… ünleri var imiş. Bize yüz tekne söğüş pişmiş koyun etleri ve böğrilce çorbaları
ve bal
suları ve bozalar ve pasta ve şılharcı ve sızballar getirüp niçe yüz pençe-i âf …
Evsâf-ı aşîret-i Suçalar : Beğlerinin ismi (---) Cümle on bin piyâde asker-i nâmdâr olur. Amma sengistân yerler olmağıla atlısı azdır. İskelesi vardır ammâ ismi ma‘lûmım değildir. Bunda bir gice Havdıka nâm bir köyde mihmân olup meğer ol gice bir düğünleri var imiş. Bize yüz tekne söğüş pişmiş koyun etleri ve böğrilce çorbaları ve bal suları ve bozalar ve pasta ve şılharcı ve sızballar getirüp niçe yüz pençe-i âfitâb gılmân ve bâkireler hizmet edüp ale's-sabâh Gönye ağası refîkımız sâhib-i hâneye bir dülbend bâğılsadıkda cihân anın oldu. Zirâ bu diyârlarda aslâ çârsû-yı bâzâr ve hân ve hammâm ve dükkân ve kenîse ve gayrı imâretlerden bir şey yokdur. Hemân dağlar başında kırkar ellişer hâneli köylerdir. İskelelerine yılda bir kerre her diyârın gemileri barut ve kurşu[m] ve tüfenk ve ok-yay ve fişenk ve kılıç ve kalkan ve mızrak ve gayrı âlât-ı silâh ve eski pabuç ve çuka kenarı ve gömleklik bez ve bogası ve ocak demirleri ve kazan ve ocak içine kazan asacak demir zincir [ve] tuz ve sabun (---)(---) bu makûle şeyleri tüccârdan alup bâkireler ve gılmânlar ve rûgân-ı şem‘ ve asel-i şem‘ ve zerdeva ve asel verirler. Aslâ ve kat‘â bu diyârda altun ve guruş olmaz. Bey‘ [u] şirâları değiş-tokuş iledir. Bu Suçalardan yine cânib-i garba leb-i deryâ ile iki konak gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 257b ·
metinde göster ·
Bu şehrin me’kûlât [u] meşrûbâtından; beyâz ekmeği
ve bal
suyu meşhûrdur. Ammâ sanâyi‘âtından sırma ile mebrûm telâtin üzre işlenmiş sırm …
Bu şehrin me’kûlât [u] meşrûbâtından; beyâz ekmeği ve bal suyu meşhûrdur. Ammâ sanâyi‘âtından sırma ile mebrûm telâtin üzre işlenmiş sırmalı tîrkeşleri rub‘-ı meskûnda yokdur. Yüz guruşa sadak işlenüp a‘yân-ı İslâmbol'a hedâyâ gider. Ve şehrin vasatında bir meydân-ı azîm vardır. Haftada bir kerre niçe bin âdem kurâ ve kasabâtlardan cem‘ olup metâ‘ların meydân-ı muhabbetde arz-ı kâlâ edüp fürûht ederler. Bu şehir re‘âyâsına Dobruca Çıtağı derler, turfe-lisân ve garîb-hey‘et âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122b ·
metinde göster ·
… ı bir diyârda olmak ihtimâli yokdur. Evlerinde müsâfirîn meks edüp beyâz poğaça
ve bal
peynir getirüp halk ile yâğ u bâlî kelimât ederler. Andan yine taraf-ı şarka:
Menzil-i karye-i Kızlar Derbendi: Sofya hâkinde Vitoş dağı tetimmâtı zeylinde üç yüz hâneli mu‘âf u müsellem sâfî Bulgarlardır. Hakkâ ki kızları bir diyârda olmak ihtimâli yokdur. Evlerinde müsâfirîn meks edüp beyâz poğaça ve bal peynir getirüp halk ile yâğ u bâlî kelimât ederler. Andan yine taraf-ı şarka:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 146a ·
metinde göster ·
… dır. Ve Mu‘âviye ve Saltık Bay te’lîfi cüllâb gibi koyu bozası olur. Ve şinnâbı
ve bal
suyu ve hardaliyyesi ve pilavniyyesi meşhûrdur. Ammâ mümessek ayva perverdesi A …
Der-ayân-ı envâ‘-ı mükeyyifât-ı meşrûbât: Evvelâ hamr-ı ahmer-gûn-ı la‘l-gûnun katresi harâmdır, lâkin fâsık [u] fâcirler mâbeyninde memdûh şire-i zehr-i mârı vardır. Ve Mu‘âviye ve Saltık Bay te’lîfi cüllâb gibi koyu bozası olur. Ve şinnâbı ve bal suyu ve hardaliyyesi ve pilavniyyesi meşhûrdur. Ammâ mümessek ayva perverdesi Amasiyye perverdesinden memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 165a ·
metinde göster ·
ve peynir ve zeytun ve zeytun yağı, hatta şarâb-ı bî-hicâb dahi vardır kim müsâ …
Ve niçe yüz havzlarda sirke ve bal ve peynir ve zeytun ve zeytun yağı, hatta şarâb-ı bî-hicâb dahi vardır kim müsâlaha içün yahûd mahsûr olan kefere re‘âyâ vü berâyâ içün hamr dahi vardır. Hatta bi-emrillah bir gârda neft yağı ma‘deni vardır kim kayadan cereyân edüp bir havz-ı azîmin içine rîzân olup ol havz-ı azîm mâl-â-mâl oldukda taraf-ı mîrîden Van defterdârı tüccârlara fürûht eder, bi-emrillâh bir temâşâdır. Ammâ bu gâr dahi şeb [u] rûz mesdûd durur. Hatta bu gârın bir tarafında püşte püşte hâk-i pâk yığılmış durur. Allahümme âfinâ bu nefte bir âteş isâbet etse üzerine bu toprağı döküp söndürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 251a ·
metinde göster ·
… Acem iskelesidir kim leb-i deryâda dağlar gibi demir çubukları ve tuz kayaları
ve bal
fıçıları ve pasdırma çuvalları ve kerastenin envâ‘ları hisâbın Hudâ bilir. Gâye …
Ve cümle (---) aded çeşmesârlardır. Hattâ iskele başında Boğdan Beği olan Lepol keferenin bir âb-ı hayât çeşmesi var kim iskele başı olmağile gâyet işler çeşme-i cân-perverdir. Ve bu iskele Rûm ve Arab u Acem iskelesidir kim leb-i deryâda dağlar gibi demir çubukları ve tuz kayaları ve bal fıçıları ve pasdırma çuvalları ve kerastenin envâ‘ları hisâbın Hudâ bilir. Gâyet işlek iskeledir. Niçe kerre yüz bin araba gidüp gelmededir ve beher sene bin beş yüz pâre gemiler her diyârdan metâ‘ getirüp götürmede. Yüz yetmiş kîse iltizâm ile gümrük emânetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 30b ·
metinde göster ·
… hâneleridir. Dağlarında bâğları ve nehr-i Tuna'da balık avlayacak ağları vardır
ve bal
suyu meyhâneleri vardır ve gümrüğe karîb müfîd [ü] muhtasar bir câmi‘i ve bir m …
Gâyet mahallinde binâ olunmuş elzem-i levâzımından kal‘a-i zîbâdır. Hâkimi gümrük emînidir kim on yük akçe iltizâm mu‘âf kasabadır ve yüz elli akçe kazâdır. Cümle yetmiş pâre nâhiye kurâlarından ve Beşdepe nâhiyelerinden kadısına senevî ber-vech-i adâlet üç kîse 34b mâl hâsıl olur, ammâ Silisre eyâletindedir kim Silisre alaybeğisi çerileriyle bu kal‘a etrâfını Rus-ı menhûsdan muhâfaza eder, ammâ bu Tulça varoşu sâfî saz ve hasır örtülü altı yüz aded Eflâk ve Boğdan ve Bulkar keferesi hâneleridir. Dağlarında bâğları ve nehr-i Tuna'da balık avlayacak ağları vardır ve bal suyu meyhâneleri vardır ve gümrüğe karîb müfîd [ü] muhtasar bir câmi‘i ve bir mükellef kiremit örtülü kârgîr binâ-yı metîn hânı ve birkaç dükkânları cümle Gümrük Emîni Tokatlı Mustafâ Ağa'nın hayrâtıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 34a–34b ·
metinde göster ·
… Ekseriyyâ cümle Tatar kalpağı geyüp at eti yeyüp kuzu postu {kürkü} geyüp boza
ve bal
suyu içüp ayda bir kerre beş baş gazâsına "Tevekkülen-alallâh" deyüp Kazak vilâ …
Ve a‘yân-ı kibârdan halkı yokdur. Cümle fukarâ zeylinde ehl-i tüccâr ve mücâhid fî-sebîlillâh halkı vardır. Ekseriyyâ cümle Tatar kalpağı geyüp at eti yeyüp kuzu postu {kürkü} geyüp boza ve bal suyu içüp ayda bir kerre beş baş gazâsına "Tevekkülen-alallâh" deyüp Kazak vilâyetine akın edüp ya bay, ya hay veya vay doyum gelüp kılıçlarıyla geçinir gâzîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 36b ·
metinde göster ·
Me’kûlât [ü] meşrûbâtının memdûhâtından balı ve yağı
ve bal
mumu gâyet çokdur. Hattâ bir nev‘a bal mumu yerde biter. şiddet-i hârdan yerler …
Me’kûlât [ü] meşrûbâtının memdûhâtından balı ve yağı ve bal mumu gâyet çokdur. Hattâ bir nev‘a bal mumu yerde biter. şiddet-i hârdan yerler yarılup anda kovanlar bal yeyüp yağmur yağdıkda balları eriyüp bal mumları yer yüzüne çıkup alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 107b ·
metinde göster ·
… safra ve sevdâ ve balgam ahlâtı cümle mahv eder. Ve vişnâb suyu ve hardaliyyesi
ve bal
suyu dahi keyif verir, ammâ bir nev‘a ramazâniyye derler, müselles gibi üzümden …
Der-beyân-ı envâ‘-ı meşrûbât: Evvelâ eyyâm-ı bahârda bu şehir içre niçe kerre yüz bin fıçı keçi süd[ünde]n kâmil üç ay surutka suyu, ya‘nî peynir suyu edüp çârsû-yı bâzâ[r]da fıçı fıçı surutka satarlar. Cümle halkının tabî‘atların müshil edüp reng-i rûyları humret üzre olur, ammâ sarı keçi südünden edenin surutkasın yağmâ edüp nûş ederler. Hakkâ ki gayrı diyârlarda dahi be-kavl-i hukemâ sarı keçi südü bahâr eyyâmında hoşdur kim vücûdda olan safra ve sevdâ ve balgam ahlâtı cümle mahv eder. Ve vişnâb suyu ve hardaliyyesi ve bal suyu dahi keyif verir, ammâ bir nev‘a ramazâniyye derler, müselles gibi üzümden olur. Ol dahi âdemi ayağından alır, lâkin bu ramazâniyyenin al alalı imâmlarda bulunup 131b ibâdete takviyet verir latîf şerbetdir, ammâ şarâbı içen nikbetdir deyü ta‘ayyüb ederler ve mest [ü] medhûş olan bu şehirde makhûr ve mezmûmdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131a–131b ·
metinde göster ·
… hın misle tüffâh" dedüği bu Akhisâr elması hakkında ola. Ve bu şehrin oğul balı
ve bal
suyu memdûh serhadd-i Bosna'dır.
Âb [u] havâsı latîfdir. Suları şehre çam ağacından künkler ile gelir. Nehr-i (---) derler bir âb-ı hayâtdır, ammâ bu varoşa muttasıl Ca‘fer Beğzâde nâmıyla müte‘ârif bir zâ‘im hânedân sâhibi bir merd-i meydândır kim her şeb hânesinde üç dörd yüz ata müsâfir yemi asılup ni‘met-i firâvânı mebzûldür ve bir bâğ-ı hadîka-i ravza-i rıdvâna mâlik olmuşdur kim içinde bir âdem gâ’ib olur. Gûnâ-gûn meyve-i âbdâr fevâkiheleri olur kim diyâr-ı Bosna'da meğer Mosdar'da ve Foça'da ola, ammâ bunun emrûdu ve gûnâ-gûn tüffâhı olur kim "Ve râhin râhı râhın misle tüffâh" dedüği bu Akhisâr elması hakkında ola. Ve bu şehrin oğul balı ve bal suyu memdûh serhadd-i Bosna'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 133b ·
metinde göster ·
… ümle mâl-ı ganâ’imleri ganîmet olup şehri âteşe urulup ancak dağlarında bâğları
ve bal
kovanları kalup iki kerre yüz bin asker-i İslâmı balı ve balmûmusu ganîmet etdi …
Şagları ve nemeşleri ve jodoşları serdâra itâ‘at etmedikleri ecilden ma‘mûr u müzeyyenliğine nazar olunmayup cümle mâl-ı ganâ’imleri ganîmet olup şehri âteşe urulup ancak dağlarında bâğları ve bal kovanları kalup iki kerre yüz bin asker-i İslâmı balı ve balmûmusu ganîmet etdi. Ve bu nehr-i Matar cânib-i şarkda Macar dağlarından gelüp nehr-i azîm Tise'ye mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 10a ·
metinde göster ·
… ırf ve Bulgar kefere köyü ve ze‘âmetdir, ammâ bunda beyâz ve kalın lezîz kaymak
ve bal
olur kim Erzurûm'un Bingöl yaylasında ve Adana şehrinde câmûs kaymağı böyle olm …
Menzil-i karye-i Lipye: İki yüz hâneli ve bir kenîseli Sırf ve Bulgar kefere köyü ve ze‘âmetdir, ammâ bunda beyâz ve kalın lezîz kaymak ve bal olur kim Erzurûm'un Bingöl yaylasında ve Adana şehrinde câmûs kaymağı böyle olmaz. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 32b ·
metinde göster ·
… n aded hüddâmlarıma yigirmişer guruş verüp her ay başında onar araba pirincimiz
ve bal
ve yağ ve şem‘-i aselimiz ve darçın ve biber ve unumuz ve buğdayımız ve sâ’ir z …
Bu şehr-i Pojagacığı tamâm seyr [ü] temâşâ edüp mahkeme-i şer‘a varup kışla emirlerimizi kadı efendiye kırâ’at etdirüp sicill-i şer‘-i Resûl-i mübîne emr-i şerîfimiz kayd olunup a‘yân-ı vilâyet kışla köyümüzün zahîre bahâsıyçün ve ücret-i kadem-i şer‘îmiz içün hakîre üç yüz aded Sivilye guruş ve on aded hüddâmlarıma yigirmişer guruş verüp her ay başında onar araba pirincimiz ve bal ve yağ ve şem‘-i aselimiz ve darçın ve biber ve unumuz ve buğdayımız ve sâ’ir zahâ’irlerimizden mâ‘adâ atlarımıza saman ve odun ve arpa getirmeği der-uhde edüp hakîre bir at ve bir seyishâne pîşkeş verüp yine atları ehl-i kurâya emânet verüp ba‘dehu cümle ehl-i beled ile ve a‘yân-ı Pojagacık ile vedâlaşup kışla köyümüzden yarar kulağızlar alup gayri yollar ile sayd [u] şikâr ederek ve niçe kılâ‘ u kasabâtları temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI mük. 137b ·
metinde göster ·
… ısıtması gâyet çok olur, ammâ cemî‘i halkı keçi südü surutkası içmeğile ve pivo
ve bal
suyu müskirâtların nûş etmek ile ıstmayı def‘ edüp ten-dürüst olup hayli zinde …
Etrâfı taşlık olmağile şiddet-i hârı şedîd olup havâsı sakîl olduğundan ısıtması gâyet çok olur, ammâ cemî‘i halkı keçi südü surutkası içmeğile ve pivo ve bal suyu müskirâtların nûş etmek ile ıstmayı def‘ edüp ten-dürüst olup hayli zinde ve zeber-dest firkatede kürek çekmenin erbâbı tüvânâ âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 163a ·
metinde göster ·
… ezzâzistânı yokdur, ammâ bâğ u bâğçesi gâyet çok olup memdûhâtından lipo ekmeği
ve bal
suyu ve eriği ve elması cihânı dutmuşdur, ammâ üzümü menhûs olup meyi de âdemi …
Ve cümle yetmiş aded dükkândır, ammâ bezzâzistânı yokdur, ammâ bâğ u bâğçesi gâyet çok olup memdûhâtından lipo ekmeği ve bal suyu ve eriği ve elması cihânı dutmuşdur, ammâ üzümü menhûs olup meyi de âdemi serhoş etmez, anıniçün halkı hoş-hâllerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 170a ·
metinde göster ·
… elir beyâz sipov Macar somunu ekmeği olur kim misli meğer diyâr-ı Erdel'de ola.
Ve bal
suyu memdûhdur ve sâ’ir meyvesi gâyet çokdur, zîrâ bâğ u bâğçesine hadd-i nihây …
Memdûhâtından, beşer onar vukıyye gelir beyâz sipov Macar somunu ekmeği olur kim misli meğer diyâr-ı Erdel'de ola. Ve bal suyu memdûhdur ve sâ’ir meyvesi gâyet çokdur, zîrâ bâğ u bâğçesine hadd-i nihâyet yokdur. (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 12a ·
metinde göster ·
… dağlar gibi arpa ve buğday ve beksumat ve un ve firik ve bakla ve nohud ve mâş
ve bal
ve yağ bulundu kim asâkir-i İslâm me’kûlât [u] meşrûbâtlar ile muğtenim olup za …
Hikmet-i Hudâ firâr eden kapudanın sarâyında niçe zîr-i zemînlerin içlerinde birkaç amel-mânde kâfirler bulunup anlar ol kadar zehâyir makûlesi gösterüp dağlar gibi arpa ve buğday ve beksumat ve un ve firik ve bakla ve nohud ve mâş ve bal ve yağ bulundu kim asâkir-i İslâm me’kûlât [u] meşrûbâtlar ile muğtenim olup zahîre taşımadan müstağnî oldular. Hudâ zikrin hayr eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… ş-şükrü lillâh hemân bu mâl-ı ganâ’imin şükrânına bir kurbân ve bu kadar pirinç
ve bal
ve yağ alup Budin kapusundan taşra göl kenârında merhûm ve mağfûrun leh Gâzî Sü …
Hakkâ ki 28a bu Ustolni-Belgrad kal‘ası bir mübârek kal‘adır. Her bâr bu hisâr-ı üstüvâra gelsem elbette bir şey intifâ‘ ederim. Hamd-i Hudâ min indillâhdır kim eş-şükrü lillâh hemân bu mâl-ı ganâ’imin şükrânına bir kurbân ve bu kadar pirinç ve bal ve yağ alup Budin kapusundan taşra göl kenârında merhûm ve mağfûrun leh Gâzî Süleymân Paşa Türbesi tekyesinde kurbânları edüp pilavlar pişirüp niçe yüz aded fukarâlar ve gâzîler gelüp tenâvül edüp bade't-ta‘âm tekye fukarâları gülbâng-ı Muhammedîler çeküp hakîre hayr du‘âlar etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27b–28a ·
metinde göster ·
… avuk böreği ve kirde çöreği meşhûrdur. Ve bir vukıyye semîn koyun eti üç akçeye
ve bal
ve yağ sekiz akçeye ve meyve-i gûnâ-gûnu bî-hisâbdır.
Der-fasl-ı memdûhât: Beyâz sipov ekmeği ve Leh tavuğu büryânı ve bir vukıyye beyâz poğaçası ve yağlı çöreği bir akçeyedir ve tavuk böreği ve kirde çöreği meşhûrdur. Ve bir vukıyye semîn koyun eti üç akçeye ve bal ve yağ sekiz akçeye ve meyve-i gûnâ-gûnu bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38b ·
metinde göster ·
… il on gün görüp seyr [ü] temâşâlar edüp mandıralarda çobanlar ile koyun ve kuzu
ve bal
ve tereyağı ve kaymak ve gölemez ve hoşmerim ve ağız ve katık ve teleme peyniri …
Bu mahalleri kâmil on gün görüp seyr [ü] temâşâlar edüp mandıralarda çobanlar ile koyun ve kuzu ve bal ve tereyağı ve kaymak ve gölemez ve hoşmerim ve ağız ve katık ve teleme peyniri ve kesmik ve surutka ve gûnâ-gûn peynirler ve latîf südler zevk u safâların etmişizdir kim Hudâ bilür. Ve seyishânelerimize tâze tekerlek peynirlerin tahmîl edüp andan şarka gidüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
… k yemezler ve harâm şey geymezler ve şarâb ve boza içmezler. Ancak maksima boza
ve bal
suyu içerler.
Ve aslâ bu kavm-i Takaku'da domuz ve tavuk yokdur. "Hınzîr ve tavuk necâset yerler" deyü bunlar aslâ hınzîr ve tavuk yemezler ve harâm şey geymezler ve şarâb ve boza içmezler. Ancak maksima boza ve bal suyu içerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
ve peynir ve bakla ve nohud ve pasta ta‘âmları var iken bıçak ile boğazlanmış h …
Ve bal ve peynir ve bakla ve nohud ve pasta ta‘âmları var iken bıçak ile boğazlanmış hayvân eti yemezler. Meğer gayri ta‘âmları olmaya. Ol zamân semin hayvânların boğazlayup yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155b ·
metinde göster ·
Âhır-ı kâr birkaç nefer bahâdır fetâlar keskin araklar
ve bal
suları ve keskin bozalar nûş edüp ağaçlardan ve sazlardan ve kamışlardan ve iri …
Âhır-ı kâr birkaç nefer bahâdır fetâlar keskin araklar ve bal suları ve keskin bozalar nûş edüp ağaçlardan ve sazlardan ve kamışlardan ve iri kurumuş ağaçlardan botlar ve sallar çatup niçe arabaları ve niçe yüz seyishâne yüklerin karşuya geçirüp ve herkes atların botlar üzre koyup ve niçe 191a yüz re’s atları nehr-i Kuban'dan yıldırup karşu tarafa geçirüp Çerkez evlerinde ve Noğay kavmi evlerinde âhûrlar içre atların kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 190b–191a ·
metinde göster ·
… . Yüz aded evli ma‘mûr Urûm karyesidir. Dâğları cümle bâğlar ve zeytûn ağaçları
ve bal
kovanlarıdır. Andan cânib-i cenûba bir sâ‘at gidüp,
Menzil-i kar (---)(---) Mesoya: Hâlâ başka kazâdır kim yüz elli akçe pâyesidir. Hâ[lâ] kadısı bunda sâkin olur. Yüz aded evli ma‘mûr Urûm karyesidir. Dâğları cümle bâğlar ve zeytûn ağaçları ve bal kovanlarıdır. Andan cânib-i cenûba bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255b ·
metinde göster ·
… e ve fânûslar ve cebehânede ne kadar neft ü katrân ve zift ü yağ ve yel mûmları
ve bal
mûmları ve niçe kerre yüz bin aded kanâdîller var ise kal‘a dîvârı üzre aslâ ât …
Ve ol gece kal‘anın cümle der-i dîvârları üzre cemî‘i asâkir-i İslâmda ne kadar kerre yüz bin meş‘ale ve fânûslar ve cebehânede ne kadar neft ü katrân ve zift ü yağ ve yel mûmları ve bal mûmları ve niçe kerre yüz bin aded kanâdîller var ise kal‘a dîvârı üzre aslâ âteşsiz yer kalmayup eyle çerâğân oldu kim kal‘a-i Kandiye nûr-ı pür-nûr olup ahşamdan tâ sabâha dak top u tüfeng kırkar kerre yaylım yaylım atılırken meğer Sadrıa‘zam ve Defterdâr Ahmed Paşa ve Yeniçeri Ağası Abdurrahmân Paşa ve Defterdâr-ı sâbık Şâm vezîri Melek İbrâhîm Paşa ve Kethudâ İbrâhîm Paşa ve Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa ve gayri vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve gayri a‘yân-ı kibârların kollarında niçe kerre yüz bin aded serrâka âsımânî tarakalı fişengler ve badaluçka nâm muşkat ve tüfengler atup tâ vakt-i sabâha dek fişeng ü kumbaralar hevâda tayerân edüp bir gûne âteş-feşânlık oldu kim âsımânda pervâz eden murğ-ı hevâyîlerin per ü bâlleri ihrâk olup bî-cenâh hâk-i pâke düşüp niçe bin hûş [u] tuyûr zemînin rimâli üzre purputur gezerlerdi tâ ol mertebe hevâda âteş-i sûzân fişenglerden rîzân olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 305a ·
metinde göster ·
… harâmdan ve helâlden dirhem dinâr girmemişdir. Ammâ alâ-tarîkı'l-hedâye pirinç
ve bal
ve yağ ve kamh makûlesi hedâyâları alır, kisveleri yine hedâyâ boğası hil‘atler …
Hâsıl-ı merâm şeyhin üç gün mukaddem "Paşa buradan alay ile geçüp hâl hâtırımız su’âl eder mi?" işâreti üçüncü gün vücûd buldu. Böyle keşf [ü] kerâmet sâhibi azîz kimesnedir. Cemî‘i zamânda kendü eline ve ehl [ü] evlâdı destine harâmdan ve helâlden dirhem dinâr girmemişdir. Ammâ alâ-tarîkı'l-hedâye pirinç ve bal ve yağ ve kamh makûlesi hedâyâları alır, kisveleri yine hedâyâ boğası hil‘atlerdir. Böyle bir azîz-i Cem-cenâb sultân-ı fukarâdır. Tekyesinde cümle fukarâsı rızâ lokmasıyla kifâflanırlar, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y110b ·
metinde göster ·
… mâde edüp masrûfu muhâsebesine mahsûb olur. Zahîreleri beksumât ve cübn-i hâlûm
ve bal
ve yağ ve kahve ve pirinc ve bakla ve şa‘îr ve gayrı zahâyirdir.
Ve cümle iki bin yüz askere Y 206a külfe ve bârhâneleriyçün bin re’s cemâl verirler. Muhtesib ağası cümle develeri zahâyir ile âmâde edüp masrûfu muhâsebesine mahsûb olur. Zahîreleri beksumât ve cübn-i hâlûm ve bal ve yağ ve kahve ve pirinc ve bakla ve şa‘îr ve gayrı zahâyirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y205b–Y206a ·
metinde göster ·
… si mukarrerdir. Zîrâ tüccâr iki üç bin deve yükü bakla ve şa‘îr ve pirinc ve un
ve bal
ve yağ ve beksumât ve'l-hâsıl kuş südü, yumurta, anı dahi götürürler. Ve niçe y …
Bu asker huccâca varmasa huccâc selâmetle Mısır'a gelmemesi mukarrerdir. Zîrâ tüccâr iki üç bin deve yükü bakla ve şa‘îr ve pirinc ve un ve bal ve yağ ve beksumât ve'l-hâsıl kuş südü, yumurta, anı dahi götürürler. Ve niçe yüz deve Nîl suyu hedâyâ götürürler. Ve herkes dostlarına niçe bin kutu şeker-i nebât ve hulviyyât u zülbiyyât ve yoğurd gönderirler. Huccâc âcizmânde iken ve zâr zebûn fürûmânde iken ve cümle hasta ve yorgun argın ve develeri durgun ve huddâmları dargın Ezlem'e geldikleri gibi tâze cân bulurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y206a ·
metinde göster ·
… Acrût menzillerinde su yokdur. Ve cümle tüccârın bârları arpa ve bakla ve şeker
ve bal
ve yağdır. Dahi ziyâde getürdükleri boş develerdir. Bu mahalde paşa emr edüp Mı …
Anda dahi etrâf vilâyetlerden beş altı bin deve ve bagal ve hımâr ile altı yedi bin tüccâr-ı pür-silâh gelüp bilâ-hisâb me’kûlât [u] meşrûbâtlar getürürler. Hemân üç bin deve yükü Nîl suyu Mısır a‘yânları huddâmları ile dostlarına mukâbil gönderirler. Zîrâ Akabe'den berü Tîh sahrâsında ve Mesâni‘ [ve] Acrût menzillerinde su yokdur. Ve cümle tüccârın bârları arpa ve bakla ve şeker ve bal ve yağdır. Dahi ziyâde getürdükleri boş develerdir. Bu mahalde paşa emr edüp Mısır içinde ne kadar cemmâl ve taş-keşân develeri var ise cümlesin Akabe seferine sürerler. Ba‘dehu Akabe beği Âdiliyye'den topların atup Akabe'ye gitmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y207a ·
metinde göster ·
ve balmûmu ve un ve zebât ve kakule ve âbinûş ağacı ve gayrı eşyâlar ve koyun v …
Buğday ve arpa ve darı ve yağ ve bal ve balmûmu ve un ve zebât ve kakule ve âbinûş ağacı ve gayrı eşyâlar ve koyun ve kuzu ve deve ve sığır ve sığın ve ceyrân ve keçi ve'l-hâsıl cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbât bu Dumbiye vilâyetinden gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439a ·
metinde göster ·