… Haleb ihsân olundu. Ve Hamâlı Arnavud Mehemmed Paşa'ya Tarabulus in‘âm olundu.
Ve Basra
Efrâsiyâboğlu Hüseyin Paşa'ya ibkâ olundu. (---)82a Ve,
Ol gün Mehemmed Hân silihdârlıkdan Murtazâ Paşa'ya ibtidâ vezâret ile Şâm ihsân olundu ve Diyârbekir'den Melek Ahmed Paşa'ya Bağdâd ihsân olundu. Ve Zileli Çavuşzâde Mehemmed Paşa'ya Kudüs-i şerîf ve Emîr Paşa'ya Mısır ihsân olunup Haydar Ağazâde'nin Mısır hapsinden ıtlâkı fermân olundu. Ve Nogayoğlu'na Haleb ihsân olundu. Ve Hamâlı Arnavud Mehemmed Paşa'ya Tarabulus in‘âm olundu. Ve Basra Efrâsiyâboğlu Hüseyin Paşa'ya ibkâ olundu. (---)82a Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81b–82a ·
metinde göster ·
… n mühimmât [u] cebehâne ile çıkup Mısır cezîresin ve Habeş burnun dolaşup Lahsa
ve Basra'dan
Bağdâd altına yigirmi pâre kadırga ile Süleymân Hân'a vâsıl olup Bağdâd fethind …
Ziyâretgâh-ı Gâzî Palak Mustafâ Paşa: Süleymân Hân vezîr[i] kapudan paşalarındandır kim İslâmbol'dan kırk pâre kadırga ile Sebte Boğazı'ndan mühimmât [u] cebehâne ile çıkup Mısır cezîresin ve Habeş burnun dolaşup Lahsa ve Basra'dan Bağdâd altına yigirmi pâre kadırga ile Süleymân Hân'a vâsıl olup Bağdâd fethinde bulunan Palak Mustafâ Paşa'dır. Hidmeti mukâbelesinde Mısır ihsân olunup ba‘dehu İslâmbol'da kubbe-nişîn iken merhûm olup Eyyûb hareminin Hünkârkapusu hâricinde bir kubbe-i mahsûsası içinde medfûndur. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 122a ·
metinde göster ·
… Gence ve Ardahan ve Âzerbâycân ya‘nî Tebrîz ve Âmid ya‘nî Diyârbekir ve Bağdâd
ve Basra
ve Lahsa ve Yemen ve Habeş ve Mısır ve Dımışk ya‘nî Şâm ve Haleb ve Tûnus ve Ta …
Bunu görmeyen cihânda bir şey görmemişdir. Zîrâ bu sikkehâne, Âl-i Osmânın âb-ı rûyıdır. Ve devlet-i Âl-i Osmân'da ibtidâ sikke Osmân Beğ nâmına Bursa'da kesildi, sâniyen Bergama'da, sâlisen Kütâhiyye'de ve İzmir ve Ma‘nisa ve Tire ve Amasiyye ve Anid ya‘nî Kastamonu ve Tarabefsûn ve Mar‘aş, ba‘dehu Erzurûm ve Sivas ve Canha ya‘nî Gümüşhâne ve Karaman ve Tokat [ve] Van ve Nahşivân ve Revân ve Şirvân ve Şamâkı ve Gence ve Ardahan ve Âzerbâycân ya‘nî Tebrîz ve Âmid ya‘nî Diyârbekir ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Yemen ve Habeş ve Mısır ve Dımışk ya‘nî Şâm ve Haleb ve Tûnus ve Tarabulus ve Mağrib ü Cezâyir'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 176b ·
metinde göster ·
… dâd ve Kurna'ya varınca cemî‘i tüccâr metâ‘ların keleklerle ve gemilerle Bağdâd
ve Basra'ya
götürürler. Nehr-i amîk sudur ammâ bu nehr-i Âsî kantara kabûl eder. Bir cisri …
âyeti delîldir, ammâ bu tâbût Antakıyye ve Kefirnâhûn ya‘ni Sıfet'e ve şehr-i Mısır'a dâhil olmadığından cümle müfessirîn ve muhaddisîn [ü] müverrihîn bu üç şehr bi'l-ittifâk arz-ı mukaddes değildir, demişler ve bir rivâyetde peygamberler medfûn olduğu yerlere arz-ı mukaddes demişler. Ammâ bu Arz-ı Mukaddes'de Ba‘albek ovasında nehr-i Tenûr ve nehr-i Zâbûl ve nehrü'l-Kelb ve nehr-i Zağzağa ve niçe nehirler vardır ammâ Furât ve Âsî'den gayrî Arz-ı Mukaddes içre cereyân eden nehr-i azîm yokdur. Ammâ nehr-i Furât üzre Arz-ı Mukaddes'e dâhil oldukdan sonra aslâ cisr yokdur. Zîrâ deryâ-misâl sudur, cisr dutmak ihtimâli yokdur. Malâtiyye ve Birecik ve Ca‘ber kal‘aları önünde gemilerle ubûr olunup Birecik'den tâ Bağdâd ve Kurna'ya varınca cemî‘i tüccâr metâ‘ların keleklerle ve gemilerle Bağdâd ve Basra'ya götürürler. Nehr-i amîk sudur ammâ bu nehr-i Âsî kantara kabûl eder. Bir cisri Antakıyye'de ve bir köprüsü bu mezkûr Râstân cisridir kim Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnu'r-Reşîd ve Şâm Halîfesi Nûreddînü'ş-Şehîd ve niçe mülûkler ta‘mîr ü termîm etmişdir. Zîrâ memerr-i nâs ve râh-ı Mısr u Şâm ve Haleb'dir. Bu cisrin Hımıs hâki tarafı kenarında bir bayır üzre Hımıs hudûdunda yüz hâneli bir Arab beledi vardır. Andan ziyâretgâh-ı pîr-i erbâb-ı zevk, şeyh-i ashâb-ı şevk, hâris-i akl u şer‘, ârif-i asl [u] fer‘, şeyh-i esrâr-ı İlâhî, mücâhid-i envâr-ı nâ-metünâhî, eş-Şeyh Bâyezîd-i Bistâmî kuddise sırruhu, ol karye içre bir câmi‘-i azîm ve bir tekye-i kadîm içre münevver bir kubbe-i âlî içinde medfûndur. Tarîk-i (---)(---) ulu sultândır. Yüzden mütecâviz fukarâ-yı bi-etallahları vardır. Âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür. Cemî‘i Arab u Urbân ve Türkmân ve Ervâm ve ecnâs-ı mahlûkât bu sultâna mu‘tekidlerdir kim ziyâretgâh-ı hâs u âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 26b ·
metinde göster ·
… kâba, tîrkeş tîrkeşe at başı beraber tîrkeşüp ellerinde on yedişer boğum Bağdâd
ve Basra'nın
kargı sırıkları ve bellerinde şemşîr-i Ma‘arravîleri ve zebânlarında "Yâ Gâlibe …
Andan otuz oda dergâh-ı âlî cebeciyânı toplar hizmetine ve guzât-ı müslimîne cebe vü cevşen ve gayri mühimmât verme hizmetine üç bin cebeci hâzır-bâş oldular. Bu cümle asâkir-i nusret-me’serin ensesinde sadrıa‘zam hazretleri on bin güzîde pür-silâh kapusu kuluyla yeniçeriler ve topçular ve cebecilere kafadâr olup yemîn ü yesârında zü'l-cenâheyn-vâr altı bölük sipâh-ı kerrâr asker cebe ve cevşene ve tuğulka ve gayri âlât-ı silâha müstağrak olup kat-ender-kat rikâb rikâba, tîrkeş tîrkeşe at başı beraber tîrkeşüp ellerinde on yedişer boğum Bağdâd ve Basra'nın kargı sırıkları ve bellerinde şemşîr-i Ma‘arravîleri ve zebânlarında "Yâ Gâliben gayrı mağlûb!" zikrin ederek düşman üzre giderek meydân-ı ma‘rekeye varup hayme ü hargâhları önünde cünd-i müslimînin sırıkları yamanlarının şa‘şa‘asından benî Âdem'in gözleri hırelenüp her kantar mızrak ve cıda ve sinânın ucunda ve yalmân-ı nîzede olan nakş-ı bukelamun bayrak ve filandıra ve sancaklar rûy-ı zemîn bezeyüp sahrâ-yı Üsküdar bir fezâ-yı lâlezâr olup yüz elli yerde ceng tablına tarralar urulup zemîn u âsumân gür gür gürleyüp azamet-i Hüdâ haşr [u] neşr gününden bir nişân oldu. Ol gün yine yetmiş aded tuğ ve tabl [u] alem sâhibi ve sâir yedi kubbe vezîrleri cümle kapu kullarıyla alayların gösterüp sâ’ir ma‘zûl mîr-i mîrân ve gayri ümerâ-yı Arabistân irtifâ‘-ı kadr bulmalariyçün var kuvveti bâzûya getirüp livâları altında cümle müretteb ve mükemmel ve müselleh ve müzeyyen askeriyle kânûn-ı kadîmîye ri‘âyet edüp tarz [u] tavr-ı Âl-i Osmâniyân üzre olup âheste âheste alayları ile güzer edüp ta‘yîn olundukları yerde meks edüp bâğî vü dâğı ve dağî vü zâğî olan Celâlî askerine mukâvemete âmâde olunup her bir vüzerâ ve mîr-i mîrânlara kol kol karavullar fermân olunup sahrâ-yı Üsküdar'da cümle yeniçeriyân-ı dergâh-ı âlî yetmiş yerden meterîse girüp kûşe kûşe şâhî ve kolomborone toplar ve darbzen ve balyemez topları kirpi gibi kol kol yerleşdirüp cümle topları zencîr ve saçma ile saklayup âmâde edüp Çamlıca ve Bulgurlu ve Kayışpınarı ve Âl-i Bahâdır ve Sücâh bâğları ve Kadıköğü dağları tarafına cümle sipâh askeri karavul ta‘yîn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 30b ·
metinde göster ·
… gemisi cebel-i Cûdî üzre ka[râr] etdikde Cûde ve Musul ve Irâk-ı Acem ve Kurna
ve Basra
cümle arz-ı mukaddes olmuş olur.
âyet-i delîl [ü] bürhândır kim cCebel-i Cûdî'de ba‘de't-tûfân sefîne-i Nûh Necî karâr edüp şehr-i Cûde'yi seksen nefer kimesne imâr edüp tavattun edüp evlâd-ı evlâdları münteşir olup cümle târîhde anınçün Hazret-i Nûh'a "Âdem-i Sânî" ve "Eb-i Sânî" dediler. Ba‘dehû ol şehr-i Cûde bir bender şehr-i azîm olup andan cümle evlâd-ı Nûh ve ümmet-i Nûh bu şehirden murâd edindikleri arz-ı hâliyelere istilâ edüp mahsûldâr yerleri imâr etmeğe 35a başlayup ibtidâ Arz-ı Hâsân'da şehr-i Arîş binâ oldu. Andan şehr-i Balîs, andan Mısr-ı Atîk mukâbelesinde Hazret-i İdrîs'in ta‘lîmiyle Cize hâkinde Sureyd Hakîm'in binâ etdüğü Ehrâm dağların bulup anda Heremin nâm bir şehri Kalimon-ı Kehene binâ etdi. Andan sonra hâlâ Mısr-ı Atîk kim ana ol asrda şehr-i Fustât derlerdi, ol imâr oldu. Bi-kavli müverrihîn Hazret-i Nûh Tûfân'dan halâs olduğu gün yevm-i Aşura idi. Herkesde bulunan ta‘âmları bir kazgana koyup tabh edüp tenâvül edüp nâmına "Aşura" dediler, Hazret-i Nûh sünnetidir. Ve ba‘de't-Tûfân Hazret-i Nûhı'n-Necî üç yüz sene mu‘ammer olup üç oğlu dahi oldu. Bir oğlu Hâm'dır, kara Zengiler ve Fir‘avnîler ve Cebbârîn kavmleri bu Hâm'ın zürriyyetinden vücûda gelmişlerdir. Ve bir oğlu Sâm'dır. Arab ve Acem ve cümle peygamberler anın sülâle-i ırk-ı tâhirinden vücûda gelmişlerdir. Ve bir oğlu Yâfes'dir. Türk ü Tatar ve Sakâlib Ye’cüc ü Me’cüc bunun neslinden vücûda gelmişlerdir. Bir oğlu Ken‘ân idi. Babası Nûh Nebî ile gemiye girmeyüp peygamber belinden gelüp mürtedd olan ibtidâ bu Ken‘ân'dır. Cümle Mısır Kıptîleri ve Malta kâfiri Arabı ve Cezîre-i Girid'de İsfakiye Arabı Kıptîdendir, zuhûrları Mısır İskenderiyyesi'ndendir kim asılları Kıbtî ve Ken‘ân b. Nûh'a müntehîlerdir. Ken‘ân babasıyla zevrak-ı rahmete girmeyüp bir tuç kumkuma içre me’kûlât meşrûbâtıyla kumkuma içre girüp yeye, içe, sıça devr-i dâ’im gene yeye yeye necâsetinde gark olup Tûfân'da kumkumasıyla bir kenara çıkup hâlâ Mısır'ın sa‘îd-i âlîsi elvâhât evvel-i Nakraveş kurbunda kumkuması bârçeleriyle bir gâr içre yatar. Kabâbıta kavminin ziyâretgâhlarıdır. Hakîr üç kerre uğrayup temâşâ etdik. Deyr-i kadîm-misâl bir gâr-ı yetîmân dâr-ı bî-îmândır kim ol Ken‘ân hakkında sûre-i (---) âyet (---)Arapça nassı bu Ken‘ân hakkında kıbel-i Hak'dan alâ tarîkı'l-kısas Habîb-i Hudâ'ya nâzil olmuşdur. Niçe müverrihler Hâm ve Sâm ve Yâfes Tûfân'da gemi içre bile idi, derler. Ba‘zılar, Tûfân'dan sonra vücûda geldiler, derler. Sahîhi bu ola. Netîce-i merâm Tûfân'dan sonra gemi içre olan seksen nefer kimesneden bu dünyâ benî Âdem ile mâlamâl olduğundan Hazret-i Nûh'a Âdem-i sânî derler. Bir rivâyetde Ferîdûn Hazret-i Nûh ile gemide bile idi. Tatar andan tenâsül buldu, derler. Ferîdûn'un kabri Heyhât sahrâsında medfûn olduğu inşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Ammâ bu Hazret-i Nûh'un ziyâretgâhı olan Kerk-i Nûh karyesi semtinde cebel-i Deyr derler bir kûh-ı bülend vardır. Bir tarafı cânib-i garba, Berût cânibinde Akdeniz'e nâzırdır. O cebel-i müntehâ içre yetmiş iki mezâhib fırak-ı dâlleden Dürüzî Timânî ve Yezîdî ve Mervânî kavmi sâkinlerdir. Ve bu cebelde zikri sebkat eden Ken‘ân b. Nûh aleyhi's-selâmın bir mağarası vardır. Ehl-i Sâm, Ken‘ân babasıyla gemiye girmeyüp kumkuma içre bu mahalde gark olduğuna sûre-i Nûh (---) âyet-i şerîfi delîl ederler. Arapça bu mahal içündür deyü müfessirîn tefsîr etmişlerdir. Ve ale'l-ittifâk Tûfân-ı Nûh ibtidâ bu Bukâ‘ sahrâsındaki nehr-i Tennûr'dan zuhûr edüp cihânı cümle gark etdi. Mezheb-i hukemâda olanlar "Tûfân hemân Arz-ı Mukaddese'de oldu" derler. Eyle ise âyet Arapça nassına göre Hazret-i Nûh'un gemisi cebel-i Cûdî üzre ka[râr] etdikde Cûde ve Musul ve Irâk-ı Acem ve Kurna ve Basra cümle arz-ı mukaddes olmuş olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 34b–35a ·
metinde göster ·
… i. Hemân hakîr gördüm, olmaz, musâhebete bir vesîle olsun içün Elibat suyu gibi
ve Basra
ve Mısır Süveysi'nin medd [ü] cezri gibi iki cânibe akup paşayı ve Yahyâ Efendi …
Güfte-i Murtezâ Paşa: Yahyâ Efendi'nin kizbini oranlamak içün eydür: "Ya bilmez misiz kim bu vech-i arz üzre demirkazık yıldızı niçe sâbitedir. Yıldız rûzgârı cânibleri gâyet şiddet-i şitâ olduğundan o demirkazık yıldızı ber-karârdır. Eyle olunca Erzurûm vilâyeti dahi gâyet sovuk yerdir. Anınçün ol asırda Erzurûm üzre bulutlar ber-karâr olup Yavaşça Mehemmed Ağa âsumândaki ebr-i kebûdu nişân koyup kemeriyle altunu buldu" deyü gûnâ-gûn mu‘arazalar etdi. Hemân hakîr gördüm, olmaz, musâhebete bir vesîle olsun içün Elibat suyu gibi ve Basra ve Mısır Süveysi'nin medd [ü] cezri gibi iki cânibe akup paşayı ve Yahyâ Efendi'yi tasdîk etmek içün hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 52b ·
metinde göster ·
… misâl olup Hindistân'dan Basra'ya niçe gemiler ve niçe gurâb-ı Hindistân gelür.
Ve Basra
önünde medd [u] cezir derler, bahr-i Muhît vakt-ı seherde Şattü'l-Arab'ı gerü r …
Zirâ Arz-ı Mukaddese içre cereyân eden bu nehr-i Furât ve nehr-i Âsî'den gayri nehr-i azîm yokdur. Mâ‘adâsı Bikâ‘ Ovası içre uyûn-ı câriyeciklerdir ve Ayn-i Zerka ve Berka ve nehr-i Ceyhân ve nehr-i Seyhân ve nehrü'l-Kelb (---)(---)(---)(---)(---)(---) Arz-ı Mukaddes içre anlar dahi enhâr-ı sağîrelerdir, ammâ cümleden bu deryâ-misâl olup Birecik'den beher sene niçe bin tulumdan kelek ta‘bîr etdikleri gemiler ile cemî‘i memâlik-i mahrûse tüccârları mâl-â-mâl kelekleri zî-kıymet metâ‘ları ve atları ve sâ’ir havâ’icleriyle yükledüp Erzurûm kal‘asına, Ca‘ber'e Rakka'ya ve Derûğına ve cümle yük boşadup ba‘de 3 günde Bağdâd taşrasına Kuşlar kal‘asına ve kal‘a-i (---)(---) dibinde Bağdâd'a karîb olmağıla bender-i iskele andan metâ‘ların çıkarup Bağdâd'a gelir. Kaçan kim Şatt-ı Dicle ve bu nehr-i Furât tuğyân ile cereyân etse iki nehr-i azîm fezâ-yı Bağdâd'da birbirine mahlût olur, ammâ nâdir vâki‘ olur. Eğer eyle olsa bu iki nehir Bağdâd'ı gark ederdi, ammâ ba‘zı sene Şattü'l-Arab taşup Bağdâd'ın cisr kapusundan içeri gelir. Melek Ahmed Paşa efendimiz Bağdâd valisi iken Şatt tuğyân edüp Murâd Hân asrında lağım ve meterîs yerlerinden girüp kal‘anın niçe yerlerin harâb eder, ammâ Hazret-i Abdülkâdir el-Cîlânî bu nehreyn-i mübârekeyne "Yâ mübârekler birer birer çûş ederek gelin!" deyü nutk-ı dürer-bârları olandan berü bir sene Şatt ve bir sâl nehr-i Furât tuğyân üzre cereyân edüp deşt-i Kerbelâ'yı reyy ederek ve Düceylân hafrini saky-i leb-ber-leb edüp (---)(---)(---)(---)(---)(---) inüp Kurna kal‘ası köşesinde Şatt ve nehr-i Furât birbirine Kurna dibinde munsab olup üç konak aşağı Basra'da Şattü'l-Arab derler, deryâ-misâl olup Hindistân'dan Basra'ya niçe gemiler ve niçe gurâb-ı Hindistân gelür. Ve Basra önünde medd [u] cezir derler, bahr-i Muhît vakt-ı seherde Şattü'l-Arab'ı gerü reddedüp Basra önünde su acı olur. Ba‘de'z-zuhr bahr-i Ummân gerüye gidüp Şattü'l-Arab gâlib olup Basra önünde su âb-ı hayât olur. İlâ mâşâallah Basra önünde bu Şattü'l-Arab'ın hâli budur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 54a ·
metinde göster ·
seyâhatleri tahrîr olunduğu mahalde cemî‘i nühûrları birer birer alâ tafsîl ter …
İnşâ'allahu Te‘âlâ Musul ve Şehrezûl ve Bağdâd ve Basra seyâhatleri tahrîr olunduğu mahalde cemî‘i nühûrları birer birer alâ tafsîl terkîm olunur. Allahümme yessir bi'l-hayri'l-âfiyet! Ammâ bu kal‘a-i Palu dibinde cereyân eden Murâd'ın tulû‘ı karîbdir. Erzurûm ile Muş sahrâsı mâbeyninde Bingöl yaylağında bin gölden ziyâde buhayrelerden cem‘ olup sahrâ-yı Muş'dan ubûr edüp bu Palu kal‘ası tahtından cereyân edüp İzolı nâm mahallerde Çat nâm köyde nehr-i Furât'a mahlût olup niçe tahrîr etdigimiz kıl‘alardan sonra kal‘a-i Birecik'e vâsıl olup andan aşağı Kurna'ya varınca uğraduğu kal‘alar Birecik seyâhatinde tahrîr olunmuşdur ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 85a ·
metinde göster ·
… tta Hazret-i Alî radıyallahu anh ve kerremallahu veche Musul ve Bağdâd ve Kurna
ve Basra'da
Şattu'l-Arab'ı nûş etdikçe buyururlardı kim "Hakkâ ki yâ nehir senin kân-ı mekâ …
Hatta Hazret-i Alî radıyallahu anh ve kerremallahu veche Musul ve Bağdâd ve Kurna ve Basra'da Şattu'l-Arab'ı nûş etdikçe buyururlardı kim "Hakkâ ki yâ nehir senin kân-ı mekânın cennetdir ve seni nûş eden mü’min cennete gider." buyururlardı ve "Yâ ehl-i Kûfe! Nehriniz 204b Furât'a cennetden iki mizâb munsabb olur, biri Murâd ve biri Şattu'l-Arab" buyururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 204a–204b ·
metinde göster ·
… ğın ve Reyhân gülistânlığın reyy edüp andan aşağı Diyârbekir'in Şat üzre Bağdâd
ve Basra'ya
giden Kelek Cisri İskelesinden aşağı Hasankeyf'e doğru ve Cezîre'ye doğru yüz y …
Andan cümlesi bir olup cereyân ederek Diyârbekir'in cânib-i şarkîsi dibinde Fızkayası altından ubûr ederek Çay bostânlığın ve Reyhân gülistânlığın reyy edüp andan aşağı Diyârbekir'in Şat üzre Bağdâd ve Basra'ya giden Kelek Cisri İskelesinden aşağı Hasankeyf'e doğru ve Cezîre'ye doğru yüz yetmiş pâre kılâ‘ u kasabât ve medâyinleri ve bender-i şehr-i Musul'u ve gayrı diyârları saky ederek Bağdâd-ı behişt-âbâd'a varınca yüz elli aded enhâr-ı azîmler mahlût olup Bağdâd'dan aşağı nehr-i Deyyâle ve Çerka ve Darb-ı Alî ve niçe nehr-i kebîrler karışup ba‘dehû Basra'dan yukaru Kurna kal‘ası burnunda nehr-i Furât ile Şat birâderi bir olup yek-dil [ü] yek-cihet nehreyn-i birâdereyn ittifâkıyla deryâ-misâl cereyân edüp Basra önüne vardıklarında deryâ-misâl olup Hindistân ve Portukal ve Luristân ve Moltân ve İngilis ü Felemenk ve Ummân ve Yemen ve Aden ve Cidde ve Habeş gemileri gelüp Basra'ya yanaşup metâ‘-ı zî-kıymet getirüp kâlây-ı bî-minnet alırlar. Ammâ bu Basra'ya ekseriyyâ Acem diyârının Hürmüz gemileri incü getirirler, kân-ı lülü Basra'dır. Her tüccâr-ı bengânın mahzeninde ve rûy-ı dükkânçesinde bî-hadd ü bî-hasr dürr-i yetîm ü dürr-i yektâ ü dürr-i beyza hasır gibi yatar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205a ·
metinde göster ·
… e ta‘bîr olunmaz. Basra önünde bu Şattu'l-Arab böyle bir deryâ-yı âb-ı hayâtdır
ve Basra
önünde nehr-i Şat medd-i Hazer'dir.. Sabahdan vakt-i zuhra dek (---)(---) (--- …
Ve yine Basra'ya Lahsa ve San‘an ve Aden ve Muhe ve Ahmed-âbâd ve Ferah-âbâd ve Div-âbâd ve Meymun-ı Mustafâ-âbâd ve Dabol ve Bender-i Peyguvar'dan ve niçe bin iskelelerden bu bender-i Basra'ya Karakav ve Filpot ve Donkarkıza ve Danimarka barçaları ve kalyonları ve Yemen celbe gemileri gelir kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Basra önünde bu Şattu'l-Arab böyle bir deryâ-yı âb-ı hayâtdır ve Basra önünde nehr-i Şat medd-i Hazer'dir.. Sabahdan vakt-i zuhra dek (---)(---)(---)(---)(---)(---) andan (---)(---)(---) gemiler meydânda kalur (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205a ·
metinde göster ·
… lar içre azîm gemiler ta Birecik'e ve Diyârbekir'e ve Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe
ve Basra'ya
gemiler işlerdi. Ammâ şimdiki asırda tuğyân-ı Furât ve Şatt'a yine ba‘zı zamân …
Ve bu zikr olunan mülûkların ahidlerinde sâhil-i Şatt-ı Furât'da ve mezkûrûn enhârların yemîn ü yesârlarında kurâ vü büldândan ve besâtîn ü mezâri‘âtdan bir hatve zemîn-i hâliye yok idi ve bu mezkûr nühûrlar içre azîm gemiler ta Birecik'e ve Diyârbekir'e ve Bağdâd ve Medâyin ve Kûfe ve Basra'ya gemiler işlerdi. Ammâ şimdiki asırda tuğyân-ı Furât ve Şatt'a yine ba‘zı zamân işler ammâ yine her bâr Birecik'den Bağdâd'a ve Diyârbekir'den Şatt ile yine Bağdâd'a koyun ve sığır derilerinden kelek gemileri ilâ-mâşâallah işlemededir. Ammâ eyâlet-i İmâdiyye hâkinde ve kal‘a-i Akra ve kal‘a-i Külledîr'de ve kal‘a-i Kelaki'de ve kal‘a-i Dühek'de ve kal‘a-i Zaho'da ve aşîret-i Sindiyi'de ve aşîret-i Selinvân'da ve aşîret-i Zaho'da ve kal‘a-i Güvaşî'de yetmiş uyûndur, cümle Şatt'a rîzân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 205b ·
metinde göster ·
Bu mezkûrûn nühûrların cümlesin arz-ı Irâk'da ve Medâyin ve Kûfe
ve Basra
ve Kurna ve Deşt-i Kerbelâ ve Bağdâd-ı behişt-âbâd çölistânı ma‘mûr [u] âbâdân …
Bu mezkûrûn nühûrların cümlesin arz-ı Irâk'da ve Medâyin ve Kûfe ve Basra ve Kurna ve Deşt-i Kerbelâ ve Bağdâd-ı behişt-âbâd çölistânı ma‘mûr [u] âbâdân olsun deyü Âl-i Abbâsiyân'dan el-Mütevekkil ve ez-Zafer ve el-Mustansır ve el-Muktedir ve el-Musta‘sım Billah ve Hârûnu'r-Reşîd oğlu Me’mûn halîfe misilli himmet sâhibi pâdişâhlar Bağdâd çölünü mesken-i benî Âdem olmak içün mezkûr enhârları Şatt ve Furât'dan kol kol huşbe gibi ayırup arz-ı Irâk'ı saky edüp imâristân etmişlerdir, ammâ mürûr-ı eyyâm ile ba‘zı mahreçleri rimâl-i gubâr ile nehr-i sağîre râhları bir olup mu‘attal kalmışdır. Hâlâ hafirlerinin sazlığında ve çengelistânlarında arslan ü bebr ü pelenk kânı olmuş tur‘a hafirleridir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 207a ·
metinde göster ·
… up ancak ma‘lûmumuz olan bu tahrîr olunan enhârlardır. İnşâallahu Ta‘âlâ Bağdâd
ve Basra
ve Kurna ve seyâhatlerini tahrîr etdiğimiz mahalde cümle enhârları tulû‘ [u] gu …
Ammâ bu hakîr Basra'dan aşağı gitmek müyesser olmayup ancak ma‘lûmumuz olan bu tahrîr olunan enhârlardır. İnşâallahu Ta‘âlâ Bağdâd ve Basra ve Kurna ve seyâhatlerini tahrîr etdiğimiz mahalde cümle enhârları tulû‘ [u] gurûbuyla ve lezzet [ü] nef‘iyle ale't-tafsîl tahrîr olunur. Ammâ Şattu'l-Arab'ın ibtidâ tulû‘u Diyârbekir'in cebel-i müntehâlarında olmak ile ana binâen Şattu'l-Arab'ın evsâfın Diyârbekir şehrengîzi fasılları içre tahrîr olundu. Andan yine ezîn-cânib,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 207a ·
metinde göster ·
… derek ba‘zı imâr kendlere yanaşarak ve matbahında ta‘âm tabh olarak tâ Bağdâd'a
ve Basra'ya
varınca semâ‘ u safâ ederek selâmet gider bir tûrfe binâ tulum gemileridir. Ana …
Evvelâ Diyârbekir'den nehr-i Şat üzre cisr-i Kelek kim (---) göz kantara-ı musanna‘dır. Hasankeyfâ'ya ve Cezîre ve Musul'a ve Bağdâd'a Şat ile giden tulumdan kelek gemileri bu cisr dibinde binâ olınur tulumdan gemilerdir kim üzerleri tahta döşeli. Atlarınla ve sâ’ir bisâtınla ve niçe bin kantar bâr-ı sakîlinle bu kelek gemilerine süvâr olup cânib-i erba‘asında korkuluklarına girdebâlişlere dayanup tavla ve sadranc oynayarak yemîn ü yesârı temâşâ ederek ba‘zı imâr kendlere yanaşarak ve matbahında ta‘âm tabh olarak tâ Bağdâd'a ve Basra'ya varınca semâ‘ u safâ ederek selâmet gider bir tûrfe binâ tulum gemileridir. Ana mahsus üstâd kelekçi mellahları vardır. Diyârbekir'de bu mezkûr cisr dibinde niçe yüz kelek âmâdedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 217b ·
metinde göster ·
ve Lahsavî ve Ummânî ve Kurnâvî kargı sırık mızraklar ve Mısır'ın Gavrî tarzı s …
Ve kâmil bin yedi yüz aded Bağdâdî ve Basravî ve Lahsavî ve Ummânî ve Kurnâvî kargı sırık mızraklar ve Mısır'ın Gavrî tarzı serâpâ Dımışkî polad-ı Nahşevânî cıdâlar ve Rûm haşeblerinden gûnâ-gûn zenler ve Kastamonu'nun çentme mızrakları ve sağrı sargılı gümüş telli cümle bin yedi yüz mızrak idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a ·
metinde göster ·
… n-Nebevî hilâfet sene 23 târîhinde Hazret-i Ömer'e müyesser olup Irâk-ı Acem'de
ve Basra
ve Kûfe ve Nihâvend'de kavm-i havâriciyân isyân u tuğyân etmeğe başladılar. Âhi …
Çünkim Hazret-i Risâlet-penâh dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye azm-i cinân etdikde hilâfet Hazret-i Ebâbekr'e intikâl edüp cemî‘i ümmet-i ashâb fırka fırka, boy boy olup her biri birer tarafa pârekende vü perîşân oldular. Çünkim ba‘de hicreti'n-Nebevî hilâfet sene 23 târîhinde Hazret-i Ömer'e müyesser olup Irâk-ı Acem'de ve Basra ve Kûfe ve Nihâvend'de kavm-i havâriciyân isyân u tuğyân etmeğe başladılar. Âhir-ı kâr Hazret-i Ömer radıyallâhu anh hazretleri seksen bin asker-i Arab'a ashâb-ı güzînin güzîdesi Sâriye (---)(---) hazretlerin Nihâvend üzre gönderüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı bu‘d-ı merâhil ederek taht-ı Nihâvend cünûd-ı Havâriciyân-ı Acem ile kâmil yedi sâ‘at-i nücûmî ceng-i mütemâdî olur. Âhirü'l-emr Acem tarafına galebe müyesser olup İslâm askeri muztaribü'l-hâl ve'l-bâl kalırlar. Meğer hikmet-i hudâ yevm-i Cum‘a imiş. Hazret-i Ömer Medîne-i Münevvere'de minber üzre Arapça deyü hutbe okurken bâtın gözüyle görse kim Sâriye bozuluyor. Hemân hutbeyi bırağup minberde üç kerde "Yâ Sâriye ile'l-cebel!" deyü na‘ralar urur. Cümle cemâ‘at hayretde kalup yine Hazret-i Ömer hutbeye şürû‘ eder. Ba‘zı cemâ‘at "Ömer hutbede yanılup Sâriye serdârı andı. Ol ise beş aylık yolda kaldı." derler. Kimisi "Ömer ma‘tûh oldu ve hutbede halt etdi." derler. Câmi‘ içre bunun emsâli niçe kîl u kâl ederler. Ammâ sahâbe-i kirâmın âkıbet-endîşleri ve umûr-dîdeleri, "Bunda bir hikmet vardır." deyü Hazret-i Ömer'in "Yâ Sâriye ile'l-cebel!" kelâmın ol ân işâret ederler. Hazret-i Ömer fi'l-hakîka ol sâ‘at hutbe esnâsında de’b-i şerîfleri değilken iki kerre du‘â edüp "Elhamdülillah" deyü mesrûren minberden nüzûl edüp edâ-yı Cum‘a ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 308a ·
metinde göster ·
… ddet-i hâr görmeyeler" deyü binâ etmiş bir dîvârdır. 338a Bu hakîr Bağdâd'dan
ve Basra'dan
çöl ile iki kerre Ka‘be'ye giderken mezkûr dîvârları görmek olmuşdur kim hâlâ n …
Evvelâ cümleden mukaddem Bağdâd feth olduğu sâ‘at Mekke-i Mükerreme Şerîfi Şerîf Zeyd hazretlerinin bir necâbı Tâyifî hecin deve ile çölden Bağdâd fethi müjdesin üç günde Mekke'ye götürür ve Şerîf'den nâme vü hedâyâlar ile miftâh-ı Mekke'yi Şeybeoğlu'ndan alup üç günde Mekke'den yine Bağdâd'a gelir. Ta bu kadar yakın yolu vardır ammâ perr-i tâvûs gibi uçar kuşa mânend hecin göndermek lâzımdır. Ve ol yakın yoldan Hârûnu'r-Reşîd'in hâtûnu Zübeyde Hanım Bağdâd'dan tâ Mekke'ye varınca içi boş bir kemer dîvâr inşâ etdirmişdir kim "A‘mâlar ol esâsa yapışarak gideler ve sâm yeli ve şiddet-i hâr görmeyeler" deyü binâ etmiş bir dîvârdır. 338a Bu hakîr Bağdâd'dan ve Basra'dan çöl ile iki kerre Ka‘be'ye giderken mezkûr dîvârları görmek olmuşdur kim hâlâ niçe yerde eser-i binâları nümâyân binâ-yı azîmelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 337b–338a ·
metinde göster ·
… m ile hicret edüp kâh Bağdâd'da ve kâhîce şehr-i Haleb'de ve kâh Vâsıt şehrinde
ve Basra'da
sâkin olurdu. Ammâ cümle kavm-i Irâk ve cemî‘i kavm-i Acem ve cümle ehl-i Medây …
Andan İmâm Hüseyin dahi Yezîd b. Mu‘âviye tasallutundan terk-i vatan-ı asliyye edüp Kûfe şehrine cümle ehl [u] ıyâliyle ve yetmiş bin sahâbe-i kirâm ile hicret edüp kâh Bağdâd'da ve kâhîce şehr-i Haleb'de ve kâh Vâsıt şehrinde ve Basra'da sâkin olurdu. Ammâ cümle kavm-i Irâk ve cemî‘i kavm-i Acem ve cümle ehl-i Medâyin ü Arab-ı Urbân, Hazret-i Resûl ve Hazret-i Alî hatırıyçün İmâm Hüseyin'den bî‘at edüp Yezîd'den bî‘at etmediklerinden Yezîd müte’ellim olup ammâ Hüseyin'i tecdîd-i bî‘at idesin deyü Şâm'a da‘vet eyledi. İmâm Hüseyin dahi "Ben târik-i dünyâyım, bana hilâfet ü bî‘at lâzım değildir. Bir köşe-i vahdetde şehr-i Kûfe içre halkdan fâriğ bir merdim." deyü Yezîd'e nâme gönderdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 349b ·
metinde göster ·
… -kıymet eşyâlar bu çârsû-yı hüsünde bî-kıymet bulunur. Zîrâ bu kasaba Bağdâd'ın
ve Basra'nın
Mekke-i Mükerreme'ye gider şâhrâhı üzre vâki‘ olmuş kasaba-i ma‘mûrdur. Ve rûhâ …
Andan mâ‘adâ zevâvîlerdir ve müte‘addid hânları ve imâret [ü] medrese ve mekteb-i sıbyânı ve hammâmı ve kifâyet mikdârı dükkânları vardır. Cümle zî-kıymet eşyâlar bu çârsû-yı hüsünde bî-kıymet bulunur. Zîrâ bu kasaba Bağdâd'ın ve Basra'nın Mekke-i Mükerreme'ye gider şâhrâhı üzre vâki‘ olmuş kasaba-i ma‘mûrdur. Ve rûhâniyyet-i İmâm Alî ile ahâlî-i beledi mesrûrdur ve imâret ü dârü'z-ziyâfesinde cemî‘i bây u gedâ-yı âyende vü revendegâna ni‘meti mebzûldur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)354a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 353b–354a ·
metinde göster ·
… 's-sabâh beş yüz askerle nehr-i Furât'ı gemilerle ubûr edüp karşu Mekke hâkinde
ve Basra
hudûdunda,
Menzil-i kal‘a-i def‘a Mansûriyye: Yine bu kal‘ada bir gice mihmân olup cümle gemiler âmâde oldukda ale's-sabâh beş yüz askerle nehr-i Furât'ı gemilerle ubûr edüp karşu Mekke hâkinde ve Basra hudûdunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 359b ·
metinde göster ·
… 'dadır. Ve livâ-i Zekiyye makâm-ı Hazret-i Üzeyr Nebî andadır ve Şatt kenârıdır
ve Basra'dan
aşağı livâ-i kal‘a-i Mühennâvî, Basra'ya gâyet karîbdir. Ve andan aşağı livâ-i …
Evvelâ livâ-i Kurna ve livâ-i İskenderiyye'dir kim İskender-i Kübrâ binâ etmişdir ve livâ-i Ammâre, Şatt kenârında berr-i Acem'dedir. Ve livâ-i Abâdân, berr-i Basra'dadır. Ve livâ-i Zekiyye makâm-ı Hazret-i Üzeyr Nebî andadır ve Şatt kenârıdır ve Basra'dan aşağı livâ-i kal‘a-i Mühennâvî, Basra'ya gâyet karîbdir. Ve andan aşağı livâ-i Kabân, bender-i azîmdir ve Basra'nın Şatt aşrı mukâbelesinde livâ-i Böğürdelen, bir kal‘a-i metîndir. Acem hudûdunda olmak ile neferâtları ve cebehânesi mükemmeldir. Bu mahalde nehr-i Şatt'a mahlût olan nehr-i Kârûniyye, tâ diyâr-ı Acem'de şehr-i Hureyza dağlarından gelir âb-ı hayâtdır. Ve mukâta‘a-i livâ-i kasaba-i Cenûb ve mukâta‘a-i livâ-yı kasaba-i Şimâl 360b ve livâ-i kasaba-i Akkara ve mukâta‘a-i kasaba-i Mansûriyye, bu dahi Şatt kenârında ve mukâta‘a-i kasaba-i Ca‘feriyye, nehr-i Şatt kenârında vâki‘ olmuş ma‘mûr rabtadır. Ve livâ-i kal‘a-i Arce ve mukâta‘a-i gümrük senevî beş yüz kise hâsıl olur ve Basra'dan altı fersah aşağıda kasaba-i mukâta‘a-i Übülle ve mukâta‘a-i Cerce ve livâ-yı azîm cezîre-i Basra, eyâlet-misâl bir sancakdır. Cümle otuz altı pâre ma‘mûr kal‘alardır. Baş kal‘ası Tuzla'dır. Andan gayrileri mahalliyle tahrîr olunur. Ve kasaba-i Vehmâ ve dahi kasaba-i İmâm Muhammed Hanefî ve kasaba-i Mînâ ve kasaba-i Übülle ve livâ-i Katîf.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360a–360b ·
metinde göster ·
Evvelâ livâ-i Kurna ve livâ-i İskenderiyye'dir kim İskender-i Kübrâ binâ etmişdir ve livâ-i Ammâre, Şatt kenârında berr-i Acem'dedir. Ve livâ-i Abâdân, berr-i Basra'dadır. Ve livâ-i Zekiyye makâm-ı Hazret-i Üzeyr Nebî andadır ve Şatt kenârıdır ve Basra'dan aşağı livâ-i kal‘a-i Mühennâvî, Basra'ya gâyet karîbdir. Ve andan aşağı livâ-i Kabân, bender-i azîmdir ve Basra'nın Şatt aşrı mukâbelesinde livâ-i Böğürdelen, bir kal‘a-i metîndir. Acem hudûdunda olmak ile neferâtları ve cebehânesi mükemmeldir. Bu mahalde nehr-i Şatt'a mahlût olan nehr-i Kârûniyye, tâ diyâr-ı Acem'de şehr-i Hureyza dağlarından gelir âb-ı hayâtdır. Ve mukâta‘a-i livâ-i kasaba-i Cenûb ve mukâta‘a-i livâ-yı kasaba-i Şimâl 360b ve livâ-i kasaba-i Akkara ve mukâta‘a-i kasaba-i Mansûriyye, bu dahi Şatt kenârında ve mukâta‘a-i kasaba-i Ca‘feriyye, nehr-i Şatt kenârında vâki‘ olmuş ma‘mûr rabtadır. Ve livâ-i kal‘a-i Arce ve mukâta‘a-i gümrük senevî beş yüz kise hâsıl olur ve Basra'dan altı fersah aşağıda kasaba-i mukâta‘a-i Übülle ve mukâta‘a-i Cerce ve livâ-yı azîm cezîre-i Basra, eyâlet-misâl bir sancakdır. Cümle otuz altı pâre ma‘mûr kal‘alardır. Baş kal‘ası Tuzla'dır. Andan gayrileri mahalliyle tahrîr olunur. Ve kasaba-i Vehmâ ve dahi kasaba-i İmâm Muhammed Hanefî ve kasaba-i Mînâ ve kasaba-i Übülle ve livâ-i Katîf.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360a–360b ·
metinde göster ·
… dır. Ve livâ-i kal‘a-i Arce ve mukâta‘a-i gümrük senevî beş yüz kise hâsıl olur
ve Basra'dan
altı fersah aşağıda kasaba-i mukâta‘a-i Übülle ve mukâta‘a-i Cerce ve livâ-yı a …
Evvelâ livâ-i Kurna ve livâ-i İskenderiyye'dir kim İskender-i Kübrâ binâ etmişdir ve livâ-i Ammâre, Şatt kenârında berr-i Acem'dedir. Ve livâ-i Abâdân, berr-i Basra'dadır. Ve livâ-i Zekiyye makâm-ı Hazret-i Üzeyr Nebî andadır ve Şatt kenârıdır ve Basra'dan aşağı livâ-i kal‘a-i Mühennâvî, Basra'ya gâyet karîbdir. Ve andan aşağı livâ-i Kabân, bender-i azîmdir ve Basra'nın Şatt aşrı mukâbelesinde livâ-i Böğürdelen, bir kal‘a-i metîndir. Acem hudûdunda olmak ile neferâtları ve cebehânesi mükemmeldir. Bu mahalde nehr-i Şatt'a mahlût olan nehr-i Kârûniyye, tâ diyâr-ı Acem'de şehr-i Hureyza dağlarından gelir âb-ı hayâtdır. Ve mukâta‘a-i livâ-i kasaba-i Cenûb ve mukâta‘a-i livâ-yı kasaba-i Şimâl 360b ve livâ-i kasaba-i Akkara ve mukâta‘a-i kasaba-i Mansûriyye, bu dahi Şatt kenârında ve mukâta‘a-i kasaba-i Ca‘feriyye, nehr-i Şatt kenârında vâki‘ olmuş ma‘mûr rabtadır. Ve livâ-i kal‘a-i Arce ve mukâta‘a-i gümrük senevî beş yüz kise hâsıl olur ve Basra'dan altı fersah aşağıda kasaba-i mukâta‘a-i Übülle ve mukâta‘a-i Cerce ve livâ-yı azîm cezîre-i Basra, eyâlet-misâl bir sancakdır. Cümle otuz altı pâre ma‘mûr kal‘alardır. Baş kal‘ası Tuzla'dır. Andan gayrileri mahalliyle tahrîr olunur. Ve kasaba-i Vehmâ ve dahi kasaba-i İmâm Muhammed Hanefî ve kasaba-i Mînâ ve kasaba-i Übülle ve livâ-i Katîf.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360a–360b ·
metinde göster ·
üç tarafında handakı vardır. Ammâ Şatt tarafında handakı ve cisri yokdur. Zîrâ …
Ve Basra'nın üç tarafında handakı vardır. Ammâ Şatt tarafında handakı ve cisri yokdur. Zîrâ bu mahalde Şattu'l-Arab deryâdır kim arzı üç mildir, merd ü zen fark olunmaz ol kadar arîz Şatt'dır. Ve Basra kal‘asının bu Şatt tarafı gâyet metânet üzre mebnîdir. Ve cümle Basra kapusu (---) aded bâb-ı haşeblerdir. Bu bâblara nâzır metîn ü kavî ebrâclar vardır. Evvelâ Bağdâd tarafına Müşrâk kapusu paşalara cirid meydânı ve ıydeyn-i şerîfeynde sıbyânlar ve fetâlar içün Salıncak ve Dollâb meydânı bu kapu tarafındadır. Ve Varoş Cisri kapusu, cânib-i (---) ve Kurna kapusu, taraf-ı (---) mekşûfdur ve Rabât kapusu, Bağdâd tarafına meftûhdur. Ve Mühennâvî kapusu, cânib-i Şatt aşrı Gürdelen'e meftûhdur. Ve Bahr kapuları cânib-i şarka küşâdedir. Ve Hasan-ı Basrî kapusu, taraf-ı kıbleye nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360b ·
metinde göster ·
… ab deryâdır kim arzı üç mildir, merd ü zen fark olunmaz ol kadar arîz Şatt'dır.
Ve Basra
kal‘asının bu Şatt tarafı gâyet metânet üzre mebnîdir. Ve cümle Basra kapusu (- …
Ve Basra'nın üç tarafında handakı vardır. Ammâ Şatt tarafında handakı ve cisri yokdur. Zîrâ bu mahalde Şattu'l-Arab deryâdır kim arzı üç mildir, merd ü zen fark olunmaz ol kadar arîz Şatt'dır. Ve Basra kal‘asının bu Şatt tarafı gâyet metânet üzre mebnîdir. Ve cümle Basra kapusu (---) aded bâb-ı haşeblerdir. Bu bâblara nâzır metîn ü kavî ebrâclar vardır. Evvelâ Bağdâd tarafına Müşrâk kapusu paşalara cirid meydânı ve ıydeyn-i şerîfeynde sıbyânlar ve fetâlar içün Salıncak ve Dollâb meydânı bu kapu tarafındadır. Ve Varoş Cisri kapusu, cânib-i (---) ve Kurna kapusu, taraf-ı (---) mekşûfdur ve Rabât kapusu, Bağdâd tarafına meftûhdur. Ve Mühennâvî kapusu, cânib-i Şatt aşrı Gürdelen'e meftûhdur. Ve Bahr kapuları cânib-i şarka küşâdedir. Ve Hasan-ı Basrî kapusu, taraf-ı kıbleye nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360b ·
metinde göster ·
içinde cereyân eden Aşşâr tur‘asında gezen kayıklara ma‘şûk derler. Bir turfe-g …
Bu enhârlarda ve Basra içinde cereyân eden Aşşâr tur‘asında gezen kayıklara ma‘şûk derler. Bir turfe-gûne binâ olunmuş kayıklardır. Medrile derler bir gûne ağaçlarla bu gemileri sürerler ve Yemen'den gelen hasır ile örülmüş celbe gemilerine bu Basra diyârında merkeb derler. Ve Hind gemilerine gurâb derler beşer bin âdem alır kalyonlardır. Bu gemilerin cümlesi Makâm-ı Alî önünde nehr-i Şatt'ın medd ü ceziminde üç ay oturup eyyâm-ı müsâ‘idde Hindistân'a giderler. 362b Ammâ kal‘a-i Kurna cezîresinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 362a–362b ·
metinde göster ·
… an dâhil olup sâlimîn ü gânimîn (---) ayda dokuz aded ülke-i Arab u Acem ü Kûfe
ve Basra
vü Lahsa ve Ummân ve Cezâyir ü Hürmüz ü Huveyze ve Durak diyârların ve niçe şeh …
Evsâf-ı Bağdâd-ı İremezâtü'l-imâd: Akkapu'dan dâhil olup sâlimîn ü gânimîn (---) ayda dokuz aded ülke-i Arab u Acem ü Kûfe ve Basra vü Lahsa ve Ummân ve Cezâyir ü Hürmüz ü Huveyze ve Durak diyârların ve niçe şehir ve kılâ‘ ziyâretlerin edüp sene (---) mâh-ı (---) gurresinde vâlî-i Bağdâd Murtezâ Paşa efendimiz huzûruna vâsıl olup Basra Vâlîsi Hüseyin Paşa'dan ve temâşâ etdiğimiz ülke hânlarından nâmeleri ve hedâyâlarımızı verüp yine şeref-ı sohbetiyle müşerref olup Bağdâd'ın tetimme-i seyr [ü] temâşâsına mukayyed olup gicemiz Kadr ve rûzumuz rûz-ı Nevrûz-ı Hârezmşâhî vü yevm-i ıyd-ı adhâ idi. Ammâ bu Basra seyâhatin edüp Kurna kal‘asından tâ Bağdâd'a gelince cümle yüz yigirmi sâ‘at yerdir, onar sâ‘atden on iki menzildir. Ammâ münâsib yâr-ı muvâfık olmağile yigirmi konakda ve otuz günde şehr-i Bağdâd'a dâhil olduk, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 369a ·
metinde göster ·
… ülmelik Şâm-ı cennet-meşâm şâhı iken merkûm Abdullah ibn Ömer'in diyâr-ı Acem'e
ve Basra
ve Lahsa ve Ummân'a ve Irâk'a mâlik olup Havâra kal‘asın Şehrezûl hâkinde binâ …
Evsâf-ı kal‘a-i Havâr: Sene 99 târîhinde bu kal‘ayı Abdullah b. Hazret-i Ömer ibnü'l-Hattâb binâ etmişdir kim Hazret-i Ömer'den sonra bu Melik Abdullah b. Ömer azîmü'ş-şân pâdişâh-ı zîşân olup diyâr-ı Basra vü Bağdâd u Medâyin ve Şehrezûl u Musul'a mâlik olup velvele-ârâ bir şâh-ı dilârâ olduğundan Mervân-ı Hımâr oğlu Abdülmelik Şâm-ı cennet-meşâm şâhı iken merkûm Abdullah ibn Ömer'in diyâr-ı Acem'e ve Basra ve Lahsa ve Ummân'a ve Irâk'a mâlik olup Havâra kal‘asın Şehrezûl hâkinde binâ etdiğin Abdülmelik ibn Mervân-ı Hımâr istimâ‘ edüp Şâm'dan asker-i azîm ile Abdullah ibn Hazret-i Ömer üzre gelüp Havâra kal‘ası altında ceng-i azîm olduğundan Havâra kal‘ası {halkı} gördü, bir kerre "havâr havâr" deyüp dal satûr-ı Muhammedî olup Abdülmelik ibn Mervân'ın ceyş-i menhûsuna bir satûr-ı Muhammedî urup kal‘a-i Havâra'yi Âl-i Mervâniyân'dan halâs etdikleriyçün Havâra kal‘ası derler. Mukaddemâ ismi lisân-ı Ekrâdca Keyhû Kirmân derler. Ol ceng-i azîmden sonra kal‘a-i Havâr nâmıyla meşhûr-ı âfâk bir kal‘a-i (---) dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 370a ·
metinde göster ·
… ib ve Cezâyir ve Tunus ve Trâblûs ve Mısır ve Habeş ve Mekke ve Medîne ve Lahsa
ve Basra
ve Bağdâd ve Van ve Diyârbekir ve Erzurûm ve Ahıska ve Gürcistân ve Dağıstân ve …
"Evvelâ sernâmede Arapça deyüp ba‘dehu evvel benâm-ı Hudâ celle celâluhû ve azume şânuhû ve lâ ilâhe gayrah, sâniyen Hazret-i Muhammed aleyhi's-salâtü ve's-selâm, sâlisen çâr-yâr-ı güzîn rıdvânullâhi aleyhim ecma‘în, râbi‘an ben ki hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn sultânu'l-berreyn ve hâkânu'l-bahreyn sâhibü'l-Irâkayn mevlâ(nâ) mülûki'l-Arab ve'l-Acem ve mâlikü rıkâbi'l-ümem olan es-sultân ibnü's-sultân es-Sultân Mehemmed Hân ibn İbrâhîm Hân'ım ki sâhibü'l-Mağrib ve Cezâyir ve Tunus ve Trâblûs ve Mısır ve Habeş ve Mekke ve Medîne ve Lahsa ve Basra ve Bağdâd ve Van ve Diyârbekir ve Erzurûm ve Ahıska ve Gürcistân ve Dağıstân ve Deşt-i Kıpçağ vilâyet-i Kırım ve eyâlet-i Tarabefzûn ve Erzurûm Sivas ve Konya ve Adana ve Mar‘ayş ve Karaman ve Haleb ve Şâm ve Şâm-ı Trâblûs ve Kuds-i Şerîf ve sâhibü'l-berr ve'l-bahr olup deryâda yedi yüz pâre kılâ‘ sâhibi olup husûsan Bursa ve Anatolu ve belde-i Tayyibe, ya‘nî Kostantiniyye ve Edirne ve Rûmeli ve Özi ve Mora ve Budin ve Eğre ve Varat ve Tımışvar ve gayri kılâ‘ üç bin yedi yüz metîne sâhibi sülâle-i Âl-i Osmân'dan Sultân Mehemmed Hân'ım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 65a ·
metinde göster ·
… âyir ve Tunus ve Tarabulus ve Mısır ve Zenc ve Habeş ve İsvân ve Yemen ve Lahsa
ve Basra
ve Bağdâd ve Musul ve Âmid ve Tebrîz ve Erzurûm ve Canca ve Bayburd ve Amâsiyye …
Meselâ Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Mısır ve Zenc ve Habeş ve İsvân ve Yemen ve Lahsa ve Basra ve Bağdâd ve Musul ve Âmid ve Tebrîz ve Erzurûm ve Canca ve Bayburd ve Amâsiyye ve Sivas ve Mar‘aş ve Ayntâb ve Haleb ve Şâm ve Gazze ve Kudüs ve Şâm-ı Tarabulus ve Antâkiyye ve Adana ve Konya ve Aksarây ve Kastamonu {ve Tire ve Mağnisa ve İzmir ve Silifke ve şehr-i Gümüş ve Sinop} ve Bursa ve Kütâhiyye ve Adaliyye ve Kıbrıs ve Tarabefzûn ve Kefe ve Kostantiniyye ve Edirne ve Sofya ve Belgrad ve Budin ve Bosna ve Sirebreniçse ve Novaborda ve Kıratova ve Üsküb ve Elbasan ve Ohri ve Yanya ve Mora ve İnebahtı ve Atina ve Selânik ve Siroz ve Kavala, taht-ı İskender-i Kübrâ'dır ve Pireveze (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 212a ·
metinde göster ·
… a ve sadrıa‘zam vâlidesine âmâde olup cümle ağavâtlar Mekke ve Medîne ve Bağdâd
ve Basra
ve Lahsa ve Mısır ve Şâm ve Haleb ve Şâm-ı Tarabulus ve Kudüs [ve] Şehrezol ve …
Ve sâ’ir sadrıa‘zam ağaları kol kol birer eyâlet-i Âl-i Osmân'a revâne olmağa âmâde oldular. Kapucular Kethudâsı Siyâvuş Ağa İslâmbol'da vâlide sultâna ve sadrıa‘zam vâlidesine âmâde olup cümle ağavâtlar Mekke ve Medîne ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Mısır ve Şâm ve Haleb ve Şâm-ı Tarabulus ve Kudüs [ve] Şehrezol ve Musul ve Mardin ve Diyârbekir ve Van ve Ahıska ve Kars ve Erzurûm ve Mar‘ayş ve Sivas ve Karaman ve Anatolu ve Kıbrıs ve Tarabuzon ve Kefa ve Tatar Hân ve Eflak ve Boğdan ve Rûmeli ve Tımışvar ve Eğre ve Budin [ve] Kanije ve Bosna ve Mora ve sâ’ir memâlik-i mahrûselerin fetihnâmelerin cümle sadrıa‘zam ağalarına ihsân edüp cümle müjdeciler kal‘a fethinden kırk yedi gün sonra cümlesi bir yerden kadırgalara süvâr olup revâne oldular. Allâh mübârek eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 306b ·
metinde göster ·
… ve Hindistân ve Irâk-ı Arab'da ve Irâk-ı Acem'de ve Irâk-ı Dâdyân'da ve Bağdâd
ve Basra
ve Lahsa ve Yemen ve Aden ve Habeş'de ve Tübbet(?) ve Funcistân ve bilâd-ı Sûdâ …
El-hâsıl bu Santoron adası nâr-ı Hudâ ile ihrâk olup kudret topları atılup sâ‘ikaları tâ vilâyet-i Donkarkız ve vilâyet-i Danimarka ve işfet ve Korol'da ve Yenidünyâ'da ve Lonçat'da ve İngiltere'de ve Ungurus'da ve İslovin ve Macar ve Erdel'de ve Eflak ve Boğdan ve Kırım'da ve Dağıstân ve Türkistân ve Abaza ve Çerkezistân'da ve Lazistân ve Gürcistân ve Kürdistân ve Acemistân ve Hindistân ve Irâk-ı Arab'da ve Irâk-ı Acem'de ve Irâk-ı Dâdyân'da ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Yemen ve Aden ve Habeş'de ve Tübbet(?) ve Funcistân ve bilâd-ı Sûdân ve Kırmanika ve Bağaniski ve Daco ve Rümeyletü'l-hımâl'de ve Bornu Arabları ve Berberistân ve Afno ve Fes ve Merânkûş ve Telemsân ve Tanca ve Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Mısır ve Kudüs ve Şâm ve Anatolu ve Rûm'da ve Kızılelma'da ve Dib Frengistân'larda ve'l-hâsıl cemî‘i ekâlîmlerin büldân-ı azîmlerinde ve cemî‘i sâhil-i Bahr-i Sefîd ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Harez ve Bahr-i Kulzüm ve Bahr-i Hürmüz ve Bahr-i Okyunûs ve Bahr-i Mağaylan ve Bahr-i Zulumât kenârlarında olan şehirlerde Santoron adasının kudret topları atıldığı istimâ‘ olunup Rûm vilâyetinde kıyâmet kopuyor derlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330a ·
metinde göster ·
ve Lahsa'ya giderken bu râhlar mufassal tahrîr olmuşdur. Andan iki sâ‘atde,
Menzil-i karye-i Kartal: Yanko ibn Madyan asrında şehr-i azîm imiş Âl-i Emeviyyûn'dan Abdülmelik İslâmbol'u muhâsara etdükde bu şehri harâb etmişlerdir. Ba‘dehu Yıldırım Hânî'de Kartal Koca ve Ivaz Hoca ve Pendik Koca feth etdikleriyçün bu belîde Kartal Koca'ya ihsân olunup anıniçün Kartal derler. Mukaddemâ Bağdâd ve Basra ve Lahsa'ya giderken bu râhlar mufassal tahrîr olmuşdur. Andan iki sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y4a ·
metinde göster ·
… akîkatü'l-hâl bu şehirde bişen helvâ-yı gûnâ-gûn Konya'da ve Şâm'da ve Mısır'da
ve Basra'da
bişmez, zîrâ bu diyârın aseli Mısır'ın katr-ı nebâtından kalmaz. Ve yağı ve bâd …
Hakîkatü'l-hâl bu şehirde bişen helvâ-yı gûnâ-gûn Konya'da ve Şâm'da ve Mısır'da ve Basra'da bişmez, zîrâ bu diyârın aseli Mısır'ın katr-ı nebâtından kalmaz. Ve yağı ve bâdemi ve fısdıkı ve nişastası ve her eşyâsı vefret üzre olduğundan her bâr ter ü tâze mümessek helvâlar tabh ederler kim Âl-i Osmân helvâhânesinde bişmek ihtimâli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y76b ·
metinde göster ·
… t-nümâ dıraht-ı hurmâ var kim bu cezîre içre eflâke kad çekmişdir. Hakîr Bağdâd
ve Basra
ve Lahsa ve Aden'de eyle cüssedâr ve müntehâ nahl-i hurmâ görmedim. A‘yân-ı vil …
Ve bu kal‘a içre Selîm Hân câmi‘i ve dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve neferât hâneleri ve iki buğday anbârından gayri bir imâret yokdur. Ve bir serâmed ibret-nümâ dıraht-ı hurmâ var kim bu cezîre içre eflâke kad çekmişdir. Hakîr Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Aden'de eyle cüssedâr ve müntehâ nahl-i hurmâ görmedim. A‘yân-ı vilâyetin ihtiyârları bu hurmâ içün Q 84b bin yaşındadır, dediler. Alâmeti oldur ki hûşesi az olduğu mahalle karîb kıble cânibine rukû‘a vardıkda ol dıraht bin sene mu‘ammer olmuşdur, deyü nakl etdiler. ArapçaP 84b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y193b ·
metinde göster ·
… t zamânında olmamışdır. İbtidâ Haleb ve şâm ve Kudüs-i şerîf ve Mısır ve Bağdâd
ve Basra
ve Lahsa ve Yemen ve Aden ve Acem'de Nihâvend cümle revâfızları Acem'de dendân- …
Sebeb-i mevtlerin beyân eder: Muğîre bin şu‘be'nin Ebâ Lu'lû-yı Fîrûz nâm bir gulâmı şehîd etdi. Rahmetullâhi aleyh. Ammâ bunların zamân-ı hilâfetlerinde olan feth-i fütûh, Hazret zamânında olmamışdır. İbtidâ Haleb ve şâm ve Kudüs-i şerîf ve Mısır ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Yemen ve Aden ve Acem'de Nihâvend cümle revâfızları Acem'de dendân-ı tîgdan geçirdiler. Anıniçün tâ’ife-i revâfız Hazret-i Ömer'i sevmezler, ammâ se yâr-ı Resûl'e dinmezler, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y290a ·
metinde göster ·
müntehîdir. Kabâyil-i Benî Mevâl ve Benî Hasan ve Benî Cân netîce yetmiş gûne k …
Bu çölün cânib-i şarkîsi tâ Bağdâd ve Basra'ya müntehîdir. Kabâyil-i Benî Mevâl ve Benî Hasan ve Benî Cân netîce yetmiş gûne kabâyil-i Urbân bu sahrâ-yı Meymûn'un nihâyetinde ve dâhilinde tavattun etmişlerdir. Bu çöl içre cümle huccâcın develeri bi-emrillâh ejder-i heft-ser olup kükreyerek ceyrân gibi sekerek acele ile giderek 19 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307a ·
metinde göster ·
ve Lahsa'dan gelen (---) nâm mahalde ihrâma girirler. Ammâ bu Yemen huccâcı şeh …
Ve bu Ka‘be-i şerîfin cânib-i erba‘asında ihrâma girecek yerleri var. Evvelâ Medîneli Bi’r-i Alî'de ihrâma girir. Mısır huccâcı Râbi‘a Eşmesi'nde girir. Habeş'den ve Mısır'dan gemilerle gelen, Cidde ile Mekke mâbeyninde Hıdde nâm mahalde ihrâma girir. Bağdâd ve Basra ve Lahsa'dan gelen (---) nâm mahalde ihrâma girirler. Ammâ bu Yemen huccâcı şehr-i Şîrîn'de Yelemlem nâm mahalde ihrâma girdiklerinde bâlâda zikri sebkat eden Urbân kırmızı âdemler ihrâma girme mukâbelesinde te’eddüben avret yerlerin ihrâma komak var, yohsa avretlerin ihrâma komazdan evvel reh-i râstdan deli çıplakdan gezerler ki Hadîs: Arapça hadîs-i şerîf Arapça ine amel etmeyüp uryân gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y320a ·
metinde göster ·
… ] temâşâ bir diyârda olmaz [[(---) (---) (---)]] Q 134b Mısır ve Şâm'ın Lahsa
ve Basra'nın
Irâkeyn [u] Rûm'un Hind ü Sind'in Çîn ü Mâçîn'in Hıtâ vü Hoten'in Belh [u] Buhâ …
Ve bu şehirde olan ibret-nümâ ve seyr [ü] temâşâ bir diyârda olmaz [[(---) (---) (---)]] Q 134b Mısır ve Şâm'ın Lahsa ve Basra'nın Irâkeyn [u] Rûm'un Hind ü Sind'in Çîn ü Mâçîn'in Hıtâ vü Hoten'in Belh [u] Buhârâ'nın Dağıstân u Horasân'ın Mağrib-zemîn ve Sûdân'ın Habeş Funcistân'ın ve'l-hâsıl bi'l-cümle bilâd-ı İslâmın huccâc tüccâr [ü] züvvârları herkes metâ‘ın bu Mîne bâzârına çıkarup tezyîn-i sûk etdiklerinde cemî‘i dekâkîn ve hayemâtlar dîbâ ve şîb ü zerbâf ve atlas ve kemhâ ve hârâ vü dârâyî ve sereng katîfe vâlâ ve niçe kerre yüz bin yük tefârûk ve akmişe-i fâhire kâlâyın bâzâr-ı hüsne zeyn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y327a ·
metinde göster ·
… i şarkda on merhale yer Nehrü'l-Kâ‘a varınca ya‘nî Dicle ırmağına varınca Lahsa
ve Basra
ile hem-hudûddur.
Cânib-i şimâlîsinde on altı menzil cebel-i Nâka'ya varır. Andan öte şimâle hâk-i Şâm'dır. Cânib-i garbîsi on sekiz konak Müveylah'a varır. Andan öte Mısır hâki ile müşâ‘dır. Cenûb tarafında on iki sâ‘at leb-i deryâda Cidde'dir. Ve cenûb ile şark mâbeyninde şehr-i Şîrîn dörd günlük yoldur, Yemen ile müşâ‘dır. Yemen huccâcı anda Yelemlem nâm mahalde ihrâma girirler. Cânib-i şarkda on merhale yer Nehrü'l-Kâ‘a varınca ya‘nî Dicle ırmağına varınca Lahsa ve Basra ile hem-hudûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y332b ·
metinde göster ·
… âhî (---)(---) zebât-ı pâdişâhî ve kalye misk-i hayvânî ve iki deve bârı Lahsa
ve Basra
kargısı serâmed gönderler gönderdi. Paşa hazretleri bunların birine iltifât etm …
Ve bir heccân hurcu ûd-i Mâverdî ve ıtr-ı şâhî (---)(---) zebât-ı pâdişâhî ve kalye misk-i hayvânî ve iki deve bârı Lahsa ve Basra kargısı serâmed gönderler gönderdi. Paşa hazretleri bunların birine iltifât etmeyüp bunları getüren yerine yerine etmeyüp şerîf Berekât'ın kethudâsına buyurdular kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y365a ·
metinde göster ·
… en bu Nûreddîn-i şehîd ibn Aksunkur el-Bersakî'dir. şâm [ve] Irâk ve Âzerbaycân
ve Basra
ve Lahsa ve Sis ve Tarsûs ve Adana'ya mâlik oldular. Ammâ bu âl-i Atabeğiyân al …
Bunlar altı neferdir. İbtidâları Hazret-i Nûreddîn-i şehîd'dir kim küffâr Hazret-i Resûl-i kibriyâ aleyhi efdalü's-salavâti kabrinden çıkarırken Nûreddîn-i şehîd şâm pâdişâhı idi. Hazret vâkı‘asına girüp "Yetiş yâ Nûreddîn" deyüp kabr-i Resûlullâh'a yetişüp küffârları katl edüp ravza-i Resûl'ü dâ’iren-mâdâr demir ve tuç ve rusâs ile mülemma‘ sandûka içine koyup ibtidâ Medîne-i münevvereye kal‘a inşâ eden bu Nûreddîn-i şehîd ibn Aksunkur el-Bersakî'dir. şâm [ve] Irâk ve Âzerbaycân ve Basra ve Lahsa ve Sis ve Tarsûs ve Adana'ya mâlik oldular. Ammâ bu âl-i Atabeğiyân altı fırka oldular. Her tabakası altışar neferdir. İbtidâ bir sınıfı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y20a ·
metinde göster ·
… mur'un birkaç evlâdların ol katl eyleyüp Diyârbekir ve Musul ve Hille ve Bağdâd
ve Basra
ve Lahsa ve Âzerbaycân'a müstakil pâdişâh oldu. Ammâ bu mezkûr Timur evlâdları …
dır. Memâlik-i Îrân u Tûrân [ve] Hemedân [u] Nahşıvân [ve] Isfahân-ı nısf-ı cihân [ve] Van ve Gîlân [ve] Âzerbaycân mezkûr diyârlara mutasarrıflar idi, ammâ evlâd-ı evlâdı âl-i Timur kırk bir pâdişâh oldu. Ve her biri birer vilâyete pâdişâh olup altı saf oldu. Mâbeynlerine tefrîka düşüp birbirlerin kırdılar. Akkoyunlu Uzun Hasan dahi Timur'un rikâbında piyâde yürüdüğünün intikâmın almak için Timur'un birkaç evlâdların ol katl eyleyüp Diyârbekir ve Musul ve Hille ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Âzerbaycân'a müstakil pâdişâh oldu. Ammâ bu mezkûr Timur evlâdları çok mu‘ammer olmayup büyük oğlu (---) kalup Hindistân'a pâdişâh oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y23b ·
metinde göster ·
ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Medîne ve ilâ bilâd-ı Ümmü Dünyâ Mısır-ı nâdire-i …
dır. Memâlik-i Bağdâd-ı behişt-âbâd ve Basra ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Medîne ve ilâ bilâd-ı Ümmü Dünyâ Mısır-ı nâdire-i asıra ve şâm ve Haleb'e ve Mar‘âş ve Diyârbekir ve Erzurûm ve Gürcistân'a varınca âl-i Abbâsiyân hükm ederdi. Ammâ zamân-ı kadîmde eski Bağdâd'a mutasarrıf olanlara "Kisrâ" derlerdi, cem‘ olunsa "Ekâsire" derlerdi,. Ammâ Hazret-i Risâlet'den sonra Bağdâd (---) devlet-i Abbâsiyân'a müyesser oldu. Cümle otuz neferdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y24b ·
metinde göster ·
Dâdâniyân'dandır. Cem‘ olunsa ekâsire derlerdi. Bağdâd ve Kûfe
ve Basra
ve Lahsa ve Acem ve Horâsân ve Îrân [u] Tûrân bunların zîr-i hükmünde idi. ⟦Y 3 …
Dâdâniyân'dandır. Cem‘ olunsa ekâsire derlerdi. Bağdâd ve Kûfe ve Basra ve Lahsa ve Acem ve Horâsân ve Îrân [u] Tûrân bunların zîr-i hükmünde idi. Y 34a Hattâ Hazret-i Resûl bunlarda Nûşirvân-ı Âdil zamânında vücûda gelüp du‘â etdi. Devletlerine Cingiziyân istîlâ edüp Gürcistân'da tavattun etdiler. Hâlâ Gürcistân'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y33b–Y34a ·
metinde göster ·
… nlerine ve Bağdâd'da âl-i Abbâsiyân'a ve Hind râyına ve Acem şâhı Şâh İsmâ‘îl'e
ve Basra
ve Lahsa ve Ummân hâkimlerine ve'l-hâsıl cümle milel divel sultânları ve kralla …
Bu mahalde donanma-yı hümâyûna haber gidüp yedi yüz pâre gemi ile anlar dahi İskenderiyye kal‘asına gelüp bî-pâk ü bî-pervâ yanaşup taşra er döküp feth etdikleri müjdesi Selîm Şâh'a gelüp Mısır fethiyçün ve Dimyât ve Reşîd ve İskenderiyye fethiyçün yedi gün Y 54a yedi gece azîm şâdumânîler olup henüz âl-i Osmân Mekke ve Medîne pâdişâhı olup Mekke şürefâlarına, Yemen tübba‘larına ve Habeş necâşîlerine ve Fûncistân kakanlarına ve For ve Donkalâ ve Afnu ve Bornu meliklerine ve Sûdân sultânlarına ve Fes ü Merânkeş pâdişâhlarına ve Mağrib-zemîn selâtînlerine ve Bağdâd'da âl-i Abbâsiyân'a ve Hind râyına ve Acem şâhı Şâh İsmâ‘îl'e ve Basra ve Lahsa ve Ummân hâkimlerine ve'l-hâsıl cümle milel divel sultânları ve krallarına;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y53b–Y54a ·
metinde göster ·
… n-ı şürefâ derler. Âl-i Osmân'dan sonra hutbede anların ismi yâd olur. Bağdâd'a
ve Basra
ve Lahsa ve Yemen'e varınca hükmü nâfizdir. Murâd edinse kırk elli bin hayyâl a …
Ve dördüncü hilâfet eyâlet-i Mısır'da Mekke şerîfidir, sultân-ı şürefâ derler. Âl-i Osmân'dan sonra hutbede anların ismi yâd olur. Bağdâd'a ve Basra ve Lahsa ve Yemen'e varınca hükmü nâfizdir. Murâd edinse kırk elli bin hayyâl asker cem‘ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y59a ·
metinde göster ·