve Dırac
ve Arnavud
Belgradı ve bu Elbasan ve Avlonya ve Delvinye kal‘aları cümle dest-i Âl-i Osmân …
Ba‘de İskenderiyye ve Leş ve Ülgün ve Bar ve Leş ve Dırac ve Arnavud Belgradı ve bu Elbasan ve Avlonya ve Delvinye kal‘aları cümle dest-i Âl-i Osmân'a girüp Arnavudistân cümle İslâm ile müşerref olup ancak Kilimente ve Karadağlar ve Kureyleş ve niçe dağların kefereleri isyân üzre geçinirler,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 368a ·
metinde göster ·
… ar ve Latin ve Hersek [ve] Voynık ve Laz u haylaz ve Kazak-ı âk ve Rûs-ı menhûs
ve Arnavud
ve Mora Arnavudu ve Çakona-i Mora ve Manya Urûmu ve Laz Urûmu ve Girid cezîresi …
(---) 13 varakda, kral-ı Fransa ve devlet-i atîk Ciniviz Y 452b ve devlet-i Iğranduka ve devlet-i Portakal-ı dâl ve devlet-i Eflâk ve devlet-i Boğdân. Ve âl-i Osmân'a mutî‘ olan keferelerden evvelâ Islovin ve Korol ve Tot ve Hırvat ve Sırf ve Bulkar ve Latin ve Hersek [ve] Voynık ve Laz u haylaz ve Kazak-ı âk ve Rûs-ı menhûs ve Arnavud ve Mora Arnavudu ve Çakona-i Mora ve Manya Urûmu ve Laz Urûmu ve Girid cezîresinde İsfakya Rûmu ve Cezîre-i Kırım'da Tat eli Rûm'u, bunlar cümle âl-i Osmân'a mutî‘lerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y452a–Y452b ·
metinde göster ·
… sı ve binâsı latîf Rıdvân Çorbacı hammâmı ve Kadı hammâmı ve İbn Mismâr hammâmı
ve Arnavud
hammâmı.
Ve dörd hammâmı var. Cümleden çârsû içinde âb [u] havâsı ve binâsı latîf Rıdvân Çorbacı hammâmı ve Kadı hammâmı ve İbn Mismâr hammâmı ve Arnavud hammâmı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y347a ·
metinde göster ·
… yn hânı ve Mustafâ Çelebi hânı ve Huveyliyye hânı. Ve Pîrî Çorbacı hânı ikidir.
Ve Arnavud
hânı dahi ikidir. Ve İbn Râcih hânı ve Anberîzâde hânı. Ve Tekeli Çorbacı hânı …
Ve cümle on sekiz hândır. Evvelâ Mustafâ Çorbacı ve Haremeyn hânı ve Mustafâ Çelebi hânı ve Huveyliyye hânı. Ve Pîrî Çorbacı hânı ikidir. Ve Arnavud hânı dahi ikidir. Ve İbn Râcih hânı ve Anberîzâde hânı. Ve Tekeli Çorbacı hânı ikidir. Ve eski Zülfikâr Kethudâ hânı ve Kebbârî hânı ve Ca‘dî hânı ve İbn Fâr hânı ya‘nî Sıçan oğlu hânı ve Taynâviyye hânı ve Kaffâsîn hânı ve Kadı hânı. Ve Abdurrahmân Paşa Mısır mütevellîsi iken anın izniyle Gürcî Zülfikâr Kethudâ leb-i Nîl'de kal‘a-misâl bir hân-ı azîm binâ etmişdir kim cümle taşı Mısır'dan gelmişdir. Dimyât'da bu hândan ve Câmi‘ü'l-Kebîr'den mâ‘adâ taş binâ yokdur. İki kapulu ve yüz hâneli bir nev-binâ-yı Y 347b metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y347a–Y347b ·
metinde göster ·