… r mahbûbe-i zamân birbirleri ile sîne-ber-sîne kucuşup dururlardı. Kaçan kim er
ve avret
hânelerinde birbirleriyle cidâl edüp bürûdet üzre olduklarında ya er kişi, ya z …
Tokuzuncu tılısm-ı mudhik: Yine Altımermer'de bir amûd üzre tuçdan bir cüvân ve bir mahbûbe-i zamân birbirleri ile sîne-ber-sîne kucuşup dururlardı. Kaçan kim er ve avret hânelerinde birbirleriyle cidâl edüp bürûdet üzre olduklarında ya er kişi, ya zen kişi ol amûdu dirâgûş etdükde elbette ol gece mâbeynlerine mahabbet çivisi girüp bu tılısmı icrâ eden Aristetalis Hekîm'in rûhu şâd ve mahabbet edenlerin gamgîn gönülleri âbâd olurdu. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 16b ·
metinde göster ·
… rraş otuz yaşında kelle-pûşlu ve ayağı na‘lınlı ba‘zısı selâmiyye avret takyalı
ve avret
nezgebli müşekkel âdemlerin ellerine tâyeleri ve vâlideleri ve pederleri yapışu …
Bu esnâfın alayında ak sakallı, gözü sürmeli çelebiler ve mutarraş otuz yaşında kelle-pûşlu ve ayağı na‘lınlı ba‘zısı selâmiyye avret takyalı ve avret nezgebli müşekkel âdemlerin ellerine tâyeleri ve vâlideleri ve pederleri yapışup bu alayda giderken avret takyalı herîf çelebi
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 205a ·
metinde göster ·
… dururlar. Ve Eşe Kadın bâzârı ve Kal‘a bâzârı ve Meyhâne bâzârı ve Esir bâzârı
ve Avret
bâzârı ve
Andan Odun bâzârı ve Araba bâzârı ve At bâzârı ve Koyun bâzârı ve Sığır bâzârı ve Küçük bâzâr ve Çingene bâzârı ve Katırhânı bâzârı Âl-i Osmân'ın cemî‘i katar-ı katırları bunda durur bir dâm-ı azîmdir. Ammâ Filyokuşu'nda fil damı harâb olmağıla Hindistân pâdişâhının hedâyâ gönderdiği pîl-i Mahmûdî ve fîl-i Menkerûsî ve bîl-i Semenkânîler Sarrâchâne cisri başında bir vîrân hammâmda dururlar. Ve Eşe Kadın bâzârı ve Kal‘a bâzârı ve Meyhâne bâzârı ve Esir bâzârı ve Avret bâzârı ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 163a ·
metinde göster ·
… Kaplan Paşa'ya fermânlar gösterilinceye dek küffârdan iki binden mütecâviz esîr
ve avret
ve oğlan ve bu kadar mâl-ı firâvân alınup her şikâr alan bir cânibe tans oynayu …
"Bire bire meded gâzîler el kaldırman ve bu kâfirleri kırman, amân-ı Âl-i Osmân'dır" deyü Kaplan Paşa'ya fermânlar gösterilinceye dek küffârdan iki binden mütecâviz esîr ve avret ve oğlan ve bu kadar mâl-ı firâvân alınup her şikâr alan bir cânibe tans oynayup firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120a ·
metinde göster ·
ve oğlanı ve beğleri ve soltat ve murtat ve 152a hoyratları pür-silâh olup cü …
Hemân cemî‘i küffârın sağîr ü kebîri ve avret ve oğlanı ve beğleri ve soltat ve murtat ve 152a hoyratları pür-silâh olup cümle kâfirlerin ellerinde ikişer aded bal mûmları yakup cihânı çerâğân edüp bizim sâkin olduğumuz hâne önünde gürûh gürûh geçerlerken biz dahi mu‘tâdları üzre üzerimize kapanan pençerelerin deliklerinden seyr [ü] temâşâ edüp bir gırîv ü feryâd ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151b–152a ·
metinde göster ·
Anı gördük küffâr mevc ü mevc ve sâf u sâf olup bu kadar esîr
ve avret
ve oğlanı ve bu kadar mâl-ı ganâ’imi ve bî-hisâb koyun ve kuzu ve sığır ve at v …
Anı gördük küffâr mevc ü mevc ve sâf u sâf olup bu kadar esîr ve avret ve oğlanı ve bu kadar mâl-ı ganâ’imi ve bî-hisâb koyun ve kuzu ve sığır ve at ve katır hayvânâtları cümle önüne katup "Artık kal‘alarımız altına geldik" deyü sancağ ve haçlı peykerin açarak ve tabl u torompete boruların çalarak ve birer yaylım tüfeng şâdumânları edüp geçdiklerinde hemân tüfengleri boşanmış iken Sührâb Paşa kethudâsı ve Hersek gâzîleri hemân bir ağızdan sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup cümle guzât-ı muvahhidîn ejdehâlar garından çıkar gibi gâzîler pusudan dal uryân kılıç olup küffâr üzre çıkdıklarında ve bir yaylım kurşum küffâr üzre bârân-ı la‘net gibi yağdırdıklarında hemân küffâr-ı hâksâr yerlere alak ve bulak ve domuz topu olup "Sâbit-kadem 157a olam" deyü zann edüp sehel hareketcik ederken içlerine kılıç girince hemân karârları firâra mübeddel olup kimisi Perast kal‘asına ve kimisi Kotur kal‘asına cân atdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156b–157a ·
metinde göster ·
El-hâsıl bu Çemerne dağların cemî‘i kâfiristân kefereleri
ve avret
ve oğlanları ve hadd [ü] hasrın Hallâk-ı Ezel bilür hayvânâtları dağı taşı zeyn …
El-hâsıl bu Çemerne dağların cemî‘i kâfiristân kefereleri ve avret ve oğlanları ve hadd [ü] hasrın Hallâk-ı Ezel bilür hayvânâtları dağı taşı zeyn edüp hayme vü hargâh ve külbe-i ahzânlar ile bu kûh-ı çemenzâr müzeyyen olup herkes metâ‘ın fürûht edüp kâr [u] kisb edüp ayş ü işret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 160a ·
metinde göster ·
… . Size müjde olsun, fülân nâm düşmanınız size gelüp anları kırarsız ve mâlların
ve avret
ve oğlanların alırsız. Ve avretleriniz çok doğurup yurdunuz kuvvetli olup mâlın …
"Oğullarım, hoş geldiniz. Size müjde olsun, fülân nâm düşmanınız size gelüp anları kırarsız ve mâlların ve avret ve oğlanların alırsız. Ve avretleriniz çok doğurup yurdunuz kuvvetli olup mâlınız doğurkan olur. Ve cümleniz sağ esen yurdunuza gidersiz. Ukâb kuşlarından korkman. Buz deryâsın buzlap(?) geçersiz" deyü ol gün bunlara niçe kerre yüz bin gûne müferrehât sözleri bu zen-i mahbûbe söylermiş. Ba‘dehu yine ay gündüzü doğup yurdlarına gidüp yatırlarmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 178a ·
metinde göster ·
… lup tarfetü'l-ayn içre Kalmıkların (...) lerini basup niçe yüz bin hayvânâtları
ve avret
ve oğlanlarıyla sâlimîn ü gânimîn geldiler. İzâ erâdellâhu şey’en heyye’e esbâb …
Cümle guzât pür-silâh olup Ak Mehemmed Paşa'dan me’zûn olup tarfetü'l-ayn içre Kalmıkların (...) lerini basup niçe yüz bin hayvânâtları ve avret ve oğlanlarıyla sâlimîn ü gânimîn geldiler. İzâ erâdellâhu şey’en heyye’e esbâbehu mazmûnu üzre kaçan kim Kerîm Allâh, bir kuluna kerem etmek ister, anın esbâbını halk eder. İmdi Allâh ol yaban dombayların ileri sebeb gönderüp ol câmûsları kovarken Kalmığ'a götürüp anları asker üzre getirüp cümle Kalmığ'ı asker-i İslâma kırdırup cümle mâl u menâlların askere ganîmet verüp ihsân etdi. Bir âdemin bundan haber ü âgâhı yok iken iki câmûs bahânesiyle guzât-ı müslimîne ol şiddet-i şitâda bî-hisâb ihsânlar etdi. Lisân-ı Fârisîde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189a ·
metinde göster ·
… pelîd-i anîd görüp bu yeni kal‘a dîvârı üzre yetmiş pâre balyemez toplar kolup
ve Avret
tabyası üzre dahi yetmiş pâre toplar koyup birbirlerini korudup yeniden henüz b …
Ammâ yeni kal‘a dîvârı gûyâ sedd-i Kahkahâ-misâl bir alçak hayt-ı üstüvârdır. Kızıl tabyanın feth olduğun küffâr-ı pelîd-i anîd görüp bu yeni kal‘a dîvârı üzre yetmiş pâre balyemez toplar kolup ve Avret tabyası üzre dahi yetmiş pâre toplar koyup birbirlerini korudup yeniden henüz bir nev-zuhûr ceng [ü] cidâle başlandı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 296a ·
metinde göster ·
… sındaki kurâlardan ve kasabât u kılâ‘ u şehirlerden niçe bin aded sığâr u kibâr
ve avret
u oğlan gelüp bu şehir içi âdem deryâsıyla mâl-â-mâl olup omuz omuzu sökmeyüp c …
Der-vasf-ı rûz-ı bâzâr cem‘iyyet-i âdemiyân: Bu şehr-i Elbasan içre her bâzâr günleri bir germiyyet-i cem‘iyyet-i kübrâ bâzâr olur kim bu şehrin cânib-i erba‘asındaki kurâlardan ve kasabât u kılâ‘ u şehirlerden niçe bin aded sığâr u kibâr ve avret u oğlan gelüp bu şehir içi âdem deryâsıyla mâl-â-mâl olup omuz omuzu sökmeyüp cemî‘i mahbûb u mahbûbeler arz-ı cemâl edüp bî-dirîğ ve bî-bâk ü bî-pervâ seyr [ü] temâşâlar olunup gizli metâ‘ların bey‘ u şirâ ederler, ammâ taşra köylerden ol kadar bedr-i münîr-i tal‘at Arnavud kızları gelir kim gûyâ her biri bir bânû-yı perî-peyker ve melek-manzar duhter-i pâkîze-ahterler gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366a ·
metinde göster ·
ve oğlanlar piyâde olup aşağısı deryâ yukardan yağar berd ü serd ümmet-i Muhamm …
Ve niçe taht-ı revân ve mahâfîleri ve avret ve oğlanlar piyâde olup aşağısı deryâ yukardan yağar berd ü serd ümmet-i Muhammed'i helâk etdi. Gûyâ mahşerden bir nişân dahi oldu. Ammâ Türkmân huccâcı ve Acem huccâcı bî-pâk [u] bî-pervâ tâvûsî ve tülü develerle serpüp ol batağı selâmetle çıkdılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y264a ·
metinde göster ·
… nı ve Emir Mustafâ hânı ve Mahmûdiyye hânı ve Kenâniyye hânı ve Emîr Ahmed hânı
ve Avret
hânı ve Mâlikî hânı ve İbn Yâsîn hânı ve eş-şeyh Q 297bP 294b Abdülvahhâb …
Ve cümle on sekiz vekâle-i ma‘mûru vardır. Evvelâ Emir Dilâver hânı ve Emir Mustafâ hânı ve Mahmûdiyye hânı ve Kenâniyye hânı ve Emîr Ahmed hânı ve Avret hânı ve Mâlikî hânı ve İbn Yâsîn hânı ve eş-şeyh Q 297bP 294b Abdülvahhâb hânı ve Müselmânî hânı ve Kadı Nasreddîn hânı ve Kadı Ahmed hânı ve Nîl hânı ve Kaffâsîn hânı ve Haşeb hânı ve İbn Huteybe hânı. Ve bu hânlar ma‘mûr vekâlelerdir, ammâ kârgîr binâlar değildir. Ve yigirmi iki rab ta‘bîr ederler müte’ehhil olur fukarâ odalarıdır, kırk elli hücre bir hândadır, ana bu diyârda rab derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y353b ·
metinde göster ·
… ü mefret ve zeberdest maymunlar vardır. Gece gelüp haymelerimizden oğlan ve kız
ve avret
kapup götürürler. Hâsıl-ı kelâm âcizmândeyiz" deyü azîm şikâyet etdiler.
"Ve gâyet mehîb ü mefret ve zeberdest maymunlar vardır. Gece gelüp haymelerimizden oğlan ve kız ve avret kapup götürürler. Hâsıl-ı kelâm âcizmândeyiz" deyü azîm şikâyet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y441b ·
metinde göster ·