… bilâd-ı Makdonya'dan on kerre yüz bin cüyûş-ı kefere ve fecere cem‘ edüp berren
ve bahren
deryâ-misâl asker ile dârü'l-mülk olan Makdonya'ya gelüp Kostantîn karada Siliv …
Ba‘dehu târîh-i mezbûrda diyâr-ı İşpanya'da Rim Papa nâmıyla iştihâr bulan memleketin kıral-ı dâll-i bed-fi‘âli hâkim-i Freng-i bed-rengdir. Ve imâret-i vüs‘atda nümûdâr-ı hisâr-ı heft evrengdir. Dâr [u] diyârlarına Merene-i kübrâ derler. Ol diyâr-ı müşrikînden Kostantîn nâm bed-kâm bir pâdişâh hurûc edüp memâlik-i şarkı ve garbı ve şimâli ve cenûbu ve'l-hâsıl ekâlîm-i seb‘a şehinşâhların kabza-i teshîre alup şehr-i Makdon kaldı deyü hasretü'l-mülûk olan İslâmbol'u feth [u] teshîr dâ‘iyesiyle ol sûr-ı azîm üzre diyâr-ı Efârîkadan ve bilâd-ı Makdonya'dan on kerre yüz bin cüyûş-ı kefere ve fecere cem‘ edüp berren ve bahren deryâ-misâl asker ile dârü'l-mülk olan Makdonya'ya gelüp Kostantîn karada Silivri cânibinden muhâsara etdi. Deryâdan bin pâre keştî ile Ciniviz kıral-ı dâlli i‘ânetiyle {cânib-i} bahrden muhâsara etdiler. Yedi ayda İslâmbol'u cebren ve kahren alup Silivri'den Terkoz kal‘asına varınca yedi kat germe kal‘a dîvârların ve burc [u] bârûları ve handakların harâb [ü] yebâb edüp hâlâ iç kal‘a olan İslâmbol'a istîlâ edüp tahtgâh edindi. Ve Ciniviz kıralı dahi Galata câniblerinden tâ Karadeniz Boğazı'na varınca sâhil-i bahrde olan kılâ‘ları harâb [ü] yebâb edüp cümle Freng-i bed-reng Galata'yı tahtgâh edindi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 12a ·
metinde göster ·
Muhâsara-i hâmis-i sûr-ı Kostantıniyye: Ba‘de hicreti'n-nebeviyye bi'z-zâ[t] Ömer ibn Abdül‘azîz hazretleri sene 100 târîhinde halîfe-i Şâm iken yüz bin asker ile berren ve bahren İslâmbol'a gelüp Karadeniz Boğazı'ndan Galata cânibine ubûr edüp Galata kal‘asın amân vermeyüp feth edüp Galata burnunda Kurşumlu Mahzen nâm câmi‘i binâ etdi. Ve Galata içre Arab câmi‘i nâmıyla ma‘rûf olan câmi‘i binâ etdüğiyçün Arab Câmi‘i derler, kıblesi gâyet dürüstdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 21a ·
metinde göster ·
… smân" deyüp kal‘ayı vere ile teslîm edüp cümle küffâr bir gün mehil alup berren
ve bahren
her biri birer diyâra ve deyre ve îre gitdiler. Meğer kal‘a içre melâmiyyûndan …
Âhirü'l-emr ellinci gün kim oldu, ol ân kal‘a içinden bir feza‘ u çeza‘ zâhir olup kıyâmet kopdu. Hemân ol ân niçe bin bî-edyân küffâr-ı Hıristiyan zî-kıymet eşyâları ile burc [u] bârûlar üzre beyâz vere bayrakları diküp "El-amân ey güzîde-i Âl-i Osmân" deyüp kal‘ayı vere ile teslîm edüp cümle küffâr bir gün mehil alup berren ve bahren her biri birer diyâra ve deyre ve îre gitdiler. Meğer kal‘a içre melâmiyyûndan Yâvedûd Sultân merhûm olunca küffârın başına kıyâmet kopup kal‘ayı emân ile verüp deryâ-misâl asker-i İslâm sadâ-yı Allâh Allâh {ile} şehr-i İslâmbol'un cânib-i selâsından asker-i bî-pâyân yürüyüş edüp mâl-ı ganâyim almağa şürû‘ etdüklerinde Koca Ebü'l-feth örf-i 30a izâfetiyle ayağında âsumânî çizmesiyle katıra süvâr olup elinde seyf-i Muhammedîyi kaldırup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 29b–30a ·
metinde göster ·
… azında ol sazlık içre gemilerin bir tabur-ı azîm edüp yedi gün yedi gece berren
ve bahren
ceng-i azîm olmuşdur kim hâlâ Adahon cengi dillerde dâstândır.
Küffâr ol buhayre içre kara cânibi Tatar ve Ken‘ân Paşa deryâ tarafı donanma ile beğler ve paşalar âhir Adahon boğazında ol sazlık içre gemilerin bir tabur-ı azîm edüp yedi gün yedi gece berren ve bahren ceng-i azîm olmuşdur kim hâlâ Adahon cengi dillerde dâstândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73b ·
metinde göster ·
… kate asker-i İslâm doldurup ke'l-evvel kânûn üzre donanma-yı hümâyûn ile berren
ve bahren
bu kadar yüz bin asker kal‘a-i Azağ'ı ihâta edüp küffârdan bir sît [ü] sadâ olm …
Def‘a-i sânîde Serdâr Cüvân Kapucubaşı sene-i âtîde yine deryâ-misâl askeri Azak deryâsında şinâverlik edecek üç yüz pâre firkate asker-i İslâm doldurup ke'l-evvel kânûn üzre donanma-yı hümâyûn ile berren ve bahren bu kadar yüz bin asker kal‘a-i Azağ'ı ihâta edüp küffârdan bir sît [ü] sadâ olmayup cümle Kazak-ı âk'ın karârları firâra mübeddel olup kal‘anın esâsın hâli üzre bırağup dâr-ı nîrâna gitmişler. Hamd-i Hudâ bilâ-ceng [ü] cidâl kal‘a-i Azak dest-i Âl-i Osmân'a bu takrîb ile girdi. Hâlâ darb-ı meseldir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a ·
metinde göster ·
… îm olup sene (---) târîhinde mâh-ı (---)(---) günü amân ile feth olunup berren
ve bahren
sulhlar olup asker-i İslâm Edirne'ye dâhil oldular. Ammâ bu kal‘a-i Kandiye üç …
Feth-i kal‘a-i Kandiye kanı diye be-dest-i Köpürlüzâde Fazıl Ahmed Paşa: Kâmil üç sene ceng-i azîm olup sene (---) târîhinde mâh-ı (---)(---) günü amân ile feth olunup berren ve bahren sulhlar olup asker-i İslâm Edirne'ye dâhil oldular. Ammâ bu kal‘a-i Kandiye üç sene dahi ceng etmeğe kâdir idi. Ammâ bizzât sa‘âdetlü pâdişâh-ı {târîh-i Kandiye}87a Cem-salâbet bizzât kendüleri sa‘âdetle Ağrıboz cezîresine gelüp anda Köse Alî Paşa başdardasıyla cezîre-i Girid'e geçmeleri muhakkak olunca beri Kandiye altında asker-i İslâm havfe düşüp var kuvveti bâzûya getirüp Kandiye bu takrîb ile feth oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 86b–87a ·
metinde göster ·
… il pâdişâh olup etrâf-ı memâlik-i mahrûsalara serdâr-ı mu‘azzamlar salup berren
ve bahren
cezîre-i Kıbrıs'ı kuşadup feth edüp ve niçe kılâ‘lar feth etdüği bâlâda cümle e …
Andan İslâmbol'a gelirken Edirne tahtına uğrayup anda bir câmi‘ binâsına mübâşeret edüp İslâmbol'da müstakil pâdişâh olup etrâf-ı memâlik-i mahrûsalara serdâr-ı mu‘azzamlar salup berren ve bahren cezîre-i Kıbrıs'ı kuşadup feth edüp ve niçe kılâ‘lar feth etdüği bâlâda cümle evsâfları ile mastûrdur. Ve müddet-i devletleri serî‘ü'z-zevâl olmağile cemî‘i vüzerâ ve vükelâ ve meşâyihân ve şâ‘irân cümle pederleri zamânında olanlardır, tekrâr tahrîre ihtiyâc yokdur. Ayş [u] nûşa mâ’il Cem-cenâb [u] Cem-meşreb bir halîm, selîm, pâdişâh-ı kerîm idi. Hikmet-i Hudâ pederi Süleymân ve dedesi Selîm ve kendi Selîm idi. Süleymân Hân bu iki Selîm mâbeyninde vâkı‘ olup {Süleymân-ı zamân olmuşdu}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103a ·
metinde göster ·
… ve Ömer ibn Abdül‘azîz hazretleri birer kabîleye serdâr-ı mu‘azzam olup berren
ve bahren
iki kerre yüz bin asker-i deryâ-misâl ile Karadeniz Boğazı'ndan Kostantıniyye t …
Ba‘dehu hicretin 52 senesinde yine Âl-i Emeviyyûn'dan} Abdülmelik hazretleri hilâfetinde Mesleme ve Hazret-i Eyyûb-ı Ensârî ve Ömer ibn Abdül‘azîz hazretleri birer kabîleye serdâr-ı mu‘azzam olup berren ve bahren iki kerre yüz bin asker-i deryâ-misâl ile Karadeniz Boğazı'ndan Kostantıniyye tarafına ubûr edüp Galata kal‘asına amân vermeyüp feth etdiler. Ve Galata'nın şimâlî tarafında hicretin toksan ikinci senesinde Ömer ibn Abdül‘azîz bir kulle-i azîm binâ edüp ismine Kulle-i Kahr kodu. Ba‘zılar Medînetü'l-Kahr dediler. Ve hâlâ Kurşumlu Mahzen olan mahalli anlar binâ edüp câmi‘ etdiler. Ve Galata içre Arab câmi‘ini binâ etdikleriyçün Arab câmi‘i derler. Zîrâ mihrâbı kıbleye müteveccihdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128a ·
metinde göster ·
… r oldur kim şehr-i İslâmbol'u, Âl-i Emeviyyûn'dan ve gayrı pâdişâhlardan berren
ve bahren
yedi def‘a muhâsara edüp ba‘zı mahalde İslâmbol'un nısfın ve Galata'yı tamâmen …
Evvelâ sebeb-i binâ-yı şehr-i Üsküdar oldur kim şehr-i İslâmbol'u, Âl-i Emeviyyûn'dan ve gayrı pâdişâhlardan berren ve bahren yedi def‘a muhâsara edüp ba‘zı mahalde İslâmbol'un nısfın ve Galata'yı tamâmen feth edüp ve ba‘zı zamân harâca kesüp bu minvâl üzre bî-feth sulh [u] salâh ile avdet ederlerdi. Ammâ hicret-i nebeviyye'nin iki yüz kırk beş senesinde Hırkîl Kıral Kostantıniyye'de mürd olup oğlu Alina, kıral-ı dâll iken ol sene Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd yüz elli bin asker ile Üsküdar'dan geçüp İslâmbol'u muhâsara kılup âhir bilâ-feth avdet etmek nâmûsdur deyü bir sığır derisi cirminde Silivrikapusunun iç yüzünde Koca Mustafâ Paşa câmi‘i yerinde bir kal‘a ve bir mahalle-i müslimîn içre bin âdem muhâfazacı koyup beher sene küffârdan ellişer bin altun harâc almak üzre üç yıllık harâcı pîşin alup Bağdâd'a vardıklarında Alina Kıral isyân edüp İslâmbol içre olan ümmet-i Muhammedi katl-i âm ederken bi-emrillâh ol cengde Alina Kıral'ı ümmet-i Muhammed katl edüp niçe bin küffârı dahi katl edüp anlar dahi cümle şehîd olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 141a ·
metinde göster ·
… üç {sene mukaddem Sultan} Ebü'l-Feth Mehemmed Hân deryâ-misâl asker ile berren
ve bahren
Tarabzen üzre çöküp hâh [u] nâ-hâh yetmiş günde Rûm keferesi destinden sene 865 …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Azerbaycân sâhibi Sultân Hasan, dest-i Ceneviz'den feth edüp ismine Tarab-zen dediler. Zirâ içinde hâkimi, ehl-i zevk bir krala avret olmağıla Tarab-zen dediler. Ba‘dehu Timur hâdisesinde Sultân Hasan, Mâverâu‘n-nehr'e Timur Hân istikbâline müteveccih oldukda küffâr hâksâr-ı dûzah-karâr olıcak İslâmbol Tek[f]uru Rûm Kostantin fırsat bulup istîlâ etdiler. Ba‘dehu sene 878 târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed {İbtidâ deryâdan Tarabefzûn'u feth etdi kim (...)(...)(6 sene sonra Uzun Hasan)(...)} Mehemmed {Hân İslâmbol'dan donanma-yı hümâyûn ile kal‘a-i Tarabefzûn'a gelüp andan deryâ-misâl asker-i bî-pâyân ile Canha yollarından} Uzun Hasan ile Tercan sahrâsında ceng-i azîm edüp Sultân Hasan'ın kırk bin askerin dendân-ı tîğdan geçirüp Sultân Hasan münhezimen kal‘a-i Azerbaycân'a firâr edüp ol feth-i fütûha "Butlânu keydü'l-hâyinîn" târîh olmuşdur sene 878. Diğer târîh Arapça{âyet-i şerîfi târîhdir} sene 878. Sultân Murâd-ı Evvel'in Kosova cenginden sonra Ebü'l-Feth'in bu gazâsı gibi Âl-i Osmân'da bir gazâ-yı ekber olmamışdır. Bu gazâdan on üç {sene mukaddem Sultan} Ebü'l-Feth Mehemmed Hân deryâ-misâl asker ile berren ve bahren Tarabzen üzre çöküp hâh [u] nâ-hâh yetmiş günde Rûm keferesi destinden sene 865 târîhinde feth edüp âb [u] hevâsının letâfetinden hazz edüp bu şehrin ismine Tarabefzûn dediler. Hakkâ ki ayş u ışret yeridir. Bir ismi dahı şehr-i Bâtum'dur ve bir ismi şehr-i Lezgi'dir ve bir ismi Tarabzen'dir. Galat-ı meşhûru Tırabzen'dir. Ba‘zılar Tarab-efsûn derler ve niçeler Tarabozan derler ammâ lüğat-i sahîhi Tarabefzûn'dur. Ba‘de'l-feth Mehemmed Hân taht edinüp sikke kesüp hutbe tilâvet edüp üç sene bu şehrde sâkin olup cânib-i şimâlinde olan Gürcîstân Mikrilistân ve Abazistân'ı bi'l-cümle mutî‘ [ve] münkâd edüp Şehzâde Bâyezîd Hân'ı hâkim edüp bi'z-zât kendüleri taht-ı sâlisi olan İslâmbol'a gitdiler. Ba‘dehu Bâyezîd-i Velî müstakil pâdişâh olup oğlu Selîm'i bu Tarabefzûn'a hâkim edüp Selîm Hân iki kerre bu şehirden karşu Kırım'a geçüp Tatar askeriyle babası üzre hurûc edüp bir kerre Varna altında ceng edüp münhezim oldu. Bir kerre yine Edirne kurbunda cidâl edüp münhezim olup Varna'dan gemiyle Tarabefzûn'a geçüp oğlu Süleymânı kâ’im-makâm edüp kendüsi tebdîl-i câme diyâr-ı Acem'e varup Şâh İsmâ‘îl ile şatranç oynayup andan me’zun olup Bağdâd'a, andan İmâm-ı Alî'ye, andan huccâc-ı Acem ile Mekke'ye, andan Medîne'ye, andan Mısır'a gelüp Ebu's-su‘ûd Cârihî ve Hazret-i Merzûk Kifâfî ile müşerref olup "Yâ Selîm, rûh 249a ile'r-Rûm, ile'l-Acem tecî ale'l-Mısr" buyurduklarında du‘â-yı hayrlarıyla şeref-yâb olup tebdîl-i câme Mısır'ın cümle ahvâlinin Gavri ile gavrine irüp andan yine üçüncü senede Tarabefzûn'a gelüp Âsitâne-i sa‘âdet yeniçerisiyle yek-dil [ve] yek-cihet olup yine Tarab-efzûn'dan deryâ-misâl Tatar askeriyle Menkli Girây Hân bile gelüp Çorlu sahrâsında pederi Bâyezîd Hân ile ceng edüp hâh u hâh cümle asker bî‘at edüp babasını Dimedoka'ya nefy edüp Havsa nâm kasabada babası Bâyezîd Hân merhûm olup Selîm-i Evvel müstakil pâdişâh olup ibtidâ Acem'de Şâh İsmâ‘îl ile gazâ-yı Çaldır meşhûr-ı âfâkdır. Andan gazâ-yı Mısır fethi başka tevârîhdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 248b–249a ·
metinde göster ·
(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)263b Küffâr-ı dûzah-makarr, Kal‘a-i Azak'da deryâ-misâl Kırım askerinin yine Azak üzre gelmesin istimâ‘ edüp ve Âl-i Osmân'ın donanma-yı hümâyûnuyla berren ve bahren sene-i sâbıkdan ziyâde deryâ-misâl askerlerin belağan-mâ-belağ mühimmât-ı elzem [ü] levâzımât ve niçe bin lâğımcılar ve beldârân ve teberdârân ve kûh-kenler ile geleceklerin istimâ‘ edüp derûn-ı kal‘ada mütahassın olan küffâr-ı menhûs-ı sakar-makarr bir yire gelüp meşveret-i bî-meâl edüp netîce-i kelâmları bu olur kim :
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 263a–263b ·
metinde göster ·
… eri tarafda bender-i Yenbû‘ ve bender-i Cidde ve Mekke ve Yemen'e dâ’imâ berren
ve bahren
Bağdâdî ve Mısırî güvercinler göndermededirlerdir ve yine gelmededirlerdir. Hak …
Ba‘dehû leyle-i Mevlûd-ı Nebî'de Tâk-i Kisrâ ile ol deyr münhedim olup hâlâ eser-i binâlarına deyr-i hümâm derler ve ol isim ile müsemmâ olup Kuşlar kal‘ası derler. Ve hâlâ Bağdâd'ı güvercinler andan kalup Rûm u Arab u Acem'de meşhûr-ı âfâk Bağdâdî güvercindir ve hâlâ ahâlî-i Bağdâd besleyüp bir eşin Şâm'a ve Haleb'e ve Mısır'a ve Hind ü Sind'e götürüp anda kanadına Hıtâyî kâğızla rakîk hatlar yazup hapisden âzâd edüp Hindistân'dan ve Mısr u Yemen ü Aden'den bir ânda gelir murg-ı zeyrek kebûterler vardır. Ekseriyyâ Bağdâd'ın tüccârları besler ve her bâr birbirlerine kafes kafes güvercinler gönderüp vakt-i hâcetde birer birer rehâ edüp elbette ol murg-ı Bağdâdî âşiyânına gelmeyince olmazdır. Tüccâr mâbeyninde birkaç kerre Hind ü Sind ve Yemen'e varmış ve gelmiş hümâmı beş yüz guruşa aldıkları çokdur. Ve bu ahvâl-i hümâm ahâlî-i Mısır bâzergânları da gâyet çok besleyüp Reşîd'e ve Dimyât'a ve İskenderiyye ve Cezâyir ve Tunus ve Fes u Merânkus'a ve beri tarafda bender-i Yenbû‘ ve bender-i Cidde ve Mekke ve Yemen'e dâ’imâ berren ve bahren Bağdâdî ve Mısırî güvercinler göndermededirlerdir ve yine gelmededirlerdir. Hakîr-i pür-taksîr Mısır'da ve Reşîd ve Dimyât'da iken bir kaçına ıttılâ‘ hâsıl etdim. Bu murg ile her diyâra mektûb göndermek Bağdâd'daki Kuşlar kal‘ası ruhbânından kalmışdır ve's-selâm. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 343a ·
metinde göster ·
… edi yüz pâre yelken ile deryâdan asker-i deryâ-misâl gönderüp İslâmbol'u berren
ve bahren
muhâsara etdiler. Âhir fethi müyesser olmayup bâ sulh Ayasofya deyri içre ikişe …
Kaçan kim na‘ş-ı şerîf, İmâm şehîd olup hûnu rîzân olduğu mahalde muhibleri defn edüp gözetdiler. Şâm'da Yezîd yüz bin asker ile ve Hazret-i Eyyûb Hâlid-i Ensârî ve Mesle ile Kostantiniyye üzre müteveccih olduklarında yedi yüz pâre yelken ile deryâdan asker-i deryâ-misâl gönderüp İslâmbol'u berren ve bahren muhâsara etdiler. Âhir fethi müyesser olmayup bâ sulh Ayasofya deyri içre ikişer rek‘at namâz kılup Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ol mahalde merhûm olup İslâmbol'da defn etdiler. Andan bî-feth Yezîd-i bî-mezîd Şâm'a gelüp ba‘dehû Hicret-i Nebeviyyenin sene (---) târîhinde helâk olup Şâm'da Koyun kapusunun iç yüzünde mü’ezzinânların pîri Hazret-i Bilâl-i Habeşî kurbünde bir mezbelede medfûndur {la‘netullahi aleyh}. Ömreş sene 38, müddet-i ûvfi sene 3 ve şehr 3 ve ahd-i Yezîd b. Mu‘âviye bî‘at-i ûvfi sene 60.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 350a ·
metinde göster ·
… rrücgâhlarıdır. Şehre bir sâ‘at karîb olmağile ehl-i Basra teferrüc edüp berren
ve bahren
piyâdece ve kayıklar ile şehr-i Basra'ya giderler. Aslen bu kal‘anın sebeb-i bi …
Ve câmi‘i ve hânları ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Ammâ imâret-i dârü'z-ziyâfesi yokdur ammâ bâğ u bâğçe ve gül-i gülistân [u] nahlistânı çokdur. Ve ahâlî-i Basra'nın bu kal‘a-i Mühennâvî teferrücgâhlarıdır. Şehre bir sâ‘at karîb olmağile ehl-i Basra teferrüc edüp berren ve bahren piyâdece ve kayıklar ile şehr-i Basra'ya giderler. Aslen bu kal‘anın sebeb-i binâsı "Gemiler gümrük vermeden firâr etmesinler." deyü binâ olunmuşdur. Hâlâ cümle gemiler medd ü cezm üzre top altında yatup gümrüğün tamâm etmeden giderse zarabât-ı top-ı kûb ile işi tamâm olur. Ve bu kal‘ayı mâ-vaka‘ı üzre tahrîr eylesek hâk-i Basra'da bunun emsâli (---) pâre kal‘alar vardır. Her birinin ta‘rîf ve tavsîfi birer müdevven kerrâs olur. Ancak her birin birer şemme mikdârı temdîh idelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 363a ·
metinde göster ·
… lmayup günden güne paşanın hâli mükedder olup niçe yüz aded ağalar hemân berren
ve bahren
firârî tahallüs etdiler.
Hikmet-i Hudâ-yı Lem-yezel paşa-yı deryâ-dil Varna cenginde ve kal‘a ta‘mîr ü termîminde şiddet-i hârda başı açık durduğundan Mankalya şehrinde mizâc-ı şerîfleri şikeste olup günden güne bî-tâb ü bî-mecâl olup gerdeninin sol tarafında bir mâdde zâhir olup beş on günde gerdeniyle ensesi dolup bir somun kadar kırmızı mâdde çıkup cemî‘i kurâ vü kasabâtlardan ve tâ Erdel ve Eflâk ve Boğdan'dan cerrâh ve hekîm-i hâzık fassâdlar getirüp her biri birer gûne devâ edüp aslâ ilâc-pezîr olmayup günden güne paşanın hâli mükedder olup niçe yüz aded ağalar hemân berren ve bahren firârî tahallüs etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 32a ·
metinde göster ·
… i ve Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ve Ömer ibn Abdülaziz ve niçe sahâbe-i kirâm ile berren
ve bahren
yetmiş bin âdem Kostantin üzre gönderdikde donanma-i İslâm ibtidâ bu cezîre-i B …
İbtidâ bânîsi Rûm tevârîhlerinde Kaydefa kızı Mamaça nâm bir kralenin binâsıdır. Ba‘dehû cezîre-i Sakız sâhibi Ciniviz kralı eline girüp ba‘dehû Âl-i Emeviyyûn'dan Abdülmelik ibn Mervân İslâmbol üzre şâm-ı Trablus'dan bin pâre gemiyle Mesleme'yi ve Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ve Ömer ibn Abdülaziz ve niçe sahâbe-i kirâm ile berren ve bahren yetmiş bin âdem Kostantin üzre gönderdikde donanma-i İslâm ibtidâ bu cezîre-i Bozcaada'yı feth edüp içine asker koyup Kostantiniyye nısfı bâ-sulh feth olup Galata umûmen dest-i İslâm'da kalup kifâyet mikdârı asker koyup yine Bozcaada'ya geldiler. Andan diyâr-ı şâm'a gitdiklerinde yine küffâr-ı murdâr-ı bed-girdâr Bozcaada'ya istîlâ edüp içinde olan ümmet-i Muhammedler İslâmbol'da Galata'ya gitdiler. Tâ ki (---) Hân asrında be-dest-i (---) Paşa feth olup dest-i İslâm'da kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 91b ·
metinde göster ·
… denizi nihâyetinde Nehreyn boğazında kal‘a-i (tâ) Horoskirmân'a varınca berren
ve bahren
Bahr-i Siyâh'ın yemîn ü yesârında cümle kılâ‘ ve şehirler ser tâ-ser seyr [ü] t …
Hakkâ ki Suzebolı bakışlı ve yay kışlı zenânesine aşk olsun. Mukaddemâ sene 1067 târîhinde Özü eyâletine giderken Melek Ahmed Paşa merhûmun buyurdusuyla bu şehre gelüp hidmetlenüp seyr [ü] temâşâ etmişdik. Hamd-i Hudâ şimdi yine Ferrûh Ağazâdeler ile gelüp birkaç gün cilveler eyledik. Ammâ aceb hikmet oldu kim Karadeniz gibi bir bahr-i azîmin etrâfında Rûmeli ve Anadolu câniblerinde o[la]n kal‘aları ve kurâ vü kasabâtları min evvelihi ve âhir tâ Azak denizi nihâyetinde Nehreyn boğazında kal‘a-i (tâ) Horoskirmân'a varınca berren ve bahren Bahr-i Siyâh'ın yemîn ü yesârında cümle kılâ‘ ve şehirler ser tâ-ser seyr [ü] temâşâ etmişdik, lâkin Karadeniz boğazından bu Suzebolı kal‘asına gelince görmemiş idim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 51a ·
metinde göster ·
… hümâyûn ile Koca Hayreddîn Paşa kal‘a-i Nova limanına lenger endâht olup berren
ve bahren
Nova kal‘asını dâ’iren-mâdâr çevirüp bi-avnillâh üçüncü günde küffâr amân ile k …
Ba‘dehu Bundukanî Venedik'i elinden sene (---) târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân feth edüp ba‘dehu yine küffâr donanması gelüp Venedik kâfiri bu kal‘aya istîlâ edüp germâ-germ kâmil üç gün ceng-i azîm edüp andan dördüncü günde derûn-ı hisârda olan bir alay şerî‘at ve tarîkat u hakîkat ve ma‘rifetullâh bilmez ve hâkimlerine itâ‘at etmez bir alay azgın kavimler kal‘ayı Bundukanî kâfirine amân ile verüp küffâr kal‘aya duhûl edince derûn-ı hisârda mahsûr olan ümmet-i Muhammed'in amânlarına bakmayup cümle ibâdullâhı bi-esrihim katl eyleyüp kal‘a-i Nova'yı kabza-i teshîre alup ba‘dehu sene 946 târîhinde Sultân Süleymân Hân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân hazretlerinin mesmû‘-ı şerîfleri olunca hemân ol ân Rûmeli eyâletine mutasarrıf olan Dîvâne Husrev Paşa'yı cümle Rûmeli eyâleti askeriyle kal‘a-i Nova üzre serdâr edüp on balyemez ve kırk oda yeniçeri ve on oda cebeci ve on oda topçu ve cümle elli bin asker ile Nova üzre gidüp deryâdan dahi donanma-yı hümâyûn ile Koca Hayreddîn Paşa kal‘a-i Nova limanına lenger endâht olup berren ve bahren Nova kal‘asını dâ’iren-mâdâr çevirüp bi-avnillâh üçüncü günde küffâr amân ile kal‘ayı Dîvâne Husrev Paşa'ya verince mukaddemâ küffâr bu kal‘ayı aldıkda ümmet-i Muhammed'in amânına bakmayup kırdığı gibi bunlar dahi men dakka dukka deyüp küffâra bir sâtûr-ı Muhammedî ururlar kim ilâ hâze'l-ân tevârîh-i Latin'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154a ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin tâli‘-i imâreti be-kavl-i müneccimîn mirrîh olmağile halkı hûnrîz olup bî-rahm ve kattâl gâzîlerdir. Şeb [ü] rûz eğer berren ve bahren çeteye ve poturaya gidüp kâfire aslâ amân vermezler. Dâ’imâ kılıçları bellerinde ve tüfengleri ellerinde olup Kotur kâfiriyle ceng ederler. Ve cümlesi Boşnakça ve Sırfça ve Latince kelimât edüp niçeleri lisân-ı Arnavudcayı fasîh bilirler, zîrâ bu Nova körfezinin karşısı cümle Arnavudistân'ın Kilimente ve Karadağ ve Podgoriçse kal‘aları dağlarıdır. Ve bu kal‘a içi sokakları daracıkdır, ammâ pâk kaldırım döşelidir ve halkı cümle garîb-dost gâzîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 155b ·
metinde göster ·
… dımânları ederek bizimle berâber miller başına varup cümle asker-i İslâm berren
ve bahren
durdular.
"Sultânım kâfirin elçisi millere gelmiş, size muntazır hâzır-bâş duruyor" deyü haber verdiklerinde derhâl paşa-yı sâhib-cemâl esb-süvâr olup mehterhânesin döğerek cümle asâkiriyle âheste âheste giderek yanımız sıra alay gemilerinde sadâ-yı Allâh Allâh ile gülbâng-ı Muhammedî çeküp top u tüfeng şâdımânları ederek bizimle berâber miller başına varup cümle asker-i İslâm berren ve bahren durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 44b ·
metinde göster ·
Der-manzara-i Sarayişkirmân: Hikmet-i Hudâ bu kal‘aya sene 105 ⟨…⟩ târîhinde Sultân (---)(---) asrında Maskov küffârı Azak kal‘amıza istîlâ etdikde Azak kal‘amız halâsına Deli Hüseyin Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup donanma-i hümâyûn ile gelüp berren ve bahren Azak kal‘asın muhâsara edüp kal‘a-kûb toplar ile kal‘a-i Azağ'ı döğerken Selâmet Geray Şâh'ımın Tatarlarıyla Maskov vilâyetine çapula gitdiğimizde yedi gün yedi gece çapup seğirdüp bu Sarayişkirmân'ı urup bu kadar mâl-ı ganâ’im alup bay olmuşduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182b ·
metinde göster ·
bir büyük kral-ı dâll-i bed-fi‘âl olmak ile Cuci Hân'a ser-fürû etmeyüp cezîre- …
Ammâ cezîre-i Kırım'da Ciniviz Frengi berren ve bahren bir büyük kral-ı dâll-i bed-fi‘âl olmak ile Cuci Hân'a ser-fürû etmeyüp cezîre-i Kırım üzre Cuci Hân azîm leşker çeküp amân u zamân vermeyüp Kırım memleketin sene (---) târîhinde Ciniviz küffârı elinden hâh nâ-hâh zor â-zor ibtidâ feth edüp leb-i deryâda olan kal‘alardan İnkirmân ve Sarkirmân ve Balıklağa kirmân ve Menkûb kirmân ve Kefe kirmân ve Kerç kirmân ve Çikişke kirmân ve gayri bu makûle hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘alar leb-i deryâda kefere elinde kalmak üzre Cuci Hân ile kefere kralı sulh edüp cezîre-i Kırım'ın sahrâlarında Tatar askeri sâkin olup ilâ yevminâ hâzâ cezîre-i Kırım dest-i Tatar'da kaldı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 198a ·
metinde göster ·
… zim hakkımızı hakk eyle" deyü yine re‘âyâlar Corci Kapudan'a vesîle olup berren
ve bahren
gelüp böyle bir nâzenîn şehir bir kadı-i zâlim sebebiyle küffâr harâb [u] yebâb …
"Bizden bu kadar mâl aldı, kapudan Hazret-i Îsâ hakkıyçün olsun bizim hakkımızı hakk eyle" deyü yine re‘âyâlar Corci Kapudan'a vesîle olup berren ve bahren gelüp böyle bir nâzenîn şehir bir kadı-i zâlim sebebiyle küffâr harâb [u] yebâb edüp bu kadar esîr mâl-ı ganâ’im alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 244a ·
metinde göster ·
… ndukanî Venedik'i elinde iken Ebü'l-feth ve Bâyezîd-i Velî bu kal‘a üzre berren
ve bahren
sefer edüp bu kal‘a-i Benefşe ve kal‘a-i Anapolya ve kal‘a-i Termiş'in fethi mü …
Andan Bundukanî Venedik'i elinde iken Ebü'l-feth ve Bâyezîd-i Velî bu kal‘a üzre berren ve bahren sefer edüp bu kal‘a-i Benefşe ve kal‘a-i Anapolya ve kal‘a-i Termiş'in fethi müyesser olmayup cümle cezîre-i Mora Âl-i Osmân hükmünde olup Ebü'l-feth'den tâ Sultân Süleymân Hân'a gelince mezkûr üç aded kılâ‘-ı metîneler sene (---) dest-i küffârda kalup âhır-ı kâr sene (---) târîhinde Süleymân Hân vüzerâlarından Kapudan Vezîr Kâsım Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup berren ve bahren deryâ-misâl asker ile bu kal‘a-i Benefşe'yi muhâsara edüp Venedik elinden feth edüp Süleymân Hân tahrîri üzre hâlâ kapudan paşa eyâletinde Mora sancağı hükmünde voyvadalıkdır. Ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276b ·
metinde göster ·
… eymân Hân vüzerâlarından Kapudan Vezîr Kâsım Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup berren
ve bahren
deryâ-misâl asker ile bu kal‘a-i Benefşe'yi muhâsara edüp Venedik elinden feth …
Andan Bundukanî Venedik'i elinde iken Ebü'l-feth ve Bâyezîd-i Velî bu kal‘a üzre berren ve bahren sefer edüp bu kal‘a-i Benefşe ve kal‘a-i Anapolya ve kal‘a-i Termiş'in fethi müyesser olmayup cümle cezîre-i Mora Âl-i Osmân hükmünde olup Ebü'l-feth'den tâ Sultân Süleymân Hân'a gelince mezkûr üç aded kılâ‘-ı metîneler sene (---) dest-i küffârda kalup âhır-ı kâr sene (---) târîhinde Süleymân Hân vüzerâlarından Kapudan Vezîr Kâsım Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup berren ve bahren deryâ-misâl asker ile bu kal‘a-i Benefşe'yi muhâsara edüp Venedik elinden feth edüp Süleymân Hân tahrîri üzre hâlâ kapudan paşa eyâletinde Mora sancağı hükmünde voyvadalıkdır. Ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 276b ·
metinde göster ·
… vezîri Kapudan Güzelce Kâsım Paşa bu kal‘a üzre serdâr-ı mu‘azzam gelüp berren
ve bahren
bu sûr-ı metîni kuşadup yetmiş gün yetmiş gece zarabât-ı kal‘a-kûp toplar ile d …
Âhır-ı kâr sene (---) târîhinde Sultân Süleymân Hân 279b vezîri Kapudan Güzelce Kâsım Paşa bu kal‘a üzre serdâr-ı mu‘azzam gelüp berren ve bahren bu sûr-ı metîni kuşadup yetmiş gün yetmiş gece zarabât-ı kal‘a-kûp toplar ile döğe döğe kuvvet-i bâzû-yı Âl-i Osmân ile kılıç urup feth olmuşdur kim cümle Mora cezîresin Ebü'l-feth ve Bâyezîd Hân iki pâdişâh feth edüp bu kal‘a aslâ belî dimeyüp kâmil yetmiş yıl dest-i küffârda kalup sonra bu Anabolı ve kal‘a-i Benefşe ve kal‘a-i Termiş yetmiş yıldan sonra amân ile Benefşe ve Termiş kal‘aları[n] vermişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 279a–279b ·
metinde göster ·
cümle on bir aded kapulardır, ammâ bu Su Kullesi kapusu lodos tarafına nâzırdır …
Ve Su Kulle kapusu ile bu Kandiye'nin berren ve bahren cümle on bir aded kapulardır, ammâ bu Su Kullesi kapusu lodos tarafına nâzırdır, ammâ gâyet metîn ve sa‘b u kavî olup duhûlü ve hurûcu gâyet asîr kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 310a ·
metinde göster ·
… evletine rahne verelim. Ceng [ü] cidâl ile anlara mukâvemet etmek olmaz. Berren
ve bahren
anlar mansûr [u] muzaffer olup bu kadar seneden berü millet-i Mesîhiyye Hıristi …
"Gelin sizinle Muhammed'in dîn [ü] devletine rahne verelim. Ceng [ü] cidâl ile anlara mukâvemet etmek olmaz. Berren ve bahren anlar mansûr [u] muzaffer olup bu kadar seneden berü millet-i Mesîhiyye Hıristiyanlarını pâymâl eylediler. İmdi tedârük oldur kim bunarı başından alalım. Bir kaç yarar âdemlerimize mâl-ı firâvân va‘de edelim. Ve bunda evlâd [u] iyâllerine bî-hisâb şeyler verelim ve cemî‘i levâzımâtların görelim, Medîne-i münevvereye gönderelim. Anda varup harem etrâfında bir hücrede mihmân olup halkdan münzevî olup hücrelerinden lağım ile Muhammed'i kabrinden serîka edüp bizim İşpanya şehirlerinden Roma'ya getirsinler. Olmaya illâ hayr" deyü şehrinde cân u başın Papa nâm mel‘ûnun uğuruna fedâ edenlerden yigirmi aded âdem bulup bunlara hayli mâl u mâmelek ve bu kadar kitâb verirler ki bu mel‘ûnların her biri akl-ı Arasto veled-i zinâ mel‘ûnlar kim cemî‘i elsine-i muhtelifeyi fesâhat u belâgat üzre tekellüm eder mel‘ûnlar idi. Papa mel‘ûn bunlara murâdı üzre ta‘lîm edüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y283b ·
metinde göster ·
… sâ bu Emeviyyûn'dan Velîd bin Abdülmelik asrında cemî‘i cezîrelerimiz ve berren
ve bahren
vilâyet-i azîmelerimiz husûsâ ma‘bed-i kadîmimiz olan Kudüs-i şerîf ve Mısır ve …
"Vallâhi biz İşpanya râhiblerindeniz. Cümlemiz dîn-i Muhammed zuhûr edeli huzûrumuz gidüp millet-i Mesîhiyye pâymâl oldu. Husûsâ bu Emeviyyûn'dan Velîd bin Abdülmelik asrında cemî‘i cezîrelerimiz ve berren ve bahren vilâyet-i azîmelerimiz husûsâ ma‘bed-i kadîmimiz olan Kudüs-i şerîf ve Mısır ve İslâmbol ve Mağrib-zemîn ve Tunus ve Tarabulus ve Fes ve Merânkûş ve Tilimsân ve Endelüs cümle Urbân elinde kaldı. Bunlardan nice intikâm alsak, deyü meşveret edüp âhir dînimiz ulusu Papa mel‘ûnun re’y-i nâ-tedbîri ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y285a ·
metinde göster ·
Ammâ Mısır cezîresi İngilis cezîresinden büyükdür. Cemî‘i mühendisîn-i hukemâ-yı selef bin kerre berren ve bahren devr edüp âb [u] hevâsıyla arz-ı beledi ve tûl-ı nehârıyla tahrîr edüp dâ’iren-mâdâr on sekiz bin mîl bir cezîre-i Ümmü Dünyâ-yı Mısır bulmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y30a ·
metinde göster ·
… yüp Mısır'da velvele-ârâ olup isyân etdi. Süleymân Hân'a mün‘akis olunca berren
ve bahren
deryâ-misâl askeri Mısır üzre gönderüp donanma-yı hümâyûn ile Makbûl iken Maktû …
Bu zikr olunan üç bölme kal‘a Yûsuf Salâhaddîn'indir. Ammâ Sultân Selîm Hân asrında ibtidâ Mısır'a vezîr olan Hayre Beğ sene 923 P 186b târîhinde idi, beş sene ve iki ay ve yigirmi iki gün hükûmet edüp Süleymân Hân asrında merhûm olup vezâret-i Mısır Pılak Mustafâ Paşa'ya ihsân olunup andan Hâyin Ahmed Paşa'ya ihsân olundukda Süleymân Hân Engürüs seferi câniblerine mukayyed olmağile beride Ahmed Paşa fursat ganîmetdir, Mısır'a müstakil pâdişâh olmak sevdâsına düşüp bir alay bakıyyetü's-süyûf Çerâkes-i nâkesi başına cem‘ eyleyüp Mısır'da velvele-ârâ olup isyân etdi. Süleymân Hân'a mün‘akis olunca berren ve bahren deryâ-misâl askeri Mısır üzre gönderüp donanma-yı hümâyûn ile Makbûl iken Maktûl Vezîr-i a‘zam İbrâhîm Paşa'yı üç yüz pâre kadırga ile Mısır'a gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y78a ·
metinde göster ·
Ammâ Nîl'in ma‘mûr [u] âbâdân yerleri Sây kal‘ası ve Der şehri ve İbrîm kal‘ası ve Şellâl vilâyeti ve İsvân ve İsne ve şehr-i Kûs ve şehr-i Kınâ ve Füvve ve Circe'ye, andan bâlâda tahrîr olunan Mısır'a varınca şehirler ve Dimyât ve Reşîd'e varınca Nîl'in iki cânibi kat-ender-kat ma‘mûr [u] âbâdândır. Tevârîh-i Hıtat'da ve Hey’et-i Papamunta ve Atlas ve Minor ve Coğrafiyye kitâblarında Mısır'ın berren ve bahren eşkâliyle âbâdân yerlerin Q 217aP 214a tahrîr eylemişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157b ·
metinde göster ·
… hârdan ve mahûf u muhâtara olup varılmayan yerlere mezkûr Padre ve Kolon berren
ve bahren
birer tarîk ile dünyânın şimâl [ve] cenûbuna şarkan ve garban birkaç kerre deve …
Netîce-i merâm ve hâsıl-ı kelâm eyle dünyâyı ilim kuvvetiyle bulan ve kesret-i seyâhat ile bu dünyâyı geşt [ü] güzâr edüp deverân eden Padre ve Kolon nâm ruhbânlar ifnâ-yı vücûd edüp niçe bin tevârihât tetebbu‘ edüp kitâb-ı hey’etlerden Atlas ve Minor ve Coğrafiyye tevârihlerine mürâca‘at edüp ömr-i dırâzı seyâhatde geçirüp hey’et-i dünyâyı mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etdiler, ve zamân-ı kadîmde Feylekos ve Batlîmûs hakîmleri(n) şiddet-i şitâdan ve şiddet-i hârdan ve mahûf u muhâtara olup varılmayan yerlere mezkûr Padre ve Kolon berren ve bahren birer tarîk ile dünyânın şimâl [ve] cenûbuna şarkan ve garban birkaç kerre deverân ederek varup cirm-i dünyâyı seksen yedi bin mîl tahrîr etmişlerdir. Ammâ Akdeniz ve Karadeniz kenârınca değildir, hemân bu dünyâyı Bahr-i Muhît ihâta etmişdir, anın kenârınca geşt [ü] güzâr edüp tahrîr etmişlerdir. Hâlâ Bahr-i Okyûnûs ve Bahr-i Hind ve Donkarkız ve Danimarka ve Yeni Dünyâ ve Portakal mellâhları bu Padre ve Kolon râhiblerin tahrîrleri üzre hartalarına amel edüp deryâda şinâverlik ederler. Gâyet mu‘temed hartaları vardır. Zîrâ niçe bin kerre tecrübe edüp anların tahrîri üzre Bahr-i Ummân'da gemiler halâs olmuşdur. Cemî‘i dünyâ deryâsında liman liman dökündü taşları ve sığ yerleri ve demir dutar âb [u] havâsı latîf limanları tahrîr etmişlerdir. Ve berren kezâlik rûy-ı arzı dağı ve taşı ve âb [u] havâsıyla ve her nehrin menba‘-ı tulû‘iyle tahrîr etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y252b ·
metinde göster ·
… îvârları ol kadar dürr-i beyz-âsâ beyâzdır kim gûyâ bir dürr-i yektâdır. Berren
ve bahren
yüz mîl yerden ve iki menzil yerden şems-i âteş-tâbda şa‘şa‘a urur. Hâlâ bir câ …
Ve bu kal‘anın der-i dîvârları ol kadar dürr-i beyz-âsâ beyâzdır kim gûyâ bir dürr-i yektâdır. Berren ve bahren yüz mîl yerden ve iki menzil yerden şems-i âteş-tâbda şa‘şa‘a urur. Hâlâ bir cânibinde reng-i rûy-i dîvâra gubâr gelüp rahnedâr olmamışdır. Ancak leb-i deryâda esâs dîvâra rahne gelüp münhedim olmuşdur, ol dahi elli zirâ‘-ı Mekkî kadar yerdir. Ammâ seksen seneden berü kal‘a içindeki hânedânlar harâb-ender-harâb olup kal‘anın şimâli cânibinde iki liman mâbeyninde bir cedîd şehr-i müzeyyen olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y321b ·
metinde göster ·
… ve her sene Ka‘be-i mükerremeye niçe yüz müstahık âdemlere in‘âmlar edüp berren
ve bahren
Ka‘be'ye gönderirdi. Y 450bQ IX 156b
Ve niçe gûne evsâf hüsniyyâtı vardır, kankı biri kitâbet oluna. Ammâ cümleden hüsn-i hâli kimesnenin mâlına ve cânına ve başına ve eşine ve aşına tama‘ etmeyüp sehâ-yı keremi ne Hâtem-i Tay ve ne Ca‘fer-i Bermekî etmişdir. Hattâ cümleden biri Circe'den ma‘zûl iki bin kîseden ayrılup iki akçe ulûfe ile hayrân u sergerdân kalan Dilâver Beğ'e elli iki pâre ulûfe ile Cidde eyâletin ihsân edüp cemî‘i mühimmât [u] levâzımâtiyle bender-i Cidde'ye gönderüp ve cümle Circe ve Cidde'ye ve her sene Ka‘be-i mükerremeye niçe yüz müstahık âdemlere in‘âmlar edüp berren ve bahren Ka‘be'ye gönderirdi. Y 450bQ IX 156b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·